Hava Durumu

#Mesajlar

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Mesajlar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mesajlar haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Çanakkale Cephesi'nde Propaganda Savaşlarında İngilizlerden Türklere 'Siz Bizim Düşmanımız Değilsiniz' Vurgusu Haber

Çanakkale Cephesi'nde Propaganda Savaşlarında İngilizlerden Türklere 'Siz Bizim Düşmanımız Değilsiniz' Vurgusu

111 yıl önce dünya harp tarihine "Son centilmenler savaşı" olarak geçen Çanakkale Kara Savaşları'nda, Türk ve İngiliz askerleri silahlı mücadelenin yanında propaganda savaşıyla da karşı karşıya kaldı. Savaş sırasında her iki tarafın da sayısız propaganda broşürleri ve yöntemleri kullanıldı. Gelibolu Yarımadası'ndaki şiddetli savaş sırasında askerlerin bir gözü silahların namlusundayken, kafaları ise propaganda araçlarında oldu. Çanakkale Kara Savaşları sırasında Türkçe ve İngilizce metinlerin yer aldığı propaganda broşürleri siperlere hem uçaklardan hem de gönüllü askerler tarafından atıldı. Çanakkale Kara Savaşları sırasında İngilizler, Türk askerlerine ele geçirdikleri esirlere iyi muamele yaptıklarını, onların yemeklerinin, giyim kuşamlarının iyi olduğunu belirterek, aslında düşmanlarının Türkler olmadığı, düşmanlarının Almanlar olduğu vurgusu yapan broşürler attı. Broşürlerde, İngilizlerin Türk askerlerine, "Bizim düşmanımız sizler değilsiniz, düşmanımız Almanlar. Biz aslında halifeliğe, padişaha ve sizlere saygı duyuyoruz. Sadece düşmanımız olan Almanlarla yan yana bulunmamanız gerekiyor. Onun için de gelin Türkler bize teslim olun ya da Almanlarla iş birliği yapmayı bırakın" ifadeleri yer aldı. Çanakkale Kara Harbi'nin 25 Nisan 1915 tarihinde başladığını belirten ÇOMÜ İnsani ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Barış Borlat, "Çanakkale Kara Harbi 25 Nisan 1915 günü başladığında kıyı hattındaki özellikle kıyı başı tutulamamış ve bir süre sonra taraflar arasındaki muharebe mevzi harbine yani siper savaşlarına dönmeye başlamıştı. Özellikle 25 Nisan gününde başlayan Arıburnu bölgesindeki siperler taraflar arasındaki mesafenin neredeyse 4-5 metreye kadar düştüğü bir alanı ortaya çıkarmıştı. Özellikle bu durum tarafların birbirine karşı öncelikle el bombası atması, ardından da bulunmuş olduğu hat içerisinde lağım açmak suretiyle birbirinin üzerinde üstünlük sağlamaya çalışmış olduğunu göreceğiz. Ancak bu durum bir süre sonra savaşın sonuna kadar bir rutin haline gelmeye başlamış ve mevzi harbi artık bölgedeki kanlı savaşların da başlangıcı olmuştu. Nitekim Çanakkale Muharebeleri esnasındaki en kanlı muharebeler Nisan ayından başlamak üzere savaşın sonuna kadar devam etmişti" dedi. Kara muharebeleri sırasında tarafların birbirine karşı mücadeleyi muharebe sahasında değil aynı zamanda psikolojik anlamda da sağlaması gerektiğini de ifade eden Doç. Dr. Barış Borlat, "Bu nedenle özellikle İngilizler bunu sağlamak amacıyla Türk tarafının bulunduğu hatlara propaganda amacıyla bir şey denemişlerdi. Bu da yeni bir usulü aslında propaganda harbinin başlamasıydı. Uçaklar için özellikle bir özel hazne içerisinde özel kağıtları hazırlanmış, bu kağıtların üzerine Osmanlıca olarak Türk askerlerine seslenen mesajlar yazmışlardı. Bu mesajlar uçaklarla Türk hatlarına doğru yaklaşan siper içerisindeki askerin üzerine atılıyor ve askerin ise bunları alarak okuması ve ardından da bundan etkilenmesi bekleniyordu. Ancak bu durumun sadece uçaklarla değil aynı zamanda siper içerisinde de yaşanmış olduğunu göreceğiz. Özellikle Anzakların bulunmuş olduğumuz hatlarda Türk siperlerinin içerisine bir dala ya da taşa sardıkları kağıdın üzerindeki mesajları atmış olduklarını göreceğiz. Bu mesajlara baktığımızda ise özellikle kendilerinin ele geçirdikleri esirlere iyi muamele yaptıklarını, onların yemeklerinin, giyim kuşamlarının iyi olduğunu belirtiyor ve aynı zamanda enteresan mesaj veriyorlardı. 'Bizim düşmanımız sizler değilsiniz, düşmanımız Almanlar yani biz aslında halifeliğe, padişaha ve sizlere saygı duyuyoruz. Sadece düşmanımız olan Almanlarla yan yana bulunmamanız gerekiyor. Onun için de gelin Türkler bize teslim olun ya da Almanlarla iş birliği yapmayı bırakın gibi birçok propaganda kartının ve kağıdının özellikle Türk hatlarına atılmış olduğunu göreceğiz. Bu yöntemi gören Türk tarafı da benzer bir usulle aslında aynı şeyi denemiş ve yine kendi bulunduğu hatlardan karşı tarafa Anzak hatlarına propaganda amacıyla kart atmış olduğunu veya kağıtlar atmış olduğunu göreceğiz. Aslında savaşın uzaması muharebenin muharebe şartları içerisinde psikolojik boyutunun da ayrı bir yere taşınmış olduğunu söyleyebiliriz" şeklinde konuştu.

