Hava Durumu

#Toplum

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Toplum haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Toplum haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursiyer Adaylarını ve Hayırseverleri Buluşturan İftar Haber

Bursiyer Adaylarını ve Hayırseverleri Buluşturan İftar

Edirne’de faaliyet gösteren Edirne Şehir Gönüllüleri Vakfı tarafından “Bir Destek, Bir Gelecek” sloganıyla iftar programı düzenlendi. Edirne'de bir otelde gerçekleştirilen programa Edirne Valisi Yunus Sezer, iş insanları, hayırseverler, sivil toplum temsilcileri ve üniversite öğrencileri katıldı. “BU İFTAR, ÖĞRENCİLERİMİZE BURS SAĞLAMAK İÇİN DÜZENLENDİ” Programda konuşan Edirne Valisi Yunus Sezer, iftar programının hayırseverler ile gençleri buluşturan önemli bir organizasyon olduğunu belirtti. Sezer, “Bugünkü iftar yemeğimiz hem şehrimizdeki gönül insanlarını ve iş insanlarını bir araya getirmek hem de bu kıymetli insanlarımızın katkılarıyla evlatlarımıza burs kaynağı sağlamak amacıyla düzenlendi. Bu ulvi amaca destek veren tüm gönül insanlarına ve iş insanlarımıza şehrim adına şükranlarımı sunuyorum” dedi. Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ayı olduğuna dikkat çeken Sezer, toplumun en önemli değerlerinden birinin yardımlaşma kültürü olduğunu vurgulayarak, “Ramazan demek; küskünlerin barıştığı, açların doyurulduğu, hal ve hatırın sorulduğu, aradaki mesafelerin kısaldığı bir ay demektir. İnşallah bu bereket hem ilimizde hem ülkemizde hem de tüm İslam âleminde huzura vesile olur” ifadelerini kullandı. Sezer konuşmasında ayrıca şehirlerin ruhunu insanların oluşturduğunu belirterek, “İçinde gönüllü olmayan bir şehir, şehir değildir. Maneviyatsız ve ruhsuz bir yerdir. Yardımlaşma ve merhamet duygusunu kaybetmememiz gerekiyor” dedi. “GENÇLERİMİZİN GELECEĞİ BİZİM SORUMLULUĞUMUZ” Programda konuşan Edirne Şehir Gönüllüleri Vakfı Başkanvekili Sibel Yıldırım ise vakfın sosyal dayanışmayı güçlendirmek ve gençlerin eğitim hayatına katkı sağlamak amacıyla çalışmalar yürüttüğünü söyledi. Yıldırım, gençlerin eğitimine verilen her desteğin ülkenin geleceğine yapılan yatırım olduğunu belirterek, “Bir gencin eğitimine verilen her destek aslında ülkemizin yarınlarına yapılan en kıymetli yatırımdır. Gençlerimizin umudu ve geleceği bizim en büyük sorumluluğumuzdur” diye konuştu. MEHMET EFECAN HIDIROĞLU

