Hava Durumu

#Kitap Okuma

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Kitap Okuma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kitap Okuma haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Emekli Öğretmenin Kitap Sevgisi 73 Yıldır Sürüyor Haber

Emekli Öğretmenin Kitap Sevgisi 73 Yıldır Sürüyor

1944 yılında Kırklareli'nde dünyaya gelen Turan, babasının yönlendirmesiyle 9 yaşında kitap okumaya başladı. Kitap sevgisinin etkisiyle öğretmen olmaya karar veren Turan, 1965 yılında Diyarbakır'da göreve başladı. Yaklaşık üç yıl sonra memleketi Kırklareli'ne atanan Turan, öğrencilerine laboratuvar çalışmaları ve doğa gözlemlerinin yanı sıra araştırma ve kitap okuma alışkanlığı kazandırmak için kütüphane gezileri düzenledi. 1996 yılında emekli olan Turan, kitap okumayı yaşamının bir parçası haline getirdi. Hemen hemen her gün Kırklareli İl Halk Kütüphanesine giden Turan, gençlerle birlikte kitap okuyarak çevresine örnek oluyor. Turan, AA muhabirine, kitap okumanın insanı zenginleştirdiğini ve kendisini özgür hissettirdiğini söyledi. Kitaplara ve kütüphanelere ayrı bir ilgisinin olduğunu belirten Turan, "Ben kitap olmadan bir yere gitmeyi bile düşünmem. Uzun bir yolculukta mutlaka yanıma kitap alırım. Kütüphaneler, okuma ve araştırma zevki olanlar için harika mekanlar." dedi. Kütüphanelerin artık daha modern ve konforlu hale geldiğini ifade eden Turan, kitap okumanın içten gelen bir alışkanlık olduğunu dile getirdi. - "Kitabın değeri bambaşka" Turan, kitap okumanın kendisi için vazgeçilmez olduğunu vurguladı. Türkiye'de artık her ilçede kütüphane olduğunu belirten Turan, "Kitabın değeri bambaşka benim gözümde. Çok güzel kütüphaneler açılıyor. İnanın ben gece yattığımda en azından 5-10 sayfa okumadan uykuya geçemiyorum. Öyle alışmışım, eksiklik hissederim, üzülürüm." diye konuştu.

68 Yıldır Kitap Okuyan Emekli Zabıt Katibi, Gençlere Örnek Oluyor Haber

68 Yıldır Kitap Okuyan Emekli Zabıt Katibi, Gençlere Örnek Oluyor

Henüz 10 yaşındayken kitaplarla tanışan Kazancı için okuma, zamanla vazgeçilmez bir tutkuya dönüştü. Yıllar içinde bu alışkanlığını hiç bırakmayan Kazancı, ilerleyen yaşına rağmen düzenli olarak kütüphaneye giderek farklı türlerde kitaplar okumaya devam ediyor. Kazancı, geçen yıl 100 kitap okuyarak Namık Kemal İl Halk Kütüphanesi'nin en çok kitap okuyan üyesi oldu. Okumayı "en güzel hastalığım" olarak tanımlayan Kazancı, kitapların hayatında önemli bir yer tuttuğunu söyledi. Uzun yıllardır kitap okumaktan vazgeçmediğini belirten Kazancı, "Çok uzun senelerdir okuyorum. Küçüklükten beri ne bulursam okurum. Kitap ayırmam. Her hafta kütüphaneye geliyorum, kitap alıyorum, okuyorum, geri getiriyorum. Okumak bana çok güzel duygular hissettiriyor." dedi. Kitap okumanın insanı hem zihinsel hem de ruhsal olarak geliştirdiğini ifade eden Kazancı, boş bulduğu her anı okuyarak değerlendirdiğini dile getirdi. "Gece de okurum, gündüz de okurum. Emekli olduktan sonra zamanım daha da arttı. Parkta bile kitap okurum" diyen Kazancı, çevresindekilere de kitap okumayı tavsiye ettiğini aktardı. Kazancı, özellikle gençlerin kitap okumaya daha fazla yönelmesi gerektiğini vurgulayarak, "Kitap okumak insanlara çok şey kazandırıyor. İnsanları sevmeyi, saygıyı, hayatı öğretiyor. Ama maalesef bazı insanlarda okuma merakı yok." diye konuştu. Namık Kemal İl Halk Kütüphanesi Müdürü Gülcan Keloğlu da Kazancı'nın kitap okuma alışkanlığıyla topluma örnek olduğunu belirtti. Kazancı'nın kütüphanenin en aktif üyelerinden biri olduğunu ifade eden Keloğlu, "Birsen amca bizim için sadece bir okuyucu değil, aynı zamanda okuma kültürünün yaygınlaşmasına katkı sağlayan bir isim." ifadelerini kullandı.

