Hava Durumu

#Nkü

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Nkü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Nkü haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Tekirdağ'da 21 Yıllık Çalışmayla Geliştirilen Çemen Otu Çeşidi "Ateş Mavisi" Tescillendi Haber

Tekirdağ'da 21 Yıllık Çalışmayla Geliştirilen Çemen Otu Çeşidi "Ateş Mavisi" Tescillendi

Yüksek verim potansiyeli ve geniş kullanım alanıyla dikkati çeken "Ateş Mavisi"nin, tıbbi ürünlerden gıda sanayisine, hayvancılıktan arıcılığa kadar birçok alanda değerlendirilmesi hedefleniyor. NKÜ Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ertan Ateş, çeşidin geliştirilme sürecinin 2005 yılında başladığını söyledi. Ateş, Trakya başta olmak üzere Balkan ülkelerindeki doğal bitki popülasyonlarından toplanan örneklerin uzun yıllar boyunca incelendiğini belirtti. Doç. Dr. Hazım Serkan Tenekecier ile birlikte yürüttükleri çalışmalarla verim ve adaptasyon kabiliyeti yüksek bir çeşit geliştirmeyi amaçladıklarını ifade eden Ateş, "Farklı bölgelerden topladığımız materyalleri uzun yıllar boyunca seleksiyon ve verim denemelerine tabi tuttuk. Türkiye’nin farklı iklim koşullarında yaptığımız denemeler sonucunda tescile uygun bir çeşit ortaya çıkardık." dedi. "Ateş Mavisi"nin halk arasında bilinen çemen otundan farklı bir tür olduğuna dikkati çeken Ateş, bitkinin yetiştiricilik açısından da önemli avantajlar sunduğunu vurguladı. Ateş, "Bitki yazlık ve kışlık olarak ekilebiliyor. Yetiştirme sürecinde yoğun gübre kullanımına ihtiyaç duyulmuyor. Çiçeklenme sonrası biçilerek gölgede kurutuluyor ve tamamı öğütülerek kullanılabiliyor." diye konuştu. Bitkinin morfolojik özelliklerine ilişkin bilgi veren Ateş, 125 santimetreye kadar boylanabilen bitkinin köklerinin 1 metre derinliğe ulaşabildiğini, mavi renkli çiçeklerinin kömeç formunda olduğunu ve meyvelerinde tohum bulunduğunu kaydetti. "Ateş Mavisi"nin uluslararası pazarda da yer bulmasının beklendiğini belirten Ateş, "İsviçre'de yeşil peynir üretiminde, İtalya'da et endüstrisinde benzer türlerin kullanımı oldukça yaygın. Balkan ülkelerinde de baharat olarak tüketiliyor. Bu doğrultuda firmalarla temas kurarak ürünün uluslararası pazarda değerlendirilmesini planlıyoruz." ifadelerini kullandı. Bitkiden dekara yaklaşık 400 kilogram verim alınabildiğini aktaran Ateş, ürünün hayvancılıkta silaj olarak da kullanılabildiğini dile getirdi. Çeşidin isimlendirilmesine de değinen Ateş, "Bitkinin çiçek rengi gaz alevindeki mavi tonu andırdığı için 'Ateş Mavisi' adını verdik." dedi.

