Hava Durumu

#Sgk

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Sgk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sgk haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Şadan Şimşek’ten EYT Açıklaması Haber

Şadan Şimşek’ten EYT Açıklaması

Şimşek, EYT düzenlemesinin birçok vatandaş için umut olduğunu ancak uygulama aşamasında ortaya çıkan yapısal sorunlar nedeniyle çeşitli mağduriyetlerin yaşandığını belirtti. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) işlemlerindeki yoğunluk, prim günü eksikliği bulunanlar, staj ve çıraklık sigortası mağdurları, Bağ-Kur prim eşitsizliği yaşayan esnaf ile kademeli emeklilik bekleyen vatandaşların ciddi sorunlarla karşı karşıya kaldığını ifade etti. Basın açıklamasında şunlara yer verildi: “Kamuoyunun yıllardır en önemli gündem maddelerinden biri olan Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) düzenlemesi, birçok vatandaşımız için umut olurken; uygulama sürecinde ortaya çıkan yapısal sorunlar nedeniyle önemli mağduriyetler de doğurmuştur. T.C. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yürütülen işlemlerde yaşanan yoğunluk, prim günü eksikliği bulunanlar, staj ve çıraklık sigortası mağdurları, Bağ-Kur prim eşitsizliği yaşayan esnaf ve kademeli emeklilik bekleyen vatandaşlarımız halen ciddi sorunlarla karşı karşıyadır. YILLARCA ÇÖZÜM BEKLEYEN BAŞLICA SORUNLAR; Staj ve Çıraklık Sigortası Mağduriyeti; Meslek liselerinde yapılan staj başlangıçları sigorta başlangıcı olarak kabul edilmemekte; bu durum binlerce çalışanın emeklilik hakkını geciktirmektedir. Bağ-Kur ve SSK Prim Gün Eşitsizliği; Bağ-Kur’lular için 9000 prim günü şartı devam ederken, SSK’lılarda 7200 gün uygulaması adalet tartışmalarına neden olmaktadır. Kısmi Emeklilik ve Kademeli Emeklilik Sorunu; EYT kapsamı dışında kalan ve yaş şartına takılan birçok çalışan için adil bir geçiş modeli bulunmamaktadır. Dul ve Yetim Aylığı Bağlanma Süreleri Başvuruların sonuçlanma sürecinde yaşanan gecikmeler ekonomik zorluklara yol açmaktadır. Emekli Maaşlarının Yetersizliği; Artan hayat pahalılığı karşısında bağlanan emekli aylıkları insanca yaşam koşullarını karşılamaktan uzaktır. ÇÖZÜM ÖNERİLERİ; Staj ve çıraklık başlangıçlarının sigorta başlangıcı sayılması, Bağ-Kur prim gün şartının 7200 güne düşürülmesi, Kademeli emeklilik modeli oluşturulması, Başvuru ve maaş bağlama süreçlerinin hızlandırılması için dijital altyapının güçlendirilmesi, En düşük emekli maaşının yoksulluk sınırı dikkate alınarak yeniden düzenlenmesi, Başta Türkiye Büyük Millet Meclisi olmak üzere ilgili tüm kurumları; sosyal adalet, eşitlik ve kazanılmış hakların korunması ilkesi doğrultusunda gerekli düzenlemeleri yapmaya davet ediyorum. EYT düzenlemesi bir son değil, sosyal güvenlik sisteminin daha adil ve sürdürülebilir hale getirilmesi için bir başlangıç olmalıdır.” HABER MERKEZİ

İba’dan Ulus Pazarı Tepkisi: “Esnaf İkna Değil, Kamuoyu İkna Değil” Haber

İba’dan Ulus Pazarı Tepkisi: “Esnaf İkna Değil, Kamuoyu İkna Değil”

Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Edirne İl Başkanı Belgin İba, Edirne Belediyesi’nin mülkiyetinde bulunan Ulus Pazarı’nın Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) devredilmesi yönündeki girişim ve pazarın kapatılmasıyla ilgili konuştu. Geçtiğimiz Cumartesi günü çarşı ve pazar esnafını dinlemek amacıyla bölgede olduklarını belirten İba, Gençlik Kolları Başkanı, Grup Başkanı ve Belediye Meclis Üyeleri ile birlikte esnafın görüşlerini birebir aldıklarını söyledi. Ulus Pazarı’nın, yaklaşık 400 esnafın faaliyet gösterdiği, Türkiye’nin en büyük kapalı pazar alanlarından biri olduğuna dikkat çeken İba, pazarın yalnızca pazarcı esnafı için değil; tüm Edirne için önemli bir merkez olduğunu vurguladı. İba, “Sadece Edirne’ye değil; ilçelerimize, komşu illerimize, hatta Yunanistan ve Bulgaristan’dan gelen misafirlerimize bile hizmet veren, Edirne’yle özdeşleşmiş, marka olmuş bir pazar yerinden bahsediyoruz. Şehrimize ekonomik katkısı çok büyük” ifadelerini kullandı. “ÇARŞI ESNAFINA DA CİDDİ KATKI SAĞLIYOR” Ulus Pazarı’nın çevredeki esnaf için de önemli bir gelir kaynağı olduğunu dile getiren İba, pazara gelen vatandaşların taksi kullandığını, lokanta, eczane, kasap ve diğer esnaftan alışveriş yaptığını belirterek, “Bu yönüyle pazar sadece pazarcı esnafına değil; çarşı esnafına da ciddi katkı sağlıyor” dedi. “SAYIŞTAY RAPORUNDA PAZAR YERİNİN KAPATILMASINA DAİR HİÇBİR İFADE YOK” Pazar yerinin resmen kapatıldığını açıklamasının kendilerini üzdüğünü söyleyen İba, süreçle ilgili Sayıştay raporlarını detaylı şekilde incelediklerini ifade etti. Kamuoyunda pazarın kapatılmasının Sayıştay raporuna dayandığı yönünde bir algı oluştuğunu belirten İba; “Sayıştay raporunda pazar yerinin kapatılmasına dair hiçbir ifade yok. Raporda belediyenin denetim görevini yerine getirmediği ve kooperatifin haksız gelir elde ettiği belirtiliyor” dedi. “SORUN DENETİMSİZLİKTEN KAYNAKLANIYOR” Raporda yer alan bilgilere göre pazarda 367 esnaf bulunduğunu aktaran İba, bunların yalnızca 53’ünün kooperatif üyesi olduğunu, kooperatife ait 67 tezgâh bulunduğunu ve bir kişiye en fazla iki tezgâh verilmesi kuralının ihlal edildiğini kaydetti. İba; “30’dan fazla kişiye ikiden fazla tezgâh verilmiş. Sayıştay burada açıkça belediyenin denetim yetkisini kullanmadığını söylüyor. Yani sorun denetimsizlikten kaynaklanıyor” diye konuştu. “SGK BORCUNUN KAPATILMASINA KARŞI DEĞİLİZ” Belediyenin SGK borçlarına karşılık başka bir taşınmaz önerebileceğini vurgulayan İba; “SGK borcunun kapatılmasına karşı değiliz. Ancak Edirne’yle özdeşleşmiş, binlerce insanı ağırlayan bu pazar yerine alternatif bir alan oluşturulmadan buranın teklif edilmesini doğru bulmuyoruz. Esnaf ikna değil, kamuoyu ikna değil” ifadelerini kullandı. “ÖNCE ALTERNATİF BİR PAZAR YERİ YAPILMALI” Esnaf odalarına da çağrıda bulunan İba, özellikle Edirne Pazarcılar Odası’nın sürece daha aktif şekilde dahil olması gerektiğini söyledi. İba; “Pazarcılar Odası ve diğer esnaf odalarının da içinde olduğu bir çatı altında bu pazarın devam etmesinin doğru olduğunu düşünüyoruz. Önce alternatif bir pazar yeri yapılmalı, sonra bu tür işlemler konuşulmalıdır” dedi. “GÖRÜŞÜMÜZ, ULUS PAZARININ FAALİYETLERİNE DEVAM ETMESİDİR” Sayıştay raporunun belediyenin yıllardır gerekli denetimi yapmadığını ortaya koyduğunu belirten İba; “Bunun bedelini bugün esnafa ve vatandaşa ödetmek doğru değil. Bizim teşkilat olarak net görüşümüz, Ulus Pazarı’nın faaliyetlerine devam etmesidir. Belediye bu konuda pazar ve çarşı esnafına kapıları kapatmamalıdır” diyerek sözlerini tamamladı. HİLAL PEKER

