Hava Durumu

#Su Yönetimi

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Su Yönetimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Su Yönetimi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Sünger Şehir Modeliyle Sel Suları Yer Altı Kaynaklarını Besleyebilir Haber

Sünger Şehir Modeliyle Sel Suları Yer Altı Kaynaklarını Besleyebilir

Ateş, sünger şehir yaklaşımının kentler için hayati öneme sahip bir peyzaj yöntemi olduğunu söyledi. Trakya'nın Karadeniz ile Marmara'nın kesişiminde yer aldığını, bu nedenle yoğun yağışların etkili olduğu kırılgan bir bölge olduğunu ifade eden Ateş, ani gelişen yağışların sel riskini artırdığını dile getirdi. Kentlerde su yönetimi açısından peyzaj planlamasının önemine dikkati çeken Ateş, sünger şehir modelinin yağmur suyunu hızla kanalizasyona aktarmak yerine yerinde tutmayı, depolamayı, toprağa sızdırarak yer altı sularını beslemeyi ve su döngüsünü düzenlemeyi amaçladığını anlattı. Kurakçıl peyzaj uygulamalarının ise su isteği az bitkiler ve dolomit taş yüzeylerden oluştuğunu belirten Ateş, bu alanların su tutma kapasitesinin düşük olduğunu söyledi. Bu tip yüzeylerin yağmur suyunun toprağa sızmasını engellediğini ve yüzey akışını hızlandırdığını aktaran Ateş, şunları kaydetti: "Sünger şehir modeli, yağmur suyunu hızlıca kanalizasyona göndermek yerine bulunduğu yerde yönetmeyi esas alır. Bu sistem, suyu depolamayı, toprağa sızdırarak yer altı kaynaklarını beslemeyi ve doğal su döngüsünü korumayı amaçlar. Bu kapsamda kamu alanlarında yağmur bahçeleri oluşturulması, yol kenarlarında biyo hendekler yapılması, otopark ve meydan gibi sert zeminlerde geçirgen malzemelerin kullanılması önem taşır. Ayrıca tarımsal drenaj alanlarında mikro sulak alanlar ve agroekolojik zonlar oluşturulması da etkili çözümler arasında yer alır. Öte yandan kentlerde su yönetimine yönelik master planların hazırlanması gereklidir. Kuru dere yataklarının yollarla kapatılması ya da yapılaşmaya açılması ise ilerleyen süreçte yaşanan sel felaketlerinin başlıca nedenleri arasında gösterilmektedir."

