Hava Durumu

#Quot

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Quot haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Quot haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Edirne'deki Yaşam Nöbetinde 2'nci Gün Haber

Edirne'deki Yaşam Nöbetinde 2'nci Gün

‎Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) Edirne Şubesi, 14 ve 15 Nisan 2026 tarihlerinde Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta gerçekleşen okul saldırılarına tepki göstermek amacıyla başlattığı yaşam nöbetine bugün de devam etti. ‎Saraçlar Caddesi’nde başlatılan yaşam nöbetine Eğitim-Sen Edirne Şubesi yönetimi ve üyelerinin yanı sıra bazı siyasi parti, meslek odaları ve sivil toplum örgütleri de katıldı. Nöbetin saat 17.30’da sona ereceği açıklandı. ‎Eğitim-Sen Edirne Şube Başkanı Ahmet Acet, yaşam nöbetinde yaptığı açıklamada; "Arka arkaya yaşanan bu saldırılar, okullarda şiddetin artık münferit olaylar olarak değerlendirilemeyeceğini açıkça göstermektedir. Eğitim kurumları; öğrencilerin, öğretmenlerin ve tüm eğitim emekçilerinin güven içinde bulunması gereken kamusal yaşam alanlarıdır. Ancak bugün bu alanların giderek güvensizleştiği, koruyucu niteliğini yitirdiği acı bir biçimde ortaya çıkmıştır. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta peş peşe yaşanan bu saldırılar, eğitim sisteminin içinde bulunduğu yapısal sorunları, toplumsal şiddetin derinleşmesini ve kamusal sorumluluğun zayıflamasını bir kez daha gözler önüne sermektedir. Bir kez daha altını çiziyoruz; eğitim, bir güvenlik meselesine indirgenemeyecek kadar yaşamsal; piyasa ilişkilerine terk edilemeyecek kadar kamusal bir haktır” dedi. ‎Öğretmen ve öğrencilerin can güvenliğini sağlayamayanların hesap vermesi gerektiğini de belirten Acet daha sonra şunları söyledi: “Öğrencilerin, öğretmenlerin ve tüm eğitim emekçilerinin can güvenliğini sağlamak, fiziksel ve ruhsal bütünlüğünü korumak kamusal sorumluluğun en temel gereğidir. Eğitim-Sen ve KESK olarak, eğitim emekçilerinin ve öğrencilerin güvenliğini sağlayamayan kurumları ve sorumluları kamuoyu önünde hesap vermeye çağırıyor; eğitimin kamusal, bilimsel, laik, eşitlikçi ve güvenli bir alan olması için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna duyuruyoruz." UĞUR AKAGÜNDÜZ

