Hava Durumu

#Mahkeme

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Mahkeme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mahkeme haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Edirne’deki Aile Katliamı Davasında Sanığın İfadesi Alınamadı Haber

Edirne’deki Aile Katliamı Davasında Sanığın İfadesi Alınamadı

Edirne’de ailesiyle aynı apartmanda yaşayan Ömer Gökhan A. (41), eşi Didem Örs A. (38) ile 11 yaşındaki oğulları Doruk Kaan A.’yı boğarak öldürdükten sonra bıçakla kendini yaralayarak intihara teşebbüs etmişti. Kamuoyunda büyük yankı uyandıran olayla ilgili açılan davanın ilk duruşması, Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Sanık Ömer Gökhan A., sağlık problemlerini gerekçe göstererek duruşmaya katılmazken, mahkeme heyeti sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Duruşmada dinlenen tanıkların ifadeleri ise yaşanan trajedinin boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi. “KIZIMIN CESEDİNİ GÖRSEYDİM GÖKHAN’I BEN ÖLDÜRÜRDÜM” Duruşmada ilk olarak söz alan Didem Örs A.nın babası Ahmet Örs, olaydan önce aile içinde hiçbir sorun olmadığını belirterek şunları söyledi; “Olay yaşanmadan önce onların evindeydik. Hiçbir sorun yoktu, sağlıklı bir ilişkileri vardı. Zaten bizim şaşkınlığımız da buradan kaynaklanıyor. Ömer’in sanal kumar oynadığına dair söylemleri sonradan duyduk. Kızımın bundan haberi olsa mutlaka bize söylerdi. Maddi sorun yaşadıklarına dair de hiçbir emare yoktu. Evlerine gittiğimizde her şey yerindeydi. Biz aile olarak zaten her anlamda destek oluyorduk.” Olay günü yaşadıklarını anlatırken zor anlar yaşayan Ahmet Örs, sözlerine şöyle devam etti; “Olay günü çilingir kapıyı açtığında ilk ben girdim. Ömer’i yerde kanlar içinde gördüm. Yatak odasına yöneldiğimde torunum yatakta yatıyordu, buz gibiydi, morarmaya başlamıştı. Didem’i aradım ama evde bulamadım. O anki telaşla binadan aşağı indim, etrafa baktım. Meğer kızım çocuk odasında ölü vaziyetteymiş. Eğer ben kızımı o gün yatak odasında o vaziyette görseydim, şu an karşınızda sanık olarak bulunmaktaydım. Sanıktan şikayetçiyim, kızım ve torunum için en ağır cezayı almasını istiyorum.” “SON AKŞAMA KADAR ARALARI ÇOK İYİYDİ” Maktul Didem Örs A.’nın annesi Meliha Örs ise olayın ardından hala şokta olduklarını dile getirdi. Kızının evliliğinde bir sorun fark etmediklerini söyleyen anne Örs, şu ifadeleri kullandı; “Hala şoktayız. Son akşama kadar araları çok iyiydi. Hiçbir şey fark etmedik. Kızım ‘Ömer’im de Ömer’im’ derdi. Eşimin ‘Ne olmuş burada?’ diye attığı çığlığı hala kulaklarımda.” “ZEMİNE KANLA YAZILMIŞ ‘BENİ AFFEDİN’ YAZISI VARDI” Olay yerinde görülen detayları da mahkemeyle paylaşan Meliha Örs, şunları söyledi; “Eşim, Ömer’in üzerinde kan lekeleri bulunan bir adet falçata ve bir adet sap kısmı siyah renkli bıçak gördüğünü söyledi. Bunların yanında zemine kanla yazılmış ‘beni affedin’ yazısı vardı. Şikayetçiyiz, en ağır cezayı almasını istiyoruz.” “BU CELSE KAÇTI, SONUNA KADAR KAÇAMAYACAK” Ailenin avukatı Erdi Ertek de duruşma sonrası yaptığı açıklamada, sanığın bilinçli şekilde duruşmaya katılmadığını savundu. Ertek, şu ifadeleri kullandı; “Sanık, 112 acille hastaneye gitme bahanesiyle duruşmaya katılmadı. Bir sonraki celse yine buradayız, bekliyoruz. Didem ve Doruk için sonuna kadar elimizden geleni yapacağız. Sanığın bu celse kaçmış olması, sonuna kadar kaçabileceği anlamına gelmiyor. Elbet en ağır şekilde cezalandırılmasını sağlayacağız.” Sanığın ifadesinin alınamadığını belirten Avukat Ertek, dosyaya sunulan delillere de dikkat çekerek şunları ekledi: “Sanığın hastaneye gitmesinden dolayı bu celse ifadesi alınamadı. İfadesi alınana kadar bekleyeceğiz. Sanığın bahis hesabını oğlunun adına açtığını ve bahis oynadığına dair WhatsApp konuşmalarının bulunduğunu biliyoruz. Bu konuşmaları mahkeme heyetine sunduk.” Yargılama, sanığın ifadesinin alınması ve delillerin değerlendirilmesi amacıyla ileri bir tarihe ertelendi. HİLAL PEKER

