Hava Durumu

#Kıbrıs

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Kıbrıs haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kıbrıs haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Atalay Edirne’den Yunanistan’a Seslendi; “Aklınızı Başınıza Alın” Haber

Atalay Edirne’den Yunanistan’a Seslendi; “Aklınızı Başınıza Alın”

Edirne’de 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlamaları kapsamında Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, Saraçlar Caddesi’nde düzenlenen mitingde konuşma yaptı. Miting, kortejin caddeye girmesinin ardından Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ve tüm şehitler için bir dakikalık saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, İYİ Parti İstanbul Milletvekili Mehmet Satuk Buğra Kavuncu, CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, İYİ Parti Edirne Milletvekili Mehmet Akalın, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Lalapaşa Belediye Başkanı Zafer Sezgin Geldi, sendika başkanları, işçiler ve vatandaşların katıldığı mitingde konuşan Atalay, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutladı. Geçinmenin her geçen gün zorlaştığını söyleyen Atalay; “Her sabah yeni zamlarla uyanmakta, emeğimizin karşılığının eridiğini görmekteyiz. Hayat pahalılığı dayanılmaz bir noktaya ulaştı. Ücretler aynı hızla artmamakta, alım gücü düşmekte. Eskiden işsiz olan yoksul sayılırdı, bugün çalışanlar da yoksullukla mücadele ediyor” ifadelerini kullandı. Atalay, ücretlilerin düzenlenen gelir vergisi tarifesinin ilk diliminin 2026 yılı için 190 bin TL belirlendiğini ifade ederken; “Geçmiş yıllarda yılın son aylarında ikinci vergi dilimine girmeyen birçok işçi, günümüzde Nisan ayında ikinci vergi dilimine giriyor. İşçi de yılda 12 ay çalışıyor, ortalama 2 ayını vergiye veriyor. Bu dayanılacak bir vergi düzenlemesi değil. Onun için ülkeyi yönetenler; bu ülkenin çalışanlarının bir an evvel vergiyle ilgili yeni düzenlemeye ihtiyacı var. Dayanma gücümüz kalmadı” dedi. “YASAL DÜZENLEMEYE İHTİYAÇ VAR” Örgütlenmede yaşanan problemlere dikkat çeken Atalay; “Bu ülkede 18 milyon çalışan var. Yüzde 14’ü örgütlü. Bu durum, bu ülkede 2026 yılında kabul edilebilir bir durum değil. Örgütlendiğin zaman patronların büyük bir bölümü kapının önüne koyuyor. Sendika mücadelesi 7 sene sürüyor. Dava Edirne’deyse patron mahkemeyi Elazığ’da açıyor. Bu olumsuz 3 sene de öyle devam ediyor. Bu durum kabul edilebilir değil. Bu ülkede işçi, emekçiyle ilgili yasal düzenlemeye ihtiyaç var” sözlerine yer verdi. “AMERİKA’YA İSRAİL’E LANET OLSUN” Atalay, dünyanın farklı coğrafyalarında yaşanan savaşların yalnızca sınırları değil, hayatları da derinden etkilediğini belirterek; “Gazze'de süren yıkım, İran çevresi, tırmanan çatışmalar, milyonca insanı yerinden etmekte, emeği yok sayan bir zemin sonuçlarını ortaya çıkmaktadır. Savaşın olduğu yerde üretim durmakta, insanlar işsiz kalmakta, emek değersizleşmektedir. Göç etmek zorunda kalan milyonlarca güvensiz koşullarda yaşam mücadelesi veren bu kardeşlerimiz, özellikle 168 tane kız çocuğunu hiç günahı olmadan bombalayanlara lanet olsun. Amerika'ya, İsrail'e onun başındaki Netenyahu’ya lanet olsun” dedi. Kısa sıra önce 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın kutlandığını hatırlatan Atalay; “Ülkemizde çocukların yeri okuldur. Ancak derinleşen yoksulluk ne yazık ki birçok çocuğu çalışma hayatına itmekte. Oysa parkta oynaması, arkadaşlarıyla koşup yürümesi gereken çocuklar, bugün çalışmaktadır. Çocuklar, hayatlarının başında ağır sorumluluklar üstlenmekte, hayallerini, umutlarını, çocukluklarını kaybetmekte. İş kazasında geçen sene yanlış ölen çocuk sayısı 94, son 10 senede 900 tane çocuk can verdi. Bunlar bizim çocuklarımız” ifadelerine yer verdi. “ZARARLI ÇIKARSINIZ” Atalay, Yunanistan yetkililerin 2 günde bir açıklama yaptıklarını belirterek; “Diyorlar ki Kıbrıs bizim. Diyorlar ki Fransa yanımızda, İsrail yanımızda, Amerika yanımızda. Bizim onlarla ilgili sorunumuz yok. Aklınızı başınıza alın, biz dibinizdeyiz. Ben Edirne'den, Türkiye’den sesleniyorum. Aklınızı başınıza alın. Bizim sizinle bir işimiz yok. Toprağınızla işimiz yok. Bayrağımıza göz dikmeyin. Ülkemize göz dikmeyin. Sonra zararlı çıkarsınız, haberiniz olsun. Biz bu alanda silahsız askeriz, silahsız emekçiyiz” diye konuştu. Atalay’ın konuşmasının ardından İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ve Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutladılar. Konuşmaların ardından miting sona erdi. MEHMET EFECAN HIDIROĞLU

