Hava Durumu

#Su

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Su haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Su haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Başkan Çiftçi; "Yüzde 8'lik Revizyon Rahatlatsa da Çözüm Değil" Haber

Başkan Çiftçi; "Yüzde 8'lik Revizyon Rahatlatsa da Çözüm Değil"

‎Edirne Eczacı Odası Başkanı Dr. Ecz. Doğukan Cem Çiftçi, Mart ve Nisan ayında İlaç Fiyat Kararnamesi’nde (İFK) yapılan düzenlemeler hakkında açıklama yaptı. ‎Mart ayında yüzde 6, Nisan ayında yüzde 8’lik Avro kuru karşısındaki oran artışının sektörde bir rahatlama getirdiğini fakat bu artışın radikal bir çözüm olmadığını belirten Çiftçi; “Globalde ve ulusalda yaşanan Avro kuru ve Avro kurunun dengesini değiştirecek etmenlerle birlikte mevcut düzenleme düşük kalacağını öngörmek çok da güç değil. Şu anda olması gereken kur dahilinde aslında ilaçların TL cinsinden fiyatı yaklaşık iki kat olması gerekiyor. Bunu en basit şekilde, mevcut TL ile olması gereken TL arasındaki rakamı daraltma, buradaki yapılan revizyonlar şeklinde açıklayabiliriz. Bunu ilaç sanayi endüstri kısmında değerlendirmek gerekirse, normalde 2 birime satması gereken bir ilacı Türkiye'ye 1 birime satmak durumunda kalıyor. Tabii ki de Türkiye güçlü bir pazar, büyük bir Pazar. Nüfusun yoğunluğunun çok olduğu, aynı zamanda sağlık sektörünün de nispeten iyi işlediği bir alan olarak düşünürsek belki firmalar bugün bunu kompanse ediyor olabilir ama böyle devam edeceği anlamına gelmiyor” dedi. ‎“HERKESİN HAYATINI ETKİLEYEN KALEMLER ECZACIMIZI DA ETKİLİYOR” ‎Pandemiden sonra enflasyonun hızlı artışıyla bütün gider kalemlerinde artış olduğunu belirten Çiftçi; “Pandemiden beri malum enflasyonun hızlı artışı, bütün gider kalemlerimizin, herkesin hayatını etkileyen kalemlerle birlikte eczacılarımızı da etkiliyor. Bugün kiralar, elektrik, su, personel ve diğer sürekli giderlerin herkes pandemiden beri ne kadar arttığını biliyoruz. Ancak maalesef İlaç Fiyat Kararnamesi'nde aynı paralellikte bir artış gerçekleşmedi. Bu sebeple de ilaç yokları, özellikle başta kanser ve bağışıklık sistemi ilaçları olmak üzere TL'si yüksek olan ilaçlarda etkisini gözlemlemek daha da mümkün. Hele bir de ithal ilaç statüsüne olan ilaçlar girdiği zaman bu etki daha da artıyor. Kısa vade için belki bu 8 ve 6'lık artışların bir miktar piyasayı rahatlatacağını söyleyebiliriz. Henüz yüzde 100 çözülmüş olmamakla birlikte herkesin bildiği üzere savaş, global krizler, hammadde krizi gibi durumlar muhtemelen 2026 içerisinde tekrar ilaca erişim noktasında sorunların yaşanacağı bir yıl olarak gözüküyor. Burada güzel bir tablo çizmemiz açıkçası çok da mümkün değil" diye konuştu. ŞENER ŞENTÜRK

Trakya'daki Barajların Ortalama Doluluk Oranında İki Ayda Yüzde 80'e Yakın Artış Haber

