Hava Durumu

#Sorumluluk

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Sorumluluk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sorumluluk haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kırklareli'nde Kadın Sağlık Çalışanları Anneliği ve Mesleği Birlikte Sürdürüyor Haber

Kırklareli'nde Kadın Sağlık Çalışanları Anneliği ve Mesleği Birlikte Sürdürüyor

Yaşamın her alanında aktif rol üstlenen kadınlar, sağlık sektöründe de gece gündüz demeden görev yaparak hastalara umut oluyor. Kırklareli İl Sağlık Müdürü Çiğdem Cerit de görevini severek sürdüren kadın sağlık yöneticileri arasında yer alıyor. Cerit, uzun yıllardır sağlık camiasında görev yaptığını söyledi. Yaklaşık 8 yıldır İl Sağlık Müdürlüğü görevini yürüttüğünü anlatan Cerit, kadınların hayatın her alanında aktif rol aldığını ifade etti. Son yıllarda kadınların iş hayatındaki sayısının arttığını gözlemlediğini belirten Cerit, şunları kaydetti: "İlimizde yüzde 62 kadın sağlık çalışanıyla hizmet vermeye çalışıyoruz. Kadınların yönetimde yer alması ve sağlık alanında sahada insanlarla birebir temas halinde olması işlerimizi kolaylaştırıyor. Erkek meslektaşlarımız da her zaman yanımızda. Onlarla birlikte bir bütün olarak hizmetlerimizi sürdürüyoruz." Kadın olarak çalışmanın bazı zorlukları bulunduğunu dile getiren Cerit, kadınların bu zorlukların üstesinden gelebilecek güce sahip olduğunu vurguladı. Cerit, kadınların hem aile hem de iş hayatındaki sorumluluklarına dikkati çekerek, şöyle devam etti: "Bir yandan annesiniz, bir yandan eşsiniz, bir yandan da evlatsınız, diğer yandan da sağlık personelisiniz. Beklentiler çok oluyor. İşten çıkınca evde yemek beklentisi, çocuğun ödevi ya da kursu gibi ilgilenmemiz gereken pek çok şey var. Ama Allah büyük bir kuvvet veriyor. Hemcinslerimizi alanda görmek ve başarılarını görmek bizleri gururlandırıyor." - "Mesleğimizi, anneliğin verdiği en güzel duyguyu birlikte yaşıyoruz" Kırklareli Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Fatma Akdağ da mesleğini büyük özveriyle sürdürüyor. Yaklaşık 15 yıldır hastalara hizmet verdiğini belirten Akdağ, görevini ilk günkü heyecanla yaptığını söyledi. "Hekim olmayı, yaptığım işi çok seviyorum." diyen Akdağ, kadınların toplumda, evde ve iş hayatında önemli sorumluluklar üstlendiğini ifade etti. Kadınların iş hayatındaki sayısının artmasının kendisini mutlu ettiğini dile getiren Akdağ, şöyle konuştu: "Hekimlik çok güzel bir meslek ama eve döndüğümüzde bir anne, bir eş, bir evlat olarak hayatımıza devam ediyoruz. Çocuğun, evin sorumluluğu, yemek gibi pek çok görev kadınların üzerinde oluyor. Buna rağmen hem mesleğimizi hem de anneliğin verdiği en güzel duyguyu birlikte yaşıyoruz. Çalıştığım yerlerde kadın çalışanların fazla olması beni ayrıca mutlu ediyor. Çünkü kadınlar disiplinli, titiz ve sorumluluk sahibi şekilde çalışıyor." - "İşimi çok seviyorum" Kırklareli Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görev yapan hemşire Ayşe Ceviz de 36 yıldır mesleğini sürdürüyor. İki çocuk annesi Ceviz, bir yandan aile hayatını sürdürürken, diğer yandan da hastalara güler yüzle hizmet vermeye çalışıyor. Hemşireliğin zor olduğu kadar gurur verici bir meslek olduğunu anlatan Ceviz, "Kadınlarla çalışmak bizim için güzel. Ekip olarak daha rahat çalışıyoruz. İşimi çok seviyorum. 18 yaşında başladım, 36 yıldır mesleğimi severek yapıyorum." dedi.

