Hava Durumu

#Panel

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Panel haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Panel haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Edirne’de Yılda 2300’e Yakın Kadına Şiddet Vakası Haber

Edirne’de Yılda 2300’e Yakın Kadına Şiddet Vakası

Trakya Üniversitesi’nde Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında “Güçlü Kadınlar, Umutlu Yarınlar – Kadının Güçlendirilmesi Paneli” gerçekleştirildi. Panel, Trakya Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi bünyesindeki Prof. Dr. İsmail Hakkı İnan Konferans Salonu’nda düzenlendi. Etkinlik, Trakya Üniversitesi Eğitim Fakültesi Müzik Öğretmenliği Programı öğrencilerinin mini konseriyle başladı. “BU YIL AZALMA VAR” Panelde konuşan Edirne Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi Müdür Vekili Nihan Ertan, Edirne’de kadına yönelik şiddet vakalarına ilişkin dikkat çeken veriler paylaştı. Ertan, son yıllardaki verilere değinerek, “Edirne’de yıllık yaklaşık 2 bin 100 ile 2 bin 300 arasında şiddet vakası oluyor. Son 5 yıla baktığımızda tablo bu şekilde. Ancak özellikle bu yıl vakalarda ciddi bir azalma yaşıyoruz” dedi. “ISRARLI TAKİP 2022’DEN BERİ SUÇ” Panelde söz alan Edirne Barosu Avukatı Ayşenur Çalışanlar Aşılıoğlu ise ısrarlı takip konusuna dikkat çekti. Aşılıoğlu, kadının istemediği halde yapılan birçok davranışın ısrarlı takip kapsamında değerlendirilebileceğini belirterek “Kadının istemeden yapılan hemen her türlü eylem ısrarlı takip sebebidir ve 2022 yılından beri yasalarca ısrarlı takip bir suçtur. Kadının haberi olmadan iş yerine gelmek, çiçek göndermek, evinin ya da kendisinin etrafında sürekli dolaşmak hatta atılan bir mesaj bile ısrarlı takibe girebilir. Olası dava durumları için alınan hediyelerin ve mesajların delil olarak saklanması gerekir” diye konuştu. “KADINLAR ÖĞRENMEYE VE ÇALIŞMAYA DAHA MERAKLI” Panelde ayrıca Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) Edirne İl Müdürlüğü İş ve Meslek Danışmanı Zeliha Yıldız Karaman, kurum tarafından yürütülen programlarda kadınların yoğun katılım gösterdiğini ifade etti. Karaman “Edirne’de İŞKUR olarak gerçekleştirdiğimiz birçok programda kadın katılımcıların fazla olduğunu görüyoruz. Bu konularda kadınlar öğrenmeye ve çalışmaya çok daha meraklılar” dedi. Edirne Barosu Avukatı Özge Gündüz Hazır, kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında yürürlükte bulunan yasal düzenlemeler ve bu yasalardaki değişim süreçleri hakkında bilgiler paylaştı. MEHMET EFECAN HIDIROĞLU

“Edirne Bizim İçin Vadedilmiş Topraklardı” Haber

“Edirne Bizim İçin Vadedilmiş Topraklardı”

