Hava Durumu

#Iklim Değişikliği

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Iklim Değişikliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Iklim Değişikliği haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Ziraat Odalarından Maliyet Uyarısı Haber

Ziraat Odalarından Maliyet Uyarısı

Edirne’de tarım sektöründe artan maliyetler hakkında Edirne Ziraat Odaları başkanları basın açıklaması gerçekleştirdi. Edirne Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) Toplantı Salonu’nda bir araya gelen 5 Ziraat Odası Başkanı, düzenledikleri basın açıklamasıyla çiftçilerin yaşadığı ekonomik zorluklara dikkat çekti. Toplantıya Taner Öztürk, Uzunköprü Ziraat Odası Başkanı Cemal Durmaz, Keşan Ziraat Odası Başkanı Hasan Şen, Meriç Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Türkan ve Enez Ziraat Odası Başkanı Mehmet Özkan katıldı. Ortak basın açıklamasını okuyan Lalapaşa Ziraat Odası Başkanı Taner Öztürk, son iki sezonun çiftçiler için oldukça zorlu geçtiğini belirterek, “İklim değişikliği nedeniyle bazı ürünlerde verim sıfıra kadar düştü. Çiftçimizin sattığı ürünler enflasyonun altında kaldı” dedi. Artan girdi maliyetlerine dikkat çeken Öztürk, “Mazota yüzde 9, gübreye yüzde 22 zam geldi. Tam da çiftçinin üretim döneminde bu artışlar çiftçiyi olumsuz etkiledi” ifadelerini kullandı. Desteklerin yetersiz kaldığını vurgulayan Öztürk, “Çiftçilerimizin üretime devam edebilmesi için desteklemelerin kalan kısmı derhal ödenmeli ve ek destek sağlanmalıdır. Aksi halde bu durum sofraya da yansıyacaktır” diye konuştu. "GÜMRÜK VERGİSİNİN KALDIRILMASI OLUMLU BİR GELİŞME" Gümrük vergisiyle ilgili bir soruyu da yanıtlayan Öztürk, “Gümrük vergisinin kaldırılması olumlu bir gelişme. Ancak şu an için çiftçi açısından yeterli değil. Asıl önemli olan, bu düzenlemelerin üreticiye nasıl yansıyacağıdır” dedi. Ziraat Odası başkanları, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için acil önlem alınması gerektiğine dikkat çekti. MEHMET EFECAN HIDIROĞLU

Deniz Suyunun Arıtılarak Sanayide Kullanılması Önerisi Haber

Deniz Suyunun Arıtılarak Sanayide Kullanılması Önerisi

Tecer, yaptığı açıklamada, Türkiye’de artan iklim değişikliği etkileri ve sınırlı su kaynaklarının alternatif su temini yöntemlerini gündeme taşıdığını belirtti. Günümüzde su kaynaklarının etkin ve sürdürülebilir kullanımının zorunluluk haline geldiğini aktaran Tecer, "Küresel iklim değişikliğiyle birlikte su kaynakları üzerindeki baskılar artmış durumda." dedi. Tecer, deniz suyu arıtma sistemlerinin gelişen teknolojiyle birlikte kullanılabileceğini belirtti. Su kaynaklarının etkin kullanılması gerektiğini vurgulayan Tecer, "Ülkemiz su stresi yaşayan bir ülke. Dolayısıyla tüm yerüstü ve yeraltı su kaynaklarımızı etkin bir şekilde kullanmamız gerekiyor. Bu net. Bunun iyi anlaşılması lazım." diye konuştu. Yerüstü ve yeraltı su kaynaklarının bazı bölgelerde yetersiz kaldığına dikkati çeken Tecer, "Bazı bölgelerimizde yerüstü ve yeraltı su kaynaklarımızın yetersiz olduğunu görüyoruz. Bu durumda en azından sanayi amaçlı kullanımda deniz suyundan istifade etmenin zamanı geldi." ifadelerini kullandı. Tecer, dünyada su sıkıntısı çeken ülkelerin deniz suyunu arıtarak kullanıma sunduğunu vurguladı. Türkiye’nin ileri teknolojiyle deniz suyunu arıtacak güce sahip olduğunu belirten Tecer, şöyle konuştu: "Denizlerden suyun arıtılarak tekrar kullanılabilmesi mümkün. İleri teknoloji gerekiyor. Bunun için Türkiye'nin altyapısı hazır, teknolojisi var. Yetişmiş insan gücü de mevcut. Dolayısıyla denizlerden su temin edip geri kazanım yoluyla proseslerde kullanmayı artık Türkiye’nin gündemine almak gerekiyor. Bunu göz ardı etmemeliyiz."

