Hava Durumu

#Osman İnci Müzesi

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Osman İnci Müzesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Osman İnci Müzesi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İncilerin İncileri Sergisi: Aile Boyu Sanat Haber

İncilerin İncileri Sergisi: Aile Boyu Sanat

Edirne’de Osman İnci Müzesi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları kapsamında İncilerin İncileri Resim Sergisi’nin açılışını gerçekleştirdi. Kentte 2016 yılında kurduğu ilk özel müze olan Osman İnci Müzesi’nde sanata ve sanatçıya verdiği değerle dikkat çeken Trakya Üniversitesi eski Rektörü Prof. Dr. Osman İnci, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda sergi salonunu çocuklara açtı. Sergide Prof. Dr. İnci’nin torunları Kerem İnci ve Rüya İnci’nin resimleri yer aldı. Sergide İnci ailesinin sanata verdiği önem dikkat çekti. “RESİMLERİMDE GÖRDÜKLERİMİ VE HAYAL ETTİKLERİMİ ANLATIYORUM” Serginin açılış töreninde konuşan çocuk sanatçı Rüya İnci, tüm katılımcıları selamlarken; “Bugün burada olmak benim için çok özel. Çünkü resimlerim, dedem Osman İnci’nin adını taşıyan bu güzel müzede sergileniyor ve bu beni çok mutlu ediyor; hem de biraz heyecanlandırıyor. Ben resim yaparken bazen gördüklerimi, bazen de hayal ettiklerimi anlatıyorum. Bugün bu resimlerimin burada olması, sanki hayallerimin duvarlara asılması gibi geliyor. 23 Nisan, dünyada çocuklara armağan edilmiş ilk ve tek bayram. Atatürk, çocuklara güvendiği için böyle güzel bir bayram verdi. Bence büyüklerin çocukları dinlemesi ve onların hayallerine ve fikirlerine değer vermesi çok önemli. Çünkü bazen çocuklar, dünyayı daha renkli, daha temiz ve daha umutlu görebilir. Dedeme çok teşekkür etmek istiyorum; hem bu müze için hem de resimlerime böyle özel bir yerde yer verdiği için. Son olarak aileme, öğretmenlerime ve beni destekleyen herkese teşekkür ederim. Umarım resimlere bakarken siz de benim gördüğüm renkleri, hayalleri, duyguları hissedersiniz” ifadelerini kullandı. İNCİ’NİN DOĞUM GÜNÜNÜ KUTLADI Törende konuşan Prof. Dr. Osman İnci de torunu Kerem İnci’nin doğum gününü kutlarken; “Ayrıca Sağlık Müzesi’nin kuruluşunun 29’uncu yılı. Avrupa birinciliği kazanan, onun dışında birçok ödülleri olan bir müze. O, bizim için, Edirne için çok büyük değer ve mücevherdir” dedi. İnci, konuşmasında Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklar için söylediği ve Hasan Rıza Soyak’ın “Atatürk’ten Hatıralar” adlı kitabında yer alan sözlerini hatırlattı. “İLK MİLLİ BAYRAM OLARAK KUTLANMIŞTIR” 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın ilk kez 24 Nisan 1921’de Ulusal Egemenlik Bayramı olarak kutlandığını belirten İnci; “İlk milli bayram olarak kutlanmıştır. 23 Nisan 1920’de açılan meclisteki ilk meclis başkanı, Kırklareli’nin Vize ilçesine bağlı Çakıllı’dan yetişmiş bir Trakyalıdır. İstanbul işgal edildikten sonra 20 Mart 1920’de Vahdettin tarafından Meclis-i Mebusan feshedildi. Mustafa Kemal Atatürk, bunu da bildiği için Mart ayından başlayarak ve livalara haber göndererek, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin oluşmasını ve milletvekili seçilmesini ister. İlk kez Türkiye ismi kullanılmıştır. Meclis-i Mebusan’dan da ayrılan milletvekillerini davet etmiştir. Toplam 427 kişilik bir kadrodur ancak çok az bir sayı ile toplanmıştır. 24 Nisan 1920’de de Meclis Başkanlığı’na seçilmiştir. Meclis Başkanlığı’ndaki yaptığı konuşma, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluş ilkelerini ve kurtuluşu belirler. 23 Nisan’ın ilk milli bayram olması, TBMM’nin üzerinde bir gücün ve kuvvetin olmayacağının net olarak açıklandığı bir süreçtir. O açıdan 23 Nisan’ın Türkiye Cumhuriyeti tarihinde çok özel bir yeri vardır. 106’ncı yılını kutluyoruz, dileriz 206’ncı yılları da kutlanır” sözlerine yer verdi. 10 MAYIS’A KADAR AÇIK KALACAK Konuşmaların ardından serginin açılışı gerçekleştirilirken; çocuk sanatçı Rüya İnci, eserlerini katılımcılara tanıttı. Sergi, 10 Mayıs Pazar gününe kadar ziyarete açık kalacak. UĞUR AKAGÜNDÜZ

