Hava Durumu

#Toplumsal Farkındalık

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Toplumsal Farkındalık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Toplumsal Farkındalık haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Edirne’de Orman Haftası’nda Anlamlı Sergi Haber

Edirne’de Orman Haftası’nda Anlamlı Sergi

Edirne’de faaliyet gösteren bir kreşin Kurucu Müdürü Ümran İnal, çocukların doğa ile bağ kurmasını güçlendirmek amacıyla yürütülen Ulusal Sosyal Sorumluluk ve Farkındalık Projesi kapsamında önemli bir etkinliğe imza attı. 21-26 Mart Orman Haftası dolayısıyla düzenlenen etkinlikler çerçevesinde, kapalı AVM’de gerçekleştirilen sergi, ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Minik öğrencilerin doğaya ilişkin gözlemlerini, hayallerini ve duygularını yansıttığı çalışmaların yer aldığı sergi, yalnızca bir sanat etkinliği olmanın ötesine geçerek toplumsal farkındalık oluşturmayı hedefledi. Sergiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kurucu Müdür Ümran İnal, günümüzde çocukların doğadan giderek uzaklaştığına dikkat çekti. Betonlaşma, teknoloji bağımlılığı ve hızlı tüketim alışkanlıklarının çocukların doğayla olan bağını zayıflattığını ifade eden İnal, doğanın çocuklar için vazgeçilmez bir öğrenme alanı olduğunu vurguladı. İnal, “Doğa; çocuklara sabretmeyi, üretmeyi, gözlem yapmayı ve ait olmayı öğretir. Bu yüzden çocuklarımızın doğayla bağ kurmasını desteklemek zorundayız” dedi. ORMAN OKULU YAKLAŞIMIYLA DOĞAYLA İÇ İÇE EĞİTİM Etkinliğin temelinde yer alan “orman okulu” yaklaşımına da değinen İnal, bu modelin çocukların dört duvar arasında değil, doğanın içinde öğrenmesini esas aldığını belirtti. Çocukların toprağa dokunduğunu, yağmuru hissettiğini ve doğanın bir parçası olarak deneyim kazandığını dile getiren İnal, bu süreçte sadece akademik bilgi değil; sorumluluk, farkındalık ve sürdürülebilir yaşam bilinci kazandırıldığını söyledi. TÜRKİYE GENELİNDE EŞ ZAMANLI ETKİNLİK Edirne’de düzenlenen serginin en dikkat çeken yönlerinden biri ise Türkiye genelinde farklı şehirlerdeki orman okullarıyla eş zamanlı olarak gerçekleştirilmiş olması oldu. Aynı anda farklı şehirlerde bir araya gelen çocukların doğa için ortak bir mesaj vermesi, etkinliğin etkisini daha da artırdı. “DOĞA BİZE AİT DEĞİL, BİZ DOĞAYA AİTİZ” Sergide yer alan çalışmaların önemli bir mesaj taşıdığını belirten İnal, çocukların küçük elleriyle ortaya koyduğu eserlerin büyük bir gerçeği hatırlattığını söyleyerek; “Doğa bize ait değil, biz doğaya aitiz” dedi. GELECEK İÇİN DOĞA BİLİNCİ ŞART Çevre sorunlarının her geçen gün arttığına dikkat çeken İnal, sürdürülebilir bir gelecek için çocukların bilinçlendirilmesinin kaçınılmaz olduğunu vurguladı. Eğitim anlayışının bu doğrultuda yeniden şekillendirilmesi gerektiğini ifade eden İnal, çocukların doğayla iç içe büyümesinin önemine işaret etti. İnal, “Doğa konuşmaya devam ediyor. Önemli olan, onu dinleyen nesiller yetiştirebilmek” sözleriyle açıklamasını tamamladı. HİLAL PEKER

