Hava Durumu

#Mart

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Mart haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mart haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Oscar’a Aday Filmler Edirne’de Gösterime Giriyor Haber

Oscar’a Aday Filmler Edirne’de Gösterime Giriyor

Oscar heyecanı Edirne’de erkenden başlıyor. Edirne’de bir sinema salonunun 27 Şubat – 12 Mart 2026 tarihleri arasında düzenleyeceği “Oscar Maratonu” ile ödül sezonuna damga vuran filmleri sinemaseverlerin beğenisine sunacak. Sinema sorumlusu Necdet Özdemir, 16 Mart’ta yapılacak Oscar Ödül Töreni öncesinde aday filmleri toplu halde izleme fırsatı sunduklarını belirterek, “İki hafta boyunca Oscar’a aday gösterilen seçkin yapımlar salonlarımızda olacak. Tüm Edirneli vatandaşlarımızı bu film şölenine davet ediyoruz” dedi. 9 FİLM, ÖZEL SEANSLAR Oscar Maratonu kapsamında gösterilecek filmler ve süreleri şöyle: Sentimental Value – 135 dk, Secret Agent – 158 dk, Hind Rajab'ın Sesi – 89 dk, Hamnet – 126 dk, Mavi Ay – 100 dk, Küçük Amelie – 75 dk, Marty Supreme – 149 dk, Sinners – 137 dk, Sırat – 115 dk, Accident – 103 dk Filmler her gün 16.15 ve 19.30 seanslarında dönüşümlü olarak izleyiciyle buluşacak. GÖSTERİM TAKVİMİ Maraton, 27 Şubat Cuma günü Sentimental Value (16.15) ve Secret Agent (19.30) ile başlayacak. 28 Şubat’ta Hind Rajab’ın Sesi (16.15) ve Hamnet (19.30), 1 Mart’ta Mavi Ay (16.15) ve Küçük Amelie (19.30), 2 Mart’ta Marty Supreme (16.15) ve Sinners (19.30), 3 Mart’ta Sırat (16.15) ve Sentimental Value (19.30), 4 Mart’ta Secret Agent (16.15) ve Marty Supreme (19.30), 5 Mart’ta Hamnet (16.15) ve Sırat (19.30) gösterilecek. Maraton 6 Mart’tan itibaren ikinci tur gösterimlerle devam edecek ve 12 Mart’ta Sentimental Value ile Sinners filmlerinin seanslarıyla sona erecek. EDİRNELİLERE DAVET Oscar’a aday yapımları büyük ekranda izlemek isteyen sinemaseverler için kaçırılmayacak bir fırsat sunulduğunu belirten Özdemir, “Ödül töreni öncesinde favori filmlerinizi sinema atmosferinde izleyebilir, kendi Oscar tahminlerinizi yapabilirsiniz” diyerek tüm Edirnelileri maratona katılmaya çağırdı. HİLAL PEKER

Arabacı: “Buğdayda Şu An Dondan Etkilenme Riski Yok” Haber

Arabacı: “Buğdayda Şu An Dondan Etkilenme Riski Yok”

Yağışlar nedeniyle tarlasına giremeyen çiftçilerin birçoğu gelişen teknoloji ile beraber dron ile gübreleme yapıyor. Bazı çiftçilerde ise gübreleme için erken olduğunu, erken büyüyen buğdayın, geç dönemde oluşacak don ile zarar görme ihtimali olduğu görüşü hakim. “GÜBRELEMEDE ACELEYE GEREK YOK” Konu hakkında değerlendirmelerde bulunan Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı, konuyu ziraat mühendisleriyle de değerlendirdiklerini, şu an için bir risk olmadığını belirterek; “Şubat sonu ya da mart ayında oluşan don, çok arzuladığımız bir olay değil. Bu yıl buğday ekiliş dönemindeki toprağın tavı ve yağışlar buğdayın erken gelişmesini sağladı. Daha sonra havanın soğumasıyla buğday duraksama dönemine geçti. Bu duraksama dönemi sonrası buğdaya gübreleme yapılarak tekrar büyümesi sağlanıyor. Birçok üreticimiz havaların yağışlı olması sebebiyle drone ile gübreleme yapıyor. Bu gübreleme buğdayda tekrar büyümesine sebep oluyor. Fakat bu büyümeden sonra oluşabilecek don, buğday için risk teşkil ediyor. Şu an mühendis arkadaşlarımızla da fikir alışverişi yapıyoruz. Buğday ufak kaldı ya da gelişimi zayıf kaldı gibi düşünmek için erken. Gübrelemeye acele etmeye gerek yok diye düşünüyorum. Yağış olması sevindirici. O yüzden gübrelemede çok geç kaldığımız bir durum yok. Ürün normalden hızlı büyür, kaleme kalkar, kaleme kalktıktan sonra çok yoğun don olursa o zaman risk oluşur. Bundan birkaç yıl önce geç dönemde don olayı olmuştu. Buğdaylar yere yattı ve bozulanlar oldu. Şu anki ürünün gelişimine baktığımızda da gelişimi iyi gözüküyor” dedi. ŞENER ŞENTÜRK

