Hava Durumu

#Sempozyum

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Sempozyum haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sempozyum haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Erkin’den Sarayiçi Er Meydanı’na Öneriler Haber

Erkin’den Sarayiçi Er Meydanı’na Öneriler

Edirne’de “Kırkpınar Yerleşim Alanı Forumu: Er Meydanı'nın Geleceği” konusuyla düzenlenen Edirne Kent Konseyi (EKK) 37’nci genel kurulunda üçüncü sunumu Kırkpınar Kültürünü Tanıtma ve Yaşatma Derneği Kurucu Başkanı Hüseyin Erkin yaptı. Atatürk Kültür Merkezi küçük salonunda düzenlenen genel kurulda konuşan Erkin, Edirne’nin Kırkpınar Yağlı Güreşleri Festivali’nde beklenen gayreti gösteremediğini ve katma değere dönüştüremediğini söyledi. “OLİMPİYATLAR KADAR ÖNEMLİ” Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin Olimpiyatlar kadar önemli olduğunu belirten Erkin; “Biz, dernek olarak üniversite ile birlikte 2-3 kez sempozyum düzeyinde çalışma yaptık ama gerisi gelmedi. Çok basit düzeyde yazılmış kitaplar var ama özellikle Osmanlı’da yağlı güreşin nasıl şekillendiğini, neler yapıldığı herhangi bir şey ortaya konamadı” ifadelerini kullandı. “ÇOK AMAÇLI HALE GETİRMEMİZ GEREKİYOR” Erkin, Sarayiçi Er Meydanı’nın yılda 2,5 gün aktif olarak kullanıldığını söyleyerek; “Bizim burayı çok amaçlı kullanılan hale getirmemiz gerekiyor. Örneğin; ben futbol sahası olması açısından ilimizin kıymetli hakemi Özgür Yankaya’yı da buraya götürdüm. Boyutunu ölçtük. Şu anda standart bir futbol sahasına dönüşebiliyor. 25 Kasım Stadımızın faaliyetine son verildi. Burasını çoklu hale getirmek gerekiyor” dedi. “ESKİ KIRKPINAR MAYIS AYINDA YAPILIYORDU” Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin düzenlendiği tarihlere dikkat çeken Erkin; “Eski Kırkpınar’ın yapılış tarihleri hep Mayıs ayında. Buradaki öğrenci sayısının artmasından sonra ileri ötelenmiş. Halbuki bizim yaklaşık 40 bin öğrencisi olan Trakya Üniversitemiz var. Biz bu öğrencilere ve onların velilerine Kırkpınar’ı tanıtmada hiçbir gayret göstermiyoruz. Üniversitenin her yıl Mayıs ayında bahar şenlikleri oluyor. Bu şenliklerin bir bölümünü veya tamamını Kırkpınar alanı içerisinde yapabiliriz. Öğrencilerin Kırkpınar’ın adını öğrenmeleri, burada ne yapıldığını bilmeleri bile önemlidir” sözlerine yer verdi. Erkin, son olarak Sarayiçi’nde boş olan bir bölüme de otopark yapılmasını önerdi. UĞUR AKAGÜNDÜZ

Döleneken; “Kırkpınar Edirne’den Taşınırsa UNESCO Listesinde Kalamaz” Haber

Döleneken; “Kırkpınar Edirne’den Taşınırsa UNESCO Listesinde Kalamaz”

