Hava Durumu

#Su

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Su haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Su haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Koyuncu; “Keşan Köylerinde Acil Çöp Konteyneri İhtiyacı Yok” Haber

Koyuncu; “Keşan Köylerinde Acil Çöp Konteyneri İhtiyacı Yok”

Edirne İl Genel Meclisi’nin bugün düzenlenen toplantısında, Su, Kanalizasyon ve Katı Atık Hizmetleri Komisyonu’nun, Keşan ilçesine bağlı köylerdeki çöp konteyner miktarları ve ihtiyaç durumlarının araştırılması hakkındaki raporu görüşüldü. Komisyon Başkan Yardımcısı Vedat Koyuncu tarafından sunulan raporda, Keşan ilçesine bağlı köylerdeki konteyner sayıları tek tek açıklandı. Koyuncu; Akçeşme’de 16, Akhoca’da 48, Bahçeköy’de 67, Barağı’da 15, Beyköy’de 25, Boztepe’de 35, Büyükdoğanca’da 24, Çamlıca’da 88, Çelebi’de 16, Çeltik’te 24, Çobançeşme’de 49, Danişment’te 18, Dişbudak’ta 24, Erikli’de 42, Gökçetepe’de 26, Gündüzler’de 11, Kadıköy’de 40, Karlıköy’de 38, Karacaali’de 29, Karahisar’da 26, Karasatı’da 15, Kılıçköy’de 43, Kızkapan’da 23, Koruklu’da 24, Kozköy’de 47, Küçükdoğanca’da 24, Lalacık’ta 18, Mahmutköy’de 59, Maltepe’de 29, Mecidiye’de 133, Mercan’da 22, Orhaniye’de 37, Pırnar’da 34, Sazlıdere’de 26, Seydiköy’de 35, Siğilli’de 59, Suluca’da 30, Şabanmera’da 32, Şükrüköy’de 25, Türkmen’de 70, Yayla’da 44, Yeniceçiftlik’te 34, Yerlisu’da 28, Yeşilköy’de 13, İbrice limanında 7, Sazlıdere BOTAŞ’ta 17, Mecidiye sahilinde 50, Sazlıdere sahilinde 106 ve Gökçetepe sahilinde 139 adet çöp konteyneri olduğunu söyledi. “YÜZDE 20-25 ORANINDA YIPRANIYORLAR” Koyuncu, Keşan köylerinde acil çöp konteyneri ihtiyacı bulunmadığını belirterek; “Ancak çöp konteynerleri yıllar içinde yaklaşık yüzde 20-25 oranında yıpranmakta ve yenileri ile değiştirilmek zorunda kalınmaktadır. Kış aylarında özellikle kömür yakılan köylerde vatandaşların kül dökmesinden dolayı deforme olmakta ve bu konuda vatandaşların uyarılması gerektiği kanaatindeyiz. Ayrıca yaz aylarında özellikle denize yakın köylerde turizm ile birlikte çöp konteyner sayıları bazen yetersiz kalmakta, çöp konteynerlerinin tamamlanması, bozuk konteynerlerin Köylere Hizmet Götürme Birliklerince ve muhtarlıklarca gerekli girişimler yapılarak toplatılması ve ıslah edilmesi görüşündeyiz” diye konuştu. UĞUR AKAGÜNDÜZ

“Ramazan’da İsraf ile Yanlış Beslenme Aynı Sofrada Buluşuyor” Haber

“Ramazan’da İsraf ile Yanlış Beslenme Aynı Sofrada Buluşuyor”

