Hava Durumu

#Patent

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Patent haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Patent haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

TÜ’de Patent Farkındalık Eğitimi Haber

TÜ’de Patent Farkındalık Eğitimi

Trakya Üniversitesi (TÜ) Teknoloji Transferi Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından Sınai Mülkiyet Hakları ve Patent Stratejileri Eğitimi’nin ilk oturumu TÜ Tıp Fakültesi Hastanesi’nde bulunan Sağlık Araştırma Uygulama Merkezinde yoğun katılımla gerçekleştirildi. Düzenlenen Programa; TÜ Rektör Yardımcısı ve Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sedat Üstündağ, TÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Tan, Teknoloji Transferi Uygulama ve Araştırma Merkez Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Tarık Yerlikaya ve akademisyenler katıldı. “PATENT GELİŞTİRME KONUSUNA ÖNEM VERİYORUZ” Programda konuşan TÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Tan, “Üniversitemiz olarak son bir yıldır faydalı model ve patent geliştirme konusuna büyük önem veriyoruz. Bu alanda yoğun çalışmalar yürütüyoruz. Ancak bizler bu süreci yalnızca sayısal artışlar üzerinden değil, daha çok nitelikli ve katma değer üreten çalışmaların ortaya çıkması hedefiyle sürdürüyoruz. Üniversitemizde bu anlamda ciddi bir ivme yakalanmış durumda. Son dönemde aldığımız geri dönüşler bizleri son derece memnun ediyor. Teknoloji Transfer Merkezimizin yürüttüğü çalışmalar sonucunda oldukça güzel sayılara ve önemli başarılara ulaşmaya başladık. Bu noktada Tıp Fakültemiz bizim için çok önemli ve çok değerli. Son birkaç aydır fakültemizden son derece nitelikli ve başarılı çalışmaların geldiğini görmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Bu çalışmaları daha da artırmak ve süreci daha verimli hale getirmek istiyoruz. Aynı zamanda yürütülen başvuru ve değerlendirme süreçlerini de hızlandırmayı hedefliyoruz. Ancak zaman zaman gerek başvuru yapan hocalarımızda gerekse süreci yöneten bizlerde bilgi eksiklikleri olabiliyor. İşte bu tür toplantıları da tam olarak bu eksiklikleri gidermek amacıyla düzenliyoruz” dedi. “MAKALE SAYIMIZDA ARTIŞ SAĞLANDI” Makale sayılarındaki artışa değinen TÜ Rektör Yardımcısı ve Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sedat Üstündağ, “Gerçekten hem Tıp Fakültemizde hem de üniversitemiz genelinde çok güçlü bir akademik kadromuz bulunuyor. Ancak ne yazık ki ulusal ve uluslararası görünürlüğümüz bu güçlü kadronun potansiyelinin gerisinde kalmaktadır. Bu durum bizleri üzmektedir. Göreve geldiğimiz günden bu yana, üniversitemizin hak ettiği yere ulaşması için yoğun bir çaba içerisindeyiz. Peki bu noktaya nasıl ulaşabiliriz? Bunun yollarını hep birlikte arıyoruz. Elbette kullandığımız sistemlerin de bu süreçte önemli bir etkisi var. Bugüne kadar kullanılan sistemler maalesef ürünlerimizi derleyip ortaya koymakta yetersiz kalmıştır. Yeni sistemlerle birlikte önceki yıllara kıyasla makale sayımızda yaklaşık 100 civarında bir artış sağlanmıştır. Bu oldukça önemli bir gelişmedir. İlk kez uluslararası bir endekste 500–700 bandına ulaşmış bulunuyoruz. Elbette bu yeterli değildir; çünkü mevcut akademik kadromuz çok daha iyisini hak etmektedir. Öte yandan yalnızca yayın sayısını değil, ürün niteliğini ve kalitesini de artırmamız gerekmektedir. Tıp Fakültesinde kişi başına düşen yayın sayısı üniversite ortalamasının üzerine çıkmıştır; ancak bu seviyenin çok daha ileriye taşınması gerektiğine inanıyorum. Bunun için öğretim üyelerimizin ve araştırmacılarımızın, ‘Benim bir fikrim var, bir projem var’ diyen herkese tüm kapıları açmamız gerekiyor. Projelerin yazılması, yurt içi ve yurt dışı ortaklıkların kurulması ve bu çalışmaların somut bir ürüne, en nihayetinde ise patente dönüştürülmesi en büyük hedefimizdir” ifadelerine yer verdi. “BİZLERE DOĞRUDAN ULAŞABİLİRSİNİZ” Teknoloji Transferi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Tarık Yerlikaya, “Biz Teknoloji Transfer Merkezi olarak; üniversitemizin projeleri, patentleri hakkında hızlı ve etkin ilerleyebilmesi için hocalarımıza en yakın şekilde destek vermeye çalışıyoruz. Bizim temel amacımız, siz değerli akademisyenlerimizin idari süreçlerle vakit kaybetmeden yalnızca kendi proje ve patent süreçlerinize odaklanmanızı sağlamaktır. Şunu özellikle belirtmek isterim ki; Teknoloji Transfer Merkezimiz Tıp Fakültesi Dekanlığının hemen yanında yer almaktadır. Dilediğiniz zaman bizlere doğrudan ulaşabilirsiniz. Ayrıca web sitemiz üzerinden de bizlere çevrim içi olarak kolaylıkla ulaşmanız mümkündür” ifadelerine yer verdi. PATENT VEKİLİNDEN EĞİTİM Konuşmaların ardından Patent Vekili Furkan Ali Dönmez, patent farkındalık eğitimi gerçekleştirdi. Gerçekleştirilen eğitimde sınai mülkiyet hakları; patent / faydalı model – teknik fonksiyon, marka – isim hakkı, tasarım – görsel koruma, coğrafi işaret – yöresel ürün koruması gibi çeşitli konularda bilgi verdi. İKİNCİ OTURUM PROJE KAFEDE YAPILDI TÜ Teknoloji Transferi Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından gerçekleştirilen Sınai Mülkiyet Hakları ve Patent Stratejileri Eğitimi’nin 2’nci oturumu ise TÜ Balkan Kongre Merkezi’ndeki Proje Kafe’de gerçekleştirildi. İkinci oturuma; TÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ahmet Muzaffer Demir, Prof. Dr. Mustafa Tan, Prof. Dr. Eylem Bayır’ın yanı sıra, TÜ Teknoloji Transferi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Tarık Yerlikaya ve akademisyenler katıldı. MERT ERİŞKİN