Rektör Hatipler’den Akademisyenlere Uyarı Haber

Rektör Hatipler’den Akademisyenlere Uyarı

Trakya Üniversitesi’nde (TÜ) açılan Proje Kafe’nin açılışında konuşan Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler, akademik dünyada yıllardır konuşulan ancak değiştirilemeyen çalışma dengesizliğine net ifadelerle dikkat çekti. Hatipler, üniversitede artık üretmeyen, sürecin dışında kalan bir anlayışa yer olmadığını vurguladı “ÇALIŞMA YÜKÜ AZINLIĞIN OMZUNDA OLMAYACAK” Rektör Hatipler, göreve geldikleri günden bu yana temel hedeflerinin adil ve kapsayıcı bir çalışma kültürü oluşturmak olduğunu belirterek “Yapmaya çalıştığımız şey; bazı insanların çok çalışıp, bazılarının hiç çalışmadığı, yükün hep aynı kişilerin omuzlarına yüklendiği bir düzenin oluşmamasıdır. Bu üniversite hepimizin ve sorumluluk da ortak olmalıdır” dedi. Üniversiteyi tek tek bireyler üzerinden değil, yaşayan bir bütün olarak değerlendirdiklerini ifade eden Hatipler, tüm birimlerin sürece dahil olması gerektiğini belirterek “Bir vücudun bütün organları nasıl hassasiyetle çalışıyorsa, üniversite de öyle çalışmalıdır. Sahnedeki kişiden perde arkasındaki personele kadar herkes bu yapının bir parçasıdır” ifadelerini kullandı. “PROJE MERKEZİ ÇALIŞMIYOR” ELEŞTİRİLERİNE DEĞİNDİ Geçmişte dile getirilen eleştirilere de değinen Hatipler, proje merkezlerinin sahaya inmesi gerektiğini belirterek “Yıllardır ‘Üniversitenin proje merkezi çalışmıyor’ deniliyordu. Ben de bu eleştirileri yapanlardan biriydim. Proje merkezinin odasında oturmasını değil, fakültelere gitmesini, akademisyenle temas kurmasını istedik” diye konuştu. “ARAŞTIRMA ÜNİVERSİTELERİ GERİ KALMAK İÇİN BAHANE DEĞİL” Araştırma üniversiteleriyle Trakya Üniversitesi arasındaki farklara değinen Hatipler, bunun geri durmak için bir gerekçe olamayacağını vurguladı. Hatipler “Araştırma üniversitelerine sunulan imkânlar fazla olabilir. Ama bu, bizim yerimizde sayacağımız anlamına gelmez. Ya bir yol bulacağız ya da bir yol açacağız. Bugüne kadar bize gelen hiçbir talebi özellikle ekonomik olarak geri çevirmedik” diye konuştu. “SU DÖKEN DEĞİL, SÜT DÖKEN ÜNİVERSİTE OLACAĞIZ” Konuşmasının en dikkat çeken bölümünde sorumluluk bilincini anlatan bir örnek paylaşan Hatipler, üretimin kolektif olması gerektiğini şu sözlerle anlattı: “Köye bir süt tankı konuluyor, herkes bir litre süt dökecek deniyor. Sabah bakılıyor, tankta süt yok. Çünkü herkes ‘nasıl olsa başkası süt döker’ diye düşünüp su döküyor. Artık su dökme devri bitmiştir. Herkes süt dökecek.” “BEN VARIM” DİYEN AKADEMİSYENLER ZAMANI Akademisyenlere açık çağrıda bulunan Hatipler, Trakya Üniversitesi’nde yeni bir dönemin başladığını ifade ederek “Bir proje yapılacaksa, bir makale yazılacaksa, bir kongre düzenlenecekse artık sağına soluna bakmadan ‘Ben varım’ denmeli. Bekleyen değil, üreten bir akademik kültür istiyoruz” dedi. MEHMET EFECAN HIDIROĞLU

