Hava Durumu

#Konferans

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Konferans haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Konferans haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Çelik Sektörü İstanbul'da Buluşacak Haber

Çelik Sektörü İstanbul'da Buluşacak

Türkiye’nin çelik sektöründeki güçlü ve istikrarlı konumu, bu önemli organizasyonun İstanbul’da düzenlenmesinde belirleyici rol oynuyor. Dünya çelik ticaretinin tüm paydaşlarını tek çatı altında buluşturacak zirve, sektörün geleceğine yön verecek stratejik temaslara ve yeni iş birliklerine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Zirveye, 80 farklı ülkeden 500’ün üzerinde üst düzey katılımcı ile 40’tan fazla uluslararası konuşmacının katılım sağlaması bekleniyor. Konferans programı kapsamında; dünya çelik piyasalarında arz-talep dengesi, ticaret savaşlarının sektöre etkileri, Avrupa, Amerika, Afrika ve Asya pazarlarındaki güncel gelişmeler ile yeşil dönüşüm ve sürdürülebilirlik başlıkları masaya yatırılacak. Zirvenin yalnızca bugünü değil, sektörün geleceğini de şekillendireceğine dikkat çeken Dünya Çelik Birliği Başkanı Uğur Dalbeler, "Türkiye, üretim gücü, ihracat kabiliyeti ve geniş pazar ağıyla küresel çelik ticaretinde çok önemli bir konumda bulunuyor. İstanbul ise bu gücün dünyaya açılan vitrini. Avrupa’dan Asya’ya, Orta Doğu’dan Afrika’ya uzanan ticaret ağlarının kesiştiği bu şehirde, dünya çelik sektörünü bir araya getirmek son derece anlamlı. Steel Networking Summits 2026, firmalarımızın yeni pazarlara erişimini kolaylaştıracak, doğrudan ticarete dönüşebilecek temasların önünü açacak. Bu organizasyonun, Türkiye’nin küresel çelik ticaretindeki stratejik konumunu daha da güçlendirecek tarihi bir buluşma olacağına inanıyoruz" dedi.

