Hava Durumu

#Resim

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Resim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Resim haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

105. Yıla 105 Öğrencili Oratoryo Haber

105. Yıla 105 Öğrencili Oratoryo

Edirne Valiliği tarafından İstiklal Marşı’nın Kabul Edildiği Günü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü programı Trakya Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Eğitim ve Sanat Merkezi Salonu’nda yoğun katılımla gerçekleştirildi. Gerçekleştirilen programa Edirne Valisi Yunus Sezer, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler, Edirne Garnizon Komutanı Tuğgeneral Yüksel Kolcu, Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürü Mustafa Canlı, kurum müdürleri, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan programda açılış konuşmalarıyla devam etti Edirne Lisesi Müdürü Recep Şentürk, açılış konuşmasında İstiklal Marşı’nın kabulünün 105. yıl dönümünü kutlamak ve milli şair Mehmet Akif Ersoy’u anmak için bir araya geldiklerini belirtti. Şentürk, İstiklal Marşı’nın Anadolu’nun işgal altında olduğu ve milletin bağımsızlık mücadelesi verdiği zorlu bir dönemde yazıldığını vurguladı. Açılış konuşmasının ardından “Korkma Gençliğin Ruhu Burada” temasına yönelik İstiklal Marşı’nı ezbere ve güzel okuma yarışması ve resim yarışması ile kompozisyon yarışmasında dereceye giren öğrencilerin ödül töreni gerçekleştirildi. Ödül töreninin ardından İstiklal Marşı’nı Okuma Yarışması’nda dereceye giren öğrenci Elif Fatma Özkan, İstiklal Marşı'nı okudu. Edirne Valisi Yunus Sezer, Özkan’ı tebrik etti. Daha sonra Edirne Lisesi öğrencileri tarafından, İstiklal Marşı’nın kabulünün 105’inci yılı olması nedeniyle, 105 öğrenciyle gerçekleştirdiği oratoryo sahnelendi. Program, oratoryonun sahnelenmesinin ardından çekilen toplu fotoğraf ile sona erdi. MERT ERİŞKİN

Tekirdağ'da 74 Yaşındaki Ressam 40 Yıldır Hayallerini Tuvale Yansıtıyor Haber

Tekirdağ'da 74 Yaşındaki Ressam 40 Yıldır Hayallerini Tuvale Yansıtıyor

İlkokul yıllarında resme ilgi duyan Kademlioğlu, katıldığı bir yarışmada birincilik elde ederek yeteneğini erken yaşta gösterdi. Evlendikten sonra iki çocuğunu büyütme sürecinde resme bir süre ara vermek zorunda kalan Kademlioğlu, yıllar sonra yeniden fırçasını eline alarak tuval başına geçti. Yaklaşık 40 yıldır sanat çalışmalarını sürdüren Kademlioğlu, bu süreçte 5 kişisel sergi açtı, çok sayıda karma sergiye de katıldı. Ressam Perihan Kademlioğlu, resim yapmanın kendisi için büyük tutku olduğunu söyledi. Resimle ilk tanışmasının ilkokul yıllarında olduğunu anlatan Kademlioğlu, şöyle konuştu: "Yağlı boyaya geçişim yaklaşık 40 yıl öncesine dayanıyor. Eserlerimde belli bir temaya bağlı kalmıyorum. O gün etkilendiğim olaylar, düşündüğüm ya da aklıma takılan bir konu varsa onları kendi renklerim ve çizgilerimle tuvale aktarıyorum." Sanatın yalnızca üretmekten ibaret olmadığını dile getiren Kademlioğlu, sanatçıların toplumsal konulara dikkati çekmesi gerektiğini ifade etti. Eserlerinde çoğu zaman toplumsal olaylardan etkilendiğini belirten Kademlioğlu, "Resimlerimi yapmadan önce kurguluyorum. Aklıma takılan düşünceler ya da beni etkileyen toplumsal olaylar varsa onları kendi iç dünyamda birleştirerek tuvale aktarıyorum. Sanatçı olarak izleyiciye bir mesaj vermemiz gerektiğine inanıyorum." dedi. - "Resimlerimde genellikle kadın figürlerini çalışıyorum" Kademlioğlu, 40 yıldır hayallerini tuvale yansıtmanın kendisine huzur verdiğini dile getirdi. İstanbul ve Amerika'da bazı özel koleksiyonlarda eserlerinin bulunduğunu anlatan Kademlioğlu, kadın figürlerinin çalışmalarında önemli yer tuttuğunu söyledi. Kadınların yaşadığı sorunlara sanat yoluyla dikkati çekmeye çalıştığını aktaran Kademlioğlu, "Resimlerimde genellikle kadın figürlerini çalışıyorum. Kadınların dünyamızda çeşitli sorunları var. Bir sanatçı olarak bu konulara dikkati çekmek ve toplumu bilinçlendirmek istiyorum." diye konuştu. Son kişisel sergisini "Kadın: Yeryüzünün Nabzı" temasıyla açtığını belirten Kademlioğlu, eserlerini sanatseverlerle buluşturmanın mutluluğunu yaşadığını kaydetti. - "Her yıl sergi açmayı hedefliyorum" Sanatseverlerin eserlerine ilgi göstermesinin kendisini mutlu ettiğini dile getiren Kademlioğlu, bundan sonraki süreçte daha fazla üretmek istediğini anlattı. Kadının toplumdaki önemine dikkati çeken Kademlioğlu, sözlerini şöyle tamamladı: "Kadın, toplumun temel taşıdır. Kadın üretkendir, hayatı güzelleştirir. Kadının olmadığı bir toplum düşünülemez. Cumhuriyetin temel taşlarından biri de kadına verilen değerdir. Çocuklarımın eğitimine öncelik verdiğim için resimde biraz geç kaldım. 40 yıldır resim yapıyorum ama 5 sergi benim için az bir sayı. Bundan sonra her yıl farklı konularda sergi açmayı hedefliyorum."