Canlı Yayında Kızlarının Mezarı Başından Adalet Çağrısı Yaptılar Haber

Canlı Yayında Kızlarının Mezarı Başından Adalet Çağrısı Yaptılar

Edirne’de Gülden Coni adlı genç kızın eski sevgilisi tarafından vahşice öldürülmesine ilişkin davada acılı aile, seslerini bir kez daha kamuoyuna duyurmak için canlı yayına çıktı. Gülden’in anneannesi, annesi Zehra Coni ve ablası Nurhan Alüzrek, Star TV’de yayınlanan “Nur Viral ile Sen İstersen” programına Gülden’in mezarı başından bağlanarak yaşadıkları acıyı ve adalet taleplerini dile getirdi. Canlı yayında konuşan Gülden’in ablası Nurhan Alüzrek, katilin yaptıklarından pişmanlık duymadığını belirterek, ailenin adalet arayışından asla vazgeçmeyeceğini vurguladı. Alüzrek, “Katil yaptığından pişman değil. Biz burada adalet nöbetindeyiz ve hiçbir şekilde vazgeçmeyeceğiz. Zaten canımızdan can gitti. Bizim isteğimiz sadece adalet. Bize destek olsunlar” ifadelerini kullandı. “KARDEŞİM ŞİMDİ MEZARIN ALTINDA YATIYOR” Ailenin yaşadığı derin acıyı dile getiren Alüzrek, Gülden’in hayallerinin ve geleceğinin elinden alındığını söyleyerek, “Gülden’in şu an evde olması lazımdı, okula gitmesi lazımdı. Benim kardeşimin yeri okuldu, mezar değil. Ama kardeşim şimdi mezarın altında yatıyor” sözleriyle duygulandırdı. Anne, baba, anneanne ve tüm ailenin adalet beklentisi içinde olduğunu ifade eden Alüzrek, Gülden için verilen mücadelenin yalnızca kendi davaları olmadığını, benzer acıların yaşanmaması adına mücadele sürdürüldüğünü belirtti. Aile, program aracılığıyla yetkililere ve kamuoyuna çağrıda bulunarak, davada adaletin eksiksiz şekilde sağlanmasını istedi. NE OLMUŞTU? Edirne’de 5 Nisan 2025 tarihinde Edirne Endüstri Meslek Lisesi’nin bahçesinde meydana gelen ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran Gülden Coni cinayeti davasında önemli bir gelişme yaşandı. 16 yaşındaki Gülden Coni, buluştuğu 15 yaşındaki eski sevgilisi E. A. tarafından 30 bıçak darbesiyle öldürülmüştü. Cinayetin ardından Edirne 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada karar 26 Eylül 2025 tarihinde açıklanmıştı. Mahkeme heyeti, sanığın suç tarihinde 15 yaşında olması nedeniyle yasalar gereği ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilemeyeceğine hükmederek, E. A.’yı 20 yıl hapis cezasına çarptırmıştı. Dosyayı inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf), yerel mahkemenin verdiği kararı bozdu. İstinaf mahkemesi, sanık hakkında “tasarlayarak öldürme” suçunun oluşmadığına kanaat getirerek yargılamanın yeniden yapılmasına hükmetti. Bu karar doğrultusunda Gülden Coni’nin katili, Edirne Adliyesi’nde yeniden hakim karşısına çıkacak. HABER MERKEZİ