Trakya'daki Barajların Ortalama Doluluk Oranında İki Ayda Yüzde 80'e Yakın Artış

Edirne, Tekirdağ ve Kırklareli'nde aralıklarla devam eden yağışlar, barajlardaki su seviyesini artırdı. Devlet Su İşleri (DSİ) Edirne 11. Bölge Müdürlüğü verilerine göre, 6 Ocak-24 Mart döneminde Trakya'daki barajlara yağışlarla 299 milyon 755 bin metreküp su girişi oldu. Yaz aylarında kuraklık nedeniyle su seviyesi kritik noktaya gerileyen barajlar, yağışların ardından yeniden dolmaya başladı. Toplam 1 milyar 115 milyon 740 bin metreküp depolama hacmine sahip 14 barajda, 24 Mart itibarıyla toplam 677 milyon 3 bin metreküp su bulunuyor. Buna göre 14 barajda 6 Ocak'ta yüzde 30 olan ortalama doluluk oranı yüzde 53'e yükseldi. Edirne'de bulunan 6 barajda ocak ayında 214 milyon 351 bin metreküp olan su miktarı, son yağışlarla 348 milyon 374 bin metreküpe ulaştı. Böylece ortalama doluluk oranı yüzde 59 olarak ölçüldü. Kırklareli'nde 4 barajda ocak ayında 58 milyon 218 bin metreküp olan su miktarı, 194 milyon 866 bin metreküpe yükseldi. Tekirdağ'da ise ocak ayında 104 milyon 679 bin metreküp olan su miktarı 133 milyon 763 bin metreküpe çıktı. Bölgede ortalama doluluk oranı en yüksek il Edirne olurken, en düşük su seviyesi Tekirdağ'daki Türkmenli Barajı'nda kaydedildi. 15 milyon 290 bin metreküp depolama hacmine sahip barajda 24 Mart itibarıyla 1 milyon 880 bin metreküp su bulunuyor. Kırklareli Doğayı Koruma Derneği Başkanı Göksal Çidem, son yağışlarla baraj, göl ve yer altı sularında artış yaşandığını söyledi. Orman ve suyun birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Çidem, suyun yaşamın temel kaynağı olduğunu vurguladı. Su kaynaklarının korunmasının önemine dikkati çeken Çidem, "Yağışlar yer altı ve yer üstü su kaynakları açısından bereketli bir dönem yaşanmasını sağladı. Bu durum su kaynaklarının yeniden canlanmasına katkı sundu. Ancak suyu tasarruflu kullanmak zorundayız." dedi. Trakya'nın su kaynakları bakımından sınırlı imkanlara sahip olduğunu ifade eden Çidem, geçen yıl bölgede su sıkıntısı yaşandığını, bazı köylere tankerlerle su taşındığını anımsattı. Çidem, suyun tarım, hayvancılık ve yaşam için hayati öneme sahip olduğunu belirterek, "Gelecekte suyun değeri çok daha iyi anlaşılacak." dedi.

Koyuncu; “Keşan Köylerinde Acil Çöp Konteyneri İhtiyacı Yok” Haber

Koyuncu; “Keşan Köylerinde Acil Çöp Konteyneri İhtiyacı Yok”

Edirne İl Genel Meclisi’nin bugün düzenlenen toplantısında, Su, Kanalizasyon ve Katı Atık Hizmetleri Komisyonu’nun, Keşan ilçesine bağlı köylerdeki çöp konteyner miktarları ve ihtiyaç durumlarının araştırılması hakkındaki raporu görüşüldü. Komisyon Başkan Yardımcısı Vedat Koyuncu tarafından sunulan raporda, Keşan ilçesine bağlı köylerdeki konteyner sayıları tek tek açıklandı. Koyuncu; Akçeşme’de 16, Akhoca’da 48, Bahçeköy’de 67, Barağı’da 15, Beyköy’de 25, Boztepe’de 35, Büyükdoğanca’da 24, Çamlıca’da 88, Çelebi’de 16, Çeltik’te 24, Çobançeşme’de 49, Danişment’te 18, Dişbudak’ta 24, Erikli’de 42, Gökçetepe’de 26, Gündüzler’de 11, Kadıköy’de 40, Karlıköy’de 38, Karacaali’de 29, Karahisar’da 26, Karasatı’da 15, Kılıçköy’de 43, Kızkapan’da 23, Koruklu’da 24, Kozköy’de 47, Küçükdoğanca’da 24, Lalacık’ta 18, Mahmutköy’de 59, Maltepe’de 29, Mecidiye’de 133, Mercan’da 22, Orhaniye’de 37, Pırnar’da 34, Sazlıdere’de 26, Seydiköy’de 35, Siğilli’de 59, Suluca’da 30, Şabanmera’da 32, Şükrüköy’de 25, Türkmen’de 70, Yayla’da 44, Yeniceçiftlik’te 34, Yerlisu’da 28, Yeşilköy’de 13, İbrice limanında 7, Sazlıdere BOTAŞ’ta 17, Mecidiye sahilinde 50, Sazlıdere sahilinde 106 ve Gökçetepe sahilinde 139 adet çöp konteyneri olduğunu söyledi. “YÜZDE 20-25 ORANINDA YIPRANIYORLAR” Koyuncu, Keşan köylerinde acil çöp konteyneri ihtiyacı bulunmadığını belirterek; “Ancak çöp konteynerleri yıllar içinde yaklaşık yüzde 20-25 oranında yıpranmakta ve yenileri ile değiştirilmek zorunda kalınmaktadır. Kış aylarında özellikle kömür yakılan köylerde vatandaşların kül dökmesinden dolayı deforme olmakta ve bu konuda vatandaşların uyarılması gerektiği kanaatindeyiz. Ayrıca yaz aylarında özellikle denize yakın köylerde turizm ile birlikte çöp konteyner sayıları bazen yetersiz kalmakta, çöp konteynerlerinin tamamlanması, bozuk konteynerlerin Köylere Hizmet Götürme Birliklerince ve muhtarlıklarca gerekli girişimler yapılarak toplatılması ve ıslah edilmesi görüşündeyiz” diye konuştu. UĞUR AKAGÜNDÜZ