74 Yaşındaki Hakime Teyzenin Resim Tutkusu Haber

74 Yaşındaki Hakime Teyzenin Resim Tutkusu

Ayvacık ilçesine bağlı 20 haneli Söğütlü köyünde küçükbaş hayvancılıkla uğraşan 74 yaşındaki Hakime Pala Gürel, çocukluğundan bu yana büyüklerinden dinlediği hikaye ve masallar ile hayatında gördüklerini ve yaşadıklarını resmedip annesinden kalma evinin her köşesine yerleştiriyor. Okuma ve yazması olmayan Hakime Pala Gürel'in resim tutkusu görenleri hem şaşırtıryor hem de duygulandırıyor. İlçeye 4 kilometre uzaklığındaki Söğütlü köyünde yaşamını küçükbaş hayvan yetiştiriciliği ile sağlayan Gürel'in dostları çizdiği resimler oldu. 15 yıl önce kalem ve boyaları ilk kez eline alan Gürel, yıllardır yaşadıklarını ve gördüklerini resimlere aktarıyor. Çocukluğunda dinlediği masalları da resimlere aktaran Gürel'in evindeki resimleri görenler de bu masalları Hakime Gürel'den dinleyebiliyor. Resim tutkusunun ilk olarak umreden döndükten sonra başladığını ifade eden Gürel, "Umreye gidince Kabe'ye aşık oldum. Hiç kalemi eline almayan insan olarak oradan döndükten sonra Kabe'yi çizdim. İlk yaptığım resim de bu oldu" dedi. Resim yaptıkça resim ve çizim yapmayı sevdiğini fark eden Gürel, "İstanbul'a gittim. Oradaki gördüklerimi de resmetmeye başladım. İstanbul'da gördüğüm camileri çizdim" diye konuştu. İlk olarak kağıt parçalarına resim çizen Gürel, ardından çizime uygun birçok maddeye de resim çizmeye başladığını söyledi. Gürel, "Çizimlerimi kağıt üzerine, karton üzerine, taş parçalarının üzerine, ağaç kabuklarının üzerine, çomaklara resim çiziyorum. Tahtaymış, taşmış resme uygun herşeye çiziyorum. Yine evime ve kapılara da bu çizimi yapıyorum. Resim çizmeyi çok sevdiğim için böyle yapıyorum. Kaç tane resim yaptığımı bilmiyorum. Binlerce olmuştur. Çizdiğim resimleri üst üste koydum. Bir yerde biriktirmeye çalıştım, olmadı. Sonra evimi müze gibi yaptım. Her yerini çizdiğim resimlerle doldurdum. Evimin bu tarafında annem yaşıyordu, öte yanda ben yaşıyordum. Annem vefat edince bu tarafı müze gibi yaptım. İsteyen de gelsin görsün" dedi. Üzüldüğünde ve sevindiğinde bunu resimlerle paylaştığını ifade eden Gürel, "Çok sevindiğim veya çok üzüldüğümde bunu geçirmek için resim yapıyorum. Çok gezmeyi sevmem. İnsanlarla dedikodu da yapmam. Dağlara giderim. Doğayı incelerim. Meyveleri ve hayvanları incelerim. Kaç türlü ağaç var? Kaç çeşit yılan var, hayvan var? Buna bakarım. Bunu da resmederim. Yaptığım resimlerin hemen hemen hepsinin bir hikayesi var" dedi. Gürel, çizdiği resimlere ilçeye ve köye gelenlerin ilgi gösterdiğini belirterek, resimlerini bazen de sattığını ifade etti.

