Hava Durumu

#Sağlıklı Beslenme

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Sağlıklı Beslenme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlıklı Beslenme haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Uzman Pınar Çalım Uyardı: “Diyet Modasına Dikkat” Haber

Uzman Pınar Çalım Uyardı: “Diyet Modasına Dikkat”

Edirne’de Uzman Diyetisyen Pınar Çalım, son yıllarda beslenme ve sağlıklı yaşam konularına olan ilginin artmasıyla birlikte bilgi kirliliğinin de ciddi boyutlara ulaştığını söyledi. Özellikle sosyal medya platformlarında hızla yayılan diyet önerilerinin büyük kısmının bilimsel dayanağı olmadığını ifade eden Çalım, bu içeriklerin genelleştirilmiş bilgiler içerdiğine dikkat çekti. “BESLENME KİŞİYE ÖZELDİR” Bireylerin artık beslenme alışkanlıklarını profesyonel destek almak yerine sosyal medyadaki içeriklere göre şekillendirdiğini belirten Çalım, bu durumun risklerine değindi. “Beslenme kişiye özgüdür. Her bireyin metabolizması, yaşam tarzı, sağlık durumu ve ihtiyaçları farklıdır” diyen Çalım, tek tip diyet programlarının herkes için uygun olamayacağını vurguladı. “HIZLI DİYETLER SAĞLIĞI TEHDİT EDİYOR” Sosyal medyada sıkça karşılaşılan “hızlı kilo verdiren” diyetlerin kısa vadede etkili gibi görünse de uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirten Çalım, bu tür diyetlerin kas kaybı, metabolizma hızında düşüş ve verilen kilonun geri alınması gibi olumsuz sonuçlar doğurduğunu ifade etti. Ayrıca bu süreçte bireylerde yeme davranışı bozuklukları ve olumsuz beden algısı gelişebileceğine de dikkat çekti. DETOKS UYARISI: “ÇOĞU GEREKSİZ” Çalım, “detoks” adı altında sunulan birçok uygulamanın da bilimsel dayanağının bulunmadığını belirterek, sağlıklı bir vücudun zaten kendi detoks mekanizmasına sahip olduğunu söyledi. Karaciğer ve böbreklerin bu süreci doğal olarak gerçekleştirdiğini ifade eden Çalım, dışarıdan uygulanan kürlerin çoğu zaman gereksiz, bazı durumlarda ise zararlı olabileceğini dile getirdi. “DOĞRU BİLGİYE ULAŞMAK ŞART” Beslenmede en önemli noktanın doğru bilgiye ulaşmak olduğunu belirten Çalım, güvenilir kaynakların tercih edilmesi gerektiğini vurguladı. Beslenmenin popüler akımlara göre değil, bilimsel veriler doğrultusunda ve kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi. “SAĞLIKLI BESLENME BİR TREND DEĞİL” Son olarak sosyal medyanın doğru kullanıldığında faydalı bir araç olabileceğini ifade eden Çalım, sağlık söz konusu olduğunda bilimsel ve sürdürülebilir yaklaşımların tercih edilmesi gerektiğini belirtti. Çalım, “Sağlıklı beslenme bir trend değil, yaşam boyu sürdürülebilir bir alışkanlıktır” diyerek sözlerini tamamladı. HİLAL PEKER

