Hava Durumu

#Mert Erişkin

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Mert Erişkin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mert Erişkin haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Sezer: “Edirne’deki Sağlık Hizmetleri Türkiye’de Takdirle Anılıyor” Haber

Sezer: “Edirne’deki Sağlık Hizmetleri Türkiye’de Takdirle Anılıyor”

Trakya Üniversitesi’nde (TÜ) düzenlenen 14 Mart Tıp Bayramı programında konuşan Edirne Valisi Yunus Sezer, Türkiye’nin sağlık alanında önemli bir noktaya ulaştığını belirterek Edirne’nin de güçlü sağlık altyapısıyla öne çıktığını ifade etti. Türkiye’nin sağlık alanındaki başarısının uluslararası platformlarda da takdir gördüğünü dile getiren Sezer, artık sağlık turizminden söz edildiğini söyledi. Balkan Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen programa, Edirne Valisi Yunus Sezer, Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Cenk Ergüden, TÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler, Edirne İl Sağlık Müdür Vekili Uzman Doktor Ali Kaya, Edirne Tabip Odası Başkanı Dr. Celal Karlıkaya, Edirne Cumhuriyet Başsavcısı Tuğan Sarıca, Edirne İdare Mahkemesi Başkanı Yasin Ayna, kurum müdürleri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan program, Trakya Tıp Türk Sanat Müziği Topluluğu’nun açılış konseri, Tıp Bayramı sunumunun izletilmesi ve açılış konuşmalarıyla devam etti. “EDİRNE OLARAK BİZLERİ GURURLANDIRIYORSUNUZ” Sağlık turizmi açısından Edirne’nin önemine değinen Edirne Valisi Yunus Sezer, “Türkiye sağlık alanında dünyada adından söz ettiren bir sektör haline gelmiş durumda. Artık sağlık turizminden söz ediyoruz. Pek çok alanda ülkemizin bu başarısı uluslararası platformlarda da takdir edilmektedir. Bütün bunlar sizlerin emeğiyle büyüyen, gelişen ve güçlenen bir sistemin ürünüdür. Bu nedenle sizlere gönülden teşekkür ediyor, şükranlarımı sunuyorum. Edirne olarak da bizleri gururlandırıyorsunuz. Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi, Eğitim Araştırma ve Uygulama Hastanesi ve Sultan 1. Murat Devlet Hastanesi’nde verilen sağlık hizmetleri Türkiye’nin birçok yerinde takdirle anılmaktadır. Ayrıca Trakya Üniversitesi için de Tıp Fakültesi adeta bir lokomotif görevi görmektedir. Buraya yapılan her yatırım, alınan her karar yalnızca Edirne’ye değil; ülkemize ve Balkan coğrafyasına da önemli katkılar sağlamaktadır. Bu nedenle emeği geçen tüm hocalarımıza, sağlık çalışanlarımıza ve yöneticilerimize teşekkür ediyorum” dedi. “SAĞLIKTA ŞİDDET KABUL EDİLEMEZ” Edirne Tabip Odası Başkanı Dr. Celal Karlıkaya, “Tabip Odası olarak sorumluluklarımız bulunmaktadır. Meslektaşlarımızın haklarını ve sorumluluklarını gözetmek, halkın sağlık hakkını korumak ve geliştirmek bizim temel görevlerimiz arasındadır. Bu doğrultuda çalışmalarımızı sürdürüyor, gerektiğinde meydanlarda sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Yarın da Ankara’da Ata’nın huzuruna çıkarak sorunlarımızı dile getireceğiz. Bu bayramı sorunlarla boğmak istemiyorum. Ancak özellikle sağlıkta şiddetin hiçbir şekilde kabul edilemez olduğunu vurgulamak istiyorum” dedi. “TIP BAYRAMI, VATANSEVERLİK SEMBOLÜDÜR” Tıp Bayramı’nın vatanseverlik sembolü olduğunu belirten Edirne İl Sağlık Müdür Vekili Uzman Doktor Ali Kaya, “Bugün; insan hayatını her şeyin üzerinde tutan, bilgi, vicdan ve büyük bir özveriyle görev yapan sağlık çalışanlarının günü olan 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutlamak için bir aradayız. 