Yalova’da Öldürülen Avukat İçin Edirne Barosu’ndan Sert Tepki Haber

Yalova’da Öldürülen Avukat İçin Edirne Barosu’ndan Sert Tepki

Olay, Yalova Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) İl Müdürlüğü binasında meydana geldi. İddiaya göre, emeklilik talebinin reddedilmesi nedeniyle kuruma gelen H. H. (57), icra dosyası bulunduğunu öne sürerek kurum avukatı Zekeriya Polat (31) ile görüşmek istedi. Görüşme sırasında çıkan tartışmada H. H., yanında bulunan tabancayla Polat’a ateş etti. Ağır yaralanan Polat, hastaneye kaldırıldı ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Edirne Barosu tarafından yapılan açıklamada, kamu görevini yerine getiren bir avukatın silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmesinin hukuk camiasını derinden sarstığı vurgulandı. Baro Başkanı Gökhan Karakoç, avukatlara ve kamu çalışanlarına yönelik şiddetin son bulması gerektiğini belirterek olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasını ve sorumluların en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etti. “YÜREĞİMİZDEKİ YANGIN BAŞSAĞLIĞI TELKİNİYLE SÖNMEZ” Karakoç, “Bu bir meslek meselesi değil, hukukun yaşama, hayatta kalma derdidir. Avukatlar öldürülüyor, tehdit ediliyor, darp ediliyor, susturulmak isteniyor. Çoğu zaman konunun ilgilileri sadece seyretmekle yetiniyor. Daha dün Yalova ilimiz Sosyal Güvenlik Kurumu bünyesinde görev yapan meslektaşımız Av. Zekeriya Polat, emeklilik için kurum aleyhine açtığı davanın mahkemece reddedilmesi üzerine görev yaptığı kuruma gelen gözü dönmüş bir cani tarafından katledildi. Bu mermi yalnızca savunma makamını temsil eden avukatlara değil, bütün yargı mensuplarına, görevini yapma iradesi ortaya koyan herkese yöneltilmiştir. Adliye koridorlarında yumruklanmaya alışmamızı beklemeyin bizden. Cezaevlerinde hor görülmeyi, haciz mahallerinde öldürülmeyi normalleştirmeyeceğiz. Öldürülen, katledilen meslektaşlarımızın sayısının her sene artıyor olmasının yüreğimizde yarattığı yangını, ‘başınız sağ olsun’ telkinleriyle söndürmeyeceğiz. Zira bizi susturursanız, öldürürseniz bizleri, adalete giden yolun bir ayağı topal kalır. Adalet dilsiz, adalet sessiz kalır. Avukatın sesinin kesildiği yerde, adalete ihtiyaç duyan her ferdin, her kurumun, kısaca herkesin nefesi kesilir” dedi. KARAKOÇ’TAN SÖZLEŞME VURGUSU Avukatlık Mesleğinin Korunmasına Dair Sözleşme hakkında konuşan Karakoç, “İşte tam da bu yüzden Avrupa Konseyi geride bıraktığımız yıl Avukatlık Mesleğinin Korunmasına Dair Sözleşmeyi kabul etti. Neydi bu sözleşme? Bu sözleşme; avukatların mesleki faaliyetleri nedeniyle tehdit edilmesini, saldırıya uğramasını, hedef haline getirilmesini insan hakları ihlali sayan ilk bağlayıcı uluslararası bir metindir. 