‎Uzmanından Uyarı: Öğün Atlamak Sağlığı Tehdit Ediyor Haber

‎Uzmanından Uyarı: Öğün Atlamak Sağlığı Tehdit Ediyor

‎Edirne’de Uzman Diyetisyen Pınar Çalım, günümüzün hızla akan yaşam temposunda beslenmenin çoğu zaman geri plana atıldığını ifade etti. İş hayatı ve günlük sorumlulukların yoğunluğu nedeniyle bireylerin zamanla yarıştığını belirten Çalım, bu süreçte en çok ihmal edilen konuların başında sağlıklı beslenmenin geldiğini söyledi. ‎Sabah kahvaltısının atlanması, öğle yemeklerinin hızlı ve düzensiz tüketilmesi ya da günün yalnızca atıştırmalıklarla geçirilmesinin birçok kişi için alışkanlık haline geldiğine dikkat çeken Çalım, “Beslenme yalnızca açlığı gidermek değildir. Vücudun sağlıklı çalışabilmesi için düzenli, dengeli ve yeterli beslenme şarttır” dedi. ‎Beslenme alışkanlıklarının; enerji üretimi, bağışıklık sisteminin güçlenmesi ve zihinsel performansın korunmasında doğrudan etkili olduğunu vurgulayan Çalım, düzensiz beslenmenin kısa vadede enerji düşüklüğü, dikkat dağınıklığı ve artan açlık hissine neden olabileceğini ifade etti. Uzun vadede ise bu durumun metabolik rahatsızlıklara zemin hazırlayabileceğini kaydetti. ‎Yoğun yaşam temposunun bireyleri genellikle hızlı tüketilebilen ve besin değeri düşük gıdalara yönlendirdiğini belirten Çalım, sağlıklı bir yaşam için beslenmenin günlük hayatın öncelikli bir parçası haline getirilmesi gerektiğini söyledi. ‎HIZLI YEMEK YEMEYİN UYARISI ‎Gün içerisinde planlı öğünler oluşturmanın önemine değinen Çalım; “Yemeklerin düzenli saatlerde tüketilmesi ve yemek yeme sürecinin aceleye getirilmemesi sağlıklı beslenme alışkanlıklarının gelişmesine katkı sağlar” ifadelerini kullandı. Beslenmeye zaman ayırmanın aynı zamanda bireyin kendisine gösterdiği özenin bir göstergesi olduğunu dile getiren Çalım, yemeklerin farkında olarak ve dikkat dağıtıcı unsurlardan uzak bir şekilde tüketilmesinin sindirim sistemi ve genel sağlık açısından olumlu etkiler yarattığını belirtti. Çalım, sağlıklı bir yaşamın sürdürülebilmesi için beslenmeye gereken önemin verilmesi gerektiğini vurgulayarak; “Yoğunluk ne kadar fazla olursa olsun, düzenli ve dengeli beslenmeye ayrılan zaman bireyin kendi sağlığına yaptığı en önemli yatırımlardan biridir” dedi. HİLAL PEKER

Bayram Sofralarında Denge Uyarısı: “Kısıtlamayın, Sağlıklı Seçin” Haber

Bayram Sofralarında Denge Uyarısı: “Kısıtlamayın, Sağlıklı Seçin”