Muhsin Yazıcıoğlu, Vefatının 17. Yıldönümünde Kabri Başında Anıldı Haber

Muhsin Yazıcıoğlu, Vefatının 17. Yıldönümünde Kabri Başında Anıldı

Kahramanmaraş’ın Göksun ilçesinde 25 Mart 2009 tarihinde helikopter kazasında şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden Büyük Birlik Partisi’nin kurucusu ve ilk Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, vefatının 17. yılında sevenleri tarafından Ankara’da Taceddin Dergahı’ndaki kabri başında dualarla anıldı. Gerçekleştirilen anma programına BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, parti yöneticileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda dualar edildi. Törende konuşan Destici, Muhsin Yazıcıoğlu’nun hayatı boyunca milletine ve devletine bağlı bir mücadele yürüttüğünü belirtti. Yazıcıoğlu’nun ortaya koyduğu dava şuurunun ve ilkelerin bugün de yollarını aydınlatmaya devam ettiğini ifade eden Destici, şehit liderlerini rahmet, minnet ve özlemle anacaklarını sözlerine ekledi. Merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun davası uğruna mücadele ettiğini belirten Destici, "Muhsin Yazıcıoğlu, tam bir iman eriydi. İçi İslam, bedeni ise Türk’tü. Dışı içine teslim olmuştu. Muhsin Başkan, hayatını Allah’ın peygamberimize ve onun da bize tebliğiyle yeryüzüne indirdiği Kur’an’a göre yaşadı. Kur’an ahlakına sahipti. Tam bir Müslüman’dı. Bu hususlardan asla taviz vermedi. Davası; Allah, Kur’an, Resullullah, İslam ve Türklük davasıydı. Son nefesine kadar da bu davası ve ülküsü uğrunda mücadele etti, şehit oldu" diye konuştu. Anma programı kapsamında Yazıcıoğlu’nun kabri başına karanfiller bırakılırken, vatandaşlar da dua ederek merhum lideri yad etti. Ayrıca bir vatandaş; Yazıcıoğlu’nun kabrine Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden geldiğini belirterek, Kıbrıs Şehitliği’nden Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Bayrağı’nı ve toprağını Yazıcıoğlu’nun mezarına bıraktı.