Trakya Üniversitesi Göç ve Mübadele Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlenen “Anavatanda Yeşeren Başarılar: Göçmen Akademisyen Kadınların Başarı Öyküleri ve Göç Anıları” başlıklı panel, İİBF Prof. Dr. Fehmi Yıldız Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Panelin moderatörlüğünü Merkez Müdürü Hacer Ateş üstlenirken, Elvan Bakar, Filiz Tuna, Ayten Üstündağ ve Habibe Yılmaz panelist olarak yer aldı. Programda ayrıca Crisantem Quartet tarafından müzik dinletisi sunuldu. KADIN AKADEMİSYENLER GÜÇLÜ ROL MODELLER Açılış konuşmasını yapan Trakya Üniversitesi Rektör Yardımcısı Eylem Bayır, Balkan göçmeni kadın akademisyenlerin üniversitelere yalnızca bilimsel değil, kültürel ve toplumsal birikim de kazandırdığını vurgularken; rol model olduklarını dile getirdi. Panelde konuşan Dr. Öğr. Üyesi Habibe Yılmaz, Edirne’nin kendisi için taşıdığı anlamı şu sözlerle dile getirdi: “Edirne bizim için vadedilmiş topraklardı. Hiçbir zaman ayrımcılığa maruz kalmadım. Kadın olarak desteklendiğimi hissettim. Burada olmaktan mutluluk duyuyorum ve kendimi bu anlamda şanslı görüyorum.” DUYGUSAL ANLAR YAŞANDI Panelistlerden Dr. Öğr. Üyesi Ayten Üstündağ, konuşması sırasında hayatını kaybeden babasını anarken duygulandı. Üstündağ, yaşadığı duygu yoğunluğu nedeniyle konuşmasına bir süre devam edemedi. Salondaki katılımcılar bu anlarda akademisyene alkışlarla destek verdi. “GÖÇÜN EN AĞIR YÜKÜ KADINLARIN OMUZLARINDA” Panelin moderatörü Doç. Dr. Hacer Ateş, etkinliğin amacına ilişkin yaptığı konuşmada, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün tarihsel anlamına dikkat çekerek şunları söyledi: “Dünya Kadınlar Günü, kadının iş hayatında ve toplumda var olma mücadelesinin bir sonucudur. Göç süreçleri her ne kadar aileyi kapsasa da bu süreçten en çok etkilenenler kadınlar ve çocuklar olmuştur. Çocukların bakımı, yaşlı ve hasta aile bireylerinin sorumluluğu, hayatın yeniden kurulması çoğu zaman kadınların omuzlarına yüklenmiştir.” Ateş, göçmen kadınların tüm zorluklara rağmen umutlarını yitirmediklerini vurgulayarak, “Göç yolculuğuna çıkan kadınlar, yanlarında yalnızca eşyalarını değil, umutlarını ve anavatanda yeşertecekleri yeni hayatların hayalini de taşımışlardır. Bugün bu panelde, göçle anavatana gelen ve akademide başarıya ulaşan kadınların öykülerini konuşuyoruz” dedi. “EDİRNE, ANAVATANA AÇILAN KAPIYDI” Prof. Dr. Elvan Bakar ise kendi göç hikayesini paylaşarak, Edirne’nin kendisi için “anavatana açılan kapı” anlamına geldiğini dile getirdi. Balkan coğrafyasından Türkiye’ye uzanan göç sürecinin duygusal yönlerine değinen Bakar, köklerinden ayrılmanın zorluğunu ve bu sürecin bireyler üzerindeki kalıcı etkilerini anlattı. Etkinliğe TÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Eylem Bayır, Prof. Dr. Sedat Üstündağ ve Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Cenk Ergüden katıldı. MEHMET EFECAN HIDIROĞLU

