Hava Durumu

#Insan Hakları

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Insan Hakları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Insan Hakları haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Yalova’da Öldürülen Avukat İçin Edirne Barosu’ndan Sert Tepki Haber

Yalova’da Öldürülen Avukat İçin Edirne Barosu’ndan Sert Tepki

Olay, Yalova Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) İl Müdürlüğü binasında meydana geldi. İddiaya göre, emeklilik talebinin reddedilmesi nedeniyle kuruma gelen H. H. (57), icra dosyası bulunduğunu öne sürerek kurum avukatı Zekeriya Polat (31) ile görüşmek istedi. Görüşme sırasında çıkan tartışmada H. H., yanında bulunan tabancayla Polat’a ateş etti. Ağır yaralanan Polat, hastaneye kaldırıldı ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Edirne Barosu tarafından yapılan açıklamada, kamu görevini yerine getiren bir avukatın silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmesinin hukuk camiasını derinden sarstığı vurgulandı. Baro Başkanı Gökhan Karakoç, avukatlara ve kamu çalışanlarına yönelik şiddetin son bulması gerektiğini belirterek olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasını ve sorumluların en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etti. “YÜREĞİMİZDEKİ YANGIN BAŞSAĞLIĞI TELKİNİYLE SÖNMEZ” Karakoç, “Bu bir meslek meselesi değil, hukukun yaşama, hayatta kalma derdidir. Avukatlar öldürülüyor, tehdit ediliyor, darp ediliyor, susturulmak isteniyor. Çoğu zaman konunun ilgilileri sadece seyretmekle yetiniyor. Daha dün Yalova ilimiz Sosyal Güvenlik Kurumu bünyesinde görev yapan meslektaşımız Av. Zekeriya Polat, emeklilik için kurum aleyhine açtığı davanın mahkemece reddedilmesi üzerine görev yaptığı kuruma gelen gözü dönmüş bir cani tarafından katledildi. Bu mermi yalnızca savunma makamını temsil eden avukatlara değil, bütün yargı mensuplarına, görevini yapma iradesi ortaya koyan herkese yöneltilmiştir. Adliye koridorlarında yumruklanmaya alışmamızı beklemeyin bizden. Cezaevlerinde hor görülmeyi, haciz mahallerinde öldürülmeyi normalleştirmeyeceğiz. Öldürülen, katledilen meslektaşlarımızın sayısının her sene artıyor olmasının yüreğimizde yarattığı yangını, ‘başınız sağ olsun’ telkinleriyle söndürmeyeceğiz. Zira bizi susturursanız, öldürürseniz bizleri, adalete giden yolun bir ayağı topal kalır. Adalet dilsiz, adalet sessiz kalır. Avukatın sesinin kesildiği yerde, adalete ihtiyaç duyan her ferdin, her kurumun, kısaca herkesin nefesi kesilir” dedi. KARAKOÇ’TAN SÖZLEŞME VURGUSU Avukatlık Mesleğinin Korunmasına Dair Sözleşme hakkında konuşan Karakoç, “İşte tam da bu yüzden Avrupa Konseyi geride bıraktığımız yıl Avukatlık Mesleğinin Korunmasına Dair Sözleşmeyi kabul etti. Neydi bu sözleşme? Bu sözleşme; avukatların mesleki faaliyetleri nedeniyle tehdit edilmesini, saldırıya uğramasını, hedef haline getirilmesini insan hakları ihlali sayan ilk bağlayıcı uluslararası bir metindir. 12 Mart 2025'te kabul edilip Mayıs 2025'te imzaya açıldı. Çünkü; tüm dünyada, özellikle de ülkemiz gibi bireysel adaletin, toplumsal adalet anlayışının önüne geçtiği, geçmeye başladığı kimi ülkelerde avukatlar artık salt yaptıkları görev sebebiyle öldürülüyor. Çünkü adaletin üçlü sac ayağından biri olan savunma makamı, her gün daha zorlu koşullarda adaletin yerine gelmesi için uğraşmak zorunda kalıyor. Çünkü avukatı korumadan, avukata yönelen şiddeti engellemeden adil yargılama hakkının varlığı imkânsız hale geliyor” ifadelerine yer verdi. “SÖZLEŞME DERHAL İMZALANMALI” Sözleşmenin imzalanması gerektiğinin altını çizen Karakoç, “Bu sözleşme taraf devletlere şunu söylemektedir; avukatını korumak, tehdit ve saldırıları etkin şekilde soruşturmak, baroları ve meslek örgütlerini baskı altına almamak, avukatın görevini korkmadan yapmasını sağlayacak şartları oluşturmak senin görevindir. Tüm bağlayıcı uluslararası metinler gibi bir sözleşme de bir ‘tavsiye’ değil, bir yükümlülük. Peki, ülkemiz? Ülkemiz bu sözleşmeyi maalesef henüz imzalamadı. Avukatların üstlendikleri görevler nedeniyle öldürüldüğü, adliye koridorlarında yumruklandığı, bürolarında vurulduğu bir ülkede, ‘biz bu sözleşmeye taraf değiliz’ demek açıkça şunu söylemektir: ‘Savunma bizim önceliğimiz değil.’ Bu sözleşmeyi imzalamamak; avukata yönelen şiddeti görmezden gelmektir. Savunma hakkını sahipsiz bırakmaktır. Hukuk devletinden biraz daha uzaklaşmak, vazgeçmektir. Biz ayrıcalık istemiyoruz. Biz görevimizi yaparken, bir davayı takip ederken ölmek istemiyoruz. Türkiye bu sözleşmeyi derhal imzalamalı ve iç hukuka aktarmalıdır. Aksi, sessiz bir kabuldür. Bu sessizlik, her yeni saldırının ortağı olmaktır. Tarihi Cumhuriyetimizle yaşıt Edirne Barosu olarak bir kez daha vurguluyoruz ki savunmayı zayıflatan her yaklaşım, doğrudan hukuk sistemine zarar verir. Avukatlık Mesleğinin Korunmasına İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi derhal imzalanmalı ve hayata geçirilmelidir” şeklinde konuştu. “SÜRECİN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ” Yaşanan olayın takipçisi olacaklarını ifade eden Karakoç, şöyle konuştu: “Yaşanan ve savunma mesleğine yönelik olan saldırıyı, sıradan bir adli olay olarak görüp geçiştiremeyiz. Bu cinayetin faili ve diğer savunmaya yönelik şiddet olaylarının faillerinin tümü en ağır cezayı alana kadar mücadelemiz devam edecek olup ebediyete intikal eden meslektaşımız Av. Zekeriya Polat’a Allah’tan rahmet; ailesine, sevenlerine ve camiamıza başsağlığı dileriz. Savunmanın onurunu ve meslektaşlarımızın yaşam hakkını korumaya dair kararlı mücadelemizi sürdüreceğimizi, adli sürecin sonuna kadar takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz.” MERT ERİŞKİN