Tekirdağ'da "Su Farkındalık" Paneli Düzenlendi Haber

Tekirdağ'da "Su Farkındalık" Paneli Düzenlendi

Konukcu, NKÜ Fen Edebiyat Fakültesi Konferans Salonu'nda düzenlenen "Su Farkındalık" panelinde yaptığı konuşmada, iklim değişikliğinin dünyanın en önemli sorunlarından biri olduğunu belirtti. İklim değişikliğinin birçok etkisi bulunduğunu ifade eden Konukcu, "İklim krizi, sürdürülebilir kalkınmayı ve gıda güvencesini ciddi şekilde tehdit ediyor. Türkiye'nin Akdeniz iklim kuşağında yer alması, bu etkileri daha derin hissetmemize neden oluyor." dedi. Su kaynakları ve iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin azaltılması için bireyler ve kurumların sorumluluk alması gerektiğini vurgulayan Konukcu, her yıl yaklaşık 9 milyon insanın açlık nedeniyle hayatını kaybettiğini dile getirdi. Bu sayının günlük ortalama 10-12 bin kişiye karşılık geldiğini belirten Konukcu, "Bu rakam birçok savaşın günlük kaybından daha yüksek. Açlık görünmeyen ama çok büyük bir küresel kriz. İklim değişikliği de bu süreci tetikliyor." diye konuştu. Gıda güvencesinin, "insanların gıdaya zamanında, yeterli miktarda, erişilebilir ve istikrarlı şekilde ulaşabilmesi" anlamına geldiğini ifade eden Konukcu, bu 4 koşulun aynı anda sağlanması gerektiğini ancak iklim krizinin bu unsurların tamamını olumsuz etkilediğini söyledi. Konukcu, araştırmalara göre 2026 itibarıyla dünyada 800 milyondan fazla insanın açlıkla karşı karşıya olduğuna işaret ederek, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre, gıda krizinin aşılması için 2050 yılına kadar üretimin yüzde 60 artırılması gerektiğini belirtti. Dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 30'unun, gıda güvencesi olmayan bölgelerde yaşadığını ifade eden Konukcu, bunun başlıca nedenleri arasında savaşlar, çatışmalar, iklim krizi, artan maliyetler ve gübre fiyatlarının yer aldığını dile getirdi. Gıda israfına da dikkati çeken Konukcu, küresel ölçekte üretilen gıdanın yüzde 14'ünün üretim, yüzde 17'sinin ise tüketim aşamasında kaybedildiğini, toplamda yüzde 31'lik kaybın yaklaşık 1 trilyon dolarlık ekonomik zarara yol açtığını bildirdi. Panel, akademisyenlerin sunumlarıyla devam ediyor.

