Hava Durumu

#Miras

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Miras haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Miras haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Tekirdağ'da Baba Oğul 147 Yıllık Bıçakçılık Geleneğini Aynı Tezgahta Yaşatıyor Haber

Tekirdağ'da Baba Oğul 147 Yıllık Bıçakçılık Geleneğini Aynı Tezgahta Yaşatıyor

Tarihi Bedesten Çarşısı'nda bulunan 25 metrekarelik dükkanda çalışan Murat Bıçakçı ile oğlu Alaattin Bıçakçı (24), yıllardır vatandaşların bıçak bileme ve tamir ihtiyaçlarını karşılıyor. Özellikle Kurban Bayramı öncesinde yoğunluk yaşayan baba oğul, sabahın erken saatlerinden gece geç saatlere kadar çalışıyor. Çarşının en eski esnafları arasında yer alan aile, 147 yıldır aynı mesleği icra ediyor. Büyük dedelerinden kalan mesleği yaşatmaya çalışan Bıçakçı ailesi, hem geçimlerini sağlıyor hem de geleneksel el sanatlarından biri olan bıçakçılığı yeni kuşaklara aktarmayı amaçlıyor. Müşterilerin getirdiği satır, bıçak ve çeşitli kesici aletleri özenle bileyen baba oğul, yoğun dönemde günde yüzlerce bıçağı kullanıma hazır hale getiriyor. - "Yıllardır aynı tezgahı paylaşıyoruz" Murat Bıçakçı, mesleğin dikkat ve ustalık gerektirdiğini söyledi. Yılların verdiği tecrübeyle çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Bıçakçı, mesleğin aile büyüklerinden kendilerine miras kaldığını ifade etti. Bedesten Çarşısı'ndaki küçük dükkanda kuşaklardır aynı işi yaptıklarını anlatan Bıçakçı, "Ben dördüncü kuşak olarak, oğlum da beşinci kuşak olarak mesleği sürdürüyor." dedi. Oğlunun küçük yaşlardan itibaren dükkanda kendisiyle çalışmaya başladığını dile getiren Bıçakçı, şunları kaydetti: "Yıllardır aynı tezgahı paylaşıyoruz. Yükü omuzlarımızdan almaya başladı. Her şeyi öğretmeye çalışıyorum. Kurban Bayramı'nın yaklaşmasıyla işlerimiz daha yoğunlaşıyor. Oğlumla bu işi sağlığım el verdiği sürece yapmaya devam edeceğim." Alaattin Bıçakçı da çocukluğundan beri dükkanda büyüdüğünü belirtti. Babasıyla çalışmanın kendisi için ayrı anlam taşıdığını ifade eden Bıçakçı, "Dedem de bana hep öğretmeye çalıştı. Ben de onlardan, babamdan öğrenerek başladım bu işi yapmaya. Babamın yükünü azaltmaya çalışıyorum. Dedelerimiz de bu işin içinde olduğu için mesleği severek büyüdük." diye konuştu. İşin zorluklarına rağmen mesleğini sevdiğini belirten Bıçakçı, çocuklarının da bu mesleği devam ettirmesini istediğini söyledi.