Yerel Tarih Grubu’nda Hasan Rıza Konuşuldu Haber

Yerel Tarih Grubu’nda Hasan Rıza Konuşuldu

Edirne Yerel Tarih Grubu’nun bu ay düzenlediği toplantıda Şehit Ressam Hasan Rıza konuşuldu. Edirne Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi Küçük Salon’da gerçekleştirilen toplantıda görsel sanatlar öğretmeni levent tosun konuşmacı olarak yer aldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması sonrası kürsüye gelen Tosun, İstanbul Üsküdar’da doğan Hasan Rıza’nın resme olan ilgisi ve askerlik dönemine ait bilgiler verdi. Hasan Rıza’nın subay rütbesini almasına birkaç ay varken yaptığı resimden dolayı almasının hayatında bir dönüm noktası olduğunu belirten Tosun; “Hasan Rıza resim yoluyla ilk rütbesini alıyor. Bu onu çok rencide ediyor ya da üzüyor. Çünkü o bir asker sonuçta. Etrafındakiler hocaları da asker ve alaya alınıyor. Yani bir asker başarısıyla subaylık rütbesini almamış, yaptığı resimle rütbe aldığı için ve bunu birkaç ay sonra alacakken öğrenciler arasında ve hocalar arasında alay konusu oluyor. Ve kararlı verip İtalya'daki gazeteci hocasıyla mektuplaşıyor. Askerliği bırakıp İtalya'ya gidiyor. Önce Napoli sonra Floransa ve Roma’da bulunuyor, müzeleri geziyor. O’na en büyük yön veren yerlerden birisi İtalya. Resimlerine bütün şekli İtalya veriyor. Orada müzelerde resim yapıyor. Sonra tekrar İstanbul'a dönüyor. Paşası onu huzuruna çağırdığında ona bütün unvanlarını tekrar geri verebileceğini söylüyor ama Hasan Rıza bunu istemiyor. O daha sakin bir yer istiyor ve Edirne'de bir okula müdür olarak geliyor. Edirne’de resim dersleri veriyor, özel bir okul da kuruyor. O açıdan Edirne'yi seviyor. Karaağaç'ta kendisine bir ev tutuyor ve atölye kuruyor. Bildiğimiz bütün resimleri orada yaptığı söyleniyor” dedi. ŞENER ŞENTÜRK

