Hava Durumu

#Tarım Ve Orman Bakanlığı

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Tarım Ve Orman Bakanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarım Ve Orman Bakanlığı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Üstün’den Destekleme Tepkisi: “Çiftçinin Kaybı Ne Kadar?” Haber

Üstün’den Destekleme Tepkisi: “Çiftçinin Kaybı Ne Kadar?”

Edirne İl Genel Meclisi’nin bugün düzenlenen toplantısında, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanvekili ve Uzunköprü İl Genel Meclisi Üyesi Mustafa Üstün, gündem dışı konuşma yaptı. Üstün, konuşmasında çiftçilere verilen desteklerin yıllar içindeki oranlarına dikkat çekerek, tepki gösterdi. “2024 YILINDA AÇIKLANAN 2025 YILI TARIM DESTEKLERİ 2026’DA ASKIYA ÇIKTI” Üstün, dün itibariyle tarımsal desteklemelerin listelerinin askıya çıktığını söyleyerek; “Maalesef 2024 yılında açıklanan 2025 yılı tarımsal destekleri, 2026 yılı şubat ayı itibariyle askıya çıktı. Yıllara baktığınız kafa karışıklığı yaratıyor. Bu yıl yeni bir düzenleme var. Temel destek ve planlı destek olarak çift liste askıya çıktı. Temel destek olarak 317 TL, planlı destek olarak 317 TL olmak üzere toplam 634 TL destekleme listeleri askılara çıkıp muhtarlıklarda yayımlanmaya başladı” dedi. “YÜZDE 45’İN ÜZERİNDE KAYIP VAR” Çiftçilerin, 2025 yılı ürün portföyünü bitirdiğini belirten Üstün; “2026 yılındayız. 2024 yılında, 2025 yılının ürünlerini periyodik olarak baktığımızda; ilk buğday ile başlıyoruz. Buğdayı ekim ile kasım ayları arasında ekiyoruz. 2024 yılında açıklanan destekleme modellerine baktığımızda; 317 TL açıklanan 2 tane destekleme modeli, toplam 634 TL. Biz, 2024 yılının kasım ayında buğday ekerken gidip mazot alsaydık, o gün itibariyle 14,5 litre mazot alıyorduk. Aynı şekilde çiftçinin en çok kullandığı 20-20 gübreden 51 kilo alıyorduk. Para elimize hâlâ geçmedi. Bugün bu para elimize geçse aynı parayla 10,8 litre mazot, 27 kilo gübre alabiliyoruz. Çiftçinin kaybı ne kadar? Şu anda yüzde 45’în üzerinde kayıp var” ifadelerini kullandı. “ŞU ANDA ELİMİZE GEÇECEK 634 TL” Üstün, 2024 yılında çiftçinin aldığı desteklere dikkat çekerek; “2024 yılı içinde çiftçi sadece buğdaya 1,75 TL destekleme aldı. Trakya ortalamasına baktığımızda; 500 kilogram buğdaydan 875 TL elimize geçti. Üzerine mazot-gübre desteği dediğimiz 230 TL’yi de eklediğimizde 2024 yılında destekleme olarak bin 105 TL elimize geçti. Şu anda elimize geçecek olan para 634 TL’dir. ‘Desteklemeler yüzde 200-300 arttı’ gibi söylemler var. Peki arttı mı? Siyasi iktidar, tarımsal desteklerin üretimi artırmak için verildiğini söylüyor. Enflasyon bazına baktığımızda aradaki farkları görebiliyor musunuz? 15 ay içerisinde rakamların nerelerden nerelere geldiğini görebiliyor musunuz? Türkiye İstatistik Kurumu açıklama yaptı; tarım sektörü 2025 yılında yüzde 12,5 küçüldü. Tarım sektörü küçülürken, destekleme modelleriyle tarımı desteklememiz gerekirken üretime köstek olunuyor” sözlerine yer verdi. “BU PARALAR İKİYE Mİ BÖLÜNECEK?” Çift liste uygulamasının da bu yıl ilk defa uygulandığını söyleyen Üstün; “Temel destek listesi ayrı, planlı destek listesi ayrıdır. Çiftçi çok zor durumda ve 15 gün sonra sahaya çıkacak. Üre gübre zamanı geldi. Para elimize geçmediğinden dolayı çiftçinin sıkıntısı günden güne büyüyor. Şunu teyit de edemedik; bu paralar ikiye bölünecek mi yoksa bir defada mı verilecek? İki askı listesi çıkması nedeniyle herkesin kafasında soru işareti oluşmaya başladı” dedi. “ÇİFTÇİ KENDİLİĞİNDEN ÜRETİMDEN DÜŞMEYE BAŞLADI” Üstün, çiftçilerin Ziraat Bankası’ndan kullandıkları süspansiyonlu kredilerin de Bağ-Kur ve SSK borçları yüzünden çiftçilere verilmediğini belirterek; “Ziraat Bankası, çiftçinin kullandığı süspansiyonlu kredilerde limit artışına gitmedi. Bunun için çiftçi kendiliğinden üretimden düşmeye başladı. Geldiğimiz noktada tarım ekonomisi daha da çıkmaza giriyor. Desteklemelerle ilgili özellikle şunu istiyoruz; bu ülkede destekleme modelleri açıklanırken, Tarım ve Orman Bakanlığı’nda hiç mi müsteşar yok ki bu konularda bilgi versin? Yaklaşık bir buçuk yıl geriden geliyoruz. Desteklemeleri ne zaman alacağımızı da bilmiyoruz. Ondan sonraki süreci de bilmiyoruz. 2026 yılının da buğdaylarını ektik ama 2025 yılının desteklemelerini alamıyoruz. Bu yanlışlardan bir an önce dönülmesini talep etmekteyiz” diye konuştu. UĞUR AKAGÜNDÜZ