Döleneken Açıkladı: Ulus Pazarı’nda Bakan İmzasıyla Suç Duyurusu Haber

Döleneken Açıkladı: Ulus Pazarı’nda Bakan İmzasıyla Suç Duyurusu

Edirne Belediyesi eski Başkan Yardımcısı Namık Kemal Döleneken, kapatılması ile kentte tartışma konusu olan Ulus Pazarı ile ilgili açıklama yaptı. Döleneken, Ulus Pazarı’na yapılan tuvalet, büro ve kafeterya nedeniyle İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın imzasıyla soruşturma başlatıldığını açıklarken; 2014 ile 2024 yılları arasındaki belediye başkanları ve yöneticileri hakkında mahkeme açılması için suç duyurusunda bulunulduğunu söyledi. “SADECE SAYIŞTAY’DAN BAHSEDİLİYOR” Cuma Pazarı’nın yapıldığı dönemde Edirne Belediye Meclisi Üyesi olduğunu belirten Döleneken; “Cuma Pazarı yapılırken belediye meclisi üyesiydim ve açıkçası sıcak bakmıyordum. Orada aslında şehircilik açısından etkili bir görev yaptı. Pazarın yapılması, yayalaştırılması oraları canlandırdı ve merkez tekrar canlandı. Bu konuda kamuoyu yine çok fazla bilgilenmeden sadece; ‘Kapanacak, mahkeme aşaması’ gibi konular konuşulur oldu. Sadece Sayıştay’dan bahsediliyor” ifadelerini kullandı. “İÇİŞLERİ BAKANI İMZASIYLA DAVA AÇILMASI KARARI ÇIKTI” Döleneken, kendisi ve merhum Belediye Başkanı Cengiz Varnatopu’na 2025 yılında Ulus Pazarı ile ilgili müfettiş sorgusu geldiği söyleyerek; “2004’te görevi bitmiş olan belediye başkanı dahil hepimizin adı olan bir sorgu geldi. Halbuki Ulus Pazarı 2006’da başladı. Bu müfettiş sorgusu sonunda 2014 – 2024 arasındaki belediye başkanı ve o dönem görev yapan mali hizmetler müdürü, destek hizmetleri müdürü ve imar müdürüyle ilgili bizzat İçişleri Bakanı imzasıyla mahkeme açılması kararı çıktı” dedi. “BU ÇOK CİDDİ BİR OLAY” İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin gelerek inceleme yaptıklarını açıklayan Döleneken; “Rahmetli Cengiz Varnatopu’ndan ifade almadıkları için onu zaten ayırdılar, bizi de ayırmışlar. 2014 ile 2024 yılları arasındaki belediye başkanı ve belediyedeki o sorumlu saydıkları yöneticiler hakkında İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'nın imzasıyla mahkeme açılmasıyla ilgili savcılığa suç duyurusunda bulundular. Bu çok ciddi bir olay. Gerekçelerden bir tanesi; kiraya verildikten sonra burada ihtiyaç olduğu için tuvalet, büro ve kafeterya gibi bir yer yapmışlar. Bunlarla ilgili ek bir para istenmemiş. Belediye bunlarla ilgili bir gelir sağlamamış. Belediye zarara uğratılmış. İkincisi de oraya pazartesi günü dışında cuma günü de bazıları gelip sebze ve meyve satmış. Belediye olarak bunlardan para almamışsınız ve zarara uğratılmış. Buraya tuvalet yapılmış diye dönemin belediye başkanı ve yöneticilerini, İçişleri Bakanının imzasıyla mahkemeye gönderirseniz, şu anki yönetenler de hiçbir adım atmazlar. Türkiye'nin bu koşullarında gelip kapısına kilidi vururlar ve rahata kavuşurlar. Hiç kimse de ‘Neden kapadınız?’ diye soruşturmaz” sözlerine yer verildi. UĞUR AKAGÜNDÜZ