‎Edirne’deki Türk Mutfağı Haftasında Tava Ciğer İzdihamı Haber

‎Edirne’deki Türk Mutfağı Haftasında Tava Ciğer İzdihamı

‎Edirne’de 21-27 Mayıs tarihleri arasında “Bir Sofrada Miras” temasıyla düzenlenen Türk Mutfağı Haftası etkinlikleri başladı. ‎Edirne Valiliği himayesinde İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından düzenlenen etkinliklerin ilki, Selimiye Camii meydanındaki Mimar Sinan heykeli önünde gerçekleştirildi. Edirne Tava Ciğeri yapımı ve ikramı başlayan etkinliklerde Edirne bayram sofrası hazırlanırken; Edirne’nin coğrafi işaretli ürünleri de sunuldu. ‎Etkinliğe; Edirne Valisi Yunus Sezer, Edirne Vali Yardımcısı Sıdkı Zehin, Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Savaş Çerkez, Trakya Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Tan, Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mahmut Şahin, İl Kültür ve Turizm Müdürü Kemal Soytürk, Edirne Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Harun Özen, Trakya Birlik Yönetim Kurulu Başkanı Şafak Kırbiç, siyasi parti temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. “SOFRA, GEÇMİŞ İLE GELECEĞİN BULUŞTUĞU EN KADİM MEKANDIR” ‎Programda konuşma yapan İl Kültür ve Turizm Müdürü Kemal Soytürk, bu yıl etkinliklerin “Bir Sofrada Miras” temasıyla gerçekleştirildiğini söylerken; “Sofralarımızın yalnızca yemek değil; aynı zamanda kültürün, hafızanın, paylaşmanın ve birlikteliğin hafızası olduğunu bizlere yeniden hatırlatmaktadır. Çünkü sofra, geçmiş ile geleceğin buluştuğu en kadim mekandır. Türk Mutfağı Haftası’nda ilimizde birçok etkinlik düzenleyeceğiz” ifadelerini kullandı. “TURİZM GASTRONOMİ ÜZERİNE DÖNMEYE BAŞLADI” Programda konuşan Edirne Valisi Yunus Sezer ise Türk Mutfağı Haftası’nın beşinci yılında olduğunu belirterek; “Soframızın önemli yemeklerini bir kez daha hatırlamak imkanımız olacak. Artık dünya turizmi, gastronomi üzerine dönmeye başladı. Turizmden istediğimiz payı almak adına gastronomimizi hatırlama ve gelecek kuşaklara hatırlatma bizim açımızdan son derece önemlidir” dedi. VATANDAŞLAR CİĞERE ULAŞMAK İÇİN ADETA YARIŞTI Sezer’in konuşmasının ardından Edirne Tava Ciğer ustası Niyazi Yavuz, ciğer kesiminin inceliklerini anlatarak, hazırlanan ciğeri Edirne Valisi Yunus Sezer ile tavada kızarttı. Hazırlanan ciğer vatandaşlara ikram edilirken; tüm uyarılara rağmen vatandaşların sıra oluşturmaması nedeniyle izdiham yaşandı. Bazı vatandaşların tartışma yaşadığı etkinlikte katılımcılar tava ciğere ulaşmak için adeta birbiriyle yarıştı. ‎UĞUR AKAGÜNDÜZ