Edirne’de Uzman Diyetisyen Pınar Çalım, Ramazan Bayramı’nda doğru beslenme alışkanlıklarının önemine dikkat çekti. Ramazan ayı boyunca değişen beslenme düzeninin bayramla birlikte yeniden normale dönmesi gerektiğini ifade eden Çalım, bu geçiş sürecinde yapılan hataların sindirim problemlerine ve kan şekeri dengesizliklerine yol açabileceğini söyledi. Ramazan ayında uzun süreli açlık, azalan öğün sayısı ve değişen yemek saatlerinin vücudun metabolik ritmini etkilediğini belirten Çalım, “Bir ay boyunca iftar ve sahur düzenine alışan vücudumuz için bayram, aslında normal düzene geçiş dönemidir. Bu nedenle beslenmede ani ve aşırıya kaçan değişikliklerden uzak durulmalıdır” dedi. “GÜNE HAFİF BİR KAHVALTIYLA BAŞLAYIN” Bayram sabahlarının zengin sofralarla başladığını ancak bunun bazı sağlık sorunlarını beraberinde getirebileceğini ifade eden Çalım, uzun süren açlık sonrası ağır ve yağlı yiyeceklerin mideyi zorlayacağını söyledi. Çalım; “Güne hafif ve dengeli bir kahvaltıyla başlamak en doğru tercih olacaktır. Peynir, zeytin, yumurta, tam tahıllı ekmek ve taze sebzelerden oluşan bir kahvaltı sağlıklı bir başlangıç sağlar. Kızartma ve yağlı hamur işlerinden özellikle kaçınılmalıdır” diye konuştu. TATLI TÜKETİMİNDE PORSİYON KONTROLÜ ŞART Bayram ziyaretlerinin vazgeçilmezi olan tatlı ve şekerlemelere de değinen Çalım, gün içinde farklı evlerde yapılan ikramların farkında olmadan aşırı şeker tüketimine yol açabileceğini vurguladı. Çalım, “Her ikramdan küçük porsiyonlar tercih edilmeli. Şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlılar ya da meyve tüketimi daha sağlıklı bir seçenek olacaktır” ifadelerini kullandı. HIZLI YEMEK VE SUSUZLUK UYARISI Ramazan sonrası en sık yapılan hatalardan birinin hızlı ve kontrolsüz yemek yemek olduğunu belirten Çalım, yemeklerin yavaş tüketilmesi ve iyi çiğnenmesinin sindirim sistemi açısından önemli olduğunu dile getirdi. Su tüketiminin de ihmal edilmemesi gerektiğini söyleyen Çalım, “Ramazan’da azalan su tüketimi bayramla birlikte artırılmalı. Günlük ortalama 2–2,5 litre su içilmeye özen gösterilmeli” dedi. HAREKETİ İHMAL ETMEYİN Bayramda sadece beslenmenin değil, fiziksel hareketin de önemli olduğuna dikkat çeken Çalım, aile ziyaretleri arasında yapılacak kısa yürüyüşlerin sindirimi kolaylaştıracağını ve alınan kalorinin dengelenmesine yardımcı olacağını belirtti. “ÖNEMLİ OLAN KISITLAMA DEĞİL, DENGE” Bayramların paylaşma ve birlik duygusunun ön planda olduğu özel günler olduğunu hatırlatan Çalım; “Bu güzel günlerin keyfini çıkarırken beslenmede dengeyi korumak gerekir. Sağlıklı beslenme kısıtlamak değil, doğru dengeyi kurabilmektir” diyerek sözlerini tamamladı. Çalım, tüm vatandaşların Ramazan Bayramı’nı kutlayarak sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir bayram geçirmeleri temennisinde bulundu.