Tekirdağ'da Kuruyan Baraj Yağışlarla Canlandı Haber

Tekirdağ'da Kuruyan Baraj Yağışlarla Canlandı

Tekirdağ’da geçen yıl yağışların yetersiz kalması nedeniyle su debisinin kritik seviyelere kadar düştüğü Naip Barajı’nda bu yıl etkili olan yağışlar ve alınan önlemlerle birlikte kısmi toparlanma yaşandı. Önceki yıl aynı dönemde yüzde 12 seviyelerinde olan doluluk oranı, son ölçümlere göre yüzde 22’ye yükseldi. Barajda yaşanan artışın yalnızca yağışlardan değil, aynı zamanda yapılan altyapı çalışmaları ve alternatif su kaynaklarının devreye alınmasından kaynaklandığı belirtildi. Geçtiğimiz yaz aylarında su seviyesinin aşırı düşmesi nedeniyle barajda çatlayan topraklar ve ortaya çıkan eski yapılar dikkat çekmişti. Su seviyesinin "ölü hacim" noktasına kadar gerilediği barajda bu yılki gelişmeler umut verdi. Kuraklık döneminde susuzluk yaşanmaması için farklı su kaynaklarından takviye sağlandı. Göletlerden ve derelerden alınan sular, oluşturulan hatlarla Naip Barajı’na yönlendirildi. Özellikle Yazır Göleti ve Kocadere hattı üzerinden baraja önemli miktarda su taşındı. Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Yüceer, Naip Barajı’nda gazetecilere yaptığı açıklamada, "Türkiye’de özellikle Kırklareli ve Edirne güzel yağışlar aldı. Tekirdağ'ımız maalesef bu noktada kışın kar yağışı noktasında, yağmurlar noktasında istediğimiz yağışı alamadı. Yağdı tabii ki ama istediğimiz düzeyde, yeterli düzeyde değildi. Tekirdağ su tüketimi fazla olan bir il. Tekirdağ'ımız ağır sanayi, ağır tarım ve göç stresi altında olan bir il. Ama bu kadar stresin altında maalesef yüzey kaynakları yeterli olmayan da bir il. Maalesef şu an içme ve kullanma suyumuzun yaklaşık yüzde 90'ına yakınını biz yeraltı sularından temin etmekteyiz. Ve her yıl da daha derine inmek zorunda kalan bir mücadelemiz var. Bununla beraber hem artan göç, hem sanayi tüketimi, hem tarımın tüketimi, vahşi sulama ama bir yandan da özellikle yaz aylarında da daha da fazla katlanan sahil şeridimiz var. Dolayısıyla yaz nüfusumuzda gerek tatilcilerimiz, gerek günübirlikçilerimiz, İstanbul’a çok yakın bir il olmamız sebebiyle de gerçekten tüketimi fazla olan bir iliz’ dedi. Yüceer, barajdaki toparlanmanın sadece yağışlarla sınırlı olmadığını belirterek, "Arkamda gördüğünüz Naip Barajı en son geldiğimde, yani şimdi biraz önce gelince çok sevindim. İnşallah bir daha geldiğimde daha da çok sevineceğim. Gerçekten toprak çatlamıştı, kurumuştu, evler ortaya çıkmıştı. Yani ölü hacimden su alamadık biz. O noktadaydı. Bugün ne mutlu ki yüzde 15 seviyelerinde, ölü hacmiyle beraber yüzde 22 seviyelerinde. Ama bu sadece yağışlarla dediğiniz gibi olmadı. Ne yaptık? Denize akan suları, var olan göletlerden -Yazır Göleti'nden geliyorum şimdi, orası da çok iyi- hatlar çekerek. Geçtiğimiz sene yaşadığımız krizle beraber zaten 5,5 kilometrelik hattı hemen döşemiştik göletlerden Yazır'a. Yazır'dan da Naip'e su çekerek vatandaşlarımızı susuz bırakmama gayretindeydik. Bugün de ne mutlu ki Kocadere'den yaklaşık 9,6 kilometre, yaklaşık 10 kilometreye yakın bir hat döşeyerek Yazır Göleti'ni besliyoruz. Orada da çok ciddi anlamda su birikti. Yaklaşık günde 3 bin metreküpten 5 bin metreküpe bugün çıkmış bulunuyoruz. Bulduğumuz her yeri, denize akan nerede varsa, nerede bir su kaynağı varsa biriktirmeye çalışıyoruz. Çünkü sudan daha kıymetli bir şeyimiz yok. Bunu yaşadık biz zaten. Ve görünen o ki bu göçle, bu sanayiyle, bu küresel iklim kriziyle, bu nüfus göçüyle, tarımla. Tekirdağ çünkü gerçekten hem sanayisi hem tarımı güçlü olan nadir illerden biri. Bu iki saydığım alan da çok ciddi bir su tüketimi yapıyor. Barajların yapılması noktasında da çaba gösteriyoruz’’ ifadelerini kullandı. Yüceer, su yönetimi konusunda daha kapsamlı politikalara ihtiyaç olduğunu vurgulayarak, "Yaza hazırlanıyoruz ama daha fazlasına ihtiyacımız var. Bu iklim krizi ile beraber, kuraklıkla beraber, tüketimin artması ile beraber ciddi politikalar lazım ilimiz için. Bunun için yüzey sularına ihtiyacımız var. Biz kesinlikle yeraltı suyunu kullanmayı istemiyoruz. Biz biliyoruz ki bu suları çocuklarımıza, torunlarımıza rezerv olarak saklamamız gerekiyor. Biz bu rezervleri tüketiyoruz şu anda, bundan da mutlu değiliz Tekirdağ olarak’’ dedi.