Edirne Kent Müzesi’nde Mimar Sinan Resim Çalıştayı Haber

Edirne Kent Müzesi’nde Mimar Sinan Resim Çalıştayı

‎Edirne Belediyesi ile Plastik Sanatlar Topluluğu Derneği iş birliğiyle 8-11 Nisan 2026 tarihleri arasında, Mimar Sinan Resim Çalıştayı, Edirne Kent Müzesi’nde düzenleniyor. ‎Mimar Sinan’ın vefatının 438’inci yılı anma etkinlikleri kapsamında düzenlenen çalıştayda, başta Plastik Sanatlar Topluluğu Derneği Başkanı Prof. Kerem İşcanoğlu olmak üzere toplam 11 sanatçı, Edirne Kent Müzesi’nde eserlerini üretiyor. ‎“BU YIL İLK DEFA YAPILIYOR” ‎Çalıştay ile ilgili açıklama yapan Prof. İşcanoğlu, düzenlenen çalıştayın, dünyada çok sık yapılan bir koleksiyon edinme yöntemi olduğunu söyleyerek; “Ressamlar gelir, onlara belirli malzemeler verilir ve resim yaparak koleksiyona katkı sağlarlar. Belediye bunları arşivler ve uzun vadede bunlar modern sanat müzesine dönüşür. Bu yıl ilk defa yapılan bu çalıştay, Edirne Belediyesi’nin ilk defa yaptığı bir etkinlik tipidir. Profesyonel segmente yakın, Mimar Sinan’ı konu alan bir resim çalıştayı. Gelecek yıllarda bu çoğaltılırsa Edirne Belediyesi daha fazla ressamın kente gelmesiyle çok ciddi bir koleksiyon edinebilir. Bunu bir başlangıç olarak algılamalıyız. Birincisi düzenlenen bu çalıştaya genel olarak Trakya Üniversitesi’nin lisans ve yüksek lisans öğrencileri katılıyor ama ileride Türkiye’nin geneline açık olacak. Jürili ve Edirne’nin tanıtımını yapacak bir etkinliğe dönüşeceğini düşünüyoruz” ifadelerini kullandı. ‎“11 SANATÇI ÇALIŞIYOR” ‎İşcanoğlu, çalıştayda yapımı devam eden eserlerde yağlı boya ve akrilik boya kullandıklarını belirterek; “Bunun genel çizgisi, resim sanatı dahilinde üretimleri kapsıyor. O yüzden yağlı boya ve akrilik boyada temelledik ve modern sanatın da çizgisini çektik. Şu anda 11 sanatçı çalışıyor ve pazar günü de çalıştayın sergisi olacak ve Edirne Kent Müzesi’nde sergilenecek. Edirne Kent Müzesi’nde güzel bir sergileme mantığıyla sergimizi düzenleyeceğiz” dedi. ‎“KENTİMİZİN GELECEĞİ ADINA BU ETKİNLİKLERLE ANILACAK” ‎Çalıştayın bir diğer amacının da Edirne Kent Müzesi’ne daha fazla ziyaretçi çekmek olduğunu ifade eden İşcanoğlu; “Bu çalıştay bir kartopunun ilk oluşumu gibi düşünülebilir. Edirne Kent Müzesi’nin, kentimizin geleceği adına bu etkinliklerle anılan ve bu etkinliklere insanların özellikle geldiği bir alana dönüşeceğini düşünüyoruz” sözlerine yer verdi. ‎“SANATA YATIRIM YAPMAK, GELECEĞE YATIRIMDIR” ‎İşcanoğlu, Mimar Sinan Haftası’nı sanata destek vermek amacıyla çalıştayı belirlediğini söyleyerek; “Sanata yatırım yapmak, geleceğe yatırım yapmak olarak değerlendirilebilir. Gelecek yıllarda ideal bir koleksiyon edinmek için konu değişikliği de olmalı. Biz ilk çalıştayı bir deneme olarak düşündük ve yatılı ziyaretçi ağırlamadık ama ilerleyen yıllarda Türkiye’nin her yerinden katılımcılarla Mimar Sinan Çalıştayı ya da birçok çalıştay yapılabilir. Edirne için Mimar Sinan bir marka değeridir. Mimar Sinan’ın sanatsal kimliğinin güncele taşınması için böyle sanat etkinlikleri yapılabilir. Bu müzeler, ileride düzenlenecek heykel, seramik, ahşap çalıştayları ya da bilim sempozyumlarıyla merkez olabilirler” dedi. “12 NİSAN PAZAR GÜNÜ SERGİMİZİ AÇACAĞIZ” ‎11 Nisan Cumartesi günü resimlerin tamamlanacağını belirten İşcanoğlu; “Eserleri astıktan sonra da 12 Nisan Pazar günü sergimizi açacağız. Dünyada yapabileceğiniz en doğru yatırım, sanata yatırımdır. Bunu dünya da Selimiye de göstermiştir. Osmanlı, Bizans ya da diğer dönemlerde sanata yapılan yatırımın ekmeği binlerce yıl yenmiştir. Biz bugün birçok sanatçının yapılarının ekmeğini yiyorsak, geleceği de bu günlerden kurabiliriz. Edirne sadece Osmanlı mirasıyla kendine bir turizm modeli belirlemiş durumda ama Cumhuriyet de burada büyük sanatsal projeler yapmalıdır. Kendimize yeni modern mimarlık örnekleri, modern sanat örnekleri koymalıyız. Heykeller, anıtlar, büyük çalıştaylar, resimler koymazsak sadece miras yedi oluruz. Tıpkı Osmanlı döneminin bize yaptığı yatırım gibi bizim de gelecek kuşaklar için bir an önce geleceği planlamamız ve geleceğe yatırım yapmamız lazım” diye konuştu. UĞUR AKAGÜNDÜZ

