Hava Durumu

#Madencilik

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Madencilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Madencilik haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Mayıs Ayında Yıllık Enflasyon Yüzde 32,61 Oldu Haber

Mayıs Ayında Yıllık Enflasyon Yüzde 32,61 Oldu

En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun yıllık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 34,86 artış, ulaştırmada yüzde 34,29 artış ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda yüzde 45,59 artış olarak gerçekleşti. İlgili ana harcama gruplarının yıllık değişime olan katkıları ise gıda ve alkolsüz içeceklerde 8,60, ulaştırmada 5,63 ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda 6,07 yüzde puan oldu. En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun aylık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 0,48 azalış, ulaştırmada yüzde 2,03 artış ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda yüzde 2,28 artış olarak gerçekleşti. İlgili ana grupların aylık değişime olan katkıları ise gıda ve alkolsüz içeceklerde -0,12, ulaştırmada 0,35 ve konutta 0,27 yüzde puan oldu. Endekste kapsanan 174 alt sınıftan (Amaca Göre Bireysel Tüketim Sınıflaması-COICOP 2018 5'li Düzey) 2026 yılı Mayıs ayı itibarıyla, 28 alt sınıfın endeksinde düşüş gerçekleşirken, 9 alt sınıfın endeksinde değişim olmadı. 137 alt sınıfın endeksinde ise artış gerçekleşti. İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE'deki değişim, 2026 yılı Mayıs ayında bir önceki aya göre yüzde 2,87 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 14,93 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 31,30 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 31,74 artış olarak gerçekleşti. Yİ-ÜFE Mayıs ayında bir önceki aya göre yüzde 2,75 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 14,04 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 28,93 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 26,96 artış gösterdi Sanayinin dört sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 42,74 artış, imalatta yüzde 30,72 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 6,88 artış ve su temininde yüzde 35,00 artış olarak gerçekleşti. Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara mallarında yüzde 27,76 artış, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 31,39 artış, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 31,05 artış, enerjide yüzde 31,45 artış ve sermaye mallarında yüzde 23,73 artış olarak gerçekleşti. Sanayinin dört sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 2,85 artış, imalatta yüzde 1,99 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 12,04 artış ve su temininde yüzde 3,37 artış olarak gerçekleşti. Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara mallarında yüzde 2,94 artış, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 1,31 artış, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 1,29 artış, enerjide yüzde 6,60 artış ve sermaye mallarında yüzde 1,58 artış olarak gerçekleşti.

Keşan’daki Projeye “ÇED Olumlu” Kararı Haber

Keşan’daki Projeye “ÇED Olumlu” Kararı

Edirne’nin Keşan ilçesine bağlı İzzetiye ve Aşağızaferiye mahalleleri mevkiinde yapılması planlanan Tras Ocağı Üretimsel Kapasite Artışı ve Alan Revizyonu Projesi ile ilgili karar açıklandı. Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci, 19 Haziran 2025 tarihinde başlatılan proje için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından “ÇED Olumlu” kararı verildi. Projenin nihai tanıtım dosyasında, ruhsat sahasında faaliyet gösteren tras ocağı işletmesinin, Bego Nakliye Madencilik Gıda ithalat İhracat San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından devir alındığı belirtilirken; alana daha önce “ÇED gerekli değildir” kararı verildiğine dikkat çekildi. Dosyaya göre, ‘ÇED gerekli değildir’ kararı bulunan 24,33 hektar proje alanı, revizyonlar sonrası 20,61 hektara küçültülecek ve yıllık 20 bin ton üretim kapasiteli tras ocağının yıllık üretim kapasitesi 380 bin tona çıkarılacak. Tras üretimi esnasında yıllık yaklaşık bin 500 ton pasa oluşacağı öngörülen projede, tras ocağında gerçekleştirilecek toplam kazı miktarı yıllık 381 bin 500 ton olacak. Tras ocağında açık ocak işletme yöntemi ile delme-patlatma işlemi uygulanarak ve basamaklar oluşturularak üretim yapılacak. Ocaktan alınan tras, kamyonlara yüklenerek çimento fabrikalarında hammadde olarak kullanılmak üzere müşteri talepleri doğrultusunda satılacak. Proje alanına en yakın yerleşim biriminin, kuş uçuşu yaklaşık bin 50 metre kuzeyde yer alan Keşan ilçesi ve yaklaşık bin 350 metre güney-güneybatıda yer alan İzzetiye Mahallesi’nin olduğu belirtilen dosyada; en yakın yapıların ise proje alanı sınırına kuş uçumu yaklaşık 500 metre kuzeydoğuda yer alan Keşan Yusuf Çapraz Uygulamalı Birimler Yüksek Okulu, 700 metre kuzeydoğusunda yer alan Trakya Üniversitesi Keşan Hakkı Yörük Sağlık Meslek Yüksek Okulu, 740 metre kuzeyinde yer alan Keşan ilçesine bağlı konutlar ve 900 metre güneybatısında yer alan İzzetiye Mahallesi’ne bağlı yapılar olduğu ifade edildi. Dosyada, proje alanının onaylı 1/100.000 ölçekli Trakya Alt Bölgesi Ergene Havzası Revizyon Çevre Düzeni Planı’na göre orman alanı olarak tanımlanmış alanda kaldığına da yer verildi. UĞUR AKAGÜNDÜZ

