Hava Durumu

#Kanola

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Kanola haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kanola haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Sancakçavuşu: “Çiftçinin Sorunu Artık Ekonomik Değil, Toplumsal” Haber

Sancakçavuşu: “Çiftçinin Sorunu Artık Ekonomik Değil, Toplumsal”

Edirne’de üreticiler 2024 yılında ekilen buğdayların desteklerinin henüz yatmamasından ve mart ayında yatmaya başlanacak desteklerin 2 taksit halinde yatırılacağının açıklamasının şokunu yaşıyor. Edirne Belediyesi Tarım Komisyonu Başkanı İsmail Sancakçavuşu desteklemeler hakkında açıklamalarda bulundu. Çiftçinin yaşadığı sorunların artık ekonomik bir sorun olmaktan çıktığını, toplumsal bir sorun haline geldiğini belirten Sancakçavuşu; “Bugün 14 Şubat 2026. Çiftçilerin yavaş yavaş faaliyete geçtiği, işlerin başladığı bir gündeyiz. Devlet destekleri çiftçi için çok önemli. Bugün geldiğimiz durumda ise 2024 yılında buğdaydan kilogram başına destek alıyorduk. Son aldığımız destek de 1,75 TL'ydi. Yani 400 kilogram buğday biçtiğimiz zaman yaklaşık dönüm başına 700 TL destek ve de bunun ek olarak da mazot, gübre desteğimiz vardı. Yaklaşık o da 180 liraydı. Yani biz 2024 yılında hasat ettiğimiz üründen dekar başına 880 TL devlet desteği aldık buğdayda. Daha sonra devlet dedi ki; ‘Biz size verime dayalı destek vermeyeceğiz, dekara dayalı destek vereceğiz.’ Tabii ki dedik büyüklerimizin bir bildiği vardır. Bu destek 317 TL. Temel destek 317 TL ve planlı üretim desteği dediler. Trakya toprakları münavebeli ekim yapılır. Yani bir yıl buğday, bir yıl ayçiçeği ya da bir yıl kanola akabinde tekrar buğday ekilir. 2024 yılının kasım ayında buğday ekilen bir tarlaya, gübre attık, ilaç attık, mazot harcadık ve hasat da ettik. 2026 yılındayız ve o tarlanın desteklemesini biz hala alamadık. Bugün 14 Şubat ve o gün 634 TL'ye biz razıyken yirmi sekiz kilogram mazot alabiliyorduk. 55 kilogram gübre alabiliyorduk. Şu an o parayı verdiklerinde bizim alabileceğimiz sadece 12 litre mazot ve yaklaşık 30 kilogramda gübre. Ülkede kuraklık yaşandı. Dedik ki devletimiz büyüktür. Bize acır, desteklerimizi arttırır. Bir baktık desteklerimizi yarı yarıya azaldı. TARSİM kuraklık sigortası yaptı. Dedik ki tamam ayçiçeğinden verim alamazsak sigortamız var. Ama eksperler öyle bir sonuca getirdi ki ödediğimiz poliçe parasıyla kaldık. Bize poliçe paramızı bile geri ödemedi” dedi. “BUNU MU BİZE REVA GÖRÜYORSUNUZ” Yapılan uygulamaların çiftçileri çok zor durumda bıraktığını belirten Sancakçavuşu, “Bunu mu bize reva görüyorsunuz.” Diyerek şu ifadeleri kullandı: “Devletimiz dedik bizim arkamızdadır. Tarım Kredileri, Ziraat Bankaları kuraklıktan dolayı bizim borçlarımızı erteler, bırakın ertelemeyi faizleri arttırdılar. Tamam bir bildikleri vardır dedik, gideriz yine devletimizden, Tarım Kredi'den malımızı alırız, bankalardan kredi çekeriz. Bu sefer de dediler ki vergi borcun varsa, Bağ-Kur borcun varsa biz sana da para vermiyoruz. Bizden ne istiyorsunuz? Biz kuraklıkla zaten sınandık. Enflasyon oranında zaten ürünlerimiz 3 yıl öncenin fiyatından satılıyor. Aldığımız her şeyi 2 yıl sonranın enflasyonuyla alıyoruz. Bize artık birazcık acımanız lazım. Bu destekleri en kısa zamanda güncelleyin. Güncel halini en kısa zamanda da ödeyin. Şu an askıya çıktı ama onu da ikiye bölmüşler. Zaten bir avuç para. Bunu mu bize reva görüyorsunuz. Bizim sorunumuz artık ekonomik sorun halinden çıktı. Artık toplumsal sorun haline geldi. Biz kendimizi dışlanmış hissetmeye başladık. Nereye gitsek bize herkes sırt çeviriyor. Sanki birileri bizi istemiyor. Yirmi yıl Türkiye Cumhuriyeti kendi kendine yetebilen 7 ülkeden biriydi. Biz bununla övünüyorduk. Şu an çiftçi ek iş yapmadan kendi çocuklarına yetemiyor. Bize bunu muhteva görüyorsunuz. Çok acil şekilde destekler enflasyon oranında güncellensin. Bu vergi borcudur, Bağ-Kur borcudur diye saçmalık ortadan kalksın. Biz yine bu şekilde ekime gideceğiz ve ülkenin rahatlığı için refah için çalışacağız ama en acil şekilde buna çözüm bulunmalı." ŞENER ŞENTÜRK

