Hava Durumu

#İstanbul

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - İstanbul haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İstanbul haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Sevgililer Günü'nde "Aşk Büyüsü" Tuzağı: 46 Milyon TL'lik Vurgun, 19 Tutuklama Haber

Sevgililer Günü'nde "Aşk Büyüsü" Tuzağı: 46 Milyon TL'lik Vurgun, 19 Tutuklama

Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Tekirdağ İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen çalışmalar kapsamında, kendilerini "büyücü", "medyum" ve "manevi hoca" olarak tanıtan bir suç şebekesi deşifre edildi. Şüphelilerin, özellikle 14 Şubat Sevgililer Günü öncesinde sosyal medya algoritmalarını kullanarak vatandaşlara ulaştıkları, "üzerinizde ağır büyü var" diyerek korku oluşturdukları ve sahte ritüeller düzenledikleri belirlendi. Muska yazma, büyü bozma, tılsım yapma ve kurban bedeli adı altında para talep eden şüphelilerin, hiçbir dini ve ilmi karşılığı bulunmayan materyalleri fahiş fiyatlarla sattıkları tespit edildi. Mağdurların kişisel verilerinin ve özel durumlarının da tehdit ve şantaj unsuru olarak kullanıldığı ortaya çıktı. Yapılan teknik ve fiziki takip sonucu Tekirdağ merkezli İstanbul, İzmir, Ankara, Diyarbakır, Afyonkarahisar ve Gaziantep'te eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonlarda 1 ruhsatsız tabanca, 2 kurusıkı tabanca, 2 ruhsatsız av tüfeği, büyü yapımında kullanıldığı değerlendirilen çok sayıda materyal, 39 bin TL para ile çok sayıda cep telefonu, bilgisayar ve harici bellek ele geçirildi. Gözaltına alınan şüphelilerden 6'sı adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, 19 kişi "Dini inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle nitelikli dolandırıcılık", "şantaj" ve "suç örgütü kurma, yönetme ve üye olma" suçlarından tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Sevgililer Günü’nde Hayat Veren Bağ: Bağışladığı Karaciğeriyle Sevdiğine Umut Oldu Haber

Sevgililer Günü’nde Hayat Veren Bağ: Bağışladığı Karaciğeriyle Sevdiğine Umut Oldu