Atatürk’ün Edirne Ziyaretine 95. Yıl Paneli Haber

Atatürk’ün Edirne Ziyaretine 95. Yıl Paneli

Atatürk’ün Edirne ziyaretinin 95. yılı kutlamaları kapsamında Atatürk Kültür Merkezi’nde panel düzenlendi. Atatürk Araştırma Merkezi ile Edirne Belediyesi iş birliğinde gerçekleştirilen panelde, “Atatürk ve Edirne” başlığı altında kentin Cumhuriyet tarihindeki yeri ve önemi ele alındı. Panel, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından Atatürk Araştırma Merkezi’nin tanıtım videosu izletildi. Açılış konuşmasını yapan Atatürk Araştırma Merkezi Başkanı Ahmet Kılınç, Edirne’de bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, merkezin kuruluş amacı ve yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi verdi. Atatürk Araştırma Merkezi’nin, Atatürk’ün ilke ve inkılaplarını, Cumhuriyet tarihini ve millî irade anlayışını bilimsel ölçütlerle araştırmak ve yaymak amacıyla 1983 yılında kurulduğunu belirten Kılınç, ulusal ve uluslararası yayınlar, bilimsel etkinlikler, kongreler, sempozyumlar ve öğrencilere verilen burslarla alanda öncü bir kurum olmayı sürdürdüklerini ifade etti. “BU ZİYARET, YALNIZCA BİR ŞEHİR ZİYARETİ DEĞİL; MİLLİ BİRLİK FİKRİNİN SOMUT BİR YANSIMASIDIR” Kılınç, konuşmasının devamında; “Bugün burada, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 21 Aralık 1930 tarihinde Edirne’ye gerçekleştirdiği ziyaretin 95. yıl dönümünde bir araya gelmiş bulunuyoruz. Bu ziyaret, yalnızca bir şehir ziyareti değil; Cumhuriyet’in erken döneminde şekillenen modernleşme anlayışının, bölgesel kalkınma yaklaşımının ve millî birlik fikrinin somut bir yansımasıdır. Tarih boyunca stratejik konumu, kültürel birikimi ve tarihsel mirasıyla özel bir şehir olan Edirne, Atatürk’ün bu ziyaretiyle Cumhuriyet’in geleceğiyle birlikte düşünülmüş; siyasi, sosyal ve kültürel gelişimi açısından önemli bir dönüm noktası yaşamıştır. 2025 yılının “Aile Yılı” ilan edilmesi vesilesiyle hazırlanan bu sergi; Atatürk’ün Türk aile yapısına dair görüşlerini, eğitime ve kadın haklarına verdiği önemi, aile kurumunu modernleşme sürecinin temel unsurlarından biri olarak nasıl konumlandırdığını ziyaretçilere bütüncül bir bakış açısıyla sunmayı amaçlamaktadır. Sözlerime son verirken başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere tüm şehitlerimizi rahmetle anıyor, gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. Bu anlamlı etkinliğin düzenlenmesinde iş birliği yaptığımız Edirne Belediyesi’ne, Sayın Belediye Başkanımıza, değerli akademisyenlerimize ve emeği geçen tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. Panelde Trakya Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi Veysi Akın “Milli Mücadele’de Atatürk ve Edirne Davası”, Trakya Üniversitesi Prof. Dr. Nurten Çetin “Atatürk ve Edirne”, Trakya Üniversitesi Doç. Dr. Ercan Yılmaz ise “Edirne Atatürk Anıtı” başlıklı sunumlarıyla katılımcılara bilgi verdi. Panelin moderatörlüğünü de Atatürk Araştırma Merkezi Başkanı Ahmet Kılınç üstlendi. HİLAL PEKER

TÜ’den İzin Çıkmadı, Akademisyenler Toplantıya Katılamadı Haber

TÜ’den İzin Çıkmadı, Akademisyenler Toplantıya Katılamadı

Edirne Yerel Tarih Grubu (EYTG) bugün Selimiye Camii'nde devam eden restorasyon çalışmaları hakkında panel düzenledi. Toplantının konuşmacılardan Prof. Dr. Ahmet Yaraş ile Dr. Öğr. Üyesi Yavuz Güner, Trakya Üniversitesi (TÜ) yönetiminin izin vermemesi dolayısı ile toplantıya katılamadıkları açıklandı. EYTG olarak düzenledikleri toplantılarda kentin tarihiyle ilgili önemli konuları gündeme taşıdıklarını belirten Akıllı, bugüne kadar TÜ ile herhangi bir sorun yaşamadıklarını ifade etti. Ancak bu yıl ilk kez üniversite yönetiminin akademisyenlerin toplantıya katılımına izin vermediğini vurguladı. Akıllı, gerçekleştirilecek bir toplantı öncesinde TÜ Rektörlüğü’ne yazılı başvuruda bulunduklarını, ancak rektörlükten gelen yanıtla taleplerinin reddedildiğini söyledi. Yazılı yanıtta, “Eğitim ve öğretim faaliyetleri devam ettiğinden üniversitemiz mensuplarının panele katılması uygun görülmemiştir” denildiğini aktaran Akıllı, bu gerekçenin ikna edici olmadığını dile getirdi. TÜ’nün izin vermemesi nedeniyle toplantıya davet edilen Prof. Dr. Ahmet Yaraş ile Dr. Öğr. Üyesi Yavuz Güner’in etkinliğe katılamadığını belirten Akıllı, yıllardır sorunsuz şekilde yapılan toplantılarda böyle bir engellemeyle ilk kez karşılaştıklarını kaydetti. Üniversitelerin halka açık olması gerektiğini vurgulayan Akıllı, “Tarihsel değerlerimize önem vereceğiz, üniversiteyi halka açacağız deniliyor. Ancak gelinen noktada üniversite kapalı bir kutu haline getiriliyor. Trakya Üniversitesi’nin bu kararı bizleri son derece üzmüştür” ifadelerini kullandı. MEHMET EFECAN HIDIROĞLU