12 Mart 2025'te kabul edilip Mayıs 2025'te imzaya açıldı. Çünkü; tüm dünyada, özellikle de ülkemiz gibi bireysel adaletin, toplumsal adalet anlayışının önüne geçtiği, geçmeye başladığı kimi ülkelerde avukatlar artık salt yaptıkları görev sebebiyle öldürülüyor. Çünkü adaletin üçlü sac ayağından biri olan savunma makamı, her gün daha zorlu koşullarda adaletin yerine gelmesi için uğraşmak zorunda kalıyor. Çünkü avukatı korumadan, avukata yönelen şiddeti engellemeden adil yargılama hakkının varlığı imkânsız hale geliyor” ifadelerine yer verdi. “SÖZLEŞME DERHAL İMZALANMALI” Sözleşmenin imzalanması gerektiğinin altını çizen Karakoç, “Bu sözleşme taraf devletlere şunu söylemektedir; avukatını korumak, tehdit ve saldırıları etkin şekilde soruşturmak, baroları ve meslek örgütlerini baskı altına almamak, avukatın görevini korkmadan yapmasını sağlayacak şartları oluşturmak senin görevindir. Tüm bağlayıcı uluslararası metinler gibi bir sözleşme de bir ‘tavsiye’ değil, bir yükümlülük. Peki, ülkemiz? Ülkemiz bu sözleşmeyi maalesef henüz imzalamadı. Avukatların üstlendikleri görevler nedeniyle öldürüldüğü, adliye koridorlarında yumruklandığı, bürolarında vurulduğu bir ülkede, ‘biz bu sözleşmeye taraf değiliz’ demek açıkça şunu söylemektir: ‘Savunma bizim önceliğimiz değil.’ Bu sözleşmeyi imzalamamak; avukata yönelen şiddeti görmezden gelmektir. Savunma hakkını sahipsiz bırakmaktır. Hukuk devletinden biraz daha uzaklaşmak, vazgeçmektir. Biz ayrıcalık istemiyoruz. Biz görevimizi yaparken, bir davayı takip ederken ölmek istemiyoruz. Türkiye bu sözleşmeyi derhal imzalamalı ve iç hukuka aktarmalıdır. Aksi, sessiz bir kabuldür. Bu sessizlik, her yeni saldırının ortağı olmaktır. Tarihi Cumhuriyetimizle yaşıt Edirne Barosu olarak bir kez daha vurguluyoruz ki savunmayı zayıflatan her yaklaşım, doğrudan hukuk sistemine zarar verir. Avukatlık Mesleğinin Korunmasına İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi derhal imzalanmalı ve hayata geçirilmelidir” şeklinde konuştu. “SÜRECİN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ” Yaşanan olayın takipçisi olacaklarını ifade eden Karakoç, şöyle konuştu: “Yaşanan ve savunma mesleğine yönelik olan saldırıyı, sıradan bir adli olay olarak görüp geçiştiremeyiz. Bu cinayetin faili ve diğer savunmaya yönelik şiddet olaylarının faillerinin tümü en ağır cezayı alana kadar mücadelemiz devam edecek olup ebediyete intikal eden meslektaşımız Av. Zekeriya Polat’a Allah’tan rahmet; ailesine, sevenlerine ve camiamıza başsağlığı dileriz. Savunmanın onurunu ve meslektaşlarımızın yaşam hakkını korumaya dair kararlı mücadelemizi sürdüreceğimizi, adli sürecin sonuna kadar takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz.” MERT ERİŞKİN

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.