Hava Durumu

#Otomasyon

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Otomasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Otomasyon haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Ok Atan ve Hedef Takip Eden Robot Yaptılar: "Tek Rakibimiz Mete Gazoz" Haber

Ok Atan ve Hedef Takip Eden Robot Yaptılar: "Tek Rakibimiz Mete Gazoz"

Kartepe ilçesinde bulunan bir lisede öğrenciler, geliştirdikleri teknoloji odaklı projelerle dikkat çekiyor. Otomasyon, görüntü işleme ve otonom sistemler üzerine çalışan öğrenciler, yalnızca yarışmalara hazırlanmakla kalmıyor, aynı zamanda gerçek hayatta karşılık bulabilecek projeler üretiyor. "Hedefi bul" projesiyle otomatik hedef tespiti ve müdahale sistemleri üzerine çalışan ekip ile otonom şekilde ok fırlatabilen robot geliştiren öğrenciler, hem teknik donanımları hem de üretkenlikleriyle öne çıkıyor. Yapay zeka ve çift kamera ile tam isabet Kocaeli Robotik Kodlama Atölyeleri (KODELİG) robot yarışması için hazırladıkları "Hedefi bul" sistemini anlatan öğrencilerden Olcay Sarıoğlu, çalışmaya yaklaşık iki ay önce başladıklarını söyledi. Tasarım ve yazılım süreçlerini başarıyla tamamladıklarını aktaran Sarıoğlu, "İlk bir ay tasarım sürecine odaklandık, kalan sürede ise yazılım geliştirme üzerine çalıştık. Şu anda projemiz tamamlanmış durumda. Bu proje, Türkiye'de benzerleri bulunan otomasyon sistemleri üzerine kurulu bir çalışmadır. Genel olarak hem hedefleri tespit edebilen hem de bu hedeflere otomatik olarak yönelip işlem yapabilen bir sistem olarak tasarlandı. Projeyi geliştirmeyi düşünüyoruz. İlerleyen süreçte daha gelişmiş atış mekanizmaları ve daha ileri görüntü işleme teknolojileri kullanmayı hedefliyoruz. Sistemimizde iki kamera bulunuyor: Alt kamera, ortamda hedeflerin yerini tespit etmek için kullanılıyor. Üst kamera ise namlu üzerine yerleştirilmiş olup, tespit edilen hedeflere daha hassas şekilde nişan almak için görev yapıyor. Alt kamera hedefin varlığını belirlerken, üst kamera doğrudan nişan alma işlemini gerçekleştiriyor" dedi. "Atölye çalışmalarına büyük önem veriyoruz" Projeye rehberlik eden Bilişim Teknolojileri Öğretmeni Kadir Sunman da teorik eğitimden çok uygulamaya ağırlık verdiklerini belirterek, atölye çalışmalarının öğrencilere büyük katkı sağladığını anlattı. Sunman, "Öğrencilerin öğrendikleri bilgileri doğrudan hayata geçirebilmeleri bizim için çok önemli. Bu nedenle eğitim sürecinde atölye çalışmalarına büyük önem veriyoruz. Çünkü bu işin temeli atölyede atılıyor. Öğrenciler atölyeye girerek uygulama yapıyor, kendi projelerini geliştiriyor ve bu sayede becerilerini artırıyor. Biz de onların bu süreçte gelişim göstermeleri için elimizden gelen desteği sağlıyoruz. Başlangıçta öğrencilerimizi daha basit projelerle eğitiyoruz. Temel becerileri kazandıktan sonra ise onları daha büyük