Demir’den Lüleburgaz’daki Panele Davet Haber

Demir’den Lüleburgaz’daki Panele Davet

Trakya Kent Konseyleri Birliği Yürütme Kurulu Üyesi Özer Demir, Kırklareli’nin Lüleburgaz ilçesinde 31 Mayıs Cumartesi günü, “Türkiye’de Enerji Politikaları ve Nükleer Santral Projeleri” panelinin düzenleneceğini söyledi. Özer, açıklamasında panelin Lüleburgaz Yıldızları Sanat Akademisi’nde (LYSA) düzenleneceğini belirterek; “Çevre kirliliği, iklim değişikliği, doğal kaynakların korunması gibi küresel sorunlara karşı ortak bir bilinç oluşturmayı ve harekete geçmeyi hedefleyerek Trakya Kent Konseyleri Birliği, Kırklareli Barosu, Trakya Platformu olarak bilimsel ve hukuki bakış açısıyla kamuoyunu bilgilendirmek, ortak sorumluluklarımızı hatırlamak amacıyla 31 Mayıs 2025 tarihinde Lüleburgaz LYSA’da panel / forum düzenliyoruz” ifadelerini kullandı. Özer, herkesi panele davet ederek; “Bugün nükleer kazaların potansiyel riskleri ve atık yönetimi konusundaki endişeler, dünya kamuoyunda da ciddi tepkilere yol açmakta. Nükleer enerji kullanımına karşı çevresel kaygılar, sağlık ve güvenlik kaygıları artmakta ve birçok ülke bu nedenle alternatif enerji kaynaklarına yönlenmekte. Bu doğrultuda ‘Türkiye’de ve Dünyada Nükleer Enerjinin Ekonomik, Politik ve Halk Sağlığı’ açısından değerlendirileceği panelimize katılarak, yapılacak forumda düşüncelerinizle katkı sağlamanızı diler, saygılarımızı sunarız” sözlerine yer verdi. HABER MERKEZİ

“Edirne Hayat Kurtarıcı Öneme Sahip Olacak” Haber

“Edirne Hayat Kurtarıcı Öneme Sahip Olacak”

