Hava Durumu

#Toplum

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Toplum haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Toplum haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

AK Parti MKYK Üyesi Fatih Şahin, Çanakkale'de "İhtisas Akademi" Programında Konuştu Haber

AK Parti MKYK Üyesi Fatih Şahin, Çanakkale'de "İhtisas Akademi" Programında Konuştu

Şahin, Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) İl Temsilciliği ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) işbirliğiyle üniversitenin Terzioğlu Yerleşkesi Troya Kültür Merkezi'nde düzenlenen "İhtisas Akademi" programına katıldı. Programda yaptığı konuşmada, gençlerin birçok alanda güçlü olması gerektiğine değinen Şahin, hayatın bütün alanlarında hedef birlikteliği içinde olunursa hedefe ulaşmanın daha kolay olacağını ifade etti. Haset etmemenin, kuyu kazmamanın, ayağından çekiştirmemenin, çelme takmamanın çok önemli olduğunu dile getiren Şahin, "Birey olarak yapabilecekleriniz sınırlıyken, örgütlü bir birliktelik olarak, bir sivil toplum kuruluşu olarak, bir siyasi parti olarak, aynı hedefe kilitlenmiş bir ordunun mensupları olarak yapabileceklerimizin çok daha fazla olduğunu hepimiz biliyoruz." dedi. AK Parti MKYK Üyesi Fatih Şahin, konuşmasına şöyle devam etti: "Son dönemde toplumumuza zerk edilmek istenen bir ırkçılık zehrinin olduğunu görüyorum. Bu çok tehlikeli. Bu, sosyal dokumuzu bozduğu gibi, toplumsal huzurumuzu bozduğu gibi ekonomimizi bozmaya götürene kadar o kadar çok büyük sakıncaları var ki. Onun için bu kadar kültürel zenginliğe, bu kadar etnik zenginliğe, bu kadar yaşam tarzı, dünya görüşü zenginliğine sahip bir toplum olarak birbirimizi sevmemiz gerekiyor. Bütün siyasi görüşlerden, bütün yaşam tarzlarından, bütün dünya görüşlerinden kardeşlerimizle ülkemizi ileriye taşımak gibi bir hedef birlikteliği içinde olmamız gerekiyor. Yöntemlerde farklılaşabiliriz, farklı düşündüğümüz konular olabilir ama hepimizin gayesi huzur ve refah içinde güçlenmek, ülkemizi geleceğe güçlü şekilde taşımak. Bunu yaparken de köklerimizden, medeniyetimizden, değerlerimizden beslenmek... Birkaç gün önce bir kendini bilmezin yaptığı gibi mehtere sırtımızı dönmek değil. Çocuklardan oluşan mehter grubuna sırtını dönmek çok önemli bir şey aslında, sembolik olarak kendi ecdadına sırtını dönmek demek, kendi tarihine sırtını dönmek demek, kendi medeniyetine sırtını dönmek demek." Şahin, konuşmasının ardından üniversite gençlerinin sorularını yanıtladı. Programa, ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Cüneyt Erenoğlu, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, Milli Eğitim Müdürü Mine Hayta, AK Parti Merkez İlçe Başkanı Recep Ragıp Barış, TÜGVA Çanakkale İl Başkanı Yunus Emre Kılıç, TÜGVA ÇOMÜ Koordinatörü Hayrullah Ördek ile öğrenciler katıldı.