İstanbul’da yaşayan Esra Işıl Tahtacı ve Ömer Gökhan Karagöz çifti, 1 sene öncesinde hayatlarının en zorlu sınavıyla karşı karşıya kaldı. Uzun yıllardır birlikte olan çiftin mutluluğu, gittikleri bir tatilin ardından yaşanan ani bir rahatsızlıkla gölgelendi. Tatil dönüşünde hastaneye başvuran Karagöz’e yapılan tetkiklerde karaciğer yetmezliği teşhisi konuldu. Karagöz, sürecin bir anda geliştiğini belirtirken herhangi bir kronik hastalık geçmişi olmadan böyle bir tabloyla karşılaşmanın şokunu yaşadı. Acil olarak organ nakli listesine alınması gereken Karagöz’e uygun donörün ne zaman bulunacağının belirsiz olması, çifti zorlu bir bekleyişle karşı karşıya bıraktı. Bu noktada Esra Işıl Tahtacı, Karagöz’e karaciğerini vermeye karar verdi. Yapılan tetkiklerin ardından donör olmaya uygun olduğu belirlenen Tahtacı; Medical Park Göztepe Hastane Kompleksi’nde Organ Nakli Sorumlusu Prof. Dr. Deniz Balcı ve ekibi tarafından yapılan operasyonla karaciğerinin yüzde 70’ini sevgilisine bağışladı. Nakil sonrası ilk Sevgililer Günü’nü birlikte kutlayan çiftin yaşadığı bu süreç, "sevgi" kavramına farklı bir anlam kazandırdı. Birlikte kurdukları hayali yarıda bırakmak istemeyen Tahtacı ve Karagöz, zorlu ameliyat sürecinin ardından adeta yeni bir hayata başlarken yaşadıkları bu deneyim, organ naklinin hayati önemini bir kez daha gözler önüne serdi. "Göbeğim var diye düşünürken karaciğerimin iflas ettiğini öğrendim" Ömer Gökhan Karagöz, başına gelen ani hastalık sürecini ve sonrasında yaşadıklarını şu sözlerle açıkladı: "Karaciğerimde bir sıkıntı varmış ama biz klasik olarak ‘Karaciğerimde yağlanma vardır, göbeğim var’ gibi şeyler düşünüp geçtik. Ama öyle değilmiş, göbeğimde sıvı birikmiş. Tatildeyken bir anda bir yüzüm sarardı, bir sıkıntı geldi. Meğerse, karaciğerim maalesef iflas etmiş. Yani hiçbir belirti, hiçbir herhangi bir ekstra bir durum yokken. Dediler ki ‘Akraban var mı, yok mu?’. Annem zaten yaşlı, tek çocuğum. İki teyzem var, onlar da yaşlı. ‘Nasıl olacak?’ derken organ nakli sırasına girmemiz gerekti. Bu sıra 2 buçuk senede de gelebilir, 4 senede de gelebilir, 3 ayda da gelebilir. ‘Artık bu şekilde yaşayacaksın’ dediler. Tabii insan psikolojik olarak çöküyor. O sırada sevgilim dedi ki, ‘Ya ben vereyim mi?’. Dedim ki; ‘Bu diş çektirmeye ya da kan vermeye benzemez’. Dedi ki ‘Ben vermek istiyorum". Öyle olunca süreç de başlamış oldu." "Anlık bir karardı ve hiçbir şekilde ‘Biraz daha düşüneyim’ demedim" Karaciğerinin yüzde 70’ini sevgilisi Karagöz’e veren Esra Işıl Tahtacı, teşhis sürecinde yaşadıkları korku ve endişeye rağmen organ bağışı kararını tereddütsüz bir şekilde verdiğini dile getirerek, "İnsan başına gelmeyince hiçbir şekilde anlamıyormuş, o yüzden bizim için de çok ani oldu. Hastaneye gittik, bize dediler ‘Nakil olacak’. Biz ‘Nakil ne demek? Tamam, hadi olsun’ dedik ama aslında şey öyle değilmiş. Bizi her halükarda nakil listesine alacaklarını söylediler. Benim verdiğim karar da o andaydı. Anlık bir karardı ve hiçbir şekilde biraz daha düşüneyim demedim. Dedim ki, ‘Eğer kan grubuyla alakalı bir sıkıntı yoksa ben verebilirim, sıkıntı olmaz’. Ondan sonra tamam dediler. Bizim o arada konuşma imkânımız olmamıştı, en son hastaneden çıktıktan dedi ki, ‘Anneni ara, sor’. Çünkü bu normal ve kolay bir ameliyat değil. Ama ameliyatın zorluğunu görmüyorsunuz aslında; bir hayat kurtarıyorsun ve hele ki bu değer verdiğin bir insan olunca daha farklı oluyor, hiçbir şeyi gözün görmüyor. Anneme söylediğimde de o da kararıma saygı duydu" dedi. "O benim hayat arkadaşım, ben bunu seve seve yaptım" Organ nakli için etik kurul onayı sürecinden geçtiklerini belirten Tahtacı, şu şekilde konuştu: "İkimiz zaten bir hayatı paylaştığımız için birbirimize değer verdiğimize ve birlikte bir şeyler paylaştığımıza onları da inandırdık. Çünkü onlara bir şey sunmamız gerekiyordu ve samimiyetimizle, birbirimize olan bağlılığımızla sunduk aslında; onları da ikna ettik. Tabii ameliyat sonrasında bize çok videolar geldi özellikle de bana, mesela sokak röportajlarında soruluyor ya ‘Eşinize böbreğinizi verir misiniz, karaciğerinizi verir misiniz?’ diye. Herhangi bir evlilik durumumuz olmamasına rağmen o benim hayat arkadaşım, sonuçta bir ilişki yaşıyoruz ve ben bunu seve seve yaptım. Bazen insanlar öyle şeyler söylüyorlar ki dışarıdan, ama işte insan kendi başına gelmediği zaman anlamıyor bazı şeyleri. Karşısına geldiği zaman da gözünüz hiçbir şey görmüyor açıkçası. Değer daha önemli. Ona verdiğim değer, hayatımı paylaşmam ve onu o şekilde görmek istememem, hepsi karar vermemde etkendi." "Hiç tereddüt etmeden sağ olsun karaciğerinin yüzde 70’ini bana verdi" Son olarak Ömer Gökhan Karagöz, sevgilisi Tahtacı’nın karaciğerini vereceğini duyunca yine de inanamadığını dile getirerek, şunları söyledi: "Dediler ki ‘Sevgilin karaciğerini verecek’. Tabii ki ben bir şüpheye düştüm acaba verir mi diye. Hiç ‘tutar mı?’ diye düşünmemiştim aslında çünkü o an zaten ne olduğunu anlamıyorsunuz; yani siz de gelseniz, yan komşu da gelip ‘Ben de vereyim’ dese aynı soru; tutacak mı? Ama Esra’nın kanı tutunca bir yerden sonra artık ‘Bakalım verecek mi?’ diye tabii ki ben de düşündüm. Demek ki beni o kadar çok seviyormuş ki o da hiç tereddüt etmeden sağ olsun hemen karaciğerinin yüzde 70’ini bana verdi, yüzde 30’u da kendinde kalacak şekilde böyle bir güzellik yaptı. O yüzden doğum günüm normalde ağustos benim ama 8 Şubat’ta nakil oldum; bundan sonra her doğum günümü artık 8 Şubat’ta birlikte kutlamayı düşünüyoruz bir ömür boyunca." "Bir insanın sevdiği bir insana canından bir parçayı bağışlaması gerçekten kutsal" Bahçeşehir Üniversitesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Başkanı ve Medical Park Göztepe Hastane Kompleksi Organ Nakli Sorumlusu Prof. Dr. Deniz Balcı, hastanın karaciğer nakli sürecine ilişkin detayları şu sözlerle anlattı: "Hastamızda karaciğer yetmezliği belirtileriyle bize başvurmuştu. Bu şartlar altında bu hastaların ilerleyen dönemde hızlıca nakil olmaları gerekiyor. Biz de hastamız bize başvurduktan sonra hızlıca karaciğerle ilgili tedavisine başladık. Bu tedavi sırasında da aileyi bir nakil ihtiyacı konusunda bilgilendirdik. Biliyorsunuz, 4. dereceye kadar akrabalara kadar Türkiye’de kanunen nakil yapılabiliyor. Bu genellikle kuzenlerimizi, yeğenlerimizi de içerisine alan bir kan bağı gerektiriyor. Ama hastamızın ailesi içerisinden böyle bir kan grubu uyumlu vericisi olmadı. Böyle bir durumda da sevgilisi bize başvurdu ve dedi ki ‘Ben karaciğerimi verebilirim’. Biz de kendisini bu süreç hakkında tıbbi olarak bilgilendirdik ve donör olarak uygunluğu netleştiğinde de etik kurul başvurusunu yaptık. Organ bağışçısı olabilmeniz için etik kurul ihtiyacının ortadan kalkması için 2 yıllık bir evlilik süresi var; o süre geçtikten sonra eş kapsamında verici olabiliyor kişiler. Ama böyle bir süre olmadığı için biz tıbbi hazırlığını yaptıktan sonra etik kurula başvurduk. Etik kurul değerlendirmesini yaptı, etik kurul onayını alır almaz karaciğer naklini gerçekleştirdik. Başarılı bir karaciğer naklinden sonra hastamızı hastaneden başarıyla taburcu ettik. Tabii ki organ nakli hayat kurtarıcı bir süreç. Bir insanın sevdiği bir insana canından bir parçayı bağışlaması gerçekten kutsal. İkisine de bir ömür boyu mutluluk ve sağlık diliyoruz."

