Hava Durumu

#Tarim

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Tarim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarim haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

250 Bin Dekar Alanı Sulayan Bayramiç Barajı'nda Su Seviyesi Yüzde 100'e Ulaştı Haber

250 Bin Dekar Alanı Sulayan Bayramiç Barajı'nda Su Seviyesi Yüzde 100'e Ulaştı

Yaz aylarında yaşanan kuraklık nedeniyle Türkiye'deki barajlardaki doluluk oranları ciddi şekilde düşüş yaşandı. Kuraklık, Çanakkale'deki barajları da tehdit ederken, Çanakkale merkez ve ilçelerinde, yeterli miktarda yağış alamayınca barajlardaki su seviyesi düştü. Son haftalardaki yağışlarla birlikte barajlardaki su seviyesi de yükselmeye başladı. Çok sayıda su kaynağına sahip olduğu için mitolojide adı 'Bin Pınarlı İda' olarak geçen Kaz Dağları'ndan beslenen 96 milyon 500 bin metreküp su kapasitesine sahip Bayramiç Barajındaki su seviyeleri de son yağışlarla birlikte artış gösterdi. Geçen yıl Aralık ayında kuraklık nedeniyle yüzde 20'lere kadar düşen Bayramiç Barajı Ocak ayındaki yağışlarla birlikte doluluk oranı yüzde 100'e ulaştı. Çanakkale'de çiftçinin yangın, kuraklık ve sıcaklık nedeniyle 2025 yılının zor geçtiğini belirten Ziraat Odası Başkanı Ufuk Ünver, "Üreticimiz için ise hem ürün deseni de hem de ürün fiyatlandırmasında zor bir yıl geçirdi. 2026 yılı itibarıyla yani Ocak ayı artık bitti, Şubat ayının başındayız. 2026 yağmur açısından iyi başladı, bol bereketli yağmurlar alıyoruz. Şu an barajlarımız dolma seviyesine geldi. Bizim için Çanakkale'de çok önemli tarım için çok önemli barajların bir tanesi bildiğiniz gibi Bayramiç barajı. Bayramiç barajı üç tane ilçe hitap ettiği için çok önem arz ediyor. Üç tane ilçenin aynı zamanda üreticinin yaşam damarı, yaşamına, üretimine bağlı bir baraj burası ve aynı zamanda dünyanın gözbebeği olan kaz Dağları'nda gelen suyla beslenen bir barajımız. Bu yıl su olarak sıkıntı çekmeyeceğimizi ümit ediyoruz ama bu hiç çekmeyeceğimiz su sıkıntısı olmayacak anlamına gelmiyor" dedi.

Şadan Şimşek: “Meriç Nehri Bir Boru Hattı Değil, Yaşam Kaynağıdır” Haber

Şadan Şimşek: “Meriç Nehri Bir Boru Hattı Değil, Yaşam Kaynağıdır”

21.Dönem Edirne Milletvekili Şadan Şimşek, Meriç Nehri Endüstri Suyu Projesi hakkında yazılı bir basın bildirisi yayımladı. Şimşek, sanayiye karşı olmadıklarını ancak plansız, çarpık ve çevresel maliyetleri göz ardı eden sanayi anlayışına itiraz ettiklerini vurguladı. Trakya’nın jeolojik yapısı korunarak, ekonomik, sosyal ve kültürel açıdan sürdürülebilir bir kalkınma modelinin esas alınması gerektiğini ifade etti. Yıllar önce TEMA Vakfı başta olmak üzere sivil toplum kuruluşları, meslek odaları ve siyasi partilerle birlikte İstanbul sanayisinin Trakya’ya taşınmasının çevreyi, tarım alanlarını ve su kaynaklarını tüketeceği yönünde uyarılarda bulunduklarını hatırlatan Şimşek, bu uyarıların bilinçli şekilde görmezden gelindiğini belirtti. Bugün gelinen noktada Ergene Nehri başta olmak üzere Trakya’daki su varlıklarının kirlenme ve tükenme riskiyle karşı karşıya kaldığını dile getirdi. Şimşek, Meriç Nehri Endüstri Suyu Projesi’nin, bilimsel veriler ışığında değerlendirilmediğini savunarak, projenin su güvenliğini sağlamak yerine sorunu başka bir havzaya taşıdığını ifade etti. İklim krizi nedeniyle Meriç Havzası’nda düzensiz akış, yaz aylarında ciddi debi düşüşü ve artan kuraklık riski bulunduğuna dikkat çekti. Buna rağmen sanayi için nehirden sürekli ve yüksek miktarda su çekilmesinin planlandığını, tarımın, ekosistemin ve yerel halkın su ihtiyacının geri plana itildiğini kaydetti. Yetkililerin projeyi yeraltı sularını koruma gerekçesiyle savunduğunu aktaran Şimşek, bir havzadaki yanlış su kullanımının başka bir yüzey suyunu zorlayarak çözülemeyeceğini, bunun sürdürülebilir bir yaklaşım olmadığını söyledi. Meriç Nehri’nin sınır aşan bir su kaynağı olduğunu hatırlatan Şimşek, Bulgaristan ve Yunanistan ile paylaşılan bu nehir üzerinde uluslararası bağlayıcılığı olan bir su yönetimi planı olmadan atılacak adımların ileride diplomatik, hukuki ve çevresel sorunlara yol açabileceğini ifade etti. Açıklamada, proje kapsamında planlanan baraj, gölet ve su aktarım sistemlerinin nehir ekosistemi, tarımsal sulama, taşkın rejimi ve bölge halkının su hakkını bütüncül şekilde ele almadığına dikkat çekildi. Trakya’nın sınırlı su kaynaklarının kim için kullanılacağı sorusunu yönelten Şimşek, halkın, çiftçinin ve doğanın suyu yerine suyu yoğun tüketen sanayi modelinin korunmak istendiğini savundu. Çözümün nehirlerden daha fazla su çekmekte değil, sanayide zorunlu su tasarrufu, geri kazanım sistemleri, kapalı devre üretim ve gerçek bir su yönetimi politikası geliştirmekte olduğunu belirten Şimşek, “Meriç Nehri bir boru hattı değildir. Bir ekosistemdir, bir yaşam alanıdır, ortak geleceğimizdir” ifadelerini kullandı. Bilimi yok sayan ve halkı sürecin dışına iten anlayışı kabul etmediklerini vurgulayan Şimşek, kamuoyunu, meslek odalarını, bilim insanlarını ve yerel yönetimleri Meriç Nehri Endüstri Suyu Projesi’ne karşı ortak akıl ve kamusal sorumlulukla hareket etmeye davet etti. Açıklamasını “Su haktır, ticari meta değildir. Meriç Nehri Trakya’nındır” sözleriyle tamamladı. HABER MERKEZİ