Tekirdağ'da 74 Yaşındaki Ressam 40 Yıldır Hayallerini Tuvale Yansıtıyor Haber

Tekirdağ'da 74 Yaşındaki Ressam 40 Yıldır Hayallerini Tuvale Yansıtıyor

İlkokul yıllarında resme ilgi duyan Kademlioğlu, katıldığı bir yarışmada birincilik elde ederek yeteneğini erken yaşta gösterdi. Evlendikten sonra iki çocuğunu büyütme sürecinde resme bir süre ara vermek zorunda kalan Kademlioğlu, yıllar sonra yeniden fırçasını eline alarak tuval başına geçti. Yaklaşık 40 yıldır sanat çalışmalarını sürdüren Kademlioğlu, bu süreçte 5 kişisel sergi açtı, çok sayıda karma sergiye de katıldı. Ressam Perihan Kademlioğlu, resim yapmanın kendisi için büyük tutku olduğunu söyledi. Resimle ilk tanışmasının ilkokul yıllarında olduğunu anlatan Kademlioğlu, şöyle konuştu: "Yağlı boyaya geçişim yaklaşık 40 yıl öncesine dayanıyor. Eserlerimde belli bir temaya bağlı kalmıyorum. O gün etkilendiğim olaylar, düşündüğüm ya da aklıma takılan bir konu varsa onları kendi renklerim ve çizgilerimle tuvale aktarıyorum." Sanatın yalnızca üretmekten ibaret olmadığını dile getiren Kademlioğlu, sanatçıların toplumsal konulara dikkati çekmesi gerektiğini ifade etti. Eserlerinde çoğu zaman toplumsal olaylardan etkilendiğini belirten Kademlioğlu, "Resimlerimi yapmadan önce kurguluyorum. Aklıma takılan düşünceler ya da beni etkileyen toplumsal olaylar varsa onları kendi iç dünyamda birleştirerek tuvale aktarıyorum. Sanatçı olarak izleyiciye bir mesaj vermemiz gerektiğine inanıyorum." dedi. - "Resimlerimde genellikle kadın figürlerini çalışıyorum" Kademlioğlu, 40 yıldır hayallerini tuvale yansıtmanın kendisine huzur verdiğini dile getirdi. İstanbul ve Amerika'da bazı özel koleksiyonlarda eserlerinin bulunduğunu anlatan Kademlioğlu, kadın figürlerinin çalışmalarında önemli yer tuttuğunu söyledi. Kadınların yaşadığı sorunlara sanat yoluyla dikkati çekmeye çalıştığını aktaran Kademlioğlu, "Resimlerimde genellikle kadın figürlerini çalışıyorum. Kadınların dünyamızda çeşitli sorunları var. Bir sanatçı olarak bu konulara dikkati çekmek ve toplumu bilinçlendirmek istiyorum." diye konuştu. Son kişisel sergisini "Kadın: Yeryüzünün Nabzı" temasıyla açtığını belirten Kademlioğlu, eserlerini sanatseverlerle buluşturmanın mutluluğunu yaşadığını kaydetti. - "Her yıl sergi açmayı hedefliyorum" Sanatseverlerin eserlerine ilgi göstermesinin kendisini mutlu ettiğini dile getiren Kademlioğlu, bundan sonraki süreçte daha fazla üretmek istediğini anlattı. Kadının toplumdaki önemine dikkati çeken Kademlioğlu, sözlerini şöyle tamamladı: "Kadın, toplumun temel taşıdır. Kadın üretkendir, hayatı güzelleştirir. Kadının olmadığı bir toplum düşünülemez. Cumhuriyetin temel taşlarından biri de kadına verilen değerdir. Çocuklarımın eğitimine öncelik verdiğim için resimde biraz geç kaldım. 40 yıldır resim yapıyorum ama 5 sergi benim için az bir sayı. Bundan sonra her yıl farklı konularda sergi açmayı hedefliyorum."

