Hava Durumu

#Milli Mücadele

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Milli Mücadele haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Milli Mücadele haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Vali Yunus Sezer’den 12 Mart Mesajı Haber

Vali Yunus Sezer’den 12 Mart Mesajı

Edirne Valisi Yunus Sezer, mesajında İstiklal Marşı’nın 12 Mart 1921’de Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilişinin yıl dönümünü gururla kutladıklarını belirtti. Vali Sezer mesajında şunlara yer verdi: “Devletimizin ve milletimizin bağımsızlığının sembolü olan İstiklâl Marşı’mızın, 12 Mart 1921’de TBMM’de kabul edilişinin 105. yıl dönümünü gururla kutluyoruz. İstiklâl Marşı, milletimizin tarih sahnesindeki yeniden şahlanışının en parlak anıtlarından biridir. Mehmet Akif Ersoy’un Millî Mücadele yıllarında kaleme aldığı dizeler, milletimizin eşsiz mücadele azmini ve cesaretini adeta ölümsüzleştirmiştir. Her kelimesinde inanç, her dizesinde iman, her kıtasında cesaret ve kararlılık bulunan İstiklâl Marşı’mız, karanlık ufukların ardından yeni bir güneşin doğacağını müjdelemiştir. Millî şairimiz Mehmet Akif’in “Korkma” hitabı; manevi dirilişin sembolü olarak umutları tazelemiş, özgüveni ayağa kaldırmış ve son yurdumuzun savunmasında zalimlere karşı verilen insanüstü mücadele ile gösterilen fedakârlıkları on kıtalık bu manzum şaheserde özetlemiştir. Bugün bu topraklar üzerinde hür ve bağımsız bir şekilde yaşayabiliyor, büyük hedeflerimize doğru kararlılıkla ilerleyebiliyorsak; bunu, İstiklâl Marşı’nı yazdıran o eşsiz ruha ve canları pahasına bu vatanı bizlere emanet eden kahraman ecdadımıza borçluyuz. Mehmet Akif Ersoy’un ifadesiyle “Türk Milleti’nin eseri” olan İstiklâl Marşı’mızın anlam ve önemini geleceğimizin teminatı olan genç nesillere aktarmak; vatan ve millet sevgisini her şeyin üstünde tutan nesiller yetiştirmek en büyük sorumluluğumuzdur. Bu bilinçle hareket ederek Mehmet Akif’in “Allah bu millete bir daha İstiklâl Marşı yazdırmasın.” duasına gönülden iştirak etmiş oluruz. Bu duygu ve düşüncelerle başta Cumhuriyetimizin Banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u, vatan uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi minnet, şükran ve rahmetle anıyorum.” HABER MERKEZİ

