Hava Durumu

#Tarih

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Tarih haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarih haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Çanakkale'de Turizm Master Planı Çalıştayı Düzenlendi Haber

Çanakkale'de Turizm Master Planı Çalıştayı Düzenlendi

Çanakkale Valisi Ömer Toraman, kentteki bir otelde "50. Turizm Haftası" etkinlikleri kapsamında düzenlenen çalıştayda, kent turizminin geliştirilmesi anlamında önemli bir çalışmanın hayata geçirildiğini söyledi. Bu çalışmanın tüm paydaşlarıyla geliştirileceğine işaret eden Ömer Toraman, Çanakkale'nin turizm potansiyeli ve çeşitliliğini anlattı. Toraman, bu alanı daha da geliştirmek istediklerini belirterek, şunları kaydetti: "Turizm alanında oluşan ekonomiyi, pastayı büyütmek istiyoruz. Buradan hem Çanakkale'miz hem de ülkemize bir değer katmak istiyoruz. Refahımızı artırmak için çalışıyoruz. Sektörün bütün profesyonelleriyle beraber sağlıklı bir istişare mekanizmasını çalıştırarak çalışmalarımızı yürütüyoruz. Geçmişte sektörle ilgili olarak pek çok parçalı çalışma yapılmış ancak biz bu defa Kültür ve Turizm Bakanımızın da bize tavsiyeleriyle ilimizin genel olarak en üst seviyede bir master planını çıkarmak için yola çıktık." Bugün yapılan çalıştayın da bunun en önemli aşamalarından birine tekabül ettiğini anlatan Toraman, "Burada bizim için önemli olan şahıslardan bağımsız olarak bizlere bir yol haritası olarak önümüzde duracak olan bir plan ortaya çıkarmak. Bunu çıkaracak olan da turizm sektörünün profesyonelleri ve paydaşları. Bugün onların burada bulunması bizim için çok değerli." dedi. Çanakkale Belediye Başkanı Muharrem Erkek de uzun yıllardır Çanakkale'nin tarih, kültür, turizm ve üniversite kenti olması yönünde çalıştıklarını anımsattı. Kente ait tüm çalışma ve projeleri bu vizyon doğrultusunda sürdürdüklerini dile getiren Erkek, "Ben hem bir Çanakkaleli olarak, hem de bu şehrin belediye başkanı olarak bu çalışmalardan dolayı çok mutluyum. Çanakkale gerçekten tarih, kültür, turizm ve üniversite kenti olma yolunda çok önemli adımlar atıyor. Turizm master planının konuşulması ve oluşturulması bu anlamda çok çok önemlidir." diye konuştu. Kültür ve Turizm Bakanlığı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir ise Çanakkale turizmi konusunda çok önemli toplantıların yapıldığını anlattı. Kaşdemir, "Çanakkale Turizmi Master Planı"nın bugüne kadar kent turizmi için konuşulanların ete kemiğe bürünmüş hali olduğunu belirterek, şöyle konuştu: "Bu çalışma bizim kent turizmi rotamızı belirleyecek. Turizm için ne istediğimizi belirleyecek. Çanakkale biliyorsunuz ki çok rüzgarlı bir şehir. Gemileri bol bir şehir fakat rotası belli olmayan hiçbir gemiye hiçbir rüzgar yardım etmez. Biz bu planı başarabilirsek ne istediğimizi ve nereye gitmek istediğimizi belirlersek eğer o zaman biz nereye gidersek gidelim kapıların sonuna kadar açılacağını düşünüyorum." Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Rektörü Prof. Dr. Cüneyt Erenoğlu da bu çalışmanın bir paydaşı olmaktan mutluluk duyduklarını vurguladı. Kültür ve Turizm İl Müdürü Çağman Esirgemez ise Çanakkale'nin tarih ve doğanın kesişim kümesinde bir şehir olduğunu ifade etti.

