Hava Durumu

#Nükleer Enerji

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Nükleer Enerji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Nükleer Enerji haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bakan Bayraktar, Kırklareli'nde Konuştu Haber

Bakan Bayraktar, Kırklareli'nde Konuştu

Bayraktar, Babaeski ilçesinde ENKA 850 megavat Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali açılışında yaptığı konuşmada, enerjide kalkınmanın, milli güvenliğin ve bağımsızlığın en temel unsurlarından biri olduğunu söyledi. Son 5-6 yılda pandemiyle birlikte dünyada başlayan krizler döneminin, son olarak İran merkezli yaşanan savaşla farklı bir boyuta ulaştığını ifade eden Bayraktar, enerjide arz kaynaklı büyüyen kriz ortamında tüm ülkelerin vatandaşlarına kesintisiz, güvenilir ve uygun maliyetli enerji temin etmek için büyük mücadele verdiğini kaydetti. Türkiye'nin bu süreci yakından takip ettiğini, riskleri doğru okuyarak fırsata dönüştürmek için kararlı adımlar attığını vurgulayan Bayraktar, şöyle konuştu: "Şunu açık bir şekilde ifade etmek isterim, son yıllarda uyguladığımız politikalar sayesinde Türkiye, enerji krizlerinden en az etkilenen, bu krizlere en dirençli ülkelerden biri haline gelmiştir. Altyapı yatırımlarımız, kaynak çeşitlendirme politikamız ve proaktif yaklaşımımız sayesinde vatandaşlarımızın enerjiye kesintisiz erişimini sağlayabiliyoruz. Doğal gazda depolama kapasitemizi artırdık, LNG altyapımızı güçlendirdik, yeni tedarik anlaşmalarıyla kaynaklarımızı çeşitlendirdik. Aynı zamanda vatandaşlarımızı küresel fiyat dalgalanmalarına karşı korumak için önemli destek mekanizmalarını da devreye aldık." Bayraktar, Türkiye'nin her geçen gün kalkındığını ve refah seviyesinin yükseldiğini belirtti. Bununla bağlantılı olarak enerji talebinin de her geçen yıl arttığını dile getiren Bayraktar, "Türkiye olarak sanayisi büyüyen, nüfusu artan ve kentleşmesi süren bir ülkeyiz. Geçtiğimiz 23 yılda 3 kat artan elektrik talebimizin, önümüzdeki 30 yılda da en az 3 kat büyüyeceğini tahmin ediyoruz. Zira tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemli bir elektrikleşme trendiyle karşı karşıyayız." diye konuştu. Yapay zeka, veri merkezleri ve elektrikli otomobillerin kaliteli ve kesintisiz elektriğe ihtiyaç duyduğunu aktaran Bayraktar, sürekli artacak elektrik talebini yönetmek için mevcut durumla yetinemeyeceklerini belirtti. Planlı, akılcı ve uzun vadeli adımlar atmanın zorunlu hale geldiğini belirten Bayraktar, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bu yıl Milli Enerji ve Maden Politikamızın 10. yılında, ülkemizin uzun dönemli enerji planlamasını güncelliyoruz. Daha dirençli, daha esnek ve daha sürdürülebilir bir enerji sistemi inşa etmek için kapsamlı bir dönüşüm sürecindeyiz. Türkiye'nin bu yeni enerji mimarisinde yenilenebilir enerji yatırımlarını daha da artıracağız, doğal gaz ve elektrik altyapımızı çok daha güçlendireceğiz, nükleer enerji projelerimizi hayata geçireceğiz, enerjimizi verimli kullanacak enerji yoğunluğumuzu her yıl iyileştireceğiz, dijitalleşme ile enerji sistemimizi daha akıllı hale getireceğiz. Aynı zamanda uluslararası iş birliklerimizi geliştirerek Türkiye'yi enerjide merkez ülke yapma hedefimiz doğrultusunda ilerlemeye devam edeceğiz." Bayraktar, enerji politikalarını şekillendiren üç temel önceliklerinin arz güvenliği, enerjide dışa bağımlılığın azaltılması ve 2053 net sıfır hedefi olduğunu vurguladı. Yatırımların hız kesmeden sürdüğünü aktaran Bayraktar, şunları kaydetti: "Son 20 yılda enerjide çok büyük bir dönüşümü hayata geçirdik. Bugün geldiğimiz noktada elektrikte kurulu gücümüz 125 bin megavatı aşmış durumda ve bunun yüzde 63'ü yenilenebilir