Edirne Merkezli Bahis Operasyonunda Tutukluluğa Devam Haber

Edirne Merkezli Bahis Operasyonunda Tutukluluğa Devam

Edirne Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen kapsamlı çalışma sonucu, kapalı devre şekilde faaliyet gösteren yasa dışı bahis siteleri kurdukları ve yönettikleri iddia edilen şüphelilere yönelik geçtiğimiz günlerde geniş çaplı bir operasyon düzenlenmişti. Edirne merkezli olarak Hatay ve Şanlıurfa’da eş zamanlı gerçekleştirilen operasyonda 15 şüpheli gözaltına alınmış, adliyeye sevk edilen şüphelilerden O. M., T. Ç., M. K., A. A., S. K., C. E., C. O., İ. Y., M. A., M. A., S. Y. tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Soruşturma kapsamında şüphelilere ait çok sayıda banka hesabı incelenirken, bu hesaplar üzerinden yaklaşık 890 milyon TL’lik işlem hacmi bulunduğu tespit edilmişti. Şüphelilerin, yasa dışı bahis organizasyonuna farklı rollerle dahil oldukları, para transferlerinde aracılık yaptıkları ve sistemin sürekliliğini sağladıkları iddia ediliyor. TUTUKLULUK DEĞERLENDİRMESİ YAPILDI Dün Edirne Adliyesi’nde, Edirne 2. Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklu sanıklar hakkında avukatlarının katıldığı tutukluluk değerlendirme duruşması gerçekleştirildi. AVUKATLAR TAHLİYE İSTEDİ Duruşmada söz alan sanık avukatları ise, müvekkillerinin sabit ikametgah sahibi olduklarını, kaçma şüphelerinin bulunmadığını ve soruşturma kapsamında delillerin büyük ölçüde toplandığını savundu. Savunmalarda, bazı sanıkların yalnızca esnaflık veya arkadaşlık ilişkileri nedeniyle dosyaya dahil edildiği, banka hesap hareketlerinin ise hayatın olağan akışı içinde gerçekleştiği ileri sürüldü. Ayrıca, şüphelilerin yasa dışı bahis organizasyonunda yönetici ya da sistem kurucu konumunda olmadıkları, bir kısmının yalnızca sınırlı ve düşük meblağlı para transferleri nedeniyle dosyada yer aldığı iddia edilerek, tutuklama tedbirinin ölçüsüz olduğu ve adli kontrol hükümlerinin yeterli olacağı ifade edildi. Müdafiler, tutuklu kalınan sürenin de dikkate alınarak tahliye talebinde bulundu. TUTUKLULUKLARINA DEVAM KARARI VERİLDİ Mahkeme, dosyada yer alan delillerin henüz tam olarak değerlendirilmemiş olması, suçun vasıf ve mahiyeti, atılı suç için öngörülen ceza miktarları ile kaçma ve delilleri karartma ihtimalinin bulunması gerekçeleriyle, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmetti. Yasa dışı bahis soruşturmasına ilişkin sürecin, toplanacak yeni deliller ve hazırlanacak iddianameyle birlikte önümüzdeki günlerde netlik kazanması bekleniyor. HİLAL PEKER

