Hava Durumu

#Kardiyoloji

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Kardiyoloji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kardiyoloji haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kardiyoloji Uzmanı Kıvrak: "Soğuk Havalar, Kalbin İş Yükünü Artırıyor" Haber

Kardiyoloji Uzmanı Kıvrak: "Soğuk Havalar, Kalbin İş Yükünü Artırıyor"

Elazığ Fırat Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tarık Kıvrak, kış aylarında kalp yetersizliği bulunan hastaların dikkat etmesi gereken hususlar hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Kış aylarının, kalp yetersizliği olan bireyler için bazı özel riskler barındırdığını ifade eden Prof. Dr. Kıvrak, "Soğuk havanın damarların büzüşmesine neden olarak kalbin iş yükünü artırıyor. Bu durum nefes darlığı, çabuk yorulma ve vücutta ödem gibi şikayetlerin artmasına yol açabilir. Soğuktan korunma büyük önem taşıyor. Ani ısı değişimlerinden kaçınılması, kat kat giyinilmesi ve özellikle sabah erken saatlerde çok soğuk havada dışarı çıkılmaması gerekiyor. Ev ortamının ise ne çok soğuk ne de çok sıcak olmaması kalbin yükünü azaltacaktır" diye konuştu. Kış aylarında enfeksiyon riskinin arttığını belirten Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Kıvrak, "Grip ve solunum yolu enfeksiyonları kalp yetersizliğini hızla kötüleştirebilir. Bu nedenle grip ve pnömoni aşılarının ihmal edilmemesi, kalabalık ve kapalı ortamlarda maske kullanımının sürdürülmesinin önemlidir. Tuz tüketiminin mutlaka sınırlandırılması gerekiyor. Sıvı alımının ise hekimin önerdiği düzeyde tutulması önemlidir. Hastaların kendilerini iyi hissettikleri dönemlerde dahi ilaç dozlarını aksatmaması gerekiyor. Kilo artışı, nefes darlığında artış, bacaklarda şişlik ya da gece nefes darlığıyla uyanma gibi belirtilerin ortaya çıkması halinde vakit kaybetmeden hekime başvurulması önem arz ediyor" ifadelerini kullandı.

Türkiye’deki Kamu Hastanelerinde Bir İlk; O Alandaki İlk Klinik TÜ’de Açıldı Haber

