Hava Durumu

#Saldırı

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Saldırı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Saldırı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Eğitim- Sen’den Okullarda Şiddete Hayır Eylemi Haber

Eğitim- Sen’den Okullarda Şiddete Hayır Eylemi

Eğitim-Sen Edirne Şubesi, dün İstanbul Çekmeköy’deki Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde bir öğrenci tarafından gerçekleştirilen bıçaklı saldırıda hakkında basın açıklaması düzenledi. Saraçlar Caddesi’nde düzenlenen basın açıklamasında bir öğretmenin yaşamını yitirmesi bir öğretmen ve bir öğrencinin de yaralanmasıyla sonuçlanan olayın öğretmenlerin yıllardır itibarının ve can güvenliğinin göz ardı edilmesinden kaynaklandığı ifade edildi. Eğitim-Sen Edirne Şube Başkanı Ahmet Acet’in okuduğu basın açıklamasında okullarda artan şiddet vakalarının çok ciddi bir tehdit oluşturduğu belirtilerek “Bu saldırı münferit değildir. Yaptığımız uyarıları dikkate almayarak, kalıcı ve önleyici politikalar hayata geçirmeyen Milli Eğitim Bakanlığı bu olayın birinci derecede sorumlusudur. Somut ve kalıcı adımlar atılmadığı için şiddet ortamı giderek derinleşmiştir. Bir okulda kesici aletle saldırı gerçekleştirilebilmesi, güvenlik mekanizmalarının yetersizliğini açıkça ortaya koymaktadır. Okullarda şiddeti önleyici destek mekanizmaları ciddi biçimde gözden geçirilmelidir. Şiddetin zemini yalnızca bireysel bir öfke değildir. Medyada, siyasette ve bürokraside giderek meşrulaştırılan sert ve kutuplaştırıcı dil, eğitim emekçilerini hedef gösteren, itibarsızlaştıran ve yalnızlaştıran söylemler bu iklimi beslemektedir. Öğretmenlik mesleğinin sistemli biçimde değersizleştirilmesi, eğitim emekçilerinin kamuoyu önünde haksız biçimde suçlanması ve sorumluluğun sürekli öğretmene yüklenmesi öğretmenleri hedef haline getirmektedir. Ayrıca pedagojik temelden yoksun, eğitimin bilimsel niteliğini gözetmeyen etkinlik ve uygulamaların yaygınlaşması okulu çocuklar ve gençler için güvenli bir öğrenme ortamı olmaktan uzaklaştırmaktadır. Okullar ideolojik yönlendirmelerin, denetimsiz faaliyetlerin ya da pedagojik karşılığı olmayan uygulamaların alanı değildir. Öte yandan derinleşen yoksulluk ve gençlerin geleceksizlik duygusu da şiddet riskini büyüten önemli toplumsal faktörlerdir. Ailesi ekonomik krizle mücadele eden, temel ihtiyaçlara erişimde zorlanan, sosyal destek mekanizmalarından mahrum bırakılan çocuk ve gençlerin yaşadığı psikolojik baskı görmezden gelinemez. Sosyal politikaların zayıflığı, rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin yetersizliği bu tabloyu ağırlaştırmaktadır” dedi. “MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA ÇAĞRIMIZDIR” Acet açıklamasında başta Milli Eğitim Bakanlığı olmak üzere tüm yetkililere çağrıda bulunarak “Okul güvenliği konusunda bütünlüklü, bilimsel ve katılımcı bir politika derhal hayata geçirilmelidir. Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri güçlendirilmelidir. Her okulda yeterli sayıda uzman personel görevlendirilmelidir. Risk altındaki öğrenciler için erken müdahale ve destek programları uygulanmalıdır. Okullarda şiddeti önlemeye dönük bağlayıcı bir eylem planı hazırlanmalıdır. Eğitim emekçilerinin mesleki itibarını koruyacak, hedef gösterilmelerini engelleyecek açık ve net bir tutum alınmalıdır. Bu saldırının tüm yönleriyle aydınlatılması gerekmektedir. İhmali bulunanlar tespit edilmeli ve sorumlular hesap vermelidir. Gelecekte benzer vakaların yaşanmaması için bu acının üzeri örtülmemelidir. Eğitim emekçileri olarak güvenli bir çalışma ortamı talep ediyoruz. Bu talep bir ayrıcalık değil, en temel haktır. Güvenli olmayan bir okulda sağlıklı bir eğitim süreci yürütülemez. Okullarımızı şiddete teslim etmeyeceğiz. Öğretmenlerin ve öğrencilerin güvenli, huzurlu ve sağlıklı bir eğitim ortamında bulunma hakkını savunmaya devam edeceğiz. Yitirdiğimiz meslektaşımızın anısı önünde saygıyla eğiliyor; benzer acıların bir daha yaşanmaması için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizin bilinmesini istiyoruz” ifadelerine yer verdi. ŞENER ŞENTÜRK

