Hava Durumu

#Süt

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Süt haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Süt haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Suiçmez: “Süt Fiyatı Beklentimiz En Az 28 Lira” Haber

Suiçmez: “Süt Fiyatı Beklentimiz En Az 28 Lira”

Edirne Süt Üreticileri Birliği Başkanı Mustafa Suiçmez, nisan ayında toplanacak olan Ulusal Süt Konseyi hakkında açıklamalarda bulundu. Konseyin toplantısında süt fiyatlarında revize beklediklerini belirten Suiçmez, şu an 22,20 lira olan bir litre çiğ süt için en az 28 lira fiyat beklediklerini ifade etti. Petroldeki artışın maliyetleri arttırdığını söyleyen Suiçmez; “Ulusal Süt Konseyi'nin toplanması biraz geç kaldı gibi duruyor. Çünkü, ocak ayında zaten 20 gün geç fiyat açıklamışlardı. 2026 yılının fiyatını açıklarken süreç, 1 Ocak'tan başlamadı, 22 Ocak'tan başlatıldı. Ulusal Süt Konseyi'nin aldığı kararların en son paragrafında yazar. Bunu herkes gördü zaten orada. Nisan ayında tekrar toplanılacak yazıyor bu kararda. Bugün de 1 Nisan. Bir an önce acilen bu fiyatın revize edilmesi lazım. Revize edilirken de bütün bu çevrede petrol fiyatlarındaki, enerji fiyatlarındaki artış göz önüne alınmalı. Bu artış bizim direkt üreticimize yansıyor. Enerji fiyatlarındaki artış direkt yeme zam olarak yansıyor. Dolayısıyla acilen süt fiyatlarındın acilen revize edilmesi lazım. Revize edilirken de şu an 22,20 olan süt fiyatının en az 28 lira olması gerekir. Çünkü Avrupa Birliği ülkelerinde baktığımızda süt fiyatlarını Eurocent üzerinden hesapladığımızda 28 liraya tekabül ediyor. Bizim de üreticimizin önünü görebilmesi için, alın terinin, emenin karşılığını alabilmesi için en az 28 lira gibi bir fiyat açıklanmasını bekliyoruz. Üreticinin ürettiği üründen, günlerden çalmanın bir anlamı yok. Nisan ayı dediler, Nisan ayını bekledik. Ocak ayında 22 günümüzü çaldılar, ona da sesimizi çıkarmadık. Acilen toplanıp 1 Nisan2026 tarihinden geçerli olmak üzere, dediğimiz rakamların altında olmamak şartıyla belirlenmesini talep ediyoruz” dedi. ŞENER ŞENTÜRK

Fatih'in Doğum Gününde Şerbet ve Süt Dağıttılar Haber

Fatih'in Doğum Gününde Şerbet ve Süt Dağıttılar

‎Yeniden Refah Partisi (YRP) Edirne İl Başkanlığı, 30 Mart 1432 tarihinde Edirne'de doğan Osmanlı padişahı Fatih Sultan Mehmet'in doğum gününü kutladı. ‎İkindi namazının ardından Eski Cami girişinde düzenlenen etkinlikte, YRP Edirne İl Başkanı Hakan Çalışkan ve yöneticileri, vatandaşlara Osmanlı şerbeti ve süt ikram ettiler. ‎Fatih Sultan Mehmet'in doğumundan 594 yıl sonra düzenlenen etkinlikle ilgili konuşan İl Başkanı Çalışkan; "Bugün, 30 Mart 1432 tarihinde Edirne'de doğan bir çağı açıp bir çağı kapatan büyük devlet adamı, cihan padişahı Fatih Sultan Mehmet Han'ın doğum gününü idrak etmenin onur ve gururunu yaşıyoruz. Edirne'miz, sadece bir şehir değil; bir medeniyetin doğduğu, büyüdüğü ve dünyaya yön verdiği kutlu bir merkezdir. İşte böyle müstesna bir şehirde dünyaya gelen Fatih Sultan Mehmet Han, azmi, inancı ve kararlılığıyla İstanbul'u fethederek tarihin akışını değiştirmiş, yeni bir çağın kapılarını aralamıştır. Bizler de Yeniden Refah Partisi Edirne İl Başkanlığı olarak, ecdadımızın bu büyük mirasına sahip çıkmak, onların emanet ettiği değerleri yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak sorumluluğuyla bugün burada bulunuyoruz. Bu vesileyle, Eski Camii'nde ikindi namazı öncesinde Mevlid-i Şerif programımızı icra ediyor, akabinde vatandaşlarımıza Osmanlı şerbeti ve süt ikramında bulunuyoruz. Fatih Sultan Mehmet Han'ı ve tüm ecdadımızı rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyoruz" sözlerine yer verdi. ‎UĞUR AKAGÜNDÜZ