Türkiye’deki Kamu Hastanelerinde Bir İlk; O Alandaki İlk Klinik TÜ’de Açıldı

Trakya Üniversitesi (TÜ) Hastanesi’nde Kardiyoloji Aritmi Polikliniği ve Atriyal Fibrilasyon Polikliniği tanıtma toplantısı hastane başhekimlik toplantı salonunda gerçekleştirildi. Toplantıya; TÜ Rektör Yardımcısı ve Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sedat Üstündağ, TÜ Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Alkin Çolak, TÜ Hastanesi Başhekim Yardımcısı Prof. Dr. Ali Yılmaz, TÜ Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doçent Doktor Gökay Taylan katıldı. “NİTELİKLİ VE KAPSAMLI SAĞLIK HİZMETİ ALACAKLAR” Trakya Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sedat Üstündağ, “Edirne, 60–65 yaş üstü nüfus oranı yüksek illerimizden biridir. Bu da yaşa bağlı kalp hastalıklarının bölgemizde daha sık görülmesine neden olmaktadır. Hipertansiyon ve şeker hastalığıyla mücadele edilmeli, obeziteden kaçınılmalı, hareketli bir yaşam benimsenmeli, sigaradan uzak durulmalı ve özellikle tuz tüketimine çok dikkat edilmelidir. Hazır gıdalardan mümkün olduğunca kaçınılmalıdır. Herhangi bir çarpıntı, ‘kalbim pır pır ediyor’ şeklinde tarif edilen bir his dahi önemsenmeli ve vakit kaybetmeden bir kalp doktoruna başvurulmalıdır. Ne mutlu ki hastanemizde, kalp ritim bozukluklarını en ayrıntılı şekilde değerlendirebilecek bir elektrofizyoloji laboratuvarı ve bu alanda uzmanlaşmış değerli hekimlerimiz bulunmaktadır. Türkiye’de bu alanda ilk ünitelerden birini hayata geçirmenin, literatüre geçirmenin gururunu yaşıyoruz” dedi. “YAŞLANAN NÜFUSLA BİRLİKTE GÖRÜLME SIKLIĞI HIZLA ARTIYOR” TÜ Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doçent Doktor Gökay Taylan, “Toplumda en sık karşılaşılan ritim bozukluğu olan atriyal fibrilasyonun, gelişmeden önlenmesi, erken tanı konulması, tanı sonrası erken tedavi ve tedavi sonrasında rehabilitasyon sürecinin bütüncül bir yaklaşımla ele alınması amacıyla bu üniteyi kurmuş bulunuyoruz. Hastalarımızı sadece tedavi eden değil, süreci baştan sona değerlendiren bir anlayışla hizmet verecek bir yapı oluşturduk. Bu yönüyle ünitemizin hem tıp literatüründe hem de ülkemiz genelinde ilklerden biri olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Atriyal fibrilasyon; sakatlığa ve ölüme yol açabilen ciddi bir ritim bozukluğudur. Özellikle yaşlanan nüfusla birlikte görülme sıklığı hızla artmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, 2050–2060 yılları arasında bu hastalığın sıklığının en az 2 katına çıkması beklenmektedir. Bölgemizin yaş ortalamasının Türkiye genelinin üzerinde olduğunu düşündüğümüzde, bu ünitenin hayata geçirilmesinden büyük mutluluk duyuyoruz” ifadelerine yer verdi. “ERKEN TANI, HAYAT KURTARILIR” Taylan, “Vatandaşlarımız açısından belirtilerden de kısaca bahsetmek isterim. Atriyal fibrilasyon genellikle çarpıntı, kalbin hızlı ya da düzensiz atması hissiyle ortaya çıkar. Bunun yanı sıra nefes darlığı, baş dönmesi, bayılma atakları da görülebilir. Bu tür şikâyetleri olan kişilerin mutlaka bir kardiyoloji uzmanına, özellikle de ritim bozukluklarıyla ilgilenen elektrofizyoloji uzmanına başvurmaları büyük önem taşımaktadır. Çünkü erken tanı, hayat kurtarır. Bu hastalığın tek bir nedeni yoktur. En önemli etken yaşlanma olmakla birlikte; hipertansiyon, diyabet, obezite, kronik böbrek hastalıkları, akciğer hastalıkları, kanser ve stres gibi birçok faktör de ritim bozukluklarını tetikleyebilir. Bu nedenle atriyal fibrilasyon, en sık karşılaşılan ritim bozukluğu olarak karşımıza çıkmaktadır” diye konuştu. “ÇALIŞMALARIMIZA DEVAM EDİYORUZ” Taylan, “Hastanemizde, Kardiyoloji Aritmi Polikliniğimiz ve AF Bakım Ünitemizde, kardiyak aritmiler ve AF ile ilgili güncel tanı ve tedavilerin hepsi deneyimli ekibimiz ile gerçekleştirilmektedir. Trakya bölgesi ve Balkanlardan gelen sağlık turizmi hastalarına hastanemizde ileri teknolojik altyapımız ile başarılı tanı ve tedavi süreçleri uygulanmaktadır. Bu amaçla 2024 yılında açtığımız Aritmi polikliniğimizde yıllık 2 bin 500 civarı hastamıza poliklinik hizmeti, yine yıllık 400 civarı hastamıza kalp pili işlemleri ve 400 civarında hastamıza da kateter ablasyonu tedavisi yapmaktayız. Ayrıca aritmi hastalarına yaklaşımda araştırma görevlisi doktorlar ile uzman hekimlerin eğitim ve seminerleri yapılmaktadır. Bu açılardan Trakya bölgesinde hizmet veren tek merkez olarak çalışmalarımıza devam etmekteyiz” şeklinde konuştu. MERT ERİŞKİN

Prof. Dr. Arslan: ““Aşırı Kilolu İnsanlarda Kalp Krizi Riski Daha Fazla” Haber

Prof. Dr. Arslan: ““Aşırı Kilolu İnsanlarda Kalp Krizi Riski Daha Fazla”