Edirne Afete Hazır: “Günde 15 Bin Kişiye Yemek Kapasitemiz Var” Haber

Edirne Afete Hazır: “Günde 15 Bin Kişiye Yemek Kapasitemiz Var”

Edirne’de, 6 Şubat 2023’te meydana gelen ve “asrın felaketi” olarak adlandırılan Kahramanmaraş merkezli depremleri anmak amacıyla Edirne Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi’nde “Hafıza ve Bilim” konferansı düzenlendi. Konferansa Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Edirne Baro Başkanı Av. Gökhan Karakoç, Trakya Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Tan, jeolog ve akademisyen Prof. Dr. Okan Tüysüz, siyasi parti temsilcileri, ilçe belediye başkanları, kurum müdürleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Programda konuşan Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, 6 Şubat depremlerinin yalnızca bir anma günü değil, aynı zamanda sorumluluk günü olduğunu vurguladı. “YIKIMI BÜYÜTEN ŞEY İHMAL” Depremin bir doğa olayı olduğunu ancak yıkımın kader olmadığını vurgulayan Gencan, “Yıkımı büyüten şey ihmal, hazırlıksızlık ve ‘sonra bakarız’ anlayışıdır. Bu nedenle hatırlamak yetmez, hazırlıklı olmak gerekir. Afetin ne zaman geleceğini bilemeyiz ama geldiğinde ne kadar can kaybı yaşayacağımızı ve ne kadar hızlı toparlanacağımızı bugünden yaptığımız hazırlıklar belirler” dedi. “AFETLER SINIR TANIMAZ” Edirne’de fay hattı bulunmamasının risk olmadığı anlamına gelmediğini ifade eden Gencan, “Edirne bir fay hattı üzerinde olmayabilir ancak afetler sınır tanımaz. Olası bir Marmara depreminde Edirne yalnızca kendini koruyan değil, bölgesine destek veren bir kent olmak zorundadır” diye konuştu. “AFET ANINDA BAŞARI KOORDİNASYONLA MÜMKÜN” Edirne Belediyesi olarak afet konusunu şehir yönetiminin temel omurgası haline getirdiklerini belirten Gencan, sivil toplum kuruluşlarıyla güçlü iş birlikleri kurduklarını söyledi. Arama kurtarma alanında faaliyet gösteren EDAK, MAT ve AMADER ile protokoller imzaladıklarını aktaran Gencan, “Bu kurumları yalnızca desteklenen yapılar olarak değil, birlikte yol yürüdüğümüz paydaşlar olarak görüyoruz. Çünkü afet anındaki başarı, önceden kurulmuş koordinasyonla mümkündür” ifadelerini kullandı. “OLASI BİR DEPREMDE 15 BİN KİŞİYE KESİNTİSİZ YEMEK” Afet hazırlığının yalnızca arama kurtarma faaliyetlerinden ibaret olmadığını vurgulayan Gencan, afet sonrası beslenme ve lojistiğin hayati öneme sahip olduğunu belirtti. Bu kapsamda hayata geçirilen Mutfak Edirne projesinin kriz anlarında devreye girecek stratejik bir altyapı olduğunu ifade eden Gencan, “Olası afet ve kriz anlarında günlük 15 bin kişiye kadar kesintisiz yemek ve lojistik destek sağlayabilecek kapasiteyi bugünden oluşturduk. Bu şehirde en zor günde bile kimsenin yalnız ve çaresiz kalmasına razı değiliz” dedi. Gencan, konuşmasının sonunda depremde hayatını kaybedenler için başsağlığı diledi. MERT ERİŞKİN

