Hava Durumu

#Kuru Meyve

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Kuru Meyve haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kuru Meyve haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Dr. Dyt. Sıdal’dan EDAK’a Afette Beslenme Eğitimi Haber

Dr. Dyt. Sıdal’dan EDAK’a Afette Beslenme Eğitimi

Edirne’de Doktor Diyetisyen Begüm Sıdal tarafından Edirne Arama Kurtarma Derneği’ne (EDAK) “Afet ve Acil Durumlarda Arama Kurtarma Personeli Beslenmesi” konulu eğitim verildi. EDAK toplantı salonunda düzenlenen eğitime; EDAK Yönetim Kurulu Başkanı Şafak Çekver, yönetim kurulu üyeleri ve dernek üyeleri katıldılar. Dr. Dyt. Sıdal, eğitimde afet durumlarında besin güvencesini ve güvenliğini sağlamanın, enerji ve besin ögesi gereksinimlerini karşılamanın, sağlıklı beslenme ilkelerini göz önünde tutmanın, çevresel koşulları düzenlemenin, fizyolojik duruma ve risk gruplarına göre beslenmenin önemine dikkat çekti. Sıdal, afet ve acil durumun ilk saati ile 72’nci saati aralığında sunulan beslenme hizmetinin, iyileşme, rehabilitasyon ve yeniden yapılandırma sağlanıncaya dek süren bir erken dönem uygulaması olduğunu söyleyerek; “Bu dönemde genellikle pişirme imkanının olmaması ve/veya güvenli olmaması sebebiyle işlenmeden tüketilebilecek besin hijyeni sağlanabilen gıdalar tercih edilir” ifadelerini kullandı. Afet durumunda verilebilecek acil besin türlerinin; tahıllar (ekmek, bulgur, pirinç, makarna, simit vb.), kuru baklagiller (kuru fasulye, nohut, barbunya, mercimek), kuru meyveler (incir, kuru üzüm, kuru kaysı, hurma, kurutulmuş elma), kuruyemiş, yağlı tohumlar (fındık, fıstık, ceviz, kaju, badem vb.) et, balık (kurutulmuş, konserve), paketlenmiş kahvaltılık ürünler (bal, reçel, tere yağ, tahin pekmez, krem peynir, fındık kreması, zeytin, tahin helvası vb.), zenginleştirilmiş bisküvi, protein barları, UHT süt, meyve suları, taze meyveler (portakal, mandalina, muz gibi elle soyulabilecek, yıkanmaya gereksinim duyulmayacak meyveler) olduğunu belirtti. Sıdal; “Afet ve acil durumu takip eden kritik saatlerde afetzedelere ve arama kurtarma ekiplerine sıcak bir içeceğin (çorba, çay, yüksek enerjili yiyecekler vb.) verilmesi, beslenme ihtiyacını karşılarken; aynı zamanda afetten etkilenen insanlara psikolojik destek sağlayacaktır” dedi. Hastalık yapıcı bakterilerin yok edilebilmesi için besinler pişirilmesi gerektiğine de dikkat çeken Sıdal; “Birçok bakteri 70 derece ve üzerinde yok olur, fakat bazıları 100 derece üzerinde canlı kalabilmektedir. Bazı bakteriler ısıya dayanıklı sporlar üretmektedir. Bu sporlar yüksek sıcaklıkta bile üreyebilmekte ve canlı kalabilmektedir. Bu nedenle pişmiş besinler tüketilene dek 60-65 derece üzerinde bekletilmelidir. Uzun süre oda sıcaklığında bekletilmiş olan, çabuk bozulan besinler ısıya dayanıklı toksin içerebilir ve bunlar pişirme ile yok edilemez. Uzun süre oda ısısında bekletilen süt ürünleri, süt bazlı tatlılar, et, balık ve kümes hayvan etleri gibi besinler kullanılmamalıdır” sözlerine yer verdi. Besinler için tehlikeli sıcaklık aralığının 5-65 derece olduğunu hatırlatan Sıdal; “Pişirme sonrasında besinler mümkün olan en kısa sürede tüketilmelidir. Yemekler ortam sıcaklığında 2 saatten daha uzun bir süre bekletilmemelidir. Sıcak besinler 60-65 derecede servis edilmelidir. Pişmiş besinleri depolayacak soğuk depo olanakları yoksa ihtiyaç kadar besin pişirilmelidir” dedi. Sıdal, arama kurtarma personeli için beslenme stratejilerini açıklarken; “Personelin günlük kalori ihtiyacı, normalden çok daha yüksektir. Protein, karbonhidrat ve sağlıklı yağ dengesi korunmalıdır. Fiziksel efor sonucu oluşan su kaybını önlemek için günde en az 2,5-3 litre su içilmelidir. Protein barları ve enerji barları, hareket halindeyken tüketim için idealdir. Kuruyemiş ve kuru meyve karışımları, potasyum ve sağlıklı yağ sağlar. Konserve gıdalar, ton balığı, barbunya pilaki gibi. Krakerler ve ekmek üstü ezmeler, enerji yoğunluğu yüksek olduğu için fıstık ezmesi tercih edilebilir. Çok yağlı ve kızartma yemeklerden, aşırı şekerli gıdalardan, güvenilir olmayan ve açıkta satılan yiyeceklerden ise kaçınılması gerekir” ifadelerine yer verdi. Sıdal, sunumunun ardından katılımcıların sorularını yanıtladı. Etkinlik, EDAK Yönetim Kurulu Başkanı Şafak Çekver tarafından Sıdal’a teşekkür belgesinin takdim edilmesi ile sona erdi. UĞUR AKAGÜNDÜZ

