Hava Durumu

#Iklim Değişikliği

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Iklim Değişikliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Iklim Değişikliği haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Edirne’de Yol Yapımına Ocak Projesi Haber

Edirne’de Yol Yapımına Ocak Projesi

Edirne’nin Keşan ilçesine bağlı Paşayiğit Mahallesi mevkiinde, Edirne İl Özel İdaresi tarafından yapılması planlanan ariyet ocağı projesi için Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci başlatıldı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ÇED İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü tarafından yapılan duyuruda, projenin Edirne Valiliği’ne sunulan proje tanıtım dosyasının incelendiği ve ÇED sürecinin başlatıldığı belirtildi. Duyuruda, projenin tanıtım dosyasına da yer verildi. Projenin tanıtım dosyasına göre; hammadde üretim izin alanı tamamının 7,25 hektar olduğu alanda, yıllık 42 bin 500 ton kapasiteli I-A Grubu Ariyet Ocağı işletilmesi planlanıyor. Proje alanı, 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı ve Edirne ili 1/25.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı’nda orman alanları lejantında kalıyor. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Parsel Sorgu Uygulamasına göre planlanan proje alanının vasfı orman olarak görünüyor. Proje alanına en yakın yerleşim biriminin Paşayiğit Mahallesi olduğu belirtilen dosyada, yaklaşık 3 bin 500 metre kuzeyinde yer aldığı ifade edildi. Proje alanına en yakın yapıların ise proje alanı sınırına kuş uçumu yaklaşık 35 metre doğusunda yer alan Keşan Hayvan Bakımevi ve Keşan Belediyesi Veterinerlik İşleri Müdürlüğü ve yaklaşık 390 metre doğusunda yer alan Uzay Gözlem Merkezi Yönetim Ofisi olduğu belirtildi. Proje alanının 160 metre batısında da Keşan Kavakdere Göleti bulunuyor. Ocaktan alınan ariyet, Keşan İlçesine bağlı köy yollarının ve çevre yolunun yapım, bakım ve onarım çalışması işlerinde kullanılmak üzere ihtiyaç bölgelerine nakliye edilecek. UĞUR AKAGÜNDÜZ

“Son 2 Yılda 58 Bin Dekar Alan Tarımsal Sulamaya Açıldı” Haber

“Son 2 Yılda 58 Bin Dekar Alan Tarımsal Sulamaya Açıldı”

Edirne İl Genel Meclisi’nin bugün düzenlenen toplantısında, Araştırma ve İnceleme Komisyonu’nun kapalı devre sulama sistemleri hakkındaki raporu görüşüldü. Komisyon Başkanı Ahmet Sarıgül tarafından sunulan raporda, İl Özel İdaresi’nin yaptığı sulama sistemleri ile birlikte kaç dekar arazinin tarımsal sulamaya açıldığı açıklandı. Sarıgül, İl Özel İdaresi tarafından yapılan sulama yatırımlarını açıklarken; “2024 yılında yaklaşık 33 bin dekar tarım arazisi, 2025 yılında yaklaşık 25 bin dekar tarım arazisi olmak üzere toplam 58 bin dekar alan tarımsal sulamaya açılmıştır. Bu alanlar, kapalı devre sulama sistemleri, gölet sulamaları ve rehabilitasyonu tamamlanan sulama tesisleri sayesinde üretime kazandırılmıştır” ifadelerini kullandı. Kapalı devre sulama sistemlerinin, su tasarrufu sağlanması ve sulama verimliliğini artırması açısından son derece önemli olduğunu söyleyen Sarıgül; “Tarımsal sulamaya açılan alan miktarındaki artışın, ilimiz tarımsal üretim kapasitesine ve çiftçi gelirlerine doğrudan olumlu katkı sunduğu; özellikle iklim değişikliği ve kuraklık riskleri göz önüne alındığında, modern sulama sistemlerine yapılan yatırımların artırılarak sürdürülmesinin gerekli olduğu kanaatine varılmıştır” dedi. Sarıgül, İl Özel İdaresi tarafından yürütülen sulama yatırımlarının, kapalı devre sulama sistemleri öncelikli olmak üzere planlı şekilde devam ettirilmesine, mevcut sulama göletlerinin modernizasyonunun hızlandırılmasına ve tarımsal sulamaya açılan alan miktarının artırılmasına yönelik çalışmaların komisyon tarafından uygun görüldüğünü vurguladı. UĞUR AKAGÜNDÜZ