14 Mart 1827 tarihi, ülkemizde modern tıp eğitiminin başladığı gün olarak kabul edilmektedir. Ancak bugünün bayram olarak anlam kazanması, 1919 yılında İstanbul’un işgali sırasında tıp öğrencilerinin işgale karşı bir direniş ve protesto olarak bugünü kutlamasıyla başlamıştır. Tıbbiye öğrencileri, sergiledikleri bu onurlu duruşla tarihe önemli bir iz bırakmışlardır. Bu nedenle 14 Mart Tıp Bayramı, ülkemiz için yalnızca bir meslek bayramı değil; aynı zamanda bir vatanseverlik sembolüdür” ifadelerine yer verdi. “TIP BAYRAMINI İÇTEN DUYGULARIMLA KUTLUYORUM” Tıp Bayramı’nın, tıp tarihi ve hekimler için kutlanmaya değer bayram olduğunu belirten TÜ Rektör Yardımcısı ve Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sedat Üstündağ, “14 Mart Tıp Bayramı hem Türk tıp tarihi açısından hem de hekimlerimiz için çok büyük anlam ifade etmektedir. Hatta kutlanmaya değer bayramlar arasında belki de en anlamlı olanlardan birini temsil etmektedir. Bu vesileyle tüm meslektaşlarımızın, hekimlerimizin, sağlık çalışanlarımızın ve geleceğin hekimleri olan öğrencilerimizin 14 Mart Tıp Bayramı’nı en içten duygularımla kutluyorum” diye konuştu. “TRAKYA ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ, BALKANLARA UZANAN BİR SAĞLIK MERKEZİDİR” TÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler, “14 Mart yalnızca bir meslek bayramı değil; bilimin, cesaretin ve vatan sevgisinin birleştiği tarihi bir hatıradır. Bütün bunlarla birlikte bugünün, üniversitemizin adeta amiral gemisi konumunda olan Tıp Fakültemizin ve hastanemizin tüm mensuplarının bayramı olması, hepimiz için ayrı bir gurur ve heyecan kaynağıdır. Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim, Araştırma ve Uygulama Hastanesi; güçlü akademik kadrosu, bilimsel birikimi, sağlık altyapısı ve yetişmiş insan kaynağıyla Edirne’den Balkanlara uzanan geniş bir coğrafyada önemli bir sağlık merkezi konumundadır. Bu güçlü merkez; bir yandan uluslararası ölçekte bilim üretirken, diğer yandan başta bölgemiz ve ülkemiz olmak üzere Balkan coğrafyasına kadar uzanan geniş bir kitleye sağlık hizmeti sunmakta, bölgesel iş birlikleri, uluslararası akademik ilişkiler ve ortak bilimsel projelerle önemli çalışmalara öncülük etmektedir. Tıp, çoğu zaman temelinde insan sevgisi bulunan bir sanat olarak tanımlanır. Gerçekten de tıp yalnızca bir meslek değil; insana dokunan, hayatı koruyan ve umudu yaşatan bir sanattır. Bu sanatın merkezinde ise her zaman insan vardır. İnsan hayatı ve insan sevgisi vardır” sözlerine yer verdi. Açılış konuşmalarının ardından Trakya Tıp Halk Müziği Topluluğu’nun konseri, Kalemimizden 'Trakya Tıp', Trakya Üniversitesi Düşünce, Edebiyat ve Tiyatro Topluluğu’nun tiyatro gösterisi, teşekkür ile plaket takdimi ve Trakya Tıp Rock Müzik Topluluğu’nun kapanış konseri gerçekleştirildi. MERT ERİŞKİN