Türkmenli Göletine Yüzer Terfi İstasyonu Kuruldu Haber

Türkmenli Göletine Yüzer Terfi İstasyonu Kuruldu

Tekirdağ Su ve Kanalizasyon İdaresi (TESKİ), Marmaraereğlisi ilçesine içme ve kullanma suyu sağlanan Türkmenli Göletinde yaşanan su seviyesi düşüşlerine karşı önemli bir projeyi hayata geçirdi. Kuraklık nedeniyle son yıllarda yaşanan su kayıpları ve buna bağlı su kalitesi sorunlarına çözüm üretmek amacıyla gölete yüzer terfi istasyonu kuruldu. İklim değişikliğinin etkisiyle Trakya genelinde hissedilen kuraklık, Türkmenli Göleti'nde su seviyesinin ciddi oranda azalmasına neden oldu. Bu durum su kalitesinde bozulmalara yol açarken, arıtma tesislerinde kullanılan kimyasal miktarı ve enerji tüketimini artırarak maliyetlerin yükselmesine neden oldu. TESKİ tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında sadece Türkmenli Göleti ile sınırlı kalınmayarak Trakya genelinde benzer sorunların yaşandığı bölgeler için de çözüm odaklı projeler geliştirildi. Bu çerçevede düşük su seviyelerinde dahi su teminini sürdürebilmek ve kaliteyi koruyabilmek amacıyla toplam 10 adet yüzer terfi istasyonu projelendirilerek devreye alındı. Türkmenli Göleti'nde kurulan sistem, saatte 300 ton su alma kapasitesine sahip yüzer terfi istasyonundan oluşuyor. Sisteme entegre edilen değişken debili kumanda mekanizması sayesinde su seviyesine bağlı olarak yüzeye yakın noktalardan su alımı yapılabilecek. Böylece daha kaliteli su temin edilerek arıtma süreçlerinde verimliliğin artırılması sağlanacak. Yeni sistem ile özellikle kurak dönemlerde ortaya çıkan su kalitesi problemlerinin azaltılması ve arıtma maliyetlerinin düşürülmesi hedeflenirken, uygulama sürdürülebilir su yönetimi açısından da önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. TESKİ Genel Müdürü Dr. Onur Özgül, "Son yıllarda Trakya bölgemizde yaşanan kuraklık, içme suyu temin ettiğimiz kaynaklarda ciddi seviye düşüşlerine neden oluyor. Bu durum hem su kalitesini olumsuz etkiliyor hem de arıtma maliyetlerini artırıyor. Türkmenli Göleti'nde kurduğumuz yüzer terfi istasyonu sayesinde, su seviyesinin düştüğü dönemlerde yüzeye yakın ve daha kaliteli suyu alarak bu olumsuzlukların önüne geçmeyi hedefliyoruz. TESKİ ekiplerinin koordinasyonunda bölge genelinde hayata geçirdiğimiz yüzer terfi istasyonları, kuraklıkla mücadelede önemli bir çözüm sunuyor. Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. Candan Yüceer'in vizyonu ve öncülüğünde gerçekleştirdiğimiz çalışmalarda amacımız, vatandaşlarımıza kesintisiz, sağlıklı ve kaliteli içme suyu temin ederken aynı zamanda kaynaklarımızı en verimli şekilde kullanmak. Bu doğrultuda yatırımlarımıza ve projelerimize kararlılıkla devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