Edirne’de “Kırkpınar Yerleşim Alanı Forumu: Er Meydanı'nın Geleceği” konusuyla düzenlenen Edirne Kent Konseyi (EKK) 37’nci genel kurulunda ikinci sunumu Şehir ve Bölge Plancısı Namık Kemal Döleneken yaptı. Atatürk Kültür Merkezi küçük salonunda düzenlenen genel kurulda konuşan Döleneken, UNESCO’nun sayfasında yer alan Kırkpınar Yağlı Güreşleri ile ilgili karara dikkat çekti. Kararın, Türkiye’nin başvurusuyla alındığını ve karardaki detayları anlatan Döleneken, Kırkpınar Yağlı Güreşleri Festivali’nde yapılması ve yapılmaması gerekenleri açıkladı. “UNESCO BELGESİNDE KIRKPINAR EDİRNE’DE YAPILIR DİYE NET İFADE VAR” UNESCO belgesinde Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin Edirne’de yapıldığına dair net bir vurgu bulunduğunu söyleyen Döleneken; “Bu yüzden herhangi bir kurum veya kuruluşun, ‘Kırkpınar’ı biz taşırız’ demesinin bir anlamı yok. Çünkü Kırkpınar Edirne’den taşınırsa bu listede kalamaz” ifadelerini kullandı. “GELENEKSEL KIYAFET GİYİLMEZSE OLMAZ” Döleneken, UNESCO belgesinde Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin en önemli figürünün pehlivanlar olduğunu belirterek; “Pehlivanlar dışında da ağa, cazgır, davul zurna ekibi, yağcılar ve peşkircilerinin geleneksel kıyafetler giydiğinin vurguluyor. Bu figürler, Kırkpınar’ın vazgeçilmez unsurlarıdır. Bunlar olmazsa olmaz ve geleneksel kıyafet giymezse de olmaz” dedi. “AĞA KIYAFETİNİ TARTIŞIYORUZ AMA ZEMBİL TAŞIYAN PEHLİVAN GÖRMÜYORUM” UNESCO belgesinde saygı duruşundan İstiklal Marşı’na, pehlivan mezarlığının ziyaretine kadar birçok unsura yer verildiğine dikkat çeken Döleneken; “O yüzden bunlardan vazgeçersek sorun olur. Cuma günü başladığı, Selimiye’de mevlit okunduğu, Er Meydanı’nda başladığı anlatılıyor. Peşrevle, ısınma turlarıyla ve dualarla başladığı anlatılıyor. Altın kemeri alan pehlivan da Kırkpınar’da başpehlivan olur diyor. Bütün festival boyunca Kırkpınar müzisyenleri Kırkpınar’a özgü müziklerini çalarlar. Geleneksel olarak kırmızı dipli mum, kispet, davul zurna, altın kemer, geleneksel elbiseler, peşkir, zembil de aynı zamanda bu güreşlerin vazgeçilmez unsurlarıdır. Ağa kıyafetini tartışıyoruz ama zembil taşıyan pehlivan da görmüyorum. Bunları tartışmak gerek” sözlerine yer verdi. “BAKANLIĞIN BÜTÇE VE TEKNİK DESTEĞİ YOK” Döleneken, Kırkpınar Yağlı Güreşleri Festivali ile ilgili kurumlar tarafından yapılan bir toplantıda, Kırkpınar Müzesi’nin kurulmasına karar verildiğini hatırlatırken; “2011-2012’de yapılacağının sözünü vermişiz. Burada Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın bütçelendirme ve teknik desteği vereceği de var ama yok. Belediye, Valilik, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Trakya Üniversitesi ve sivillerden bir protokol hazırlanacak ve süreçler bunun üzerinden sürdürülecekti ama o da yok. Bu festivalin genişletilmesi, özellikle sivil toplum örgütlerinin katılması için çalışmalar yapılacaktı ama yok. Özellikle bir vakıf kurulması söz konusuydu. Onun için verilen süre 2012 ama yine yok. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Kırkpınar Yağlı Güreş müzik grubu kurulacağı belirtiliyor ama bu da yok. Cazgırların eğitimi, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Trakya Üniversitesi tarafından yapılacaktı. Sempozyum zaman zaman yapılıyor. Üniversite yağlı güreş bölümü açacaktı. Müzik konusunda üniversite konservatuvarında bir düzenleme yapılacağı ve kayıtların Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yapılacağı söyleniyor. Bir prestij kitabı yayımlanacağı söyleniyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı bir tek bunu yaptı. ‘Pehlivan’ diye çok kapsamlı bir kitap yayımladı” diye konuştu. UĞUR AKAGÜNDÜZ