“Onlar Biz” Çağdaş Sanat Sergisi Edirne’de Açıldı Haber

“Onlar Biz” Çağdaş Sanat Sergisi Edirne’de Açıldı

Edirne’de çağdaş sanata yeni bir soluk getiren “Onlar Biz” Çağdaş Sanat Sergisi, Kolektif Kahve ve Sanat Kafe’de açıldı. Serginin küratörlüğünü üstlenen Nilay Soykan, açılış konuşmasında serginin çıkış noktasını ve temel mesajını paylaştı. Soykan, serginin adının insanlığın uzun süredir doğayı ve hayvanları “öteki” olarak görmesinden yola çıktığını belirterek, “Günlük yaşamda insanın doğaya ve hayvanlara verdiği zarar, ‘onlar’ ve ‘biz’ ayrımını sürekli yeniden üretiyor. Bu sergiyle bu ayrımı sorgulamak ve aslında bir bütün olduğumuzu hatırlatmak istedim” dedi. Serginin, izleyiciyi ayrıştırmadan uzaklaşıp insan, hayvan ve doğanın ortak varoluşunu düşünmeye davet eden bir sorgulama alanı oluşturmayı amaçladığını vurguladı. Sergide Alper Dönmez, Buse Şahin, Ceyda Sena Kara, Çağan Barkın, Mehmet Ali Yener, Mustafa Havacı, Rabia Arslan, Sinem Tilki ve Yasemin Nilay Soykan’ın eserleri yer alıyor. Farklı disiplinlerden oluşan çalışmalar; resim, video ve kavramsal işler aracılığıyla insan merkezli bakış açısını eleştirel bir dille ele alıyor. Sergide ayrıca Mustafa Havacı’nın video çalışması da dikkat çekiyor. Sanatçının İstanbul’da karşılaştığı bir sahneden yola çıkarak hazırladığı video, izleyicilere çarpıcı bir yüzleşme fırsatı sundu. MEHMET EFECAN HIDIROĞLU

Edirne’de Sanat ve Edebiyat Kafede Buluştu Haber

Edirne’de Sanat ve Edebiyat Kafede Buluştu

Edirne’de Sanat Dernekleri Platformu tarafından organize edilen Sanat Edebiyat Buluşması programı başladı. Şükrüpaşa Mahallesi’nde, Yunan Konsolosluğu’nun yanında bulunan bir kafede gerçekleştirilen etkinlik, sanat ve edebiyatı halkla daha yakın bir ortamda buluşturmayı amaçlıyor. Bugün başlayan ve 21 Aralık Pazar gününe kadar sürecek program kapsamında, resim ve el sanatlarından oluşan 20 eserin yer aldığı sergi, kitap imza günleri, şiir dinletileri ve müzik dinletileri sanatseverlerin beğenisine sunuluyor. “EDİRNELİLERİ SERGİMİZE BEKLİYORUZ” Program hakkında bilgi veren Sanat Dernekleri Platformu Başkanı Nazmi Metin, sanat ve edebiyat etkinliklerini halka ulaştırmanın zorluklarına dikkat çekerek, “Biz de dernekler olarak bu engelleri aşmak adına etkinliklerimizi kafelerde düzenliyoruz. Amacımız sanatı halkın ayağına götürmek. Etkinliğimiz boyunca resimlerimiz, el sanatlarımız, kitaplarımız ve şiir kitaplarımız yer alıyor. Ayrıca cumartesi ve pazar günleri müzik dinletilerimiz olacak. Tüm Edirneli hemşehrilerimizi etkinliğimize bekliyoruz” dedi. “RESİM YAPMAK YAŞAM BİÇİMİM” Sergiye katılan sanatçılardan İclal İnal, etkinlikte yer almaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, sanatın bireyin kendini ifade etmesinde önemli bir rol oynadığını vurguladı. Resmin hayatında özel bir yeri olduğunu belirten İnal, bugüne kadar yaklaşık 20 eser ürettiğini ve bu eserlerini çeşitli sergilerde sanatseverlerle buluşturduğunu söyledi. Resim yapmanın kendisi için bir tutku ve aynı zamanda bir yaşam biçimi olduğunu ifade eden İnal, her yeni çalışmada kendini geliştirmeye devam ettiğini kaydetti. “SANAT RUHU DİNLENDİRİYOR” Resme başlamak isteyenlere de tavsiyelerde bulunan İnal, sanatın yaşla sınırlı olmadığını belirterek, “Resme her yaşta başlanabilir. Önemli olan insanın içindeki isteği ve tutkuyu keşfetmesi ve bunu geliştirebilmesidir. Sanat, insana farklı bir bakış açısı kazandırıyor ve ruhu dinlendiriyor” ifadelerini kullandı. MERT ERİŞKİN