ve kapsamlı projelere yönlendiriyoruz. Ardından öğrencilerimizi ülkemizde düzenlenen yarışmalara hazırlıyoruz" diye konuştu. "Doğrudan görüntü işleme üzerine kurulu" Geliştirilen sistemin yarışmaların yanı sıra savunma sanayisinde de kullanılabilecek nitelikte olduğuna işaret eden Sunman, şunları kaydetti: "Bu sistem; havada, karada ya da denizde bulunan hedefleri görüntü üzerinden takip edebilir. Hedefin ne olduğunu analiz ederek ona yönelir ve gerekli durumlarda ateşleme yapabilir. Sisteme hedefin görüntüsünü tanımlayabiliyorsunuz. Bu bir insan olabilir, bir hayvan olabilir, bir araç olabilir, tank olabilir ya da bir uçak olabilir. Kamera sistemi bu görüntüyü işleyerek hedefin konumunu tespit eder ve buna göre hareket eder. Günümüzde savunma sanayisinde benzer sistemler zaten kullanılmaktadır. Ancak bu sistemler daha çok ısı güdümlü ya da sensör tabanlı olarak çalışmaktadır. Bizim geliştirdiğimiz sistem ise doğrudan görüntü işleme üzerine kuruludur. Yani yalnızca kamera kullanarak hedef tespiti yapmaktadır. Bu yönüyle farklı bir yaklaşım sunmaktadır. Elbette bu proje geliştirilebilir. Daha gelişmiş kamera sistemleri kullanılarak çok daha uzak mesafelerdeki hedefler tespit edilebilir. Kapsamı genişletilerek daha güçlü bir sistem haline getirilebilir." Otonom ok atan robot "Tozkoparan" adlı otonom ok fırlatan robotu tasarlayan 10. sınıf öğrencisi Ahmet Berat Kılıç ise projenin dış müdahale olmadan tamamen otonom çalıştığını belirtti. Kılıç, "Tozkoparan robotlar çizgiyi takip ederek belirli bölgeleri algılıyor ve ardından ok fırlatma işlemini gerçekleştiriyor. Bu sürecin tamamı otonom şekilde, yani herhangi bir dış müdahale olmadan gerçekleşiyor. Biz de bu doğrultuda kendi robotumuzu geliştirdik. Atölyede gördüğümüz dersler sayesinde bu projeyi hayata geçirdik. Yazılım kısmında temel bilgileri kullanarak sistemi kurduk, tasarım kısmında ise robotun mekanik yapısını oluşturduk. Bu proje daha çok yarışma odaklı bir çalışmadır. Günlük hayatta doğrudan kullanılan bir sistem değildir. Ancak bizim için oldukça önemli bir deneyim oldu. Çünkü bu proje sayesinde hem yazılım hem de tasarım alanında kendimizi geliştirme fırsatı bulduk" şeklinde konuştu. "Tek rakibimiz Mete Gazoz" Projesinin her aşamasında öğretmenlerinden gördüğü desteğin kendisi için kıymetli olduğuna dikkati çeken Kılıç, "Onların yönlendirmeleriyle projeyi daha iyi bir noktaya getirdik. Yarışmada da elimizden gelenin en iyisini yapmayı hedefliyoruz. Tek rakibimiz Mete Gazoz" ifadesini kullandı. Kocaeli GençTek Koordinatörü İsmet Kılıç ise bu projelerin, Milli Eğitim Bakanlığı Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğüne (YEĞİTEK) bağlı GençTek koordinatörlüğünün okullara verdiği desteğin bir yansıması olduğunu, öğrencileri geleceğe hazırlamak için çalışmaya devam edeceklerini vurguladı.