Edirne'de Türkiye’nin Deprem Gerçeği Konuşuldu Haber

Edirne'de Türkiye’nin Deprem Gerçeği Konuşuldu

‎Edirne'de “Türkiye’nin Deprem Gerçeği” konulu konferans, Trakya Üniversitesi (TÜ) ev sahipliğinde gerçekleştirildi. ‎Program, üniversitenin Ayşekadın Yerleşkesi Aheste Sosyal Tesisleri’nde düzenlenirken; moderatörlüğünü TÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Eylem Bayır üstlendi. Etkinliğin konuşmacısı ise Prof. Dr. Mehmet Ali Kaya oldu. ‎“DEPREM KONUSU ÜZERİNDE ISRARLA DURMALIYIZ” ‎Açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Eylem Bayır, üniversitelerin yalnızca akademik çalışmalarla değil, toplumla iç içe etkinliklerle de sorumluluk üstlendiğini vurguladı. Bilim kafe etkinliklerinin halkı bilimsel konularda bilgilendirmeyi amaçladığını belirten Bayır, daha önce sağlık temalı programlar düzenlediklerini, üçüncü etkinliği ise deprem başlığıyla gerçekleştirdiklerini ifade etti. ‎Depremin hem ülke hem de toplum açısından hayati bir mesele olduğuna dikkat çeken Bayır, organizasyonda emeği geçen akademisyenlere, öğrencilere ve yönetime teşekkür ederek verimli bir etkinlik temennisinde bulundu. ‎ “SON 125 YILDA 47 BÜYÜK DEPREM” ‎Sunumunda Türkiye’nin deprem istatistiklerini paylaşan Prof. Dr. Mehmet Ali Kaya, 6,5 büyüklüğünün üzerindeki depremlerin yıkıcı etkisine dikkat çekti. Kaya, son 125 yılda bu büyüklükte 47 deprem meydana geldiğini belirterek, bunun yaklaşık her iki buçuk yılda bir ciddi bir deprem anlamına geldiğini söyledi. ‎Dünya literatüründe 7 ve üzerindeki depremlerin “büyük”, 8 ve üzerindekilerin ise “çok büyük” olarak tanımlandığını ifade eden Kaya, aynı 125 yıllık süreçte 7 ve üzeri büyüklükte 19 deprem yaşandığını kaydetti. Bu verilerin, yaklaşık her 20 yılda en az üç büyük deprem yaşandığını ortaya koyduğunu dile getirdi. ‎Kaya, 1999 Kocaeli, 2010 Van ve 2023 Kahramanmaraş depremlerini hatırlatarak Türkiye’nin yakın tarihinin de bu tabloyu doğruladığını ifade etti. ‎“DEPREM ANADOLU’NUN BİNLERCE YILLIK GERÇEĞİ” ‎Depremlerin yalnızca modern dönemle sınırlı olmadığını belirten Kaya, Anadolu’daki tarihsel ve arkeolojik bulguların da binlerce yıldır yıkıcı depremler yaşandığını gösterdiğini söyledi. İmparatorluk dönemlerinden itibaren depremlerin kayıt altına alındığını aktaran Kaya, Çin, Roma, Pers, Selçuklu ve Osmanlı arşivlerinde önemli deprem kayıtlarının bulunduğunu ifade etti. ‎Arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılan ve yaklaşık 7 bin yıl öncesine tarihlenen deprem izlerine değinen Kaya, fay kırıkları ve yıkım bulgularının Anadolu’nun kadim bir deprem coğrafyası olduğunu kanıtladığını belirtti. ‎“DEPREM SADECE FAY HATTI ÜZERİNDE OLMAZ” ‎Deprem riskinin yalnızca bilinen büyük fay hatlarıyla sınırlı olmadığını söyleyen Kaya, Türkiye’nin farklı bölgelerinde de beklenmedik depremler yaşanabildiğine dikkat çekti. 1953 yılında Edirne’de meydana gelen 5 büyüklüğündeki depremi örnek gösteren Kaya, “Türkiye’nin her yerinde deprem gerçeğini kabul etmek zorundayız” dedi. Dünyanın yaşayan ve hareketli bir gezegen olduğunu vurgulayan Kaya, milyonlarca yıllık jeolojik süreçte Anadolu’nun şekillendiğini belirterek, “Deprem bu coğrafyanın kaçınılmaz bir gerçeği. Önemli olan bunu bilerek yaşamak ve hazırlıklı olmak” ifadelerini kullandı. ‎MEHMET EFECAN HIDIROĞLU

Öğretmenlere, Lösemide Erken Teşhisin Önemi Anlatıldı Haber

Öğretmenlere, Lösemide Erken Teşhisin Önemi Anlatıldı

Edirne’de Lösemili Çocuklar Vakfı (LÖSEV) ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın birlikte yürüttüğü proje kapsamında Akmercan İmam Hatip Lisesi Konferans Salonu’nda Kanser Farkındalık Eğitimi düzenlendi. Kanserde erken teşhisin önemine vurgu yapılan konferansta okullarda öğretmenlerin farkındalığının öneminin amaçlandığı belirtildi. Proje hakkında bilgi veren LÖSEV sorumlusu Seda Dikencili şunları ifade etti: “Bu proje kapsamında bizler öğrenci, öğretmen ve velilere yönelik kanser farkındalığıyla ilgili olarak eğitimler düzenliyoruz. Bugün de Milli Eğitim Bakanımızla ortak bu çalışmalarımızı yürütüyoruz ya da okullarla bireysel işbirlikleri gerçekleştirebiliyoruz. 2018 yılında Milli Eğitim Bakanlığıyla imzaladığımız bir protokol var. O protokol kapsamında bugün çalışmalarımızı hayata gerçekleştirmekteyiz. Bugün de Edirne'de rehber öğretmenlerimize önce LÖSEV’in çalışmalarından bahsettik, daha sonrasında doktorumuz lösemi ve erken tanıyla ilgili olarak bilgilendirme sunumu gerçekleştirdi. Bizler okullarda öğrenci ve öğretmenlere, velilere yönelik aslında kanser farkındalığını oluşturmayı hedeflemekteyiz. Bununla beraber gönüllü olan okullarımızda gönüllülük çalışmaları yapıyoruz, farkındalık etkinlikleri veya organizasyonları proje kapsamında da Milli Eğitim Bakanlığı ile birlikte yönetmekteyiz.” “TÜM KANSERLERDE ERKEN TEŞHİS ÇOK ÖNEMLİ” Konferansa konuşmacı olarak katılan Edirneli Aktivist, LÖSEV gönüllüsü Dr. Ertuğrul Tanrıkulu konuşmasında kanserde erken teşhisin önemine vurgu yaparak; “Lösemi belirtisi olarak halsizlik ve yorgunluk, gece terlemeleri, ateş, iştahsızlık ve kilo kaybı de birlikte lenf düğümlerinde şişme, tekrarlayan burun kanamaları, sık yaşanan enfeksiyonlar ve kolayca morarmalar kan kanseri belirtisinin bulgularıdır. Akut veya kronik löseminin neden olabildiği belirtiler ise boyun, koltuk altı ve kasık bölgesindeki lenf bezlerinde büyüme, halsizlik ve yorgunluk, kilo kaybı, gece terlemeleri, sık enfeksiyon geçirme, yüksek ateş, eklem ve kemik ağrısı, cildin kolayca morarması, kırmızı-mor renkte basmakla solmayan deri döküntüler, burun ve diş eti kanamalar ve iştahsızlıktır” dedi. Dr. Tanrıkulu, uzun süren halsizlik, solukluk ve dikkat dağınıklığının, öğretmenlerin dikkat etmesi gereken hususlar olduğunu ifade etti. ŞENER ŞENTÜRK