Edirne'de Türkiye’nin Deprem Gerçeği Konuşuldu Haber

Edirne'de Türkiye’nin Deprem Gerçeği Konuşuldu

‎Edirne'de “Türkiye’nin Deprem Gerçeği” konulu konferans, Trakya Üniversitesi (TÜ) ev sahipliğinde gerçekleştirildi. ‎Program, üniversitenin Ayşekadın Yerleşkesi Aheste Sosyal Tesisleri’nde düzenlenirken; moderatörlüğünü TÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Eylem Bayır üstlendi. Etkinliğin konuşmacısı ise Prof. Dr. Mehmet Ali Kaya oldu. ‎“DEPREM KONUSU ÜZERİNDE ISRARLA DURMALIYIZ” ‎Açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Eylem Bayır, üniversitelerin yalnızca akademik çalışmalarla değil, toplumla iç içe etkinliklerle de sorumluluk üstlendiğini vurguladı. Bilim kafe etkinliklerinin halkı bilimsel konularda bilgilendirmeyi amaçladığını belirten Bayır, daha önce sağlık temalı programlar düzenlediklerini, üçüncü etkinliği ise deprem başlığıyla gerçekleştirdiklerini ifade etti. ‎Depremin hem ülke hem de toplum açısından hayati bir mesele olduğuna dikkat çeken Bayır, organizasyonda emeği geçen akademisyenlere, öğrencilere ve yönetime teşekkür ederek verimli bir etkinlik temennisinde bulundu. ‎ “SON 125 YILDA 47 BÜYÜK DEPREM” ‎Sunumunda Türkiye’nin deprem istatistiklerini paylaşan Prof. Dr. Mehmet Ali Kaya, 6,5 büyüklüğünün üzerindeki depremlerin yıkıcı etkisine dikkat çekti. Kaya, son 125 yılda bu büyüklükte 47 deprem meydana geldiğini belirterek, bunun yaklaşık her iki buçuk yılda bir ciddi bir deprem anlamına geldiğini söyledi. ‎Dünya literatüründe 7 ve üzerindeki depremlerin “büyük”, 8 ve üzerindekilerin ise “çok büyük” olarak tanımlandığını ifade eden Kaya, aynı 125 yıllık süreçte 7 ve üzeri büyüklükte 19 deprem yaşandığını kaydetti. Bu verilerin, yaklaşık her 20 yılda en az üç büyük deprem yaşandığını ortaya koyduğunu dile getirdi. ‎Kaya, 1999 Kocaeli, 2010 Van ve 2023 Kahramanmaraş depremlerini hatırlatarak Türkiye’nin yakın tarihinin de bu tabloyu doğruladığını ifade etti. ‎“DEPREM ANADOLU’NUN BİNLERCE YILLIK GERÇEĞİ” ‎Depremlerin yalnızca modern dönemle sınırlı olmadığını belirten Kaya, Anadolu’daki tarihsel ve arkeolojik bulguların da binlerce yıldır yıkıcı depremler yaşandığını gösterdiğini söyledi. İmparatorluk dönemlerinden itibaren depremlerin kayıt altına alındığını aktaran Kaya, Çin, Roma, Pers, Selçuklu ve Osmanlı arşivlerinde önemli deprem kayıtlarının bulunduğunu ifade etti. ‎Arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılan ve yaklaşık 7 bin yıl öncesine tarihlenen deprem izlerine değinen Kaya, fay kırıkları ve yıkım bulgularının Anadolu’nun kadim bir deprem coğrafyası olduğunu kanıtladığını belirtti. ‎“DEPREM SADECE FAY HATTI ÜZERİNDE OLMAZ” ‎Deprem riskinin yalnızca bilinen büyük fay hatlarıyla sınırlı olmadığını söyleyen Kaya, Türkiye’nin farklı bölgelerinde de beklenmedik depremler yaşanabildiğine dikkat çekti. 1953 yılında Edirne’de meydana gelen 5 büyüklüğündeki depremi örnek gösteren Kaya, “Türkiye’nin her yerinde deprem gerçeğini kabul etmek zorundayız” dedi. Dünyanın yaşayan ve hareketli bir gezegen olduğunu vurgulayan Kaya, milyonlarca yıllık jeolojik süreçte Anadolu’nun şekillendiğini belirterek, “Deprem bu coğrafyanın kaçınılmaz bir gerçeği. Önemli olan bunu bilerek yaşamak ve hazırlıklı olmak” ifadelerini kullandı. ‎MEHMET EFECAN HIDIROĞLU

Kırklareli Valisi Turan, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü'nde Gazetecilerle Buluştu Haber

Kırklareli Valisi Turan, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü'nde Gazetecilerle Buluştu