Bahadır Grammeşin’in Adı Memleketi Edirne’de Yaşatılıyor Haber

Bahadır Grammeşin’in Adı Memleketi Edirne’de Yaşatılıyor

İstanbul’un Kadıköy ilçesinde uğradığı bıçaklı saldırı sonucu yaşamını yitiren Edirneli öğretmen Bahadır Grammeşin anısına Toplumsal Araştırmalar Kültür ve Sanat İçin Vakıf (TAKSAV) Edirne Temsilciliğinde, “Bahadır Grammeşin Kitaplığı” açıldı. Genç yaşta hayatını kaybeden Grammeşin’in isminin yaşatılması amacıyla oluşturulan kitaplığın açılışı, Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Cenk Ergüden, ailesi, yakınları ve çok sayıda sanatseverin katılımıyla gerçekleştirildi. “ÖĞRETMEN ARKADAŞIMIZIN ADINI UYGUN GÖRDÜK” Açılışta konuşan TAKSAV Edirne Temsilcisi Nevzat Çolak, “Üç yıldır üzerinde özellikle üzerinde durduğumuz bir konu daha var. Buradaki kitapseverlerin ve dostlarımızın vakfımıza bağışladığı kitapları düzenli bir hale getirerek bir kitaplık oluşturmak istedik. Gönüllü kadın arkadaşlarımızın özverili çalışmalarıyla bugüne kadar 5 bin 37 kitabı kayıt altına aldık. Bu kitapları bugüne kadar zaten ödünç veriyorduk ancak artık resmi olarak kayıtlı bir kütüphane haline getirmiş olduk. Oluşturduğumuz bu kitaplığa bir isim vermek istedik. Bu ismi de hem eğitime katkı sunmuş hem de yaşamın içinde var olmaya çalışırken hunharca öldürülen Edirneli öğretmen arkadaşımız Bahadır Grammeşin’in adına vermeyi uygun gördük” dedi. “TACİZİ ENGELLEMEYE ÇALIŞIRKEN KATLEDİLDİ” Kardeşinin tacizi engellemeye çalışırken katledildiğini belirten Bahadır Grammeşin’in ablası Başak Grammeşin Arslan, “Bu anlamlı günde bizleri yalnız bırakmayan herkese, kendi adıma ve ailem adına çok teşekkür ediyorum. Bahadır’ın ailesi olarak sizlerin desteğini her zaman yanımızda hissettik. Bahadır, öğrencilik hayatı boyunca bulunduğu her ortamda sorumluluk alan, emek veren, paylaşmayı bilen bir insandı. Festivallerde, etkinliklerde, esnafa yardım etmekten, gelen misafirleri karşılamaya kadar her işin içinde yer alırdı. Gerçekten emekçi, duyarlı ve vicdanlı biriydi. Aslında sınıf öğretmeniydi. Ataması yapılmadığı için mezuniyetinden sonra ihtiyaç sahibi çocuklarla çalışan bir öğretmen olarak hayatına devam etti. Çocuklarla bağ kurmayı, onlara dokunmayı çok önemserdi. Ne yazık ki bundan 11 yıl önce, bir gece yaşanan bir tacizi engellemeye çalışırken çıkan olayda bıçaklanarak katledildi. O günden sonra biz ailesi ve arkadaşları olarak bir adalet mücadelesine girdik. Herkesin hak ettiği cezayı alması için elimizden geleni yaptık. Bugün itibarıyla faillerin büyük bölümü cezaevinde, biri ise yurt dışında yakalandı, yargı süreci devam etmektedir” ifadelerine yer verdi. “İKİNCİ SORUMLULUĞUMUZ ADINI YAŞATMAK” Hayatını kaybeden kardeşinin adını yaşatmak için çeşitli çalışmalar yaptıklarını belirten Arslan, “Adalet mücadelesinden sonra ikinci sorumluluğumuz, Bahadır’ın adını yaşatmak oldu. Arkadaşları, kardeşleri, meslektaşları ve yoldaşlarıyla birlikte onun ismini yaşatacak çalışmalar yaptık. Çünkü Bahadır’ı en iyi anlatan şey; çocuklar ve kitaplarla yapılan işlerdir. Bu nedenle çeşitli yerlerde Bahadır adına kütüphaneler kuruldu. İstanbul’da sevgi evlerinde ve kültür merkezlerinde kitaplıklar oluşturuldu. Her yıl yılbaşında yoksul mahallelerdeki çocuklara ‘Bahadır’ın yılbaşı hediyesi’ diyerek kitaplar götürülmeye devam ediliyor. Bugün açılışını yaptığımız bu kitaplık da bu anlamlı yolun bir parçasıdır. Burada emeği geçen herkese, gönüllü olarak katkı sunan herkese ailem ve Bahadır’ın dostları adına yürekten teşekkür ediyorum” diye konuştu. “ŞİDDETİN TEMEL NEDENİ CEHALET” Şiddetin temel unsurunun cehalet olduğunu belirten Edirne Belediye Başkanı Cenk Ergüden, “Bugün burada var edilen bu kitaplık ise bundan da daha kıymetli bir anlam taşımaktadır. Az önce de ifade edildiği gibi, şiddetin temel nedeninin cehalet olduğuna inanıyorum. Cehaletle mücadelenin en etkili yolu ise şu anda burada yaptığımız gibi; kültürle, sanatla, kitapla ve aydınlanmayla yol almaktır. Bu aydınlanmaya ulaşmak için mücadele ediyoruz. Çünkü temel sorunumuzun burada olduğunu düşünüyorum” sözlerine yer verdi. Törenin sonunda, Bahadır Grammeşin Kitaplığı’nın oluşturulmasında emeği geçen gönüllülere ve destekçilere teşekkür belgesi takdim edildi. MERT ERİŞKİN