enerji kaynaklarından oluşuyor. Güneş ve rüzgar enerjisinde adeta tarihi bir atılım gerçekleştirdik. Sadece 13 yılda bu alanlarda kurulu gücümüzü 41 bin megavatın üzerine taşıdık. Önümüzdeki dönemde de bu yatırımlarımız hız kesmeden devam edecek." Bayraktar, yenilenebilir enerji kaynaklarının doğası gereği kesintili kaynaklar olduğunu belirtti. Geçen yıl Avrupa'da yaşanan ve 60 milyon insanın hayatını etkileyen kesintilerin, yalnızca yenilenebilir enerjiye bel bağlamanın risklerini gösterdiğini ifade eden Bayraktar, bu noktada doğal gaz çevrim santrallerinin öneminin büyük olduğunu dile getirdi. Türkiye'nin enerji dönüşümünde doğal gazı kritik bir "geçiş yakıtı" olarak konumlandırdıklarını belirten Bayraktar, "Hem 2053 net sıfır emisyon hedeflerimize ulaşmamıza katkı sağlıyor hem de arz güvenliğimizi teminat altına alıyor. 125 bin megavatı aşan toplam kurulu gücümüzün yaklaşık 25 bin megavatı, yani 5'te 1'i doğal gaz santrallerinden oluşuyor. 2025 yılının tamamında ürettiğimiz 363 milyar kilovatsaat elektriğin yüzde 23'ü, yani 83 milyar kilovatsaati doğal gaz santrallerimiz tarafından üretildi. Türkiye Ulusal Enerji Planı kapsamında hedefimiz, artan talebin karşılanmasında ve kesintili yenilenebilir enerjinin dengelenmesinde 2035 yılına kadar doğal gaz kapasitemize ilave 10 bin megavat yeni kurulu güç eklemektir." ifadelerini kullandı. Açılışı yapılan tesis hakkında da bilgi veren Bayraktar, 852 megavat kurulu güce sahip santralin sadece Kırklareli için değil, tüm Marmara Bölgesi için stratejik yatırım niteliği taşıdığını söyledi. Marmara Bölgesi'nin Türkiye'nin sanayi ve üretim üssü olduğunu aktaran Bayraktar, bölgenin elektrik tüketiminin en yoğun olduğu yer olduğunu ifade etti. Bayraktar, Türkiye’nin yıllık 60 milyar metreküplük doğal gaz tüketimiyle Avrupa’da dördüncü sırada bulunduğunu belirtti. Bu tüketimin yaklaşık yüzde 20-25'lik kısmının elektrik üretiminde kullanıldığını ifade eden Bayraktar, şunları kaydetti: "Bugün BOTAŞ, 6 kıta, 39 ülke ve 50'den fazla kaynaktan boru hatlarıyla veya sıvılaştırılmış şekilde doğal gaz tedarik ediyor. Aynı zamanda Sakarya Gaz Sahası başta olmak üzere yurt içinde ve yurt dışında günlük 22 milyon metreküplük doğal gaz üretiyoruz. LNG gazlaştırma kapasitemiz 2016'dan bu yana yaklaşık 5 kat arttı ve günlük yaklaşık 161 milyon metreküpe ulaştı. Önümüzdeki birkaç yıl içerisinde iki yeni FSRU ile bu kapasiteyi günlük 200 milyon metreküpe çıkaracağız." Bayraktar, Silivri ve Tuz Gölü'ndeki yer altı depolama tesislerinin toplam kapasitesini 6,3 milyar metreküpe çıkardıklarını belirtti. 2028 yılına kadar yapılacak yatırımlarla Türkiye’de tüketilen doğal gazın en az yüzde 20'sini depolayabilecek kapasiteye ulaşılacağını anlatan Bayraktar, şöyle devam etti: "Gerçekleştirdiğimiz uluslararası projeler ve bu güçlü altyapı sayesindedir ki doğal gazda hamdolsun bir arz sorunu yaşamıyoruz, inşallah bundan sonra da yaşamayacağız. Türkiye, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde büyük bir kararlılıkla, büyük bir inançla enerjide merkez ülke olma yolunda emin adımlarla yürüyor. Bir yandan Karadeniz'de kendi gazımızı üretiyoruz, bir yandan nükleer güç reaktörlerimizi inşa ediyoruz, bir yandan da bugün burada olduğu gibi modern doğal gaz çevrim santrallerimizi devreye alıyoruz. Bu önemli yatırımın, ülkemizin enerji piyasalarına olan güvenin önemli bir göstergesi olduğunun altını tekrar çizmek istiyorum." ENKA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Mehmet Tara da tesis hakkında bilgi verdi. Konuşmaların ardından Tara, Bakan Bayraktar'a plaket takdim etti. Açılış kurdelesinin kesilmesinin ardından Bakan Bayraktar ile beraberindekiler santral alanını gezdi.