Edirne’de Yılbaşı Konseptli Resimlere Yoğun Talep Haber

Edirne’de Yılbaşı Konseptli Resimlere Yoğun Talep

Edirne’de yaşayan vatandaşların ev dekorasyonunda daha özgün ve kişisel dokunuşlara yer vermek istediğini belirten Ressam Özlem Özkal, vatandaşların dijital baskıların yerine el yapımı, benzersiz çalışmalara yöneldiğini ifade etti. Özkal, bu ilginin sanatçılar açısından da olumlu bir üretim ortamı oluşturduğunu dile getirdi. “YILBAŞI KONSEPTİ İLGİ GÖRÜYOR” Özkal, “Son yıllarda insanların resme olan ilgisi belirgin şekilde arttı. Ev dekorasyonunda artık daha özgün, daha kişisel dokunuşlar görmek istiyorlar. Dijital baskı yerine el emeğiyle yapılmış, benzersiz çalışmalara yöneliyorlar. Bu da doğal olarak biz sanatçıların üretimlerine olumlu yansıyor. Özellikle yılbaşına özel hazırladığım konsept resimler büyük ilgi görüyor. En çok 250 TL ile bin TL arasındaki uygun fiyatlı çalışmalar satılıyor. Bu fiyat aralığı hediyelik arayanlar için çok cazip geliyor. Evine yeni yıl ruhunu katmak isteyenler de bu tarz resimleri tercih ediyor. Yılbaşına günler kala yoğunluğun daha da artmasını bekliyorum” dedi. YENİ YILA FİYAT GÜNCELLEMESİ Yeni yılda maaliyetlerden kaynaklı fiyat güncellemesi yapacağını belirten Özkal, “Maliyetler her geçen gün artıyor. Bu yüzden yılbaşından sonra resimlerimde bir fiyat güncellemesi yapacağım. Şu anki fiyatlar gerçekten uygun seviyede. Resim almak isteyenlerin bu süreci değerlendirmesi onlar için daha avantajlı olacaktır. Resim, insanların ruh haline dokunan bir sanat dalı. Bir tablo, bir mekânın enerjisini bambaşka bir seviyeye taşıyabiliyor. Son dönemde bu farkındalığın artması beni çok sevindiriyor. Yılbaşı yaklaşırken insanların sanata yönelmesi hem bizler için hem de şehirdeki kültürel hareketlilik açısından çok değerli” ifadelerine yer verdi. MERT ERİŞKİN