Kapıkule’deki Kaçak Malların Dışarı Çıkarılması Davasında İlk Duruşma Haber

Kapıkule’deki Kaçak Malların Dışarı Çıkarılması Davasında İlk Duruşma

Edirne’nin Kapıkule Gümrük Kapısı’nda görevli gümrük muhafaza kaçak ve istihbarat müdürlüğü personeli ile kaçağa konu eşyaların boşaltma ve yüklemesinde görev alan hamalların da aralarında bulunduğu bir grupla ilgili “el konulan protein tozları ve elektronik sigaraları zimmetlerine geçirerek dışarı çıkardıkları” iddiasıyla hakkında başlatılan soruşturma kapsamında açılan davanın ilk duruşması Edirne Adliyesi 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Tutuksuz yargılanan sanıklar B. K., B. A., B. T., C. A., D. B., E. Ç., E. Y., M. I., O. İ., R. M., S. M., S. T., S. I., S. M., S. Ç., Z. S. Ü. ve E. C. duruşmaya katıldı. Sanıkların tamamı üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmediklerini belirterek, haklarındaki iddiaların kamera görüntüleri ve delillerle tam olarak ortaya konulmadığını savundu. Tanık sıfatıyla dinlenen G. A., E. Ö. ve O. D., olay günü görev yerleri ve çalışma düzenine ilişkin bilgi verirken, elektronik sigaraların gümrük sahası dışına çıkarıldığına dair doğrudan bir görgülerinin bulunmadığını ifade etti. SANIKLAR SUÇLAMALARI KABUL ETMEDİ Sanıklar B. K., D. B., E. Ç., M. I. ve E.C. savunmalarında, soruşturma aşamasında verdikleri ifadelerin doğru olduğunu belirterek üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmediklerini söyledi. Sanıklardan M. I., mahkemede yaptığı savunmada, olay günü görev gereği hangarda bulunduğunu belirterek, “Dosyada yer alan kamera görüntülerinde sadece kolileri başka bir odaya taşıdığım görülmektedir. Bu kolilerin dışarı çıkarıldığına ya da tarafımdan zimmete geçirildiğine dair herhangi bir görüntü veya delil yoktur. Elektronik sigara satmadım, kullanmadım” dedi. Sanık E. C. ise savunmasında; “O gün köpekle arama yapmak amacıyla hangara geldim. Sırt çantasının içinde ne olduğunu bilmiyorum. Elektronik sigara bulunduğuna dair iddiaları kabul etmiyorum. Kamera kayıtlarının tamamının dosyada yer almaması aleyhime yorumlanmaktadır” ifadelerini kullandı. TANIKLAR “GÜMRÜK DIŞINA ÇIKARILDIĞINI GÖRMEDİK” Tanık G. A.; “Ben olay tarihinde kamera odasında görevliydim. Yakalanan elektronik sigaraların kayıt altına alınması ve fotoğraflanması işlemlerinde bulundum. Sanıklardan herhangi birinin bu ürünleri alıp dışarı çıkardığını görmedim” dedi. Tanık E. Ö. ise; “ATS odasında görevliydim. Elektronik sigaraların başka bir odaya götürüldüğünü görmedim. Hangardan gümrük dışına çıkarıldığına dair bir bilgim yok” şeklinde konuştu. TUTUKSUZ YARGILAMAYA DEVAM Mahkeme heyeti, sanıkların tamamının tutuksuz yargılanmasına devam edilmesine, dosyadaki eksik konuların giderilmesine ve bazı tanıkların yeniden dinlenmesine karar verdi. Dava ileri bir tarihe ertelendi. HİLAL PEKER