Osman Egin’den “Mideden Kalbe Giden Yol” Söyleşisi Haber

Osman Egin’den “Mideden Kalbe Giden Yol” Söyleşisi

‎Edirne’de düzenlenen Ramazan Sokağı etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen programda Osman Egin, “Mideden Kalbe Giden Yol” başlıklı bir söyleşi gerçekleştirdi. Etkinliğe katılan vatandaşlara Ramazan ayının manevi yönü, oruç ibadetinin anlamı ve insan hayatındaki yeri hakkında konuşan Egin, önemli mesajlar verdi. ‎“RAMAZAN, ALLAH'IN RIZASINA GİDEN YOLDUR” ‎Söyleşide Ramazan ayının kıymetinin iyi anlaşılması gerektiğini vurgulayan Egin, insanların çoğu zaman bütün kapıları denedikten sonra Allah’a yöneldiğini ifade etti. Egin, “Geçenlerde yaşlı bir teyze bana geldi ve ‘Gidilecek bütün kapılara gittim, hepsi kapandı. Bir tek Allah’ın kapısı kaldı’ dedi. Ben de kendisine ‘Bir sıralama hatası yapmışsın, önce Allah’ın kapısına gitseydin belki diğer kapılara gitmeye gerek kalmayacaktı’ dedim. Ramazan, Allah’ın rızasına giden yoldur” dedi. ‎“ORUÇ İBADETİ ALLAH İÇİNDİR” ‎Oruç ibadetinin diğer ibadetlerden farklı bir yönü olduğuna dikkat çeken Egin, orucun yalnızca Allah için yapılan bir ibadet olduğunu belirtti. Egin, “İnsanoğlunun yaptığı pek çok ibadet kendisi içindir. Ama oruç istisnadır. Oruç Allah içindir ve mükafatını da yalnızca Allah verir. Bu nedenle bir kişinin orucunu değerlendirmek ya da yargılamak kimsenin görevi değildir” diye konuştu. ‎“DİNİ DOĞRU ANLATMAK GEREKİYOR” ‎Toplumda dini anlatırken insanın gerçekliğiyle uyumlu bir dil kullanılması gerektiğini ifade eden Egin, insanların gönüllü olarak ibadet edebilmesi için doğru anlatımın önemli olduğunu söyledi. ‎MEHMET EFECAN HIDIROĞLU

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.