Edirne'de Uluslararası Osmanlı İzleri Sempozyumu Haber

Edirne'de Uluslararası Osmanlı İzleri Sempozyumu

‎Trakya Üniversitesi (TÜ) Osmanlı Medeniyeti Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (OSMER) tarafından 27-28 Kasım tarihleri arasında düzenlenen IV. Uluslararası Osmanlı İzleri Sempozyumu başladı. ‎Balkan Kongre Merkezi'nde düzenlenen sempozyuma Edirne Vali Vekili Şevket Atlı, TÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler, OSMER Müdürü ve Sempozyum Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Tülay Canıtez, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Vali Vekili Atlı, Rektör Hatipler ve OSMER Müdürü Canıtez'in açılış konuşmalarıyla başlayan sempozyumda, Crisantem Quartet tarafından müzik dinletisi de gerçekleştirildi. ‎54 BİLDİRİ SUNULACAK ‎Açılış konuşmasında Canıtez, sempozyumun 4 yılda uluslararası bir platform niteliği kazandığını söyledi. Sempozyumda 54 bildirinin hem yüz yüze hem de çevrimiçi sunulacağını belirten Canıtez, sempozyuma katılanlara teşekkür etti. Canıtez'in ardından konuşan Rektör Prof. Dr. Hatipler, sempozyuma Osmanlı coğrafyasındaki birçok şehirden katılımcı olduğuna dikkat çekerken; Osmanlı medeniyetinin basit bir coğrafyadan ibaret olmadığını söyledi. Hatipler'in ardından konuşan Vali Vekili Atlı, Osmanlı'nın çeşitli coğrafyalarda önemli tarihi eserler bıraktığını belirterek, sempozyumun hayırlı olmasını diledi. ‎SUNUMLARLA DEVAM EDECEK ‎Açılış konuşmalarının ardından sempozyumun çağrılı konuşmacısı Lübnan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nden Prof. Dr. Khaled Omar Tadmori, ilk sunumu gerçekleştirecek. Sempozyum, gün boyunca çeşitli sunumlarla devam edecek. ‎UĞUR AKAGÜNDÜZ

