Hava Durumu

#Su Kalitesi

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Su Kalitesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Su Kalitesi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türkmenli Göletine Yüzer Terfi İstasyonu Kuruldu Haber

Türkmenli Göletine Yüzer Terfi İstasyonu Kuruldu

Tekirdağ Su ve Kanalizasyon İdaresi (TESKİ), Marmaraereğlisi ilçesine içme ve kullanma suyu sağlanan Türkmenli Göletinde yaşanan su seviyesi düşüşlerine karşı önemli bir projeyi hayata geçirdi. Kuraklık nedeniyle son yıllarda yaşanan su kayıpları ve buna bağlı su kalitesi sorunlarına çözüm üretmek amacıyla gölete yüzer terfi istasyonu kuruldu. İklim değişikliğinin etkisiyle Trakya genelinde hissedilen kuraklık, Türkmenli Göleti'nde su seviyesinin ciddi oranda azalmasına neden oldu. Bu durum su kalitesinde bozulmalara yol açarken, arıtma tesislerinde kullanılan kimyasal miktarı ve enerji tüketimini artırarak maliyetlerin yükselmesine neden oldu. TESKİ tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında sadece Türkmenli Göleti ile sınırlı kalınmayarak Trakya genelinde benzer sorunların yaşandığı bölgeler için de çözüm odaklı projeler geliştirildi. Bu çerçevede düşük su seviyelerinde dahi su teminini sürdürebilmek ve kaliteyi koruyabilmek amacıyla toplam 10 adet yüzer terfi istasyonu projelendirilerek devreye alındı. Türkmenli Göleti'nde kurulan sistem, saatte 300 ton su alma kapasitesine sahip yüzer terfi istasyonundan oluşuyor. Sisteme entegre edilen değişken debili kumanda mekanizması sayesinde su seviyesine bağlı olarak yüzeye yakın noktalardan su alımı yapılabilecek. Böylece daha kaliteli su temin edilerek arıtma süreçlerinde verimliliğin artırılması sağlanacak. Yeni sistem ile özellikle kurak dönemlerde ortaya çıkan su kalitesi problemlerinin azaltılması ve arıtma maliyetlerinin düşürülmesi hedeflenirken, uygulama sürdürülebilir su yönetimi açısından da önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. TESKİ Genel Müdürü Dr. Onur Özgül, "Son yıllarda Trakya bölgemizde yaşanan kuraklık, içme suyu temin ettiğimiz kaynaklarda ciddi seviye düşüşlerine neden oluyor. Bu durum hem su kalitesini olumsuz etkiliyor hem de arıtma maliyetlerini artırıyor. Türkmenli Göleti'nde kurduğumuz yüzer terfi istasyonu sayesinde, su seviyesinin düştüğü dönemlerde yüzeye yakın ve daha kaliteli suyu alarak bu olumsuzlukların önüne geçmeyi hedefliyoruz. TESKİ ekiplerinin koordinasyonunda bölge genelinde hayata geçirdiğimiz yüzer terfi istasyonları, kuraklıkla mücadelede önemli bir çözüm sunuyor. Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. Candan Yüceer'in vizyonu ve öncülüğünde gerçekleştirdiğimiz çalışmalarda amacımız, vatandaşlarımıza kesintisiz, sağlıklı ve kaliteli içme suyu temin ederken aynı zamanda kaynaklarımızı en verimli şekilde kullanmak. Bu doğrultuda yatırımlarımıza ve projelerimize kararlılıkla devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

