Hava Durumu

#Menü

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Menü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Menü haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kafe ve Restoranlarda “Ayrıntı Dönemi” Başlıyor Haber

Kafe ve Restoranlarda “Ayrıntı Dönemi” Başlıyor

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın aldığı kararla birlikte kafe ve restoranlarda menü anlayışı değişiyor. 1 Temmuz’dan itibaren işletmeler, sundukları ürünlerin yalnızca isim ve fiyatlarını değil; kalori bilgisi, içerik detayları ve alerjen uyarılarını da açık şekilde paylaşacak. Yeni uygulamayla birlikte karekodlu menüler üzerinden de ürün içeriklerine erişim sağlanabilecek. Amaç ise tüketicinin ne yediğini ve içtiğini daha şeffaf şekilde görmesini sağlamak. “TÜKETİCİ İÇİN BÜYÜK BİR İHTİYAÇ” Edirne’de kafe işletmeciliği yapan Gizem Yavuz Mestanoğlu, düzenlemeyi olumlu karşıladıklarını belirterek şunları söyledi: “Bu uygulama niyet olarak çok güzel. Biz de her zaman destekliyoruz. Tüketicinin ne yediğini ne içtiğini bilmesi artık bir bilinçten öte bir ihtiyaç haline geldi. İnsanlar artık neyi, hangi içerikle tükettiklerini açıkça görmek istiyor.” ALERJİ VE SAĞLIK AÇISINDAN ÖNEMLİ Yeni sistemin özellikle belirli hassasiyetleri olan bireyler için büyük kolaylık sağlayacağını ifade eden Mestanoğlu “Bu uygulama alerjisi olanlar, özel beslenenler ve sağlık problemi yaşayanlar için çok önemli. İçeriklerin açıkça yazılması hem tüketiciye güven verir hem de işletmeler açısından şeffaflık sağlar” dedi. Ayrıca bu durumun işletmeler için de bir güvence oluşturacağını belirten Mestanoğlu, olası sorunlarda ürün içeriğinin önceden belirtilmiş olmasının önemli olduğunu vurguladı. İŞLETMELER İÇİN YENİ SORUMLULUKLAR Yeni düzenlemenin işletmelere ek yük getireceğine de dikkat çeken Mestanoğlu, özellikle kalori hesaplamalarının hassasiyet gerektirdiğini söyleyerek; “Bu iş sadece kalori yazmakla bitmiyor. Örneğin bir kahvenin kalorisi kullanılan süt, şurup ve diğer malzemelere göre değişiyor. Aynı durum yiyecekler için de geçerli. Doğru hesaplama ve doğru sunum çok önemli” diye konuştu. ŞEFFAFLIK VE GÜVEN VURGUSU Kendi işletmelerinde şeffaflığa önem verdiklerini belirten Mestanoğlu; “Bizim barımız açık. Müşteriler kullanılan ürünleri görebiliyor. Ancak kalori gibi detayları her zaman bilemeyebiliyorlar. Bu bilgilerin menüde yer alması güven açısından çok değerli” ifadelerini kullandı. Yeni sistemin özellikle çekingen müşteriler için de avantaj sağlayacağını dile getirdi. “EĞİTİM VE STANDART ŞART” Mestanoğlu, sürecin sağlıklı ilerleyebilmesi için işletmelere yönelik rehberlik ve eğitimlerin önemine değinerek; “Her işletmenin bu hesaplamaları doğru yapabilmesi için bir standart oluşturulmalı. Aksi halde başlangıçta karmaşa yaşanabilir. Ama zamanla herkes uyum sağlayacaktır” dedi. “AMAÇ SADECE KALORİ DEĞİL” Son olarak işletmeciliğin sadece ürün sunmakla sınırlı olmadığını belirten Mestanoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: “Bizim hedefimiz sadece kalori satmak değil, müşteriye bir deneyim sunmak. Ancak bu uygulama, bilinçli tüketim açısından çok önemli bir adım. Umarım tüm işletmeler aynı şeffaflıkla uygular.” HİLAL PEKER