Trakya'nın Afet ve İklim Yol Haritası Edirne'de Çizildi Haber

Trakya'nın Afet ve İklim Yol Haritası Edirne'de Çizildi

Trakya Belediyeler Birliği koordinasyonunda düzenlenen “İklim ve Çevre” ile “Afet ve Risk Yönetimi” platformları, 2. toplantı için Edirne’de bir araya geldi. Bölge belediyelerinin teknik ekiplerinin ve müdürlerinin katıldığı toplantıda, Trakya’nın ortak sorunlarına yönelik stratejik eylem planı taslağı paylaşıldı. "EN ÖNEMLİ GÖREVİMİZ RİSKLERİ YÖNETMEK" Toplantının açılışında konuşan Başkan Filiz Gencan, “Artık yerel yöneticiler olarak en önemli sorumluluğumuz; riskleri ve afetleri önceden yönetebilmektir. Trakya, Türkiye’nin en kıymetli ancak stratejik anlamda en çok dikkat gerektiren bölgelerinden biri. İklim krizinin ve kuraklığın etkilerini bizzat yaşıyoruz,” ifadelerini kullandı. SU KRİZİ VE TARIMSAL KURAKLIĞA DİKKAT ÇEKTİ Edirne’nin son yılların en büyük su krizlerinden birini geçirdiğini hatırlatan Gencan, iklim değişikliğinin bölge ekonomisi üzerindeki ağır bilançosuna değindi: "Trakya, TÜİK verilerinde en yoksul bölgelerden biri olarak ilan edildi. Bunun temel nedeni ciddi kuraklıktır. Çiftçimiz mahsulünü tarlada bırakmak zorunda kalıyor ve yavaş yavaş topraktan uzaklaşıyor. Bu sadece çevresel değil, sosyolojik ve ekonomik bir krizdir. Bu sorunu el birliğiyle, iş birliğiyle çözmek zorundayız." EDİRNE: BÖLGENİN STRATEJİK GÜVENLİK MERKEZİ Başkan Gencan, Edirne’nin afet yönetimindeki stratejik rolüne de dikkat çekti. İstanbul ve Tekirdağ’ın deprem kuşakları üzerindeki riskine atıfta bulunan Gencan, "Edirne merkez olarak biz bir deprem kuşağında olmasak da, olası bir afet anında bölgenin en stratejik merkez toplanma alanı haline geleceğiz. Bu yüzden hazırlıklarımızı en üst seviyede tutuyoruz" dedi. Geçtiğimiz yaz yaşanan büyük yangınlarda Tekirdağ, Çanakkale ve İstanbul ile sergilenen omuz omuza mücadeleyi örnek gösteren Gencan, şu sözlerle konuşmasını tamamladı: "İşi en iyi bilenleri bir araya getirerek kriz anlarını nasıl koordine edeceğimizin altyapısını oluşturuyoruz. Amacımız, sadece kağıt üzerinde kalan değil, bilimsel temelli ve kriz anında hızla devreye giren 'yaşayan' bir eylem planını hayata geçirmektir." Toplantının açılış konuşmalarını; İklim Ve Çevre Platformu Koordinatörü, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği Ve Sıfır Atık Daire Başkanı Nilgün Erkmen Göktaş, Afet Ve İklim Platformu Koordinatörü, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Daire Başkanı Sevim Avcı Yener ve Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu da gerçekleştirdi. Silivri Belediye Başkanı Balcıoğlu konuşmasına Silivri halkını sevgi ve selamlarını ileterek başladı. Trakya Belediye Birliği’ne katılmanın mutluluğunu yaşamış olduğuna ve Silivri’nin konumunun önemine değindi. “Ben Ekrem Başkanımızın görevlendirmesiyle bizzat Kahramanmaraş Deprem bölgesine gittiğimde orada hepimizin doğru bildiği yanlışları gördük. Biz Türk Milleti olarak bonkör bir milletiz, elimizde avucumuzda ne varsa toplayıp, yardım aracı geldiğinde göndermek istedik. Fakat bunları orada ihtiyaç olmadığını oranın farklı ihtiyaçların olduğunu tuvalet ihtiyacı olduğunu, su ihtiyacı olduğunu fark ettik. Bunları da Silivri Belediyemizde kurmuş olduğumuz Afet Koordinasyon Merkezimizde vermiş olduğumuz eğitimlerle arkadaşlarımıza anlattık. ‘Önceliğimiz Afet Üzerine Dirençli Bir Silivri’ dedik” ifadelerini kullandı. Dayanışmanın önemine dikkat çekerek Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan’a ve Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı ve Birlik Başkanı Dr. Candan Yüceer’e teşekkürlerini iletti. Sözlerinin sonrada ise bir sonraki toplantının Silivri’de