Hava Durumu

#Kahramanmaraş Depremleri

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Kahramanmaraş Depremleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kahramanmaraş Depremleri haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

“2000 Sonrası Yapılan Evler Yüzde 75 Daha Güvenli” Haber

“2000 Sonrası Yapılan Evler Yüzde 75 Daha Güvenli”

Trakya Üniversitesi Doğal Afet Yönetimi Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından 1-7 Mart Deprem Haftası etkinlikleri kapsamında İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde düzenlenen panelde konuşan Trakya Üniversitesi Doğal Afet Yönetimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (TÜDAM) Müdürü Prof. Dr. Mehmet Ali Kaya, 1923 yılından 2024 yılına kadar olan depremlerde yaklaşık olarak 145 bin civarında hayatını kaybettiğini açıkladı. Depremlerin aynı yıl oranında bakıldığında 250 milyar dolarlık bir kayıp söz konusu olduğunu ifade etti. 2008 yılında güncellenen deprem yönetmeliği ile 2000 yılından sonra yapılan evlerin, 2000 yılından önce yapılan evlere göre yüzde 75 oranında daha güvenli olduğunu belirten Kaya, ev alırken binanın sağlam olup olmadığına bakılması gerektiğinin altını çizdi. “ŞU TARİHTE, ŞU BÜYÜKLÜKTE DEPREM OLACAK SÖYLEMLERİNE İNANMAYIN” Kaya, “Bugün dünyada hiçbir ülkenin kesin olarak bilemediği üç temel soru vardır; deprem nerede, ne zaman ve hangi büyüklükte olacak? Bu soruların kesin cevabı bugün hiç kimsede yok. Bu nedenle sosyal medyada ya da bazı platformlarda ‘şu tarihte, şu saatte, şu büyüklükte deprem olacak’ gibi iddialar duyarsanız lütfen inanmayın. Örneğin ‘saat sekizde 8 büyüklüğünde deprem olacakmış’ gibi söylemlerin bilimsel bir karşılığı yoktur” dedi. “YAPMAMIZ GEREKEN EN ÖNEMLİ ŞEY HAZIRLIKLI OLMAK” Depremlere hazırlıklı olunması gerektiğini ifade eden Kaya, “Kahramanmaraş depremleri bize çok önemli bir gerçeği bir kez daha gösterdi. İki büyük deprem yaşandı ve 11 ilimiz doğrudan etkilendi. Bu durum bize şunu anlatıyor; Türkiye’nin her yerinde deprem olabilir ve her zaman deprem olabilir. Bu yüzden bizim yapmamız gereken en önemli şey hazırlıklı olmaktır. Türkiye’deki depremlerin bir diğer özelliği de çoğunlukla ilk 25 kilometre içinde yani sığ depremler olmasıdır. Bu nedenle deprem olduktan sadece üç dört saniye sonra sarsıntı yeryüzünde hissedilmeye başlar. Depremler ne kadar sığ olursa, büyüklüğü aynı olsa bile insanlara ve yapılara verdiği zarar o kadar fazla olur” ifadelerine yer verdi. “SON YÜZYILDA YAKLAŞIK 145 BİN İNSANI KAYBETTİK” Son yüzyılda can ve mal kayıplarına değinen Kaya, “Cumhuriyet döneminden, yani 1923’ten 2024 yılına kadar olan deprem verileri uluslararası ve herkese açık veri tabanlarında bulunmaktadır. Doktora öğrencilerimle birlikte bu verileri inceleyerek bazı çalışmalar yaptık. Bu verilere göre, Kahramanmaraş depremleri de dahil olmak üzere son yüzyılda depremler nedeniyle kaybettiğimiz insan sayısı yaklaşık 145 bin civarındadır. Bu oldukça büyük bir rakamdır. Ekonomik açıdan baktığımızda ise yaklaşık 250 milyar dolarlık bir kayıp söz konusudur” sözlerine yer verdi. “EV ALIRKEN GÜZEL OLMASINA DEĞİL, NASIL YAPILDIĞINA BAKIN” 2000 yılından sonra yapılan evlerin depreme dayanıklılığı hakkında konuşan Kaya, “Deprem yönetmeliği 2018 yılında güncellendi. Büyük ihtimalle 2026 veya 2027 yılında tekrar güncellenecek. Ancak şu anda önemli bir gerçek var; 2000 yılından önce yapılan yapılar ile 2000 yılından sonra yapılan yapılar arasında ciddi bir fark bulunuyor. Yeni yönetmeliklere göre 2000 yılından sonra yapılan binalar, hasar ve yıkım açısından yaklaşık yüzde 75 oranında daha güvenli. Bu nedenle aileleriniz ev alırken ya da siz ileride bir ev satın alırken sadece evin içinin güzel olmasına bakmayın. Elbette evin içi, mutfağı, kapıları önemlidir ama bir de binanın nasıl yapıldığına bakın. Yapı sağlam mı, zemin uygun mu, mühendislik kurallarına uygun yapılmış mı? Bunları sorgulamak çok önemli” diye konuştu. MERT ERİŞKİN