Çanakkale Cephesi'nin Menüsü 110 Yıl Sonra Yeniden Yorumlandı Haber

Çanakkale Cephesi'nin Menüsü 110 Yıl Sonra Yeniden Yorumlandı

Dardanos Mutfak Akademisi Koordinatör Yardımcısı Öğretim Görevlisi Emre Mümin, yüksek lisans öğrencisi Emre Usta, Çanakkale Savaşları Enstitüsü Müdürü Utkan Emre Er'den oluşan proje ekibi, ÇOMÜ İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Karataş'ın danışmanlığında İttifak Devletleri'nin Çanakkale'yi terk ettiği 9 Ocak 1916 tarihinin anısına "Siperden Sofraya: Geçmişten Günümüze Modern Yorum Projesi"ni hayata geçirdi. Proje kapsamında arşivlerdeki binlerce harp ceridesi taranarak, Mehmetçiğin 110 yıl önce cephede yediği yemekler, Dardanos Mutfak Akademisinde, Akıncı Taktik Tekstil şirketi ANAFARTA markasının katkılarıyla Emre Mümin, Utkan Emre Er, ÇOMÜ Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü 3. sınıf öğrencileri Gülümser Yekta Güler ve Zeynep Meriç Göçer tarafından modern bir yorumla yeniden hazırlandı. "Siperden Sofraya: Geçmişten Günümüze Modern Yorum Projesi" kapsamında 110 yıl önceki malzemelerden yola çıkarak adaçaylı isli tereyağlı peksimet, içinde Gelibolu Yarımadası otları ile yağda kızartılmış taze asma ve kavrulmuş kuruyemiş bulunan un çorbası, salata olarak portakallı granita, pirinç keki üzerinde nohut püresi ve kavrulmuş et, papara olarak da bilinen et suyu ile ıslatılmış ve üzerine kavrulmuş zeytin serpilmiş ekşi peksimet, kuru nevale olarak da fındık krokanlı, çaylı ve üzümlü tatlı pişirildi. Hazırlanan menü daha sonra Çanakkale Vali Yardımcısı Abdül Kadir Duran, Amfibi Kolordu Komutanı Tümamiral Hüseyin Tığlı, ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Cüneyt Erenoğlu, Avustralya'nın Çanakkale Konsolosu Laura Wauchope ile davetlilere ikram edildi. - "Amacımız yükselen değer gastronomiyi tarihimize nakşetmek" ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Erenoğlu, AA muhabirine, bu proje kapsamında Çanakkale Cephesi'nde Mehmetçiğe sunulan yemeklerle ilgili doğru bilinen yanlışları, İttifak Devletleri'nin bu toprakları terk ettiği 9 Ocak 1916 tarihinin yıl dönümü dolayısıyla masaya yatırdıklarını dile getirdi. Enstitü ekibinin, harp ceridelerini, komutan notlarını ve raporlarını ele aldığını anlatan Erenoğlu, şöyle konuştu: "Savaşın ilk gününden son gününe kadar askerlerimizin yediği öğünleri belgeledik. Aslında cephede sadece tahin ekmeği, üzüm hoşafı yedirilmediğini, protein bazlı menü sunulduğunu gördük. Öğünlerin tamamı olmasa da bir kısmını misafirlerimizle paylaştık. Amacımız yükselen değer gastronomiyi tüm alanlara, tarihimize nakşetmek." - "Yaptığımız çalışmalarda askerin aç kalmadığını gördük" Çanakkale Savaşları Enstitüsü Müdürü Utkan Emre Er de Çanakkale Savaşları ile ilgili doğru bilinen yanlışları, 110 yıl önce askerlerin, komutanların verdiği emirleri, harp ceridelerinden çevirerek düzeltmeye çalıştıklarını aktardı. Cerideler üzerinde çalışırken ellerindeki veriler arasındaki farklılıkları da tespit ettiklerini belirten Er, şunları kaydetti: "Dardanos Mutfak Akademisi, bir fikirle geldiler bize. Elimizdeki çalışmalarımızda eksik tespit ettik. Bilirsiniz acı bir reçete vardır hoşaf kullanımıyla alakalı, yaptığımız çalışmalarda askerin aslında aç kalmadığını, birçok emirde kolaya kaçan komutanların uyarıldığını, askerin ne yediğini bilmeyen kumandanın görevden alındığına varacak emirlerin olduğunu gördük. 110 yıl önceki savaşta askerlerimiz siperde, süngüyle, iradeyle bulundu aynı zamanda disiplinle çalışan bir ikmal hattıyla askerimizi besledik. Askerimiz yemeksizlik yaşamamıştır." Er, proje için 1400-1500 belge taradıklarını belirterek "Cephede bulunan tüm kuvvetlerin şimdiye kadar yayımlanan harp cerideleri tarandı. Ceridelerin dışında hatıratlardan da yararlanıldı." dedi. ÇOMÜ Turizm Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. İlker Türkeri ise Dardanos Mutfak Akademisi'nde uyguladıkları menünün tarihinin 110 yıl öncesine dayandığını hatırlatarak, "Bugün burada tarihin acı hatıraları, acı menüleri değil, askerimize güç veren, onu siperlerde güçlü tutan kavurma, portakal, peksimet gibi ürünlerin günümüz versiyonlarını davetlilerimizle buluşturuyoruz. Bu anlamlı menüyü de yerleşkemizde misafirlerimize sunmaktan onur ve mutluluk duyacağız." diye konuştu. Proje destekçisi Akıncı Taktik Tekstil şirketi ANAFARTA markasının Genel Müdürü Onur Pamuk da proje kapsamında 1915-1916 yıllarında Mehmetçiğin üzerindeki kılık, kıyafet, teçhizatı mankenler üzerinde sergileyerek, bu ruhu yaşatmanın onuruna eriştiklerini söyledi. - "O gün yapılan yemeklere saygı duruşunda bulunmak istedik" Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Öğretim Görevlisi ve Dardanos Mutfak Akademisi Koordinatör Yardımcısı Emre Mümin ise Siperden Sofraya Projesi'ni hayata geçirirken çok heyecanlandıkları anlattı. Araştırmalara başladıklarında bilinenlerin doğru olmadığını arşiv kaynaklardan tespit ettiklerini belirten Mümin, "O dönemin ürünlerini yorumlayarak o gün yapılan yemeklere saygı duruşunda bulunmak istedik. Askerimiz savaş döneminde ne yediyse, hepsini içerecek şekilde menü hazırlamaya gayret gösterdik." dedi. Menüde askerin önemli yiyeceklerinden biri olan peksimetin yer aldığını aktaran Mümin, sözlerini şöyle sürdürdü: "Çünkü askerimiz siperde, bazen sıcak yemeğe ulaşamıyordu. Askerimizin çantasında her zaman peksimet bulunurmuş. Portakal çok önemli çünkü o dönemde taze meyve bulmak çok zor. Vücudun direncinin artması için portakal çok önemli. Anadolu'nun köylerinden halk tarafından kasa kasa portakal gönderiliyor. Nohut, et çok önemli menüde. Taze et bittiğinde konserve etle devam ediliyor. Un çorbası mutlaka menülerde bulunuyor. Paparaya da yer verdik menümüzde. Sabah kahvaltısında çay çok önemli. Hatta porselen bardaklarda çay içtiklerini gördük arşivlerde. Kuru üzüm de önemli ürünlerden bir tanesi." Mümin, ateş hattındayken askerin yemek yeme durumunun olamadığını, yanlarındaki peksimet, kuru üzüm gibi ürünleri tükettiklerini belirterek "Askerimizin aç kalmadığıyla ilgili bir gerçeklik var. Bu milletin askerlerini aç savaştırmadı diyebiliyoruz bu kaynak taramasından sonra. Hiç bir zaman 'Malzeme yoktu, yemek yiyemediler' kaygısının yaşanmadığını biliyoruz." diye konuştu.