“Ramazan’da İsraf ile Yanlış Beslenme Aynı Sofrada Buluşuyor” Haber

“Ramazan’da İsraf ile Yanlış Beslenme Aynı Sofrada Buluşuyor”

Edirne’de görev yapan Uzman Diyetisyen Kıymet Pınar Çalım, Ramazan ayında artan gıda israfı ve dengesiz beslenme alışkanlıklarına dikkat çekti. Ramazan sofralarında hem bereketin hem de bilincin olması gerektiğini vurgulayan Çalım, özellikle iftar sofralarındaki aşırı çeşitliliğin hem sağlığı hem de bütçeyi olumsuz etkilediğini söyledi. “RAMAZAN SOFRALARI BAŞKA BİR GERÇEKLE YÜZLEŞİYOR” Ramazan ayının paylaşmanın, ölçünün ve bereketin ayı olduğunu belirten Çalım, son yıllarda sofraların farklı bir tabloyla karşı karşıya kaldığını ifade etti. Çalım “Ramazan ayı; paylaşmanın, ölçünün ve bereketin ayıdır. Ancak son yıllarda Ramazan sofraları, bu anlamların yanında başka bir gerçekle daha yüzleşmemize neden oluyor: artan gıda israfı ve dengesiz beslenme” dedi. Uluslararası araştırmalara da değinen Çalım, Ramazan döneminde hane halklarının normal zamanlara kıyasla daha fazla gıda satın aldığını ve gereğinden fazla yemek hazırladığını belirterek şunları söyledi; “Özellikle iftar sofralarında yapılan aşırı çeşitlilik hem tüketilemeyen gıdaların çöpe gitmesine hem de sindirim sorunları, ani kilo artışı ve kan şekeri dalgalanmalarına yol açıyor.” “İSRAF EDİLEN HER LOKMA, BOŞA HARCANAN EMEKTİR” Çalım, Türkiye’de yapılan çalışmaların da Ramazan ayında plansız alışverişin arttığını gösterdiğini belirterek; “Sofra dolu olsun anlayışı ve porsiyon kontrolünün kaybolması gıda israfını artırıyor. Oysa israf edilen her lokma yalnızca ekonomik bir kayıp değil; aynı zamanda boşa harcanan su, toprak, emek ve enerji anlamına geliyor. Aşırı yağlı, kızartılmış ve şekerli yiyeceklerle kurulan iftar sofraları; hem mideyi yoruyor hem de ‘nasıl olsa Ramazan’ düşüncesiyle ihtiyaçtan fazla hazırlanan yemeklerin ertesi gün çöpe gitmesine neden oluyor. Oysa Ramazan, bedeni de dinlendiren bir ay olmalı” dedi. “DOĞRU BİR RAMAZAN SOFRASI NASIL OLMALI?” Ramazan’da sağlıklı ve dengeli bir sofra için önerilerde bulunan Çalım, doğru bir Ramazan sofrasının şu özellikleri taşıması gerektiğini söyledi; İftarı hafif bir başlangıçla açan, Ana yemekte porsiyonu ölçülü tutan, Sebze, protein ve tam tahılları dengeleyen, Tatlıyı her gün değil, özel günlerde tercih eden, İsraf etmeyecek kadar hazırlanan bir sofra. BAKANLIK VURGUSU VE BİLİNÇLİ TÜKETİM ÇAĞRISI Çalım, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan Ulusal Gıda Kaybı ve İsrafı Strateji Belgesi’nde de gıda israfının önlenmesinin bireysel farkındalıkla başladığının vurgulandığını hatırlattı. “Bu farkındalık Ramazan ayında aynı zamanda sağlıklı beslenmenin de anahtarıdır” diyen Çalım, hem sağlığı korumak hem de israfı azaltmak için şu önerilerde bulundu: Alışverişe tok karnına ve listeyle çıkalım, İftar için tek ana yemek kuralını benimseyelim, Küçük porsiyonlarla başlayıp doygunluğu dinleyelim, Artan yemekleri donduralım, paylaşalım ya da ertesi gün değerlendirelim, ‘Gösterişli sofra’ yerine ‘yeterli ve dengeli sofrayı tercih edelim. HİLAL PEKER

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.