Hava Durumu

#Sosyal Medya

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Sosyal Medya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sosyal Medya haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Edirne’de “3 Milyonluk Hediye” Tuzağı Haber

Edirne’de “3 Milyonluk Hediye” Tuzağı

Edirne’de yaşayan M. K., sosyal medya üzerinden tanıştığı bir kişi tarafından kademeli olarak dolandırıldığını iddia ederek hukuki süreç başlattı. Yalnızlık döneminde gelen bir mesajla başlayan olayda, kendisini Güney Koreli olarak tanıtan bir erkek Türkiye’de yaşamak istediğini ve ciddi bir ilişki aradığını söyledi. İlk önce mesajların dilindeki gariplikten şüphelenen M. K., karşı tarafın ısrarlı ilgisi ve sürekli iletişim kurması üzerine zamanla güven duymaya başladı. Günler içinde samimi hitapların artmasıyla duygusal bağ kuruldu. “SANA HEDİYE GÖNDERMEK İSTİYORUM” Bir süre sonra şüpheli, Güney Kore’den özel bir hediye göndermek istediğini söyleyerek adres talep etti. Başta tereddüt eden M. K., ısrarlar üzerine adresini paylaştı. Birkaç gün sonra telefonuna uluslararası kargo ücreti adı altında ödeme talebi geldi. Durumu karşı tarafa sorduğunda, paketin değerli olduğu ve bu nedenle işlem ücreti çıkmış olabileceği söylenince ilk olarak 3 bin lira gönderdi. GÜMRÜK VE “3 MİLYONLUK HEDİYE” İDDİASI Ertesi gün gelen yeni mesajda, pakette beyan edilmemiş altın ve pırlanta bulunduğu, gönderinin gümrükte tutulduğu bildirildi. Şüpheli bu kez paketin içinde yaklaşık 3 milyon lira değerinde ziynet eşyası olduğunu iddia ederek durumu “sürpriz yapmak istedim” sözleriyle açıkladı. Ardından gümrük vergisi ve ceza bedeli adı altında yüksek meblağlar talep edildi. M. K., korku ve duygusal baskı altında bu ödemeleri de yaptığını belirtti. TEHDİT MESAJLARI VE SAHTE BELGELER Süreç ilerledikçe sözde gümrükte çekilmiş fotoğraflar, resmi görünümlü belgeler ve gözaltına alınmış gibi gösterilen kişilerin görüntüleri gönderildi. Mesajlarda olayın uluslararası soruşturmaya dönüştüğü, ödeme yapılmazsa kendisi hakkında da işlem başlatılacağı ima edildi. SORUŞTURMA BAŞLATILDI Her seferinde “son ödeme” denilmesine rağmen taleplerin devam ettiğini fark eden M. K., Cumhuriyet Savcılığa başvurdu. M. K.’nin şikayeti üzerine olayla ilgili inceleme başlatıldı. HİLAL PEKER