Yolageldili Konağına Yolageldili Müzesi Önerisi Haber

Yolageldili Konağına Yolageldili Müzesi Önerisi

Trakya Paşaeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti ve Edirne’nin Havsa ilçesine bağlı Yolageldi köyünün kurucusu Kasım Yolageldili’nin ailesine ait konak, geleceğe miras olarak işlevselleştirilmeyi bekliyor. Babademirtaş Mahallesi Yusuf Hoca Mektep Sokak’ta 1900’lü yılların başında yapıldığı tahmin edilen konak, günümüze kadar ulaşmayı başarırken; Edirne Yerel Tarih Araştırmacısı ve Trakya Paşaeli Müdafa-i Hukuk Cemiyeti Kurucularından Kasım Yolageldili kitabının yazarı Cengiz Bulut, konağın onarılarak Yolageldili Müzesi yapılmasını önerdi. “TRAKYA’NIN MİLLİ MÜCADELE KAHRAMANI” Bulut, Kasım Yolageldili’nin, Trakya’nın milli mücadele kahramanı olduğunu belirterek; “Yolageldili ailesi, 1876 Osmanlı-Rus Savaşı döneminde, Bulgaristan’ın Romanya sınırına yakın olan Selvi kasabasından Edirne’ye göç ediyorlar. Havsa’mızın köyü olan Yolageldi köyünü kuruyorlar. Köklü ve geniş bir ailedir. Kasım Efendi, ortaokul mezunu; eğitim fazla alamamış ama kendini yetiştirmiş, vatansever bir insan. 1902-1905 yılları arasında Havsa Belediye Başkanlığı yapıyor. İttihat ve Terakki Partisi’ne üye olduktan sonra siyasete atılıyor. 1908 yılında Edirne Belediye Meclisi’nde görev alıyor. Bu görevlerinin yanında aynı zamanda tüccardır. Orduya et, buğday temin ediyor. Ordunun hayvanlarının yiyecek ihtiyacını karşılıyor. 1905’li yıllarda Hicaz Demir Yolları’na iyi bir bağış yaptığı için Abdülhamit tarafından kendisine berat ve madalya veriliyor” ifadelerini kullandı. “KASIM EFENDİ’Yİ HER YERDE GÖRÜYORUZ” Kasım Yolageldili’nin Cumhuriyet döneminde de çalışmalarına devam ettiğini söyleyen Bulut; “Kasım Efendi’yi her yerde görüyoruz. Kızılay, Çocuk Esirgeme Kurumu, Tarım Kooperatifleri, Edirne Konservecilik Şirketi ve derneklerde hep ön safta olan biri. Yunan işgal dönemlerinde de Talat Paşa’nın Almanya’dan dönerken onları toplayıp ‘Osmanlı topraklarımız işgale uğrayacak. Milli mücadele için bir dernek kurun’ dediğinde de Trakya Paşaeli Cemiyeti’nin kurucuları arasında yer aldı” dedi. “KONAK EDİRNE BELEDİYESİ’NİN UHDESİNDE” Bulut, Yolageldili Ailesi’nin Edirne’de 2 farklı konağı bulunduğunu belirterek; “Bir tanesi günümüzde Yusuf Hoca İlkokulu’nun yanında olan ve hala ayakta duran konaktır. Günümüzde sahibi Edirne Belediyesi’dir. Bir de ortada olmayan, 1946’lı yıllarda kamulaştırılarak Kervan Oteli yapılan, günümüzde de Özel Trakya Hastanesi olarak hizmet veren alanda Kasım Efendi’nin 16 odalı çok büyük bir konağı varmış. Bu konak o dönemde İsmet İnönü, Talat Paşa, Mehmet Şeref Aykut gibi önemli siyasetçilerin ve kahramanların gelip gittiği bir yermiş. Bugün yok ama Yolageldili Ailesi’nden günümüzde ayakta olan ve belediyenin uhdesinde olan konak, ailenin yaptıklarını geleceğe taşımak ve gelecek kuşaklara aktarmak için Yolageldili Müzesi gibi bir hale getirilmesi hem şehrimize değer katacak hem de Edirne’nin bu aileye vefasını göstermiş olacaktır. Aile bireyleri geçmiş dönem belediye başkanlarına bu konuda girişimlerde bulunmuşlardı. Daha sonra ben de bu tür girişimlerde bulundum ama kısmet olmadı. İnşallah bundan sonra şehrimize böyle güzel bir eser kazandırılır. Böylece hem vefa gösterilmiş hem de şehrimiz bir değer kazanmış olur” sözlerine yer verdi. “MÜZE HALİNE GETİRİLMESİ İYİ OLACAKTIR” Yolageldili konağının geleneksel Türk evi olduğunu söyleyen Bulut; “1902’li yıllarda yapıldığı tahmin ediliyor. İç duvarlardaki tuğlalarda 1902 yazısı var. Aynı yıl yapılmamış olabilir ama 1900’lü yıllarda inşa edildiği belli. Burada yaşayanlar Mehmet Yolageldili ve Hasan Yolageldili’dir. Bunlar Kasım Yolageldili’nin kardeşi ve ağabeyidir. Kasım Efendi de diğer konakta ama konak Yolageldili Ailesi’ne aittir. Günümüzde Yolageldili konağı olarak müze haline getirilmesi iyi olacaktır. Ailede bu konaktan çıkan eserler vardır. Ben de önceki dönem başkanımıza oradan çıkan birkaç tablo ve fotoğraflar vermiştim. Ailelerden değişik objeler temin edilerek güzel bir müze yapılabilir” diye konuştu. UĞUR AKAGÜNDÜZ