Edirne Dişhekimleri Odası’ndan Farkındalık Çağrısı Haber

Edirne Dişhekimleri Odası’ndan Farkındalık Çağrısı

Edirne Dişhekimleri Odası Başkanı Dt. Agah Tümay Akgün, 20 Mart Dünya Ağız Sağlığı Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, ağız ve diş sağlığının yalnızca bireysel bir konu olmadığını, aynı zamanda halk sağlığı açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Akgün, düzenli diş fırçalama, dengeli beslenme ve periyodik diş hekimi kontrollerinin yaşam kalitesini artırdığına dikkat çekerek, toplumun tüm kesimlerini sağlıklı ağız ve diş alışkanlıkları edinmeye davet etti. “FARKINDALIK GÜNÜDÜR” Akgün, “20 Mart Dünya Ağız Sağlığı Günü, ağız ve diş sağlığına yönelik farkındalık çalışmalarının kamuoyunda görünürlük kazanmasını amaçlayan uluslararası bir farkındalık günüdür. Bu kapsamda her yıl Dünya Dişhekimleri Birliği (FDI) tarafından ortak bir tema belirlenmektedir. 2026 yılı teması ‘Mutlu bir ağız, mutlu bir hayat’ olarak ilan edilmiştir. Türk Dişhekimleri Birliği (TDB) olarak bu tema doğrultusunda, ağız ve diş sağlığının toplumun tüm kesimlerinde anlaşılır, erişilebilir ve sürdürülebilir bir yaklaşımla ele alınmasını önemsiyoruz. Bu çerçevede yıl boyunca eğitim faaliyetleri ve toplumsal farkındalık çalışmaları yürütmekte; dijital platformlar ve sosyal medya aracılığıyla koruyucu ağız ve diş sağlığına ilişkin bilimsel içerikler üreterek geniş kitlelere ulaşmayı hedeflemekteyiz. Ağız ve diş sağlığının korunmasında günlük alışkanlıklar temel belirleyici unsurlardır. Günde en az iki kez florürlü diş macunu ile dişlerin fırçalanması düzenli ağız bakımının temelini oluşturur. Bununla birlikte beslenme alışkanlıkları ile ağız ve diş sağlığı arasında güçlü bir ilişki bulunmaktadır. Şekerli ve asitli gıdaların sık tüketimi ağız sağlığını olumsuz etkilerken; dengeli ve sağlıklı beslenme, koruyucu ağız sağlığı uygulamalarını desteklemektedir. Yürütülen çalışmalarla, koruyucu ağız ve diş sağlığı uygulamalarının günlük yaşamın doğal bir parçası haline gelmesi amaçlanmaktadır. Aynı zamanda ağız ve diş sağlığının yalnızca bireysel bir konu değil, önemli bir halk sağlığı alanı olduğu bilinciyle; ilgili kamu kurumları ve paydaşlarla iş birliği geliştirilmekte, çok yönlü ve sürdürülebilir projeler hayata geçirilmektedir. Ağız ve diş sağlığı yalnızca fiziksel sağlıkla sınırlı değildir; bireyin psikolojik iyilik hali, özgüveni ve sosyal yaşamı üzerinde de doğrudan etkilidir. Sağlıklı bir ağız ve gülümseme yaşam kalitesini artırırken, ağız ve diş sağlığı sorunları fiziksel, psikolojik ve sosyal açıdan olumsuz sonuçlara yol açabilmektedir. ‘Mutlu bir ağız, mutlu bir hayat’ anlayışıyla toplumun tüm kesimlerini düzenli ağız bakımı alışkanlıkları edinmeye, dengeli beslenmeye ve periyodik diş hekimi kontrollerini ihmal etmemeye davet ediyoruz” dedi. HABER MERKEZİ

Miniklerden Engellilere 21 Tekerlekli Sandalye Haber

Miniklerden Engellilere 21 Tekerlekli Sandalye

Edirne’de bulunan Badem Çocuk Evi Kreşinde eğitim gören öğrenciler, engelli bireylere yardım amacıyla tekerlekli sandalye temini için mavi kapak toplama kampanyası başlattılar. Çocukların başlattığı kampanya veliler ve hayırseverlerin katılımıyla büyüyerek “Badem İyilik Çemberi” isimli kampanyaya dönüştü. Badem iyilik çemberi kapsamında alınan tekerlekli sandalye, walker ve akülü tekerlekli sandalye bugün düzenlenen tören ile tespit edilen ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmak üzere mahalle muhtarlarına teslim edildi. Saygı duruşu ve İstiklal marşının okunmasıyla başlayan teslim töreninde konuşan Badem Çocuk Evi kurucusu Hande Zeynep Turan, engelli bireylerin sosyal hayata katılımlarını arttırmak ve yaşamlarını bir nebze olsun kolaylaştırmak adına “Badem İyilik Çemberi” adı altında bir sosyal yardımlaşma projesini hayata geçirdiklerini belirterek; “Bu projede gönüllülük esasına dayanan, duyarlı birçok arkadaşımızın ve destekçilerimizin katkılarıyla engelli bireylerin kullanımına sunulmak üzere 21 adet araç temin ettik. Projemiz yalnızca bir yardım çalışması değil, toplumsal farkındalık oluşturmayı hedefleyen bir vicdan çağrısıdır. Bu anlamda, bizleri gönülden destekleyen tüm dostlarımıza, bu iyilik yolculuğumuzu birlikte geçirdiğimiz paydaşlarımıza Badem Çocuk Evi kurucusu olarak teşekkürlerimi sunuyorum. Biz engelli bireylerin hayatına dokunan projeler üretmeye ve iyiliği çoğaltmaya kararlılıkla devam edeceğiz” dedi. Konuşmaların ardından tekerlekli sandalyeler ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmak üzere mahalle muhtarlarına, huzurevi çalışanlarına ve Dünya Zihinsel Engellileri Koruma ve Yaşatma Derneği Başkan Yardımcısı Ertuğrul Tanrıkulu’na teslim edildi. Teslim töreni sonrası minikler katılımcılara bir gösteri sundu. ŞENER ŞENTÜRK