Kafe ve Restoranlarda “Ayrıntı Dönemi” Başlıyor Haber

Kafe ve Restoranlarda “Ayrıntı Dönemi” Başlıyor

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın aldığı kararla birlikte kafe ve restoranlarda menü anlayışı değişiyor. 1 Temmuz’dan itibaren işletmeler, sundukları ürünlerin yalnızca isim ve fiyatlarını değil; kalori bilgisi, içerik detayları ve alerjen uyarılarını da açık şekilde paylaşacak. Yeni uygulamayla birlikte karekodlu menüler üzerinden de ürün içeriklerine erişim sağlanabilecek. Amaç ise tüketicinin ne yediğini ve içtiğini daha şeffaf şekilde görmesini sağlamak. “TÜKETİCİ İÇİN BÜYÜK BİR İHTİYAÇ” Edirne’de kafe işletmeciliği yapan Gizem Yavuz Mestanoğlu, düzenlemeyi olumlu karşıladıklarını belirterek şunları söyledi: “Bu uygulama niyet olarak çok güzel. Biz de her zaman destekliyoruz. Tüketicinin ne yediğini ne içtiğini bilmesi artık bir bilinçten öte bir ihtiyaç haline geldi. İnsanlar artık neyi, hangi içerikle tükettiklerini açıkça görmek istiyor.” ALERJİ VE SAĞLIK AÇISINDAN ÖNEMLİ Yeni sistemin özellikle belirli hassasiyetleri olan bireyler için büyük kolaylık sağlayacağını ifade eden Mestanoğlu “Bu uygulama alerjisi olanlar, özel beslenenler ve sağlık problemi yaşayanlar için çok önemli. İçeriklerin açıkça yazılması hem tüketiciye güven verir hem de işletmeler açısından şeffaflık sağlar” dedi. Ayrıca bu durumun işletmeler için de bir güvence oluşturacağını belirten Mestanoğlu, olası sorunlarda ürün içeriğinin önceden belirtilmiş olmasının önemli olduğunu vurguladı. İŞLETMELER İÇİN YENİ SORUMLULUKLAR Yeni düzenlemenin işletmelere ek yük getireceğine de dikkat çeken Mestanoğlu, özellikle kalori hesaplamalarının hassasiyet gerektirdiğini söyleyerek; “Bu iş sadece kalori yazmakla bitmiyor. Örneğin bir kahvenin kalorisi kullanılan süt, şurup ve diğer malzemelere göre değişiyor. Aynı durum yiyecekler için de geçerli. Doğru hesaplama ve doğru sunum çok önemli” diye konuştu. ŞEFFAFLIK VE GÜVEN VURGUSU Kendi işletmelerinde şeffaflığa önem verdiklerini belirten Mestanoğlu; “Bizim barımız açık. Müşteriler kullanılan ürünleri görebiliyor. Ancak kalori gibi detayları her zaman bilemeyebiliyorlar. Bu bilgilerin menüde yer alması güven açısından çok değerli” ifadelerini kullandı. Yeni sistemin özellikle çekingen müşteriler için de avantaj sağlayacağını dile getirdi. “EĞİTİM VE STANDART ŞART” Mestanoğlu, sürecin sağlıklı ilerleyebilmesi için işletmelere yönelik rehberlik ve eğitimlerin önemine değinerek; “Her işletmenin bu hesaplamaları doğru yapabilmesi için bir standart oluşturulmalı. Aksi halde başlangıçta karmaşa yaşanabilir. Ama zamanla herkes uyum sağlayacaktır” dedi. “AMAÇ SADECE KALORİ DEĞİL” Son olarak işletmeciliğin sadece ürün sunmakla sınırlı olmadığını belirten Mestanoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: “Bizim hedefimiz sadece kalori satmak değil, müşteriye bir deneyim sunmak. Ancak bu uygulama, bilinçli tüketim açısından çok önemli bir adım. Umarım tüm işletmeler aynı şeffaflıkla uygular.” HİLAL PEKER