Çanakkale Cephesi'nde Propaganda Savaşlarında İngilizlerden Türklere 'Siz Bizim Düşmanımız Değilsiniz' Vurgusu Haber

Çanakkale Cephesi'nde Propaganda Savaşlarında İngilizlerden Türklere 'Siz Bizim Düşmanımız Değilsiniz' Vurgusu

111 yıl önce dünya harp tarihine "Son centilmenler savaşı" olarak geçen Çanakkale Kara Savaşları'nda, Türk ve İngiliz askerleri silahlı mücadelenin yanında propaganda savaşıyla da karşı karşıya kaldı. Savaş sırasında her iki tarafın da sayısız propaganda broşürleri ve yöntemleri kullanıldı. Gelibolu Yarımadası'ndaki şiddetli savaş sırasında askerlerin bir gözü silahların namlusundayken, kafaları ise propaganda araçlarında oldu. Çanakkale Kara Savaşları sırasında Türkçe ve İngilizce metinlerin yer aldığı propaganda broşürleri siperlere hem uçaklardan hem de gönüllü askerler tarafından atıldı. Çanakkale Kara Savaşları sırasında İngilizler, Türk askerlerine ele geçirdikleri esirlere iyi muamele yaptıklarını, onların yemeklerinin, giyim kuşamlarının iyi olduğunu belirterek, aslında düşmanlarının Türkler olmadığı, düşmanlarının Almanlar olduğu vurgusu yapan broşürler attı. Broşürlerde, İngilizlerin Türk askerlerine, "Bizim düşmanımız sizler değilsiniz, düşmanımız Almanlar. Biz aslında halifeliğe, padişaha ve sizlere saygı duyuyoruz. Sadece düşmanımız olan Almanlarla yan yana bulunmamanız gerekiyor. Onun için de gelin Türkler bize teslim olun ya da Almanlarla iş birliği yapmayı bırakın" ifadeleri yer aldı. Çanakkale Kara Harbi'nin 25 Nisan 1915 tarihinde başladığını belirten ÇOMÜ İnsani ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Barış Borlat, "Çanakkale Kara Harbi 25 Nisan 1915 günü başladığında kıyı hattındaki özellikle kıyı başı tutulamamış ve bir süre sonra taraflar arasındaki muharebe mevzi harbine yani siper savaşlarına dönmeye başlamıştı. Özellikle 25 Nisan gününde başlayan Arıburnu bölgesindeki siperler taraflar arasındaki mesafenin neredeyse 4-5 metreye kadar düştüğü bir alanı ortaya çıkarmıştı. Özellikle bu durum tarafların birbirine karşı öncelikle el bombası atması, ardından da bulunmuş olduğu hat içerisinde lağım açmak suretiyle birbirinin üzerinde üstünlük sağlamaya çalışmış olduğunu göreceğiz. Ancak bu durum bir süre sonra savaşın sonuna kadar bir rutin haline gelmeye başlamış ve mevzi harbi artık bölgedeki kanlı savaşların da başlangıcı olmuştu. Nitekim Çanakkale Muharebeleri esnasındaki en kanlı muharebeler Nisan ayından başlamak üzere savaşın sonuna kadar devam etmişti" dedi. Kara muharebeleri sırasında tarafların birbirine karşı mücadeleyi muharebe sahasında değil aynı zamanda psikolojik anlamda da sağlaması gerektiğini de ifade eden Doç. Dr. Barış Borlat, "Bu nedenle özellikle İngilizler bunu sağlamak amacıyla Türk tarafının bulunduğu hatlara propaganda amacıyla bir şey denemişlerdi. Bu da yeni bir usulü aslında propaganda harbinin başlamasıydı. Uçaklar için özellikle bir özel hazne içerisinde özel kağıtları hazırlanmış, bu kağıtların üzerine Osmanlıca olarak Türk askerlerine seslenen mesajlar yazmışlardı. Bu mesajlar uçaklarla Türk hatlarına doğru yaklaşan siper içerisindeki askerin üzerine atılıyor ve askerin ise bunları alarak okuması ve ardından da bundan etkilenmesi bekleniyordu. Ancak bu durumun sadece uçaklarla değil aynı zamanda siper içerisinde de yaşanmış olduğunu göreceğiz. Özellikle Anzakların bulunmuş olduğumuz hatlarda Türk siperlerinin içerisine bir dala ya da taşa sardıkları kağıdın üzerindeki mesajları atmış olduklarını göreceğiz. Bu mesajlara baktığımızda ise özellikle kendilerinin ele geçirdikleri esirlere iyi muamele yaptıklarını, onların yemeklerinin, giyim kuşamlarının iyi olduğunu belirtiyor ve aynı zamanda enteresan mesaj veriyorlardı. 'Bizim düşmanımız sizler değilsiniz, düşmanımız Almanlar yani biz aslında halifeliğe, padişaha ve sizlere saygı duyuyoruz. Sadece düşmanımız olan Almanlarla yan yana bulunmamanız gerekiyor. Onun için de gelin Türkler bize teslim olun ya da Almanlarla iş birliği yapmayı bırakın gibi birçok propaganda kartının ve kağıdının özellikle Türk hatlarına atılmış olduğunu göreceğiz. Bu yöntemi gören Türk tarafı da benzer bir usulle aslında aynı şeyi denemiş ve yine kendi bulunduğu hatlardan karşı tarafa Anzak hatlarına propaganda amacıyla kart atmış olduğunu veya kağıtlar atmış olduğunu göreceğiz. Aslında savaşın uzaması muharebenin muharebe şartları içerisinde psikolojik boyutunun da ayrı bir yere taşınmış olduğunu söyleyebiliriz" şeklinde konuştu.

