Hava Durumu

#Kemoterapi

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Kemoterapi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kemoterapi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kansere Karşı Üç Zorlu Mücadele Veren Hemşire Umudunu Yitirmedi Haber

Kansere Karşı Üç Zorlu Mücadele Veren Hemşire Umudunu Yitirmedi

Bir çocuk annesi 50 yaşındaki Bocuna, 2018 yılında göğüs ağrısı nedeniyle Kırklareli Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde sağlık taramasından geçti. Tetkiklerin ardından Bocuna'ya meme kanseri teşhisi konuldu. Erken tanıyla tedavisine başlanan Bocuna, geçen 8 yılda hastalığa karşı üç zorlu mücadele verdi. İlaç tedavisi devam eden Bocuna, Kırklareli Kanser Savaş Derneğinin etkinliklerine katılarak azmi ve neşesiyle diğer hastalara örnek oluyor. Yeşim Bocuna, 29 yıldır hemşire olarak görev yaptığını söyledi. Hastalığını erken evrede fark ettiğini belirten Bocuna, ilk teşhis konulduğunda endişelendiğini anlattı. Kısa sürede hastalığını kabullenerek tedaviye başladığını ifade eden Bocuna, "Mücadeleye başladıktan sonra ne kadar güçlü olduğunuzu fark ediyorsunuz. Tedavimde ilk önce kemoterapi aldım, daha sonra ameliyat oldum. Radyoterapi gördüm ve hastalığı atlattım. İlk teşhisten 5 yıl sonra hastalığım kemik ve lenf metastazı olarak geri döndü. Süreç yeniden başladı. Tekrar kemoterapi aldım ve yeniden sağlığıma kavuştum." diye konuştu. Kemoterapi aldığı dönemlerde saçlarının döküldüğünü anlatan Bocuna, çok zor süreçlerden geçtiğini dile getirdi. Bir kadın için saçların çok değerli olduğunu vurgulayan Bocuna, şunları kaydetti: "Hastalığın belki de psikolojik anlamda en zor yanı bu. Bir kadın için saçları çok kıymetli. Kemoterapi almaya başladığımda sorduğum ilk sorulardan biri buydu, 'Saçlarım dökülecek mi?' diye. Bunu kabullenmek, bunu yaşamak çok zor bir duygu. Aynada bambaşka bir kadın görüyorsunuz. Gördüğünüz kişinin siz olduğuna inanamıyorsunuz ama sonra alışıyorsunuz. Bizde klasikleşmiş bir söz var 'Saçların değil sen güzelsin, kanser değil sen güçlüsün.' Gerçekten de böyle. İkinci defa saçlarımın dökülmesi beni çok yıktı ama oğlum, ailem ve dostlarımın desteğiyle bu süreci de atlattım. Sevdiklerinizin desteğiyle bunlar aşılmayacak şeyler değilmiş. Bu süreci üçüncü kez yaşayan biri olarak söylüyorum; kanser değil, biz güçlüyüz." Kanserle mücadelenin çok yorucu bir süreç olduğunu fakat umudun yitirilmemesi gerektiğini belirten Bocuna, kanser denildiğinde akla hemen ölümün gelmemesi gerektiğini ifade etti. Bocuna, bu hastalıkta erken teşhisin hayati önem taşıdığını sözlerine ekledi.

Hastalıkla Savaşında En Büyük İlacı Fotoğraf Oldu Haber

Hastalıkla Savaşında En Büyük İlacı Fotoğraf Oldu

Eral, 2020 yılında yapılan rutin sağlık kontrollerinde akciğerinde tespit edilen lekenin ardından yapılan ileri tetkiklerle dördüncü evre akciğer kanseri teşhisi konulması üzerine tedaviye başladı. Eral, yaklaşık 8 saat süren ameliyatın ardından 4 kür kemoterapi aldı, 35-40 gün süren radyoterapi tedavisi gördü. Zorlu tedavi sürecinde fotoğrafçılıkla tanışan Eral, objektifin arkasına geçtiğinde yaşadığı sıkıntıları bir süreliğine unuttuğunu fark ederek bu alana yöneldi. Fotoğrafçılık alanında eğitim alarak kendini geliştiren Eral, Anadolu Üniversitesi Fotoğrafçılık ve Kameramanlık Bölümünden mezun oldu. Katıldığı ulusal ve uluslararası yarışmalarda çeşitli ödüller kazanan Eral, eserlerini açtığı sergilerle sanatseverlerle buluşturdu. Eral, AA muhabirine, yaklaşık 5 yıl süren tedavi sürecinin ardından sağlığına kavuştuğunu anlattı. Hastalığın hayatında önemli değişikliklere yol açtığını belirten Eral, "Bu süreç benim için bir dönüm noktası oldu. Aynı yaşam alışkanlıklarıyla devam edersem hastalığın tekrar etme riskinin yüksek olduğunu fark ettim. O dönemde uzun süredir ihmal ettiğim fotoğrafçılık aklıma geldi. Doğaya yöneldim, doğa fotoğrafları çekmeye başladım." dedi. - "Fotoğraf hastalığımı unutturdu" Fotoğrafçılığın kendisi için bir iyileşme süreci olduğunu vurgulayan Eral, şunları kaydetti: "Fotoğrafçılık benim için sadece bir hobi değil, aynı zamanda bir iyileşme süreci oldu. Kendimi hasta olarak görmekten vazgeçtim. İnsan kendini sürekli hasta olarak tanımlarsa hastalık da onunla kalmaya devam eder. Fotoğraf beni toplumun içine soktu ve bana hastalığımı unutturdu. Zamanla hem ruhsal hem fiziksel olarak iyileştim." Ruh sağlığının beden sağlığı üzerindeki etkisine dikkati çeken Eral, düzenli sağlık kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı. Fotoğraf çekerken aynı zamanda ulusal yarışmalara da katıldığını anlatan Eral, şöyle devam etti: "Uluslararası fotoğraf yarışmalarına katıldım. Birçok ülkeden ödüller kazandım. Fotoğraflarımdan biri Türkiye’yi temsil etti. Londra'da düzenlenen bir yarışmada 15 bin fotoğraf arasından seçilen 50 eser içinde iki fotoğrafım yer aldı. National Geographic'ten fotoğraflarımın yayımlanması için teklif aldım. Bunlar benim için büyük motivasyon kaynağı oldu."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.