Sıdal, Ergenlikte Beslenmeyi Anlattı Haber

Sıdal, Ergenlikte Beslenmeyi Anlattı

Edirne’de Toplumsal Araştırmalar, Kültür ve Sanat İçin Vakıf (TAKSAV) İl Temsilciliği ve Edirne Kent Konseyi (EKK) Çocuk Meclisi iş birliğiyle “Ergenlikte Beslenme” konulu etkinlik düzenlendi. TAKSAV Edirne İl Temsilciliği salonunda düzenlenen etkinlikte Dr. Dyt. Begüm Sıdal, katılımcılara “Ergenlikte Beslenme” konusunda sunum yaptı. Etkinliğe EKK Başkanı Özer Demir, EKK Çocuk Meclisi Başkanı İlayda Güder ile Çocuk Meclisi Üyeleri ve veliler katıldı. “BÜYÜME VE GELİŞMEYİ ENGELLER” Dr. Dyt. Sıdal, sunumunda yeme bozukluğuna dikkat çekerek; “Yeme bozuklukları aslında yetersiz ya da aşırı beslenmenin yanı sıra fiziksel, ruhsal ve psikolojik sorunlara yol açabilen bir hastalık tanımıdır. Yeme bozuklukları, ergenlerde fiziksel, duygusal ve davranışsal büyüme ve gelişmeyi engel olan ve potansiyel yaşamını da tehdit eden bir etkiye sahiptir” ifadelerini kullandı. “ERKEN TANI ÇOK ÖNEMLİDİR” Ergenlik döneminde büyüme hızındaki artışın, ergenlerin besin ve enerji ihtiyaçlarının artmasına sebep olduğunu söyleyen Sıdal “Sonuçta görülen yeme bozuklukları da ergenlerde büyüme ve gelişmeyi yavaşlatmakta, durdurmakta hatta birçok hastalığa sebebiyet vermektedir. Her hastalıkta olduğu gibi erken tanı çok önemlidir. Ne yazık ki keşfedilemeyen ve tedavi göremeyen ergenlerde geri dönüşümsüz hatta ölümle sonuçlanacak sıkıntılar meydana gelebilmektedir” dedi. “ERGENLİKTE 4 ALT GRUBU MEVCUT” Sıdal, yeme bozukluklarının 8 alt gruba ayrıldığını belirterek; “Ergenlikte görülenler ise 4 alt grubumuz mevcut. Bunlar; anoreksiya nervoza, bulimia nervoza, atipik yeme bozuklukları ve tıkınırcasına yeme bozukluğudur” sözlerine yer verdi. “KÜLTÜREL TUTUMLAR NEDENİYLE OLABİLİYOR” Yeme bozukluğunu destekleyen faktörleri de açıklayan Sıdal; “Kültürel tutumlar; ergenlik dönemlerinde kadınların genç görünmesini hedef alan, gelişimine engel olan hatta boyunun uzamasına bile engel olacak beslenme davranışları görüyoruz. Dünyanın farklı bölgelerinde de ergenlere çok ciddi miktarda kaloriler yükleyip ‘Şişmanlık bir zenginlik göstergesidir’ diyerek genç yaşta diyabet ve obezite ile tanıştırabiliyorlar. Bu tür kültürel tutumlar nedeniyle yeme bozuklukları olabiliyor” dedi. “SOSYAL MEDYA DEZENFORMASYONLARA ÇOK AÇIK” Sıdal, sosyal medyanın etkisine de dikkat çekerek; “Sosyal medya iyi kullanıldığında tabii ki güzel bir şey. Ancak sosyal medya denetlenmediği için dezenformasyonlara çok açık bir halde. İnsanlar her paylaşımı doğru olarak kabul edebilirler. Özellikle gençlerimiz buna çok müsaitler. Çünkü örnek aldıkları kişiler var. Bu da çok normal çünkü bu dönemde bir kimlik arayışı var. Bu kişilerin dediklerini uygulamalarından dolayı sosyal medya da yeme bozuklukları açısından son derece mühim” ifadelerine yer verdi. “AKRAN ZORBALIĞI CİDDİ BİR BUNALIM YARATABİLİYOR” Akran zorbalığı nedeniyle de yeme bozukluğunun ortaya çıkabileceğini söyleyen Sıdal “Hayatımızın her döneminde yaşıtlarımızdan zorbalığa maruz kalıyoruz ki bu da özellikle ergenlik döneminde çocukların psikolojilerinde ciddi bir bunalım, başkalaşım yaratabiliyor. Ergen aynaya baktığında vücudunu tanımaya çalışıyor. Aslında yepyeni bir beden oluşuyor, ikincil bir kimlik kazanıyor. Bu ikincil kimlik ona bazen de keyif vermemeye, kendisini sorgulamaya sebep oluyor. Kendinden memnun olmayan ergenlerde de yeme bozuklukları oldukça sık görülebiliyor” dedi. “AİLELER DOĞRU BESLENMEYE TEŞVİK ETMELİ” Sıdal, günümüzde empoze edilen ideal kadın ve ideal erkek formlarının bulunduğunu belirterek “Erkeklerde Herkül gibi kaslı olma, kadınlarımızda da ne yazık ki sıfır beden algısı var. Gelişmeyi ve büyümeyi etkileyen en önemli etkenlerden birisi sıfır beden algısıdır. Sosyal medyada ‘Zayıf kadın, güzel kadındır’ algısı mevcut. Bundan da genç kızlarımız çok fazla etkilenmektedir. Ailenin kilo konusundaki tutumu da burada çok önemlidir. Özellikle çok baskın bir ebeveynin kilo konusunda çocuğuna yıkıcı eleştiriler yapması negatif olarak etkiler. O yüzden ailenin yapıcı tavırlarla çocuğu doğru beslenmeye teşvik etmesi son derece önemlidir” sözlerine yer verdi. KATILIMCILARIN SORULARINI YANITLADI Sıdal, sunumunda ayrıca sağlıklı beslenme konusunda da örneklere yer verdi. Sunumunun ardından Sıdal, katılımcı çocukların ve ailelerinin sorularını yanıtladı. Sunumunda sonunda EKK Çocuk Meclisi Başkanı İlayda Güder, Sıdal’a çiçek takdim ederek teşekkür etti. UĞUR AKAGÜNDÜZ