Edirne'de 96 Yaşındaki Yusuf Avcu Yaşam Enerjisiyle Örnek Oluyor Haber

Edirne'de 96 Yaşındaki Yusuf Avcu Yaşam Enerjisiyle Örnek Oluyor

Kocasinan Mahallesi'nde oğlu Şahin ve gelini Didar Avcu ile yaşayan Avcu, günlük yaşamıyla çevresindekilere örnek oluyor. Ramazan boyunca oruç tutan ve camiye giderek 5 vakit namazını aksatmayan Avcu, günlük yürüyüş ve egzersizlerini de ihmal etmiyor. Sağlıklı beslenmeyi ve düzenli yaşamı kendine ilke edinen Avcu, sağlıklı yaş almanın örneklerinden biri olarak dikkati çekiyor. Kronik rahatsızlığı bulunmayan ve ilaç kullanmayan Avcu, yaşam enerjisiyle adeta yaşlılığı kabul etmiyor. Hacca iki kez giden 6 çocuk ve 9 torun sahibi Avcu, sağlıklı olmanın sırrını düzenli yaşamda bulduğunu ifade ediyor. Zaman zaman odasındaki siyah-beyaz fotoğraflara bakarak geçmişi yad eden Avcu, hayat dolu tavırlarıyla çevresinin takdirini kazanıyor. Yusuf Avcu, Yaşlılar Haftası dolayısıyla, 1930 yılında Lalapaşa ilçesine bağlı Demirköy'de doğduğunu söyledi. Yıllarca ağır işlerde çalıştığını belirten Avcu, "Çiftçilik yaptım, taş kırdım, ağaç çıkardım, bedenimi hep çalıştırdım. Boş zamanlarımda ise avcılık yaptım. Çok hareketliydim, hep hareket ettim." dedi. Yaşlıların ve özellikle emeklilerin kenara çekilmemesi gerektiğini dile getiren Avcu, oğlu ve gelininin kendisine çok iyi baktığını anlattı. "96 yaşındayım, hayatımda tek bir gün bile karnımı şişirmedim. Az yerim, bünyeme göre tüketirim. Hiçbir öğünde çok yemek yemedim. Oğlum hep yanımdadır, gelinim de güzel yemekler yapar, Allah razı olsun onlardan. Sabah kalkınca ilk işim abdest almaktır. Namazımı kıldıktan sonra Kur'an-ı Kerim okur, tespih çekerim. Vakit gelince de camiye giderim. 12 yaşından beri namazımı ve orucumu hiç bırakmadım." 2020 yılında geçirdiği trafik kazasında kendisine otomobil çarptığını belirten Avcu, o günden bu yana koltuk değneği yardımıyla yürüdüğünü ifade etti. Hayatı boyunca sigara ve içki kullanmadığını dile getiren Avcu, sağlıklı yaşam için kötü alışkanlıklardan uzak durulması gerektiğini vurguladı. Oğlu Şahin Avcu da babasının çocuklarına ve çevresine her zaman örnek olduğunu söyledi. Babasının yaşamına, beslenmesine ve günlük rutinine büyük özen gösterdiğini anlatan Avcu, "Babam çok çalışkandır. 18 yaşında çiftçiliğe başlamış. Biz çocukken ona yetişemezdik. Babamı ayakta tutan, ona yaşam enerjisi veren, çalışmak ve doğal beslenmesidir." diye konuştu. Babasının yıllardır Kur'an-ı Kerim okuduğunu ve 5 vakit namazını aksatmadığını dile getiren Avcu, şunları kaydetti: "Sabah namazından önce kalkar, Kur'an-ı Kerim okur, namazını kılar. 96 yaşında olmasına rağmen ibadetlerini hiç bırakmadı. Kahvaltıdan önce bir kaşık bal yer, sonra bizimle kahvaltı yapar. Her sabah aynı ölçüde yer, fazla yemez. Meyvesini ihmal etmez. Akşam yatmadan önce bir kaşık zeytinyağı içer. Kış aylarında ise bir bardak süt içmeden uyumaz. Babam mahallemizin 'koca çınar'ıdır, herkese örnek olur. Çocukla çocuk, büyükle büyük olur." Gelini Didar Avcu ise kayınbabasının ibadetlerine ve düzenli yaşama bağlılığıyla örnek olduğunu, hareketli yaşam tarzıyla herkese ilham verdiğini belirtti.