yapılacağını söyledi. Afet ve İklim Platformu Koordinatörü, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Daire Başkanı Sevim Avcı Yener, bu platformun nasıl kurulduğuna dair bilgiler verdi. Sözlerinin devamında ise “Ana hedefimiz şudur; burada çalışma iki platform var. Afet ve İklim olmak üzere. Bugün hep birlikte geldiğimiz noktada, neler yaptık onları bir gözden geçireceğiz. Arkadaşlarımız bir sunum yapacak. Bizler gruplar olarak artık kendi uzmanlıklarımıza göre ayrılacağız. Buradaki hedefimiz, Trakya’mızı daha güçlü ve dirençli hale getirmek. Çünkü ne kadar birbirimize yakın olsak ya da afetlerde ne kadar birbirimizin yedeği de olsak, Kapasitelerimizi, ekipmanlarımızı, çalışma arkadaşlarımızı, yolda yürüyüş şekillerimizi çok fazla bilmiyorduk. Ben bundan sonra Trakya olarak çok daha fazla güçleneceğimizi düşünüyorum. Afet sadece deprem değil tabii ki her ilimizin kendine göre farklı afet riski var. Yazın yaşadığımız aslında bir afetti. Sadece tek yönlü değil, tüm afetleri masaya yatırarak, kapasitemizi nasıl arttırabiliriz, bu afetlerle nasıl baş edebiliriz diye bir planı olacak. Tabii en büyük arzumuz bu planın yaşayan bir plan olması. Trakya'yı, kendi belediyeler birliğinin hepimizin, bir çatı altında buluşturması bu işte bizleri daha güçlü kılacak diye düşünüyorum. Herkese çok teşekkür ediyorum. Bundan sonra daha da çok beraber yol alacağımız için. İnşallah şehirlerimiz için, ülkemiz için çok güzel şeyler yaparız” dedi. İklim ve Çevre Platformu Koordinatörü, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Daire Başkanı Nilgün Erkmen Göktaş ise Tekirdağ Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer’in selamlarını ileterek sözlerine başladı. “Bölgemizde bildiğiniz gibi iklim değişikliğinin etkileri artık günlük yaşamda çok daha belirgin şekilde hissedilir hale geldi. Sıcaklıklar 2050 yılına kadar yaklaşık 3 derece daha artacak. Yüzyıl sonunda da 4. Beklenmekte yaz yarışlarında da yüzde yirmi ile otuz aralığı bir azalma beklenmekte. Bunun bize kuraklık riskini ve yerel yönetimlerde özellikle su konusunda su yönetim konusunda kritik bir hale getirmekte. Tam da bu noktada Sayın Başkanımızın ortaya koyduğu liderlik ve vizyon çerçevesinde Trakya genelinde belediyelerimizin arasında iş birliği güçlendirmek, çevre yönetimi ve afet vesile alanlarına ortak bir anlayış geliştirmiş ve birlikte hareket edebileceğimiz bir yol haritası oluşturmak amacıyla Trakya Belediyeler Bünyesinde iklim, çevre ve afet platformlarını oluşturdu. İlk toplantımızla birlikte, platformlarımızın işleyişleri belirlendi. Bu toplantı ise iklim, çevre, afet alanlarında karşılaştıkları sorunları, öncelikleri ve bugüne kadar yürüttükleri çalışmaları birlikte değerlendirme fırsatı bulacağız. Aynı zamanda Trakya Ölçeği'nde hazırlanmakta olan Trakya İklim Afet Stratejik Eylem Planı'nın taslağını sunmuş olacağız. Toplantı kapsamında da belediyelerimizin görüşlerini alarak ortak önceliklerimizi birlikte değerlendireceğiz. Bugünkü toplantının Edirne için tüm Trakya için hayırlara vesile olmasını diliyorum” İfadelerini kullandı. EYLEM PLANI MASAYA YATIRILDI Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi daire başkanları ve platform koordinatörlerinin sunumlarıyla devam eden toplantıda, Trakya ölçeğinde hazırlanan "İklim ve Afet Stratejik Eylem Planı" taslağı belediyelerin görüşüne sunuldu. Grup çalışmalarıyla devam eden programda; uzman ekipler iklim değişikliğiyle mücadele, kuraklık yönetimi ve afet müdahale kapasitelerinin artırılması konularında görüş alışverişinde bulundu. Toplantı, sonuç raporlarının paylaşılmasının ve Sıfır Atık Market'in ziyaret edilmesinin ardından sona erdi. HABER MERKEZİ