Ramazan'da Reflü ve Mide Problemlerinden Korunmanın Yolları Haber

Ramazan'da Reflü ve Mide Problemlerinden Korunmanın Yolları

Uzun süren açlık ve ardından kontrolsüzce yenilen yemeklerin midede ağrı, yanma, gaz, şişlik, hazımsızlık, kramplar ve reflüyü tetikleyebileceğini belirten Medicana Bursa Hastanesi Gastroenteroloji Bölümü'nden Dr. Öğr. Üyesi Murat Keskin, "Ramazan'da sağlıklı beslenme alışkanlıklarına devam edilmesi sindirim sistemi sorunlarından korunmak için önemlidir. Uzun süreli açlıktan korunmak için, mutlaka sahur yapılmalı, ağır yağlı, baharatlı, acılı gıdalar yerine daha hafif olan çorba tercih edilmelidir. Ayrıca sahur ve iftarda süt ürünleri, sebze ve zeytinyağlı yemekler tüketilmelidir. Sahur ve iftarda alınan gıda miktarı azaltılmalı, iftardan sonra yaklaşık bir buçuk saat aralıklarla iki ara öğün alarak yeme düzeni oluşturulmalıdır. Tüm öğünlerde gıdalar iyice çiğnenerek ve yavaş yavaş yenilmeli, hızlı yemekten kaçınılmalıdır. Bunun yanında şerbetli tatlılardan uzak durulup, sütlü veya meyveli tatlılar tercih edilmelidir" dedi. Kızarmış yiyeceklerden tüketmeyin Kızartılmış ve kavrulmuş besinlerin mide ve bağırsaklarda rahatsızlığa neden olabileceğine değinen Dr. Öğr. Üyesi Murat Keskin, "Bunun yerine haşlanmış, fırında ve ızgarada yapılmış yemekler tüketilmelidir. İftara hafif yemeklerle başlanmalı, ardından az yağlı sebze veya et yemeğine salata eşlik etmeli. Ayrıca öğünlerde alınan sıvı miktarı arttırılmalı, günde en az 2-2,5 litre su ile beraber taze sıkılmış meyve suları, sebze suları, ayran gibi içecekler tüketerek vücudun sıvı ihtiyacı karşılanmalıdır" şeklinde görüş verdi. Öğünlerden sonra egzersiz önerisi Sahur ve iftarda büyük porsiyonlar yerine, küçük porsiyonlar tüketilmesi gerektiğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Murat Keskin, şöyle devam etti: "Ramazan'da az az, sık sık yeme şekli tercih edilmelidir. Hareketsizlikten özellikle kaçınılmalı, öğünlerden sonra kısa süreli yürüyüşler, hafif egzersizler yapılmalıdır. Özellikle reflüden korunmak için, sahurda yemekten hemen sonra değil en az yarım saat sonra yatılmalıdır. Mide ve karındaki gaz ve şişkinliğini, aynı zamanda kabızlığı engellemek için sebze, meyve, kepekli ekmek, kuru baklagiller gibi yüksek lifli gıdaların alınmasına özen gösterilmelidir."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.