Edirne’nin Bademli Keşkül’ü Coğrafi İşaret Almaya Hazırlanıyor Haber

Edirne’nin Bademli Keşkül’ü Coğrafi İşaret Almaya Hazırlanıyor

Edirne’de Ramazan Sokağı, yalnızca kültürel etkinlikleriyle değil, aynı zamanda geleneksel lezzetleriyle de ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Selimiye Camii gölgesinde kurulan etkinlik alanında vatandaşlarla buluşan tatlı ustası Orhan Yurtsever, Osmanlı mutfağının unutulmaya yüz tutmuş lezzetlerinden keşkülü yeniden Edirnelilerle buluşturuyor. Yaklaşık yarım asırdır tatlıcılık mesleğini sürdüren Yurtsever, keşkülün Edirne gastronomisi için önemli bir değer olduğunu belirterek bu lezzeti yeniden gün yüzüne çıkarmak için çalışmalar yaptıklarını ifade etti. “AİLE MESLEĞİNİ 47 YILDIR SÜRDÜRÜYORUZ” Tatlı ustası Orhan Yurtsever, ailesinin bu mesleği uzun yıllardır sürdürdüğünü belirterek şunları söyledi; “Ailem aslında bu işi 1964 yılından beri yapıyor. Biz ise yaklaşık 47 yıldır özellikle Edirne’de bu mesleği sürdürüyoruz. Uzun yıllar halka hizmet verdik, Edirne’den çok beslendik, hamdolsun. Bu yüzden Edirne’ye bir borcumuz olduğunu düşündük. ‘Edirne gastronomisine ne katabiliriz?’ diye kendimize sorduk.” Yurtsever, bu düşünceden yola çıkarak Edirne’nin unutulmuş bir lezzeti olan keşkülü yeniden canlandırma fikrinin doğduğunu söyledi. “KEŞKÜL SADECE BİR TATLI DEĞİL, BİR GELENEK” Keşkülün yalnızca bir tatlı olmadığını vurgulayan Yurtsever, bu lezzetin kökeninin derviş geleneğine dayandığını belirterek; “Keşkül aslında sadece bir tatlı değil, Edirne’de unutulmuş bir gelenektir. İsmi Farsça kökenlidir. Dervişlerin boyunlarına astıkları ve dolaşırken kullandıkları tas anlamına gelir. Horasan’da başlayan bir gelenektir. Dervişler şehir sokaklarında boyunlarına astıkları bir tasla dolaşır, ilahiler okuyarak insanlardan bağış toplarlardı” dedi. Yurtsever, insanların tasın içine para, şeker ve badem gibi malzemeler bıraktığını, daha sonra bu malzemelerle bir tatlı hazırlanıp dağıtıldığını belirtti. Bu nedenle keşkülün “fukara tatlısı” olarak da bilindiğini ifade etti. “KEŞKÜLÜN ANA VATANI EDİRNE” Keşkülün tarihsel bağlarının güçlü şekilde Edirne’ye dayandığını dile getiren Yurtsever, bademin bu tatlıdaki önemine dikkat çekerek; “Orijinal tarifinde badem vardır ve bu da Edirne’de bu geleneğin kurumsal bir yapı kazandığının önemli bir göstergesidir. Anadolu’daki Kalenderi ve Bektaşi tekkelerinde bademin bulunduğu tek yer Edirne’dir. Eski imaretlerde, Orta İmaret’te, Yeni İmaret’te hatta Beyazıt Külliyesi’nin aylık iaşelerinde bile badem yer