Edirne’de görev yapan Uzman Diyetisyen Kıymet Pınar Çalım, Ramazan ayında artan gıda israfı ve dengesiz beslenme alışkanlıklarına dikkat çekti. Ramazan sofralarında hem bereketin hem de bilincin olması gerektiğini vurgulayan Çalım, özellikle iftar sofralarındaki aşırı çeşitliliğin hem sağlığı hem de bütçeyi olumsuz etkilediğini söyledi. “RAMAZAN SOFRALARI BAŞKA BİR GERÇEKLE YÜZLEŞİYOR” Ramazan ayının paylaşmanın, ölçünün ve bereketin ayı olduğunu belirten Çalım, son yıllarda sofraların farklı bir tabloyla karşı karşıya kaldığını ifade etti. Çalım “Ramazan ayı; paylaşmanın, ölçünün ve bereketin ayıdır. Ancak son yıllarda Ramazan sofraları, bu anlamların yanında başka bir gerçekle daha yüzleşmemize neden oluyor: artan gıda israfı ve dengesiz beslenme” dedi. Uluslararası araştırmalara da değinen Çalım, Ramazan döneminde hane halklarının normal zamanlara kıyasla daha fazla gıda satın aldığını ve gereğinden fazla yemek hazırladığını belirterek şunları söyledi; “Özellikle iftar sofralarında yapılan aşırı çeşitlilik hem tüketilemeyen gıdaların çöpe gitmesine hem de sindirim sorunları, ani kilo artışı ve kan şekeri dalgalanmalarına yol açıyor.” “İSRAF EDİLEN HER LOKMA, BOŞA HARCANAN EMEKTİR” Çalım, Türkiye’de yapılan çalışmaların da Ramazan ayında plansız alışverişin arttığını gösterdiğini belirterek; “Sofra dolu olsun anlayışı ve porsiyon kontrolünün kaybolması gıda israfını artırıyor. Oysa israf edilen her lokma yalnızca ekonomik bir kayıp değil; aynı zamanda boşa harcanan su, toprak, emek ve enerji anlamına geliyor. Aşırı yağlı, kızartılmış ve şekerli yiyeceklerle kurulan iftar sofraları; hem mideyi yoruyor hem de ‘nasıl olsa Ramazan’ düşüncesiyle ihtiyaçtan fazla hazırlanan yemeklerin ertesi gün çöpe gitmesine neden oluyor. Oysa Ramazan, bedeni de dinlendiren bir ay olmalı” dedi. “DOĞRU BİR RAMAZAN SOFRASI NASIL OLMALI?” Ramazan’da sağlıklı ve dengeli bir sofra için önerilerde bulunan Çalım, doğru bir Ramazan sofrasının şu özellikleri taşıması gerektiğini söyledi; İftarı hafif bir başlangıçla açan, Ana yemekte porsiyonu ölçülü tutan, Sebze, protein ve tam tahılları dengeleyen, Tatlıyı her gün değil, özel günlerde tercih eden, İsraf etmeyecek kadar hazırlanan bir sofra. BAKANLIK VURGUSU VE BİLİNÇLİ TÜKETİM ÇAĞRISI Çalım, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan Ulusal Gıda Kaybı ve İsrafı Strateji Belgesi’nde de gıda israfının önlenmesinin bireysel farkındalıkla başladığının vurgulandığını hatırlattı. “Bu farkındalık Ramazan ayında aynı zamanda sağlıklı beslenmenin de anahtarıdır” diyen Çalım, hem sağlığı korumak hem de israfı azaltmak için şu önerilerde bulundu: Alışverişe tok karnına ve listeyle çıkalım, İftar için tek ana yemek kuralını benimseyelim, Küçük porsiyonlarla başlayıp doygunluğu dinleyelim, Artan yemekleri donduralım, paylaşalım ya da ertesi gün değerlendirelim, ‘Gösterişli sofra’ yerine ‘yeterli ve dengeli sofrayı tercih edelim. HİLAL PEKER

Arabacı; “Çeltik Arazilerine Su Girmesinden Mutlu Oluyoruz” Haber

Arabacı; “Çeltik Arazilerine Su Girmesinden Mutlu Oluyoruz”

Edirne Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Arabacı, kentte son günlerde yaşanan yağmur ve kar yağışlarının yanı sıra Bulgaristan’daki barajlardan gelen suyun etkisiyle kırmızı alarm noktasına gelen Tunca nehri ile turuncu alarm noktasına gelen Meriç nehrinin çevresindeki tarım arazilerine etkileri ile ilgili açıklama yaptı. Arabacı, Edirne’nin 2 nehrinin çevresinde tarım arazisi olarak yoğunlukla çeltik tarlalarının bulunduğuna dikkat çekerken; tarlalara giren suyun etkisini değerlendirdi. Bölgede taşan nehirlerin seddeleri etkilese bile ciddi bir olumsuzluk yaratmayacağını belirten Arabacı, tarlalara giren suyun araziye mil bırakması tarımı olumlu etkileyebileceğini söyledi. “SU GİREN ARAZİLERİN BÜYÜK ÇOĞUNLUĞU ÇELTİK TARLASI” Nehirlerin çevresinde bulunan tarım arazilerinin birçoğuna su girdiğini ifade eden Arabacı; “Buradaki arazilerimizin büyük bir çoğunluğu çeltik arazisidir. Çeltik arazilerinde su girip çıkması çok sıkıntı değil. Hatta biz su girmesinden de mutlu oluyoruz. Çünkü giren su ile birlikte araziye mil bırakıyor. Bu da bizim için güzel bir şeydir. Bazı yerlerde seddeleri patlattıysa birtakım zararlar olabilir ama onu su çekildikten sonra göreceğiz. Bir sıkıntı varsa da Devlet Su İşleri ve İl Özel İdaresi’nin desteğini alarak normale çeviririz. Bunun haricinde suyun girip çıkması ciddi bir sıkıntı yaratmaz” diye konuştu. UĞUR AKAGÜNDÜZ