İpsala’da 6 Milyon Sazan Yavrusu Üretilecek Haber

İpsala’da 6 Milyon Sazan Yavrusu Üretilecek

Tarım ve Orman Bakanlığı Edirne İl Müdürlüğü tarafından, balıklandırma çalışmaları kapsamında Su Ürünleri Yavru Üretimi Hizmeti Alım İşi gerçekleştirildi. İhale kapsamında Edirne’nin İpsala ilçesinde bulunan Su Ürünleri İstasyonu’nda 6 milyon adet 5 gramlık sazan balığı yavrusu üretilecek. Balıklandırma amacıyla yapılacak çalışma çerçevesinde, üreme dönemi içerisinde üretimin başarıyla gerçekleştirilmesi hedefleniyor. Üretilecek cyprinus carpio (sazan) yavruları; havuzlara stoklanacak, bakımı ve beslenmesi yapılacak, koruyucu uygulamalarla hastalıklara karşı önlemler alınacak ve hasat sürecine kadar tüm aşamaları takip edilecek. İhale kapsamında yalnızca yavru balık üretimi değil; anaç balıkların temini ve bakımı, üretim hazırlıkları, ön besleme çalışmaları, dış havuzlara nakil, büyütme, markalama ve izleme işlemleri ile istasyonun bakım-onarım ve temizlik işleri de yürütülecek. Ayrıca, su ürünlerinin ve tesisin zarar görmeden işletilmesine yönelik tüm iş ve işlemler de yüklenici firma tarafından gerçekleştirilecek. Açık ihale usulüyle gerçekleştirilen ihale 31 Aralık 2025 tarihinde yapıldı. Üç firmanın katıldığı ihaleyi kazanan Hamza Aktürk – Aktürk Alabalık firması ihalenin yüklenicisi oldu. Firma 27 Ocak 2026 tarihinde 11 milyon 540 bin 860 liraya sözleşme imzaladı. MEHMET EFECAN HIDIROĞLU