Arabacı: Edirne’de Toprak Doydu, Kuru Alan Kalmadı Haber

Arabacı: Edirne’de Toprak Doydu, Kuru Alan Kalmadı

Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı, kış döneminde alınan yağışların çiftçiler için olumlu bir tablo oluşturduğunu ifade etti. Toprağın büyük ölçüde doyuma ulaştığını belirten Arabacı, bu durumun özellikle buğday ve kanola ürünlerinin gelişimi açısından önemli olduğunu vurguladı. “ÖNCEKİ YILLARA GÖRE FAZLA YAĞIŞ ALDIK” Arabacı, “Kış yağışları şu ana kadar olumlu seyrediyor. Toprak belli bir doyuma ulaştı. Henüz tamamen yeterli seviyeye ulaşıp ulaşmadığını net olarak söylemek zor ancak tahminimize göre artık kuru toprak kalmadığını düşünüyoruz. Çünkü güzel yağışlar aldık ve baraj debileri de yükseldi. Şu anda ekili olan buğday ve kanola ürünlerinin gelişimi açısından herhangi bir sıkıntı bulunmuyor. Yağışlar bu ürünler için yeterli ve olumlu seviyede. Önceki yıllara kıyasla bu kış daha fazla yağış aldık. İlkbahar ve yaz aylarında yağışlar az olsa bile, kışın alınan bu yağışlar bir nebze olsun telafi edici olur” dedi. “İDEAL DURUM, KIŞ VE YAZ DÖNEMLERİNDE YAĞIŞIN DEVAM ETMESİ” Sadece kış dönemindeki yağışların yeterli olmayacağını dile getiren Arabacı, “Geçtiğimiz iki yıl ayçiçeğinde verim düşüktü; bazı bölgelerde 30-40 kiloyu bile bulmayan ürünler oldu. Bu yıl için aynı durumun yaşanmayacağını umut ediyoruz. Ancak yılın nasıl geçeceğini şu an net olarak söylemek mümkün değil. Hava şartları tamamen belirleyici olacak. Örneğin mart ve nisan aylarında iki ay boyunca yağış olmazsa buğday strese girer. En ideal durum, kış ve yaz döneminde belirli aralıklarla yağışların devam etmesidir. Bu şartlar sağlanırsa en iyi verim elde edilir. Eylül ayındaki buğday ekim döneminden bugüne kadar güzel yağışlar aldık. Toprağın doyuma ulaşmasını sağlayacak seviyede kış yağışları gerçekleşti. Şu an için süreç olumlu ilerliyor. Üreticilerimizin emeğinin karşılığını alacağı bir yıl olmasını temenni ediyoruz” ifadelerine yer verdi. MERT ERİŞKİN