Ramazan'da Reflü ve Mide Problemlerinden Korunmanın Yolları Haber

Ramazan'da Reflü ve Mide Problemlerinden Korunmanın Yolları

Uzun süren açlık ve ardından kontrolsüzce yenilen yemeklerin midede ağrı, yanma, gaz, şişlik, hazımsızlık, kramplar ve reflüyü tetikleyebileceğini belirten Medicana Bursa Hastanesi Gastroenteroloji Bölümü'nden Dr. Öğr. Üyesi Murat Keskin, "Ramazan'da sağlıklı beslenme alışkanlıklarına devam edilmesi sindirim sistemi sorunlarından korunmak için önemlidir. Uzun süreli açlıktan korunmak için, mutlaka sahur yapılmalı, ağır yağlı, baharatlı, acılı gıdalar yerine daha hafif olan çorba tercih edilmelidir. Ayrıca sahur ve iftarda süt ürünleri, sebze ve zeytinyağlı yemekler tüketilmelidir. Sahur ve iftarda alınan gıda miktarı azaltılmalı, iftardan sonra yaklaşık bir buçuk saat aralıklarla iki ara öğün alarak yeme düzeni oluşturulmalıdır. Tüm öğünlerde gıdalar iyice çiğnenerek ve yavaş yavaş yenilmeli, hızlı yemekten kaçınılmalıdır. Bunun yanında şerbetli tatlılardan uzak durulup, sütlü veya meyveli tatlılar tercih edilmelidir" dedi. Kızarmış yiyeceklerden tüketmeyin Kızartılmış ve kavrulmuş besinlerin mide ve bağırsaklarda rahatsızlığa neden olabileceğine değinen Dr. Öğr. Üyesi Murat Keskin, "Bunun yerine haşlanmış, fırında ve ızgarada yapılmış yemekler tüketilmelidir. İftara hafif yemeklerle başlanmalı, ardından az yağlı sebze veya et yemeğine salata eşlik etmeli. Ayrıca öğünlerde alınan sıvı miktarı arttırılmalı, günde en az 2-2,5 litre su ile beraber taze sıkılmış meyve suları, sebze suları, ayran gibi içecekler tüketerek vücudun sıvı ihtiyacı karşılanmalıdır" şeklinde görüş verdi. Öğünlerden sonra egzersiz önerisi Sahur ve iftarda büyük porsiyonlar yerine, küçük porsiyonlar tüketilmesi gerektiğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Murat Keskin, şöyle devam etti: "Ramazan'da az az, sık sık yeme şekli tercih edilmelidir. Hareketsizlikten özellikle kaçınılmalı, öğünlerden sonra kısa süreli yürüyüşler, hafif egzersizler yapılmalıdır. Özellikle reflüden korunmak için, sahurda yemekten hemen sonra değil en az yarım saat sonra yatılmalıdır. Mide ve karındaki gaz ve şişkinliğini, aynı zamanda kabızlığı engellemek için sebze, meyve, kepekli ekmek, kuru baklagiller gibi yüksek lifli gıdaların alınmasına özen gösterilmelidir."

Sokak Hayvanları İçin Duyarlılık Çağrısı Haber

Sokak Hayvanları İçin Duyarlılık Çağrısı

Edirne Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi Yağmur Islattı Aydın, soğuk hava koşullarının sokak hayvanları için hayati risk oluşturduğunu belirterek, Edirne’de yaşayan herkesi duyarlı olmaya davet etti. Hava sıcaklıklarının eksi derecelerde seyrettiğini ifade eden Aydın, sokakta yaşayan kedi ve köpeklerin özellikle bu dönemde aç ve susuz kalmasının yaşama ihtimallerini ciddi şekilde düşürdüğünü vurguladı. “VİCDANİ OLARAK GÖREVİMİZ” Aydın, “Edirne’de şu an hava sıcaklıkları ne yazık ki eksi derecelerde seyrediyor. Biz insanlar nasıl üşüyorsak, nasıl bu soğuklardan etkileniyorsak, sokaktaki canlarımız da aynı şekilde etkileniyor. Özellikle soğuk havalarda kedi ve köpeklerin aç ve susuz kaldığı dönemlerde yaşama ihtimalleri ciddi şekilde düşüyor. Soğuğa karşı dayanıklılıkları azalıyor. Bu canlarımız, dilsiz kullarımız. Onlara bakmak vicdani olarak biz vatandaşların görevi diye düşünüyorum” dedi. “BİR DAMLA ZEYTİN YAĞI DAMLATABİLİRİZ” Soğuk havalarda donan su kapları için çözüm önerisi de sunan Aydın “Yapabileceğimiz şeyler aslında çok basit. Esnaflar olarak da vatandaşlar olarak da bunu yapabiliriz. Her birimiz kapımızın önüne bir kap mama, bir kap su koyarsak, bu canlarımız bu kışı en azından tok ve susuzlukla mücadele etmeden atlatabilir. Hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte sularda donmalar yaşanıyor. Suyun içine bir damla zeytinyağı damlatmak bile donmayı geciktirmeye yardımcı oluyor. Unutmayalım, onlar da can taşıyorlar. Edirne insanı olarak bizlerin de bu vicdani sorumlulukla hareket etmesi gerektiğine inanıyorum. Karşımızdaki canlının da bir hayatı olduğunu unutmadan davranmalıyız. Bir diğer önemli konu da şu: Her canlı sıcak bir yuvayı hak ediyor. Eğer sahiplenebiliyorsak, lütfen barınaklara gidip bir can sahiplenelim. Onun hayatını kurtaralım” ifadelerine yer verdi. MERT ERİŞKİN

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.