“Istrancalarda Planlanan ve Var Olan RES Sayısı Yaklaşık 2 Bin” Haber

“Istrancalarda Planlanan ve Var Olan RES Sayısı Yaklaşık 2 Bin”

DOKU Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Göksal Çidem, 3 Mart Dünya Yaban Hayatı Günü ile ilgili açıklama yaptı. Çidem, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nun 3 Mart tarihini Dünya Yaban Hayatı Günü ilan ettiğini hatırlatırken, şu ifadeleri kullandı; “Aynı ekolojiyi paylaştığımız dağda, ormanda, suda yaşayan canlıların günü. Dünyamızda var olan canlı türlerinin yok oluşuna dikkat çekmek, korumak ve farkındalık yaratmak için 2014 yılında ilk defa kutlandı. Özellikle 3 Mart’ın yaban hayatı günü ilan edilmesi anlamlı. Çünkü, Nesli Tehlike Altında Olan Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşmesi’nin (CITES) 1973 yılında 3 Mart’ta imzalanmıştı. Ancak günümüzde azgın bir azınlığın oluşturduğu, doğadaki işgal kuvvetleri yaban hayatını yok ediyor. Yaban hayatının varlığını sürdürmeye çalıştığı yer onların dünyası; yaşam alanı. Domuzun, sincabın karıncanın, kurdun, kuşun evi. Biz ise onların evlerini başına yıkıyoruz. Bilinçsizce, acımasızca yapılan avcılık, vahşi madencilik ve plansız enerji sektörü yatırımları ile katlediyoruz. Istrancaların ortasında orman içinde kurulan RES (Rüzgar Enerji Santralleri) ve orman derinliklerinde gördüğümüz ‘dikkat kamyon çıkar’, ‘dikkat iş makinesi çıkar’ yerde gördüğümüz tabelalara rastlıyoruz. Yaban hayatının yaşam alanlarında olmaması gereken faaliyetler yaban hayatını olumsuz etkiliyor. Yaban hayatı sahipsiz. Sermayesi yok. Söz hakkı yok. Basını yok. TV si yok. İnsanoğlunun doymak bilmeyen aç gözlülüğü, vicdansızlığı onları güçsüz bırakıyor. Yaşam alanlarını savunacak güçleri yok. TV haberlerinde domuzların Kırklareli’de pazara, İstanbul’da boğaza, Bodrum’da mahalleye indiğini izliyoruz. Gitmesinde ne yapsın. Sermaye dağa çıkınca, domuzlar boğaza, mahalleye ve pazara indi. Haberlerde ve yorumlarda insanımız hala ‘buralarda ne işi var?’ diyor. Ne yapsın? Senin evini başına yıksalar, evinin içinde dinamitler patlasa, bahçende iş makinaları ve kamyonlar dolaşsa sen ne yapardın? Günlük çıkarlar uğruna yok ettiğimiz yaban hayatın mensuplarını sirklerde, akvaryumlarda ve hayvanat bahçelerinde görebiliyoruz. Ne yazık ki onlar eziyet çekerken, keyifle izlemeye devam ediyoruz. Bir anlık empati yapalım. Biz kafeste onlar tribünde. Oldukça iç acıtıcı değil mi? Bulgaristan sınırına AB mülteci göçünü önlemek için 4-5 metrelik jiletli-dikenli teller çekti. AB kendi sınırlarının güvenliği için diyor. Ancak yaban hayvanları binlerce yıldır üremek, kış uykusuna yatmak, beslenmek, su içmek ve yaşamak için kullandıkları güzergah bir anda kapatıldı. Karşıya gidemeyenlerin feleği şaştı. Sözde insan ve hayvan haklarını savunan Avrupa, Istrancalar’daki doğal yaşamı yok saydı. Mülteciler bir şekilde geçmek için yol buluyor. Ya yaban hayvanları? Doğal yaşamın ortasına AB tarafından finanse edilerek yapılan öldürücü bariyer karada ki yaban hayatını yok ediyor. Öldürüyor. AB bunu yaparken biz ne yaptık? Istrancalar tüm Palaearktik bölgenin ana kuş