Vali Turan, öğretmenevinde düzenlenen programda, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü'nü kutladı. Basının, demokrasinin vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu ifade eden Turan, "Doğru, tarafsız ve ilkeli habercilik anlayışıyla toplumun haber alma hakkını teminat altına alan çok önemli bir görev üstlenmektedir. Büyük bir özveriyle, zaman ve mekan gözetmeksizin görev yapan siz değerli basın çalışanlarımız, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesinde hayati bir rol oynamaktadır." diye konuştu. Turan, basının toplumsal bilinç ve farkındalığın oluşmasına katkı sağladığını vurguladı. Gazetecilerin gece gündüz demeden görev yaptıklarını anlatan Turan, şöyle devam etti: "Özellikle zor ve olağanüstü dönemlerde gösterdiğiniz fedakarlık, sorumluluk bilinci ve meslek ahlakı her türlü takdirin üzerindedir. Kırklareli'mizde de basınımızın bu anlayışla görev yapmasından büyük memnuniyet duyuyorum. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün de ifade ettiği gibi, 'Basın, milletin müşterek sesidir.' Bu söz, basının toplum adına taşıdığı sorumluluğu ve üstlendiği misyonu en açık şekilde ortaya koymaktadır. Güçlü bir basın, güçlü bir toplumun ve sağlıklı bir demokrasinin en önemli göstergelerindendir. Gazze başta olmak üzere dünyanın birçok bölgesinde yaşanan insanlık dramlarını tüm gerçekliğiyle dünyaya duyurmak adına, canlarını hiçe sayarak görev yapan basın mensuplarının ortaya koyduğu cesaret ve fedakarlık, gazeteciliğin ne denli kutsal ve onurlu bir meslek olduğunu bir kez daha göstermektedir. Zor şartlar altında, baskı ve tehditlere rağmen hakikatin izini süren tüm gazetecileri saygıyla selamlıyor, insanlık onurunu ve evrensel basın özgürlüğünü savunma yolunda verdikleri mücadeleyi takdirle karşılıyorum." Programa, Kırklareli Vali Yardımcısı Hasan Tanrıseven, Valilik Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Özgür Tiran ile Gazeteciler Cemiyeti Başkan Vekili Savaş Eskici de katıldı.