Hocaoğlu; “Bulgaristan’dan 800 Bin Türk Göç Etti” Haber

Hocaoğlu; “Bulgaristan’dan 800 Bin Türk Göç Etti”

Trakya Üniversitesi (TÜ) Göç ve Mücadele Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü tarafından, 18 Aralık Uluslararası Göçmenler Günü kapsamında konferans düzenlendi. Eczacılık Fakültesi Gazi Mustafa Kemal Atatürk Konferans Salonu’nda düzenlenen konferansta, Kırklareli Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Neriman Hocaoğlu, “Bulgaristan’dan Türkiye’ye Göçün Sosyal, Tarihsel ve Kimlik Boyutları” konusunda sunum yaptı. Konferansa; TÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Tan, Göç ve Mücadele Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Hacer Ateş, İl Göç İdaresi Müdürü Metin Nacioğlu, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Konferansın açılış konuşmalarını gerçekleştiren TÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Tan, Göç ve Mücadele Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Hacer Ateş, sunumları için Doç. Dr. Neriman Hocaoğlu’na ve tüm katılımcılara teşekkür ettiler. “TÜRKLER VE MÜSLÜMANLAR İSTENMEYEN NÜFUS HALİNE GELDİ” Açılış konuşmalarının ardından “Bulgaristan’dan Türkiye’ye Göçün Sosyal, Tarihsel ve Kimlik Boyutları” konusunda sunum yapan Hocaoğlu, Bulgaristan’dan Türklerin göçünün 100 yıllık bir mesele olduğunu söyleyerek; “Tam da Osmanlı sonrası Balkanlar’da yeni ulusların kurulmaya başladığı dönemde, Osmanlı vatandaşlarının istenmediği bir döneme girdi. 1877-78 dönüm noktası oldu. Türkler ve Müslümanlar istenmeyen nüfus haline geldi. Sistematik bir dışlanmanın başlangıcı oldu. Etnik ve dini kimlikler siyasallaşmaya başladı. Osmanlı-Rus Savaşı, Balkan Savaşları ve Birinci Dünya Savaşı derken neredeyse yüzde 50 oranında nüfusta bir azalma oldu” ifadelerini kullandı. “360 BİNDEN FAZLA KİŞİ OLDUĞUNU BİLİYORUZ” Hocaoğlu, Bulgaristan’daki Türklerin göçünün dalgalar halinde olduğunu belirterek; “1925’ten başlayarak 1989 da dahil olmak üzere 800 bin kişinin göç ettiği bir göç dalgası diyebiliriz. 1989-90 göçü aslında en ağır olanı diyebiliriz. 360 binden fazla kişi olduğunu biliyoruz. Bulgaristan’ın 1984 yılında başlayan sistematik bir asimilasyon politikası var. Bu göçe neden olan şey de temelde isim değişikliği, dil yasağı, dini baskı ve kültürel silme diyebiliriz. Gönüllü ya da gönülsüz her hâlükârda isminiz değiştiriliyordu. Çünkü Bulgar hükümeti, ‘Burada Türk yok, herkes Bulgar’ diyordu. İstemeyenler, direnenler pek çok işkenceye maruz kaldı, sürgün edildi. Belene’de yatan çok fazla Türk vatandaşı var. Bu zor bir süreç. Direnenlere verilen cevap da diğer insanların korkmasını sağlayıp ismini değiştirmesine neden oldu. İsmini değiştirilmeyen var mı? Hayır, herkesin ismi değiştirildi” dedi. “MEZAR TAŞLARINDAKİ İSİMLER DE DEĞİŞTİRİLDİ” Türkçe konuşulmasının da yasaklandığını ve konuşulması halinde cezaların uygulandığını hatırlatan Hocaoğlu; “Dini baskı ise İslami uygulamaların yasaklanması şeklinde oldu. Çocuğunuzu sünnet ettiremezsiniz, camiye gidemezsiniz, bayramlarınızı kutlayamazsınız. Kurban kestiniz mi diye evinize gelip dolabınızı kontrol ediyorlardı. Kimliğinizi ve kültürünüzü sistematik olarak değiştirmeye çalışan bir baskı ortamı vardı. Mezar taşlarındaki isimler de değiştirilerek Bulgarlaştırıldı. Şalvar giyilmesi yasaklanmıştı. Buna da ‘Yeniden Canlandırma Süreci’ diyorlar” sözlerine yer verdi. “ETNİK TEMİZLİK OLARAK TANINDI” Hocaoğlu, Bulgaristan’da Türklere yapılan zulmün ‘Etnik Temizlik’ olarak tanındığını söylerken; “2012 yılında Bulgaristan parlamentosunda ‘Etnik Temizlik’ olarak kınandı. Sistematik olarak bir politika uyguluyorsunuz ve bir etnik grubu yok etmeye çalışıyorsunuz. Bir zulüm uygulaması aslında” diye konuştu. UĞUR AKAGÜNDÜZ