Tuna Ortaylı'dan Babası İlber Ortaylı'ya Hüzün Dolu Veda Haber

Tuna Ortaylı'dan Babası İlber Ortaylı'ya Hüzün Dolu Veda

İstanbul'da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden usta tarihçi İlber Ortaylı bugün son yolculuğuna uğurlanacak. Fatih Camii'nde son yolculuğuna uğurlanacak İlber Ortaylı için ilk tören yıllarca çalıştığı Galatasaray Üniversitesi'nde yapıldı. Tören öncesi bölgede güvenlik önlemi alınırken, uzun kuyruklar oluşturan vatandaşlar üniversiteye alınırken kimlik kontrolünden geçirildi. Törende siyaset, sanat ve spor camiasından çok sayıda isim bulundu. Törene AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, Eski KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Galatasaray Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdurrahman Muhammed Uludağ, İlber Ortaylı'nın kızı Tuna Ortaylı, Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, Ortaylı'nın yakınları, akademisyenler, öğrencileri katıldı. Tören İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Tören esnasında İlber Ortaylı'nın avukat arkadaşı Tayfun Akca Topuz fenalaştı. Topuz'a tören alanında bulunan sağlık ekipleri müdahale etti. Topuz, tedbir amaçlı hastaneye kaldırıldı. İlber Ortaylı'nın kızı Tuna Ortaylı, "Bugün burada babam İlber Ortaylı'nın yaptığı bütün işler arasında en kıymet verdiği akademisyenlik mesleği için bir şeyler söylemek istiyorum. Akademik kariyeri boyunca yurt içi ve yurt dışında birçok yerde hocalık yaptı. Konferans ve sempozyumlarda konuşmaları oldu. Sadece ülke için ulusalarası akademik camiada da çok sevilen ve sayılan bir meslektaşınız oldu. Öğrencilerinden büyük sevgi ve saygıyla söz ederdi. Çalışmaya başladığı ilk yıldan itibaren burada tanıdığı farklı kuşaklardan meslektaşlarıyla yaptığı derin entellektüel konuşmalardan çok besleniyordu. Kendi genç meslektaşları için övgülerde buluyordu. Onlarla akran gibi kahkahalarla gülerdi. Hastane sürecinde etrafı kitapları, sözlükleri ve gazetelerle çevriliyken bir yandan da çıkacak kitabının tavsirini yapıyordu. Dün Kronik Kitap'taki odasına girdiğimde masanın üzerinde kalan yarım tashihi görmek içimi acıttı. Düşününce hayatını dolu dolu yaşamış ama hala yaşamaya doyamamış bu adamla baba olarak daha gezilecek çok yer, torunlarıyla geçireceği çok vakit, gülünecek çok anlar vardı. Ben kendisiyle ilgili olarak bir tek bunlara hayıflanıyorum. Umarım sizler de İlber Hocayı düşününce kendisiyle yapılmamış şeylerin burukluğunu hissediyorsunuzdur" diye konuştu. Eski KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, "İlber hocayı budan 35 yıl önce tanıdım. Bana hep Tatar kardeşim diyordu. Kendisi bir Kırım Tatarı ben de öyle. Ortak bir özelliğimiz vardı. Yıllar sonra Cumhurbaşkanı olduktan sonra kendisini sık sık arayıp Kıbrıs'a davet ettim. Her davete geldi. Üniversitelerde konuşmalar yaptı. En son 12 Haziran günü yeni Cumhurbaşkanı yerleşkesinde o büyük 500 kişilik salonu tıka basa doldurduk. Kendine has üslubuyla çok güzel konuşmalar yaptı, tavsiyelerde bulundu. Bazıları farklı anladı ama o kalbinden konuştu. O gerçek bir Türk milliyetçisiydi. Sadece Türkiye'de yaşayan vatandaşlar için değil Balkanlar'da diğer ülkelerde Türk devletlerinde ve de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki kardeşlerin davasına inanmış ve engin bilgisiyle Kıbrıs Türkü'nün verdiği mücadelenin ne kadar asil bir mücadele olduğunu, egemenlik temelinde kendi devletiyle bu yolu yürümesi gerektiğini orada ifade etmiş. Bunlar hep kayıtlara geçmiş. Her lisanla verdiği güçlü mesajlarla Türk'lüğe, Türkiye'ye bütün ulusuna, milletine büyük hizmetler vermiştir. Mekanı cennet olsun nur içinde yatsın" dedi. Tiyatro sanatçısı Prof. Zeliha Berksoy ise, "İlber benim 19 yaşımdan beri arkadaşımdı. 60 yıllık bir dostluktu. Çok kıymetli ve alışılmışın dışında bir tarihçiydi. Tarihi yer ve yurdunda, 5 kıtada takip ederdi. Üniversitedeki tüm kitaplara hakim, insan ilişkilerine inmiş ve dünyayı gezmiş bir bilim adamıydı. Müthiş bir bilgi birikimi vardı. Akılalmaz bir hafızaya sahipti. Tüm bilim insanlarıyla da yakın dostluğu vardı. Öğrencileri, gençleri çok sevdi, onları yetiştirmek için memleketinden asla ayrılmadı. Canı istese dünyanın en iyi üniversitelerinde yer alırdı ama o memleketinde ömrünü geçiren, milletine bağlı yüce ruhlu bir insandı. Allah rahmet eylesin" dedi. Tayfun Topuz Akca ise, "İlber Ortaylı ile en son 15 gün önce telefonda görüştüm. İyi olduğunu söyledi. Dilekleri, duyguları, temmennilerini aktardı. Eşim de onun gibi profesördü. Onları arka arkaya kaybettim. İlber'in hiçbir arzusu yoktu. Hepimizin arzumuz da onun varlığını sürdürmesiydi. Onunla dolu dizgin vakit geçirebilmeyi anımsamayı istemiştik. İlkokul çocukları bile onun düşüncelerinden neler öğrettiler. Zekası çocuklara sirayet etmişti. Dostluğumuz 30 yıla dayanıyordu. Hepimizin başı sağ olsun" diye konuştu. Ortaylı'nın kitaplarını okuyarak büyüdüğünü söyleyen Mete Şafak, "Tarihe ilgiydim. Onun kitaplarını okuyarak büyüdüm. Tarihe çok katkısı olan biriydi. Akademideki bilgiyi halka anlattı. Yeri uzun süre doldurulamaz. Herkes ortak bir hüzünde birleşti. Ben de onu anmak için buraya geldim" diye konuştu. İlber Ortaylı'nın 60 yıllık arkadaşı olduğunu söyleyen Füsun Özbilgen de, "Üniversite yıllarından arkadaşımdı. Bambaşka, kendine özel, zeki, müthiş hafızası olan, espirili olan hayaty keyifle yaşayan bir insandı. Çok büyük bir değerdi. Kaybından çok büyük acı duyuyorum. Bu okulun bahçesinde güzel anılarımız var. Ama buraya kadarmış. Derin bir acı duyuyorum. Herkesle dost herkesle müthiş iletişim kuran biriydi. Benim tanıdığım İlber çok özel bir insandı" dedi. Salih Güngör Musaoğlu ise, "İlber Hocanın vefatı beni çok fazlasıyla üzdü. Ve çok değerli bir bilimadamıydı. Çok üzüntülüyüm. Mekanı cennet olsun. Ülkemin başı sağolsun" şeklinde konuştu.