Jelatinin yerini kengerin alacak Haber

Jelatinin yerini kengerin alacak

Üniversitenin Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. İbrahim Palabıyık ve ekibi şekerlemelerde jelatin yerine kenger sakızının kullanılıp kullanılmayacağı yönünde 2018 yılında bir çalışma başlattı. Çalışmaların tamamlanması sonrası kenger sakızıyla hem daha doğal ürün üretimi elde edileceği hem de ekonomik yönden üreticilere katkı sağlayacağı ortaya kondu. NKÜ Teknoloji Transfer Ofisi Fikri Sınai Haklar ve Ticarileştirme Birimi aracılığıyla Türk Patent ve Marka Kurumu'na başvurusu yapılan çalışma bu yıl ekim ayında "Kenger Sakızı Katkılı Yumuşak Şekerleme Üretimi" ismiyle tescillenerek, patent aldı. -"Kenger önemli bir endüstriyel bitki haline gelecek" NKÜ Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. İbrahim Palabıyık, doğal kenger sakızının şekerleme sektöründe kullanılması amacıyla başlattıkları çalışmanın başarıyla tamamlandığını söyledi. Sakızın, kenger bitkisinin toprak kısmında kalan doğal bir ürün olduğunu vurgulayan Palabıyık, yumuşak şekerleme ürünlerinde yapı sağlayıcı, kıvam verici olarak kullanılabileceğine dikkat çekti. Amaçlarının ürün doğallığı ve maliyetlerin düşürülmesi yönünde olduğunu ifade eden Palabıyık, "Türkiye'de şekerleme üretimi yılda 400 bin ton civarında. Bunun azımsanmayacak miktarını çiğnenebilir şekerleme oluşturuyor. Kengerden üretim sağlanırsa kenger önemli bir endüstriyel bitki haline gelir, hem ekonomik değeri şu an çok az olan bir bitki ekonomiye kazandırılacak hem de Doğu Anadolu'da kırsal kalkınma ciddi oranda artacak." dedi. Önemli takviye edici gıdaların kenger sakızıyla üretilebileceğini vurgulayan Palabıyık, kenger sakızının basit bir materyal olarak görülmemesi gerektiğini anlattı. -"Kenger dünyaya açılabilir" Palabıyık, hazımsızlığa iyi gelen kengerin Doğu Anadolu'da sakız olarak kullanıldığına işaret ederek, "Kengeri o yörenin halkı severek kullanıyor. Aslında biz bunu ön işlemlerden geçirerek, dünyaya ihraç edilebilecek önemli bir materyal olduğunu gösterdik." diye konuştu. Palabıyık, ürünün üretimde kullanılması için bir firmayla görüştüklerini belirtti. Ürünlerinin doğallığın yanı sıra ekonomik bir avantajı da üreticiye sunduğunu anlatan Palabıyık, şöyle devam etti: "Pişirme işlemi ve şeker şurubu olmadığı için enerji maliyetinde ciddi bir düşüş sağlandı. Kristilizasyon olmasına gerek kalmadı. Bu sayede üretim kapasitesinde ciddi artış sağlanabilir. Sakız mikserinde kolay bir ekipman ile kompleks olmayan kısa sürede çiğnenebilir şekerleme üretimi üretilmiş olur. Çiğnenebilir şekerlemelerde jelatin kullanılıyor. Jelatinin yerini fonksiyonel özelliğindeki kenger sakızı almış oluyor ve jelatine de gerek kalmıyor. Çiğnenebilir şekerlemede yüksek sıcaklık prosesine gerek kalmıyor. Bu sayede sıcaklık ve sıcaklığa hassas olan yararlı bileşenler çiğnenebilir şekerlemeye kolaylıkla entegre oluyor." - Kenger hakkında Çok yıllık otsu bitki kenger, dikenli yapısı ve üzerindeki kırmızı, mor renkli çiçekler açmasıyla biliniyor. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki dağlık kesimlerde ilkbaharda doğal olarak yetişen, dikeni, tohumu ve kökleri farklı şekillerde tüketilebilen şifa kaynağı kenger bitkisinin otundan yemek, tohumlarından kahve ve kökündeki sıvıdan da sakız elde ediliyor. Kengerin, safra kesesi, kulak zarı yırtılmalarına iyi geldiği, ayrıca sakızının diş ve diş eti rahatsızlıklarını giderdiği düşünülüyor.