Tekirdağ’da Geliştirilen Yerli Korunga “NKÜ Efsane” Adıyla Tescillendi Haber

Tekirdağ’da Geliştirilen Yerli Korunga “NKÜ Efsane” Adıyla Tescillendi

Islah edilen korunga, kuraklığa ve hastalıklara dayanıklı yapısı ile yüksek verimiyle dikkati çekiyor. NKÜ Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Metin Tuna, yaptığı açıklamada, iklim değişikliğine uyumlu yeni bir korunga çeşidi geliştirdiklerini söyledi. Çeşidin ıslah sürecinin 2014 yılında başladığını aktaran Tuna, "Projeye 2014 yılında başladık. TÜBİTAK projemizi 3 yıllığına destekledi ve o günden bu zamana kadar çalışmalarımızı sürdürdük." dedi. Yeni çeşidi geliştirmek için dünyanın önde gelen gen bankalarından genetik materyaller temin ettiklerini belirten Tuna, korunganın iklim değişikliğiyle birlikte yeniden önem kazandığını ifade etti. Korunganın geçmişte Türkiye’de yaygın olarak yetiştirildiğini ancak zamanla ihmal edildiğini dile getiren Tuna, "Artık iklimlerin değişmesiyle birlikte bu tür bitkiler yeniden gündeme gelmeye başladı, tekrar keşfediliyor." diye konuştu. Yeni çeşidin üniversitenin deneme alanlarının yanı sıra İstanbul’un Silivri ilçesi ile Edirne ve Kırklareli'nde de test edildiğini aktaran Tuna, bitkinin boy, verim ve hastalıklara dayanım açısından başarılı sonuçlar verdiğine işaret etti. Korunganın sağladığı faydalar nedeniyle çeşide "NKÜ Efsane" adının verildiğini vurgulayan Tuna, şunları kaydetti: "Bu ismi seçmemizin nedeni bitkinin kendisinin gerçekten efsane bir bitki olması. Bitki bir baklagil olması nedeniyle herhangi bir azotlu gübreye ihtiyaç duymuyor. Tarımında havanın serbest azotundan yararlanabiliyor ve bir kısmını da toprağa depolayabiliyor. Bu sayede kendisinden sonra ekilen ürünlerin azot ihtiyacının yaklaşık yüzde 50’sini karşılayabiliyor." - "Çok iyi bir bal bitkisi" Korunganın çok yıllık bir bitki olduğunu, kuraklığa dayanıklı yapısıyla öne çıktığını anlatan Tuna, bitkinin yüksek protein değerine sahip olduğunu ve Trakya'da sulu tarım yapılmasa dahi yılda iki kez biçilebildiğini ifade etti. Korunganın hayvan sağlığı açısından da önemli faydalar sunduğuna dikketi çeken Tuna, "Bazı sindirim sistemi hastalıklarının iyileştirilmesinde etkili olduğu biliniyor. Aynı zamanda çok iyi bir bal bitkisi. Polen ve nektar açısından zengin olduğu için arılar tarafından yoğun şekilde ziyaret ediliyor ve kaliteli bal üretimine katkı sağlıyor." bilgilerini verdi. Derine inen kök yapısı sayesinde toprağa organik madde kazandırdığını ve toprağı ıslah ettiğini anlatan Tuna, özellikle maden sahalarının rehabilitasyonunda da korunganın önemli rol oynadığını kaydetti. Korunga, genellikle kıraç, kireçli ve verimsiz topraklarda yetişebilen, pembe çiçekli, çok yıllık ve besleyici değeri yüksek bir baklagil yem bitkisi olarak biliniyor.

Tekirdağ'da "Su Farkındalık" Paneli Düzenlendi Haber

Tekirdağ'da "Su Farkındalık" Paneli Düzenlendi

Konukcu, NKÜ Fen Edebiyat Fakültesi Konferans Salonu'nda düzenlenen "Su Farkındalık" panelinde yaptığı konuşmada, iklim değişikliğinin dünyanın en önemli sorunlarından biri olduğunu belirtti. İklim değişikliğinin birçok etkisi bulunduğunu ifade eden Konukcu, "İklim krizi, sürdürülebilir kalkınmayı ve gıda güvencesini ciddi şekilde tehdit ediyor. Türkiye'nin Akdeniz iklim kuşağında yer alması, bu etkileri daha derin hissetmemize neden oluyor." dedi. Su kaynakları ve iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin azaltılması için bireyler ve kurumların sorumluluk alması gerektiğini vurgulayan Konukcu, her yıl yaklaşık 9 milyon insanın açlık nedeniyle hayatını kaybettiğini dile getirdi. Bu sayının günlük ortalama 10-12 bin kişiye karşılık geldiğini belirten Konukcu, "Bu rakam birçok savaşın günlük kaybından daha yüksek. Açlık görünmeyen ama çok büyük bir küresel kriz. İklim değişikliği de bu süreci tetikliyor." diye konuştu. Gıda güvencesinin, "insanların gıdaya zamanında, yeterli miktarda, erişilebilir ve istikrarlı şekilde ulaşabilmesi" anlamına geldiğini ifade eden Konukcu, bu 4 koşulun aynı anda sağlanması gerektiğini ancak iklim krizinin bu unsurların tamamını olumsuz etkilediğini söyledi. Konukcu, araştırmalara göre 2026 itibarıyla dünyada 800 milyondan fazla insanın açlıkla karşı karşıya olduğuna işaret ederek, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre, gıda krizinin aşılması için 2050 yılına kadar üretimin yüzde 60 artırılması gerektiğini belirtti. Dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 30'unun, gıda güvencesi olmayan bölgelerde yaşadığını ifade eden Konukcu, bunun başlıca nedenleri arasında savaşlar, çatışmalar, iklim krizi, artan maliyetler ve gübre fiyatlarının yer aldığını dile getirdi. Gıda israfına da dikkati çeken Konukcu, küresel ölçekte üretilen gıdanın yüzde 14'ünün üretim, yüzde 17'sinin ise tüketim aşamasında kaybedildiğini, toplamda yüzde 31'lik kaybın yaklaşık 1 trilyon dolarlık ekonomik zarara yol açtığını bildirdi. Panel, akademisyenlerin sunumlarıyla devam ediyor.