Çetin, Edirne’de Yunan İşgali Sırasında Yaşananları Anlattı Haber

Çetin, Edirne’de Yunan İşgali Sırasında Yaşananları Anlattı

Trakya Üniversitesi (TÜ) Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü tarafından, Edirne’nin düşman işgalinden kurtuluşunun 103’üncü yıl dönümü kapsamında “Tanıkların Anlatımıyla Edirne’de Milli Mücadele” konferansı düzenlendi. İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İsmail Hakkı İnan Salonu’nda düzenlenen konferansa akademisyenler, sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ve öğrenciler katılırken; TÜ Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Nurten Çetin sunum yaptı. Çetin, sunumunda Edirne’nin Yunan işgali sırasında yaşananları anlatı. HALK PERİŞAN HALDE Çetin, sunumunda Mehmet Şeref Bey’in anlatılarına yer verirken; işgal döneminde Trakya’da asayişsizlik ve yoksulluğun arttığını ve halkın perişan halde olduğunu belirtti. İşgal döneminde Cafer Tayyar Paşa’nın Edirne’nin tarihi sürecini anlattığı çağrısının ise halkın moralini yükselttiğini ifade eden Çetin, halkın Edirne’yi savunmaya destek verdiğini söyledi. Cafer Tayyar Paşa’nın işgal sırasındaki gözlemlerine de sunumunda yer veren Çetin, Yunan bombardımanının gece boyunca sürdüğünü ve Yunan askerlerinin sabah saatlerinde Edirne’ye girdiğini, 13 bin Türk’ün ise bombardıman sırasında Bulgaristan’a geçtiğini belirtti. KÖY VE KASABA İSİMLERİ RUMCAYA ÇEVRİLDİ Çetin, Yunan idaresi altında köy ve kasabaların isimlerinin Rumcaya çevrildiğini de belirtirken; kimlik zorunluluğu ve seyahat kısıtlamasının geldiğini, mallar el koyma, adli haksızlıklar ve eğitim baskılarının yanı sıra Yahudi ve diğer azınlıklara da baskı uygulandığını açıkladı. ZULÜM, VAHŞET VE CİNAYET Mehmet Şeref Bey’in bir gazeteye verdiği röportajda Trakya’da yaşananları zulüm, vahşet ve cinayet olarak tanımladığına dikkat çeken Çetin, Rum ve Yunan birliklerinin köyleri yakıp halkı dövdüğünü, kadın ve çocuklara işkence ettiğini de belirttiğini söyledi. Mehmet Şeref Bey’in anlatılarına göre birçok köyün göçe zorlanarak köylülerin yuvalarından edildiğini belirten Çetin, hapishanelerin de Türklerle dolu olduğunu vurguladığını söyledi. MUSEVİLER DE YUNAN ZULMÜNDEN ETKİLENDİ Çetin, Edirne’deki Hahambaşı’nın ifadelerine de dikkat çekerken; işgalde Musevilerin de Müslümanlar gibi Yunan zulmünden etkilendiğini belirttiğini, Yahudilere baskı yapıldığını söylediğini, Musevilerin Türklerle geçmişten beri barış içinde yaşadığını ve kültürel bir yakınlıklarının bulunduğuna dikkat çektiğini söyledi. “YAĞMA VE TAHRİBATIN ETKİSİ UZUN YILLAR SÜRDÜ” Çetin, yaklaşık 2 yıl Yunan idaresi altında kalan Edirne’nin, 1922 yılında 30 Ağustos Zaferi’nin kazanılmasının ardından 25 Kasım 1922’de düşman işgalinden kurtulduğunu söyleyerek; “Yunanlıların bölgede yarattıkları yağma ve tahribatın etkisi uzun yıllar sürmüştür” dedi. Çetin, Edirne’nin düşman işgalinden kurtuluşunun 103’üncü yılını da kutlarken; hayatlarını ortaya koyan tüm şehit ve gazileri de andı. UĞUR AKAGÜNDÜZ

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.