Arabacı: Destekler Askıya Çıktı, Üretici Acil Ödeme Bekliyor Haber

Arabacı: Destekler Askıya Çıktı, Üretici Acil Ödeme Bekliyor

Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı, 2025 yılı temel destek ve planlı üretim desteği icmallerinin askıya çıktığını açıkladı. Üreticilerin destek ödemelerine zamanında ulaşmasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Arabacı, hem 2025 yılı desteklerinin bir an önce ödenmesi hem de 2026 yılına ait desteklerin aynı yıl içerisinde, özellikle buğday ekim dönemine kadar çiftçilere ulaştırılması gerektiğini ifade etti. “ÜRETİCİMİZİN ALACAĞI DESTEKLER ASKIYA ÇIKTI” Arabacı, “2025 yılı içerisinde ekilen tüm ürünlerin; buğday, ayçiçeği, kanola, çeltik ve bölgemizde ekimi yapılan arpa dahil olmak üzere ekilen tüm ürünlerle ilgili 2025 yılı sezonu sona erdi. 2026 yılına ise şubat ayı itibarıyla girmiş bulunuyoruz. Bugün itibarıyla üreticilerimizin alacağı destekler askıya çıkmış durumda. Yaklaşık 15 günlük bir askı süresi var. Biz bugüne kadar şunu söyledik: Üreticilerimizin 2025 yılı desteklerini, en geç eylül – ekim aylarında buğday ekimine başlamadan önce alması gerekiyordu. Çünkü 2026 yılı ürünleri için tohum, gübre, mazot ve zirai ilaç gibi girdileri bu desteklerle rahatlıkla temin edebilmesi için o dönemde ödenmesini talep etmiştik. Ancak bugüne kadar bu desteklerle ilgili herhangi bir açıklama yapılmamıştı. Bugün itibariyle askıya çıktı ve 15 günlük bir askı süresi var” dedi. “ÜRETİCİLER ZOR BİR DÖNEMDEN GEÇİYOR” İki yıl üst üste ciddi bir kuraklık yaşandığını hatırlatan ve üreticilerin çok zor bir süreçten geçtiğini ifade eden Arabacı, “Üreticilerimiz gerçekten çok zor bir dönemden geçiyor. İki yıl üst üste kuraklık yaşandı. Buğdayda Edirne ortalamasına baktığımızda zarar edilmediğini söyleyebiliriz ancak çok yüksek kazançlar da elde edilmedi. Bunun yanında bazı bölgelerimizde 150 kilogram verim alan üreticilerimiz var ve bu üreticilerimiz zarar etti. Ayçiçeğinde ise üreticilerimiz 2 yıldır kendi tarlasında zarar ediyor. Para kazanmayı bırakın, maliyetlerini dahi karşılayamaz duruma geldi. Bu 2 yılın ardından üreticilerimiz gerçekten çok zor bir süreçten geçiyor. Bu nedenle desteklerin erken ödenmesini talep ettik. Üreticimizin elinde bir miktar para olsun ki tohumunu, gübresini, ilacını alabilsin. Bugüne kadar bu gerçekleşmedi. Şimdi icmaller askıya çıktı. Temennimiz, askı süresi biter bitmez bakanlığımızın destekleri acilen ödemesidir. Üreticilerimizin buna gerçekten çok ihtiyacı var” ifadelerine yer verdi. “2026 YILI DESTEKLERİ EKİM AYINA KADAR VERİLMELİ” Bu yılki desteklerin ekim ayına kadar verilmesi gerektiğini altını çizen Arabacı, “Şu anda 2026 yılı içerisindeyiz. Buğdayımızı ektik, kanolamızı ektik. Mart ayı itibarıyla hava şartlarına göre ayçiçeği ekimine başlayacağız. Mayıs ayında ise çeltik ekimleri yapılacak. Önümüzdeki yıllar için beklentimiz şudur: 2026 yılına ait desteklerin, en geç 2026 yılının ekim ayında, yani buğday ekiliş dönemine kadar üreticilerimize ödenmesidir. Bu şekilde üreticilerimiz en azından bir nebze olsun nefes alabilir. İnşallah Bakanlığımız bu konuda gerekli çalışmaları yapar ve üreticilerimizin taleplerini karşılar. Üreticilerimiz adına bunun gerçekleşmesini umut ediyoruz” diye konuştu. MERT ERİŞKİN

Edirne'de Son Dönemdeki Yağışlar Kanola Üreticisini Sevindirdi Haber

Edirne'de Son Dönemdeki Yağışlar Kanola Üreticisini Sevindirdi

Kuraklık nedeniyle özellikle ayçiçeğinden istediği verimi alamayan üreticilerin alternatif olarak yöneldiği kanola yağışlarla birlikte güçlendi ve gelişti. Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı, AA muhabirine, kurak dönemin ardından gelen yağışların tarımsal üretime büyük fayda sağladığını söyledi. Ekili arazilerin yağışlarla yeşerdiğini belirten Arabacı, şunları kaydetti: "Son dönemde güzel yağışlar oldu. Kanola ekiminin büyük bölümü kuru toprağa yapılmıştı. Ekim sürecinin ardından aralıklarla gelen yağışlar bitki tohumlarının güzel bir şekilde filizlenmesini ve güçlü bir yaprak yapısı oluşmasını sağladı. Son 3-4 yıldır bölgemizde ciddi bir kuraklık var. Bu yıl yağışların bol olmasını ve kuraklık stresinden uzak bir yıl geçirmeyi umuyoruz." Üretici Mehmet Kayhan ise yağışların tarlalara bereket getirdiğini dile getirdi. Sürdürülebilir üretim için suyun vazgeçilmez bir unsur olduğunu vurgulayan Kayhan, "Yağmur yağınca her şey güzel oluyor. Kanolaların gelişimi de çok iyi ilerliyor. Kanola bu yıl çok ekildi. Yüzde 30'dan fazla artış oldu. Kuraklığa bağlı ayçiçeğinden verim kaybı yaşayanlar kanolaya yöneldi. Kanola kışlık bitki ve o dönemde yağışlar iyi olduğu zaman verimi güzel oluyor." ifadelerini kullandı. Üretici Cem Yılmas da yağışlarla birlikte kanola tarlalarının yeşerdiğini ve üreticilerin yüzünü güldürdüğünü kaydetti.