Balkan mirasını yaşatmak için atölye kurdular Haber

Balkan mirasını yaşatmak için atölye kurdular

Bulgaristan göçmenlerinin yaşadığı Saray ilçesindeki Küçükyoncalı Mahallesi'nde kadınlar, kentin önemli kültürel simgelerinden, atkı iplikleri arasına renkli desen iplikleri sıkıştırıp, dokumanın yüzeyinde kabartma desenlerin oluşturulduğu "cicim dokumaları"nı gelecek nesillere aktarmak için çaba sarf ediyor. Kadınlar, mahallede oluşturulan atölye sayesinde ürettikleri el dokumalarını satarak hem ev ekonomilerine katkıda bulunuyor hem de kültürel mirası yeni nesle öğretiyor. - "Kendimizi sorguladık işe koyulduk" Kurs öğreticisi Kaniye Oktay, Bulgaristan'dan göçen ninelerinden kendilerine miras kalan cicim dokumalarını yaşatmak için bir araya geldiklerini söyledi. Oktay, amaçlarının cicim dokumalarının bilinirliğini sağlamanın yanında ev ekonomilerine de katkı sağlamak olduğunu dile getirdi. İlçedeki bir şenlikte sandıklardan çıkardıkları naftalin kokulu miras dokumaları sergilediklerini ve o organizasyon sonrasında kültürün devamına karar verdiklerini ifade eden Oktay, "Sergi için bazı evlerden anneannemizin, babaannemizin sandıklarından çıkardığımız namazlık, minder, havlu ve kırlentleri bulduk, bunları sergiledik. Gelecek nesillere aktarmak için 'neden dokuma yapmadığımızı' konuştuk. Kendimizi sorguladık işe koyulduk. Muhtarımızın ve belediyelerin desteği ile atölye kurduk. 4- 5 kişiyle başladık, şu anda 12 kişi çalışıyoruz." dedi. - "Her motif anlam taşıyor" Cicim dokumasında hatanın sıfır olması gerektiğini vurgulayan Oktay, tezgah başında dikkatli ve titiz çalıştıklarını anlattı. Oktay, sekiz tezgahta dokumaların büyüklüğüne göre işlerin 3 günle 10 gün arasında tamamlandığını aktardı. İşledikleri dokumalarda 15 çeşit motif bulunduğunu ve bunların hepsinin bir anlam taşıdığına değinen Oktay, "Yıldız motifi nazara karşı, sevinç, mutluluk anlamına geliyor. Pıtrak motifi var ve huzur anlamını taşıyor. Koç boynuzu motiflerimiz var. Güçlü erkeği temsil ediyor. Eli belinde motifimiz, kadının dişiliğinden ve doğurganlığından bahsediyor." ifadelerini kullandı. Miras bırakılan kültürel değerleri gelecek nesillere aktarmaktan mutlu olduklarını vurgulayan Oktay, gençlerin dokumaları üretmek için oldukça meraklı ve hevesli olmasından mutluluk duyduklarını kaydetti. Atölyede üretim yapan kadınlardan Zekiye Dere de üretimlerini sosyal medya aracılığı ile pazarladıklarını ve buradan gelir elde ettiklerini belirtti. Dere, çantaların 300, seccadelerin 3 bin liraya satıldığını kaydetti. Küçükyoncalı Mahalle Muhtarı İrfan Gündüz de cicim el dokumaları için Türk Marka ve Patent Kurumundan marka tescil belgesi almak istedikleri dokumaları Türkiye'ye ve dünyaya duyurmak için çaba sarf ettiklerini söyledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.