Edirne’de Kadınlar Şiddete Karşı Yürüdü Haber

Edirne’de Kadınlar Şiddete Karşı Yürüdü

Edirne Kadın Dayanışması, 25 Kasım Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Günü kapsamında yürüyüş ve basın açıklaması yaptılar. Tarihi belediye binası önünde toplanan kadınlar, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan’ın da katılımıyla Edirne belediye bandosu eşliğinde Atatürk anıtına yürüdüler. Anıta çelenk sunan kadın dayanışması, saygı duruşunda bulunarak İstiklal Marşını okudular. İstiklal Marşı’nın okunması sonrası kadın dayanışması adına açıklama yapan Edirne Barosu avukatlarından Ayşenur Çalışkanlar Aşılı şunları ifade etti: “25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü, yalnızca bir anma günü değil; aynı zamanda kadınların yaşam mücadelesinin, eşitlik talebinin ve adalet arayışının yüksek sesle haykırıldığı bir gündür. Kadına yönelik şiddet; bireysel bir sorun değil, toplumun tüm dokusunu zedeleyen ciddi bir insan hakları ihlalidir. Kadınlara yönelen fiziksel, psikolojik, ekonomik ve dijital şiddet, erkek egemen zihniyetin, cezasızlık kültürünün ve sistematik eşitsizliklerin bir sonucudur, Kadınlar hâlâ en yakınları tarafından şiddete uğruyor, en güvende hissetmeleri gereken yerde, tehdit ediliyor, ekonomik bağımsızlıkları zayıflatılıyor, toplumsal baskılara maruz bırakılıyor. Bugün hâlâ kadınlar en çok evlerinde, en çok tanıdıkları tarafından öldürülüyor. Kadınlar; boşanmak istedikleri için, ayrılmak istedikleri için, hayallerinin peşinden gitmek istedikleri için hedef haline getiriliyor. Kadınlar yaşamak, eğitim görmek, çalışmak, istemedikleri bir hayata zorlanmamak istiyor. Bir kadın öldürüldüğünde; sadece bir hayat değil, bir annenin, bir kız kardeşin, bir kız çocuğunun geleceği de yok ediliyor. Şiddet kader değildir, önlenebilir bir toplamsal sorundur. Biz kadınlar biliyoruz ki: Bir kadın öldürüldüğünde yalnızca bir hayat değil, bir gelecek yok ediliyor. Anayasa hükümleri, Türk Ceza Kanunu ve 6284 sayılı Kanun; kadınların yaşamı hakkını, güvenliğini ye korunmasını açıkça güvence altına almaktadır. Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler de kadınların her türlü ayrımcılıktan ve şiddetten korunmasını temel bir insan hakkı olarak tanımlar. Ancak yalnızca yasaların varlığı yeterli değildir; bu düzenlemelerin etkin, erişilebilir ve kararlı bir şekilde uygulanması hayati önem taşır. Şiddetin önlenebilmesi için toplumsal farkındalık, duyarlılık ve dayanışma da en az hukuki mekanizmalar kadar gereklidir. Bizler, kadınların güvenle yaşadığı, eşitliğin günlük hayatta hissedildiği bir toplumun mümkün olduğuna inanıyoruz. Bu inançla dayanışmayı büyütmeye, farkındalık oluşturmaya ve kadınların sesi olmaya devam edeceğiz. Bugün burada bir araya gelen herkese, şiddetsiz ve eşit bir yaşam için verdiğimiz mücadeleye katkı sundukları için teşekkür ediyoruz. Edirne'nin tüm kadınları adına; yaşam hakkını savunmak, adaleti talep etmek ve dayanışmayı güçlendirmek için yan yana durmayı sürdüreceğiz.” ŞENER ŞENTÜRK

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.