Perinthos Antik Kenti'nde Yaklaşık 2 Bin Yıl Sonra Müzik Yankılandı Haber

Perinthos Antik Kenti'nde Yaklaşık 2 Bin Yıl Sonra Müzik Yankılandı

Tekirdağ İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen çalışmada, antik kentte bulunan Perinthos Tiyatrosu'nda konser düzenlendi. Marmara Ereğlisi'ndeki kazı alanında gerçekleştirilen etkinlikte, Tekirdağ Öğretmenler Maarif Korosu tarafından Tekirdağ yöresine ait "İndim Yarin Bahçesine" adlı türkü, senfonik düzenlemeyle seslendirildi. Performans için ayrıca klip çekimi yapıldı. Projeye, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) destek verdi. İl Kültür ve Turizm Müdürü Ömer Faruk Karaküçük, gazetecilere, tarihi atmosferle sanatın estetik gücünü bir araya getirdiklerini söyledi. Maarif Korosu'nun geçmişle bugün arasında güçlü bir bağ kurduğunu belirten Karaküçük, yapılan çalışmayla kentin turizm potansiyelini artırmayı ve kültürel değerleri geniş kitlelere ulaştırmayı hedeflediklerini ifade etti. Karaküçük, "Perinthos gibi köklü geçmişe sahip bir antik kentin tiyatrosunda, yaklaşık 2 bin yıl sonra yeniden sanatın yankılanmasına tanıklık etmek bizler için son derece kıymetli. Bu projeyle yalnızca bir klip çekimi gerçekleştirmedik, aynı zamanda tarih ile sanatı buluşturarak güçlü bir kültürel mesaj verdik." dedi. Tekirdağ Maarif Orkestra Şefi Hasan Ergül ise projeyle kentin yerel mirasını görünür kılmayı amaçladıklarını dile getirdi. Anadolu ezgilerinin bu tür mekanlarda hayat bulmasının geçmişle bugün arasında güçlü bir bağ kurduğunu vurgulayan Ergül, "Orkestrada 50 öğretmen arkadaşımız var. Maarif orkestraları öğretmen ve öğrencileri aynı platformda buluşturmak amacıyla oluşturuldu. Konserlerimizde eserleri senfonik düzenlemelerle seslendiriyoruz." diye konuştu. Koronun solisti Neslihan Armağan ise kültürü, sanatı ve tarihi bir araya getirdiklerini belirterek, antik kentin yakın zamanda turizme açılmasını beklediklerini kaydetti. Öğretmen Derya Dur da projede yer almaktan gurur duyduğunu ifade etti.