BİK'in "Dijital Dönüşüm Çağında Habercilik: Yapay Zeka ve Dijital Yetkinlikler" Paneli Sona Erdi Haber

BİK'in "Dijital Dönüşüm Çağında Habercilik: Yapay Zeka ve Dijital Yetkinlikler" Paneli Sona Erdi

BİK tarafından Şişli'deki Grand Cevahir Otel ve Kongre Merkezi'nde düzenlenen "Dijital Dönüşüm Çağında Habercilik: Yapay Zeka ve Dijital Yetkinlikler" panelinde iki tematik oturum yapıldı. Panelin birinci oturumunda, Anadolu Ajansı (AA) Teknoloji Koordinatörü Emre Çebişli, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fatih Keskin ve GZT Genel Yayın Yönetmeni Doğukan Gezer, dijital dönüşümle birlikte haber odalarının yeniden yapılandırılması ile yerel medyanın karşılaştığı yapısal ve ekonomik zorlukları konuştu. Ayrıca, basının ekonomik sürdürülebilirliği bağlamında reklam gelirlerinde yeni yönelimler, abonelik, üyelik, bağış ve hibrit gibi gelir modelleri, kamu destekleri ve sektörel teşvik mekanizmaları tartışıldı. Anadolu Ajansı Teknoloji Koordinatörü Çebişli, burada yaptığı konuşmada dijital dönüşüme ilişkin, "Dijital dönüşümün gerekli olduğunu neden düşünüyoruz? Basit olarak şöyle bir yerden yola çıkabiliriz. Ben 40 yaşındayım şu an ve televizyonun, telefonun olmadığı bir evde doğdum büyüdüm ama bir yandan da şu anda, halihazırda teknolojinin tüm nimetlerini bütüncül çerçevelerde kullanan bir kişiyim." diye konuştu. Dijital dönüşüm ve habercilik kavramlarını birlikte değerlendiren Çebişli, şunları söyledi: "Bu dijital dönüşümden aslında bizim bütüncül olarak faydalanmak istediğimiz hususlar nelerdir? Yani gazetecilikte aslında faydalanmak istediğimiz hususlar nelerdir? Buraya değinmek gerekiyor. İnsan faktöründen kaynaklanan hatalar, hepimizin malumu bu hataları otomatize sistemlerle minimize etmenin çeşitli yolları var. Habercilikte hız ve hatasız doğru habercilik aslında çok önemli iki tane unsur. Fakat bunlar birbiriyle bir yandan da boğuşan unsurlar. Yani bir yandan hızlı üretim peşinden koşuyoruz. Bir yandan da hatasız doğru haberin peşinde koşuyoruz. Bir paradoks var." ifadelerini kullandı. Çebişli, habercilikte dijital dönüşüm fikrine değinerek şöyle devam etti: "Habercilikte de aslında en önemli unsur, bence dijital dönüşüm fikrine bizi iten şey, müşterinin değişmesi doğal olarak da ürünün değişiyor olması. Yani yenilikçi medya, yeni medyada kastedilen şey, özellikle Z kuşağı ya da daha sonradan gelen kuşakların tüketim alışkanlıklarına uygun içerikler üretmeye doğru bir meylimiz olmak zorunda. Bu, bizi geleneksel habercilikten biraz daha dijital haberciliğe, biraz otomasyon sistemlerine yöneltiyor. Tabii burada yapay zeka hep ön plana çıkıyor. Yani yapay zeka ile biz haber üretebilir miyiz gibi bir kaygı var." "DİJİTAL DÖNÜŞÜM KAVRAMI YALNIZCA ANALOG SÜREÇLERİN DİJİTALİZE EDİLMESİ ANLAMINA GELMİYOR" Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fatih Keskin de 2025 sonunda Avrupa Konseyi tarafından önemli bir rapor yayınladığını, bu raporun, yapay zeka ve ilgili teknolojilerin yerel medyanın gelişimine ve başarılı olmasına nasıl katkıda bulunabileceğine dair bir takım fikirler içerdiğini söyledi. Rapora ilişkin veriler sunan Keskin, şunları kaydetti: "Raporun ana başlığında yapay zekanın yerel medyanın gelişimine ve başarılı olmasına yardımcı olması gerektiği, onu boğmaması gerektiğine dair bir cümle kullanılıyor. Bu cümlenin hemen altında, yerel ve bölgesel medyanın özellikle son yıllarda, sosyal medyanın ve küresel medya platformlarının yükselişi nedeniyle belirli bir önem kaybettiği ve bu dönemde yapay zekanın gazetecilere ilişkin bu kaybedilen önemin yeniden tesis edilmesi adına önemli katkılar sunabileceğine dair belirli saptamalar var. Ayrıca yapay zeka aracılığıyla, gazetecilere belirli bir zaman diliminin tahsis edildiğini, daha