Kırklareli Valisi Turan, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü'nde Gazetecilerle Buluştu Haber

Kırklareli Valisi Turan, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü'nde Gazetecilerle Buluştu

Vali Turan, öğretmenevinde düzenlenen programda, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü'nü kutladı. Basının, demokrasinin vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu ifade eden Turan, "Doğru, tarafsız ve ilkeli habercilik anlayışıyla toplumun haber alma hakkını teminat altına alan çok önemli bir görev üstlenmektedir. Büyük bir özveriyle, zaman ve mekan gözetmeksizin görev yapan siz değerli basın çalışanlarımız, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesinde hayati bir rol oynamaktadır." diye konuştu. Turan, basının toplumsal bilinç ve farkındalığın oluşmasına katkı sağladığını vurguladı. Gazetecilerin gece gündüz demeden görev yaptıklarını anlatan Turan, şöyle devam etti: "Özellikle zor ve olağanüstü dönemlerde gösterdiğiniz fedakarlık, sorumluluk bilinci ve meslek ahlakı her türlü takdirin üzerindedir. Kırklareli'mizde de basınımızın bu anlayışla görev yapmasından büyük memnuniyet duyuyorum. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün de ifade ettiği gibi, 'Basın, milletin müşterek sesidir.' Bu söz, basının toplum adına taşıdığı sorumluluğu ve üstlendiği misyonu en açık şekilde ortaya koymaktadır. Güçlü bir basın, güçlü bir toplumun ve sağlıklı bir demokrasinin en önemli göstergelerindendir. Gazze başta olmak üzere dünyanın birçok bölgesinde yaşanan insanlık dramlarını tüm gerçekliğiyle dünyaya duyurmak adına, canlarını hiçe sayarak görev yapan basın mensuplarının ortaya koyduğu cesaret ve fedakarlık, gazeteciliğin ne denli kutsal ve onurlu bir meslek olduğunu bir kez daha göstermektedir. Zor şartlar altında, baskı ve tehditlere rağmen hakikatin izini süren tüm gazetecileri saygıyla selamlıyor, insanlık onurunu ve evrensel basın özgürlüğünü savunma yolunda verdikleri mücadeleyi takdirle karşılıyorum." Programa, Kırklareli Vali Yardımcısı Hasan Tanrıseven, Valilik Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Özgür Tiran ile Gazeteciler Cemiyeti Başkan Vekili Savaş Eskici de katıldı.

