Hava Durumu

#Sanat Tarihi

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Sanat Tarihi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sanat Tarihi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Osmanlı Duvar Resimlerine Yapılan Vandallığa Tepki Haber

Osmanlı Duvar Resimlerine Yapılan Vandallığa Tepki

Trakya Üniversitesi (TÜ) Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü tarafından düzenlenen “Bahar Konferansları” kapsamında, Doç. Dr. Pelin Şahin Tekinalp’in sunumuyla “Görsel Tarih Aktarımı Olarak Osmanlı Duvar Resimleri” konulu konferans düzenlendi. TÜ Eczacılık Fakültesi Gazi Mustafa Kemal Atatürk Konferans Salonu’nda düzenlenen konferansa; Trakya Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Müberra Gürgendereli, Sanat Tarihi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Gülgün Yılmaz, Bölüm Başkan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Yavuz Güner, Türk ve İslam Sanatları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Gülay Apa Kurtişoğlu, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ve tüm şehitler anısına 1 dakikalık saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan konferansın açılış konuşmalarını Türk ve İslam Sanatları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Gülay Apa Kurtişoğlu ve Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Müberra Gürgendereli yaparken; Doç. Dr. Pelin Şahin Tekinalp’e katılımı nedeniyle teşekkür ettiler. EDİRNE MANZARASINA DİKKAT ÇEKTİ Açılış konuşmalarının ardından Doç. Dr. Tekinalp, “Görsel Tarih Aktarımı Olarak Osmanlı Duvar Resimleri” konulu sunumunu gerçekleştirdi. Tekinalp, sunumunda Topkapı Sarayı, Yıldız Sarayı, Gaziantep’teki Nazaretyan Konağı, Dolmabahçe Sarayı, Beylerbeyi Sarayı, Tekfur Sarayı, Sivas Kangalağası Konağı ile çeşitli ev ve konaklarda bulunan Osmanlı duvar resimlerinin örneklerini gösterdi. Tekinalp, sunumunda Nevşehir’deki Ürgüp Sucuoğlu Konağı’nda bulunan Edirne manzarası duvar resmini dikkat çekti. “KÜLTÜREL MİRAS BİLİNCİ ÜNİVERSİTE İÇİN ÇOK GEÇ” Tekinalp, sunumunda ayrıca duvar resimlerine yapılan vandallıklara tepki gösterirken; “Resimlerin üzerine ya da herhangi bir yere ‘o onu seviyor’, ‘bu bunu seviyor’ yazılmasına şiddetle karşıyım. Ürgüp Sucuoğlu Konağı’na baktığımızda ‘Ertan’ yazısı var. Ertan’a kim ‘dur’ diyecek? Bu aşamaya gelmeden ‘dur’ demek lazım. Edirne resminin altında da ‘Seni seviyorum’ yazan var. Bu çok acıklı. Çünkü kültürel miras bilinci üniversite için çok geç. İlkokuldan, anaokulundan başlaması lazım. Çocuğun, toplum olarak nasıl yaşayacağına karar vermesi lazım ve o kararın arkasında durması lazım. Oradan başlayarak bir şeyleri korumayı öğrenirse bu eserleri de koruyacak. O zaman yer yeri kazımayacak, yazmayacak” diye konuştu. Tekinalp, sunumunun ardından katılımcıların sorularını yanıtladı. Soru-cevap bölümünün ardından konferans sona erdi. UĞUR AKAGÜNDÜZ