‎Edirneli Bal Üreticisinden Denetim Çağrısı Haber

‎Edirneli Bal Üreticisinden Denetim Çağrısı

‎Tarım ve Orman Bakanlığı, 8 Ocak 2026 tarihinde güncellediği “Taklit veya Tağşiş Yapılan Gıdalar” listesine üç bal markasını daha ekledi. Bakanlığın kamuoyuyla paylaştığı liste, balda yapılan sahteciliğin ulaştığı boyutu bir kez daha gözler önüne serdi. ‎Edirne’nin Yolüstü köyünde uzun yıllardır bal üreticiliği yapan Hüseyin Akbulut, söz konusu listenin açıklanmasının ardından değerlendirmelerde bulundu. Taklit ve tağşiş ürünlerin hem tüketiciyi hem de emeğiyle üretim yapan arıcıları mağdur ettiğini vurgulayan Akbulut, denetimlerin artırılması gerektiğini söyledi. ‎Akbulut yaptığı açıklamada; “Bal, doğrudan doğadan sofraya gelen bir üründür. Ancak maalesef piyasada şeker şurubu ve benzeri maddelerle üretilmiş ürünler bal diye satılıyor. Bu durum hem vatandaşın sağlığını tehdit ediyor hem de bizim gibi gerçek üreticilerin emeğini değersizleştiriyor” dedi. ‎“DENETİMLER SADECE LİSTEYLE SINIRLI KALMAMALI” ‎Bakanlığın açıkladığı listenin önemli olduğunu belirten Akbulut, bunun tek başına yeterli olmayacağını dile getirerek şunları söyledi; “Bu tür ifşalar caydırıcıdır ama denetimler sürekli ve sık olmalı. Sadece belli dönemlerde değil, yılın her ayında üretimden satış noktasına kadar kontroller yapılmalı. Gelsinler beni de denetlesinler. Yanımda satış yapan diğer arkadaşlarımdan da numune alsınlar. Aksi halde bu işin önüne geçmek zor.” ‎Gerçek bal üretmenin zahmetli ve maliyetli bir süreç olduğuna dikkat çeken Akbulut, tüketicilere de çağrıda bulunarak; “Vatandaşlarımız bal alırken güvendikleri üreticileri tercih etmeli, çok ucuz ürünlere şüpheyle yaklaşmalı. Gerçek balın bir emeği, bir maliyeti var. Piyasada bal fiyatları aşırı düşükse orada mutlaka bir sorun vardır” ifadelerini kullandı. ‎HİLAL PEKER

Hastalıktan Ari Edirne, Damızlık Düve Üretiminde Merkez Olma Yolunda Haber

Hastalıktan Ari Edirne, Damızlık Düve Üretiminde Merkez Olma Yolunda

Vali Sezer, Edirne'de hayvancılığı daha iyi yerlere getirmek için çalışmalar yaptıklarını dile getirdi. Projenin bölge hayvancılığına önemli katkı sağlayacağını ifade eden Sezer, "İlimizde ari işletmeciliğin çoğaltılması ve damızlık düve üretiminde Edirne'nin bir merkez olması için Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'nın da talimatlarıyla çalışmalarımızı yürütüyoruz. İlk hayvan alımı için ocak ayı içinde seçimler yapılacak ve ilk damızlık düvelerimizi ay sonu itibarıyla getirmeyi planlıyoruz." dedi. Sezer, Ari Damızlık Düve Üretim Merkezinin Demirhanlı köyünde 1000 dekarlık alana kurulacağını ve bölgede suni mera oluşturulacağını belirtti. Valilik tarafından Tarım ve Orman Bakanlığı himayesinde büyük bir proje hazırlandığını dile getiren Sezer, şunları söyledi: "Projeye çok sayıda üreticimiz müracaat etti. Değerlendirmeler yapıldı, kredi imkanları oluşturuldu ve son aşamaya geldik. Hayvan alınacak ülkeye bir ekip gidecek ve bir çalışma yapacaklar. Edirne'nin damızlık düve üretim merkezi olmasını istiyoruz. Hem yurt içi ve dışına hayvan satışı yapılması hem de artık dışarıdan damızlık düve almayacağımız projeye dönüşmesi lazım. Demirhanlı köyünde kurulacak merkezde, oluşturduğumuz birlik ve platformla on binlerce damızlık hayvan yetiştireceğiz." Proje kapsamında kriterlere uygun mevcut işletmeler hastalıklardan ari hale getirilecek ve belirlenen bölgelerde ari damızlık organize tarım bölgeleri oluşturulacak. Damızlık organize tarım bölgeleri ve kriterlere uyan işletmelerde yetiştirilen hayvanlarla kentin, Türkiye'nin damızlık düve üretim merkezi haline getirilmesi amaçlanıyor. Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ ile birlikte 2010 yılında Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü tarafından şap hastalığından ari bölge ilan edilmişti.

Süloğlu İsale Hattında Hedef, Büyük Bölümünü Bu Ay Tamamlamak Haber

Süloğlu İsale Hattında Hedef, Büyük Bölümünü Bu Ay Tamamlamak

Edirne Valisi Yunus Sezer, Süloğlu İsale Hattı’nda Devlet Su İşleri (DSİ) 11. Bölge Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmaları yerinde inceledi. Çalışmalar hakkında bilgi alan Sezer, yaz aylarında yaşanan kuraklığın ardından kentin içme suyu güvenliğini artıracak hattın hızla tamamlanacağını söyledi. Vali Sezer, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, DSİ’nin süreci örnek bir hızla yürüttüğünü belirterek, “Yaklaşık iki aylık bir süre içerisinde hem proje çalışmaları bitti. Hem ihaleler tamamlandı, hem de sahada iş hızlı şekilde ilerliyor. Burada kullanılan borular da başka bir projeden Diyarbakır’dan buraya aktarıldı” dedi. Edirne’nin yaz döneminde ciddi bir su sıkıntısı yaşadığını hatırlatan Sezer, Kayalı Barajı’ndan su alımının sürdüğünü ancak eski hatta yaşanan patlaklar nedeniyle verim alınamadığını ifade etti. Sürecin Tarım ve Orman Bakanlığı’na iletilmesi üzerine DSİ Genel Müdürlüğü’nün devreye girdiğini belirten Sezer şöyle konuştu: “Tarım Bakanımıza ve DSİ Genel Müdürümüze şükranlarımızı iletiyoruz. Durumu aktardıktan sonra konu tamamen DSİ tarafından üstlenildi. Hem proje hem yapım ihaleleri kısa sürede yapıldı. Şu an iki kilometrelik bölümün boruları geldi, önümüzdeki on gün içinde yedi kilometrelik kısmın boruları da gelecek. Hedefimiz bu ay içerisinde hattın büyük bölümünü tamamlamak.” Ekiplerin sahada yoğun bir çalışma yürüttüğünü söyleyen Sezer, Süloğlu Barajı’nda bulunan yaklaşık 8 milyon metreküp suyun yeni hat üzerinden şehre aktarılacağını belirtti. "DSİ’NİN EN HIZLI PROJELERDEN BİRİ OLACAK" Çalışmanın maliyetinin 250 milyon TL civarında olduğunu ifade eden Vali Sezer, “Yatırım programında olmamasına rağmen burası için ilave ödenek sağlandı. Cumhurbaşkanımıza da desteklerinden dolayı şükranlarımızı iletiyoruz. Bu proje DSİ’nin bugüne kadar yaptığı en hızlı projelerden biri olacak” dedi. MEHMET EFECAN HIDIROĞLU

Edirne’de 52 Üreticiye Mastitis Tespit Cihazı Haber

Edirne’de 52 Üreticiye Mastitis Tespit Cihazı

Edirne İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nde yapılan törende 52 üreticiye mastitis (meme enfeksiyonu) tespit cihazı teslim edildi. Törende konuşan Edirne İl Tarım ve Orman Müdürü İslam Köse, projenin özellikle kadın ve genç çiftçileri önceleyen bir yapıda hazırlandığını belirterek başvuruların titizlikle değerlendirildiğini kaydetti. Köse, cihazların erken teşhis imkânıyla hayvancılık işletmelerine önemli ekonomik katkılar sunacağını söyledi. YAKLAŞIK 31 MİLYON TL TASARRUF SAĞLAYACAK Köse, mastitis tespit cihazının sağladığı faydalara dikkat çekerek “Cihaz sayesinde meme hastalıkları daha ortaya çıkmadan tespit edilip erken müdahale sağlanıyor. Böylece süt verimi kaybı azalıyor, antibiyotik kullanımı ve tedavi masrafları düşüyor. Bir cihazın yılda ortalama 20 vakayı erken tespit etmesi durumunda, 5 yılda cihaz başına yaklaşık 612 bin lira katma değer elde edilmesi öngörülüyor. Edirne genelinde dağıtılan 52 cihazın toplam ekonomik katkısının ise 31 milyon 824 bin lira tasarruf sağlayacağı hesaplanıyor” dedi. VALİ SEZER VE GENEL MÜDÜRLÜĞE TEŞEKKÜR Projenin, bölgedeki süt sığırı yetiştiricilerinin verim kayıplarını azaltmak ve işletmelerde sağlık yönetimini iyileştirmek amacıyla hazırlandığını söyleyen Köse, konuşmasının sonunda törene katılan ve projeye destek veren başta Vali Yunus Sezer, Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdürlüğü ile proje ekibine teşekkür etti. MEHMET EFECAN HIDIROĞLU