Edirne’deki II. Beyazıt Külliyesi’nde “Pıhtılaşma” Sempozyumu Haber

Edirne’deki II. Beyazıt Külliyesi’nde “Pıhtılaşma” Sempozyumu

Edirne’de Trakya Üniversitesi’nin ev sahipliğinde II. Bayezid Külliyesi’nde "Edirne Tromboz ve Hemostaz" sempozyumu düzenleniyor. Sultan II. Bayezid Külliyesinde gerçekleşen sempozyuma alnında uzman kişiler katılıyor. Açılış konuşmasını Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler’in yaptığı sempozyumun çok önemli bir sağlık toplantısı olduğunu belirten Tromboz Hemostaz ve Anjioloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Kaan Kavaklı, Edirne’de düzenlenen tromboz ve hemostaz sempozyumunun çok önemli bir sağlık toplantısı olduğunu belirtti. Prof. Dr. Kavaklı “Çünkü tromboz hemostaz dediğimiz olay kanama pıhtılaşma bozuklukları. Yani oldukça insan sağlığı için önemli. Bu konuda deneyimli hocalarımız Ankara'dan, İstanbul'dan, Trabzon'dan, İzmir'den, Türkiye'nin değişik yerlerinden toplanarak Edirne'de buluştular. Muzaffer Demir hocamızın ev sahipliğinde bir araya geldik. Toplum sağlığı açısından önemini özetlemem gerekirse kanama pıhtılaşma yani aşırı pıhtılaşma her zaman insan sağlığını tehdit eden bir durum. Mesela kalp damarları tıkandığı zaman kalp krizi olarak karşımıza çıkıyor. Beyin damarları tıkandığı zaman inme şeklinde karşımıza çıkıyor. Bunların tedavilerini, acil tedavilerini, kronik tedavilerini ele aldığımız bir toplantı bu. Topluma bu konuda, egzersiz, obezitenin önlenmesi sürekli bir hareket önerebiliriz. En azından bir yürüyüş. Koşma olması şart değil. Her gün en azından 10, 15 dakika yürüyüşün faydalı olduğunu düşünüyoruz. Onun dışında beslenmeye, aşırı kilo almamaya çok dikkat etmemiz gerekiyor. Bunlar damar tıkanıklığı açısından önemli bir sağlık koruması prensibi olabilir. Onun dışında eğer böyle bir şey ortaya çıkmışsa da uygun ilaçların kullanılması tabii ki bu konudaki uzman hekimler aracılığı olacaktır. Bu toplantıda da bu konuları görüşüyoruz” dedi. NASIL BESLENMEK GEREKİYOR? Diyet olarak kırmızı etten çok beyaz ete ağırlık verilmesi gerekliliğine dikkat çeken Prof. Kavaklı; “Tavuk eti ve balık etine ağırlık verilmesi önemlidir. Yeşil sebze, meyve ve salataların tüketimine ağırlık vermek önemlidir. Mutlaka her yemekte salatanın ilave edilmesi, karbonhidratlardan börek, çörek, un, şeker gibi maddelerin azaltılmasına önem vermek gerekiyor. Tabii biraz da lezzetten kaçmak gibi oluyor ama sağlığımız için bunları yapmamız lazım. Zeytinyağlı gıdaları ön planda ağırlık vermek gerekiyor. Tabii kırmızı eti ülke olarak çok seviyoruz, et yemeden doymuyoruz diyoruz ama bunu azaltmamız lazım. Belki haftada biri geçirmezsek çok iyi olur. Onun dışında hareketin çok önemli olduğunu yani egzersiz illa bir spor salonuna gidip de jimnastik salonunda düzenli bir egzersiz olması şart değil. En azından düz alanda 10-15 dakika yürümek bile her gün yapılabiliyorsa oldukça sağlıklı olduğu düşünülüyor. Eğer bunları yapmazsak damarlarımızdan herhangi bir tıkanırsa tabii o damarın beslediği organ zarar görüyor. Eğer beyin damarları tıkanmışsa bu felç olarak karşımıza çıkıyor. Kalp damarları tıkandıysa kalp krizi olarak karşımıza çıkıyor. Yani oldukça büyük bir bedeli var. Halbuki bu bedeli ödememek için başlangıçta eğer sağlıklı olmak için bu basit önlemlere dikkat edersek mutlaka bu hastalık riski daha da azalacaktır” ifadelerini kullandı. Sempozyuma, İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bülent Zülfikar da konuk olarak katıldı. ŞENER ŞENTÜRK

Trakya Üniversitesi’nden 8 Mart’ta “Feminist Sempozyum” Haber

Trakya Üniversitesi’nden 8 Mart’ta “Feminist Sempozyum”