Törendeki O Pankart Büyük Alkış Aldı Haber

Törendeki O Pankart Büyük Alkış Aldı

Edirne’de bugün Öğretmenler Günü kutlama programı Halk Eğitim Merkezi Mimar Kemalettin Salonu’nda düzenlenen program devam etti. Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan programa Edirne Valisi Yunus Sezer, Edirne İl Milli Eğitim Müdürü Ferhat Yılmaz, Trakya Üniversitesi Rektörü Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Tan, Edirne Baro Başkanı Av. Gökhan Karakoç, Garnizon Komutanı Tuğg. Yüksel Kolcu, Edirne İl Emniyet Müdürü Muhittin Ayhan, Edirne İl Jandarma Komutanı Albay Mehmet Kasım Ermiş, Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Cenk Ergüden, kurum müdürleri, siyasi parti temsilcileri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunması sonrası programda mesleğe yeni girmiş öğretmenler adına Mehmet Ruşen Erkut Ortaokulu Sosyal Bilgiler Öğretmeni Alper Tunay Çolak ve emekli öğretmenler adına Emekli Matematik Öğretmeni Oğuz Bağran bir konuşma yaptı. Baran’ın konuşmasının ardından kürsüye gelen Edirne İl Milli Eğitim Müdürü Ferhat Yılmaz; Atatürk’ün Cumhuriyet’in banisi eğitimi, milletimizin bağımsızlığının teminatı olarak gördüğünü, öğretmenleri ise bu büyük idealin vazgeçilmez mimarları olarak tanımladığını belirterek; “Atatürk'ün bize emanet ettiği bu vizyon, her birimizin yüreğinde bir meşale olarak yanmakta, bizlere ülkemizin geleceğini daha güçlü ve daha bilinçli nesillerle inşa etme sorumluluğunu vermektedir. Bu vesileyle öncelikle görevleri başında canlarını feda eden şehit öğretmenlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum. Onlar sadece bir eğitim neferi değil, vatanın en ücra köşelerinde fedakarlıkların, cesaretin ve adanmışlığının timsali oldular. Yıllar boyunca yüzlerce, belki binlerce öğrencinin hayatına dokunan, ilim ve irfan yolunda bir sabır ve sevgiyle çalışan emekli öğretmenlerimizin emekleri bugün hala toplumumuzun her köşesinde yaşamaktadır. Onlar sadece geçmişin değil bugünümüzün ve yarınımızın da mimarlarıdır. Milletimiz adına kendilerine şükranlarımı sunuyor, sağlıklı ve huzurlu bir ömür diliyorum” dedi. “ÖĞRETMENLİK EN ONURLU MESLEKLERİN BAŞINDA GELİR” Müdür Yılmaz’ın ardından konuşan Edirne Valisi Yunus Sezer; öğretmenliğin en onurlu mesleklerin başında geldiğini belirterek; “Bugün geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızı yetiştiren, milletimizin yarınlarını şekillendiren ve ülkemizin en köklü, en onurlu mesleklerinden birini icra eden siz kıymet öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Gününü en içten dileklerimizle kutlamak için buradayız. Öncelikle başta sizler olmak üzere vatanımızın her köşesinde, şehrinde, köyünde ve en ücra köşesi mecrasında çocuklarına sıcak bir kucak açan ve gülümsemeyle onları karşılayan tüm öğretmenlerimizin 24 Kasım öğretmenler günü kutlu olsun. Bugün vesilesiyle gazimiz, baş öğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk'ü ve bugün aramızda bulunmayan bütün eğitim camiamızın öğretmenlerini, hocalarına minnetle, şükranla anıyoruz. Bugün aynı zamanda ilimizin şehitleri olan, öğretmen şehitleri olan Dilay Kerman'ın, bugün aynı zamanda Nefise Özsoy öğretmenimizi, Adnan Tunca öğretmenimizi Aybüke öğretmenimizle beraber ülkemizde eğitim için çocuklara ilim ve irfan öğretmek için hayatını kaybeden bütün öğretmenlerimizin de öğretmenler gününü manevi huzurlarında kutluyoruz ve şükranlarımızı iletiyoruz. Allah onlardan razı olsun. Kıymetli öğretmenlerimiz her öğretmen bir çocuğun kaderine dokunan görünmez bir mimardır. Bir ışığı yakar, bir yüreğe cesaret verir. Bir gençliğe ufuk açar, yol gösterir. Merhum Nurettin Topçu, öğretmenlerle ilgili olarak, muallim, bir irfan ordusunun kumandanıdır diyor. Gerçekten de öğretmenlerimiz sevginin, merhamet adaletin ve bilginin kumandanlarıdır. Onların zaferleri toprakta değil, yetiştirdikleri gençlerin kalbinde ve karakterinde saklıdır. Öğretmenlik bir fedakarlık mesleğidir. Çünkü zamanını emeğini ve gönlünü insan yetiştirmeye aday. Biz sevgi mesleğidir öğretmenlik. Çünkü sevgi olmadan hiçbir karşılığı bulunmaz. Aynı zamanda öğretmenlik bir merhamet mesleğidir. Çünkü her öğrenci öğretmeninin adaleti konusunda kendini güvende hisseder. Öğretmenlik bir toplumun nihayetinde geleceğini ilmek ilmekle okuyan ince bir sanat, bir medeniyet, inşa mesleğidir. Öncelikle başta bizler olmak üzere bütün bu koltuklarda oturanlara, bugün sanayide, işçisinden valisine, kaymakamına, doktoruna kadar her meslekte emeğiniz var, her meslekte ve her insana dokunmuş durumdasınız. Bu yüceyi mesleğin mensuplarını bir kere daha saygıyla şükranla yad etmek istiyorum. Allah sizleri bu milletin başından eksik etmesin. Geleceği çok daha güçlü olacak olan bu milletin evlatlarına bugüne kadar sahip çıktığınız gibi bundan sonra da sahip çıkarak geleceği en iyi şekilde inşa edeceğinize eminiz” diye konuştu. KADINA ŞİDDETE HAYIR PANKARTI Konuşmaların ardından il genelinde kompozisyon, resim ve şiir dallarında dereceye giren öğrencilere ödülleri verildi. Ödüllerin ardından 25 Kasım “Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Günü” dolayısıyla sahnede “Kadına Şiddete Hayır” pankartı açıldı. Açılan pankart salonda büyük alkış aldı. Tören Edirne Süleyman Demirel Fen Lisesi öğrencilerinin “Ben Öğretmenim” oratoryosuyla son buldu. ŞENER ŞENTÜRK

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.