Prof. Dr. İnci; “Kimse Facia Yaşanmayacağının Garantisini Veremez” Haber

Prof. Dr. İnci; “Kimse Facia Yaşanmayacağının Garantisini Veremez”

Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’ne bağlı Ukrayna’da 1986 yılında meydana gelen Çernobil faciasının 40’ncı yılında Edirne’ye etkilerini Batı Ekspres’e anlatan Trakya Üniversitesi eski Rektörü Prof. Dr. Osman İnci, söyleşinin ikinci bölümünde ise Kırklareli’nde kurulması planlanan Nükleer Enerji Santrali’ne dikkat çekti. Prof. Dr. İnci, kurulması planlanan santralde yaşanacak bir faciada, Batı Karadeniz kıyısına, longoz ormanlarına, bitki türlerine, longoz göllerine, deniz balıkçılığına zarar vereceğini söylerken; facia yaşanmayacağının garantisinin verilemeyeceği belirtti. “METEOROLOJİ VE BİYOLOJİ SINIR TANIMAZ” Çernobil Nükleer Enerji Santrali’ndeki facianın ardından yağmur bulutlarının Edirne’ye kadar ulaştığını hatırlatan İnci; “Çernobil yağmuru Edirne’ye nasıl geldi? Meteoroloji ve biyoloji sınır tanımaz. Burada milli park, kuş göç yolu, endemik bitki var. Milli parkın bittiği yere 3-4 kilometre mesafeye nükleer santral kurmak istiyorlar. Hiç kimse bir facia yaşanmayacağının garantisini veremez. Japonya, santrali 7 büyüklüğünde depreme göre yapmıştı, 9 büyüklüğünde oldu ve bitti” ifadelerini kullandı. “HEPSİNİ BİTİRİR” İnci, nükleer enerji santralinin kurulması durumunda kullandığı suyun denize bırakılacağını söylerken; “Deniz suyu ne olacak? Suyu aldın, denize bıraktın, nereye gidecek? Karadeniz’e gidecek. Tüm Batı Karadeniz’in kıyısını bitirir. Bir iddia daha var; o bölgenin yeraltı akıntısı boğazdan geçiyor diye. Ayrıca su basar ormanlarının özelliği şudur; med ve cezir vardır. Deniz suyu ile tatlı su ekolojisinin olduğu özel bir yerdir. Denizin dibine verilecek soğutma suyunun longoz göllerine girmeyeceğinin garantisi var mı? 1-2 derecelik değişiklik orasını da bitirir. O ekosistemde üreyen bitkiler ve yaşayan balıklar var. Hepsini bitirir” dedi. “UNESCO DÜNYA MİRASI LİSTESİ’NE GİRSEYDİ BU İŞ BİTMİŞTİ” Kırklareli’nin dünya longozları açısından ikinci sırada olduğunu belirten İnci; “Amazon birinci, buradakiler ikinci. Endemik bitki açısından da hatırı sayılır bir varlığa sahibiz. 2007’de milli park ilan ediliyor. Ondan önce koruma alanı planı 2 bin 155 hektardı ve o da bizim dönemimizde yaptığımızdır. Hiç mi bir yer kalmadı da buraya çöküyorsun? Sağ tarafına gidiyorsun Kıyıköy var. Etrafı evlerle dolu. Eğer bizim söylediğimizi yapsalardı, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girseydi bu iş bitmişti. Takip edilmedi. Benim dönemimden sonra Trakya Üniversitesi 1/100.000’lik haritadan çekildi. Teslim edildi” sözlerine yer verdi. “BÖYLE BİR YERİN KULLANILMASI KABUL EDİLEMEZ” İnci, Trakya bölgesine nükleer enerji santrali kurulmasına karşı olduğunu vurgularken; “Trakya’ya nükleer santral yapılmasına şiddetle karşıyım. Trakya’yı bitirir. Gelmesine bağlı sonuçlara baktığımızda orasının turizmi, deniz balıkçılığı, ormanları biter. Istrancalar’ı bitirir. Öyle bir yerin bu amaçla kullanılmasını kabul edilemez buluyorum” diye konuştu. UĞUR AKAGÜNDÜZ