darboğazlarından üzerindedir. Bu nedenle, bölgede rüzgâr santralleri inşa edilmesi tüm biyocoğrafya bölgesindeki (Göçmen Kuşları) avifaunayı çok ciddi olarak etkileyerek olumsuz sonuçlar doğuracağı bilimsel raporlar ile sabit iken yüzlerce kurulan, binlerce planlanan RES var. İletim hatları kuşları yok sayarak planlanınca, leylekler ve nesli tehlike altında olan ŞAH Kartallar ölüyor. Aslında öldürülüyor. Şah Kartal Yuvalarının bulunduğu üreme ve yaşama alanları RES ile dolduruluyor. Kırklareli’de bulunan tek Küçük Akbaba yuvasının önüne RES dikmek hangi bilimsel temele dayanmaktadır.? Istrancalarda planlanan ve var olan RES sayısı yaklaşık 2 bin adet. Hepsi gerçekleşirse, kuşlara uçacak gökyüzü, konacak dal kalmayacak. Plansız yapılaşmayla zaten karada yaşayanların yaşam alanları da her geçen gün daralıyor. Ne havada, ne karada yaşama şansı bırakmadığımız yaban hayatı gününü kutlamaktansa, bir an önce onları korumak ve yaşatmak için gerekeni yapmak, insan olmanın gereğidir. Son yıllardaki düzensiz göçmen sorunu ülke ya da ülkelerin sorunu değil bütün insanlığın sorunudur. Bu sorunu doğal ve insani olmayan yöntemlerle (örneğin ülkeler birbirlerinin sınırına yüksek duvarlar, jiletli dikenli teller) çözmeye çalıştıklarında bunun diğer hayvan popülasyonlarına yansıması acımasız ve geri dönüşümsüz olabilmektedir. Bir hayvanın veya hayvan grubunun yiyecek veya eş aramak için düzenli olarak üzerinde seyahat ettiği ve komşu hayvanlar veya aynı türden gruplarla örtüşebilecek bir yaşam alanı vardır. Hayvanlar bu alanı binlerce yüzbinlerce yıldır kullanmaktadır ve bu alandaki davranışlarını hareketlerini çoğunlukla içgüdüsel olarak gerçekleştirirler, yani gen kontrollüdür. Bu alanlardaki insani faaliyetleri (yollar, otobanlar, yerleşim yerleri, sanayi aktiviteleri, ülke sınırlarını çizme-koruma amaçlı dikenli – jiletli teller, yüksek duvarlar v.b.) maalesef hayvanların yapmak zorunda oldukları bu hareketleri engeller. Sonuçta otobanlarda ezilmeler, yerleşim alanlarında, sınır boylarında yaralanmalar-ölmeler gerçekleşmektedir. Hayvanların hiçbir suçu yokken insanların bu faaliyetleri maalesef habitatlarını parçalayarak onların beslenme ve üreme faaliyetlerine zarar vermekte, o hayvan türünün popülasyonlarının izole olmasına dolayısıyla iç döllenmenin artmasına ve sonuç olarak genetik çeşitlilikte azalmaya yol açarak popülasyonlarının azalıp yok olmalarına neden olmaktadır. Son yıllarda bunu engellemek için çeşitli yöntemler uygulanmaya başlanmış ve ekolojik koridor-yeşil koridor – yaban yaşamı koridoru gibi insani faaliyetleri veya yapıları ile ayrılmış yaban hayatı popülasyonlarını birbirine bağlayan habitat alanları oluşturulmaya çalışılmakta, böylece o alanlardaki hayvan popülasyonlarının korunması amaçlanmaktadır. Türkiye-Bulgaristan sınır hattı boyunca hayvanların izledikleri rotalar ortaya çıkarılırken aktif geçiş rotalarında bu şekilde yaban yaşamı koridoru-yeşil koridor ya da ekolojik koridorlar yapılması biyoçeşitliliğimizi korumak açısından önemli bir adım olacaktır. Her canlının yaşam hakkı kutsaldır” sözlerine yer verdi. HABER MERKEZİ