Meriç Nehri’nden OSB’lere Su Taşıyacak Projeye Onay Haber

Meriç Nehri’nden OSB’lere Su Taşıyacak Projeye Onay

Edirne’nin Meriç Nehri’nden Tekirdağ’ın Çorlu ve Çerkezköy ilçelerindeki Organize Sanayi Bölgelerine (OSB) kullanma suyu taşınması için duyurulan Meriç Nehri Tekirdağ Çorlu ve Çerkezköy Endüstri Kullanma Suyu Temini (Yeniköy, Nadırlı Ondönüm ve Kadriye Göleti), Malzeme Ocakları, Kırma Yıkama Eleme Tesisleri ve Hazır Beton Santralleri Projesi ile ilgili karar açıklandı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü tarafından yapılan duyuruda, projenin Bakanlığa sunulan ÇED raporunun İnceleme Değerlendirme Komisyonu tarafından incelendiği ve “ÇED olumlu” kararı verildiği belirtildi. Kararda, projenin nihai ÇED raporuna da yer verildi. Devlet Su İşleri (DSİ) 11. Bölge Müdürlüğü tarafından yapılacak projenin nihai raporuna göre; Edirne’nin Uzunköprü ilçesine bağlı Sığırcılı, Çakmakköy, Hamitli, Değirmenci, Yeniköy, Kırcasalih, Bayramlı, Mücahirkadı, Küçükdanışment; Kırklareli’nin Pehlivanköy ilçesine bağlı Akarca, Lüleburgaz ilçesine bağlı Oklalı, Düğüncübaşı, Alacaoğlu, Ovacık, Kayabeyli, Karamusuli, Küçükkarıştıran, Büyükkarıştıran, Babaeski ilçesine bağlı Büyükmandıra/Paşa, Nadırlı, Sinanlı, merkez ilçesine bağlı Eriklice; Tekirdağ’ın Hayrabolu ilçesine bağlı Kadriye, Hedeyli, Karakavak, Temrezli, Lahana, Küçük Karakarlı, Büyükkarakarlı, Karapürçek ve Ergene İiçesine bağlı Misinli, Ahimehmet sınırları içerisinde proje hayata geçirilecek. Proje ile Çorlu ve Çerkezköy civarında bulunan organize sanayi bölgelerinin ihtiyaç duyduğu sanayi-kullanma suyu, Meriç Nehrinden Çakmak Köyü yakınlarından alınarak Vakıflar ile Ahimehmet köyleri arasında yapılacak arıtma tesisine kadar iletilecek. Kış aylarında Meriç Nehri’nden Çorlu sanayi - kullanma suyu ihtiyacı olan 7,2 m³/s’den fazla su çekilerek ara depolaması yapılacak. Ara depolama amacıyla Yeniköy Göleti, Kadriye Göleti ve Nadırlı On Dönüm Göleti olmak üzere 3 adet gölet yapılacak. Kış aylarında alınacak sular, önerilen göletlerde depolanarak, temmuz ve ağustos aylarında Çorlu - Çerkezköy’ün sanayi - kullanma suyu ihtiyacı karşılanacak. Ara depolama göletleri ve isale hatlarının inşası sırasında gerekli malzemenin temini amacıyla da 3 adet kil (geçirimsiz) malzeme sahası, bir adet kum-çakıl (geçirimli) malzeme sahası, bir adet de kaya malzeme sahasının işletilecek. Temin edilen malzemelerin kırılıp elenmesi ve işlenmesi için gölet alanlarında belirlenen şantiye alanları için 3 adet kırma – eleme - yıkama tesisleri ve beton santralleri işletilecek. Projenin inşaat süresinin ise 2 yılda tamamlanacağı öngörülüyor. UĞUR AKAGÜNDÜZ