Çığla’dan Mecliste Nükleer Enerji Santrali Tepkisi Haber

Çığla’dan Mecliste Nükleer Enerji Santrali Tepkisi

Edirne İl Genel Meclisi’nin mart ayı toplantıları devam ediyor. Meclisin bugün düzenlenen toplantısında, Kırklareli’nin Vize ilçesine bağlı Kıyıköy-Kışlacık mevkiinde kurulması planlanan Nükleer Enerji Santrali gündem oldu. SOL Parti Edirne İl Başkanı Nazım Türkoğlu ve İl Yönetim Kurulu Üyelerinin de misafir olarak katıldığı toplantıda, Cumhuriyet Halk Partisi Havsa İl Genel Meclisi Üyesi ve Çevre ve Sağlık Komisyonu Başkanı Serdar Çığla, gündem dışı söz alarak, Nükleer Enerji Santrali projesine karşı herkesi tepki göstermeye davet etti. “BU YAPILAŞMAYA KARŞI ÇIKMALIYIZ” Çığla, insanlar için enerji ve rahat yaşamın çok önemli olduğunu belirterek; “Ama ülkemizde son yıllarda enerji konusundaki ihtiyaçlar için insan yaşamına zarar verecek şekilde yapılan ve yapılmak istenen sistemler söz konusudur. Bu durum da Trakya bölgemizi bağlamaktadır. 1/100 binlik Ergene havzası konusunda Kırklareli, Edirne ve Tekirdağ’ı bağlayan bir durum söz konusudur. 2023 yılından beri Kıyıköy bölgesine kaydırılan ve Trakya bölgemizi önemli derecede etkileyecek olan Nükleer Enerji Santrali kurulma konusu var. 13 bin dönüm üzerine kurulmak isteniyor. Bunun fizibilite çalışmaları ve altyapı çalışmaları başlamış durumdadır. Bizler, sivil toplum örgütleri, siyasi partiler ve Trakya’da yaşayan tüm insanlar olarak insan sağlığını, çevreyi, içme sularını olumsuz etkileyecek bu yapılaşmaya karşı çıkmalıyız” ifadelerini kullandı. “BİR ÇERNOBİL YAŞAYACAĞIZ” Enerji üretmenin daha kolay yolları olduğunu söyleyen Çığla; “Güneş enerjisi, barajları kullanmak, rüzgar enerjisi temin etmek gerekir. Bu çok önemli bir olaydır. Eğer gelirse bir Çernobil yaşayacağız. Trakya’daki tüm insanlar, kuruluşlar buna engel olmamız lazım. Doğa katliamına neden olacak. O bölge İstanbul’un, bizim su ihtiyacımızı, doğa ihtiyacımızı, iklim şartlarımızı etkileyen bir bölgedir. 13 bin dönüm arazi nükleer enerji santrali için kullanılacak ve binlerce ağaç kesilecek. Orada yaşam var. Yabani hayvanların yaşamı da söz konusudur. Ayrıca Karadeniz’i de etkileyecek. Bu konuda Kırklareli’nde bazı kurumlar çalışmaya devam ediyor. Protestolar çoğalacaktır. Hepimiz yarın olacak protestolara, açılacak davalara sahip çıkmalıyız. Biz toprağımızı, doğamızı korumak zorundayız. Çünkü bu bize emanettir. Atalarımız bize nasıl teslim ettiyse biz de gelecek nesillere sağlıklı bir doğa ve ortam bırakmak zorundayız. O yüzden bu mücadelede itiraz eden kurumlara ve siyasi partilere teşekkür eder, mücadelelerinin devamını dilerim” diye konuştu. UĞUR AKAGÜNDÜZ

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.