Besiciye yeni ve kuraklığa dayanıklı bir ot; "Beyaztrak" Haber

Besiciye yeni ve kuraklığa dayanıklı bir ot; "Beyaztrak"

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesinde bilim insanlarının besicilerin ot ihtiyacını karşılamak amacıyla ıslah ettiği baklagiller familyasından ot bitkisi tescil edildi. Üniversitenin Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü öğretim üyeleri Prof. Dr. Adnan Orak ve Doç. Dr. Hazım Serkan Tenikecier değişen iklim koşullarına adapte olacak ot bitkisi çeşidi ortaya çıkarmak için 8 yıl önce çalışmalara başladı. Tekirdağ ve Kırklareli'nde yaptıkları çalışmaların ardından baklagiller familyasından mürdümük adlı bitkiyi ıslah ederek yeni bir çeşit geliştiren 2 akademisyen, tescil için Tarım ve Orman Bakanlığı Tohumluk Tescil ve Sertifikasyon Merkez Müdürlüğüne başvurdu. Çayır Mera ve Yem Bitkileri Tescil Komitesi, bitkiyi "Beyaztrak" ismiyle tescilledi. Beyaztrak, kaliteli yüksek verim ve kuraklığa dayanaklı özelliğiyle ön plana çıkıyor. Tohum ve verim bakımından da yüzde 25 daha yüksek verim sağlayan "Beyaztrak" bu özelliğiyle mürdümükten ayrılıyor. NKÜ Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adnan Orak, Türkiye'de kaba yem kaynağı olan çayır ve mera alanlarının 14,6 milyon hektar olduğunu söyledi. Türkiye'de yem bitkileri ekim alanlarının ise yaklaşık 2,3 milyon hektar olduğunu aktaran Orak, ot ihtiyacının mevcut koşullarda karşılanamadığını, ihtiyacı karşılamak amacıyla uzun süredir çalışma yürüttüklerini anlattı. Islah ettikleri "Beyaztrak" bitkisinin, kuraklığa dayanıklı, veriminin de yüksek olduğunu vurgulayan Orak, konuşmasına şöyle devam etti: "Amacımız, ülkemizin kurak koşullarında yetişebilecek bu çeşidi çiftçiyle buluşturmak ve ihtiyaç duyduğumuz kaliteli kaba yemi kıraç alanlarda da alabilme şansını yakalayabilmek. Trakya, ortalama 450 milimetre yıllık yağışa sahip. Mürdümük, 250 milimetre yağışı olan yerlerde yetişebilen ve diğer bitkilerin verim veremediği yerlerde verim potansiyeline sahip bir bitki. İklim değişikliğini yaşıyoruz. Yağış rejimleri değişiyor. Zamansız ve yoğun yağışlar var. Uzun ve yağışsız günler olacak. Mürdümük o zaman bizim yanımızda olacak. Geliştirilen "Beyaztrak", boyu yaklaşık 60 santimetre olan, yere yarı yatık gelişen ve kuraklığa dayanıklı bir bitki." NKÜ'ye ait deneme alanında "Beyaztrak" bitkisine ait tohumları çoğalttıklarını aktaran Orak, üretilen tohumları firmalar aracılığıyla üreticilerle buluşturmak istediklerini dile getirdi. Orak, ülkenin kaba yem ihtiyacının, kaliteli ve yüksek verimli, ıslah edilen bitki çeşitleriyle karşılanabileceğini vurguladı. Türkiye'de yaklaşık 20 milyon büyükbaş hayvan olduğunu, bu hayvanların da yıllık yaklaşık 90 milyon ton ot tükettiğini ifade eden Orak, "Bunun ancak yüzde 37'sini karşılıyoruz. Kalan bölüm tarla tarımı artıkları, konserve sanayi artıkları ve hendeklerdeki otlarla karşılanmaya çalışılıyor. Bu tabii ki hayvansal ürünlerin fiyatını da olumsuz yönde etkiliyor. Biz bu durumda çayır ve mera alanlarımızı arttıramayacağımız için yem bitkisi ektiğimiz alanlardan verimleri maksimum düzeye çıkartacağız" dedi. Üreticilere daha fazla verim alabilmeleri için topraktaki organik maddenin yüzde 5'e çıkarılmasını da tavsiye eden Orak, baklagillerin 3 yılda bir tarlalara ekilmesiyle bunun sağlanabileceğini kaydetti.