Diyetisyenden Öneriler: "2026'da Sağlıklı Beslenmeyi Yaşam Stili Haline Getirin" Haber

Diyetisyenden Öneriler: "2026'da Sağlıklı Beslenmeyi Yaşam Stili Haline Getirin"

Liv Sağlıklı Yaşam Danışma Merkezi'nden Diyetisyen Tuba Yıldırım, yeni yılda sağlıklı beslenme alışkanlığı için yapılması gerekenler konusunda açıklamalarda bulundu. Sağlıklı yaşamın, sadece sağlıklı beslenmekle olmadığını, hayatı tüm yönleriyle ele alan bedensel ve ruhsal iyilik hali anlamına geldiğini dile getiren Diyetisyen Yıldırım, "Hepimiz yeni bir yılın başlamasıyla hayatımızda bazı yeni kararlar alırız. Hayata bakış açımızı değiştirmek, duygularımızın kontrolünü sağlamak, çok gezmek, çok eğlenmek, hobilerimizi artırmak onlara hayatımıza daha çok alan açmak, fiziksel veya ruhsal olarak değişime girmek vs. gibi " diye konuştu. "Pişirme yöntemlerinize dikkat edin" Yeni yılda sağlıklı beslenme alışkanlığı kazanmak için neler yapabileceğimize değinen Diyetisyen Yıldırım, şu bilgileri paylaştı: "Araştırmalar tükettikleri besinleri kaydeden kişilerin daha dikkatli ve sağlıklı beslendiklerini gösteriyor. Kalıcı davranış değişikliği yapmak istiyorsanız, bunun için önce mevcut durumu ölçmek, sorunları tespit etmek ve farkına varıp daha sonra strateji belirleyip küçük ve yavaş adımlarla ilerlemek önemlidir. Sebze yemeği yapılırken, 1 kg sebzeye 2-3 yemek kaşığı zeytinyağı koyun. Etli sebze yemeklerinde ise dışardan yağ ilavesi yapmanıza gerek yoktur. Pişirirken yağda kızartma kavurma yerine haşlama, fırında ızgara veya sulu pişirme yöntemlerini kullanabilirsiniz. Kurabiye ve keklerde şeker yerine kuru meyve veya pekmez deneyin. Yemek pişirmeye zamanınız yoksa sebzeyi haşlayıp salataya karıştırın veya yoğurt ile deneyin. Izgaranızı sadece et ve balık için değil, sebzeler için de kullanın. Domates, biber, kabak, mantar, soğan ve diğer tüm sebzeler için deneyebilirsiniz. Katı meyve veya sebze sıkacağından çıkan posayı keklerin içine koyarak posa tüketiminizi artırabilirsiniz." "Esmer un tercih edin" Pirinç yerine bulgur, beyaz un yerine esmer un tercih edebileceğimizi söyleyen Diyetisyen Yıldırım, "Domates ve soğanı yemeklerde bol kullanın, kalori değeri düşük su oranı yüksek olduğu için doyurucudur ve antioksidan kapasitesi yüksektir. Yulaf, kepek unu kuru meyveler ve fındık badem ceviz ile kendi müslinizi hazırlayabilirsiniz. Tarçın şeker ihtiyacını azaltır; meyve salatası, bitki çayları ve sütünüzün içine eklemeyi deneyin. Hayatınıza sporu bir şekilde ekleyin. Yürüyün, koşun, pilates yapın, yüzün, dans edin ama mutlaka hareket edin. Bu alışkanlıkları başlayıp bırakmaya yönelik değil, sürdürülebilir olarak kazanın. Sabredin ve vazgeçmeyin" diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.