Hava Durumu

#Tüi̇k

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Tüi̇k haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tüi̇k haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kira Artışları Hem Kiracıyı Hem Ev Sahibin Zorluyor Haber

Kira Artışları Hem Kiracıyı Hem Ev Sahibin Zorluyor

‎Türkiye'de Mayıs ayı enflasyon rakamlarının açıklanmasının ardından kira artış oranı da yüzde 32,28 olarak belirlendi. Konuyu değerlendiren Edirneli emlakçı Yüksel Meriç, artış oranının hem kiracılar, hem de ev sahipleri açısından yeni sorunları beraberinde getirdiğini ifade etti. ‎Meriç, açıklanan oranın beklentilerin üzerinde olduğunu belirterek, "Yüzde 32,28'lik artış mevcut kiracıyı ve ev sahibini olumsuz etkileyecek. Şu anda 25 bin, 30 bin ya da 35 bin liraya oturan bir kiracının kirası artışla birlikte 40-45 bin lira seviyelerine çıkabiliyor. Bu durumda kiracı daha uygun fiyatlı ev arayışına giriyor ve taşınmayı tercih ediyor. Ev sahibi de boşalan evine yeniden kiracı bulmak durumunda kalıyor" dedi. ‎Mevcut sistemin piyasadaki gerçeklerle örtüşmediğini savunan Meriç, "TÜİK'in açıkladığı enflasyonla vatandaşın günlük hayatta yaşadığı enflasyon arasında ciddi fark var. Market fiyatlarına bakıyoruz, sürekli artış var. Buna karşılık maaş artışları aynı hızda gerçekleşmiyor. Bu da vatandaşın alım gücünü düşürüyor ve yaşam şartlarını zorlaştırıyor" ifadelerini kullandı. ‎Kira artışlarında uygulanan sistemin başarılı olmadığını dile getiren Meriç, "Denge kayboldu. Bir tarafta yüksek kira artışları var, diğer tarafta boş kiralık daireler daha uygun fiyatlarla kiraya veriliyor. Örneğin; bir kiracının mevcut kirası artışla 33 bin liraya çıkacaksa, gidip 20-25 bin liralık başka bir eve taşınmayı tercih ediyor. Son dönemde bunun birçok örneğini yaşadık" diye konuştu. ‎Edirne'de kiracı hareketliliğinin arttığını belirten Meriç, dışarıdan yeni kiracı gelmediğini, mevcut kiracıların kendi aralarında yer değiştirdiğini söyledi. Meriç; "Kiracı dışarıdan gelmiyor. Edirne'deki mevcut kiracılar daha uygun evlere taşınıyor. Artış nedeniyle evini değiştiren çok sayıda vatandaş görüyoruz" dedi. ‎Piyasadaki sorunların çözümü için enflasyonun ve faizlerin düşmesi gerektiğini savunan Meriç, "Banka faizleri, mevduat faizleri ve inşaat maliyetleri yüksek olduğu sürece kira piyasasında denge kurulamaz. Enflasyonun düşmesiyle birlikte alım gücü artacak, inşaat maliyetleri normale dönecek ve piyasa yeniden dengeye kavuşacaktır. Şu an zincirleme şekilde birbirini etkileyen bir süreç yaşanıyor" diye konuştu. ‎MEHMET EFECAN HIDIROĞLU

Akdağ, Uzunköprü’deki Okul Öncesi Eğitimin Durumunu Açıkladı Haber

Akdağ, Uzunköprü’deki Okul Öncesi Eğitimin Durumunu Açıkladı

Edirne İl Genel Meclisi’nin bugün düzenlenen toplantısında, Eğitim, Kültür ve Sosyal Hizmetler Komisyonu’nun, Uzunköprü ilçesinde Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okul öncesi eğitim kurumlarının mevcut kapasite ve ihtiyaç durumları hakkındaki raporu görüşüldü. Komisyon Başkanı Halil Akdağ, Uzunköprü’deki 80. Yıl Anaokulu’nda 86, Gökçen Seven Kızılay Anaokulu’nda 149, Özel Beyaz Zambak Anaokulu’nda 9, Özel Deniz Yıldız Kreş ve Anaokulu’nda 73, Uzunköprü Belediyesi Çocuk Gündüz Bakımevi’nde 58, Uzunköprü TOBB Anaokulu’nda da 42 öğrencinin bulunduğunu açıkladı. Akdağ, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 3-5 yaş grubunun toplam nüfus içindeki payına dikkat çekerken; “Uzunköprü’de okul öncesi eğitim çağındaki çocuk sayısının, mevcut kapasitenin oldukça üzerinde olduğu değerlendirilmektedir. Bu durum, okul öncesi eğitimde okullaşma oranlarının düşük seyretmesine ve fırsat eşitsizliklerinin derinleşmesine yol açmaktadır” dedi. Nüfus artış hızının yüksek olduğu yerleşim alanlarında yeni anaokulu planlanmasını olumlu bir gelişme olarak değerlendiren Akdağ; “Bu yatırımların mevcut ihtiyacı karşılamaktan uzak olduğu açıktır. Eğitim yatırımlarının, nüfus yoğunluğu ve yerleşim dağılımı esas alınarak bütüncül bir planlama çerçevesinde ele alınması gerekmektedir” sözlerine yer verdi. UĞUR AKAGÜNDÜZ