TÜ’de Dünya Engelliler Günü Programı Haber

TÜ’de Dünya Engelliler Günü Programı

Trakya Üniversitesi (TÜ) Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı Özel Eğitim Topluluğu tarafından 3 Aralık Dünya Engelliler Günü programı olan “Biz De Varız 11” isimli program Balkan Kongre Merkezi’nde yoğun katılımla gerçekleştirildi. Programa; TÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Eylem Bayır, Lalapaşa Belediye Başkanı Zafer Sezgin Geldi, akademisyenler, öğrenciler, engelli bireyler ve vatandaşlar katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan programın aynı zamanda işaret diliyle çevrilmesi salon tarafından büyük beğeni topladı. Program açılış konuşmalarıyla devam etti. “ENGELLERİ ÇÖZMENİN İLK ADIMI FARK ETMEKTİR” Engelleri çözmenin yolunun fark etmek olduğunu vurgulayan Özel Eğitim Topluluk Başkanı Mehmet Burak Horunlu, “3 Aralık Dünya Engelliler Günü, kutlanacak veya bayram yapılacak bir gün değil; karşılaşılan sorunların gündeme getirileceği ve bunların çözümü için yapılabileceklerin ele alınacağı önemli bir tarihtir. Hem ülkemizde hem de dünyada engelin artık çevreden kaynaklı sorunlar olduğu kabul görmüştür. Sizler bir yerden bir yere rampa veya asansör olmadığı için gidemiyorsanız, sokakta kaldırımlar erişilebilir olmadığı için hareket edemiyorsanız, toplu taşıma araçları size uygun olmadığı için kullanamıyorsanız, işe girmek istediğinizde reddediliyorsanız, insanların ‘Sen bunu yapamazsın’ cümlelerine maruz kalıyorsanız asıl engel burada demektir. Yani engellilik bireyin kalbinde değil, toplumdaki engellerdedir. Özel Eğitim Topluluğu olarak bu etkinliği yapma amacımız, toplumda var olan engel ve sorunlara farkındalık oluşturmaktır. Çünkü engelleri çözmenin ilk adımı fark etmektir” dedi. “BİZLERE DÜŞEN GÖREV, HER BİREYİN EŞİT HAKLARA SAHİP OLMASI” Özel Eğitim Topluluğu Danışmanı Dr. Öğr. Üyesi Feyza Nazan Gündüz, “3 Aralık sadece bir tarih değil, gerçek engelin zihinde başladığını hatırlatan farkındalık ayıdır. Bizlere düşen görev, her bireyin eşit haklara sahip olduğu ortamı yaratmaktır; hep birlikte çalışmaktır” ifadelerine yer verdi. “ENGELLERİ ORTADAN KALDIRMAK HEPİMİZİN GÖREVİDİR” TÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Eylem Bayır ise, “Unutmamalıyız ki engelli bireylerin yaşadığı sorunlar kendilerinden değil, toplumun yarattığı fiziksel ve sosyal engellerden kaynaklanmaktadır. Bu engelleri ortadan kaldırmak ise hepimizin görevidir. Değerli katılımcılar; engelli bireylerin eğitim, sağlık, istihdam ve sosyal hayata katılım hakları tartışmasızdır. Bu hakları güvence altına almak, geliştirmek ve sürdürülebilir hale getirmek için tüm kurumlar olduğu gibi üniversiteler de kritik bir rol üstlenmektedir. Bu bilinçle Trakya Üniversitesi olarak kapsayıcı yaklaşımları güçlendirmek, erişilebilirliği artırmak ve farkındalığı sürekli kılmak için çalışmalarımıza devam edeceğiz. Bugün burada emeği geçen tüm akademik personelimize, öğrenci topluluklarımıza, etkinliğe katkı sağlayan değerli kurum ve kuruluşlara teşekkür ediyorum” diye konuştu. SALAR’DAN ENGEL AVI SUNUMU TÜ’de bulunan faaliyetler hakkında bilgi veren Engelsiz Üniversite Birim Koordinatörü Doç. Dr. Sinem Salar, “Engel avında engeli olan bireyler ya da engeli olmasa da herhangi bir kişi, buradan aslında bir nevi dedektiflik yaparak bize sorunları ifade edebiliyor; fotoğrafını gönderebiliyor, videosunu gönderebiliyor. Örneğin bir rampanın uygun olmadığını fark ettiniz, kaldırımda engelli birey için tehlikeli bir yer gördünüz ya da bir yakınınız sizinle aynı binaya girdi ancak üst katlara çıkamadı ve hedeflediği yere ulaşamadı. Bu tür erişilebilirlik zorluklarını engel avına bildirdiğinizde tüm birimlerimiz bunu titizlikle değerlendirip düzeltilmesi yönünde çalışmalar yapıyor” dedi. BANDO VE DANSLA EĞLENDİLER Konuşmaların ardından TÜ Armağan Dönertaş Engelli Çocuklar Rehabilitasyon Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin Trakya-Armağan Bando Takımı gösterisi ve müzikli dans etkinliği sahnelendi. Engelli bireyler ellerindeki bandolarla çalan müziklere eşlik etti. Ardından müzikli dans etkinliği ile doyasıya eğlendi. Program, daha sonra engelli bireylerin kendilerini tanıtması ve yaşadıkları zorlukları anlatmasıyla devam etti. “BİZLER GÖRÜLMEK VE FARK EDİLMEK İSTİYORUZ” Programda konuşan Kimya Mühendisi Mehmet Abdu, “Toplum bizi ikiye ayırmış durumda: sağlam olanlar ve engelliler. Biz engelli bireyler, ayrıştırılmak istemeden, sağlam dediğimiz kişilerle bir arada yaşayabilmek için elimizden geleni yapıyoruz. Ancak sağlam bireyler bizi neden bir kenara itiyor? Neden aralarında kabul etmek istemiyorlar? Başıma gelen bir olayı paylaşmak istiyorum: Tıp fakültesine kontrole geldiğim bir gün, hastaneden çıktıktan sonra minibüs durağında iki saatten fazla bekledim. Çünkü öğrenci arkadaşlarımız gelen her minibüse hücum ederken beni kenara itip hatta üzerimden atlayarak minibüse binmeye çalıştılar. Aralarından bazı kişiler ‘Ya zavallı amcaya yer verin de binsin’ dedi. Ama biz zavallı değiliz; biz sadece görülmek, fark edilmek istiyoruz. Acınmak istemiyoruz” ifadelerine yer verdi. SPORDA ENGEL OLMAZ VURGUSU Abdu’nun konuşmalarının ardından Tekirdağ’dan gelen boccia takımını temsil eden Ramazan Köseoğlu, Kadir Gülsoy ve Yücel Coşkun kendileri hakkında bilgi vererek boccia hakkında bilgilendirme yaptı ve sporda engel olmadığını vurguladı. Program, toplu fotoğraf çekimi ve topluluk stantlarının gezilmesiyle sona erdi. MERT ERİŞKİN

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.