“Gülmek iyileştirir” diyerek yola çıktılar Haber

“Gülmek iyileştirir” diyerek yola çıktılar

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Sosyal Farkındalık Topluluğu öğrencileri, "Best Buddies Türkiye Projesi" kapsamında arkadaş oldukları Tekirdağ Özel Eğitim Meslek Okulu öğrencilerinin etkinliklerle sosyalleşmesini amaçlıyor. Üniversite öğrencileri arkadaşlık kurdukları özel gereksinimli çocuklar için etkinlikler düzenleyerek, keyifli vakit geçirmesini sağlıyor. "Gülmek iyileştirir" mottosuyla öğrenciler, atık kağıttan dekoratif ürün yapımı, hikaye okuma, boyama ve resim gibi etkinlikler düzenliyor. NKÜ'de geçen yıl tanıtılan Best Buddies Türkiye Projesiyle 21 çocukla buluşan üniversite öğrencileri, bu sayının her yıl artmasını hedefliyor. NKÜ Sosyal Farkındalık Topluluğu Başkanı Kerem Balaban, 25 lisenin yer aldığı projedeki tek üniversitenin Namık Kemal Üniversitesi olduğunu söyledi. Özel çocuklarla bir araya gelmekten mutlu olduklarını ifade eden Balaban, "Arkadaşlarımız genelde içe kapanık ve utangaç oluyor. Onları sosyalleştirmeye yönelik çalışmalar yapıyoruz" dedi. "GÜLMEK İYİLEŞTİRİR" DİYEREK YOLA ÇIKTILAR Balaban, sosyal hayatta yapılabilen tüm aktiviteleri arkadaşlarıyla yaptıklarını belirterek, "Sıradan arkadaşlarımızla neler yapıyorsak onlarla da aynılarını yapıyoruz. Sinemaya gitmek, yemeğe gitmek gibi. İlk dönem oldukça güzel etkinliklerimiz oldu. Biz bu yola, 'gülmek iyileştirir' diyerek başladık. Gülmenin ve güldürmenin önemini bilen bir ekip olarak çalışıyoruz. Hayatta bir insanın yüzünü güldürebilmekten, gülümsetebilmekten daha değerli ve anlamlı bir şey yok" diye konuştu. Topluluğun sosyal medya koordinatörü İlayda Geçkin de ilk arkadaş seçiminde oldukça heyecanlı olduğunu dile getirdi. Çocukları farklı aktivitelerle sosyal hayata kazandırmaya çalıştıklarını anlatan Geçkin, tek amaçlarının çocuklara özgüven kazandırarak eğlenceli vakit geçirebilmelerini sağlamak olduğunu ifade etti. İlk etapta seçtiği arkadaşıyla ilgili bir planı olmadığını ancak zamanla oldukça eğlenceli günler geçirdiklerini belirten Geçkin, "Başta çok konuşmayan bir insandı benim arkadaşım. Ben de iletişim kurmakta zorlanıyordum çünkü daha önce özel gereksinimli bir bireyle yakından bir ilişkim olmamıştı. Ama birlikte eğlenebildiğimizi fark ettim. Normalde arkadaşlıklarımız bir yıl sürüyor ama bizim arkadaşlığımız hala devam ediyor" ifadelerini kullandı. Geçkin, arkadaşlık süresince yapboz ve resim gibi etkinlikler yaptıklarını ve arkadaşıyla alışveriş merkezinde gezmekten büyük keyif aldıklarını dile getirdi. Topluluğun afiş tasarım koordinatörü Mehmet Can Çelik de katıldığı etkinliklerden keyif aldığını söyledi. BEST BUDDİES TÜRKİYE PROJESİ Özel gereksinimli bireylerin sosyal, fiziksel ve ekonomik izolasyonunu sona erdirmeyi amaçlayan Best Buddies Türkiye Projesi kapsamındaki programlar ile bireylerin akranlarıyla dostluk kurmasına ve iletişim becerilerini geliştirmesine yardımcı olmayı amaçlıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.