Tekstil ve Startup Şirket Yetkilileri Üniversitelilerle Buluştu Haber

Tekstil ve Startup Şirket Yetkilileri Üniversitelilerle Buluştu

Trakya Üniversitesi (TÜ) Risk Yönetimi ve Kurumsal Sürdürülebilirlik Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Fehmi Yıldız Konferans Salonu’nda düzenlenen Sürdürülebilirlik Zirvesi-2’de, tekstil ve startup (girişim) yöneticileri öğrencilerle buluşarak şirketleri, sürdürülebilirlik ve girişimcilik hakkında bilgi verdi. Öğrenciler programa yoğun ilgi gösterdi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan program, üniversitenin tanıtım filminin izletilmesiyle devam etti. Programa; Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Tan, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cemile Arıkoğlu Ündücü, Bütçe Yönetimi Kurumsal Sürdürülebilirlik Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. İlknur Taştan, Zorlu Tekstil Kurumsal Yönetim ve Sürdürülebilirlik Raporlama Müdürü Nergis Satıcı, Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Girişimcilik ve Gençlik Direktörü Kadir Yusuf Öztürk, CarbonSmart Kurucusu Göktuğ Güngör, Algbio Kurucusu Selen Şenal ve öğrenciler katıldı. “SEKTÖRLE İŞ BİRLİĞİ HEDEFLEDİĞİMİZ BİR ZİRVE DAHA GERÇEKLEŞTİRİYORUZ” Gerçekleştirilen program hakkında konuşan Bütçe Yönetimi Kurumsal Sürdürülebilirlik Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. İlknur Taştan, “İkincisini düzenlediğimiz, sektörle iş birliği hedeflediğimiz bir zirve daha gerçekleştiriyoruz. Sürdürülebilirlik konusunda özellikle Zorlu Tekstil bizlerle. Zorlu Tekstil, biz biraz önce toplantıda da konuştuk kendileriyle. Sadece sürdürülebilirlik yaklaşımlarının sözlerinde değil, eylemlerinde olduğunu hissettim. Umarım siz de bugün bunu hissedeceksiniz. İkinci olarak diğer konuklarım, startuplar. Ülkemizin gelişimi için çok önemli. Çünkü yenilikçi girişimler bunlar. Özellikle bugün gelecek girişimleri göreceksiniz birazdan. Sürdürülebilirliği destekleyen girişimler. Bunların hepimize, ülkemize hatta tüm öğrencilerimize katkı sunacağını ve ilham uyandıracağını düşünüyorum” dedi. “FAKÜLTEMİZ PAYDAŞLI İŞ BİRLİKLERİNE AÇIK” Gerçekleştirilen zirvenin üniversite ve sektör temsilcileri ile paydaşlığına dikkat çeken İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cemile Arıkoğlu Ündücü, “İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi olarak bu anlamlı zirveye bir kez daha ev sahipliği yapmanın memnuniyetini yaşıyoruz. Sürdürülebilirlik konusu yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ekonomik, sosyal ve yönetimsel bir sorumluluk alanıdır. Bu noktada İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi olarak sürdürülebilirliğin stratejiye, yönetime, finansa ve girişimciliğe yansıyan boyutlarına odaklanıyoruz. Fakültemiz, bugünkü gibi çok paydaşlı iş birliklerine açık olmaya, katkı sunmaya ve gençlerimize ilham vermeye devam edecektir” ifadelerine yer verdi. “TEKSTİL VE STARTUP FİRMA YETKİLİLERİYLE BİR ARAYA GELDİK” Programda konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Tan, “Bugün tekstil ve startup firmalarının temsilcileriyle özellikle öğrencilerimizi bir araya getirmiş bulunuyoruz. Ben bu etkinlikte sözü çok fazla uzatmadan, uzmanlara ve konuklara sözü bırakmak adına; etkinliği düzenleyen herkese ayrı ayrı teşekkür etmek istiyorum” şeklinde konuştu. MERT ERİŞKİN