Edirne’de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında Trakya Üniversitesi Kadın Hakları Topluluğu tarafından “Feminist Sempozyum” düzenlendi. Trakya Üniversitesi Türkan Sabancı Kültür Merkezi’nde düzenlenen sempozyum, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Sempozyumu 2025 yılı başında planladıklarını ve o tarihten itibaren 49 kadın cinayeti, 53 şüpheli kadın ölümü gerçekleştiğini söyleyen Topluluk Başkanı Pınar Etyüzen; “Kadın hakları topluluğu nedir neler yapar ve neden kurulmuştur biraz bunlardan bahsetmek istiyorum sizlere. Biz bu sene başında biliyorsunuz ki İkbal ve Ayşenur’un vahşice katledilmesinden sonra üniversitemizde kadın cinayetlerine karşı eylemlerin ve etkinliklerin eksikliğinin hissedilmesinden ötürü ortaya çıkmış bir topluluğuz. Biz bu sempozyumu 2025 in başında planlamaya başladık ve bizim bu sempozyumu planladığımız süre zarfında 49 kadın cinayeti 53 şüpheli kadın ölümü gerçekleşti. Sizlere durumun vahametini rakamlarla anlatmam mümkün değil zira bu rakamlar toplumsal cinsiyet eşitliğini hala sağlayamadığımız için hayatları ellerinden çalınmış, hayalleri yarım kalmış kadınlardır. Her birinin ismi kalbimizde bir sızı olarak kalmaya devam edecek olsa da rakamları ve isimleri boğazımızda düğüm düğüm olsa da sabah yeniden kalkacağız ve onlar için daha yüksek sesle daha gür sesle mücadeleye devam edeceğiz” dedi. “NEDEN FEMİNİST SEMPOZYUM” Sempozyumun ismi konusunda birçok sorular aldığını belirten Etyüzen; “Bu sempozyumu düzenlerken en çok ‘Neden Feminist Sempozyum’, ‘Kadın hakları, kadın erkek eşitliği veya başka bir isim kullanmayıp Feminizm ve Feminist kelimelerini kullanıyorsunuz?’ gibi sorular geldi. Biz de düzenleme aşamasında acaba ismini ne koysak diye düşünürken en çok buna takıldık çünkü toplumdaki algının çok yanlış yerlerde olduğunun farkındaydık. Ama aslında bir şeyleri normalleştirmenin yolu onu görünür kılmaktır. Bizim bu sempozyuma bu ismi koymamızdaki amaçlar; Feminist olmanın ayıp veya saklanması gereken bir şey olmadığını göstermektir. Erkeklerin de kadınlar kadar özgürce ‘evet ben feministim’ diyebilmesini sağlamaktır. Eşitliğe inanıp onu savunduğunuz sürece aslında kendinizi öyle tanımlamasanız bile feminist olduğunuzu göstermektir. Yani buradaki en büyük amaç feminizmin asıl ve gerçek anlamını gözler önüne sermektir. Feminizmin asıl anlamı kadın ve erkeğin eşit haklara sahip olmasıdır. Biz hiçbir türün, ırkın veya cinsiyetin düşmanı değiliz. Hele erkek düşmanı hiç değiliz. Lütfen kelimelerin anlamlarını çarpıtıp onları gerçek anlamlarından uzaklaştırmalarına olanak vermeyelim. Özgürce ‘yaşasın feminizm’ ve ‘yaşasın eşitlik mücadelesi’ diyebilelim. Feminizm yalnızca kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olması gerektiğini savunmaz, ataerkil sistem tarafından erkeklere dayatılan birçok toplumsal baskıya ve norma da karşı çıkar. Çünkü biz biliyoruz ki toplumsal dönüşüm ancak her iki cinsin uğradığı haksızlıklara karşı çıkarak gerçekleşir” ifadelerini kullandı. ŞENER ŞENTÜRK

TÜ’de 1. Diş Hekimliği Ulusal Öğrenci Sempozyumu Başladı Haber

TÜ’de 1. Diş Hekimliği Ulusal Öğrenci Sempozyumu Başladı

Trakya Üniversitesi, Marmara Üniversitesi ve Edirne Diş Hekimleri Odası iş birliği ile Balkan Kongre Merkezi’nde 1. Diş Hekimliği Ulusal Öğrenci Sempozyumu başladı. Sempozyuma Trakya Üniversitesi Diş Hekimliği Dekanı Prof. Altun Çilingir, Marmara Üniversitesi Dekanı Prof. Dr. Korkut Ulucan, Edirne Diş Hekimleri Odası Başkanı Agah Tümay Akgün, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan programda daha sonra üniversitenin tanıtım filmi izletildi. Tanıtım filminden sonra açılış konuşmaları gerçekleştirildi. “ÜNİVERSİTEMİZLE İŞ BİRLİĞİ KONUSUNDA UMUTLUYUZ” Açılış konuşmasında konuşan Edirne Diş Hekimleri Odası Başkanı Agah Tümay Akgün, “Bundan sonrasında üniversitelerimiz ve öğrenci kollarımızla birlikte çalışmalarımızı sürdüreceğimize ve her konuda iş birliği yapma konusunda umutlu olduğumuz inancını burada yaşıyorum” dedi. “BU BAYRAĞI DAHA İLERİYE GÖRECEKLER” Mesleğin bayrak yarışı olduğunu vurgulayan Trakya Üniversitesi Diş Hekimliği Dekanı Prof. Dr. Ahmet Altuğ Çilingir, “Bu meslek usta çırak ilişkisiyle öğrenilen bir meslek. Mesleğimiz bir bayrak yarışı. Bundan yaklaşık 30 yıl önce bu bayrağı aldım ve artık şimdiki arkadaşlara devrediyoruz. İnşallah onlar da bu bayrağı bizlerden çok daha ileriye götürecekler” ifadelerine yer verdi. Marmara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Korkut Ulucan’da sempozyuma katılan herkese teşekkür etti. Sempozyum yarın sona erecek. MERT ERİŞKİN