Edirne'de Devlet Desteğiyle Yaygınlaşan Meyve Bahçeleri Çiftçilere Alternatif Gelir Kaynağı Oluyor Haber

Edirne'de Devlet Desteğiyle Yaygınlaşan Meyve Bahçeleri Çiftçilere Alternatif Gelir Kaynağı Oluyor

Türkiye'nin önde gelen çeltik, ayçiçeği, buğday ve kanola üretim merkezlerinden Edirne'de çiftçiler, üretimi çeşitlendirmek ve yeni gelir kaynakları oluşturmak amacıyla devlet desteğiyle 21 yıl önce meyve yetiştiriciliğine yöneldi. Bu kapsamda, özellikle Havsa ilçesi başta olmak üzere il genelinde binlerce armut ve elma fidanı toprakla buluşturuldu. Zaman içinde büyüyen ve meyve vermeye başlayan ağaçlar, verimi ve getirisiyle üreticisinin yüzünü güldürdü. Adı meyvecilikle anılmaya başlanan Havsa'nın Kuzucu köyündeki çiftçiler, ürünlerini sağlıklı şekilde saklamak ve kış aylarında da satışını gerçekleştirebilmek için yine devlet desteğiyle soğuk hava deposu kurdu. Yaklaşık 1000 dekar meyve bahçesinin bulunduğu kentte, çiftçiler gençlerin tarıma yönelmesi ve devlet teşvikleriyle üretim alanlarını daha da genişletmeyi hedefliyor. Havsa Meyve Üreticileri Birliği Başkanı İsmail Girgin, yoğunlukla armut ve elma olmak üzere çeşitli meyveleri yetiştirdiklerini söyledi. Meyveciliğin küçük alanlardan yüksek gelir imkanı sunduğunu belirten Girgin, "2004 yılında Valilik projesiyle başladık ve üretime devam ediyoruz. Çok küçük arazilerden yüksek gelir elde edildiğini gördük. İlk olarak 3'er dönümle başladık, gelir elde edildiğini görünce daha sonra bahçeleri büyüttük." dedi. Girgin, zor ve zahmetli olan meyveciliğin diğer tarım ürünlerine göre yüksek getirisiyle öne çıktığını vurguladı. Üreticilerin bir araya gelmesiyle kurulan soğuk hava deposunda ürünlerinin değerini daha da artırdıklarını anlatan Girgin, şunları kaydetti: "İlk yıllarda hasat ettiğimiz ürünleri pazarda satabiliyorduk ancak verim arttıkça bunları hasat döneminde satma şansımızın olmadığını gördük. İlk başlarda Kırcasalih Belediyesinin buzhanesini 4 yıl kiraladık. Orası da yetersiz kalınca 24 üretici birleşip İl Özel İdaresi ve Trakya Kalkınma Ajansının destekleriyle 1000 tonluk bir depo yapmayı başardık. Örneğin ürün hasat zamanı 3 lira ise yılbaşından sonra fiyatı 5 liranın üzerine çıkıyor. Böylece daha yüksek gelir elde ediyoruz." Üretici Selami Kılıçarslan ise bu yıl armut ve elmada verimin iyi olduğunu, diğer meyvelerde ise don nedeniyle verimin düştüğünü ifade etti. Meyveciliği tarımla ilgilenen herkese tavsiye eden Kılıçarslan, "Bu işi yapmaya gönüllü olan ve çalışmayı sevenlere meyveciliği tavsiye ederim. Çeltik, buğday ve ayçiçeği gibi ürünleri yıllarca ürettim. Şu anda meyvecilik yapıyorum. Meyveciliğin geliri diğerlerine göre çok yüksek." diye konuştu. Kenan Kırça da 2 dönümlük armut bahçesinden bu yıl 5 ton ürün almayı hedeflediğini belirtti. Meyve fidanının dikildikten 3-4 yıl sonra verim vermeye başladığını dile getiren Kırça, "Rahmetli Valimiz Fahri Yücel'in projesiyle bu işe yönelmiştik. Günümüzde de üretime devam ediyorum. Üretici arkadaşlarımız gerekli zirai destekleri alarak bu işi yaparsalar başarılı olurlar. Eğer sulama imkanları varsa ve pazarlama sorunu yoksa meyvecilik karlı bir iş." dedi. Hüseyin Öztürk de karlı bir iş olan meyveciliğe gençlerin yönlendirilmesi ve üretimin artırılması gerektiğini belirtti.