alırdı” diye konuştu. Yurtsever, bu nedenle keşkülün ana vatanının Edirne olduğuna inandıklarını söyledi. “700 YILLIK BİR GEÇMİŞİ VAR” Keşkülün Edirne’de çok eski bir geçmişe sahip olduğunu belirten Yurtsever, tatlının yaklaşık 700 yıllık bir tarihe dayandığını ifade ederek; “Bu tatlının Edirne’de yaklaşık 1300’lü yıllardan beri yapıldığı biliniyor. Yani yaklaşık 700 yıllık bir geçmişi var. Edirne gastronomisinin en eski ürünlerinden biridir. Yakın zamana kadar esnaf toplantılarında da bu tatlıyı görmek mümkündü” dedi. “ORİJİNAL TARİFİNE SADIK KALIYORUZ” Keşkülü hazırlarken tarihi tariflere sadık kaldıklarını söyleyen Yurtsever, Osmanlı mutfağındaki özgün tarifte vanilya bulunmadığını dile getirerek şu ifadeleri kullandı; “Mesela keşküle vanilya konulabilir mi? Hayır, konulamaz. Çünkü keşkül Osmanlı mutfağına 1300’lü yıllarda girmiştir. Vanilya ise Osmanlı mutfağına 1800’lü yıllarda girmiştir. Arada yaklaşık 500 yıl fark vardır. Bu yüzden orijinal tarifte vanilya bulunmaz.” Yurtsever, keşkülün temel malzemelerinin badem, süt, şeker ve yumurta olduğunu, tatlıda sadece yumurta sarısı kullandıklarını belirtti. “SARAY MUTFAĞINA KADAR UZANIYOR” Keşkülün zamanla Osmanlı saray mutfağında da yer aldığını anlatan Yurtsever, şöyle konuştu; “Gerçekten çok düzgün bir Osmanlı tatlısıdır. Hatta Kanuni Sultan Süleyman döneminde de saray mutfağına taşınmış, yüksek proteinli ve uzun süre tok tutan bir tatlı olarak bilinir.” “RAMAZAN SOKAĞI BİR ZAMAN MAKİNESİ GİBİ” Keşkülün Ramazan Sokağı’nda vatandaşlardan büyük ilgi gördüğünü ifade eden Yurtsever, özellikle ileri yaşlardaki vatandaşların tatlıyı tadınca geçmişe gittiklerini söyledi. “Ben Ramazan Sokağı’nı bir zaman makinesi gibi görüyorum. Keşkül de aynı etkiyi yapmaya başladı. Özellikle bizim yaşlarımızdaki insanlar keşkülü tattıklarında sanki onları 50 yıl öncesine götüren bir zaman makinesi gibi oluyor. O lezzetle çocukluklarına dönüyorlar.” HEDEF COĞRAFİ İŞARET Keşkülü yeniden Edirne’ye kazandırmak için bilimsel çalışmalar yürüttüklerini belirten Yurtsever, yaklaşık iki buçuk yıldır tarihi belgeler, makaleler ve minyatürler topladıklarını söyleyerek; “Bu işin birçok paydaşı var. Uluslararası hakemli makaleleri de inceliyoruz. Bu işi bilimsel temele oturtmaya çalışıyoruz. Edirne’de bazı sivil toplum kuruluşları da destek veriyor. Sayın Valimiz de her fırsatta bu tatlının tanıtımı için bize imkanlar sunuyor. İnşallah kısa süre içinde coğrafi işaret alarak keşkülü yeniden Edirne’ye kazandıracağımıza inanıyorum” diye konuştu. HİLAL PEKER