Sıdal, Ergenlikte Beslenmeyi Anlattı Haber

Sıdal, Ergenlikte Beslenmeyi Anlattı

Edirne’de Toplumsal Araştırmalar, Kültür ve Sanat İçin Vakıf (TAKSAV) İl Temsilciliği ve Edirne Kent Konseyi (EKK) Çocuk Meclisi iş birliğiyle “Ergenlikte Beslenme” konulu etkinlik düzenlendi. TAKSAV Edirne İl Temsilciliği salonunda düzenlenen etkinlikte Dr. Dyt. Begüm Sıdal, katılımcılara “Ergenlikte Beslenme” konusunda sunum yaptı. Etkinliğe EKK Başkanı Özer Demir, EKK Çocuk Meclisi Başkanı İlayda Güder ile Çocuk Meclisi Üyeleri ve veliler katıldı. “BÜYÜME VE GELİŞMEYİ ENGELLER” Dr. Dyt. Sıdal, sunumunda yeme bozukluğuna dikkat çekerek; “Yeme bozuklukları aslında yetersiz ya da aşırı beslenmenin yanı sıra fiziksel, ruhsal ve psikolojik sorunlara yol açabilen bir hastalık tanımıdır. Yeme bozuklukları, ergenlerde fiziksel, duygusal ve davranışsal büyüme ve gelişmeyi engel olan ve potansiyel yaşamını da tehdit eden bir etkiye sahiptir” ifadelerini kullandı. “ERKEN TANI ÇOK ÖNEMLİDİR” Ergenlik döneminde büyüme hızındaki artışın, ergenlerin besin ve enerji ihtiyaçlarının artmasına sebep olduğunu söyleyen Sıdal “Sonuçta görülen yeme bozuklukları da ergenlerde büyüme ve gelişmeyi yavaşlatmakta, durdurmakta hatta birçok hastalığa sebebiyet vermektedir. Her hastalıkta olduğu gibi erken tanı çok önemlidir. Ne yazık ki keşfedilemeyen ve tedavi göremeyen ergenlerde geri dönüşümsüz hatta ölümle sonuçlanacak sıkıntılar meydana gelebilmektedir” dedi. “ERGENLİKTE 4 ALT GRUBU MEVCUT” Sıdal, yeme bozukluklarının 8 alt gruba ayrıldığını belirterek; “Ergenlikte görülenler ise 4 alt grubumuz mevcut. Bunlar; anoreksiya nervoza, bulimia nervoza, atipik yeme bozuklukları ve tıkınırcasına yeme bozukluğudur” sözlerine yer verdi. “KÜLTÜREL TUTUMLAR NEDENİYLE OLABİLİYOR” Yeme bozukluğunu destekleyen faktörleri de açıklayan Sıdal; “Kültürel tutumlar; ergenlik dönemlerinde kadınların genç görünmesini hedef alan, gelişimine engel olan hatta boyunun uzamasına bile engel olacak beslenme davranışları görüyoruz. Dünyanın farklı bölgelerinde de ergenlere çok ciddi miktarda kaloriler yükleyip ‘Şişmanlık bir zenginlik göstergesidir’ diyerek genç yaşta diyabet ve obezite ile tanıştırabiliyorlar. Bu tür kültürel tutumlar nedeniyle yeme bozuklukları olabiliyor” dedi. “SOSYAL MEDYA DEZENFORMASYONLARA ÇOK AÇIK” Sıdal, sosyal medyanın etkisine de dikkat çekerek; “Sosyal medya iyi kullanıldığında tabii ki güzel bir şey. Ancak sosyal medya denetlenmediği için dezenformasyonlara çok açık bir halde. İnsanlar her paylaşımı doğru olarak kabul edebilirler. Özellikle gençlerimiz buna çok müsaitler. Çünkü örnek aldıkları kişiler var. Bu da çok normal çünkü bu dönemde bir kimlik arayışı var. Bu kişilerin dediklerini uygulamalarından dolayı sosyal medya da yeme bozuklukları açısından son derece mühim” ifadelerine yer verdi. “AKRAN ZORBALIĞI CİDDİ BİR BUNALIM YARATABİLİYOR” Akran zorbalığı nedeniyle de yeme bozukluğunun ortaya çıkabileceğini söyleyen Sıdal “Hayatımızın her döneminde yaşıtlarımızdan zorbalığa maruz kalıyoruz ki bu da özellikle ergenlik döneminde çocukların psikolojilerinde ciddi bir bunalım, başkalaşım yaratabiliyor. Ergen aynaya baktığında vücudunu tanımaya çalışıyor. Aslında yepyeni bir beden oluşuyor, ikincil bir kimlik kazanıyor. Bu ikincil kimlik ona bazen de keyif vermemeye, kendisini sorgulamaya sebep oluyor. Kendinden memnun olmayan ergenlerde de yeme bozuklukları oldukça sık görülebiliyor” dedi. “AİLELER DOĞRU BESLENMEYE TEŞVİK ETMELİ” Sıdal, günümüzde empoze edilen ideal kadın ve ideal erkek formlarının bulunduğunu belirterek “Erkeklerde Herkül gibi kaslı olma, kadınlarımızda da ne yazık ki sıfır beden algısı var. Gelişmeyi ve büyümeyi etkileyen en önemli etkenlerden birisi sıfır beden algısıdır. Sosyal medyada ‘Zayıf kadın, güzel kadındır’ algısı mevcut. Bundan da genç kızlarımız çok fazla etkilenmektedir. Ailenin kilo konusundaki tutumu da burada çok önemlidir. Özellikle çok baskın bir ebeveynin kilo konusunda çocuğuna yıkıcı eleştiriler yapması negatif olarak etkiler. O yüzden ailenin yapıcı tavırlarla çocuğu doğru beslenmeye teşvik etmesi son derece önemlidir” sözlerine yer verdi. KATILIMCILARIN SORULARINI YANITLADI Sıdal, sunumunda ayrıca sağlıklı beslenme konusunda da örneklere yer verdi. Sunumunun ardından Sıdal, katılımcı çocukların ve ailelerinin sorularını yanıtladı. Sunumunda sonunda EKK Çocuk Meclisi Başkanı İlayda Güder, Sıdal’a çiçek takdim ederek teşekkür etti. UĞUR AKAGÜNDÜZ