ADD Edirne Şubesi Kurucu Başkanını Andı Haber

ADD Edirne Şubesi Kurucu Başkanını Andı

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi, Kurucu Genel Başkan Prof. Dr. Muammer Aksoy’u anma programı düzenledi. Şube binasında gerçekleştirilen programda açıklamayı ADD Edirne Şube Başkan Yardımcısı Gökay Bilgin yaptı. Bilgin, Prof. Dr. Muammer Aksoy’un 31 Ocak 1990 akşamı evinin önünde uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitirdiğini hatırlatarak, Aksoy’un ardından 3 yıl sonra 24 Ocak 1993’te gazeteci-yazar Uğur Mumcu’nun da otomobiline konulan bombayla katledildiğini söyledi. Bu cinayetlerin, 1990’lı yıllarda Türkiye’de yaşanan seri aydın cinayetlerinin başlangıcı olduğunu ifade eden Bilgin, söz konusu süreçte batı emperyalizminin Türkiye’yi yönlendirme amacı taşıdığını dile getirdi. Açıklamasında Türkiye’nin yakın siyasi tarihine de değinen Bilgin, 12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 darbeleriyle demokrasinin askıya alındığını, özgürlükçü yapının zedelendiğini ve 1982 Anayasası ile toplumsal yaşamın baskı altına alındığını belirtti. Bu süreçlerin, ülkeyi önce neoliberal politikalarla şekillenen bir düzene, ardından da 2000’li yıllarda siyasal İslam çıkmazına sürüklediğini savundu. Programda konuşan Şube Başkanı Celil Özcan, her yıl 24-31 Ocak tarihleri arasında “Adalet ve Demokrasi Haftası” kapsamında hem yaşamını yitiren aydınları andıklarını hem de geçmişte yaşananların nedenlerini ve sonuçlarını irdelediklerini söyledi. MEHMET EFECAN HIDIROĞLU

Edirne'de İsrail'in Gazze'ye Yönelik Saldırıları Protesto Edildi Haber

Edirne'de İsrail'in Gazze'ye Yönelik Saldırıları Protesto Edildi

AGD Edirne Şube Başkanı Abdülhamit İriş, yaptığı açıklamada, işgalci İsrail'in mübarek ramazan ayında ateşkesi bitirerek Gazze'de saldırı gerçekleştirdiğini belirtti. Çoğu kadın ve çocuk onlarca masumun uykusunda katledildiğini ifade eden İriş, "İslam ülkelerinin bu sessizliği, İsrail'in azdıkça azmasında etkili olmuştur. İslam İşbirliği Teşkilatının yaşanan her vahşeti sadece kınamakla geçiştirmesi, soykırımın değirmenine su taşımaktan başka bir işe yaramamıştır. Bizler Necmettin Erbakan hocamızın ilk günden itibaren söylediğini söylemeye, bölge ülkelerini ikaz etmeye devam ediyoruz." diye konuştu. İriş, İsrail'in yegane hedefinin bölge ülkelerini kana ve gözyaşına boğmak olduğunu aktardı. Bugün zulme göz yumanların siyonizmin bir sonraki hedefini unutmaması gerektiğini belirten İriş, şunları kaydetti: "Bugün Yemen'i, Lübnan'ı, Filistin'i, Suriye'yi ve İran'ı hedef alan terör devleti yarın Mısır'ı, Türkiye'yi ve diğer İslam ülkelerini hedef alacaktır. İsrail bölgemiz için en büyük tehdittir ve her devlet için en büyük beka sorunudur. Çünkü İsrail'in hedefi sadece Filistin değil, tüm Müslüman coğrafyadır. Dünyanın başına bela olan bu alçaklarla anlayacağı dilden konuşulmalı. Bir an önce tüm Müslüman ülkeler bir araya gelmeli. Her türlü yaptırımı uygulamaya başlamalıdır."