Edirne’de Atatürk’ün Sevdiği Yemeklerle Anma Programı Haber

Edirne’de Atatürk’ün Sevdiği Yemeklerle Anma Programı

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi tarafından düzenlenen etkinlikte, katılımcılara Atatürk’ün en sevdiği yemeklerden oluşan özel bir menü sunuldu. Etkinlikte, kuru fasulye, pilav, turşu ve hoşaf ikram edildi. Programda konuşan Edirne Belediye Başkanı Av. Filiz Gencan, son dönemde Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına ve anma törenlerine Edirnelilerin gösterdiği yoğun ilgiden memnuniyet duyduğunu belirtti. Gencan, "Aldığımız bilgilere göre geçtiğimiz Cumhuriyet Bayramı Fener Alayı son yılların en yüksek katılımını yaşadı. Bu sabah da yapılan Anma törenine hemşerilerimizin ilgisi çok yüksekti. Gün boyunca Tarihi Belediye Binası’ndaki Atatürk Odası ziyaretçi akınına uğradı. Biz de bugüne özel Kent Lokantamızda bir menü hazırladık. Bugün sadece bir anma değil; anlama günü. Atamızın verdiği mücadele bizim yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor” dedi. ADD Edirne Şube Başkanı Celil Özcan ise yaptığı konuşmada, Atatürk’ün fikirlerinin zamana yenilmediğini vurgulayarak, "Bugün Atatürk'ün bedenen aramızdan ayrılışının 87. yıl dönümü. Atatürk bir fikirdi, bir düşünceydi. Fikirler üzerinden yüz yıllar geçse dahi ölmezler” ifadelerini kullandı. CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, konuşmasında Atatürk'ün devrimlerinin bugün bile ne kadar değerli ve geçerli olduğunu söylerken fikirlerinin ışığında yürümeye devam edeceklerini vurguladı. MEHMET EFECAN HIDIROĞLU

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.