Arabacı: “Bu Şartlarda Çiftçimiz Tarlasını Satar” Haber

Arabacı: “Bu Şartlarda Çiftçimiz Tarlasını Satar”

Edirne ziraat odası ve ilçe ziraat odaları başkanları, geçtiğimiz gün açıklanan buğday taban fiyatı konusunda açıklamalarda bulundular. 16,5 TL taban fiyatının maliyeti dahi karşılamada yetersiz kaldığı belirtildi. “EN AZ 3 TL DESTEK VERİLMELİ” Fiyatın revize edilmesi ya da en az 3 TL destek verilmesi gerektiğini belirten Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı; “Bu açıklanan fiyatların maliyetin altında kaldığını, üreticiyi memnun etmediğini, bununla ilgili gereken düzenlemeleri söyledik. Biz, geçtiğimiz buğday ekiminden bugüne ziraat odaları olarak yaptığımız açıklamalarda yüzde 40 maliyet artışı tespit ettik. Bugün TÜİK yüzde 35 açıklamış. Biz yüzde 40 maliyet artışı diyoruz, Bakanlığımız yüzde 22 artış veriyor. Piyasada aldığımız ekmekten, domatesten, yani gıda maddelerine baktığımızda bu enflasyon, bu alım güçleri daha da yüksek. Çiftçinin hem ailesini geçindirebilmesi hem de önümüzdeki yıllarda tarımdaki sürdürülebilirlik açısından bu fiyatlarla ayakta kalması çok zor. O yüzden bakanlığımızın acilen bu açıklamış olduğu 16,5 TL fiyatı revize etmesini talep ediyoruz. Eğer ki edemiyorsa da dekar başına aldığımız destek haricinde ekstra prim desteği en az 3 TL olması gerektiğini düşünüyoruz. Bu dekar başına verilen destek ve ekstra istediğimiz prim desteği en az ekim ayını geçmeyecek şekilde, ödenmesini talep ediyoruz. Bu süreçte mazotunu, gübresini yani maliyetini karşılayabileceği gibi bu destekleri almasını talep ediyoruz. İnşallah bakanlığımız bununla ilgili bir çalışma yapar üreticilerimizin mağduriyetini ortadan kaldırır ve üreticimiz bir nebze olsun rahat nefes alır diye umuyorum” dedi. “TRAKTÖRÜNÜ, ARABASINI, TARLASINI SATAR” Bu şartlar altında çiftçinin ayakta durmasının çok zor olduğunu söyleyen Arabacı; “Yoksa bu şartlarda üreticiminiz ayakta kalması ve tarımda sürdürülebilirliği yapabilmesi için çok zor bir tablo oluştu. Yani bu şartlarda imkansız diyorum. Üreticimiz ayakta kalabilmek için ya traktörünü ya arabasını satacak. Onlar da yetmeyecek, tarlasını satmak zorunda kalacak. İnşallah bakanlığımız gereğini yapar diye umuyorum” diye konuştu. “İSTENİRSE REVİZE EDİLİR” Toplantıda İpsala Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Darcan ve Lalapaşa Ziraat Odası Başkanı Taner Öztürk de açıklama yaptı. Darcan; fiyatların revize edilebileceğini, Tarım Bakanı ve Cumhurbaşkanı’nın isteği doğrultusunda bir revize yapılabileceğini belirterek; “Bir ülkede revize edilmeyecek diye bir şey yok. Yani bunu Tarım Bakanlığı, Cumhurbaşkanımız revize edebilir. Revize edilmiyorsa bile en azından kilo bazlı destek istiyoruz. Orada destekleme sistemi değişebilir diye altta bir ibare vardı. Yani uygun görüldüğü takdirde buğday fatura desteği verilebilir ibaresi vardır” ifadelerini kullandı. Lalapaşa Ziraat Odası Başkanı Taner Öztürk ise kendilerinin yılda bir kez ürününü satarak para kazandıklarını masraflar, geçinme dahil tüm ihtiyaçlarının bu yılda bir kez kazandıkları paradan karşılandığını ifade etti. ŞENER ŞENTÜRK