Türkiye'den Topladığı Trüf Mantarlarını Avrupa'ya Gönderiyor Haber

Türkiye'den Topladığı Trüf Mantarlarını Avrupa'ya Gönderiyor

İtalyan baba ve Türk annenin çocuğu olarak 1996 yılında İtalya'da dünyaya gelen Croatto, çocukluk yıllarında babası sayesinde trüf mantarıyla tanıştı. İtalya'da çalıştığı dönemde Türkiye'deki potansiyeli fark eden Croatto, 5 yıl önce memleketi Edirne'ye gelerek trüf mantarı toplayıcılığına başladı. İtalya'daki deneyimli kişilerden destek alan Croatto, eğitimli köpeklerle Keşan, Uzunköprü ve Edirne çevresinde trüf mantarı aradı. Bir süre toplayıcılık yaptıktan sonra İtalya’daki bağlantılarını değerlendiren Croatto, Türkiye’nin farklı şehirlerinden temin ettiği mantarları ihraç etmeye başladı. Croatto, trüf mantarının doğada zor bulunması nedeniyle değerli olduğunu söyledi. Fiyatların sezon içinde değişkenlik gösterdiğini belirten Croatto, "Sezon başında ürün az olduğu için fiyatlar yüksek oluyor. Kilogram başına yaklaşık 150 avrodan başlıyor, sezon ilerledikçe 50 avroya kadar düşebiliyor." dedi. Türkiye'de beyazımsı ve siyah trüf türlerinin yaygın olduğunu ifade eden Croatto, beyazımsı trüfün mart-nisan aylarında, siyah trüfün ise yazlık ve kışlık türleriyle farklı dönemlerde toplandığını anlattı. Kışlık siyah trüfün özellikle yüksek rakımlı bölgelerde eylül-ekim aylarında çıktığını aktaran Croatto, "Bu türün kilogram fiyatı 350 avroya kadar ulaşabiliyor." diye konuştu. Türkiye'nin birçok bölgesinden ürün tedarik ettiğini dile getiren Croatto, Sakarya başta olmak üzere İstanbul, Kırklareli, Keşan, Çanakkale, Bursa, Balıkesir, Denizli'nin Çivril ilçesi ve Uşak'tan mantar temin ettiklerini söyledi. Croatto, siyah trüfün yüksek rakım ihtiyacı nedeniyle Çorum, Bayburt ve Erzurum'un Aşkale ilçesi gibi bölgelerde de görüldüğünü kaydetti. Trüf mantarının yüksek pH değerine sahip toprakları ve güneş alan seyrek meşe ormanlarını sevdiğini vurgulayan Croatto, yılda yaklaşık 1 ton ihracat gerçekleştirdiğini belirtti. İklim değişikliğinin üretimi olumsuz etkilediğine dikkati çeken Croatto, İtalya başta olmak üzere bazı ülkelerde trüf mantarı yetiştiriciliğine yönelik çalışmaların arttığını sözlerine ekledi.

Tekirdağ Valisi Soytürk'ten Turizm Haftası Mesajı Haber

Tekirdağ Valisi Soytürk'ten Turizm Haftası Mesajı

Vali Soytürk, mesajında, Tekirdağ'ın, sahip olduğu tarihi - kültürel mirası, doğal güzellikleri ve değerleriyle, turizm açısından farklı renk ve tatlar arayanların talep ettiği tüm özellikleri içinde barındıran zengin bir potansiyele sahip olduğunu bildirdi. Tekirdağ'ın, mavi bayraklı plajları, doğa sporlarına elverişli coğrafyası, kamp ve karavan turizmine elverişli alanları, antik kentleri, müzeleri, tarihi eserleri ve festivalleri ile bölgenin en önemli turizm merkezlerinden biri olduğunu aktaran Soytürk, Tekirdağ'ın 14 coğrafi işaretli ürünü olduğunu ve yapılan çalışmalar sayesinde coğrafi işaret tescili almış ürün sayısının her geçen yıl arttığını belirtti. Tekirdağ'ın tarih boyunca coğrafi konumu ve liman kenti olması sebebiyle önemli medeniyetlere ev sahipliği yaptığını vurgulayan Soytürk, "Heraion-Teikhos (Hera'nın Şehri), Perinthos Antik Kenti ve Çorlu Kalesi'nde kazı çalışmaları devam etmektedir. Kazı çalışmalarında önemli buluntular ortaya çıkmış ve bu buluntular sayesinde Tekirdağ tarihi ile ilgili önemli bilgiler edinilmiştir." ifadelerini kullandı. Kültür Yolu Festivali'nin 2027 yılında 32 ilde düzenleneceğini ve festivalin düzenleneceği iller arasında Tekirdağ'ın da yer aldığını ifade eden Soytürk, şunları kaydetti: "İlimizde turizmi geliştirmek için kültür-sanat etkinliklerinin çeşitlendirilmesi, ulusal çapta organizasyonların kente kazandırılması ve yerel değerlerin tanıtımına yönelik projeler planlanmaktadır. Coğrafi ve kültürel mirasa sahip olan ilimizin tanıtımını en iyi şekilde yapmak için dijital tanıtım faaliyetleri artırılmakta ve sosyal medya aracılığıyla daha geniş kitlelere ulaşılmaktadır. Geçmişten günümüze ulaşan zenginlikleri ve güzellikleriyle Tekirdağ'ın turizm potansiyelini en iyi şekilde değerlendirmek, ülke ve dünya turizminden hak ettiği payı alabilmek için Tekirdağ Valiliği olarak her türlü gayreti bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da göstermeye devam edeceğiz. Bu vesileyle tüm turizm camiasının Turizm Haftası'nı kutluyor, verimli bir turizm sezonu geçirilmesini temenni ediyorum."