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası: “6 Şubat’ın 3. Yılında Dünden Daha Hazır Değiliz” Haber

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası: “6 Şubat’ın 3. Yılında Dünden Daha Hazır Değiliz”

6 Şubat 2023’te meydana gelen ve 11 ili etkileyerek on binlerce yurttaşın yaşamını yitirmesine, yüz binlerce yapının yıkılmasına ya da ağır hasar görmesine yol açan depremlerin 3. yılında, TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Edirne İl Temsilciliği tarafından dikkat çeken bir basın açıklaması yapıldı. Açıklamada, depremlerin yalnızca bir anma günü olarak ele alınmaması gerektiği vurgulanarak, ihmallerin ve yanlış politikaların ağır sonuçlarının hatırlatılması gerektiği ifade edildi. İMO Edirne İl Temsilcisi Eren Eryılmaz imzasıyla yayımlanan açıklamada, depremin Türkiye için “beklenmedik” bir doğa olayı olmadığına dikkat çekildi. Depremin ne zaman ve nerede olacağının kesin olarak bilinemese de etkilerinin azaltılmasının mümkün olduğu belirtilen açıklamada, yıkımın büyüklüğünün depremin şiddetinden çok yapı üretim kalitesi, denetim ve risk azaltma politikalarıyla doğrudan ilişkili olduğu kaydedildi. Açıklamada, orta büyüklükteki depremlerde dahi büyük yıkımlar yaşandığına işaret edilerek, 2024 yılında Balıkesir Sındırgı’da meydana gelen 6 ve 6,1 büyüklüğündeki depremler hatırlatıldı. Bu depremler sonucunda 729 binadaki 1036 bağımsız bölümün ağır hasarlı ya da yıkık olarak tespit edildiği belirtildi. Yine Silivri açıklarında meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki depremin, Marmara Bölgesi’nde ciddi endişe yarattığı, iletişim altyapısı ve toplanma alanları konusundaki yetersizliklerin olası büyük bir depreme dair kaygıları artırdığı ifade edildi. Türkiye’deki yapı stokunun önemli bir bölümünün hâlâ yüksek risk taşıdığı vurgulanan açıklamada, özellikle 2000 yılı öncesi inşa edilen binalar ile imar aflarıyla yasallaştırılan mühendislik hizmeti almamış yapıların büyük tehlike oluşturduğu belirtildi. TBMM Kahramanmaraş Depremleri Araştırma Komisyonu raporuna göre ülke genelinde 6-7 milyon konutun acilen dönüştürülmesi gerektiği, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın ise yalnızca İstanbul’da yaklaşık 600 bin konutun çok riskli olduğunu açıkladığı hatırlatıldı. Buna rağmen, hâlâ kamuoyuna açık ve bütüncül bir yapı envanterinin oluşturulmadığına dikkat çekilen açıklamada, riskler net olarak ortaya konmadan etkili bir kentsel dönüşümden söz edilemeyeceği vurgulandı. Mevcut kentsel dönüşüm politikalarının ise çoğu zaman rant odaklı ve parsel bazlı uygulamalarla sınırlı kaldığı, dar gelirli yurttaşların yaşadığı bölgelerde dönüşümün ya hiç başlamadığı ya da sürdürülemediği ifade edildi. Depreme hazırlığın afet sonrasına sıkıştığına dikkat çekilen açıklamada, okulların, hastanelerin ve kamu binalarının ne ölçüde güvenli olduğunun şeffaf biçimde paylaşılmadığı belirtildi. Deprem toplanma alanlarının yetersizliği ve bir kısmının imar değişiklikleriyle yapılaşmaya açılması da eleştirilerek, afet anında insanların nereye gideceğini bilemediği bir kent düzeninin depremin kendisi kadar tehlikeli olduğu vurgulandı. Açıklamada ayrıca, 6 Şubat depremlerinden etkilenen bölgelerde barınma, sağlık, eğitim ve altyapı sorunlarının hâlâ tam anlamıyla çözülemediği belirtildi. Depremzedelere teslim edileceği vaat edilen 650 bin konut hedefinin gerisinde kalındığı, 3. yılın sonunda 455 bin bağımsız bölümün teslim edildiği ifade edildi. TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası olarak afetlerin kader olmadığı vurgulanan açıklamada, bilimi, mühendisliği ve kamusal sorumluluğu esas alan politikaların hayata geçirilmesi çağrısı yapıldı. Açıklama, “6 Şubat’ta yitirdiklerimize karşı sorumluluğumuz, aynı acıların bir daha yaşanmaması için bugünden harekete geçmektir” ifadeleriyle sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.