Edirne’de Bayram Öncesi Şekerciler Dertli Haber

Edirne’de Bayram Öncesi Şekerciler Dertli

Yaklaşan Ramazan Bayramı öncesi Edirne’de bayram şekeri hazırlıkları başlarken, küçük esnaf eski bayramların yoğunluğunu arıyor. Kentte 15 yıldır şeker ve çikolata işletmeciliği yapan Kayahan Özdeveciler, pandemi sonrası alışveriş alışkanlıklarının büyük ölçüde değiştiğini belirterek vatandaşların artık birçok ürünü küçük esnaf yerine marketlerden almayı tercih ettiğini, bu durumun da özellikle şekerciler başta olmak üzere bakkal, manav ve kasap gibi esnafı olumsuz etkilediğini söyledi. “BAYRAMLAR, TATİL BAYRAMINA DÖNÜŞTÜ” Özdeveciler, “Pandemiyle birlikte sadece bizim sektör değil, dünyada genel olarak alışveriş alışkanlıkları değişti. Bu değişimden en çok etkilenen kesimlerden biri de küçük esnaf oldu. Artık eski bayramların tadını pek alamıyoruz. Eskiden ‘nerede o eski bayramlar’ denirdi, şimdi biz gerçekten o günleri arar hale geldik. Artık bayramlar daha çok tatil bayramına dönüştü. Bu yılki bayram da üç günlük. Bu bayramda çok tatil olacağını düşünmüyoruz. O yüzden bir miktar hareket bekliyoruz” dedi. “MARKET KÜLTÜRÜ KÜÇÜK ESNAFI ZOR DURUMDA BIRAKIYOR” Marketlerin işleri olumsuz etkilediğini belirten Özdeveciler, “Bir diğer önemli konu da alışveriş kültürünün tamamen değişmesi. Eskiden insanlar şekeri şekerciden, lokumu lokumcudan, eti kasaptan, ekmeği fırından, meyveyi manavdan alırdı. Şimdi ise bunların büyük kısmı marketlere kaydı. Manav, kasap, bakkal, fırın gibi küçük esnafın işi bu yüzden ciddi şekilde azaldı. Market kültürü küçük esnafı zor durumda bırakıyor” diye konuştu. “KAR AMACI DEĞİL, HİZMET AMACIYLA BU İŞİ SÜRDÜRMEYE ÇALIŞIYORUZ” Artan maliyetler karşısında karlarından feragat ettiklerini ifade eden Özdeveciler, “Şeker fiyatlarına baktığımızda ise geçen yıla göre yaklaşık yüzde 12–13 civarında bir artış yaptık. Elektrik, vergi ve kira gibi giderler sürekli artıyor. Ancak biz yine de vatandaşın alabilmesi için kârımızdan feragat ediyoruz. Gelen zamları birebir yansıtmamaya çalışıyoruz. Bugün şeker fiyatları ortalama 250 ile 350 lira arasında değişiyor. Çikolatalarda ise fiyatlar 350 liradan başlayıp 2 bin liraya kadar çıkabiliyor. Aslında burada da ciddi bir fiyat dengesizliği var. Aynı ürün bir yerde 400 lirayken başka bir yerde 600 liraya satılabiliyor. Bu durumun önüne geçilmesi için bir düzenleme yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Artık bizler sadece kâr amacıyla değil, hizmet amacıyla da bu işi sürdürmeye çalışıyoruz. Ancak mevcut şartlar küçük esnaf için giderek daha zor hale geliyor” sözlerine yer verdi. MERT ERİŞKİN

Edirne’de Bayram Alışkanlığı Değişti: Baklava Hazır Alınıyor Haber

Edirne’de Bayram Alışkanlığı Değişti: Baklava Hazır Alınıyor

Edirne’de Ramazan Bayramı yaklaşmasına rağmen kuruyemişçilerde beklenen alışveriş yoğunluğu yaşanmıyor. Saraçlar Caddesi’nde kuruyemiş dükkânı işleten Hakan Çakıcı, özellikle baklava yapımında kullanılan ceviz ve benzeri ürünlere talebin ciddi şekilde düştüğünü ifade etti. Vatandaşların bayram alışkanlığının değiştiğini belirten Çakıcı, artan maliyetler nedeniyle vatandaşların evde baklava yapmaktan çekindiğini, daha çok satın aldığını söyledi. “CEVİZ SORAN KİMSE OLMADI” Ceviz fiyatlarının kısa sürede ciddi oranda yükseldiğini dile getiren Çakıcı, “Mesela ceviz geçen yıl 350 liraydı, şu anda 700 lira olmuş durumda. Yerli halkın talebi şu anda neredeyse hiç yok. Bayram yaklaşıyor ama henüz ceviz sonran kimse olmadı. Eskiden bayram öncesi hareketlilik olurdu. Şu ana kadar o da görülmedi” dedi. “DIŞARIDAN ALMAK KOLAY VE HESAPLI GELİYOR” Evde baklava yapanların da azaldığını belirten Çakıcı, artan maliyetlerin vatandaşın tercihini değiştirdiğini ifade etti. Çakıcı, “Artık evde baklava yapan da kalmadı. Çünkü insanlar hesap yaptığında evde baklava yapmanın maliyeti dışarıdan hazır baklava almaktan neredeyse iki kat daha pahalıya geliyor. Bu yüzden dışarıdan almak insanlara daha kolay ve daha hesaplı geliyor. Şu anda kimse ceviz alıp evde baklava yapmıyor. Talep neredeyse sıfır” diye konuştu. MERT ERİŞKİN