Meclisten Sinit Göletine Toplulaştırma Çözümü Haber

Meclisten Sinit Göletine Toplulaştırma Çözümü

Edirne İl Genel Meclisi’nin Kasım ayı toplantıları devam ediyor. Meclisin bugün düzenlenen toplantısında Araştırma ve İnceleme Komisyonu’nun, Havsa ilçesinde bulunan Sinit Göleti hakkındaki raporu görüşüldü. Komisyon Başkanı Ahmet Sarıgül tarafından sunulan raporda, Havsa’nın Cumhuriyet Mahallesi mevkiinde bulunan ve İl Özel İdaresi’ne ait olan Sinit Göletinin suyunun boşaltıldığı hatırlatılırken; bölgede toplulaştırma çalışmalarının başlamasıyla birlikte göletin oluşturulabileceği önerildi. “KONTROLLÜ BİÇİMDE BOŞALTILDI” Sarıgül, göletin yapımı sırasında kamulaştırması tamamlanmamış özel mülkiyet arazilerinin su altında kalması nedeniyle yıllardır mülkiyet ve tazminat sorunu yaşandığını belirterek; “Bu sorunun çözümü amacıyla göletin suyu, Valilik oluru ve ilgili teknik rapor doğrultusunda kontrollü biçimde boşaltılmıştır” ifadelerini kullandı. “EŞDEĞER ARAZİLERLE DEĞİŞTİRİLEBİLİR” Bölgenin Tarım ve Orman Bakanlığı ve DSİ koordinasyonunda yürütülen toplulaştırma projesi kapsamında alındığını söyleyen Sarıgül; “Çalışma kapsamında gölet aynası içinde kalan özel mülkiyet parselleri, toplulaştırma sonrasında başka bölgelerdeki eşdeğer arazilerle değiştirilebilir. Bu süreç tamamlanırsa gölet alanının tamamen kamu mülkiyetine geçmesi sağlanabilir. Toplulaştırma ve mülkiyet devri tamamlandıktan sonra göletin yeniden su tutabilmesi için onarım, drenaj, taban güçlendirme ve tahliye yapısının yenilenmesi gibi teknik işlemler planlanmalıdır. Bu kapsamda İl Özel İdaresi tarafından ön etüt ve maliyet analizi çalışması yapılmalı, yatırım programında Tarım Hizmetler Müdürlüğü ile koordineli biçimde hazırlanarak yer verilmeli” dedi. “YENİDEN DÜZENLENMESİ SAĞLANMALIDIR” Sarıgül, gölet çevresinde mevcut mesire alanlarının korunması ve yeniden düzenlenmesi amacıyla çevre temizliği, ot biçimi, fidan dikimi ve çeşme bakım onarım çalışmalarının yapılması gerektiğini söyleyerek; “Toplulaştırma tamamlandıktan sonra gölet çevresinin mesire alanı, yürüyüş parkuru ve balıkçılık noktalarıyla yeniden düzenlenmesi sağlanmalıdır. Sonuç olarak Sinit Göletinin yeniden işler hale getirilmesi amacıyla yürütülen toplulaştırma ve yeniden yapılandırma süreci dikkate alınmalı, çalışmalar tamamlandığında göletin hem sulama hem de rekreasyon amaçlı kullanımı yeniden sağlanmalıdır” sözlerine yer verdi. UĞUR AKAGÜNDÜZ

Yeni av dönemine Aydın’dan tepki: “AVLANMA YASAKLANMALI” Haber

Yeni av dönemine Aydın’dan tepki: “AVLANMA YASAKLANMALI”