Bakan Uraloğlu: "DAB+ İle İstanbul’a 448 Yeni Radyo Frekansı Kazandırdık" Haber

Bakan Uraloğlu: "DAB+ İle İstanbul’a 448 Yeni Radyo Frekansı Kazandırdık"

Bakan Uraloğlu, 13 Şubat 2025 Dünya Radyo Günü’nde Dijital Radyo Yayıncılığı Lansman Töreni ile hizmete alınan yeni nesil dijital radyo yayıncılığı DAB+ hakkında yazılı açıklamada bulundu. Uraloğlu, DAB+’nın, parazitlerden arındırılmış net bir ses deneyimi sunan ve aynı frekansta birden fazla radyo kanalını barındırabilme kapasitesiyle frekans verimliliğini arttıran bir teknoloji olduğunu belirtti. DAB+ daha net bir ses deneyimi sunuyor Uraloğlu, dünyanın dijitalleşmesiyle birlikte iletişim ve medya mecraları da hızla değişim geçirirken, radyo yayınlarının da bu değişimden etkilendiğini vurgulayarak "Radyoda daha iyi ses kalitesi ve daha fazla kanal kapasitesi elde etmek için dijital radyo yayıncılığı (DAB) keşfedildi. Ancak bu ilk girişimler, zamanla gelişim göstererek daha da gelişti ve Dijital Yeni Nesil Radyo (DAB+) halini aldı" ifadelerini kullandı. "DAB+ ile İstanbul’a 448 yeni radyo frekansı kazandırdık" 2018 yılında hizmete açılan Çamlıca Kulesi sayesinde dünyada ilk defa bir haberleşme kulesinden aynı anda 100 adet FM radyo yayını yapabilme kapasitesiyle Türkiye’nin yayıncılık alanında dünya çapında bir ilke imza attığını hatırlatan Uraloğlu, "DAB+ teknolojisi ile radyo yayıncılığımıza yeni bir soluk getiren, sadece bugünü değil, geleceği de şekillendirecek bir yeniliği Çamlıca Kulemizde hayata geçirdik. DAB+ ile İstanbul’a 448 yeni radyo frekansı kazandırdık. Kamu ve özel olmak üzere 15 radyo kanalımız bu yeni teknoloji ile hizmet sunuyor" diye konuştu. "DAB+ yüzde 90 oranında enerji tasarrufu sağlıyor" DAB+’nın, parazitlerden arındırılmış net bir ses deneyimi sunan ve aynı frekansta birden fazla radyo kanalını barındırabilme kapasitesiyle frekans verimliliğini arttıran bir teknoloji olduğunu belirten Uraloğlu, şu ifadelere yer verdi: "DAB+, metin, görüntü ve canlı trafik bilgileri gibi ek içerikler sunarak, dinleme deneyimini de zenginleştiriyor. Bu sayede, kullanıcılar sadece müzik ve konuşma değil, aynı zamanda faydalı bilgi akışına da erişebiliyor. DAB+'nın en önemli avantajlarından biri de analog sistemlere göre enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik sunması. 16 yayını tek bir frekans ve tek bir vericiyle iletebiliyor ve toplam enerji tüketimi sadece 12,2 kilovat. Analog FM vericiler ise her yayın için ayrı bir frekans ve verici kullanır. 16 yayın için toplam enerji tüketimi 128 kilovattır. Böylece, DAB+ yüzde 90 oranında enerji tasarrufu sağlarken, karbon emisyonlarını da önemli ölçüde azaltarak çevre dostu bir yayıncılık imkanı sunuyor."

Edirne Festivale Doyacak Haber

Edirne Festivale Doyacak

Edirne Valiliği’nde düzenlenen basın toplantısında konuşan Vali Yunus Sezer, kenti festivaller ve dev organizasyonlarla buluşturacak yol haritasını paylaştı. Vali Sezer, 26 Mart Balkan Şehitlerini Anma Günü törenleri çerçevesinde Edirne'nin tarihi bir buluşmaya ev sahipliği yapacağını belirtti. Savunma sanayi firmalarının kente geleceğini duyuran Sezer, hava araçlarının yapacağı gösteriler ve kurulacak fuar alanı ile unutulmaz bir etkinliğin gerçekleşeceğini ifade etti. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları çerçevesinde dev bir çocuk kitap fuarı planlandığını belirten Sezer, Türkiye’nin önde gelen yayınevlerinin ve yazarların bu etkinlik için Edirne’ye akın edeceğini vurguladı. Mayıs ayı programının odağında Edirne’nin zengin tarihi ve el sanatları yer alıyor. Düzenlenecek el sanatları festivali ile yerli ve yabancı pek çok sanatçı bir ay boyunca Edirne’de misafir edilecek. Vali Sezer, kentin tarihinin en iyi şekilde anlatılacağı bu fuarın önemli bir marka değeri taşıyacağını söyledi. "İstanbul’un Fethi Edirne’den başlar" mottosuyla yürütülen çalışmaların yanı sıra, Edirne mutfağını dünyaya tanıtacak bir gastronomi festivali için de hazırlıklar son sürat devam ediyor. Ayrıca doğa sporlarını unutmayan Vali Sezer, Saros Körfezi İbrice Limanı’nda profesyonel ve amatör sporcuları buluşturacak bir dalış sporları festivali düzenleneceğini de sözlerine ekledi. ŞENER URFA

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.