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Kırklareli'nde Öğrencilerle Buluştu Haber

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Kırklareli'nde Öğrencilerle Buluştu

Bahçıvan, Kırklareli Üniversitesince Liderlik Buluşmaları etkinliği kapsamında Kayalı Kampüsü Mustafa Aykaç Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen "İlham Al, Deneyim Kazan, Fark Yarat" adlı konferansta yaptığı konuşmada, öğrencilerin son yıllarda gelişen teknoloji ve imkanlar sayesinde bilgiye yakın ve bilginin içerisinde bir nesil olma fırsatını yakaladıklarını belirtti. Bilgi çağının yapay zeka ile farklı bir boyuta dönüştüğünü dile getiren Bahçıvan, teknolojinin güçlü olduğu dönemde rekabetin de çok ağır olduğunu belirtti. Öğrencilere, üniversitenin ilk döneminde kariyer planlaması yapmasını öneren Bahçıvan, "Sürekli kendinizi geliştirmek, yeniliklere açık olmak, sürekli öğrenmenin peşinde koşmak gerekiyor." dedi. Üniversite ve sanayi iş birliklerine önem verdiğini vurgulayan Bahçıvan, bu kapsamda Kırklareli Üniversitesi ile Bahçıvan Gıda olarak protokol imzaladıklarını aktardı. Kırklareli Üniversitesinin, sanayi ve üniversite iş birliği noktasında rol model olabileceğini dile getiren Bahçıvan, şöyle devam etti: "Kırklareli Üniversitemiz bu konuda son derece rol model olabilecek imkanı taşıyor. Çünkü çevremizde sanayinin çok farklı sektörlerinden çok kıymetli firmalarımız, çok kıymetli örnek şirketlerimiz burada yer almakta. Kırklareli Üniversitesi ile bir protokol imzaladık. Bahçıvan Gıda olarak sanayi ve üniversite iş birliğinin pratiğe dönmesi ve önümüzdeki dönemde üniversite sanayi iş birliğinde örneğini gösterebilmek adına ümit ediyorum ki güzel çalışmalar yapacağız. O nedenle sevgili öğrenci kardeşlerimize bu mesajı vermek istiyorum. Kendini göstermek isteyen, öğrencilik yıllarından itibaren 'sanayinin içerisinde var olmaya hazırım' diyenler istedikleri zaman insan kaynaklarımızla ve fabrikamızla temasa geçebilirler." Kırklareli Valisi Uğur Turan da Bahçıvan'a teşekkür ederek, sanayi ve üniversite iş birliğinin güçlendirilmesi noktasında çalışmaları takip edeceğini belirtti. Rektör Prof. Dr. Rengin Ak ise Liderlik Buluşmaları etkinliğinin devam edeceğini kaydetti. Konferansın ardından Vali Turan, Bahçıvan'a teşekkür belgesi verdi.