Koroner anjiyografi, kalp damarlarındaki darlıkları göstermek için uygulanan bir yöntem. Özellikle kasıktan ya da kol damarlarından girilerekten kalp damarlarını kateter yoluyla görüntülemek için uygulanan yöntem, uzman hekimler tarafından sıklıkla kullanılıyor. Medicana Sağlık Grubu Doktorlarından Prof. Dr. Uğur Arslan, koroner anjiyografi işleminin faydalarını ve kimlere uygulanabileceği hakkında açıklamalarda bulundu. “KORONER ANJİYOGRAFİ İŞLEMİ YAKLAŞIK 10 DAKİKA SÜRER” 10 dakika gibi sürede kalp damarlarının görüntülendiğini ve dar olan kısımlara gerekli tedavinin yapılabileceğini dile getiren Medicana International Samsun Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Uğur Arslan, “Genellikle göğüs ağrısı olan, kalp krizi geçiren hastalarda uyguladığımız bir yöntemdir. Eş zamanlı olaraktan eğer balon veya stent ile açılabilecek lezyonlar tespit edilirse işlem esnasında tedavi amaçlı da kullanılabilir. Her invaziv işlemin olduğu gibi koroner anjiyografinin de riskleri vardır. Ancak koroner anjiyografi artık çok düşük risklerle yapılabilmektedir. Koroner anjiyografi işlemi yaklaşık 10 dakika kadar sürmektedir. Poliklinik şartlarında ya da acile başvuran hastalarda uygunluk belirlendikten sonra yapılabilmektedir” dedi. “KASIKTAN VEYA KOLDAN YAPILABİLİYOR” İşlemin kasıktan ve koldan girilerek kolaylıkla yapılabildiğine değinen Prof. Dr. Uğur Arslan, “Koroner anjiyografi her hastaya yapılabilecek bir işlemdir. Ancak tabii ki hastadan hastaya işlemin yapılabilirliği ve işlemin riskleri değişmektedir. Örneğin böbrek fonksiyonu bozuk hastalar daha yüksek risk taşımaktadır. Tabii ki işlemin girişimsel bir işlem olması nedeniyle kendine has riskleri mevcuttur ama genel olarak bakıldığında koroner anjiyografi düşük riskle yapılabilmekte olan bir işlemdir. İşlemin bir diğer avantajı da eğer ciddi darlık tespit edersek o darlıkların stent ya da balon dediğimiz yöntemlerle açılabilmesidir” diye konuştu. “AŞIRI KİLOLU İNSANLARDA KALP KRİZİ RİSKİ DAHA FAZLA” Kalp krizini tetikleyen faktörler hakkında da bilgi veren Prof. Dr. Arslan, “Kalp krizi, kalp damarlarında ani gelişen tıkanmaya bağlı göğüste ani başlayan ciddi bir ağrıyla ortaya çıkar genellikle. Terleme olabilir, bu ağrı kola vurabilir, boyna vurabilir, mideye vurabilir. Hastada ölüm korkusu geliştirebilir. Bazen farklı şikayetlerle de gelen hastalarımız olmaktadır. Özellikle şeker hastaları, yaşlı hastalarımızda daha farklı şikayetlerle de gelebilmektedir. Nefes darlığı gibi, bazısında karın ağrısı olabilir ilk şikayet olarak. Bazen hiç şikayeti olmadan da hastalar kalp krizi geçirebilir. Kalp krizi riskini artıran faktörler, başta çevresel faktörler ve kişiye has faktörler olarak ikiye ayrılabilir. Sigara içmek özellikle çok önemli bir risk faktörüdür kalp krizi için. Yine hipertansiyon hastaları, diyabet hastaları kalp krizi riski için yüksek risk taşırlar. Ailesinde erken yaşta kalp krizi geçiren kişilerde de kalp krizi riskinin yüksek olduğu gösterilmiştir. Yine kolesterol yüksekliği olan, obezitesi olan, aşırı kilolu olan hastalarda da koroner arter hastalığı ve kalp krizi riski daha çok bulunmaktadır” şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.