CHP’li Balkanlı’dan Su Yönetimi Tepkisi Haber

CHP’li Balkanlı’dan Su Yönetimi Tepkisi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı, son günlerde etkili olan yağışların ardından barajlar ve nehirlerde oluşan yüksek su seviyelerine ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Balkanlı, Meriç ve Tunca nehirlerinde oluşan yüksek debinin herhangi bir planlama yapılmadan denize akıtıldığını belirterek, bunun akıl ve bilime aykırı olduğunu ifade etti. Geçtiğimiz yıl Edirne’de yaşanan kuraklığı hatırlatan Balkanlı, barajlardaki su seviyesinin neredeyse sıfıra indiğini, içme suyunda ciddi riskler oluştuğunu ve çiftçilerin sulama yapamaz hale geldiğini vurguladı. Yetersiz yağışlar nedeniyle binlerce üreticinin ürününü tarlada bırakmak zorunda kaldığını kaydeden Balkanlı, emek ve alın terinin heba olduğunu söyledi. Bu kış yağışlarının sevindirici düzeyde gerçekleştiğini ve baraj doluluk oranlarının yaklaşık yüzde 50 seviyesine ulaştığını belirten Balkanlı, bunun geçici bir rahatlama sağladığını ancak asıl sorunun çözülmediğini dile getirdi. Edirne’nin karasal iklim özellikleri taşıdığını vurgulayan Balkanlı, yaz aylarında yeniden kuraklık riskinin yüksek olduğunu ifade etti. “Meriç ve Tunca’da kışın taşan sular denize akıtılırken, yazın tarlalar kuruyor. Bu bir kader değil, yönetim zafiyetidir” diyen Balkanlı, su kaynaklarının planlanmasının ve depolanmasının Devlet Su İşleri’nin (DSİ) asli görevi olduğunu söyledi. AK Parti iktidarı, AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal ve DSİ yetkililerine sorular yönelten Balkanlı, Meriç ve Tunca’daki suyun depolanmasına yönelik hangi baraj, gölet ve regülatör projelerinin hayata geçirildiğini, yaklaşan kuraklık için hangi somut planların bulunduğunu ve Edirne özelinde sulamalı tarım için ne gibi yatırımlar yapıldığını sordu. Kuraklığın küresel bir sorun olduğunu ancak önlem almanın iktidarın sorumluluğu olduğunu belirten Balkanlı, “Yağan yağmuru toplamak, suyu doğru zamanda doğru yerde kullanmak ve çiftçiyi kaderine terk etmemek devlet aklının gereğidir” dedi. CHP olarak suyun bilimsel planlamayla yönetildiği, çiftçinin emeğinin korunduğu ve tarımda öngörülebilirliğin sağlandığı bir anlayışı savunduklarını ifade eden Balkanlı, Edirne’nin suyunun Edirne çiftçisinin hakkı olduğunu belirterek, bu suyun denize akıtılmasına ve çiftçinin kuraklığa mahkûm edilmesine sessiz kalmayacaklarını söyledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.