Edirne’de Yol Yapımına Ocak Projesi Haber

Edirne’de Yol Yapımına Ocak Projesi

Edirne’nin Keşan ilçesine bağlı Paşayiğit Mahallesi mevkiinde, Edirne İl Özel İdaresi tarafından yapılması planlanan ariyet ocağı projesi için Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci başlatıldı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ÇED İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü tarafından yapılan duyuruda, projenin Edirne Valiliği’ne sunulan proje tanıtım dosyasının incelendiği ve ÇED sürecinin başlatıldığı belirtildi. Duyuruda, projenin tanıtım dosyasına da yer verildi. Projenin tanıtım dosyasına göre; hammadde üretim izin alanı tamamının 7,25 hektar olduğu alanda, yıllık 42 bin 500 ton kapasiteli I-A Grubu Ariyet Ocağı işletilmesi planlanıyor. Proje alanı, 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı ve Edirne ili 1/25.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı’nda orman alanları lejantında kalıyor. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Parsel Sorgu Uygulamasına göre planlanan proje alanının vasfı orman olarak görünüyor. Proje alanına en yakın yerleşim biriminin Paşayiğit Mahallesi olduğu belirtilen dosyada, yaklaşık 3 bin 500 metre kuzeyinde yer aldığı ifade edildi. Proje alanına en yakın yapıların ise proje alanı sınırına kuş uçumu yaklaşık 35 metre doğusunda yer alan Keşan Hayvan Bakımevi ve Keşan Belediyesi Veterinerlik İşleri Müdürlüğü ve yaklaşık 390 metre doğusunda yer alan Uzay Gözlem Merkezi Yönetim Ofisi olduğu belirtildi. Proje alanının 160 metre batısında da Keşan Kavakdere Göleti bulunuyor. Ocaktan alınan ariyet, Keşan İlçesine bağlı köy yollarının ve çevre yolunun yapım, bakım ve onarım çalışması işlerinde kullanılmak üzere ihtiyaç bölgelerine nakliye edilecek. UĞUR AKAGÜNDÜZ

“Son 2 Yılda 58 Bin Dekar Alan Tarımsal Sulamaya Açıldı” Haber

“Son 2 Yılda 58 Bin Dekar Alan Tarımsal Sulamaya Açıldı”

Edirne İl Genel Meclisi’nin bugün düzenlenen toplantısında, Araştırma ve İnceleme Komisyonu’nun kapalı devre sulama sistemleri hakkındaki raporu görüşüldü. Komisyon Başkanı Ahmet Sarıgül tarafından sunulan raporda, İl Özel İdaresi’nin yaptığı sulama sistemleri ile birlikte kaç dekar arazinin tarımsal sulamaya açıldığı açıklandı. Sarıgül, İl Özel İdaresi tarafından yapılan sulama yatırımlarını açıklarken; “2024 yılında yaklaşık 33 bin dekar tarım arazisi, 2025 yılında yaklaşık 25 bin dekar tarım arazisi olmak üzere toplam 58 bin dekar alan tarımsal sulamaya açılmıştır. Bu alanlar, kapalı devre sulama sistemleri, gölet sulamaları ve rehabilitasyonu tamamlanan sulama tesisleri sayesinde üretime kazandırılmıştır” ifadelerini kullandı. Kapalı devre sulama sistemlerinin, su tasarrufu sağlanması ve sulama verimliliğini artırması açısından son derece önemli olduğunu söyleyen Sarıgül; “Tarımsal sulamaya açılan alan miktarındaki artışın, ilimiz tarımsal üretim kapasitesine ve çiftçi gelirlerine doğrudan olumlu katkı sunduğu; özellikle iklim değişikliği ve kuraklık riskleri göz önüne alındığında, modern sulama sistemlerine yapılan yatırımların artırılarak sürdürülmesinin gerekli olduğu kanaatine varılmıştır” dedi. Sarıgül, İl Özel İdaresi tarafından yürütülen sulama yatırımlarının, kapalı devre sulama sistemleri öncelikli olmak üzere planlı şekilde devam ettirilmesine, mevcut sulama göletlerinin modernizasyonunun hızlandırılmasına ve tarımsal sulamaya açılan alan miktarının artırılmasına yönelik çalışmaların komisyon tarafından uygun görüldüğünü vurguladı. UĞUR AKAGÜNDÜZ

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.