YAKIT TASARRUFU SAĞLAYAN BULUŞLARI İÇİN PATENT BAŞVURUSU Haber

YAKIT TASARRUFU SAĞLAYAN BULUŞLARI İÇİN PATENT BAŞVURUSU

Fakültede Dr. Öğr. Üyesi Dinçer Akal öncülüğündeki ekibin geliştirdiği sistem temmuz ayında TÜRKPATENT'ten patent aldı. Akal ve ekibindeki Hema Endüstri İnsan Kaynakları Yöneticisi Makine Yüksek Mühendisi İlker Selvi ve Hattat Traktör Arge Şefi makine mühendisi Mustafa Kütük buluşun Avrupa'da tescillenmesi için Avrupa Patent Enstitüsüne başvurdu. Akal, yaptığı açıklamada zorlu şartlarda çalıştırılan traktör, iş makinesi ve arazi araçlarının yoğun toza maruz kaldığını söyledi. Motorlar üzerinde inceleme ve ölçümler gerçekleştirdiklerini belirten Akal, "Yaptığımız ölçümlerde tıkanıklık seviyesi yüzde 50'inin üzerine çıktıktan sonra basınç düşüşü oluyor ve çok fazla yakıt tüketimine neden oluyor. Türkiye'deki traktörlerde hava filtresi tıkandığında bir ışık yanıyor, bu durumda yaptığımız ölçümde yakıt tüketimi yüzde 100 artıyor." dedi. - "Sürücüler sanayiye gitmek zorunda kalmıyor" Akal, yaşanan sorunu çözmek için otomatik bir sistem geliştirdiklerini ve başarı elde edildiğini ifade etti. Hava filtrelerinin tıkanması sonucu motorun güç değerinin azaldığını ve yakıt tüketiminin arttığını aktaran Akal, şunları kaydetti: "Sistemi otomasyon, elektronik devre ve temizleyici olmak üzere 3 ayrı aşamada geliştirdik. Bugüne kadar hiçbir traktörde yapılmamış bir sistemdi. Bunu motorun üzerine monte ettik. Bu sistem sayesinde hiçbir zaman uyarı ışığı yanmıyor. Yoğun toz durumunda temizleyici otomatik olarak devreye giriyor. Motoru durduruyor ve otomatik olarak hava filtresi temizleniyor. Daha sonra sürücü çalışmasına devam ediyor. Sürücüler sanayiye gitmek zorunda kalmıyor. Bu sistem sayesinde yakıt tasarrufu sağlanmış oluyor. Emisyon oranları da düşmüş oluyor, çevreye katkı sağlanmış oluyor." Buluşun Avrupa'da patent alması için başvuruların yapıldığını dile getiren Akal, sistemi daha da geliştirmeyi hedeflediklerini söyledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.