Dehşete Düşüren Olayda Baba ve Oğlu Tutuklandı Haber

Dehşete Düşüren Olayda Baba ve Oğlu Tutuklandı

Olay, Bolvadin ilçesine bağlı Derekarabağ köyünde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 41 yaşındaki Hıdır Aktaş isimli zihinsel engelli adam, dün sabah saatlerinde aile üyeleri tarafından yatağında hareketsiz yatarken bulundu. Aile üyeleri ardından 112 Acil Çağrı Merkezi'ni arayarak yardım istedi. İhbar üzerine bölgeye sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Yapılan incelemelerde Aktaş'ın öldüğü belirlendi. Soruşturmayı derinleştiren Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) dedektifleri Aktaş'ın vücudunun farklı noktalarında darpizleri tespit edilmesinin ardından talihsiz adamın babası K.A., ağabeyi B.A. ve yengesi H.A.'yı gözaltına aldı. BABA VE OĞLU KASTEN ÖLDÜRME SUÇUNDAN TUTUKLANDI Jandarmadaki işlemleri tamamlanan yenge H.A., ifadesinin ardından serbest bırakılırken, baba K.A., ağabeyi B.A. adliyeye sevk edildi. Baba ve oğlu savcılık sorgusunun ardından çıkarıldıkları mahkeme tarafından 'kasten öldürme' suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. Baba ve oğul mahkeme çıkışında cezaevine götürülürken gazetecilerin olayı neden gerçekleştirdikleri sorularını ise yanıtsız bıraktı. ENGELLİ ADAM BAKIM EVİNE YERLEŞTİRİLEMEDEN HAYATINI KAYBETTİ Aile üyelerinin geçtiğimiz dönemlerde engelli adama şiddet uyguladıkları öne sürülürken, birkaç köy sakininin olayla ilgili ihbarda bulunduğu ve bunun üzerine Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü'ne bağlı ekiplerin eve gelerek tutanak tuttukları öğrenildi. Ekiplerin ayrıca Aktaş'ın bir bakımevine yerleştirilmesi için çalışma başlattığı da belirtildi. Ancak Aktaş'ın bakımevine yerleştirilemeden hayatını kaybettiği kaydedildi.

“Okullarda Kamera Olmaması Dosyayı Yokuşa Sürdü” Haber

“Okullarda Kamera Olmaması Dosyayı Yokuşa Sürdü”

Edirne’de 17 Ağustos 2024 gecesi bir okul bahçesinde 14 yaşındaki Duru Pakarda’nın öldürülmesine ilişkin davada üçüncü celsede karar çıktı. Edirne Adliyesi 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada mahkeme heyeti, tutuklu sanık Kerem Cem A.’yı “kasten adam öldürmekten” 24 yıl, “silah bulundurmaktan” 3 yıl 4 ay olmak üzere toplam 27 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme, sanık hakkında iyi hâl indirimi uygulamadı. SEGBİS üzerinden bağlanan sanık Kerem Cem A., duruşmada son savunmasını yaparken, aile ve taraf avukatları salonda hazır bulundu. Duruşma sonrası gazetecilere açıklama yapan Av. Mertcan Yasıtepe, Edirne’deki okulların güvenlik bakımından eksik olduğuna dikkat çekerek, okulların güvenlik kameralarının olmaması ve kayıt tutulmamasının dosyayı yokuşa sürdüğünü ifade etti. Anne Sıla Lale ise gözyaşlarını tutamazken; baba Cem Pakarda da ailelerin çocuklarına sahip çıkması gerektiğini söyledi. “OKULLARIN GÜVENLİĞİ ARTIRILMALI” Aile avukatlarından Av. Mertcan Yasıtepe, karar sonrası yaptığı değerlendirmede dosyadaki bazı eksikliklere dikkat çekerek; “Yargılama neticede sona erdi. Gerekçeli karar verildi. Sonrasında istinafa başvurup başvurmayacağımıza müvekkillerimizle görüşüp karar vereceğiz. Dosyada tanıklık eden iki isim var; motosikletle olay öncesi ve sonrası bölgede olduklarına dair iddialar bulunuyor. Biz okulların güvenliğinin artırılmasını istiyoruz. Eğitim-öğretim saatleri dışında girişlerin kontrol altına alınması için güvenlik kulübeleri oluşturulmalı. Edirne’de sayılı okul varken bu okulların güvenlik kameralarının olmaması ve kayıt tutulmaması, dosyayı çok yokuşa sürdü” diye konuştu. “UMARIM BU CEZA AİLENİN İÇİNE BİRAZ SU SERPER” Aile avukatı Av. Süleyman Eren, kararın ardından yaptığı açıklamada şunları söyledi; “Yargılama neticesinde cinayet suçundan ağırlaştırılmış müebbet cezası aldı. Yaş küçüklüğü nedeniyle 18–24 yıl arası ceza verilmesi gerekiyordu. Biz bu cezanın 24 yıl olarak verilmesini talep etmiştik ve mahkeme de bu yönde karar verdi. ‘Vahim nitelikte silah bulundurma’ suçundan ise 5 yıl ceza verildi, yaş küçüklüğü nedeniyle 3/1 indirim uygulandı. Toplamda 27 yıl 4 ay ceza aldı. Tek dilediğim, bu cezanın anne ve babanın içine birazcık su serpmesi.” “DURU GERİ GELMEYECEK” Acılı anne Sıla Lale, kısa fakat yürek burkan açıklamasında yalnızca, “Duru geri gelmeyecek” diyerek gözyaşlarını tutamadı. “HERKES ÇOCUĞUNA SAHİP ÇIKSIN” Baba Cem Pakarda ise kararın ardından şunları söyledi; “Biz zaten ilk celseden sonra başkanın bu kararı vereceğine inanmıştık. Bizim canımız yandı, bu mahkeme sürecinin ızdırabından kurtulduk. Herkes çocuğuna sahip çıksın. Sahip çıkmayan ailelerin çocukları uçurumda.” HİLAL PEKER