Uğur Mumcu Parkı, Belediyeye Yarın Teslim Ediliyor Haber

Uğur Mumcu Parkı, Belediyeye Yarın Teslim Ediliyor

Edirne’nin Sabuni Mahallesi’nde bulunan Uğur Mumcu Parkı’nın işletmecisi Kadir Şencan, Edirne Belediyesi’nin aldığı karar doğrultusunda kendilerine tahliye tebligatı gönderildiğini söyledi. Karara tepki gösteren Şencan, süreç boyunca kendileriyle herhangi bir görüşme yapılmadığını belirterek boşaltma çalışmalarına başladıklarını dile getirdi. “BİZİ KARŞILARINA ALIP KONUŞMALIYDILAR” Kendisiyle görüşülmemesine tepki gösteren Kadir Şencan, “Kiracılar olarak bizi karşısına alıp konuşmadılar. Böyle bir konuşma gereği bile duymadılar. Aslında bizi en çok üzen şey de bu oldu. En azından bizi karşısına alıp, ‘Burada şöyle bir proje var, şunu yapacağız’ diyebilirdi. Biz ona parkı verdik. Atatürk Meydanı için parkı istediler, ‘Alın’ dedik. Peki o zaman burayı neden yıkıyorsunuz? Eğer bir proje varsa, önce içindeki kiracıya sunarsın. Kiracı yapamazsa o zaman dersin ki ‘Ben yapacağım’ ya da ihaleye çıkarırsın, başka biri yapar. Ama bize hiçbir şey sunulmadı, hiçbir şey söylenmedi. Görüşmek istedik, randevu talep ettik; randevu verilmedi. Sonunda valilikten tebligat gönderdiler: ‘Boşaltın.’ Ben buraya emek verdim. Dünyanın parasını harcadım. Burada bir tane bile ağaç yoktu. Bu ağaçların hepsini Allah’ın izniyle ben diktim. Sonuçta biz de çalışmalarımıza başladık. İnşallah yarın anahtarları teslim edeceğiz, çıkacağız. Ama benim anlatmak istediğim nokta şuydu: İnsan olarak karşısına alıp konuşmalıydı” dedi. MERT ERİŞKİN