Ulusal Edirne Sempozyumu başladı Haber

Ulusal Edirne Sempozyumu başladı

Trakya Üniversitesi Arda Meslek Yüksekokulu (MYO), Edirne Teknik Bilimler MYO, Sosyal Bilimler MYO ve Şehit Ressam Hasan Rıza Güzel Sanatlar MYO tarafından bu yıl ilki düzenlenen Ulusal Edirne Sempozyumu başladı. 2-4 Mayıs tarihlerinde Balkan Kongre Merkezi’nde düzenlenen sempozyuma Edirne Valisi Yunus Sezer, Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu, İl Kültür ve Turizm Müdürü Kemal Soytürk, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. BİLDİRİ KİTABI OLARAK YAYIMLANACAK Sempozyumun açılış konuşmasını gerçekleştiren Arda MYO Müdürü Prof. Dr. Yeşim Yeşiloğlu, sempozyumda fen bilimleri ve mühendislik, sağlık bilimleri, sosyal ve beşeri bilimler, ziraat, sanat ve eğitim bilimleri konularında çok sayıda sunum yapılacağını açıklarken; sunumların bildiri kitabı olarak da yayımlanacağını söyledi. “EDİRNE VALİLİĞİ OLARAK FAYDALANACAĞIZ” Yeşiloğlu’nun konuşmasının ardından Rektör Tabakoğlu da 4 meslek yüksekokulunun bir araya gelerek sempozyumu düzenlediğini ve sempozyum içeriğinin çok zengin olduğunu belirtti. Tabakoğlu’nun konuşmasının ardından Vali Sezer de sempozyumun içeriğinde önemli çalışmalar bulunduğunu ve Edirne Valiliği olarak sunumlardan yararlanacaklarını belirtti. Açılış konuşmalarının ardından sempozyum, Prof. Dr. Nevnihal Erdoğan’ın Edirne; Osmanlı İmparatorluğunun İkinci Başkenti ve Mimarisi konulu sunumu ile devam etti. UĞUR AKAGÜNDÜZ

Ortaylı; “Almanya Balkanlar’da etnik çatışmayı besliyor” Haber

Ortaylı; “Almanya Balkanlar’da etnik çatışmayı besliyor”