“Osmanlı’da İlk Gül Yağı Edirne’de Üretildi” Haber

“Osmanlı’da İlk Gül Yağı Edirne’de Üretildi”

Edirne Inner Wheel Kulübü, Trakya Üniversitesi (TÜ) Eczacılık Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gülşah Gedik’in katılımıyla “Edirne Gülü ve Gülün Şifası” konulu panel düzenlendi. Edirne Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi salonunda düzenlenen panelde Doç. Dr. Gedik, Edirne gülünün tarihi ve kullanım alanlarıyla ilgili sunum yaptı. Gedik, gülün dünyada 250 kadar türü ve 18-20 bin çeşidi olduğunu belirtirken, 100’ün üzerinde farklı kokulu gül olduğunu söyledi. Gül yağının dünyada parfüm, kozmetik ve ilaç sanayinin temel hammaddelerinden biri olduğunu ifade eden Gedik, Osmanlı döneminde Edirne’deki gül üretimi ile ilgili bilgi verdi. Gedik, Dr. Rıfat Osman’ın ifadelerine dikkat çekerek; “Dr. Rıfat Osman Bey, Edirne’nin kuzeyinde Yeniimaret Mahallesi’nden başlayıp Bulgaristan’daki Kızanlık’a ve bugün Sinekli Ovası denilen ve İstasyon’dan başlayarak güneydeki Kartal Tepe sırtlarına kadar uzayan geniş arazide büyük gül bahçeleri olduğunu söylemektedir” dedi. Edirne gülüne verilen isimleri de açıklayan Gedik; “Edirne gülü, aynı zamanda gül esansı elde edildiğinden Yağ Gülü, damıtılma ile gül yağı elde edildiğinden Damla Gülü gibi isimlendirildiği gibi Sakız Gülü, Pembe Gül, İyi Gül gibi isimler de verilmektedir. Halk arasında genellikle Sakız Gülü olarak bilinir. Bilimsel adı Rosa Damascena Miller Trigintipetala’dır. Mayıs ayında açar. Bol çiçekli, çiçekleri katmerli ve güzel kokuludur” sözlerine yer verdi. Gedik, 17’nci yüzyılda Osmanlı’daki ilk gül yağı üretiminin Edirne’de başladığını açıklarken; “Buradan Bulgaristan’a geçmiştir. Bugün Bulgaristan’ın önemli bir gül yetiştirme merkezi olan Kızanlık ve Eski Zağra ilçeleri, Osmanlı döneminde Edirne eyaletine bağlı kazalar olduğundan, Kızanlık ve Eski Zağra kazalarında gül mahsulünün çok yetiştirilmesi nedeniyle gülyağı ve gülsuyu imal edilip, Avrupa’ya gönderildiğinin 1872 yılı Edirne Vilayet Salnamesi’nden öğrenmekteyiz” dedi. Gedik, Balkan Savaşı sonunda Edirne’nin Bulgarlar tarafından işgal edilmesi, Birinci Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı yıllarında bakımsız kalan Edirne gül bahçelerinin yıkıma uğrayarak yok olduklarını da ifade etti. Gedik, sunumunda Trakya Üniversitesi’nin ve kendisinin Edirne gülü ile ilgili çalışmalarını da anlattı. UĞUR AKAGÜNDÜZ

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.