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2023-2024 yılı av dönemi Merkez Av Komisyonu kararları açıklandı. Resmi Gazete’de açıklanan karara göre; Marmara Bölgesi’nde 2023-2024 av dönemi, 26 Ağustos Cumartesi günü birinci grup kuşlar olan bıldırcın ve üveyik avı ile başlayacak. Takvime göre; birinci grup kuşların avlanma dönemi, 12 Kasım 2023 tarihinde sona erecek. İkinci grup kuşların avlanma dönemi 14 Ekim 2023-7 Ocak 2024, üçüncü grup kuşların avlanma dönemi 14 Ekim 2023-3 Mart 2024, dördüncü grup kuşların avlanma dönemi 26 Ağustos 2023-3 Mart 2024, birinci grup memelilerin avlanma dönemi 14 Ekim 2023-7 Ocak 2024 ve ikinci grup memelilerin avlanma dönemi 26 Ağustos 2023-18 Şubat 2024 tarihleri arasında olacağı açıklandı. Açıklamada, Edirne’deki tüm keklik türlerinin avlanmasının ise yakalandığı belirtildi. “TÜRKİYE’DE AVLANMA YASAKLANMALI” Edirne Bir El Bin Nefes Derneği Başkanı Yağmur Islattı Aydın, açıklanan av dönemine tepki gösterdi. Aydın, Türkiye’de avlanmanın yasaklanmasını talep ederek, avlanmanın spor veya turizm olmadığını söyledi. Avlanmanın cinayet olduğunu vurgulayan Aydın; “Bizim sistemimizde şöyle bir şey var; ben, hayvanlara şiddet ile ilgili şikâyetimi Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü’ne yapıyorum. Avcılar, alacakları ruhsatlarını, silah eğitimlerini Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü’nden alıyor. Bu nasıl bir süreç? Bu kurum, havyanı öldürmeye mi teşvik ediyor, yoksa hayvanı korumaya yönelik bizimle mi çalışıyor?” ifadelerini kullandı. “KATLİAMDAN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİL” Aydın, avcılığın spor ya da turizm adı altında yapılamayacağını belirterek; “Avcılığı spor ya da turizm adı altında yaptıklarını söylüyorlar. Böyle bir şeyin spor ya da turizm olması mümkün değil. Spor denilen şey, karşılıklı bir müsabakadır. Burada böyle bir şey yok. Avcı eline tüfeğini alıyor ve orada yaşayan canlıyı katlediyor. Bu durum, katliamdan başka bir şey değildir. Ortaçağ’da mı yaşıyoruz? Bu nasıl bir barbarlık?” dedi. “PSİKOLOJİLERİNİN ARAŞTIRILMASI LAZIM” Türkiye’de avlanmanın yasaklanması gerektiğini söyleyen Aydın; “Bunun ülkede kesinlikle yasaklanması gerektiğini her zaman savunuyoruz. Bu insanlar, bir canlıyı bu şekilde öldürmekten nasıl bir keyif alabiliyorlar? Bu insanların psikolojilerinin de araştırılması lazım. Bu insanlar, şiddete meyilli insanlar olabilir. Cezası daha büyük olduğu için insanlara zarar veremiyorlar, masum bir hayvanı katlediyorlar” sözlerine yer verdi. “BİREYSEL SİLAHLANMADIR” Aydın, avcılığın Türkiye’deki bireysel silahlanmanın da artmasına neden olabileceğini belirterek; “Bunun örneğini Edirne’de geçtiğimiz yıllarda yaşadık. Bir kişi, kendine ait av tüfeği ile sokak ortasında, insanların gözü önünde bir sokak hayvanını öldürdü. Tüfeği kullanmaması gereken bir alanda kullanabilecek cesareti kim veriyor? Haberlere baktığımızda kendilerine ait av tüfekleriyle insanları da öldürenler var. Bu bireysel silahlanmadır” dedi. “BİR CANIN DEĞERİ KAÇ PARA?” Soyu tükenme tehlikesinde olan canlıların da spor ve turizm adı altında katledildiğini söyleyen Aydın; “Bunların ihaleleri açılıyor. Bu ülkede bir canın değeri kaç para? İnsanların biraz empati yapması lazım? ‘Sen kaç paraya öldürülmek isterdin? Senin canın kaç para ediyor?’ diye sorulması gerek” diye konuştu. UĞUR AKAGÜNDÜZ

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.