TÜ’de İstiklal Marşı ve Mehmet Akif Ersoy Anıldı Haber

TÜ’de İstiklal Marşı ve Mehmet Akif Ersoy Anıldı

Trakya Üniversitesi (TÜ) Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyat Bölümü tarafından İstiklal Marşı ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Programı Eczacılık Fakültesi Gazi Mustafa Kemal Atatürk Konferans Salonu’nda yoğun katılımla gerçekleştirildi. Programa TÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Tan, TÜ Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Yüksel Topaloğlu, TÜ Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Müberra Gürgendereli, TÜ Edebiyat Fakültesi Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rıdvan Canım, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan program, açılış konuşmalarıyla devam etti. “İSTİKLAL MARŞI’MIZIN KABULÜNÜN 105’İNCİ YILINI İDRAK EDİYORUZ” Açılış konuşması gerçekleştiren Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Yüksel Topaloğlu, “Bugün, İstiklal Marşı’mızın kabulünün 105. yılını idrak ediyoruz. Milli marşlar bilindiği gibi, ulus devletlerin oraya çıkmasıyla beliren metinlerdir. Genellikle bu metinler birer ulusal mutabakat metni niteliği taşır. Bu metinlerin ortaya çıkışı ise genel olarak iki şekilde gerçekleşir. Birincisi, büyük bir zafer kazanıldıktan sonra yazılan marşlardır. İkincisi ise henüz milli mücadele devam ederken kaleme alınan metinlerdir. Bizim İstiklal Marşımız ikinci kategoriye giren bir marştır. Hepinizin çok iyi bildiği gibi, milletimiz büyük bir varoluş mücadelesi verirken yazılmıştır. Elbette bütün milli marşlar kıymetlidir. Çünkü başta da ifade ettiğim gibi bunlar birer ulusal mutabakat metnidir. Ancak Türk İstiklal Marşı, bizim için en kıymetli ve en anlamlı marşların başında gelmektedir” dedi. “MEHMET AKİF EDİRNE’Yİ ÇOK SEVMİŞTİR” Mehmet Akif Ersoy’un Edirne’yi sevdiğini belirten TÜ Edebiyat Fakültesi Dekanı Sayın Prof. Dr. Müberra Gürgendereli, “Bugün İstiklal Marşı’mızın kabulünün 105’inci yıl dönümü vesilesiyle bir araya gelmiş bulunuyoruz. Edirne, Mehmet Akif için 1. Murat’ın koynunda efelerin yeri, İslam’ın demirden kalesi olan bir şehirdir. Akif, burada yaşamış, görev yapmış ve mübarek şehir dediği Edirne’yi çok sevmiştir. Mehmet Akif, Edirne’ye olan hayranlığını dizelerinde de dile getirmiştir. Şu 4 minareli cami ki yoktu hiçbir eşi. Ki parlıyordu hilâlinde san'atın gölgesi diyerek bu şehrin eşsiz siluetini ve güzelliğini büyük bir hayranlıkla anlatmıştır. Bugün İstiklal Marşımızı okurken ya da dinlerken sadece geçmişte verilen mücadeleyi değil; aynı zamanda bağımsızlık idealimizi, nesilden nesle aktaracağımız vatan sevgisini ve korumakla sorumlu olduğumuz değerleri de hatırlıyoruz” ifadelerine yer verdi. “ALLAH BU MİLLETE BİR DAHA İSTİKLAL MARŞI YAZDIRMASIN” Programda konuşan Trakya Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Tan, “İstiklal Marşımızın kabulünün 105. yıl dönümü vesilesiyle Mehmet Akif Ersoy’u anmak için bugün burada bir araya gelmiş bulunuyoruz. Bu anlamlı organizasyonu düzenleyen herkese teşekkür ediyorum. Sözlerimi Mehmet Akif Ersoy’un çok anlamlı duasıyla tamamlamak istiyorum: ‘Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın.’ Bu duaya katılarak hepinizi saygı ve sevgilerimle selamlıyorum” diye konuştu. “ANMAK ELBETTE GÜZEL, FAKAT ANILMAK DAHA GÜZEL” TÜ Edebiyat Fakültesi Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rıdvan Canım, “Bugün burada sadece bir marşı anmak için toplanmış değiliz. Anmak elbette güzeldir; fakat anılmak belki daha da güzeldir. Hele ki insanların sağlığında bile birbirini arayıp sormakta zorlandığı bir dönemde yaşıyoruz. Ölümünün üzerinden bu kadar yıl geçmiş olmasına rağmen bir insanın hâlâ anılması, aslında anmaktan da öte belki aramaktır. Bu gerçekten çok saygıdeğer ve çok anlamlı bir durumdur. Bugün burada aslında bir milletin küllerinden doğuşunu, bir şairin tertemiz yüreğini ve bir halkın haklı mücadelesine olan sarsılmaz güvenini yad etmek için bir araya gelmiş bulunuyoruz” dedi. MERT ERİŞKİN