Belgin İba’dan 14 Mart Tıp Bayramı Mesajı Haber

Belgin İba’dan 14 Mart Tıp Bayramı Mesajı

Hastalara şifa dağıtarak kutsal bir görevi yerine getiren sağlık çalışanlarının gösterdikleri gayretin öneminin büyük olduğunu vurgulayan İba, tüm sağlık çalışanlarının gününü kutladı. AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Sağlık çalışanlarının insan hayatını korumak adına büyük bir fedakârlık ve özveriyle görev yaptıklarını belirten İba, hekimlerin toplum için üstlendikleri sorumluluğun son derece kıymetli olduğunu ifade etti. Sağlık çalışanlarının yalnızca bir meslek icra etmediğini, aynı zamanda insan hayatına dokunan kutsal bir görevi yerine getirdiklerini vurgulayan İba, yayımladığı mesajda doktorlardan hemşirelere, sağlık teknisyenlerinden hastane personeline kadar sağlık sektöründe görev yapan tüm çalışanlara teşekkür etti. Sağlık hizmetlerinin toplumun en temel ihtiyaçlarından biri olduğuna dikkat çeken İba, özellikle son yıllarda yaşanan küresel sağlık krizlerinde sağlık çalışanlarının gösterdiği üstün gayretin herkes tarafından takdir edildiğini belirtti. İba, zor şartlar altında görev yapan sağlık çalışanlarının, gece gündüz demeden insan hayatını korumak için mücadele ettiğini dile getirdi. Sağlık çalışanlarının insan hayatını her şeyin üzerinde tutarak büyük bir özveriyle görev yaptığını söyleyen İba, "Gecesini gündüzüne katarak çalışan doktorlarımız, hemşirelerimiz ve tüm sağlık personelimiz toplumumuzun en kıymetli değerleri arasındadır. Özellikle zor dönemlerde gösterdikleri fedakârlık ve insanüstü gayret, milletimizin gönlünde ayrı bir yer edinmelerini sağlamıştır” ifadelerine yer verdi. Sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin önlenmesinin de önemine değinen İba, “Sağlık çalışanlarımızın güvenli ve huzurlu bir ortamda görev yapması hepimizin sorumluluğundadır. Onlara yönelik şiddetin kabul edilemez olduğunu bir kez daha vurguluyor, bu konuda farkındalık oluşturmanın önemli olduğunu düşünüyorum.” dedi. Sağlık çalışanlarının gece gündüz demeden, pandemi, deprem, yangın gibi zorlu süreçlerde bile büyük fedakârlık gösterdiğini belirten İba, Onların özverili çalışmalarının, sağlıklı bir toplumun temel taşı olduğuna dikkat çekti. Sağlık alanında yapılan yatırımlarla Türkiye’nin sağlık hizmetleri konusunda önemli bir noktaya ulaştığını da vurgulayan İba, sağlık çalışanlarının daha iyi şartlarda hizmet verebilmesi için çalışmaların sürdüğünü ifade etti. İnsan sağlığına şifa ile dokunarak hayati bir mesleği icra eden doktorların hakkının ödenmeyeceğini söyleyen İba, bütün sağlık çalışanlarının takdirin en iyisine layık olduğunu belirtti. Mesajının sonunda tüm sağlık çalışanlarının 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutlayan İba, “Hayatını insan sağlığına adayan, büyük bir sabır ve özveriyle görev yapan tüm sağlık çalışanlarımızın 14 Mart Tıp Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyor, görevlerinde başarılar diliyorum.” dedi. HABER MERKEZİ

Bursiyer Adaylarını ve Hayırseverleri Buluşturan İftar Haber

Bursiyer Adaylarını ve Hayırseverleri Buluşturan İftar

Edirne’de faaliyet gösteren Edirne Şehir Gönüllüleri Vakfı tarafından “Bir Destek, Bir Gelecek” sloganıyla iftar programı düzenlendi. Edirne'de bir otelde gerçekleştirilen programa Edirne Valisi Yunus Sezer, iş insanları, hayırseverler, sivil toplum temsilcileri ve üniversite öğrencileri katıldı. “BU İFTAR, ÖĞRENCİLERİMİZE BURS SAĞLAMAK İÇİN DÜZENLENDİ” Programda konuşan Edirne Valisi Yunus Sezer, iftar programının hayırseverler ile gençleri buluşturan önemli bir organizasyon olduğunu belirtti. Sezer, “Bugünkü iftar yemeğimiz hem şehrimizdeki gönül insanlarını ve iş insanlarını bir araya getirmek hem de bu kıymetli insanlarımızın katkılarıyla evlatlarımıza burs kaynağı sağlamak amacıyla düzenlendi. Bu ulvi amaca destek veren tüm gönül insanlarına ve iş insanlarımıza şehrim adına şükranlarımı sunuyorum” dedi. Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ayı olduğuna dikkat çeken Sezer, toplumun en önemli değerlerinden birinin yardımlaşma kültürü olduğunu vurgulayarak, “Ramazan demek; küskünlerin barıştığı, açların doyurulduğu, hal ve hatırın sorulduğu, aradaki mesafelerin kısaldığı bir ay demektir. İnşallah bu bereket hem ilimizde hem ülkemizde hem de tüm İslam âleminde huzura vesile olur” ifadelerini kullandı. Sezer konuşmasında ayrıca şehirlerin ruhunu insanların oluşturduğunu belirterek, “İçinde gönüllü olmayan bir şehir, şehir değildir. Maneviyatsız ve ruhsuz bir yerdir. Yardımlaşma ve merhamet duygusunu kaybetmememiz gerekiyor” dedi. “GENÇLERİMİZİN GELECEĞİ BİZİM SORUMLULUĞUMUZ” Programda konuşan Edirne Şehir Gönüllüleri Vakfı Başkanvekili Sibel Yıldırım ise vakfın sosyal dayanışmayı güçlendirmek ve gençlerin eğitim hayatına katkı sağlamak amacıyla çalışmalar yürüttüğünü söyledi. Yıldırım, gençlerin eğitimine verilen her desteğin ülkenin geleceğine yapılan yatırım olduğunu belirterek, “Bir gencin eğitimine verilen her destek aslında ülkemizin yarınlarına yapılan en kıymetli yatırımdır. Gençlerimizin umudu ve geleceği bizim en büyük sorumluluğumuzdur” diye konuştu. MEHMET EFECAN HIDIROĞLU