Tekirdağ'da "Sıfır Atık Çalıştayı" Düzenlendi Haber

Tekirdağ'da "Sıfır Atık Çalıştayı" Düzenlendi

Vali Recep Soytürk, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Sosyal Yaşam Merkezi'nde düzenlenen çalıştayda, israfın birçok alanda yaygın olduğunu vurguladı. Kuraklıkla birlikte su israfının önemine dikkati çeken Soytürk, "Bir taraftan DSİ barajlar ve göletler yapıyor, diğer taraftan bizim de suyu israf etmememiz, biriktirmemiz ve doğru kullanmamız gerekiyor." dedi. Su ve gıda israfına karşı bilinçlendirme çalışmalarının artırılması gerektiğini belirten Soytürk, Türkiye'de en büyük arıtma tesislerinden birinin Ergene Havzası'nda hayata geçirildiğini anlattı. Organize sanayi bölgelerindeki (OSB) atıkların tesis içinde arıtıldığını ve SAİS sistemiyle denetlendiğini ifade eden Soytürk, bu sürecin çevre açısından büyük önem taşıdığını kaydetti. Soytürk, yaklaşık 1,5 yıldır suyun kaynağından denize ulaşıncaya kadar olan süreçte ölçümler yapıldığını aktardı. Evsel atıkların da en az sanayi kadar kirletici olduğuna dikkati çeken Soytürk, şunları paylaştı: "Fabrikalardan ve OSB'lerden önce evsel atıkların su kaynaklarını kirlettiği noktaları inceliyoruz. Görüyoruz ki bugün evsel atıklar en az sanayi kadar kirletici. Bu nedenle Büyükşehir Belediyemizle birlikte söz konusu bölgelerdeki tüm evsel atıkların Velimeşe OSB'de arıtılmasıyla ilgili bir protokol çalışması yürütüyoruz. Çok yakın bir tarihte bu protokolü imzalayacağız çünkü Velimeşe OSB'nin bu yükü kaldırabilecek büyük kapasitesi bulunmaktadır. Böylece Ergene Nehri ve çevresi daha temiz hale gelecektir." Arıtma çamurlarının değerlendirilmesine yönelik proje üzerinde çalıştıklarını dile getiren Soytürk, bu çamurların kurutularak çimento fabrikalarında yakıt olarak kullanılmasının hedeflendiğini ifade etti. Sıfır Atık Vakfı Genel Müdürü Mustafa Erdağı da vakfın 2023 yılında Emine Erdoğan'ın liderliğinde kurulduğunu anlattı. Çalıştayların sıfır atık süreçlerini değerlendirmek ve raporlamak amacıyla düzenlendiğini aktaran Erdağı, elde edilen verilerin ülke genelinde daha etkin politikalar geliştirilmesine katkı sağlayacağını söyledi. Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mümin Şahin ise çalıştayda iklim krizi, gıda israfı ve su yönetimi gibi başlıkların ele alınacağını belirtti. Çalıştayda ayrıca, İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Aksoy ile Tekirdağ Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Ali Kemal Atlı da bir konuşma yaptı. Konuşmaların ardından katılımcılar, atık azaltımı, geri dönüşüm, kompost uygulamaları ve sürdürülebilir tüketim alışkanlıkları üzerine değerlendirmelerde bulundu.