İklim Değişikliği Kaynaklı Afetleri Önceden Belirleyecek Sistem Geliştirdi Haber

İklim Değişikliği Kaynaklı Afetleri Önceden Belirleyecek Sistem Geliştirdi

Ateş, ilk etapta Kırklareli'ni baz alarak risk haritası oluşturdu. Haritaya kentin geçmiş dönemlerdeki sel ve su baskınları, yüzey sıcaklıkları, meteorolojik ve topografya verilerini işleyen Ateş, su kaynakları verilerini de harita üzerinde belirledi. Sistem sayesinde iklim koşulları ve yüzey sıcaklıkları yapay zeka desteğiyle analiz edilerek olumsuz etkilenmesi muhtemel bölgeler risk haritasında belirleniyor. Doç. Dr. Ateş, AA muhabirine, iklim değişikliği nedeniyle meydana gelen afetlerin erken öngörülmesi üzerine sistem oluşturduğunu söyledi. Son yıllarda iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin çok daha fazla hissedildiğini aktaran Ateş, aşırı sıcaklıkların, ani yağışların, sel ve su baskınlarının meydana geldiğini, afet risklerinin daha çok arttığını belirtti. Sel ve su baskınları gibi doğal felaketleri önlemek amacıyla yapay zeka destekli iklim risk haritası hazırladıklarını anlatan Ateş, "İklim değişikliğinin sonucu olarak ortaya çıkan felaketlere hazırlıksız yakalanıyoruz, burada bu felaketlere hazırlıksız yakalanmamızı önleyecek sistem geliştiriyoruz. Yapay zeka ile iklim risklerinin önceden öngörülmesi için çalışma yürütüyoruz ve böylelikle yapay zeka devreye girerek iklim riskinin sürpriz olmaktan çıkarılmasını sağlamaya çalışıyoruz." diye konuştu. - "Bu yaklaşım özellikle kentsel alanlarda çok büyük önem taşıyor" Yapay zeka destekli sistemde ilk olarak Kırklareli'nin veri tabanını oluşturduğunu belirten Ateş, kentin meteorolojik ve topografya verilerini, su kaynaklarını, yüzey sıcaklığını, geçmiş dönemlerde oluşan afetleri yüklediğini kaydetti. Yapay zekanın geçmiş verileri hızla analiz ederek risk haritası çıkardığını dile getiren Ateş, şöyle devam etti: "Yapay zeka destekli iklim risk belirleme sistemi ise bizim göremediğimiz bazı görüntüleri fark etmemizi sağlıyor. Bir felaket olduktan sonra değil, olmadan neler yaşanabileceğine ilişkin çalışma yürüyoruz. Bu yaklaşım özellikle kentsel alanlarda çok büyük önem taşıyor. Yapay zeka sayesinde kentsel ısı adasının oluştuğu yerleri, hangi mahallelerde yoğunlaşacağını bulabiliyoruz. Yine iklim değişikliğine bağlı olarak ani sel felaketlerinin nerelerde yoğunlaşabileceğini, nerelere nüfuz edebileceğini görebiliyoruz. Kuraklık ve su stresi tespitini daha önceden yapabiliyor, dolayısıyla bunlara çözüm önerileri bulabiliyoruz." - "Yerel yönetimler açısından da sistem faydalı oluyor" Ateş, yapay zeka destekli sistem sayesinde yerel yönetimlerin risk önleyici kentsel tasarım ve planlamaları daha doğru yapacağını söyledi. Sistemin sel riski fazla olan bölgelerde önceden önlem alma ve planlama yapma şansı tanıdığını aktaran Ateş, "İklim krizini bir anda durdurmamız mümkün değil. Fakat yapay zeka destekli iklim risk haritalarımızla bu sonuçları önceden öngörerek çözüm yollarını bulmamız bizim elimizde." dedi.

“İklim değişikliği arı ölümlerini tetikliyor” Haber

“İklim değişikliği arı ölümlerini tetikliyor”