Osmanlı Eseri "Yalı Camisi" ve Çevresi Edirne'nin Cazibe Merkezi Olacak Haber

Osmanlı Eseri "Yalı Camisi" ve Çevresi Edirne'nin Cazibe Merkezi Olacak

Tunca Nehri kenarında "Rıhtım ya da Yalı Camisi" olarak da bilinen Evliya Kasımpaşa Camisi'ndeki restorasyon çalışmalarını inceleyen Sezer, yetkililerden bilgi aldı. İncelemeye, caminin ihyasına katkı sunan bilim kurulu üyeleri Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Sacit Açıkgözoğlu ile İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alper İlki de katıldı. Sezer, yapının uzun yıllar ihmal edildiğini söyledi. Caminin minaresinin yıkık durumda olduğunu, geçmişte taşkınlar nedeniyle taşınmasının dahi düşünüldüğünü belirten Sezer, "Dolayısıyla orayla ilgili Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğümüzün destekleriyle önemli bir adım atıldı. Geçen yıl oranın ihalesi yapıldı." dedi. Caminin yanında yürütülen kazı çalışmalarında önemli bir hazirenin ortaya çıkarıldığını ifade eden Sezer, bölgenin sanat tarihi açısından da büyük değer taşıdığını dile getirdi. Sezer, "Sanat tarihi hocalarını heyecanlandıran bir cami ve hazire var. Biz de heyecanlanıyoruz. Tunca Nehri'nin hemen kenarında, rıhtımıyla beraber Evliya Kasımpaşa Camisi'nde restorasyon çalışmalarının ardından çevre düzenlemesi yapılacak. Etrafında kitap kafe ve yürüyüş alanlarıyla orayı da ziyaretçilere açacağız. Bu yılın sonunda restorasyonun büyük bölümünün tamamlanması düşünülüyor." diye konuştu. Açıkgözoğlu da İstanbul'da artık benzerine rastlanmayan mezar taşı örneklerinin caminin haziresinde görülebileceğini söyledi. Evliya Kasımpaşa Camisi'nin restorasyonun ardından görülmeye değer özel mekan haline geleceğini belirten Açıkgözoğlu, "Caminin çevresine yapılacak dolaşma alanları ve peyzaj, tarihi eserlere kıymet katacak." ifadesini kullandı. Hazirede parçalı halde yaklaşık 800 mezar taşı bulunduğunu aktaran Açıkgözoğlu, bu alandaki çalışmaların da sürdüğünü kaydetti. İncelemeye, Edirne Vali Yardımcısı ve İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Eyyüp Batuhan Ciğerci ile Edirne Vakıflar Bölge Müdürü Ahmet Saraç da katıldı. Kirişhane semtinde 2. Murat ve Fatih Sultan Mehmet'in vezirliğini yapan "Evliya" olarak da anılan Kasım Paşa tarafından 1478'de inşa ettirilen kare planlı tek minare ve kubbeye sahip avlulu cami, taşkından kenti korumak için çekilen setle Tunca Nehri arasında kaldı. Nehir taşkınlarında çok kez su baskınına uğrayan yapı zamanla harap oldu, 1950 yılında ibadete ve ziyarete kapatıldı. Yıllar içerisinde çeşitli projelerle gündeme gelen caminin restorasyonu, bölgede kanal çalışmalarıyla su baskını sorununun kalktığı görülerek başlatıldı.

Yerel Tarih Grubunda Edirne Sarayı Konuşuldu Haber

Yerel Tarih Grubunda Edirne Sarayı Konuşuldu

Edirne Yerel Tarih Grubu, bu haftaki toplantısında Edirne Sarayı’nı ele aldı. Trakya Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü’nden Prof. Dr. Gülay Apa Kurtişoğlu’nun konuşmacı olarak katıldığı program saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan toplantıda Prof. Dr. Kurtişoğlu, Edirne Sarayı’nın mimari özellikleri ve kent kültürüne katkısı hakkında sunum yaptı. Kurtişoğlu sunumunda Edirne sarayının 1450 yılında inşasının başladığını belirterek; “Sultan II. Murat tarafından 1450 yılında inşası başlanıyor ve arkasından da vefatı üzerine Fatih Sultan Mehmet tarafından inşaat süreci devam ettiriliyor. Fakat burada bir parantez açmak istiyorum. Genel olarak büyük bir çoğunluğunda, güncel yayınlarda bu şekilde geçiyor, II. Murat’ın inşaat sürecini başlattığıyla ilgili. Fakat dönemin kaynaklarını taradığınız zaman aslında bu konuyla ilgili detaylı bilginin verilmediğini görüyoruz. Sultan II. Murat bir köşk inşa ettirmiş ama Tunca kıyılarında olduğuyla ilgili de bilgi var her kaynakta geçmemesine rağmen. Ama üzerinde düşündüğümüz zaman Edirne Sarayı büyük bir devlet sarayı. Fakat II. Murat'ın dönemin henüz devletleşme sürecinin tamamlandığını söylememiz mümkün değil. Zaten II. Mehmet’in tahta geçmesi sonra tekrar II. Murat’ın tahta geçmesi süreçleri var. 1451 yılına geldiğimiz zaman zaten II. Murat biraz da inzivaya çekilme, dinlenme moduna girmiş bir padişah gibi görünüyor. Fatih Sultan Mehmet'in ne kadar entelektüel bir padişah olduğu da ortada. Devletleşme süreci açısından baktığımız zaman aslında II. Murat'ın inşa ettirdiği köşk gerçekte Edirne Yeni Sarayı'nın temelini teşkil ediyordu” dedi. ŞENER ŞENTÜRK

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.