Hava Durumu

#Namık Kemal Döleneken

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Namık Kemal Döleneken haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Namık Kemal Döleneken haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Döleneken Açıkladı: Ulus Pazarı’nda Bakan İmzasıyla Suç Duyurusu Haber

Döleneken Açıkladı: Ulus Pazarı’nda Bakan İmzasıyla Suç Duyurusu

Edirne Belediyesi eski Başkan Yardımcısı Namık Kemal Döleneken, kapatılması ile kentte tartışma konusu olan Ulus Pazarı ile ilgili açıklama yaptı. Döleneken, Ulus Pazarı’na yapılan tuvalet, büro ve kafeterya nedeniyle İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın imzasıyla soruşturma başlatıldığını açıklarken; 2014 ile 2024 yılları arasındaki belediye başkanları ve yöneticileri hakkında mahkeme açılması için suç duyurusunda bulunulduğunu söyledi. “SADECE SAYIŞTAY’DAN BAHSEDİLİYOR” Cuma Pazarı’nın yapıldığı dönemde Edirne Belediye Meclisi Üyesi olduğunu belirten Döleneken; “Cuma Pazarı yapılırken belediye meclisi üyesiydim ve açıkçası sıcak bakmıyordum. Orada aslında şehircilik açısından etkili bir görev yaptı. Pazarın yapılması, yayalaştırılması oraları canlandırdı ve merkez tekrar canlandı. Bu konuda kamuoyu yine çok fazla bilgilenmeden sadece; ‘Kapanacak, mahkeme aşaması’ gibi konular konuşulur oldu. Sadece Sayıştay’dan bahsediliyor” ifadelerini kullandı. “İÇİŞLERİ BAKANI İMZASIYLA DAVA AÇILMASI KARARI ÇIKTI” Döleneken, kendisi ve merhum Belediye Başkanı Cengiz Varnatopu’na 2025 yılında Ulus Pazarı ile ilgili müfettiş sorgusu geldiği söyleyerek; “2004’te görevi bitmiş olan belediye başkanı dahil hepimizin adı olan bir sorgu geldi. Halbuki Ulus Pazarı 2006’da başladı. Bu müfettiş sorgusu sonunda 2014 – 2024 arasındaki belediye başkanı ve o dönem görev yapan mali hizmetler müdürü, destek hizmetleri müdürü ve imar müdürüyle ilgili bizzat İçişleri Bakanı imzasıyla mahkeme açılması kararı çıktı” dedi. “BU ÇOK CİDDİ BİR OLAY” İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin gelerek inceleme yaptıklarını açıklayan Döleneken; “Rahmetli Cengiz Varnatopu’ndan ifade almadıkları için onu zaten ayırdılar, bizi de ayırmışlar. 2014 ile 2024 yılları arasındaki belediye başkanı ve belediyedeki o sorumlu saydıkları yöneticiler hakkında İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'nın imzasıyla mahkeme açılmasıyla ilgili savcılığa suç duyurusunda bulundular. Bu çok ciddi bir olay. Gerekçelerden bir tanesi; kiraya verildikten sonra burada ihtiyaç olduğu için tuvalet, büro ve kafeterya gibi bir yer yapmışlar. Bunlarla ilgili ek bir para istenmemiş. Belediye bunlarla ilgili bir gelir sağlamamış. Belediye zarara uğratılmış. İkincisi de oraya pazartesi günü dışında cuma günü de bazıları gelip sebze ve meyve satmış. Belediye olarak bunlardan para almamışsınız ve zarara uğratılmış. Buraya tuvalet yapılmış diye dönemin belediye başkanı ve yöneticilerini, İçişleri Bakanının imzasıyla mahkemeye gönderirseniz, şu anki yönetenler de hiçbir adım atmazlar. Türkiye'nin bu koşullarında gelip kapısına kilidi vururlar ve rahata kavuşurlar. Hiç kimse de ‘Neden kapadınız?’ diye soruşturmaz” sözlerine yer verildi. UĞUR AKAGÜNDÜZ

Döleneken; “UNESCO’nun Böyle Bir Derdi Yok” Haber

Döleneken; “UNESCO’nun Böyle Bir Derdi Yok”