Edirne’deki Sanayi Esnafı Modifiye Cezalarına Tepkili Haber

Edirne’deki Sanayi Esnafı Modifiye Cezalarına Tepkili

Edirne’de sanayi esnafı Uğur Çakır ve Onurcan Aksoy, son günlerde modifiyeli araçlara yönelik uygulanan cezalar hakkında açıklamalarda bulundu. Esnaflar, trafik güvenliğini tehlikeye atan ve kamu düzenini bozan sürücülere ağır yaptırımlar uygulanması gerektiğini belirtirken, araçlarını yalnızca görsel olarak kişiselleştiren sürücülere yönelik cezaların ise sektörü zor durumda bıraktığını ifade etti. “CEZA KAMU HUZURUNU BOZANA YAZILMALIDIR” Konu ile ilgili konuşan Uğur Çakır, “Drift yaparak trafiği tehlikeye atanlara, çevreyi rahatsız edecek seviyede egzoz sesi çıkaranlara, gece yarısı mahalle aralarında son ses müzikle kamu düzenini bozanlara, trafik kurallarını hiçe sayanlara, can ve mal güvenliğini tehlikeye atan sorumsuz sürücülere karşıyız. Bu tür davranışlara ağır yaptırımlar uygulanmalıdır. Ceza yazılmalıysa; tehlike oluşturana, kuralları ihlal edene, kamu huzurunu bozana yazılmalıdır Ancak sadece aracında egzoz başlığı var diye, multimedya ekranı var diye, ses sistemi var diye, jant-lastik değişimi yaptı diye, aracını görsel olarak kişiselleştirdi diye bir sürücüyü suçlu ilan etmek hukuka da vicdana da sığmaz” dedi. “ARAÇ MODİFİYE ETMEK SUÇ DEĞİLDİR” Araç modifiye etmenin suç olmadığını, hangi modifikasyon güvenlik ihlali olduğunun açıkça belirtilmesi gerektiğini belirten Çakır, “Araç modifiye etmek bir suç değildir. Kişisel zevk ve görsel düzenleme ile kamu düzenini bozmak aynı şey değildir. Bugün uygulamadaki belirsizlikler nedeniyle, hiçbir şekilde kamu düzenini bozmayan, trafik güvenliğini tehlikeye atmayan sürücülere keyfi ve yoruma açık cezalar yazılmaktadır. Bu durum hem sektöre hem de vatandaşın hukuk güvenliğine zarar vermektedir. Biz açık ve net bir yasal çerçeve istiyoruz: Hangi modifikasyon güvenlik ihlalidir, açıkça yazılmalı. Hangi ekipman teknik şartlara uygunsa serbest bırakılmalı. Yorumla değil, teknik ölçümle işlem yapılmalı. Keyfi uygulamalara son verilmelidir. Kamu düzenini bozan cezalandırılsın. Ama aracını seven, yatırım yapan, emeğini koyan insanlar suçlu muamelesi görmesin. Adalet; herkese eşit uygulandığında anlamlıdır” ifadelerine yer verdi. “İNSANLAR ARAÇLARINI KİŞİSELLEŞTİRMEYE KORKUYOR” Vatandaşların araçlarını modifiye etmekten korktuğunu belirten Sanayi esnafı Onurcan Aksoy, “Son dönemde işlerimiz oldukça azaldı. Araçlarına tampon, aksesuar ya da farklı modifiye işlemleri yaptırmak isteyen birçok genç arkadaşımız, kesilen cezalar nedeniyle geri çekilmek zorunda kaldı. Bu durum sadece bizi değil; boyacıları, kaportacıları, motor ustalarını, elektrikçileri ve ses sistemi işi yapan esnafı da etkiledi. Aldığımız birçok malzeme elimizde kaldı. İnsanlar şu an araçlarını kişiselleştirmeye korkar hale geldi” diye konuştu. “MODİFİYELİ ARAÇLAR SÖKTÜRMEYE GELİYOR” Vatandaşların araçlarına yapılan aksesuarları söktürmek için geldiğini belirten Aksoy, “Modifiye işinin bize ciddi bir katkısı vardı. Bu sadece basit bir iş olarak görülmemeli. Trakya’nın birçok ilinden müşterilerimiz geliyordu. Şimdi onların çoğu geri çekilmek zorunda kaldı. Hatta önceden anlaştığımız, hazırda bekleyen işlerimiz vardı. Cezalar nedeniyle onların hepsini iptal etmek zorunda kaldık. Yapılmış araçlar bile söktürülmek için tekrar geri geliyor. Anlaştığımız birçok iş de bu nedenle iptal oldu” ifadelerine yer verdi. SELİMİYE’DE GENİŞ KATILIMLI BASIN AÇIKLAMASI Kesilen cezalarla ilgili yarın geniş katılımlı bir açıklama yapacaklarını duyuran Aksoy, “Yarın bu cezalarla ilgili bir açıklama yapacağız. Amacımız sesimizi duyurmak. İnsanların arabasını kişiselleştirmesi bir suç olmamalı. Bu nedenle tüm vatandaşlarımızı yarın saat 20.30’da Selimiye Meydanı’na davet ediyoruz. Amacımız tepkimizi göstermek ve yetkililere sesimizi duyurmak” dedi. MERT ERİŞKİN

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.