İki yıl önce yaşanan Kahramanmaraş depreminin yıldönümünde, Edirne Belediyesi organizasyonunda sivil toplum kuruluşlarının da katılımıyla deprem paneli düzenlendi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan panelde konuşan Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın; “Edirne, birinci derece deprem bölgesi olmasa bile Saros bölgemiz çok ciddi bir deprem kuşağında. Aynı zamanda yapı stoklarımız çok kötü. Diğer taraftan İstanbul’un hemen yanı başındayız. Olası İstanbul depreminde belki de burası hayat kurtarıcı stratejik bir öneme sahip olacak. Nasıl ki Saros’ta olabilecek bir depremde ilk müdahalenin Edirne’den gitmesi gerekiyor, olası İstanbul depreminde de Avrupa’dan gelecek yardımlar, bizim burada oluşturacağımız ekipler dolayısıyla gidecek yardımlar çok önemli. Biz de stratejik önemimizin farkında olarak Afet İşleri Müdürlüğümüzle ilgili değişikliğimizi yaptık. Daha sonra EDAK ile iş birliğimizi büyüttük. Diğer sivil toplum örgütleriyle beraber iş birliğimizi arttırma konusunda çalışmalarımıza başladık” dedi. “GELECEĞE YÖNELİK ÇALIŞMALAR YAPILIYOR” Panelde konuşan Edirne Belediyesi Meclisi Deprem ve Doğal Afet Komisyonu Başkanı Serhat Ceylan, 25 yıldır deprem ve afet ile ilgili geçmişi olduğunu ve geleceğe yönelik çalışmalar yapıldığını belirterek; “Sorunun ne olduğunu az çok biliyorum ve bu konuda Edirne Belediyesi olarak ne yapabiliriz çalışması içerisindeyiz. Edirne Belediyesi bünyesinde kurulan Afet İşleri Müdürlüğü ve Edirne Meclis Üyeleri olarak STK’larla her zaman iş birliği içerisinde olacağız. Geleceğe dönük yapmayı planladığımız birtakım çalışmalar var, Avrupa Birliği projeleri var, yabancı ekiplerle iş birliğimiz var. Şimdiye kadar birçok afetlerde bulunmuş birisi olarak bundan sonraki süreçte de ihtiyaçlar neler? Operasyonel neler yapılabilir? Çalışmaları içerisinde olacağız. Edirne Kent Konseyi’nin tüm ekipleri toplayarak yaptığı çalışmaların neticesinde, eksiklerimizi ortaya koyalım ki hemen yanı başımızdaki, uzatmaların da uzatmasını yaşayan İstanbul depremine hazırlıklı olalım” diye konuştu. “DEPREM GERÇEĞİ BİLİNCİNİ SÜREKLİ CANLI TUTMAK HER BİRİMİZİN GÖREVİDİR” Deprem gerçeği bilincini sürekli canlı tutmanın herkesin görevi olduğunu ve bilim insanlarının yerelde afet yönetimi ve koordinasyonunun belediye öncülüğünde olması gerektiği görüşünü desteklediklerini belirten Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Edirne İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Birce Altay; “Bu anlayış ile çalışan belediyemize, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Edirne İl Koordinasyon Kurulu olarak desteğimiz tamdır. Edirne yerelinde baktığımızda deprem gerçeğiyle yaşamak zorunda olduğumuzu belirtebiliriz. Jeolojik ve Sismolojik veriler göz önüne alındığında yöreyi etkileyecek deprem durumunun Kuzey Anadolu Fayının, kuzey kolu olduğu görülmektedir. Eski tarihlerde yakın çevremizde büyük depremler olmuştur ve olmaya da devam edecektir. 2013 yılında Edirne’de çalışma yapan İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan’ın Marmara Ereğlisi’nin önünde oluşacak 7 ile 7,2 büyüklüğündeki depremin, Edirne’yi 6 ile 7 şiddetinde sarsacağını söyleyip, bizleri uyarmasını unutmamalıyız, önerilerini dikkate almalıyız. Kuzey Anadolu fay hattının Enez ve Keşan sahil bölgelerine çok yakın geçmesi olası Marmara depreminin beklenmesi 1999 yılından önce yapılan yapıların çokluğu ve bu yapıların büyük bir depreme dayanıklı olmadığı tahmin edildiğinden ve zemin durumu da düşünüldüğünde Enez ve Keşan’daki deniz kenarındaki yapılara dikkat çekmek istiyorum. Ruhsatlı yapılar dışında birçok yapının mühendislik hizmeti almadan, denetimden geçmeden yapıldığını ve imar barışından yararlandığını bilmekteyiz. Edirne ilinin özellikle Keşan ve Enez ilçelerinde ivedilikle kentsel dönüşüm çalışmalarının tamamlanması, sahildeki yapıların azaltılması, mevcut yapıların depreme dayanıklı hale getirilmesi gerekmektedir” ifadelerini kullandı. ŞENER ŞENTÜRK

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.