Prof. Dr. Alkin: “Vizyonun Temeli Ahlak, Özgürlük ve Felsefedir” Haber

Prof. Dr. Alkin: “Vizyonun Temeli Ahlak, Özgürlük ve Felsefedir”

Edirne Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) Konferans Salonu’nda, Trakya Üniversitesi Ekonomi ve Finans Topluluğu iş birliğiyle düzenlenen “Vizyon ve Başarının Anahtarı” konulu konferansta ekonomist ve akademisyen Prof. Dr. Emre Alkin, yaşam, iş dünyası ve etik üzerine çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Programın moderatörlüğünü Trakya Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Sadi Uzunoğlu yaparken, açılış konuşmasını ETSO Başkanı Sezai Irmak gerçekleştirdi. Irmak, “Gerçekten vizyon sahibi olmak istiyorsanız, birbirinden değerli iki hocamızı dinlemeniz yeterli. Üniversiteyle iş dünyasının el ele olmasından büyük mutluluk duyuyoruz” dedi. “DEVLET, BİREYİN İŞİNİ YAPAMAZ” Konuşmasında tarihsel örnekler, kişisel anekdotlar ve felsefi yaklaşımlar arasında köprü kuran Prof. Dr. Emre Alkin, vizyon kavramını sadece hedef belirlemek olarak değil, “ahlak, özgürlük ve düşünce temeli üzerine inşa edilmesi gereken bir hayat felsefesi” olarak tanımladı. Alkin, Mustafa Kemal Atatürk’ün iktisat ve özgürlük anlayışına atıfta bulunarak şu ifadeleri kullandı: "Atatürk, daha Cumhuriyet bile kurulmadan milli egemenliğin kaynağını vatandaşın özgür iradesiyle seçtiği ekonomik faaliyetlerde görüyordu. Devlet, bireyin işini yapamaz; bireyin önüne takoz olamaz. Çünkü demokrasinin kaynağı, özgür girişimdir.” “VİZYONUN SINIRLARI AHLAK VE ETİK OLMALI” Gençlere seslenen Alkin, başarı arayışında maddi hedeflerin ötesine geçilmesi gerektiğini vurgularken; "Vizyon çizerken ilk yapacağınız şey, bunu ahlak ve etik çerçevesinde yapmaktır. Çok zengin olabilirsiniz ama bu sınırları aşarsanız kurduğunuz dünya bir kâğıt kale gibi yıkılır. Ahlak, özgürlük ve vicdan olmadan sürdürülebilir başarı mümkün değildir” dedi. “İHTİRAS DEĞİL, İHTİYAÇ PEŞİNDE KOŞUN” Konuşmasında sık sık gençlere kişisel gelişim öğütleri veren Alkin, “ihtiras ile ihtiyaç” arasındaki farkın yaşamda yön belirleyici olduğunu şu sözlerle söyledi: "İhtiyacınızı tatmin ettiğinizde fayda elde edersiniz, ihtirasınızı tatmin ettiğinizde ise sadece hüsran yaşarsınız. Hayatta asıl amaç, başınızı öne eğdirmeyecek işler yapmaktır.” “TÜRKİYE’NİN SORUNU FELSEFE EKSİKLİĞİ” Felsefeyi vizyonun temeli olarak tanımlayan Alkin, “Bugün bizi rahatsız eden birçok yanlışın nedeni, Cumhuriyet’in kuruluş felsefesinden uzaklaşmaktır” diye konuştu. Alkin, "Felsefe, bahsettiğimiz her şeyin temeli. Eğer bir ülke üretimden, düşünceden, tartışmadan uzaklaşırsa vizyon da körelir. Türkiye’nin ihtiyacı, felsefeye dayalı bir ilerleme projesidir" dedi. “GENÇLERİN CESARETİYLE TECRÜBEYİ BİRLEŞTİRECEĞİZ” Alkin konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Sizler, bizim göremediğimiz cesareti gösterebilecek bir kuşaksınız. Bizde tecrübe var, sizde güç. Bu 2 unsuru birleştirirsek, geleceği sağlam temeller üzerine inşa ederiz.” MEHMET EFECAN HIDIROĞLU

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.