Edirne’nin Su Kaynakları ve Yönetimi Paneli Başladı Haber

Edirne’nin Su Kaynakları ve Yönetimi Paneli Başladı

‎Türk Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği (TMMOB) Edirne İl Koordinasyon Kurulu tarafından, Edirne Valiliği, Edirne Belediyesi, Edirne Barosu ve Edirne Tabip Odası destekleriyle düzenlenen “Edirne’nin Su Kaynakları ve Yönetimi” paneli başladı. ‎Edirne Barosu Av. Hayrettin Belli Konferans Salonu’nda düzenlenen panele Edirne Vali Yardımcısı Turgut Subaşı, Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Cenk Ergüden, TMMOB Edirne İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Birce Altay, Edirne Kent Konseyi Başkanı Özer Demir, Kırklareli Kent Konseyi Başkanı Yasemin Ertaş, oda, sendika ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ile vatandaşlar katıldı. KARAKOÇ İKLİM KRİZİNE DİKKAT ÇEKTİ ‎Panelin açılış konuşmasını yapan Edirne Baro Başkanı Av. Gökhan Karakoç, tüm katılımcıları selamlarken; suya erişimin yaşam hakkının ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi. Karakoç, Edirne'nin kuruluşundan bu yana su ile şekillendiğini belirterek, günümüzdeki iklim krizinin etkilerine dikkat çekti. Suyun korunması ve gelecek nesillere aktarılmasının önemini vurgulayan Karakoç, panelin düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti. “TRAKYA’YI KORUMAYA ÇALIŞIYORUZ” ‎Karakoç'un ardından konuşan TMMOB Edirne İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Birce Altay da Edirne'de su dağıtım sorunları yaşandığını belirterek, su sorununun tüm bilim dallarıyla irdelenmesi için panel düzenlediklerini söyledi. Trakya coğrafyasındaki su varlığının bir bütün olduğunu ve kurumlararası iş birliğiyle yönetilmesi gerektiğini söyleyen Altay, kirletici sanayiye karşı Trakya'yı korumaya çalıştıklarını ifade etti. Altay, suyun kamucu anlayışla bilim ve teknolojinin gerekleriyle yönetilmesi gerektiğini ifade etti. ERGÜDEN: “SU ORTAK AKILLA YÖNETİLMELİ” ‎Altay'ın ardından konuşan Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Cenk Ergüden, Edirne'nin su ile kurulan bir şehir olduğunu söyleyerek, su konusunun sadece teknik bir konu olmadığını belirtti. Ergüden, günü kurtaran yaklaşımlarla suyun korunamayacağını ifade ederek, bilimden, şeffaflıktan ve planlamadan uzaklaşılmaması gerektiğini söyledi. Ergüden, Edirne'deki altyapı çalışmalarına dikkat çekerek, altyapının şehrin omurgası olduğunu belirtti. Ergüden, su politikalarının ortak akılla yönetilmesi gerektiğini ifade ederek, Edirne'nin uzun vadeli bir anlayışla yürümeye hazır olduğunu söyledi. SUBAŞI: “SU KIYMETLİ VE KIT” ‎Ergüden'in ardından konuşan Edirne Vali Yardımcısı Turgut Subaşı, suyun kıymetli ama kıt olduğunu söyleyerek, insanların bu durumu günümüzde daha çok hissettiğini belirtti. Subaşı, düzenlenen panelin çok anlamlı olduğunu belirterek, sonuçlarını takip edeceklerini ifade etti. Subaşı, Edirne'de çiftçinin beklentisini karşılayacak oranda yağış gerçekleştiğine dikkat çekerek, yaz aylarında çiftçilerin iyi bir sezon geçirmesini diledi. Suyun milli servet olduğunu söyleyen Subaşı, genç nesillere de bunu aşılamak gerektiğini belirtti. İLK OTURUMU CANDEĞER YÖNETİYOR ‎Panelin ilk oturumu, Jeoloji Yüksek Mühendisi Osman Candeğer’in yönetiminde, Makina Yüksek Mühendisi Hüseyin Erkin’in “Edirne Su Kültürü Geçmişi ve Geleceği”, Meteoroloji Mühendisi Bilhan Dalkılıç’ın “Edirne İli Su Yönetimi” ve Jeoloji Mühendisi Can Yılmaz’ın “Edirne Yeraltı Su Kaynakları” konulu sunumlarıyla devam edecek. ‎Panelin ikinci oturumu ise Bahattin Yılmaz’ın yönetiminde, Prof. Dr. Faruk Yorulmaz’ın “Su ve Sağlık” ile Av. Coşkun Molla’nın “Su ve Hukuk” sunumlarıyla tamamlanacak. Oturumların tamamlanmasının ardından panel, forum ve kapanış bölümü ile sona erecek. UĞUR AKAGÜNDÜZ

Şadan Şimşek: “Meriç Nehri Bir Boru Hattı Değil, Yaşam Kaynağıdır” Haber

Şadan Şimşek: “Meriç Nehri Bir Boru Hattı Değil, Yaşam Kaynağıdır”