Edirne’de Selimiye Camii ve Külliyesi’nin UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dahil edilme sürecinde Alan Başkanlığı görevini yürüten, Şehir Plancısı ve Edirne Belediyesi eski Başkan Yardımcısı Namık Kemal Döleneken, basın mensupları ile bir araya gelerek Selimiye Camii, Kırkpınar Er Meydanı ve kent gündemi ile ilgili açıklama yaptı. Edirne’yi Tanıtma ve Turizm Derneği (ETTDER) toplantı salonunda düzenlenen toplantıda Döleneken ayrıca Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından Atatürk Bulvarı üzerinde kazı çalışması yapıldıktan sonra temeli ortaya çıkarılan Kadirhane Tekkesinin etrafını çeviren panellere ait ayakların, bölgede yürüyen insanlara olumsuz etkisiyle ilgili de konuştu. “VAKIFLAR BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ ÖZÜR DİLEMELİ” Döleneken, 4 ay önce Kadirhane Tekkesinin önündeki kaldırımda yürürken etrafını çeviren korumalıkların ayaklarına takılarak düşmesi sonucu diz kapağının kırıldığını açıklarken; “Panellerin ayakları kaldırıma uzatılmış. Ben de orada yürürken bunlara takılarak düştüm. Burası Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün sorumluluğunda. Panellerin ayaklarını içeriye doğru yapsalardı bu kazayı yaşamayacaktım. Maddi ve manevi çok sıkıntı yaşadım. Tazminat davası açmayı düşünmüyorum ama bu şehirde yayalara ait alanlarda güvenle yürünmesi için kıvılcım olsun istiyorum. Vakıflar Bölge Müdürlüğü, benden ve Edirne’den özür dilemeli. Bunu yapmazlarsa bu konuyu mesele edeceğim. Yaya kaldırımlarının yayalar için daha güvenli olması için çaba göstereceğim” ifadelerini kullandı. “SELİMİYE’DE DE SARAY’DA DA NE YAPILDIĞINI AÇILIŞTAN SONRA GÖRECEĞİZ” Selimiye Camii’nin restorasyon çalışmalarında ana kubbesinde yapılmak istenen ve mahkeme süreci ile birlikte iptal edilen çalışmanın rafa kaldırıldığını söyleyen Döleneken; “Tartışmanın işe yaradığını gördük. Bu tür sorunların ortaya çıkmasının bir nedeni de bizdeki gizli iş yapmadır. Kapalı kapılar ardında yapıp bir açılışla her şeyi bitirdiğimizi sanıyoruz. Dünyada böyle değil. Selimiye gibi bir şaheseri restore edecekseniz, birincisi acele etmezsiniz. Gerekirse 10-20 sene sürer. Önemli olan doğru işler yapılması. Biz Edirne’de sarayda da Selimiye’de de ne yapıldığını ancak açılıştan sonra göreceğiz” dedi. “TURİZME KATKISI YÜZDE 100 OLACAKTIR” Döleneken, Edirne Sarayı yeniden yapımı ve Saraçlar Caddesi’ndeki Sokak Sağlıklaştırma Projesi ile ilgili tartışmalar olabileceğini belirterek; “Yapılan işi çok önemli buluyorum. Hem Saraçlar Caddesi’nde hem de Edirne Sarayı’nda yapılanlar turizm amaçlıdır. Bunların teknik olarak değeri yüzde 100 olmasa da turizme katkısı yüzde 100 olacaktır. Çünkü bu şehir, turizm ile yaşamaya çalışan bir şehir” sözlerine yer verdi. “BEYAZ IŞIKTA SELİMİYE’Yİ ALGILAMA ŞANSI OLMUYOR” Selimiye Camii’nin beyaz ışıkla ışıklandırılması ile ilgili konuşan Döleneken; “Beyaz ışık Batı’da hiç yok. Ben Suudi Arabistan’da beyaz ışık kullanıldığını gördüm. Ama Selimiye’de caminin yapısı çok önemli. İlk defa görenler sarsılıyor. Gece de doğru aydınlatıldığında çok etkileyici oluyor. Bu ışığı yaptığın zaman binayı algılama şansın kalmıyor. Bir ışık topu göreceksiniz. Bu konular keşke deneme, test aşamasında değil de biraz daha geniş konuşulabilseydi. Umarım bu konuda da bir daha düşünme imkanları olur. Sonuçta ışık değiştirilmesi zor bir şey değil” dedi. “KÖTÜ BİR YAPIYI SAVUNMANIN BİR ANLAMI YOK” Döleneken, Edirne Sarayı’nın yapımı ile birlikte Sarayiçi’ndeki Kırkpınar Er Meydanı’nın taşınması tartışmaları ve Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin UNESCO’dan çıkarılabileceğine dair iddiaları da cevaplarken; “UNESCO’ya giren Kırkpınar Yağlı Güreşleri değildir. UNESCO’ya giren Kırkpınar Yağlı Güreşleri Festivali’dir. Şimdiye kadar aşağı yukarı bütün belediye başkanları ‘Panayır olmaktan çıkaracağız’ dedi. Aslında panayır kötü bir şey değil. Kırkpınar da geleneksel olduğu için Somut Olmayan Kültür Mirası Listesi’ne girdi. O yüzden önemli olan festivalin özelliğinin ruhunu korumaktır. Güreşin içindeki ritüellerin hepsi onun parçalarıdır. Bunlardan bir bölümünü çıkarırsan tartışma konusu olur. Sonuçta UNESCO ile ilgili alanı da etkiler. Kırkpınar’ın yapıldığı yer, Kırkpınar’ın vazgeçilmez ögelerinden değil. Su basan bir alanı, Sarayın Has Bahçesi olduğu açık olan bir alanı, sadece taşkınlardan dolayı ciddi bir bilimsel araştırma alanı olabilecek bir alanı kullanıyorsun ve kötü bir yapı. Mutlaka çok daha büyük ve iyisini yapmak lazım. Böyle bir yerdeki ısrarın çok anlamlı olduğunu düşünmüyorum. UNESCO’nun da böyle bir derdi yok. Sadece oradaki kötü bir yapıyı savunmanın bir anlamı yok” diye konuştu. UĞUR AKAGÜNDÜZ