Edirne’de “Uluslararası Kooperatifler Yılı” Kutlaması Haber

Edirne’de “Uluslararası Kooperatifler Yılı” Kutlaması

Edirne Ticaret İl Müdürlüğü tarafından 2025 Uluslararası Kooperatifler Yılı kutlama programı, Trakya Birlik Genel Müdürlüğü toplantı salonunda gerçekleştirildi. Programa; Edirne Vali Yardımcısı Şevket Atlı, Ticaret İl Müdür Vekili Mustafa Kurt, Trakya Birlik Yönetim Kurulu Başkanı Şafak Kırbiç, kooperatif başkanları, öğretmenler ve düzenlenen resim yarışmasında dereceye giren öğrenciler katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan programda, kooperatifçilik ve 2025 yılı faaliyet sunumları gerçekleştirildi. “İMECEDEN KOOPERATİFLEŞMEYE GELMİŞTİR” Programda konuşan Trakya Birlik Yönetim Kurulu Başkanı Şafak Kırbiç, “Bugün burada, Türkiye’nin en büyük kooperatiflerinden birisi olan Trakya Birlik’in çatısı altında sizleri misafir etmekten son derece mutluyuz. Kooperatif; beraber iş yapmak, güçleri birleştirmek, birlik ve dayanışma ruhunu geliştirmek noktasında gerçekten çok önemlidir. Sunum yapan arkadaşlarımızın da bahsettiği gibi, aslında baktığımızda Türk milletinin kültüründe adı o zaman kooperatifçilik olmasa da ‘imece’ dediğimiz bir anlayış vardı. İnsanlarımız, kırsaldan başlayarak yaşadıkları bölgelerde birleşerek, birlikte iş yaparak; hem bulunduğu bölgeye hem köyüne hem de mahallesine katkı sağlayan bir kültürden gelmiş, daha sonra bu yapı kooperatifleşme adı altında günümüze kadar ulaşmıştır” dedi. “TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK YAĞ ÜRETEN KURUMU HALİNE GELDİ” Kırbiç, “Bunun en iyi örneklerinden biri de kendi kurumumuz olan Trakya Birlik’tir. 1955 yılında Edirne’de kurulan Trakya Birlik, 1966 yılında üç kooperatifin bir araya gelmesiyle büyümüş ve bugün itibarıyla 13 ilde, 48 kooperatifi bulunan; 40 bin ortağı ve yaklaşık 40 bin müşterisiyle Türkiye’nin en büyük yağ üreticisi kurumlarından biri hâline gelmiştir. O gün bu yapıyı kuranların dahi belki bu noktaya gelineceğini öngöremediği bir oluşum, bugün ülkemizin her köşesinde, neredeyse her beş evden birinde ürünleri kullanılan güçlü bir marka olmuştur. Bu nedenle 2025 yılı, Birleşmiş Milletler tarafından Uluslararası Kooperatifler Yılı ilan edilmiştir. Bu kapsamda Ticaret Bakanlığımız tarafından ülke genelinde çeşitli faaliyetler düzenlenmiş, ilimizde de Ticaret İl Müdürlüğümüz tarafından birçok etkinlik hayata geçirilmiştir. Bugün gerçekleştirdiğimiz toplantı da bu etkinliklerden biridir” ifadelerini kullandı. “GENÇLERİMİZE KOOPERATİF BİLİNCİNİ AŞILAMALIYIZ” Gençlerin kooperatifçiliğe alıştırılması gerektiğini belirten Ticaret İl Müdür Vekili