Üniversite Öğrencilerine "IBAN Kiralama Farkındalık" Etkinliği Düzenledi Haber

Üniversite Öğrencilerine "IBAN Kiralama Farkındalık" Etkinliği Düzenledi

SAÜ'den yapılan açıklamada, Çınaraltı Kafe'de düzenlenen farkındalık çalışmasıyla öğrencilerin "dolandırıcılık" ve "kara para aklama" suçlarında farkında olmadan araç haline getirilmesinin önüne geçilmesinin amaçlandığı kaydedildi. Öğrencilerinin "ek kazanç", "burs" ve "yardım" gibi gerekçelerle kandırılarak banka hesap numaralarını üçüncü kişilere kiraladıklarının ifade edildiği açıklamada, etkinlikte "dolandırıcılık" ve "kara para aklama" faaliyetlerinde suçtan elde edilen paranın çoğu zaman öğrencilerin hesapları üzerinden aktarıldığı, bu durumun hem suçun tespitini zorlaştırdığı hem de öğrencileri doğrudan ceza yargılamasıyla karşı karşıya bıraktığının anlatıldığı anlatıldı. Açıklamada, hazırlanan afiş ve broşürlerin sosyal medya üzerinden paylaşılmasıyla daha fazla öğrenciye ulaşılmasının hedeflendiği belirtilerek, farkındalığın öğrenciler aracılığıyla yayılmasının, dolandırıcılıkla mücadelede önemli rol üstleneceği aktarıldı. Açıklamada görüşlerine yer verilen Sakarya Cumhuriyet Başsavcısı Hasan Uğurlu, banka hesabını kullandıran kişilerin, dolandırıcılığı gerçekleştirenlerle aynı derecede sorumlu tutulduğunu kaydetti. Öğrencilerin çoğu zaman yaptıkları eylemin sonuçlarını öngöremediğini belirten Uğurlu, iyi niyetli olmanın ya da kandırıldığını söylemenin hukuki sorumluluğu ortadan kaldırmadığını anlattı. Uğurlu, banka hesabının bir kez dahi kullandırılmasıyla suçun oluştuğunu aktararak, ifade aşamasında yapılan savunmaların süreci değiştirmediğini bildirdi. Dolandırıcılık suçlarının, öğrencilerin hesapları kullanılmadan gerçekleştirilemeyeceğine dikkati çeken Uğurlu, gençlerin farkında olmadan bu suç zincirinin en kritik halkası haline getirildiğini anlattı. Uğurlu, öğrencilerin hesaplarını kullandırmaması halinde dolandırıcılık faaliyetlerinin büyük ölçüde engellenebileceğini ifade etti. SAÜ Rektörü Prof. Dr. Hamza Al da amaçlarının öğrencileri bilgilendirmek olduğunu belirterek, Cumhuriyet Başsavcısı Uğurlu, Cumhuriyet Başsavcı Vekili Taner Güngör ve Cumhuriyet Savcısı Vedat Temel'e teşekkür etti. Temel de banka hesabını kiralayan kişilerin, eylemin suç teşkil ettiğini bilmediklerine dair beyanlarının hukuki sonucu değiştirmediğini ifade ederek, hesabın kullandırılmasıyla suçun oluştuğunu, ifade sürecinde yapılan savunmaların cezai sorumluluğu ortadan kaldırmadığını aktardı.

Görüntülü Görüşmenin Altından Şantaj Çıktı Haber

Görüntülü Görüşmenin Altından Şantaj Çıktı

Edirne’de yaşayan E. B., bir sosyal medya platformunda karşılaştığı cinsel içerikli bir ilandaki telefon numarasıyla iletişime geçerek ‘verdikleri hizmet’ ile ilgili ayrıntılı bilgi almak istediğini belirtti. İddiaya göre, karşı taraftan kısa süre içinde ücret bilgisi ve bazı görseller gönderildi. “SADECE TEMİZ KİŞİLERLE GÖRÜŞÜYORUZ” Yazışmaların ardından karşı taraf, yalnızca “temiz” kişilerle görüşme yaptığını öne sürerek görüntülü konuşma talebinde bulundu. Görüşme sırasında karşı tarafın kamerasını kapalı tuttuğu, yalnızca sesli iletişim kurduğu, E. B.’nin ise görüntüsünün açık olduğu ifade edildi. “YA PARA VERİRSİN YA DA GÖRÜNTÜLER YAYILIR” Görüşmenin sona ermesinden yaklaşık 5 dakika sonra E. B.’ye, görüntülü konuşmaya ait olduğu öne sürülen bir video kaydı gönderildi. Kimin tarafından gönderildiği belirsiz mesajda, söz konusu kaydın yayılmaması için acilen para istendi. E. B., dilekçede; anne, baba ve diğer yakınlarına ait iletişim bilgilerinin de tehdit unsuru olarak paylaşıldığını da iddia edildi. GÖNDERDİĞİ PARA YETERLİ BULUNMADI Korku ve panik yaşayan E. B., ilk etapta istenen parayı gönderdi. Ancak daha sonra “bu miktarın yeterli olmadığı” gerekçesiyle E. B.’den yeniden para istendi. E. B.’nin ikinci kez ödeme yapmayı reddetmesi üzerine söz konusu görüntülerin aile bireylerinden birine gönderildi. Tehdit ve para taleplerinin devam edeceğini anlayan E. B., yaşadıklarını delilleriyle birlikte Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı’na taşıyarak suç duyurusunda bulundu. Olayla ilgili adli sürecin başlatıldığı öğrenildi. HİLAL PEKER

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.