İnci, Ergene’deki Korkunç Sonucu Açıkladı Haber

İnci, Ergene’deki Korkunç Sonucu Açıkladı

Edirne'de Osman İnci Müzesi tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında Doğa, Kadın ve Ergene Karma Sergisi düzenlendi. ‎Doç. Dr. Figen Girgin'in küratörlüğünde düzenlenen sergide toplam 36 sanatçıya ait eserler yer aldı. Serginin açılış töreninde Nazende Fasıl Türk Sanat Müziği Korosu'ndan Ruşen Anıl konser verdi. Konserin ardından sergi küratörü Doç. Dr. Figen Girgin ve müze kurucusu Prof. Dr. Osman İnci konuşma yaptılar. “KARŞIMIZDA İNSANLIK MESELESİ OLARAK DURUYOR” ‎Serginin açılışında konuşan Doç. Dr. Figen Girgin, sergide kadının yanı sıra doğayı merkeze aldıklarını belirterek; “Ergene Nehri ve buradaki kirlilik de konuşmalarımızın bir başlangıcı olsun istedik. Buradaki kirlilik, çevresel bir kirlilik olmasının yanı sıra karşımızda bir insanlık meselesi olarak duruyor. Yanlış su tüketimi, tarımdaki yanlış politikalar, zirai ilaç kullanımı, tüm bunların hepsi düşünüldüğünde bunlardan ilk etkilenenler tarım işçileri oluyor. Bu tarım işçileri içinde kadın nüfusu da hiç azımsanacak gibi değil. Çeltikler fotografik ya da sinematik olarak bakıldığında çok güzel görüntüler verir ama görünmeyen bir tarafı vardır ki beline kadar suyun içine gömülüp saatlerce o suyun içerisinde dolaşan işçileri düşündüğünüzde, o sudaki kirlilik ve zirai atıkları düşündüğünüzde onlar bu sağlık riskine ilk maruz kalan kişilerden biri oluyorlar. Bu yüzden serginin odağını buraya doğru dikkat çekmek istedik. Doğanın sömürülmesini ve kadın emeğinin yok sayılmasını birbirine çok benzetiyorum. Her ikisi de besliyor, büyütüyor, yaşamın devamını sağlıyor ama ne yazık ki ‘ben buradayım’ demek için çaba sarf ediyor” ifadelerini kullandı. “LAİKLİK VE BİLİMSEL EĞİTİM KADINLARIN GELECEĞİ İÇİN ÖNEMLİ” Girgin’in ardından törende konuşan Prof. Dr. Osman İnci, kadın haklarının ve kadınların geleceği açısından laik ve bilimsel eğitimin önemini vurgularken; “Bilimsellik, eşitlik, akılcılık ve tek merkezde eğitimin yönetilmesi, ülkedeki tüm hakların, özellikle kadın haklarının en önemli ögesidir. 1857’de New York’ta kadın işçiler özellikle düşük ücret, uzun çalışma saatleri ve uygun olmayan koşullarda çalışmaktan dolayı greve giderler. Fabrikanın kapıları kapatılır ve bir yangın çıkar. 129 kadın çalışan bu yangında hayatını kaybeder. 8 Mart da bu 129 kadın için, ona özgü olarak belirlenmiştir” dedi. “KADIN CİNAYETLERİ VE ÇOCUK İSTİSMARININ ARTMASINDAN UTANIYORUM” İnci, Türkiye’de kadın cinayetleri ve çocuk istismarı oranının yükselmesinden dolayı utandığını söyleyerek; “Laik bir ülkede yaşıyorum, anayasal hakları ve laik eğitimi savunuyorum ama bu işlemlerin tümü yürürken hukukun üstünlüğünü vazgeçilmez buluyorum” sözlerine yer verdi. “COP31 TOPLANTISINA TRAKYA SULARINI GÖTÜRMELİYİZ” 2026 yılında 9-20 Kasım tarihleri arasında COP31’in Türkiye’de toplanacağını belirten İnci; “İklim değişikliğinin, suyun, havanın, doğal koşulların, rüzgarın ve dünyanın değişim süreçlerinin, özellikle susuzluğun konuşulacağı bir yıl olacak. Bunun protokol görüşmeleri İstanbul’da olacak ama asıl Antalya’da EXPO bölümünde 11 gün sürecek. Bu toplantıya Trakya sularını götürmeliyiz. Ergene’deki suyun bugün hiçbir şekilde kullanılamaz olmasını kabul edemeyiz. Trakya sularını korumak zorundayız. O nedenle COP31’e Trakya’nın iyi hazırlanması gerekiyor. Orada bunun sunulması gerekiyor. Bu, Trakya’daki sivil toplum örgütlerinin ve kent konseylerinin birinci görevi olması gerekiyor. Bunları yapabildiğimiz sürece kadın haklarına ve kadınların yaşamına saygıyı en üst düzeye getirebiliriz. Bu topraklarda onlar çalışıyor, üretiyor” dedi. ERGENE İLE ISTRANCALAR ARASINDAKİ FARKI AÇIKLADI İnci, ayrıca Ergene ile ilgili gerçekleştirdiği bir çalışmayı da açıklarken; “Doku, kanser dokusu, kan ve tırnak çalışmalarını yapan bir araştırmacı hekim olarak söylüyorum; Istrancaların köylük bölgelerinden aldığım tırnaklar ile Ergene Nehri’nin çevresinden aldığım tırnaklardaki kadmiyum, kurşun, bakır, çinko seviyesi, Istrancalardan 3 kat yüksek. Bu belgelidir ve uluslararası yayınladım. Ama bir sorumlu da ‘Bu yazdıklarınızı bizimle paylaşın’ demedi” ifadelerine yer verdi. 26 MART’A KADAR AÇIK İnci’nin konuşmasının ardından serginin açılışı gerçekleştirildi. Sergi, 26 Mart 2026 Perşembe gününe kadar ziyarete açık kalacak. UĞUR AKAGÜNDÜZ