Edirne’de 81 Milyar Liralık Kamu Yatırımı Haber

Edirne’de 81 Milyar Liralık Kamu Yatırımı

Edirne’de yürütülen kamu yatırımlarının ele alındığı İl Koordinasyon Kurulu 2025 Yılı 4. Dönem Toplantısı, Edirne Valisi Yunus Sezer başkanlığında Devecihan Kültür Merkezi Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Vali Yunus Sezer, kuruluşlar tarafından Valiliğe gönderilen raporlara göre il genelinde kamu kurumlarının yatırım programlarında küçük, orta ve büyük ölçekli toplam 386 projenin yer aldığını söyledi. Bu projelerin toplam bedelinin yaklaşık 81 milyar lira olduğunu belirten Sezer, önceki yıllarda 26 milyar lira harcandığını, 2025 yılı için ise 22 milyar lira ödenek kullandırılmasının öngörüldüğünü ifade etti. Dördüncü yatırım dönemi sonu itibarıyla 18 milyar lira harcama yapıldığını kaydeden Sezer, böylece yıllık harcama oranının yüzde 82 seviyesine ulaştığını açıkladı. EN BÜYÜK PAY MERKEZİ İDARE KURULUŞLARININ Vali Sezer, yatırımları izlenen kuruluşlar açısından bakıldığında, dönem sonu itibarıyla yapılan 17,5 milyar liralık harcamanın merkezi idare kuruluşları tarafından gerçekleştirildiğini belirtti. Bu harcama ile merkezi idare kuruluşlarının yıllık harcama oranının yüzde 83,5 olduğunu aktaran Sezer, belediyelerin ise 501 milyon lira yatırım harcaması yaparak yüzde 50’lik bir gerçekleşme oranına ulaştığını söyledi. 147 PROJE TAMAMLANDI Merkezi ve yerel yönetimler tarafından yapılan yatırımlar sonucunda, programda yer alan 386 projenin 147’sinin tamamlandığını belirten Sezer, 167 projenin devam ettiğini, 3 projenin tasfiye edildiğini, 69 projenin ise ihale ve proje aşamasında bulunduğunu kaydetti. EN FAZLA PROJE MERKEZ İLÇEDE Projelerin ilçelere göre dağılımı hakkında da bilgi veren Sezer, merkez ilçede 198 proje yürütüldüğünü, Keşan’da 50, Uzunköprü’de 24, İpsala’da 20, Meriç’te 17, Enez’de 14, Havsa’da 13, Lalapaşa’da 9, Süloğlu’nda 6 proje bulunduğunu, 35 projenin ise birden fazla ilçeyi kapsadığını ifade etti. EN FAZLA YATIRIM ULAŞTIRMA SEKTÖRÜNE Yatırımların sektörel dağılımına da değinen Vali Sezer, projelerin 115’inin tarım, 109’unun diğer kamu hizmetleri (sosyal-iktisadi), 86’sının eğitim, 28’inin ulaştırma-haberleşme, 23’ünün sağlık, 12’sinin enerji, 7’sinin turizm, 4’ünün imalat ve 2’sinin madencilik sektöründe yer aldığını söyledi. Dönem sonu itibarıyla en fazla harcamanın 10 milyar 973 milyon lira ile ulaştırma-haberleşme sektöründe gerçekleştiğini belirten Sezer, bunu 3 milyar 115 milyon lira ile tarım, bir milyar 542 milyon lira ile eğitim, bir milyar 114 milyon lira ile diğer kamu hizmetleri, 587 milyon lira ile sağlık, 498 milyon lira ile turizm, 9 milyon lira ile madencilik ve 400 bin lira ile imalat sektörünün izlediğini kaydetti. MEHMET EFECAN HIDIROĞLU

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.