Türkiye'de 2050'den İtibaren Sıcak ve Kurak Bozkır İklimi Öngörülüyor Haber

Türkiye'de 2050'den İtibaren Sıcak ve Kurak Bozkır İklimi Öngörülüyor

İklim değişikliği ve kuraklık üzerine çalışan, Almanya'daki Justus Liebig Üniversitesi Coğrafya Bölümü'nde konuk araştırmacı olan Şahin, Yükseköğretim Kurulunca desteklenen "Uluslararası Araştırmacı Programları" kapsamında yürüttüğü bilimsel çalışmada 9 ay boyunca Türkiye ile Avrupa-Akdeniz bölgesinde iklim değişikliğinin etkilerini inceledi. Çalışma, Türkiye'nin de içinde bulunduğu Akdeniz Havzası ile Kuzey Afrika ve Avrupa'nın kuzeyini kapsayan geniş bir alanda yürütüldü. Araştırmada, 1950-2024 yılları arası Era5-Land yeniden analiz verisi, gelecekteki iklim tahminleri için Genel Dolaşım Modelleri ile NASA Earth Exchange Küresel Günlük downscaled tahmin (NEX-GDDP-CMIP6) verileri kullanıldı. Araştırma sonuçlarına göre, 2050'den itibaren Türkiye'nin büyük bölümünde Köppen-Geiger iklim sınıflandırmasına (Sıcaklık ve yağış verilerine dayanarak yeryüzünü beş ana iklim grubuna ayıran, bitki örtüsüyle ilişkili iklim sınıflandırma sistemi) göre sıcak ve kurak bozkır ikliminin hakim olması öngörülüyor. En olumsuz senaryoda ise Karaman'ın kuzey kesimlerinde çöl ikliminin görülebileceği tahmin ediliyor. Şahin, yaptığı açıklamada, Türkiye'nin iklim değişikliğinin etkilerini en hızlı hisseden bölgeler arasında yer aldığını söyledi. Çalışmanın karar alıcılar ve yerel yönetimler için yol gösterici nitelikte olduğunu ifade eden Şahin, iklim değişikliğine uyum ve etkilerinin azaltılmasına yönelik politikaların güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Araştırmada güncel ve yüksek çözünürlüklü veri setleri ile gelişmiş modelleme yöntemlerinin kullanıldığını belirten Şahin, "Türkiye, Avrupa ve Afrika’nın kuzeyini kapsayan geniş bir coğrafyada iklim değişikliğinin etkilerini analiz ettik." dedi. Şahin, iklim değişikliğinin yalnızca çevresel değil, ekonomik ve toplumsal sonuçlar da doğurduğuna dikkati çekti. 2100 yılına kadar farklı senaryoların incelendiğini dile getiren Şahin, "Orta seviye senaryoya göre bile Türkiye'nin karasal iç kesimleri ile Avrupa'nın özellikle güneyi ve güneybatısındaki alanlar kuraklaşacak ve bozkır iklimine dönüşecek. Bu durum, su kaynakları ve su kalitesi için büyük bir tehlike. Tarım için gerekli suyu bir kenara bırakırsak, özellikle 2050 yılından sonra içmek için bile kaliteli su bulma şansımız azalacak." diye konuştu. Bu durumun özellikle su kaynakları açısından ciddi tehdit oluşturduğunu belirten Şahin, tarımsal üretimin yanı sıra içme suyu temininin de risk altına gireceğini ifade etti. En kötü senaryoya göre Akdeniz Havzası'nda sıcaklıkların 6-7 derece artabileceğine dikkati çeken Şahin, yıllık yağış miktarında ortalama 100 milimetre azalma beklendiğini kaydetti. Kuraklığın 2050'den sonra daha belirgin hissedileceğini vurgulayan Şahin, şunları söyledi: "İçmek için bile kaliteli su bulmakta zorlanacağız. Havanın 1 santigrat derece ısınması suda organizmaların sayısını artırıyor ve oksijen miktarını düşürüyor. Biz 6 derece ısınmalardan bahsediyoruz. Bu durum suyun oksijen bakımından fakirleşmesine ve içme suyu kalitesinin giderek düşmesine neden olacak." Şahin, yaz mevsiminin etkisinin uzadığını belirterek, geçmişte 3 ay hissedilen yaz sıcaklarının son dönemde 4-5 aya kadar çıktığını ifade etti. İklim değişikliği sürecinde Avrupa'nın yalnızca kuzey kesimlerinin mevcut iklim koşullarını büyük ölçüde koruyabileceğini belirten Şahin, güney ve iç bölgelerde kuraklık baskısının artacağını söyledi. "Köppen-Geiger iklim sınıflandırmasına göre bir sonraki aşamada çöl ikliminden söz etmeye başlayabiliriz." diyen Şahin, çölleşme riskine karşı önlem alınmaması halinde sürecin hızlanacağını dile getirdi. Şahin, iklim değişikliğinin etkilerinin azaltılması için yoğun ve plansız şehirleşmeden kaçınılması gerektiğini belirterek, ormanların korunması ve artırılmasına yönelik kapsamlı projelerin hayata geçirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.