İsrail’in Çağrı Cihazı Saldırısında Yüzlerce Lübnanlı Yaralandı Haber

İsrail’in Çağrı Cihazı Saldırısında Yüzlerce Lübnanlı Yaralandı

Lübnan resmi ajansı NNA’ya göre, İsrail’in "pager" isimli çağrı cihazlarına sızıp patlatması sonucu çok sayıda Lübnanlı yaralandı. NNA'da yer alan haberde, "Beyrut’un güney banliyöleri ile Lübnan’ın birçok bölgesinde benzeri görülmemiş düşmanca bir güvenlik olayı yaşandı. İsrail tarafından yüksek teknoloji kullanılarak pager sistemleri patlatıldı ve çok sayıda yaralı olduğu, yaralıların hastanelere nakledildiği bildirildi." ifadeleri kullanıldı. Lübnan’da bazı çağrı cihazlarının, sahiplerinin üzerindeyken patladığı anlar sosyal medyaya yansıdı. Görüntülerde, çağrı cihazlarının sinyal vermesiyle sahipleri tarafından ellerine alındığı ve bu esnada infilak ettiği fark ediliyor. Yaralanan çok sayıda kişinin Hizbullah mensubu olduğu kaydedildi. Lübnan Sağlık Bakanı Firas el-Ebyad, "Ülkenin farklı bölgelerinde çağrı cihazlarının patlaması sonucu yüzlerce kişi yaralandı." dedi. Lübnan Sağlık Bakanlığı, acil servislere gelen yüksek sayıda yaralılarla ilgilenmek için tüm sağlık çalışanlarına görev yaptıkları sağlık merkezine gitmeleri talimatı verdi. Lübnanlılardan kan bağışı yapmalarını talep eden Sağlık Bakanlığı, yollarda ambulanslara öncelik verilmesi çağrısı yaptı. Sağlık Bakanlığı, personelinden ve vatandaşlardan çağrı cihazları kullanmamasını istedi. Başkent Beyrut sokaklarında onlarca ambulansın hareketliliği gözlemlenirken Lübnan askerleri de kentteki kaos ve trafikteki yoğunluğu ortadan kaldırmak için caddelerde konuşlandı.

O saldırı bir hakime ya da savcıya yapılsaydı… Haber

O saldırı bir hakime ya da savcıya yapılsaydı…

Edirne Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Gürcan Altun, Trakya Üniversitesi Hastanesi’nde yoğun bakımı ünitesinde Doktor B. B. Ö.’ya saldırarak darp eden sanık Volkan K.’nin yargılandığı ve bugün 3’üncüsü görülen davada meslektaşına destek olmak amacıyla katıldı. Duruşma salonuna alınmadıkları için tepki gösteren Altun, meslektaşlarına destek olmaya gelen insanlardan kaçırılan bir duruşma örneği yaşadıklarını söyledi. Yargıdan beklentilerinin, davanın hızlı ve en adil şekilde sonuçlanması olduğunu belirten Altun, sürecin uzatılmaması gerektiğini ifade etti. Altun, yaşanan şiddet olayının bir hakime ya da savcıya karşı yapılması durumunda davanın bu şekilde sürdürülebilir mi sorusunu sorarak yanıt beklediklerini söyledi. “MESLEKTAŞIMIZA DESTEK MAHKEMEYİ NİÇİN RAHATSIZ ETMİŞ OLABİLİR?” Meslektaşına destek olmak adına bulunduklarını fakat duruşma salonuna alınmadıklarına dikkat çeken Altun; “Meslektaşımız B. B. Ö. bir hasta yakını tarafından uğradığı saldırı sonrasındaki üçüncü duruşmasında kendisine destek olmak amaçlı geldik. Aslında saldırganın yapmış olduğu ikinci bir suç daha vardı. Tahliye olduktan sonra sosyal medya üzerinden üstü kapalı ölüm tehditleriyle meslektaşımıza tehditlerde bulunması üzerine yeniden tutuklanmıştı. Hatırlarsınız geçen hafta Perşembe günü o duruşmanın davanın ilk duruşması yapılıp yeniden sanık hakkında tahliye kararı verilmişti. Avukatların itirazı üzerine çıkan tutuklama kararı bugünkü yargılamada yeniden tahliyeye dönüştürüldü. Bizler saat 10’u 10 geçe diye açıklanan duruşma için meslektaşımıza destek amaçlı mahkeme salonunun önündeydik. Ancak sanki mahkemeye meslektaşıma destek olmaya gelen insanlardan kaçırılan bir duruşma örneği yaşadık. Mahkeme salonuna ne biz ne de siz değerli basın üyeleri alınmadı. Acaba merak ediyorum hani bizlerin orada bulunmasından dolayı ne gibi rahatsızlık hissedilmiş olabilir? Meslektaşımıza destek olmak orada bulunmak, mahkeme heyetine acaba niçin rahatsız etmiş olabilir? Bilemiyorum” dedi. “BİZİM YARGIDAN BEKLENTİMİZ SÜRECİN UZATILMAMASIDIR” Altun, sürecin uzatılmaması gerektiğini belirterek; “Bizim yargıdan beklentimiz hızlı bir şekilde bu davanın bir an evvel en adil şekilde sonuçlanmasıdır. Sürecin uzatılmamasıdır. Ancak gerçek adalet böyle sağlanabilir. Duruşma 12 Haziran tarihine ertelendi. Umuyorum ki on iki Haziran tarihinde mahkeme salonunda bu sefer yer alabileceğiz. Dediğim gibi acaba hani mahkemede mahkeme salonunda gelen hekimlerden ne gibi bir rahatsızlık duyacaktı ki mahkeme heyeti bunu kabul etmedi. Biz tıbbi uygulamalar sırasında empati denilen şeyi kullanırız. Yani kendini hastanın yerine koymak. Evet. Acaba bu şiddet olayı bir hakime ya da savcıya karşıya acaba yapılmış olsaydı bu yargılamalar bu şekilde sürdürülebilir miydi? Onun da yanıtını aslında bekliyoruz açıkçası” diye konuştu. HİLAL PEKER

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.