Balkan Şehirleri İş Birliği Edirne Platformu tarafından bu yıl ilki düzenlenen Uluslararası Balkan Sempozyumu’na Prof. Dr. İlber Ortaylı, çağrılı konuşmacı olarak katıldı. Balkan Kongre Merkezi’nde düzenlenen sempozyumda konuşan Prof Dr. Ortaylı, Edirne’nin, Türk Balkanları'nın merkezi olduğunu belirterek; “Hep öyle kalacaktır. Kültürel bakımdan da arkasındaki geniş hinterlandın, ticari, kültürel merkezi olması kaçınılmazdır. Bunu sadece idarecilerin değil; her Türk bilgesinin ve her Türk öğrencisinin bilmesi gerekir. En iyi dostluk; para kazanarak, birlikte iş yaparak emektaşlıkla olur. Balkanlar çalışkan unsurlardır, dünyayı tanımaya açık unsurlardır. Balkanlı, kendi milli etnik karakterinden önce her şeyden evvel Balkanlıdır. Onların bir arada çalışmaması, üretmemesi, bir arada ilim yapmaması şaşılacak bir geriliktir” ifadelerini kullandı. “GÜNEY DOĞU AVRUPA DİYE BAHSEDİLMESİ SAYGISIZLIKTIR” Balkan adının kalıcı bir tabir olduğunu söyleyen Ortaylı; “Günümüzde modern siyasi coğrafyanın bilhassa Avrupa Birliği ve Avrupa Konseyi gibi memleketlerin, burasını ‘Güney Doğu Avrupa’ diye bahsetmesi bir saygısızlık ifadesidir. Evvela tek kelimenin karşılığını üç kelimeyle ifade etmek pratik değildir. Uzun kurul toplantılarında, mesajlarında Güney Doğu Avrupa kelimesini görmekten bıktık. Kime göre Güney Doğu Avrupa? Bana göre değil. Herhalde Bavyera'daki köylülere göre Güney Doğu Avrupa. Bunların adını değiştirmek yanlıştır. Bunun sonu gelmez. Avrupa Konseyi, UNESCO toplantılarında bile Yugoslav zamanındaki eski Makedonya diye bir başlığın kullanıldığını biliyorum. Türk delegasyonları her zaman ısrarla bu lüzumsuz laf kalabalığını atıp Makedonya diye bahsederlerdi. Biz Makedonya demekle kimsenin siyasi coğrafya gerçeklerini değiştirmek niyetinde değiliz. Makedonya'nın adını Makedonyalılar koyar ve herkes de onu takdir ve kabul etmek zorundadır. Kuzey Makedonya Bilimler Akademisi olmaz, Makedonya Bilimler Akademisi olur. Çünkü Makedonya Bilimler Akademisi başka hiçbir memlekette yok. Makedonya etnik coğrafyası dediğimiz zaman bunu Kuzey ve Güney olarak ayırmanın da hiçbir anlamı yoktur. Hiç kimse siyasi idealleri, siyasi coğrafya ve milletler arası platforma bunu taşımıyor. Bu takdirde bunun gereği nedir? Bilim adamları, kültür insanları olarak buna dikkat etmek zorundayız. Siyasi coğrafya değişikliklerini kabul etmek ve itaat etmek zorunda değiliz. Biz doğrulara itaat ettikçe, siyasetçiler de, diplomatlar da bunları takip etmek zorunda kalırlar” dedi. “SANAYİ CANLILIK GETİREBİLİR AMA YARATTIĞI SORUNLAR VARDIR” Ortaylı, Trakya Üniversitesi’nin, Balkan dilleri ve sanatlarının gelişmesi için gayret göstermesi gerektiğini belirterek; “Edirne, Osmanlı coğrafyasının kültürünün, mimarisinin harikalar yarattığı bir bölgedir. Bugün de çevre kirlenmesine, coğrafyadaki değişikliklere, lüzumsuz sanayileşmenin getirdiği yıkıma karşı savaşın merkezi olmalıdır. Bugün Karadeniz ile Marmara arasındaki Trakya'nın en dar noktası 86 kilometre, yani kıyıdaki Tekirdağ merkezi ile onun Kuzey'de Karadeniz'deki ilçesi olan Saray'ın arası 86 kilometredir ve burası bir kanyondan geçer. Dolayısıyla bu bölgedeki yerleşmenin ve sanayileşmenin şu anda yanlış olduğu anlaşılmaktadır. Sanayi kurulduğu anda o yıllarda, ondan sonraki birkaç 10 yıl içerisinde bir refah, canlılık getirebilir ama yarattığı sorunlar vardır. Bir müddet sonra ise lüzumsuz çöptür. İstanbul maalesef çevresi itibariyle bunu yaşamaktadır. Bizim neslimizin bile çocukluklarında hatırladıkları Anadolu yakası, romantik Osmanlı eserleri onların arasındaki geniş zeytinlikler alanı, selvilerden oluşan köyler ve kırlar, masmavi bir deniz. Karşıya geçiyorsunuz; Trakya ovalarından