Selimiye Restorasyonunda UNESCO Taahhütleri Gündemde Haber

Selimiye Restorasyonunda UNESCO Taahhütleri Gündemde

Edirne Yerel Tarih Grubu (EYTG) tarafından Edirne Belediyesi AKM Küçük Salon’da düzenlenen panelde Selimiye Camii’nde devam eden restorasyon çalışmaları masaya yatırıldı. Toplantıda konuşan şehir plancısı Namık Kemal Döleneken, Selimiye’nin UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ne alınma sürecinde verilen taahhütlerin bugün de geçerliliğini koruduğunu belirterek, “Bu dünya mirası varlığın bundan sonra da Dünya Miras Merkezi ve onun danışman kuruluşlarıyla iş birliği içinde korunacağına dair açık bir söz verdik. Bu bir niyet beyanı değil, uluslararası bir yükümlülüktür” dedi. “LİSTEYE GİRME ORTAK AKLIN ÜRÜNÜ” Koruma anlayışının tek bir kurumun inisiyatifine bırakılamayacağını vurgulayan Döleneken, UNESCO’nun yaklaşımına dikkat çekerek, “Tek başına devlet, belediye ya da üniversite koruyamaz. Tüm paydaşların birlikte hareket etmediği her durumda yanlışlar kaçınılmaz olur. Alan Yönetim Planı bu yüzden zorunludur” ifadelerini kullandı. Selimiye’nin dünya mirası sürecinin Edirne modeliyle başarıya ulaştığını hatırlatan Döleneken, “Selimiye, Türkiye’nin uzun yıllar sonra listeye giren ilk yapısı oldu. Bu başarı ortak aklın ürünüdür” diye konuştu. “YENİ PROJENİN BİLİMSEL DAYANAĞI TARTIŞMALI” Panelde söz alan Edirne Yerel Tarih Grubu Sözcüsü Şükrü Akıllı ise restorasyon sürecinde yaşanan tartışmalara değinerek, “Mevcut ve onaylı restorasyon projesi iptal edilerek, bilimsel dayanağı tartışmalı yeni bir proje devreye sokuldu. Bu süreçte Koruma Kurulları defalarca reddedilen başvurularla karşı karşıya kaldı” ifadelerini kullandı. “ÖZGÜN İZLER NEREDEYSE YOK OLDU” Emekli öğretim üyesi Mehtap Cömert de yapılan müdahalelerin bazı özgün detaylara zarar verdiğini belirterek, “Çok aceleye getirilen uygulamalarla bazı özgün izler neredeyse yok oldu. Oysa bu yapı, öğrenciler için canlı bir ders niteliğindeydi” ifadelerini kullandı. Cömert, restorasyon çalışmalarında şeffaf bilgilendirmenin eksikliğine de dikkat çekti. Konuşmacılar, Selimiye Camii’nin yalnızca bir ibadet mekânı değil, Osmanlı - Türk ve dünya mimarlık tarihinin başyapıtlarından biri olduğuna vurgu yaparak, restorasyon sürecinin bilimsel, katılımcı ve uluslararası ilkelere uygun biçimde yürütülmesi gerektiği konusunda görüş birliğine vardı. MEHMET EFECAN HIDIROĞLU

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.