81 İl Okuyor, Edirne İlham Oluyor Haber

81 İl Okuyor, Edirne İlham Oluyor

Edirne’de Kütüphane Haftası etkinlikleri kapsamında Selimiye Meydanı renkli görüntülere sahne oldu. Kentteki farklı okullardan gelen öğrenciler, geleneksel gölge oyununun simge karakterleri Hacivat ve Karagöz ile birlikte kitap okuyarak hem kültürel hem de eğitsel bir etkinliğe katıldı. Kurtuluş İlkokulu, 80. Yıl İlkokulu ve çeşitli liselerden öğrencilerin yer aldığı etkinlikte, kitap okuma alışkanlığına dikkat çekildi. Katılımcı öğrenciler ellerindeki kitaplarla meydanda toplu okuma gerçekleştirdi. Edirne İl Kültür ve Turizm Müdür Yardımcısı Kenan Koçak, etkinliğin amacının çocuklar ve gençler arasında farkındalık oluşturmak olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bu yılki ana temamız ‘iyileştiren kütüphane’. Amacımız gençlere ve çocuklara ulaşarak hem kitabı sevdirmek hem de geleneksel kültürümüzü yaşatmak. Bu yüzden Hacivat ve Karagöz’ü de etkinliğimize dahil ettik.” Koçak, etkinliğin anlamına dikkat çekerek, “Selimiye’nin gölgesinde bir araya gelerek kitapların iyileştirici gücünü vurgulamak istiyoruz. Herkesi sadece bu hafta değil, yıl boyunca kütüphanelerimize davet ediyoruz” dedi. Selimiye’nin gölgesinde gerçekleştirilen etkinlikte “Her sayfa bir umut”, “Bilgiyle iyileş, kitapla güçlen” ve “Okuyan şehir, derin gelecektir” gibi mesajlar taşıyan dövizler de dikkat çekti. MEHMET EFECAN HIDIROĞLU

Çocuklarda Ekran Kullanımı ve Süresi Gelişimini Etkiliyor Haber

Çocuklarda Ekran Kullanımı ve Süresi Gelişimini Etkiliyor

Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Çocuk Gelişim Uzmanı Hümeyra Özsoy, araştırmaların, çocukların özellikle tablet, telefon ve televizyon gibi ekranlara çok erken yaşlarda eriştiğini ve çoğu zaman önerilen sürelerin üzerinde ekran başında zaman geçirdiğini gösterdiğini belirterek, "Ülkemizde yapılan çalışmalar da benzer sonuçlara işaret etmektedir. 2-5 yaş arası çocukların büyük bir bölümünün günde iki saatten fazla ekran karşısında kaldığı, 3-6 yaş grubunda ise günlük ekran süresinin ortalama 3 ila 8 saate kadar ulaştığı bildirilmektedir" dedi. Özsoy, aşırı ekran süresinin çocuklar için zararlarını şu şekilde sıraladı: "Öz düzenleme becerilerinde zorluk, dil gelişiminde gecikme, dikkat problemleri, duygu anlama ve düzenlemede güçlük, saldırgan davranışlar, dikkat eksikliği ve hiperaktivite ve otizm belirtileri gibi birçok bilişsel ve sosyal gelişim alanında olumsuz sonuçlar". Ekran süresinin etkilerinin yalnızca sürenin uzunluğuna bağlı olmadığını belirten Özsoy, "İzlenen içeriğe ve ekranın ebeveyn eşliğinde mi yoksa yalnız mı kullanıldığına göre de değişmektedir. Özellikle küçük yaş çocuklarda, ekranın tek başına ve kontrolsüz kullanımı olumsuz etkileri artırmaktadır. Bununla birlikte, arka planda açık televizyonun bile çocukların dikkat, oyun kalitesi ve iletişim becerilerini olumsuz etkilediği bilinmektedir. Çocukların ekran süresini etkileyen önemli faktörler arasında ebeveyn eğitim düzeyi, ailede ekran kullanım alışkanlıkları, ebeveyn stres düzeyi ve ev içi kuralların varlığı yer almaktadır. Ebeveyn ekran süresi arttıkça çocuğun ekran süresinin de arttığını, ev içinde açık kurallar olduğunda ise ekran süresinin azaldığı görülmektedir. Dünya Sağlık Örgütü, 1-4 yaş arası çocukların gün içinde en az 180 dakika hareket etmesini ve bir saatten uzun süre hareketsiz kalmamasını önermektedir. Aşırı ekran kullanımı, çocuklarda hareketsizlik, uyku bozuklukları, obezite riski ve davranış problemleri gibi sonuçlara yol açabilmektedir. üç yaş, beynin en hızlı geliştiği dönemdir. Ekranla geçirilen fazla süre, çocuğun keşfetme, oyun oynama, iletişim kurma ve sosyal etkileşim fırsatlarını azaltıyor. Bu nedenle ekran yerine aktif oyun, açık hava etkinlikleri, kitap okuma ve ebeveyn eşliğinde etkileşim, çocukların sağlıklı gelişiminde kritik bir rol oynuyor. Teknolojiyi hayatımızdan tamamen çıkarmak mümkün değil; önemli olan çocuğun gelişimsel ihtiyaçlarını gözeterek ekranı dengeli, sınırlı ve bilinçli şekilde kullanmasını sağlamaktır" dedi. Özsoy, ailelerin ekran kullanımını yönetebilmesi için şu önerilerde bulundu: "Ekran kullanımını yaşa göre sınırlandırın. 0-2 yaş sıfır ekran. (yaş x 10 dk) Mümkün oldukça ekranı birlikte aktif kullanın. Kaliteli, yaşa uygun içerikleri tercih edin. Ekranı ödül, ceza veya sakinleştirme aracı olarak kullanmayın Açık hava oyunlarını ve fiziksel aktiviteleri günlük rutine ekleyin. Ev içinde ekran kullanımına dair net kurallar oluşturun".

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.