Özdemir: “Kaliteli Yerli Filmler Arttırılmalı” Haber

Özdemir: “Kaliteli Yerli Filmler Arttırılmalı”

TÜİK verilerine göre Türkiye’de sinema seyirci sayısı yüzde 15 azalarak 27 milyon 657 bin 591 kişiye düştü. Sektördeki bu gerileme, sinema işletmecileri ve yapımcılar tarafından farklı açılardan değerlendiriliyor. Edirne’de sinema sorumlusu Necdet Özdemir, 2002 yılından bu yana sinema sektöründe olduğunu belirterek seyirci sayısındaki düşüşün en önemli nedenlerinden birinin yerli film üretiminin azalması olduğunu söyledi. Özdemir, “Dönem dönem düşüşler oluyor ancak en önemli sebep yerli filmlerin azlığı. Kaliteli yerli filmler arttırılmalı. Yerli film, yabancı yapımların yakalayamadığı seyirci potansiyeline sahip” dedi. “KALİTELİ YAPIM SEYİRCİYİ HER ZAMAN ÇEKER” Kaliteli yapımların her zaman karşılık bulduğunu ifade eden Özdemir, Gülse Birsel’in “Aile Arasında” filmine dikkat çekti. Filmin geniş bir izleyici kitlesine ulaştığını hatırlatan Özdemir, serinin ikinci filminin de hazırlık aşamasında olduğunu belirtti. ROMANTİK KOMEDİ VE KOMEDİ TÜRÜNE VURGU Özdemir, özellikle romantik komedi ve komedi türlerinin Türkiye’de karşılık bulduğunu ifade ederek, bu tür yapımların artırılması gerektiğini söyledi: “Bizim izleyicimiz komedi filmlerini seviyor. Bu tür yapımlar arttıkça sinema da yeniden güç kazanacaktır.” DİJİTAL PLATFORMLAR SİNEMAYI ETKİLİYOR Sinema salonlarındaki düşüşün bir diğer nedeninin dijital platformlar olduğunu vurgulayan Özdemir, birçok yapımın artık sinema yerine dijitalde yayınlandığını belirtti. Ayrıca Cem Yılmaz, Ata Demirer ve Şahan Gökbakar gibi gişe lideri isimlerin de sinemadan dijital platformlara yönelmesinin seyirci kaybında etkili olduğunu ifade etti. “SİNEMANIN LOKOMOTİF İSİMLERİ DİJİTALE GEÇTİ” Özdemir, yüksek gişe yapan yapımların büyük bölümünün bu isimler tarafından üretildiğini belirterek, “Bu isimlerin dijitale yönelmesi sinema salonlarının cirosunu da etkiledi” değerlendirmesinde bulundu. HİLAL PEKER

Üstün; “Türkiye’de Tarım Ekonomisi Çökmüştür” Haber

Üstün; “Türkiye’de Tarım Ekonomisi Çökmüştür”