Atatürk’ün Edirne’ye Gelişi Uluslararası Sergiyle Anıldı Haber

Atatürk’ün Edirne’ye Gelişi Uluslararası Sergiyle Anıldı

Edirne’de Sanatın Yedi Rengi Derneği (SAYRED) Edirne Şubesi ile Fotoğraf Organizasyonları Derneği (FOTON) Edirne Şubesi tarafından, Atatürk’ün Edirne’ye gelişinin 95’inci yılı anısına düzenlenen 9. Uluslararası Karma Sergisi’nin açılışı gerçekleştirildi. Sergi, Edirne’nin Karaağaç Mahallesi’nde bulunan Osman İnci Müzesi’nde sanatseverlerin yoğun katılımıyla açıldı. Açılış Programına SAYRED ve FOTON Edirne Şube Başkanı Prof. Dr. Aylin Gürbüz, Osman İnci Müzesi kurucusu Prof. Dr. Osman İnci, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör, çok sayıda sanatçı ve sanatsever katıldı. Program öncesinde Nazende Fasıl Türk Sanat Müziği Korosu tarafından müzik dinletisi sunuldu. Koronun seslendirdiği “Hoş Gelişler Ola”, “Hey Onbeşli Onbeşli” ve “Yiğidim Aslanım” eserleri izleyicilerden beğeni topladı. “BİRÇOK ÜLKEDEKİ SANATÇILAR ATATÜRK SERGİSİNİ BİLİYOR” Açılışta konuşan SAYRED ve FOTON Edirne Şube Başkanı Prof. Dr. Aylin Gürbüz, sergide 9 farklı ülkeden 45 sanatçının eserlerinin yer aldığını belirterek, “Farklı disiplinlerden oluşan eserleri bir bütünlük içinde sunmaya özen gösterdik. Artık yalnızca Türkiye’den değil, birçok ülkeden sanatçılar 21 Aralık Atatürk Sergisi’ni biliyor ve bu sergide yer almak istiyor. 9’uncusunu Osman İnci Müzesi’nde gerçekleştirdiğimiz sergiyle çok güzel bir sonuç ortaya çıktı” dedi. “EMEĞİ GEÇEN HERKESE TEŞEKKÜR EDİYORUM” Osman İnci Müzesi kurucusu Prof. Dr. Osman İnci, ““Bu özel günde ve son dört toplantımızda bizleri yalnız bırakmayan, hatta zaman zaman bu mekânı kendi evleri gibi kullanan fasıl koromuza özellikle teşekkür ediyorum. Bugün Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun ‘Yiğidim Aslanım’ adlı çok özel eserini büyük bir başarıyla sundular. Bu eser, son dönemlerde anlamı ve etkisiyle yeniden çok değerli hâle gelmiştir. Evet, bu ülkede yiğitler ve aslanlar vardır; vardır ve var olmaya devam edeceklerdir. Ayrıca bu toplantıya ev sahipliği yapan fotoğraf organizasyonu ekibine, sevgili başkanlarına, öğrencilerimize, sanatçılarımıza ve emeği geçen tüm arkadaşlara teşekkür ediyorum” ifadelerine yer verdi. SERGİ 30 ARALIK’A KADAR GEZİLEBİLECEK Konuşmaların ardından serginin açılışı gerçekleştirilerek eserler gezildi. Atatürk’ün Edirne’ye gelişinin 95’inci yılı anısına düzenlenen 9. Uluslararası Karma Sergisi, farklı ülkelerden sanatçıların eserlerini bir araya getirerek sanatseverlere anlamlı bir buluşma sunarken, 30 Aralık tarihine kadar ziyaret edilebilecek. MERT ERİŞKİN

“Selimiye Camii’nin Dünya Mirası Statüsü Zedelenemez” Haber

“Selimiye Camii’nin Dünya Mirası Statüsü Zedelenemez”