Tekirdağ'da 74 Yaşındaki Ressam 40 Yıldır Hayallerini Tuvale Yansıtıyor Haber

Tekirdağ'da 74 Yaşındaki Ressam 40 Yıldır Hayallerini Tuvale Yansıtıyor

İlkokul yıllarında resme ilgi duyan Kademlioğlu, katıldığı bir yarışmada birincilik elde ederek yeteneğini erken yaşta gösterdi. Evlendikten sonra iki çocuğunu büyütme sürecinde resme bir süre ara vermek zorunda kalan Kademlioğlu, yıllar sonra yeniden fırçasını eline alarak tuval başına geçti. Yaklaşık 40 yıldır sanat çalışmalarını sürdüren Kademlioğlu, bu süreçte 5 kişisel sergi açtı, çok sayıda karma sergiye de katıldı. Ressam Perihan Kademlioğlu, resim yapmanın kendisi için büyük tutku olduğunu söyledi. Resimle ilk tanışmasının ilkokul yıllarında olduğunu anlatan Kademlioğlu, şöyle konuştu: "Yağlı boyaya geçişim yaklaşık 40 yıl öncesine dayanıyor. Eserlerimde belli bir temaya bağlı kalmıyorum. O gün etkilendiğim olaylar, düşündüğüm ya da aklıma takılan bir konu varsa onları kendi renklerim ve çizgilerimle tuvale aktarıyorum." Sanatın yalnızca üretmekten ibaret olmadığını dile getiren Kademlioğlu, sanatçıların toplumsal konulara dikkati çekmesi gerektiğini ifade etti. Eserlerinde çoğu zaman toplumsal olaylardan etkilendiğini belirten Kademlioğlu, "Resimlerimi yapmadan önce kurguluyorum. Aklıma takılan düşünceler ya da beni etkileyen toplumsal olaylar varsa onları kendi iç dünyamda birleştirerek tuvale aktarıyorum. Sanatçı olarak izleyiciye bir mesaj vermemiz gerektiğine inanıyorum." dedi. - "Resimlerimde genellikle kadın figürlerini çalışıyorum" Kademlioğlu, 40 yıldır hayallerini tuvale yansıtmanın kendisine huzur verdiğini dile getirdi. İstanbul ve Amerika'da bazı özel koleksiyonlarda eserlerinin bulunduğunu anlatan Kademlioğlu, kadın figürlerinin çalışmalarında önemli yer tuttuğunu söyledi. Kadınların yaşadığı sorunlara sanat yoluyla dikkati çekmeye çalıştığını aktaran Kademlioğlu, "Resimlerimde genellikle kadın figürlerini çalışıyorum. Kadınların dünyamızda çeşitli sorunları var. Bir sanatçı olarak bu konulara dikkati çekmek ve toplumu bilinçlendirmek istiyorum." diye konuştu. Son kişisel sergisini "Kadın: Yeryüzünün Nabzı" temasıyla açtığını belirten Kademlioğlu, eserlerini sanatseverlerle buluşturmanın mutluluğunu yaşadığını kaydetti. - "Her yıl sergi açmayı hedefliyorum" Sanatseverlerin eserlerine ilgi göstermesinin kendisini mutlu ettiğini dile getiren Kademlioğlu, bundan sonraki süreçte daha fazla üretmek istediğini anlattı. Kadının toplumdaki önemine dikkati çeken Kademlioğlu, sözlerini şöyle tamamladı: "Kadın, toplumun temel taşıdır. Kadın üretkendir, hayatı güzelleştirir. Kadının olmadığı bir toplum düşünülemez. Cumhuriyetin temel taşlarından biri de kadına verilen değerdir. Çocuklarımın eğitimine öncelik verdiğim için resimde biraz geç kaldım. 40 yıldır resim yapıyorum ama 5 sergi benim için az bir sayı. Bundan sonra her yıl farklı konularda sergi açmayı hedefliyorum."