Edirne İl Genel Meclisi’nin haziran ayı toplantıları devam ediyor. Meclisin bugün düzenlenen toplantısında, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Uzunköprü İl Genel Meclisi Üyesi Mustafa Üstün, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından açıklanan 2026 yılı hububat alım fiyatı ile ilgili gündem dışı konuşma yaptı. Üstün, buğday fiyatının bugün açıklandığını belirterek; “Ekini eken bizlerdik, buğdayı tarla biçen bizlerdik, emeği veren biziz, değirmene sokulup ezilip un olan biziz, fırında ekmek diye yakılan da maalesef biz olduk. Bugün burada İl Genel Meclisi üyesi olarak değil; çiftçi bir baba olarak söz aldım. Çünkü biri 20, biri 15 yaşında 2 tane oğlum var. İkisi de toprağında çiftçi olarak çalışıp üretmek istiyorlar. Bu sabah fiyatları gördüğümüzde oğlum bana şunu söyledi; ‘Baba, bu fiyatlarla bu işler olmaz.’ Açıklanan fiyatla umudumuz, emeklerimiz, geleceğimiz maalesef çöp oldu” ifadelerini kullandı. “TÜRKİYE YÖNETİLEMEZ BİR HALE GELMİŞTİR” Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) enflasyon rakamlarına dikkat çeken Üstün; “Açıklanan en düşük enflasyon yüzde 35. Çiftçiye buğday için verilen fark yüzde 22,5. Bugün gübrenin, mazotun, ilaçların maliyet hesabını yapan var mı? Bugün en düşük maliyetlerle 1 dekara 340 kilo buğday harcamak zorundayız. 340 kilo buğdaya karşılık alacağımız verimi zaten bilmiyoruz. O tamamen iklim şartlarıyla alakalı bir durumdur. 250 kilo da 500 kilo da buğday biçebiliriz. Ama biz o maliyeti yapmak zorundayız. Bu maliyete göre bu hesaplamayı yapanlar, nasıl bir hesaplama yaptılar? Bu hesaplamaya istinaden bu çiftçiler, bu işin içinden nasıl çıkacak? Bugün ortalama 400-450 kilo buğday biçtiğinizde dekarda bize kalacak 100 kilo buğdaydır. Çiftçi bugün 100 kilo buğdayı sattığında bir dekar yerde bin 600 TL para kalacak. Kalan para tamamen çiftçinin cebine mi kalacak? Cebine kalmıyor çünkü 2027 için yatırıma dönmek zorunda. Dokuzuncu aydan itibaren gübresini, mazotunu alıp yerini hazırlamak zorunda. Konu sadece buğdayın fiyatı değil; maliyet artışıdır. Gözden kaçan nokta budur. Bu ülkede 30 milyon asgari ücretle çalışan insan var. Biz de ekmeğin, buğdayın pahalı olmasını istemeyiz. Ama ortada bir realite var. Geçen yıl 40 TL’ye aldığımız mazotu, bugün 70 TL’ye; 10 TL’ye aldığımız ilacı 30 TL’ye; 15 TL’ye aldığımız gübreyi 35 TL’ye alıyoruz. Maliyetler neden hesaplanmıyor? Türkiye’de gıda enflasyonunu sadece buğday üzerinden mi tutacağız? Türkiye yönetilemez bir hale gelmiştir” dedi. “HERKESİN AYAĞA KALKMASI LAZIM” Üstün, Türkiye’de tarım ekonomisinin çöktüğünü söylerken; “Çiftçiyi düşünen, destekleyen bir tane kurum kalmamıştır. Türkiye’de tüm kurumların yarından itibaren ayağa kalkmaları lazım. Tarım Kredi Kooperatifleri, Ziraat Odaları, çiftçi kuruluşları, tüm siyasi partilerin il ve ilçe başkanları, herkesin ayağa kalkması lazım. Biz bu maliyet farkı altında ezilmiş durumdayız ve önümüzdeki yıl bu işi sürdürebilir hale getiremeyiz. Bu konuda tüm Türkiye’den, özellikle tarımı destekleyen tüm kuruluşlardan büyük bir destek bekliyorum. Tüm siyasi partilerden büyük bir destek gerekiyor. Gerekiyorsa sokak eylemi yapılması lazım. Alın terimizin karşılığını alamıyorsak elimizle işlediğimiz tarım arazileri bir gün gelecek büyük şirketlerin eline geçecek. Salt silahla savaş dönemi bitmiştir; topraklarımız fiili olarak elimizden alınarak işgal altına düşeceğiz” sözlerine yer verdi. Üstün’ün konuşması, CHP’li üyelerden destek görürken; Adalet ve Kalkınma Partili (AK Parti) üyelerle tartışma yaşadılar. UĞUR AKAGÜNDÜZ

Arabacı: “Buğday Fiyatı Çok Düşük, Revize Edilsin” Haber

Arabacı: “Buğday Fiyatı Çok Düşük, Revize Edilsin”

Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı, bugün açıklanan buğday taban fiyatı konusunda açıklamalarda bulundu. Geçen yıla oranla maliyetlerin yüzde 40 seviyelerinde artmasına rağmen buğday fiyatının yüzde 22 arttığını belirterek, 16,5 TL olarak açıklanan taban fiyatını çok düşük bulduklarını belirtti. Bakanlıktan fiyatın revize edilmesini, revize edilmiyorsa da ton başına destek verilmesini beklediklerini belirten Arabacı; “TÜİK'in açıkladığı tarımdaki maliyet artışı yüzde 35. Yani biz Ziraat Odaları olarak buğday ekim döneminden bugüne kadar yaptığımız maliyet çalışmasındaki maliyet artışı yüzde 40. Mazot ve gübrede bir yıllık hesapladığımızda yüzde 70'e varan maliyet artışı var. Biz bunu şu an yaptığımız maliyet artışında, hesabımızda, o yüzde 70'i baz almadık. Buğday ekiminden bugüne kadar olan yüzde 40'ı baz aldığımız halde Bakanlığımızın bize açıklamış olduğu fiyat yüzde 22. Piyasadaki enflasyon oranları bunun çok çok daha üzerinde. Üreticimizin girdisi, ektiği günden bugüne yüzde 40 artış sağlamışken, böyle bir yılda açıklanan yüzde 22 ile üreticimizin hem önümüzdeki yıllardaki sürdürülebilirliğini hem aile içerisindeki geçimini sağlaması neredeyse imkansız hale gelmiştir. O yüzden biz Bakanlığımızın açıklamış olduğu bu yüzde 22'lik artışın, yani 16,5 TL'lik buğday fiyatının çok acil bir şekilde revize edilmesini, eğer ki bunu revize edemiyorsa da çok acil bir şekilde destekleme modelimizi gözden geçirmesini istiyoruz. Bu yıl Bakanlığımızın açıkladığı dekar başına 980 TL destek alacağız. Bu önümüzdeki sezon ürünümüz için. Bu rakamın acil revize edilmesini ve önceki yıllardaki gibi yani kilo başına destek verilmesini talep ediyoruz. Eğer bunlar verilmediği takdirde hem önümüzdeki yıllardaki sürdürülebilirliğimiz hem de üreticimizin ayakta kalması ve devam edebilmesi imkansız hale gelmiştir” dedi. ŞENER ŞENTÜRK

Yazgan’dan TMO’ya ‘Alım Fiyatı’ Tepkisi… Haber

Yazgan’dan TMO’ya ‘Alım Fiyatı’ Tepkisi…

CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) açıkladığı hububat alım fiyatlarına tepki gösterdi. “Türkiye’nin tahıl ambarı Edirne’mizde ve tüm Trakya’da, alın teriyle toprağı bereketlendiren, bin bir emekle buğdayını var eden çiftçimiz bir kez daha TMO eliyle hayal kırıklığına uğratılmıştır” diyen Yazgan, alım fiyatının “tarladaki yangını, fahiş artan mazotu, gübreyi, tohumu ve ilaç maliyetlerini görmezden gelmenin açık bir belgesi” olduğunu söyledi. Yazgan, şöyle devam etti: “Ekmeklik buğday ve makarnalık buğday için 2025’te 13,5 lira olan rakam, bu yıl için 16,5 lira olmuştur. 2025’te 11 lira olan arpa için de bu yılki rakam, 12 lira 75 kuruş olarak belirlenmiştir. Ziraat odalarımızın ve uzmanların yaptığı bilimsel maliyet hesapları ortadadır. Enflasyonun ve girdi maliyetlerinin bu denli tırmandığı bir ekonomik kriz ortamında, üreticiye reva görülen bu fiyat, çiftçinin borcunu ödeyememesi, çoluğunun çocuğunun rızkından olması demektir. Bu fiyata imza atanlara Edirne’nin buğday tarlalarından sesleniyorum; üreticiyi tarlasına küstürürseniz, borç sarmalı yüzünden traktörünü galeriye, toprağını icraya terk etmeye zorlarsanız, yarın bu ülkede tüketecek yerli buğday bulamazsınız. Bu kafa, ‘Bizim çiftçimiz üretmesin, ithalat baronları zengin olsun’ kafasıdır. Unutmayın; çiftçi tarladan çekilirse, şehirdeki vatandaşın ekmeği de ateş pahası olur. Bu yangın sadece üreticiyi değil, tüm ülkeyi yakar. TÜİK’in makyajlı enflasyon rakamları bile yüzde 60’larda gezerken; mazota, gübreye bir yılda yüzde yüzden fazla zam gelmişken; buğdaya yüzde 20 artış layık görmek çiftçinin aklıyla alay etmektir, emeğine göz dikmektir. Bu yanlıştan derhal dönülmelidir. TMO, piyasayı regüle etmek yerine piyasayı ezen bir kurum olmaktan vazgeçmelidir. Alım fiyatları, üreticinin refah payı gözetilerek acilen yukarı çekilmeli, ödemeler peşin yapılmalı ve desteklemeler hasat anında üreticiye ulaştırılmalıdır.” HABER MERKEZİ

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.