O Kurul da Selimiye Restorasyonunu Uygun Bulmamış Haber

O Kurul da Selimiye Restorasyonunu Uygun Bulmamış

Mimarlar Odası Edirne Temsilciliği geçtiğimiz pazar günü gerçekleştirdiği 19’uncu Genel Kurul sonrası Attila Ergin üst üste ikinci dönem başkanlığa seçildi. Başkan Ergin Batı Ekspres haber sitesine yürütmeyi durdurma kararı bulunan Selimiye Camii restorasyonu hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Restorasyonun Edirne’deki Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından da iki defa reddedildiğini belirten Ergin; “Selimiye Camii restorasyonu, Edirne’deki Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun da kabul etmediği bir çalışma. Yüksek Anıtlar Kurulu diye tabir edilen bir kurul var. Orada oy çokluğuyla alınmış bir karar uygulanmaya çalışıyor. Aslında Edirne’deki kurul da uygulanmak istenileni kabul etmedi. İki sefer onların onayına sunulmuş ve onlar ret etmişler” dedi. “UNESCO NEZDİNDE KABUL EDİLMEME KORKUMUZ VAR” Selimiye Camii restorasyonunun UNESCO nezdinde kabul edilmeme tehlikesine de dikkat çeken Ergin; “Selimiye Camii'nin restorasyon projelerini yapan meslektaşımızı aradım. O daha önceden Edirne'ye de gelmişti. O konuda fazla gelmeyelim şundan dolayı gelmeyelim. O konu bizim İstanbul şubemiz tarafından mahkemeye verildi. Biz bir noktada davacı konumundayız. Dava sürecini yön vermek gibi olmasın. Yani o konuya pek girmeyelim ama yapılacak restorasyonun UNESCO nezdinde kabul görmemesi halinde UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinden çıkarılması tehlikesi bizi son derece ürkütüyor. Bu da göz arzı edilmemesi gereken önemli bir sorun diye düşünüyorum. Şu anda çok sayıda kurum ve kuruluş bu karara karşı dava açtı ve mahkeme yürütmeyi durdurma kararı verdi. Camiye gidip görme şansımız da yok. Çünkü camide de kubbeyi gösterilmeyecek şekilde ufak bir yer ziyarete açık” ifadelerini kullandı. “YENİ YÖNETİM KURULU GÖREV LİSTESİ AÇIKLANDI” Pazar günü yapılan genel kurul hakkında da bilgi veren Ergin; “Yapılan genel kurul sonrası Mimarlar Odası Edirne 19’uncu dönem genel kurulumuzu yaptık. Geçen dönemde ben başkandım. Ondan önceki dönemlerde de yönetim kurulu üyesiydim. 2000-1010 yılında iki dönem başkanlık dönemim oldu. Demek ki arkadaşlarımız, meslektaşlarımız, çalışmalarımızı beğendiler, başka aday çıkmadı” diye konuştu. Genel Kurul Sonrası Mimarlar Odası Edirne Temsilciliği yönetim kurulu şu isimlerden oluştu: Attila Ergin (Başkan), Murat Terzi, Aslı Kırağası, Furkan Tatar, Hande Arıdağ Yaşar ŞENER ŞENTÜRK

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.