Bursa Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Levent Aydın, bir konferansa katılmak için geldiği Kırklareli'nde, iklim değişikliğinin arı sağlığına ciddi etkisi olduğunu söyledi. İklim değişikliğine bağlı olarak arı ölümlerinin yaşandığına dikkat çeken Aydın, sürdürülebilir arıcılık için iklim değişikliği dikkate alınarak sezonların ayarlanmasının gerektiğini dile getirdi. Arıcının meteorolojik verilere göre hareket etmesi gerektiğini dile getiren Aydın, "Artık klasik arıcılıktan uzak durulması gerekiyor. Ani iklim değişiklikleri arılarda bağışıklık sisteminin bozulmasına neden oluyor. Arılar biliyorsunuz belirli bir düzen içerisinde yaşıyorlar, kışlamaları gerekiyor. Arılarda yavru bitmiyor, besin yetmiyor. Küresel iklim değişikliği ile polen ve nektar akışının olduğu bahar aylarında ise ani yağmurlarla polen ve nektar yıkanıyor ve arıya bir besin kaynağı kalmıyor." şeklinde konuştu. Özellikle kış aylarında arıların güçlü tutulması gerektiğini anlatan Aydın, güçlü beslenen arılarda ölüm oranlarının da çok düşük olduğunu vurguladı. Aydın, internetten alınan yabancı arı ırklarının son yıllarda arttığına dikkat çekti. Türkiye'nin, yerli arıların anavatanı olarak kabul edildiğini vurgulayan Aydın, "Birçok arı ırklarımız var. Arıcının burada verim kadar yaşama gücüne de bakması lazım. Yani çok bal almak değil, arının dayanıklı olması, bölgeye adapte olması gerekiyor. Küresel iklim değişikliğinin olumsuz etiklerinden korunmak için sabit arıcılığa geçmenizi tavsiye diyorum. Arı sütü, polen, propolis gibi arı ürünlerine yönelmek üreticilere daha faydalı olacaktır. Gezgin arıcılığın, hastalıkların yayılmasında en büyük etken olduğunu düşünüyorum." dedi. - "Kovan içerisinde sıcaklık 34 derece olması gerekiyor" Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halil Yeninar ise küresel ısınmanın her canlıyı olduğu gibi arıları da olumsuz etkilediğini bildirdi. Arılara temiz su kaynaklarının temin edilmesi gerektiğini dile getiren Yeninar, "Kuraklığının yanında aşırı ısıyı kovandan transfer etmek zorundayız. O yüzden altı ızgaralı havalandırmalı kovanlar kullanmak durumundayız." dedi. Yeninar, kovan içerisinde sıcaklığın 34 derece olması gerektiğini, bu derecenin artması halinde arı ölümlerin görüldüğünü anlattı. Aşırı sıcaklık ve kuraklığa bağlı olarak Türkiye'de son birkaç yıldır yoğun arı ölümleri yaşandığını dile getiren Yeninar, bundan sektörün olumsuz etkilendiğini vurguladı.

İklim değişikliği yağışların düzenli dağılışını etkiliyor Haber

İklim değişikliği yağışların düzenli dağılışını etkiliyor

Prof. Dr. Tolunay, konferans için geldiği Edirne'de küresel ısınmaya bağlı yaşanan küresel iklim değişikliğinin etkilerinin Türkiye'de açık şekilde hissedildiğini anlattı. Dünyadaki ortalama sıcaklıkların giderek yükseldiğini dile getiren Tolunay, kuraklık, sel ve fırtına gibi aşırı hava olaylarının daha sık yaşanmaya başladığını belirtti. İklim değişikliğine bağlı olarak Türkiye'de yağış rejiminde değişimler meydana geldiğini ifade eden Tolunay, "Yıllık toplam yağış miktarı aynı kalsa bile, gördüğümüz şeylerden birisi yıl içindeki yağışların dağılışı değişiyor. Yağışlar ani olarak şiddetli sağanak şeklinde geliyor. Bu sağanaklar sellere dönüşüyor. Sonrasında bu durum yaz kuraklığının süresini uzatıyor." dedi. Prof. Dr. Tolunay, sıcaklık ve yağış rejimindeki değişimlerin tüm canlı yaşamını etkilediğini belirtti. Türkiye'de, yıl içindeki sıcak gün sayısının arttığını işaret eden Tolunay, şunları kaydetti: "Eskiden sadece temmuz, ağustos ayları hiç yağış olmazdı. Şimdi artık neredeyse nisan ayından kasım, aralık aylarına kadar yağışların azaldığını, etkili yağışlar şeklinde gelmediğini görüyoruz. Türkiye'de, 1970-2000 yılları arasında ortalama sıcaklıklar yaklaşık 1,5 santigrat derece arttı. Toplam yağışlarda genel olarak bir değişiklik olmadı. Ancak şöyle bir şey yaşanıyor, son 50 yıl içinde art arda 4 yıl kurak geçen bir dönem yoktu. 1 yıl ya da en fazla 2 yıl kurak olurdu. Genele baktığımızda 2020 yılından beri ülkenin genelinde devam eden bir kuraklık var. Kurak dönemler uzuyor." İklim değişikliğine bağlı yaşanan sel ve kuraklık gibi aşırı hava olaylarının artacağına dikkati çeken Tolunay, kentlerin bu durumlara karşı dirençli hale getirilmesi gerektiğine dikkati çekti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.