Rifat Osman, Sarayiçi’nde Toplu Mezarı Yazmış Haber

Rifat Osman, Sarayiçi’nde Toplu Mezarı Yazmış

Edirne Valisi Yunus Sezer’in geçtiğimiz günlerde yaptığı basın açıklamasında, Edirne Sarayı’nın ihya çalışmalarındaki kazılarda, Balkan Savaşları’nda şehit düşen askerlere ait toplu mezarların bulunduğunu söylemesi, kentte birçok kesimin dikkatini çekti. " Vali Sezer’in gündeme getirdiği toplu mezarları Edirne tarih yazarı, ressam, hekim, mimar Tosyavizade Dr. Rifat Osman’ın birebir şahit olarak eserinde yazdığı ortaya çıktı. Osman, Edirne Valiliği Kültür Yayınları tarafından yayımlanan ve Yrd. Doç. Dr. Ratip Kazancıgil tarafından günümüz Türkçesi’ne çevrilen Edirne Rehnüması (Edirne Şehir Kılavuzu) adlı eserinde, Sarayiçi’nde yaşananları “facia” olarak nitelendirirken; bölgede tutsak edilenlerin gömüldüğü toplu mezarı gördüğüne yer vermesi dikkat çekti. “İÇİNDE CESETLER GEÇEN TUNCA SUYUNDAN İÇTİM” Osman, eserinin “Balkan Harbinde Edirne” adlı başlığının “Tartışma” bölümünde, Sarayiçi mevkiinde Bulgarlar tarafından yapılanları gördüğünü belirterek; “Ben, o ağaçların altında bir asker tabibi olduğum halde 4 gün ekmek görmedim ve yalnız içinde cesetler geçen Tunca suyundan içtim. Sarayiçindeki tutsak erlere değil, subaylara bile bir şey verilmedi. Fransa’da öğrenim yapmış bir Bulgar tabibi bana bir kutu sigara verdiği için binbaşısı tarafından azarlandı ve kutu geri alındı. Tutsak erler, dediğiniz gibi ağaç kabuklarını ateş yakmak için değil, yemek için kopardılar. Yediler ve öldüler” ifadelerine yer veriyor. “SARAYİÇİ’NDE CESETLERİ TAŞ SÜTUNUN YANINA GÖMDÜRDÜLER” Osman, dizanteri nedeniyle bölgede tutsak olan birçok kişinin hayatını kaybettiğini ifade ederken; “Dizanteri o kadar korkunç sayıda ölüme neden oldu ki Bulgarlar kolera vardır diye kaçtılar, yalnız köprü başlarında nöbetçi bıraktılar. Halbuki hastalık, açlık üzerine soğuktan ileri geliyordu. Nihayet, 3 gün sonra verilen yeşil küflü, taş gibi peksimetler ve ona benzer ekmekleri ise yiyen zehrinden, yemeyen ise açlıktan öldü. Sarayiçi faciasına merkez asker hastanesi tabipleri 22 günde son vererek her gün Sarayiçi’ne gidip muayene yaptıkça 5’er, 10’ar hastaneye kaldırdılar. Sarayiçi’nde tutuklu hasta erleri hastaneye yatıracak yer olduğu ve Mart’ın soğuk günlerinde Sarayiçi’nin yaş çayırları üzerinde etrafı açık çadırlarda yatmalarının uygun olmayacağı hatırlatıldığı halde hastaneye götürülmelerine Bulgar komutanı izin vermemiştir ve Sarayiçi’nde açıkta kalan çıplak cesetleri de oradaki taş sütunun yanına gömdürdüler” dedi. “YAYLIM ATEŞİYLE KATLEDİLDİLER” Osman, eserinde hasta ve yaralı erler ile subayların sayısı ile ilgili de bilgi verirken; “Kalenin düşüşünde ve düşüşünden sonra Edirne Merkez Asker Hastanesi’nde bulunan hasta ve yaralı erler ve subaylar 1270’i aşkın idi. Hastane tabipleri ise öbür tutsaklar gibi Bulgaristan’a gönderilmeyip hastalarını tedavi için hastanede bırakılmışlardır. R. 17 Nisan 1329-M. 1913/1914 tarihinde Edirne Askeri Mevki baştabibi binbaşı Gospodin Kiryakof, yanında birkaç Bulgar askeri tabibi olduğu halde hastane koğuşlarını gezerek nekâhat (iyileşme) döneminde bulunan erlerden 72 kişiyi çıkartmış ve bunlar, Bulgar erlerinin gözetiminde, hastane civarında Tunca nehri kenarından Bulgaristan’a gönderilmek üzere götürüldükleri sırada, adı geçen Bulgar erleri tarafından açılan bir yaylım ateşi ile 20’den fazlası katledilip soyulmuşlardır. Bu biçare sakat erlerin idam nedenleri de yürüyemeyip geride kalmalarıdır” sözlerine yer veriyor. UĞUR AKAGÜNDÜZ

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.