Edirne'de Türkiye’nin Deprem Gerçeği Konuşuldu Haber

Edirne'de Türkiye’nin Deprem Gerçeği Konuşuldu

‎Edirne'de “Türkiye’nin Deprem Gerçeği” konulu konferans, Trakya Üniversitesi (TÜ) ev sahipliğinde gerçekleştirildi. ‎Program, üniversitenin Ayşekadın Yerleşkesi Aheste Sosyal Tesisleri’nde düzenlenirken; moderatörlüğünü TÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Eylem Bayır üstlendi. Etkinliğin konuşmacısı ise Prof. Dr. Mehmet Ali Kaya oldu. ‎“DEPREM KONUSU ÜZERİNDE ISRARLA DURMALIYIZ” ‎Açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Eylem Bayır, üniversitelerin yalnızca akademik çalışmalarla değil, toplumla iç içe etkinliklerle de sorumluluk üstlendiğini vurguladı. Bilim kafe etkinliklerinin halkı bilimsel konularda bilgilendirmeyi amaçladığını belirten Bayır, daha önce sağlık temalı programlar düzenlediklerini, üçüncü etkinliği ise deprem başlığıyla gerçekleştirdiklerini ifade etti. ‎Depremin hem ülke hem de toplum açısından hayati bir mesele olduğuna dikkat çeken Bayır, organizasyonda emeği geçen akademisyenlere, öğrencilere ve yönetime teşekkür ederek verimli bir etkinlik temennisinde bulundu. ‎ “SON 125 YILDA 47 BÜYÜK DEPREM” ‎Sunumunda Türkiye’nin deprem istatistiklerini paylaşan Prof. Dr. Mehmet Ali Kaya, 6,5 büyüklüğünün üzerindeki depremlerin yıkıcı etkisine dikkat çekti. Kaya, son 125 yılda bu büyüklükte 47 deprem meydana geldiğini belirterek, bunun yaklaşık her iki buçuk yılda bir ciddi bir deprem anlamına geldiğini söyledi. ‎Dünya literatüründe 7 ve üzerindeki depremlerin “büyük”, 8 ve üzerindekilerin ise “çok büyük” olarak tanımlandığını ifade eden Kaya, aynı 125 yıllık süreçte 7 ve üzeri büyüklükte 19 deprem yaşandığını kaydetti. Bu verilerin, yaklaşık her 20 yılda en az üç büyük deprem yaşandığını ortaya koyduğunu dile getirdi. ‎Kaya, 1999 Kocaeli, 2010 Van ve 2023 Kahramanmaraş depremlerini hatırlatarak Türkiye’nin yakın tarihinin de bu tabloyu doğruladığını ifade etti. ‎“DEPREM ANADOLU’NUN BİNLERCE YILLIK GERÇEĞİ” ‎Depremlerin yalnızca modern dönemle sınırlı olmadığını belirten Kaya, Anadolu’daki tarihsel ve arkeolojik bulguların da binlerce yıldır yıkıcı depremler yaşandığını gösterdiğini söyledi. İmparatorluk dönemlerinden itibaren depremlerin kayıt altına alındığını aktaran Kaya, Çin, Roma, Pers, Selçuklu ve Osmanlı arşivlerinde önemli deprem kayıtlarının bulunduğunu ifade etti. ‎Arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılan ve yaklaşık 7 bin yıl öncesine tarihlenen deprem izlerine değinen Kaya, fay kırıkları ve yıkım bulgularının Anadolu’nun kadim bir deprem coğrafyası olduğunu kanıtladığını belirtti. ‎“DEPREM SADECE FAY HATTI ÜZERİNDE OLMAZ” ‎Deprem riskinin yalnızca bilinen büyük fay hatlarıyla sınırlı olmadığını söyleyen Kaya, Türkiye’nin farklı bölgelerinde de beklenmedik depremler yaşanabildiğine dikkat çekti. 1953 yılında Edirne’de meydana gelen 5 büyüklüğündeki depremi örnek gösteren Kaya, “Türkiye’nin her yerinde deprem gerçeğini kabul etmek zorundayız” dedi. Dünyanın yaşayan ve hareketli bir gezegen olduğunu vurgulayan Kaya, milyonlarca yıllık jeolojik süreçte Anadolu’nun şekillendiğini belirterek, “Deprem bu coğrafyanın kaçınılmaz bir gerçeği. Önemli olan bunu bilerek yaşamak ve hazırlıklı olmak” ifadelerini kullandı. ‎MEHMET EFECAN HIDIROĞLU

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.