bereket taşıyor, ağaçlıklar çıkıyor ve deniz her iki tarafta mavi ve güzel. Böyle bir coğrafyanın, ömrü kısa sanayi eserleriyle tahrip edilmesi gelecek nesillere ve komşularımıza karşı bir sorumsuzluktur. Onun için Balkanlar’ın birleşmesinde kültürel ve iktisadi işbirliğinde en önemli olay, camilerin ve tarihi eserlerin korunmasından çok, siyasi coğrafyadan çok, kültürel ve iktisadi coğrafyanın himayesidir. Akademiya dünyasının mensuplarının bu işbirliğini yapmamaları takdirde ortada Balkan coğrafyası, Balkan kültürü diye bir şey kalmaz” sözlerine yer verdi. “PROBLEMLER BARIŞÇIL POLİTİKA İLE ÇÖZÜLECEK” Balkan devletlerinde problemlerin barışçıl politika ile çözüleceğini söyleyen Ortaylı; “Bilhassa Makedonya, yani 19'uncu ve 20'inci yüzyıl başında etnik etnoloji müzesi veya barut fıçısı olarak adlandırılan Makedonya'da bugün etnik gruplar arasında kurulan denge takdire şayandır. Makedon unsurla Türk unsurun bir arada Arnavutların üstün kalabalığına rağmen gene dışarıyla pek bağlantılı olmayan faaliyeti, Kosova Cumhuriyeti'nde Arnavut unsurun Türklerle birlikte etraf devletler tarafından benimsenmesi ve hayatın böyle devam etmesi örnektir. Burada çatışma olmuyor değil ama maalesef Orta Doğu'daki milletler arasındaki çatışma, terörün hâkimiyeti, çok uygar sosyalist kültürden çıktığını iddia eden Rusya ve Ukrayna arasındaki kardeş kavgası ve bir zamanlar İspanya'da görüldüğü BASK ve İspanyol çatışması gibi örneklerin yanında bu çatışmalar devede kulak kalır. Biz ümitlerimizle yaşayan bir ulususuz ve Balkan uluslarının da tatlı hayatlarına, çalışkanlıklarına böyle devam etmeleri gerekiyor” dedi. “AB’NİN BALKAN COĞRAFYASINA MÜDAHALESİ ÖNLENMELİ” Avrupa Birliği’nin Balkan coğrafyasına ve siyasetine müdahalesinin önlenmesi gerektiğine dikkat çeken Ortaylı; “Bunun başında hiç şüphe yok ki Federal Almanya geliyor. Almanya, Balkan bölgesindeki muhtelif etnik gruplar arasında çatışmayı besleyecek faaliyetler düzenliyor. Bilhassa ülkesinde, bu ülkelerden gelen azınlık gruplar arasında bu faaliyeti gösterdiği görülmektedir. Bu bizim Türkiye'dekilerden başlıyor, Balkan coğrafyasındaki etnik grupların arasını kapsıyor. Eğer etnik bilgimizi, tarihi yorumlamalarımızı kendimiz ele almaz ve buradaki problematik dediğimiz sorunsalı birlikte çözmezsek her zaman için ikinci sınıf insanlar hayatımıza ve tarihi kültürümüze müdahale edeceklerdir. Tuna ile Akdeniz arasında kalan Balkan milletleri, Akdeniz camiasına girerler. Bizim istikbalimizi ve varlığımızı Kuzey Avrupa coğrafyasında, Atlantik coğrafyasında ve oradaki milletlerin, devletlerin entrika düzeni içerisinde aramamız, tarihi gerçeğe ve realiteye mugayirdir. Büyük Atatürk Balkanların bir çocuğudur; Justinyanus gibi, Büyük İskender gibi. O coğrafyanın çıkardığı büyük bir komutandır. Hayatının sonuna kadar, kendi evi de dâhil, sınırları dışında kalan ülkesini, Balkanları özlemiştir ama bunu kavgacı ve rövanşist bir politikaya dökmekten de çekinmiştir. Yeni Türkiye'nin en esaslı davranışından birisi budur. Biz bir Akdeniz devletiyiz. Avrupa Birliği içerisinde bizim kültürel bakımdan, hava bakımından, endüstrileşme ve ticaret bakımından birlikte çalışmamız gerekenler de gene önce Kuzey Akdeniz, bilahare güneye doğru olan çizgiyi takip etmektir” diye konuştu. ORTAYLI’YA PEHLİVANLAR TABLOSU Ortaylı’ya sunumunun ardından Edirne Valisi Yunus Sezer ile Dışişleri Bakan Yardımcısı ve AB Başkanı Mehmet Kemal Bozay tarafından Balkan Ressamların Fırçalarından Edirne adlı sergiye yer alan bir tablo hediye edildi. Yağlı güreş pehlivanlarının yer aldığı tabloyu çok beğendiğini belirten Ortaylı, hediye için teşekkür etti. UĞUR AKAGÜNDÜZ

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.