Edirne’de Osman İnci Müzesi’nde Osmanlı Başkentlerinin Başkentlik Döneminde Yapılan Tarihi Eserler sergisi açıldı. Müzede düzenlenen törenle açılan sergiye Müze Kurucusu Prof. Dr. Osman İnci, Zafer Partisi İl Başkanı Serkan Konak, fotoğraf sanatçıları ve sanatseverler katıldılar. Sergide, fotoğraf sanatçıları Rasim Sezen, Ali Çıtak, Doç. Dr. Ali Emre Dingin, Özcan Nuri, Nihan Sezen ve Cansu Varol’un Söğüt, İznik, Bursa, Dimetoka, Edirne ve İstanbul’da fotoğraflarını çektiği ve Osmanlı Devleti’ne başkentlik yaptıkları sırada yapılan tarihi eserlerin fotoğrafları yer aldı. İNCİ ZEYBEK OYNADI Serginin açılış töreni, Nazende Fasıl Grubu’nun konseri ile başladı. Grup, sahnesinde özellikle Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün sevdiği şarkılara yer verirken; son eserde Prof. Dr. Osman İnci zeybek oynayarak gruba eşlik etti. Konserin ardından serginin açılış konuşmasını küratör ve fotoğraf sanatçısı Rasim Sezen yaptı. Sezen, Osmanlı başkentleri fikrinin Adnan Menderes Üniversitesi Öğr. Üyesi Doç. Dr. Ali Emre Dingin’e ait olduğunu söyleyerek; “Sergimizi orada açtık ama daha çeşitlendirerek, fotoğraf üstatlarının da yardımıyla bugüne getirdik ve sizlere sunduk” dedi. Sezen, konuşmasında katılımcılara teşekkür etti. “ESERLERİN BİR KISMI GEREKEN ÖZENLE KORUNMADI” Sezen’in ardından konuşan müze kurucusu Prof. Dr. Osman İnci de fotoğraflarda yer alan Osmanlı’dan günümüze ulaşan eserlerin korunması gerektiğine dikkat çekti. İnci, sergide Osmanlı başkentlerinde, başkent oldukları yıllarda yapılan eserlerin fotoğraflarının yer aldığını söyleyerek; “Konu tamamen korumacılık ve restorasyon üzerine, eserin geleceğe taşınmasıdır. Söğüt’te, İznik’te, Bursa’da, Dimetoka’da, Edirne’de, İstanbul’daki eserlerin bir kısmının, bu süreç içerisinde gereken özenle de korunmadığını belirtmek istiyorum” ifadelerini kullandı. “BİRİLERİ BAŞKA BİR ÇEŞME YAPTI” Eserlerin 1300’lü yıllardan başladığını belirten İnci; “Girişteki ilk fotoğraf, Ertuğrul Gazi çeşmesidir. Beşinci kez onarıldı ve son onarımda da buradaki görüntüsü yoktur. Birileri başka bir çeşme yaptılar. Sultan Mehmet Çelebi’nin Dimetoka’daki gözetleme kulesi çağına uygun eksikleri giderilerek restore edildi ki ana fikir budur” dedi. “ESERLERİ GELECEĞE TAŞIMAK SORUMLULUĞUMUZDUR” İnci, Dimetoka’nın Edirne’nin başkent olmasından önce 5 yıl boyunca I. Murat’ın yaşadığı yer olduğunu hatırlatırken; “Yıldırım Bayezid de orada doğmuştur. O halde bizim şu anda topraklarımız dışında kalan eserleri de geleceğe taşımak gibi bir sorumluluğumuz var” sözlerine yer verdi. “DEĞİŞTİRME HAKKIMIZ YOK” Selimiye Camii’nin restorasyon nedeniyle yıllardır kapalı olduğunu belirten İnci; “Fakat kubbeyi değiştirmek görüşünde olan ama yetkiyi nereden aldıkları bilinmeyen bir kurulun çalışmaları durduruldu. Birkaç kez sundukları projelerin reddedilmesine rağmen sonradan o projenin kabul edildiği bir süreç yaşandı. Ancak önerilenin bir örneği, fotoğrafı, çizimi yok. ‘Olsa olsa böyle olur’, ‘Böyle olması gerekirdi’, ‘Mimar Sinan’ın eserleri böyleydi’ gibi birtakım, bilim insanlarının çok anlayamadıkları bir durumla karşı karşıyayız. Selimiye Camii Tespit ve Tahkik Heyeti diye bir heyet var. Fatih Sultan Mehmet Vakfı Üniversitesi bunları yetkilendirmiş. Restorasyonların birinci dereceden sorumlusu Kültür ve Turizm Bakanlığı, ikinci derece sorumlusu da Vakıflar Genel Müdürlüğü’dür. ICOMOS, sökülmek istenen katmanın 1904 yılında yapıldığını, bu yıllarda yapılanların da 100 yılı aşan eserler olduğundan dolayı korunması gerektiği görüşündedir. Aynı şekilde UNESCO, özgünlük ve bütünlük kuralının bozulmamasını istiyor. Bunu değiştirme hakkımız olduğunu sanmıyorum. Sonuç olarak bilimsel nitelikten yoksun, varsayıma dayalı bir değişiklik hiçbir restorasyonda olmaması gerekir. Selimiye Camii’nin dünya mirası statüsü vardır. Bunu zedeleyemeyiz ve tartışmaya açamayız. Öneren heyetin statüsü ve yetkisi belli değildir. Tüm bu değişikliğin yapılması için 20 Aralık 2024’ten beri cami kapalı tutulmaktadır. Mahkeme kararıyla zaten yürütme durdurulmuştur ve yargı da bunu sonuçlandıracaktır. Ama sahip çıkılması vazgeçilmezdir” dedi. 8 ARALIK’A KADAR AÇIK KALACAK İnci’nin konuşmasının ardından serginin açılışı gerçekleştirildi. Sergiye katılan sanatseverler, eserlerle ilgili sanatçılardan bilgi alırken; eserleri tek tek incelediler. Sergi, 8 Aralık tarihine kadar ziyarete açık kalacak. UĞUR AKAGÜNDÜZ

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.