Prof. Dr. Sağlam: Kanola Tarlalarında Görülen Tırtılda Salgın Yok Haber

Prof. Dr. Sağlam: Kanola Tarlalarında Görülen Tırtılda Salgın Yok

Trakya'da ayçiçeğine alternatif olan çiftçinin 'sarı altın çiçek' olarak adlandırdığı, yeşile bürünen kanola tarlalarında son dönemde sıklıkla görülmeye başlanan tırtıl, tedirginliğe yol açtı. Üretici bir yandan haziran sonu itibarıyla hasat mesaisi için hazırlıklarını sürdürürken, olası tırtıl salgınına karşı da ilaçlama yapmaya başladı. Tekirdağ NKÜ Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özgür Sağlam, kanolalarda görülen tırtılın 'lahana yaprak güvesi' olarak bilinen tür olduğunu söyledi. Prof. Dr. Sağlam, "Kanolalarda şu anda tespit edilen ve görülen tırtıl türü lahana yaprak güvesi ya da lahana güvesi olarak bildiğimiz türdür. Bu lahanagillerde dönemsel olarak karşılaşılabildiğimiz tırtıllardan bir tanesi. Bu tırtıl yaklaşık 20-30 milimetre boyutlarında bir kelebek haline dönmekte. Oldukça küçük bir kelebek ama larva döneminde özellikle kanola yapraklarını yiyerek fotosentez anlamında bitkinin araçlarını etkisiz hale getirmekte, yaprakları yendiği zaman da bitki yeterli besini depolayamayabilmekte. Bu da ürün kaybına neden olabilmekte" dedi. Söz konusu türle ilgili yapılan araştırmalarda, bir salgın durumuna rastlamadıklarını kaydeden Prof. Dr. Sağlam, "Şu anda özellikle tarım il, ilçe müdürlükleriyle yaptığımız görüşmeler doğrultusunda da üretim yani salgın anlamında bir durum yok ama üreticilerin yapmış olduğu tarla kontrollerinde, tarlaya traktörle girerek yapmış olduğu örneklemelerde tırtılları görmeleri mümkün. Bu konuda zaten şu anda ilaçlamalarını da büyük oranda yapmış durumdalar" diye konuştu. Prof. Dr. Sağlam, lahana yaprak güvesi tırtılının ayçiçeği veya buğday için zararlı bir tür olmadığını belirterek, "Tırtıl özellikle lahanagillerde beslenen bir tırtıldır. Buğdayda ya da ayçiçeğinde zarar yapan bir tür değildir. Şu anda lahana yaprak güvesine karşı popülasyonun takip edilmesi lazım. Benim tarlamda ne kadar bulaşık, diye üreticinin örnekleme yapması lazım. Sonrasında eğer çok fazla tırtılla dönüm bazında ya da metrekare başında çok fazla tırtılla karşılaşıyorlarsa kimyasal ilaçlama yapılabilir. Burada da seçilen ilacın daha kısa ömürlü olmasına mutlaka dikkat edilmesi gerekiyor" diye konuştu. Zirai ilaç seçimine de dikkat edilmesi gerektiğini anlatan Prof. Dr. Sağlam, "Şu anda yaprak biti ya da lahana yaprak güvesi anlamında ilaçlamalar, şu dönemde çoğu yapıldı. Özellikle kanolaların çiçeklenme döneminde yaprak biti mücadelesi, arılar için büyük bir risk oluşturmakta. Burada tabii ki yaprak bitti ilacı ya da lahana karşı kullanılan ilaçların seçimine dikkat edilmesi gerekiyor. Yani çiçekli dönemde, arıların faal olduğu dönemde arıları doğrudan öldüren kontak etkili ilaçların atılmaması gerekmekte" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.