Mustafa Kurt, “Değerli katılımcılar, Uluslararası Kooperatifler Yılı kapsamında söylenecek çok söz vardır. Birlik, beraberlik ve dayanışma kavramlarının bir araya geldiği bu yapıların geleceğe taşınması büyük önem arz etmektedir. Bu doğrultuda, gençlerimize örnek olmak ve onları kooperatifçilik konusunda teşvik etmek amacıyla bir resim yarışması düzenlemiş bulunuyoruz. Bu yarışmada dereceye giren öğrencilerimizi, onları yetiştiren öğretmenlerimizi ve okul müdürlerimizi tebrik ediyorum. Çünkü gençlerimize kooperatifçilik bilincini ne kadar güçlü bir şekilde aşılayabilirsek, geleceğe yönelik uzun vadeli yatırımlarımızda da o denli sağlam adımlar atmış oluruz” diye konuştu. “KOOPERATİFLER, GENİŞ BİR FAALİYET ALANINA SAHİP ÇİFTÇİ KURULUŞLARIDIR” Kooperatifler hakkında konuşan Edirne Vali Yardımcısı Şevket Atlı, “Kooperatifçilik, özellikle Trakya Birlik örneğinde çok güzel sonuçlar vermiştir. Anadolu’da görev yaptığımız dönemlerde, maalesef kooperatifçiliğin bazı bölgelerde yeterince başarılı uygulanamadığını gördük. Ancak Trakya Birlik’i her zaman olumlu örnekleriyle duyduk. Trakya Birlik, bu anlamda ülkemize kooperatifçilik konusunda önemli ve başarılı örnekler sunan güçlü bir çiftçi birliğidir. Kooperatiflerin temelinde; sorumluluk, eşitlik, adalet, yardımlaşma ve dayanışma ilkeleri yer almaktadır. Tarımdan enerjiye kadar birçok alana yayılan, oldukça geniş bir faaliyet alanına sahip çiftçi kuruluşlarıdır” ifadelerine yer verdi. “KOOPERATİFLER, TRAKYA’DA ÇOK ÖNEMLİ TEŞKİLATLAR OLMUŞTUR” Kooperatiflerin Trakya Bölgesi’ndeki önemine değinen Atlı, “Özellikle Trakya Birlik’in ortaya koyduğu örnek nezdinde; bugün 13 ilde faaliyet göstermek, yaklaşık 48 kooperatiften oluşmak ve 40 bin üyesiyle üretim ve pazarlama faaliyetlerini yürütmek gerçekten takdire şayandır. Trakya, bu anlamda diğer bölgelere de en güzel örneklerden birini teşkil etmektedir. Kooperatifler, özellikle Trakya’da çok önemli teşkilatlar olmuştur. Çiftçiye düzenli gelir sağlaması, ne üretmesi gerektiğini ve ürettiğini nasıl pazarlaması gerektiğini göstermesi açısından önemli bir yol haritası sunmaktadır” şeklinde konuştu. DERECEYE GİREN ÖĞRENCİLER ÖDÜLLENDİRİLDİ Programın sonunda, 2025 Uluslararası Kooperatifler Yılı kapsamında düzenlenen resim yarışmasında birinci olan Özel Bahçeşehir İlkokulu 4/C sınıfı öğrencisi Miray Çiroz, ikinci olan 75. Yıl İlkokulu 3/D sınıfı öğrencisi Aliyar Arvas ve üçüncü olan Yüksel Yeşil İlkokulu 4/A sınıfı öğrencisi Nilay Yerlikaya’ya ödülleri takdim edildi. Program, fotoğraf çekimiyle sona erdi. MERT ERİŞKİN

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.