Tekirdağ'da Çorlu Deneyap Teknoloji Atölyesi Açıldı Haber

Tekirdağ'da Çorlu Deneyap Teknoloji Atölyesi Açıldı

Çorlu Kapaklı Spor Salonu'nda düzenlenen program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Programda Türkiye Teknoloji Takımı (T3) Vakfı'nın çalışmalarının yer aldığı video izletildi. Tekirdağ Valisi Recep Soytürk, konuşmasında, atölyenin kente ve gençlere hayırlı olmasını diledi. Siyasi ve ekonomik bağımsızlığın en önemli koşullarından birinin bilim ve teknoloji üretmek olduğunu belirten Soytürk, "Dünyada en güçlü ülkeler, kendi teknolojisini üreten, bilim ve teknolojide dışa bağımlı olmayan ülkelerdir. Bu gerçeklerden hareketle devletimiz bilim ve teknoloji geliştirmeye yönelik politikaları hayata geçirmiştir." dedi. Soytürk, yerli ve milli teknoloji hamleleriyle Türkiye'nin birçok teknolojik ürünü üretmeye başladığını dile getirdi. Türkiye Teknoloji Takımı (T3) Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Elvan Kuzucu Hıdır da bugün 132. Deneyap atölyesini açtıklarını söyledi. Deneyap atölyelerinin bugünden itibaren eğitim faaliyetlerine başlayacağını belirten Hıdır, şunları kaydetti: "Deneyap atölyeleri teknolojiyi sadece tüketen değil, üreten gençler yetiştirmek amacıyla kuruldu. Geleceğin teknoloji yıldızlarını ortaokul ve lise yıllarından itibaren yetiştirmek için atölyeleri faaliyete geçirdik. Bu heyecanı 81 ile yaydık. Kırgızistan, Azerbaycan, Kıbrıs ve Karabağ'da da atölyelerimiz faaliyetlerini sürdürüyor." AK Parti Tekirdağ Milletvekili Gökhan Diktaş, Çorlu Belediye Başkanı Ahmet Sarıkurt ve T3 Vakfı Marmara 3. Bölge Sorumlusu Emrah Hekim de programda konuşma yaptı. Konuşmaların ardından Vali Soytürk ve katılımcılar, Çorlu Gençlik Merkezi'ndeki Deneyap Teknoloji Atölyesi'nin açılışını yaptı. Programa Çorlu Kaymakamı Niyazi Erten, İl Emniyet Müdürü Ahmet Metin Turanlı, İl Jandarma Komutanı Albay Ali Güngör, Çorlu Cumhuriyet Başsavcısı Bilgehan Yücel, aileler ve öğrenciler katıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.