Ziyaretçiler Troya Müzesi'ni Uzman Rehber Eşliğinde Gezdi Haber

Ziyaretçiler Troya Müzesi'ni Uzman Rehber Eşliğinde Gezdi

Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün nisan ayı etkinliklerini takip eden Çanakkaleli tarih tutkunları, kayıt yaptırarak müze uzmanı eşliğindeki rehberli tur etkinliğine katıldı. Sınırlı sayıda kontenjana yer verilen etkinlikte, katılımcılar Avrupa'nın en önemli müzecilik ödüllerini alan Troya Müzesi'ni uzman rehberliğinde gezerek eserlerin saklı kalmış hikayelerini dinleme imkanı buldu. Troya Müzesi Müdürü Sinem Düzgören, yaptığı açıklamada, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün desteğiyle 2018'de açılan müzedeki en sevilen etkinliğin uzmanlar eşliğindeki gezi olduğunu söyledi. Düzgören, ziyaretçilerle birebir iletişim kurdukları ve geri dönüşleri hemen alabildikleri için müze uzmanlarının da bu etkinliği çok sevdiğini ifade etti. Ziyaretçilerin gezi sonrası deneyimlerini kendilerine aktardığını belirten Düzgören, "Müze açıldığından beri ziyaretçilerimize gönüllü rehberlik hizmeti veriyoruz. Müzeyi durağan bir sergileme alanı olarak değil ziyaretçileriyle iletişim kuran, onu sürece dahil eden bir kültür mekanı olarak görüyoruz. Bu gezilerde ziyaretçiler yalnızca bilgi almakla kalmıyor, sorular sorup yorumlar yapıyor ve kültürel mirasla daha fazla kişisel bir bağ kuruyorlar." diye konuştu. Bu programlara yoğun ilgi gösterildiğini vurgulayan Dözgören, şunları kaydetti: "Troya gibi çok katmanlı bir anlatımın doğru bağlamda aktarılması, uzman eşliğinde gezilerle daha etkili hale geliyor. Mitoloji, tarih ve insan hikayelerinin iç içe geçtiği bu anlatı, ziyaretçiyle kurulan doğrudan iletişim sayesinde daha anlamlı bir deneyime dönüşüyor. Bugün, bu programlara gösterilen yoğun ilgi benimsediğimiz yaklaşımın güçlü bir karşılık bulduğunu gösteriyor." Düzgören, Troya Müzesi olarak ziyaretçiyi sürecin aktif bir parçası haline getiren, yaşayan bir müze deneyimi sunan bu etkinliklere devam etmeyi planladıklarını sözlerine ekledi. Troya Antik Kenti yakınındaki Tevfikiye köyünde yaşayan profesyonel turist rehberi Mustafa Aşkın, katıldığı geziye ilişkin, "Duyunca 'Acaba kendime yeni bir şeyler ekleyebilir miyim?' diye katıldım. Çok ilgimi çekti. Yeni şeyler öğrendim. Çok güzel bir aktivite ve devam etmeli." dedi. Troya Müzesi'nde lahdi bulunan Poliksena'nın hikayesinin son derece ilginç olduğunu dile getiren Aşkın, "Yörede bulunmuş olması Troya'ya bir başka değer katıyor. " ifadelerini kullandı. Ziyaretçilerden Ayla İşler, rehberli gezi duyurusunu sosyal medyadan duyduklarını ve eşiyle kayıt yaptırdıklarını belirterek, "Rehberimiz çok güzel anlattı. Rehber eşliğinde gezmek kesinlikle çok daha farklı. Öbür türlü bir anlamı olmuyor, geziyoruz, sadece bakıyoruz. Bu şekilde doğru bilgiler alarak daha güzel dinledik. Eserlerin hepsi çok güzeldi, özel olarak üç boyutlu canlandırmalar güzel görünüyordu. En üst katta çalışmalara yer verilen alan da çok etkileyiciydi." değerlendirmesinde bulundu. Saliha Kıymaz da müzeyi daha önce gezdiğini ancak arkeolojik açıdan bilgilendirme yapan bir rehberle gezme imkanını bu etkinlik sayesinde bulduğunu aktararak, "Müze çok güzel. Büyük olduğu için rehber eşliğinde gezmek, özellikle arkeolojik ve kronolojik bilgi açısından çok faydalı geldi. Buraya hep mitolojik taraftan bakmıştım. Şimdi İlk Çağ'dan başlayarak sonra Tunç Çağı'ndan ve Karanlık Çağ ile devam eden anlatımla bilgilerim daha iyi oturdu." şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.