Edirne’de Kadınlar Şiddete Karşı Yürüdü Haber

Edirne’de Kadınlar Şiddete Karşı Yürüdü

Edirne Kadın Dayanışması, 25 Kasım Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Günü kapsamında yürüyüş ve basın açıklaması yaptılar. Tarihi belediye binası önünde toplanan kadınlar, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan’ın da katılımıyla Edirne belediye bandosu eşliğinde Atatürk anıtına yürüdüler. Anıta çelenk sunan kadın dayanışması, saygı duruşunda bulunarak İstiklal Marşını okudular. İstiklal Marşı’nın okunması sonrası kadın dayanışması adına açıklama yapan Edirne Barosu avukatlarından Ayşenur Çalışkanlar Aşılı şunları ifade etti: “25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü, yalnızca bir anma günü değil; aynı zamanda kadınların yaşam mücadelesinin, eşitlik talebinin ve adalet arayışının yüksek sesle haykırıldığı bir gündür. Kadına yönelik şiddet; bireysel bir sorun değil, toplumun tüm dokusunu zedeleyen ciddi bir insan hakları ihlalidir. Kadınlara yönelen fiziksel, psikolojik, ekonomik ve dijital şiddet, erkek egemen zihniyetin, cezasızlık kültürünün ve sistematik eşitsizliklerin bir sonucudur, Kadınlar hâlâ en yakınları tarafından şiddete uğruyor, en güvende hissetmeleri gereken yerde, tehdit ediliyor, ekonomik bağımsızlıkları zayıflatılıyor, toplumsal baskılara maruz bırakılıyor. Bugün hâlâ kadınlar en çok evlerinde, en çok tanıdıkları tarafından öldürülüyor. Kadınlar; boşanmak istedikleri için, ayrılmak istedikleri için, hayallerinin peşinden gitmek istedikleri için hedef haline getiriliyor. Kadınlar yaşamak, eğitim görmek, çalışmak, istemedikleri bir hayata zorlanmamak istiyor. Bir kadın öldürüldüğünde; sadece bir hayat değil, bir annenin, bir kız kardeşin, bir kız çocuğunun geleceği de yok ediliyor. Şiddet kader değildir, önlenebilir bir toplamsal sorundur. Biz kadınlar biliyoruz ki: Bir kadın öldürüldüğünde yalnızca bir hayat değil, bir gelecek yok ediliyor. Anayasa hükümleri, Türk Ceza Kanunu ve 6284 sayılı Kanun; kadınların yaşamı hakkını, güvenliğini ye korunmasını açıkça güvence altına almaktadır. Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler de kadınların her türlü ayrımcılıktan ve şiddetten korunmasını temel bir insan hakkı olarak tanımlar. Ancak yalnızca yasaların varlığı yeterli değildir; bu düzenlemelerin etkin, erişilebilir ve kararlı bir şekilde uygulanması hayati önem taşır. Şiddetin önlenebilmesi için toplumsal farkındalık, duyarlılık ve dayanışma da en az hukuki mekanizmalar kadar gereklidir. Bizler, kadınların güvenle yaşadığı, eşitliğin günlük hayatta hissedildiği bir toplumun mümkün olduğuna inanıyoruz. Bu inançla dayanışmayı büyütmeye, farkındalık oluşturmaya ve kadınların sesi olmaya devam edeceğiz. Bugün burada bir araya gelen herkese, şiddetsiz ve eşit bir yaşam için verdiğimiz mücadeleye katkı sundukları için teşekkür ediyoruz. Edirne'nin tüm kadınları adına; yaşam hakkını savunmak, adaleti talep etmek ve dayanışmayı güçlendirmek için yan yana durmayı sürdüreceğiz.” ŞENER ŞENTÜRK

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.