21.Dönem Edirne Milletvekili Şadan Şimşek, Meriç Nehri Endüstri Suyu Projesi hakkında yazılı bir basın bildirisi yayımladı. Şimşek, sanayiye karşı olmadıklarını ancak plansız, çarpık ve çevresel maliyetleri göz ardı eden sanayi anlayışına itiraz ettiklerini vurguladı. Trakya’nın jeolojik yapısı korunarak, ekonomik, sosyal ve kültürel açıdan sürdürülebilir bir kalkınma modelinin esas alınması gerektiğini ifade etti. Yıllar önce TEMA Vakfı başta olmak üzere sivil toplum kuruluşları, meslek odaları ve siyasi partilerle birlikte İstanbul sanayisinin Trakya’ya taşınmasının çevreyi, tarım alanlarını ve su kaynaklarını tüketeceği yönünde uyarılarda bulunduklarını hatırlatan Şimşek, bu uyarıların bilinçli şekilde görmezden gelindiğini belirtti. Bugün gelinen noktada Ergene Nehri başta olmak üzere Trakya’daki su varlıklarının kirlenme ve tükenme riskiyle karşı karşıya kaldığını dile getirdi. Şimşek, Meriç Nehri Endüstri Suyu Projesi’nin, bilimsel veriler ışığında değerlendirilmediğini savunarak, projenin su güvenliğini sağlamak yerine sorunu başka bir havzaya taşıdığını ifade etti. İklim krizi nedeniyle Meriç Havzası’nda düzensiz akış, yaz aylarında ciddi debi düşüşü ve artan kuraklık riski bulunduğuna dikkat çekti. Buna rağmen sanayi için nehirden sürekli ve yüksek miktarda su çekilmesinin planlandığını, tarımın, ekosistemin ve yerel halkın su ihtiyacının geri plana itildiğini kaydetti. Yetkililerin projeyi yeraltı sularını koruma gerekçesiyle savunduğunu aktaran Şimşek, bir havzadaki yanlış su kullanımının başka bir yüzey suyunu zorlayarak çözülemeyeceğini, bunun sürdürülebilir bir yaklaşım olmadığını söyledi. Meriç Nehri’nin sınır aşan bir su kaynağı olduğunu hatırlatan Şimşek, Bulgaristan ve Yunanistan ile paylaşılan bu nehir üzerinde uluslararası bağlayıcılığı olan bir su yönetimi planı olmadan atılacak adımların ileride diplomatik, hukuki ve çevresel sorunlara yol açabileceğini ifade etti. Açıklamada, proje kapsamında planlanan baraj, gölet ve su aktarım sistemlerinin nehir ekosistemi, tarımsal sulama, taşkın rejimi ve bölge halkının su hakkını bütüncül şekilde ele almadığına dikkat çekildi. Trakya’nın sınırlı su kaynaklarının kim için kullanılacağı sorusunu yönelten Şimşek, halkın, çiftçinin ve doğanın suyu yerine suyu yoğun tüketen sanayi modelinin korunmak istendiğini savundu. Çözümün nehirlerden daha fazla su çekmekte değil, sanayide zorunlu su tasarrufu, geri kazanım sistemleri, kapalı devre üretim ve gerçek bir su yönetimi politikası geliştirmekte olduğunu belirten Şimşek, “Meriç Nehri bir boru hattı değildir. Bir ekosistemdir, bir yaşam alanıdır, ortak geleceğimizdir” ifadelerini kullandı. Bilimi yok sayan ve halkı sürecin dışına iten anlayışı kabul etmediklerini vurgulayan Şimşek, kamuoyunu, meslek odalarını, bilim insanlarını ve yerel yönetimleri Meriç Nehri Endüstri Suyu Projesi’ne karşı ortak akıl ve kamusal sorumlulukla hareket etmeye davet etti. Açıklamasını “Su haktır, ticari meta değildir. Meriç Nehri Trakya’nındır” sözleriyle tamamladı. HABER MERKEZİ

Aksal: “3 Yılda Edirne Turizmi Çok Ciddi Artacak” Haber

Aksal: “3 Yılda Edirne Turizmi Çok Ciddi Artacak”

AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, Edirne’nin tarihi mirası, devam eden yatırımlar, turizm projeleri, su yönetimi ve ekonomi başlıklarında önemli açıklamalarda bulundu. Önümüzdeki 3 yıl içinde Edirne’nin turizmde ciddi bir ivme kazanacağını belirten Aksal, kentte yürütülen projelerin Edirne’yi yeniden tarih ve turizmin merkezi haline getireceğini söyledi. EDİRNE SARAYI YENİDEN AYAĞA KALKIYOR Osmanlı-Rus savaşları sırasında Edirne Sarayı’nın cephanelik olarak kullanıldığını ve patlatılarak yok edildiğini anlatan Aksal, geriye yalnızca birkaç yapı kalıntısının kaldığını söyledi. Aksal, Edirne Sarayı ihya çalışmalarının tüm hızıyla devam ettiğini belirterek “Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla 2022 yılında Edirne Sarayı’nı Milli Saraylar Başkanlığı’na devrettik. Milli Saraylar eliyle çok hızlı ve titiz bir çalışma yürütülüyor” ifadelerini kullandı. CİHANNÜMA KASRI TAMAMLANDI Saray alanındaki çalışmalar hakkında bilgi veren Aksal; “Cihannüma Kasrı’nın inşaatı tamamlandı. Şu anda tefrişat çalışmaları yapılıyor. Kabul salonları ve iç mekan düzenlemeleriyle gerçekten muhteşem bir eser ortaya çıkıyor” dedi. KIRKPINAR İÇİN YENİ VE KALICI ALAN GELİYOR Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin yapıldığı alanın da saray bahçesi içinde yer aldığına dikkat çeken Aksal, bölgenin aynı zamanda şehitlik alanı olduğunu vurguladı. Aksal, Kırkpınar’ın tarihi ve manevi değerine uygun şekilde yeniden düzenleneceğini söyledi. Aksal, “Kırkpınar’ı çok uzağa taşımadan, saraya ve mevcut alana çok yakın bir noktada, yılın 365 günü kullanılabilecek stadyum benzeri bir alan inşa etmeyi planlıyoruz. Spor faaliyetlerinin yapılabileceği, Edirne’ye yakışan bir alan olacak” dedi. Yeni Kırkpınar alanı için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da talimat verdiğini ifade eden Aksal, “Sayın Cumhurbaşkanımız, il başkanları toplantısında bu projenin hızlı ve çok güzel yapılmasını istedi. Çalışmalar hızla devam ediyor” diye konuştu. MAHMUDİYE KIŞLASI KONGRE VE KÜLTÜR MERKEZİNE DÖNÜŞÜYOR Mahmudiye Kışlası’nın da restore edildiğini belirten Aksal, yapının kongre merkezi, kütüphane ve kültürel alan olarak hizmet vereceğini açıklayarak “Edirne’de büyük organizasyonlar yapabileceğimiz bir alan yoktu. Mahmudiye Kışlası bu ihtiyacı karşılayacak” dedi. HIZLI TREN VE TURİZME BÜYÜK KATKI Hızlı tren projesinin Edirne turizmine büyük katkı sağlayacağını vurgulayan Aksal; “Edirne, İstanbul’a ve Balkanlar üzerinden Avrupa’ya bağlanacak. Selimiye Camii, saray, hamamlar ve tarihi yapılar tamamlandığında ziyaretçiler Edirne’de artık 2-3 gün konaklayacak” ifadelerini kullandı. İÇME SUYU VE ALTYAPI SORUNU Edirne’nin ciddi bir içme suyu sorunu yaşadığını belirten Aksal, Devlet Su İşleri tarafından yürütülen projelerin hızla devam ettiğini söyledi. Ancak altyapıdaki yüzde 50’nin üzerindeki kayıp-kaçak oranına dikkat çekerek, “Suyu getirmek yetmez, altyapıyı da yenilemek gerekiyor” dedi. ÖZGÜR ÖZEL’İN “97 BİN LİRA” AÇIKLAMASINA TEPKİ Aksal, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Saraçlar Caddesi’nde yaptığı mitingde asgari ücret ve yoksulluk sınırıyla ilgili sözlerini de değerlendirdi. Özel’in yoksulluk sınırını 97 bin lira olarak ifade ettiğini hatırlatan Aksal; “97 bin lira maaş alan kaç kişi var, ben de bilmiyorum. Mitingde ‘97 bin liranın üzerinde maaş alanlar el kaldırsın’ dedi, çok az kişi el kaldırdı. Kaldıranların büyük kısmı da belediye çalışanlarıydı” dedi. CHP’li belediyelere çağrıda bulunan Aksal; “Madem yoksulluk sınırı 97 bin lira deniliyor, buyurun belediyelerinizden başlayın. Çalışanlarınıza 97 bin liranın üzerinde maaş verin” sözlerine yer verdi. AKSAL’A SÜRPRİZ DOĞUM GÜNÜ KUTLAMASI AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal’a, parti binasında basın mensuplarına yaptığı açıklamaların ardından sürpriz doğum günü kutlaması düzenlendi. Aksal, yapılan sürpriz için parti teşkilatına teşekkür ederek, birlikte nice sağlıklı ve başarılı yıllar temennisinde bulundu. HİLAL PEKER

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.