özgün ve daha araştırmacı haberciliğe daha fazla zaman ayırabileceğine dair saptamalar da var." Keskin, dünyada en yaygın dijital dönüşüm tanımını paylaşmak istediğini söyleyerek şöyle devam etti: "Deniliyor ki dijital dönüşüm dijital teknolojileri bir işletmenin tüm alanlarına dahil eden stratejik bir iş girişimi olarak tanımlanıyor. Tüm alan deyince işletmenin operasyonel süreçlerinden tutun ürünlerine kadar, şirketin ya da işletmenin teknolojik yığınından tutun karar verme mekanizmasına kadar bütün alanlarda yapay zekanın veya dijital teknolojilerin kullanılabileceği varsayılıyor. Basın ve medya ekonomisi anlamında bunun şöyle bir karşılığı var. Basın ve medya ekonomisi anlamında ya da medya ekosistemi anlamında tarihinin belki de en radikal ve en geri dönülemez ontolojik değişimlerinden birine tanık olabiliyoruz bu dönem. Dijital dönüşüm kavramı yalnızca analog süreçlerin dijitalize edilmesi anlamına gelmiyor. Bu dijital dönüşüme dair oldukça sığ bir teknik tanım olarak görülür. Dijital dönüşüm bunun çok daha ötesinde, basın kurumlarının DNA'sının yeniden kodlanması gerektiğine dair bize birtakım veriler sunuyor." GZT Genel Yayın Yönetmeni Doğukan Gezer ise dijital medyanın da mevcut süreçte gelenekselleştiğini vurgulayarak "Belki bu etkinliği biz 5 yıl önce yapsaydık, dijital medya markaları altın çağını yaşıyor, güven tesis ediyor, artık herkes dijital medya markalarından haber tüketimi sağlıyor derdik ama bugünkü araştırmalar biraz daha güven endeksinde daha gerilere geldiğini söylüyor. Bunun da en büyük nedeni, herkesin erişebilir olması, herkesin içerik üreticisi olabiliyor olması, bir akreditasyon şartının olmaması. Dijital medyada içerik üretimi için, herhangi bir internet bağlantısı ve telefon olan kişinin bir anda milyonlarca kişiye ulaşabilmesi problemi doğdu." ifadelerini kullandı. Gezer, dijital dönüşümde tüketim alışkanlıklarına ilişkin, "Kullanıcılar da aslında artık içeriğe olan ilgisini, alakasını çok daha gerilere getirmiş durumdalar. Birkaç yıl öncesinde bir YouTube yayınının 1 dakika izlenmesi değerli sayılırdı. Instagram'da bir yayının 20-30 saniye izlenmesi değerli sayılırdı. Şu an bu dikkat eşiği 2 saniyeye hatta TikTok'ta 1 saniyenin altına kadar düşmüş durumda." dedi. DİJİTAL ÇAĞDA GAZETECİLİK MESLEĞİNİN DÖNÜŞÜMÜ DEĞERLENDİRİLDİ Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi Koordinatörü Deniz Demir, Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Seçil Özay, TRT Uluslararası Haber Yayınları Dijital Kanal Koordinatörü Saim Kurubaş ve Turkuvaz Medya Grubu Dijital Strateji ve Sosyal Medya Grup Müdürü Hamza Özdemir'in katıldığı ikinci oturumda ise yapay zekanın haber üretim süreçlerine olan etkisi etik, güven ve doğrulama boyutlarıyla ele alındı. Oturumda, özgün içerik ve telif ilkeleri, dezenformasyon riskleri, insan gazeteciliği ile yapay zeka arasındaki rol paylaşımı, çoklu platformlarda içerik üretimi ve dijital çağda gazetecilik mesleğinin dönüşümü değerlendirildi, yeni nesil okur alışkanlıkları ile dijital güvenlik konuları da oturumun temel başlıkları arasında yer aldı. Panelle, BİK'in düzenleyici ve destekleyici misyonu doğrultusunda, medya sektörünün dijital dönüşüm kapasitesini güçlendirmek, nitelikli ve etik haberciliğin dijital ekosistemde sürdürülebilirliğine katkı sunmak ve politika geliştirme süreçlerine bilimsel bir referans çerçevesi oluşturmak hedeflendi. BİK'in 65. kuruluş yıl dönümü vesilesiyle düzenlenen panelde, akademisyenler ve meslek profesyonellerinin katkılarıyla dijital dönüşümün habercilik pratiklerine etkileri ele alınarak sürdürülebilir basın ekonomisi ile yeni dijital yetkinlikler ve doğrulama süreçleri farklı boyutlarıyla değerlendirildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.