‎"Çiğ Süte Yapılan 1 Lira 25 Kuruş Zam Yeterli Değil" Haber

‎"Çiğ Süte Yapılan 1 Lira 25 Kuruş Zam Yeterli Değil"

‎Ulusal Süt Konseyi (USK), çiğ süt referans fiyatını 1 Ekim 2025 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 1 lira 25 kuruş zam ile 19 lira 60 kuruş olarak belirledi. Edirne Genç Çiftçiler Derneği Başkanı Egemen Ilgın, çiğ süte yapılan 1 lira 25 kuruşluk zammın, üreticinin beklentisini karşılamaktan çok uzak olduğunu belirterek sektördeki genç nüfusun giderek azaldığına dikkat çekti. Ilgın, "Bu artış sadece rakamsal. Ne yem maliyetini karşılıyor ne de üreticinin emeğini. Gençler bu şartlarda neden hayvancılık yapsın" dedi. ‎Türkiye’de hayvancılıkla uğraşan üreticilerin yaş ortalamasının 55’i bulduğunu söyleyen Ilgın, "Bu kuşak işi bıraktığında üretim tamamen bitecek. Gençler bu işe girmiyor çünkü sistem ne ekonomik olarak destekliyor ne de sosyal olarak teşvik ediyor" dedi. ‎Kendi çocukluğunun da hayvancılıkla geçtiğini ifade eden Ilgın, bu işin zorluğuna da şu sözlerle dikkat çekti: ‎ “Hayvancılık bayram tanımaz, hafta sonu tanımaz. Her sabah, her akşam ahıra girmeniz gerekir. Süt sağılmadığı gün hayvan hastalanır, ölüm riski doğar. Bu kadar zahmetli bir işin karşılığı bu mu olmalı?" ‎Ayrıca, artan yem fiyatlarının da üretimi doğrudan etkilediğini söyleyen Ilgın, "Süt yemleri verimi artırıyor ancak fiyatlar o kadar yüksek ki çiftçi en temel gıdayı dahi almakta zorlanıyor. 1 lira 25 kuruşluk zam maliyeti karşılamıyor bile" diyerek mevcut zammı yetersiz bulduklarını vurguladı. ‎“GENÇLER PARAYI GÖREMEZSE BU İŞİ YAPMAZ” ‎Gençlerin hayvancılığa ilgi duymamasının temel sebebinin kazanç eksikliği olduğunu dile getiren Ilgın,“Bir genç bu kadar zahmete ancak asgari ücretin üzerinde bir gelir elde edecekse katlanır. Ama şu anda durum öyle değil. Genç, haftada iki gün izinli şehir işini tercih ediyor. Hayvancılık için köye dönmenin mantığı kalmadı” ifadelerini kullandı. ‎KÖYLER YAZLIK ALANLARA DÖNÜŞÜYOR ‎Köylerin giderek boşaldığına dikkat çeken Ilgın, “Köylerde okullar kapanmış. İki çocuğu olan biri, okula götürmek için her gün şehre inmek zorunda. Böylece hayvanını da satıyor, üretimi bırakıp şehirde yaşamaya başlıyor” dedi. ‎“Böyle giderse köyler yazın birkaç sebze meyve yetiştirilen, kışın boş kalan yerler haline gelecek” diyen Ilgın, tarımsal üretimin uzun vadede çöküş riskiyle karşı karşıya olduğunu vurguladı. ‎MEHMET EFECAN HIDIROĞLU

Ilgın: "Sütün Fiyatı En Az 22 Lira Olmalı" Haber

Ilgın: "Sütün Fiyatı En Az 22 Lira Olmalı"

Ilgın, konseyin maliyet hesaplamalarının piyasa gerçekleriyle örtüşmediğini belirterek yaptığı açıklamada şunlara yer verdi: “Geçtiğimiz günlerde Ulusal Süt Konseyi Eylül ayı çiğ süt üretim maliyetini açıkladı. Ulusal Süt Konseyi’nin verilerine göre eylül ayında sütün üretim maliyeti yüzde 5 oranında arttı ve böylece bir litre sütün üretim maliyeti konseyin hesabına göre 12 lira 96 kuruş oldu. Ancak konseyce maliyet artmasına rağmen Mayıs ayından bu yana üreticinin sütü satış fiyatında bir güncelleme maalesef olmadı. Ancak tüketicinin market rafından aldığı sütün ve sütün ürünlerinin fiyatı sürekli yükseldi. Farklı kurum ve kesimlerce yapılan hesaplamalarda çiğ sütün üretim maliyeti ulusal süt konseyinin açıkladığı maliyetin oldukça üzerindedir. Konseyce açıklanan maliyetler piyasa gerçekleri ile örtüşmemektedir. Havaların soğuması ile birlikte çiğ Sütün üretim maliyeti 18 liranın üstüne çıkmıştır. Şuan bölgemizde 15 liradan satılan sütün fiyatının en az 22 lira olması gerekmektedir. Süt üreticisi kritik eşiktedir, kasım ayı içerisinde süte zam beklemektedir. Küçük üreticilerin sürdürülebilir bir şekilde üretim yapabilmesi ve üretimden vazgeçmemesi adına süte zam yapılması kritik bir öneme sahiptir. Aksi halde süt üreticisi süt üretmekten vazgeçecek ve hayvanlarını kesime yollayacaktır.” HABER MERKEZİ

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.