Hava Durumu

#Ukrayna

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Ukrayna haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ukrayna haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Prof. Dr. İnci, 40’ncı Yılında Çernobil Faciasını Anlattı Haber

Prof. Dr. İnci, 40’ncı Yılında Çernobil Faciasını Anlattı

Trakya Üniversitesi eski Rektörü Prof. Dr. Osman İnci, bu yıl 40’ncı yılı olan Çernobil Nükleer Santral faciasının Edirne’ye etkileri ve o dönem yaşananlarla ilgili Batı Ekspres’e konuştu. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’ne bağlı olan Ukrayna’nın Pripyat şehri yakınlarındaki Çernobil Nükleer Santrali’ndeki kazanın 26 Nisan 1986 tarihinde meydana gelse de 28 Nisan 1986 tarihinde İsveç’in dünyaya duyurduğunu hatırlatan Prof. Dr. İnci, olayın duyulmasının ardından Avrupa ve dünyanın alarma geçtiğini söyledi. İnci, Türkiye’deki ilk bulaşın ise Edirne’de tespit edildiğini belirtti. “YAĞMURUN RADYOAKTİF MADDELİ OLDUĞU KONUŞULUYORDU” İnci, facianın duyulmasının ardından Çernobil Nükleer Santrali’nin Türkiye’ye mesafesinin bin kilometreden fazla olduğunu düşündüklerini ve o güne kadar böyle bir olayla karşı karşıya kalmadıklarını belirtirken; “Büyük oğlum 4 yaşındaydı. Eşim de küçük oğluma 5 aylık hamileydi. Karaağaç’taki Söğütlük’e pikniğe giderdik. 3 Mayıs 1986 tarihinde henüz hava kararmamışken, beklemedik bir şekilde Söğütlük’te yağmur çiseledi. Arabaya binip eve geldik. O günlerde Edirne’de pazar günleri fırınlar açık olmazdı. Cumartesi gününden ekmeğimizi de aldığımız için pazar günü hiç dışarı çıkmadık. Pazartesi günü işe gidince herkes yağmurun radyoaktif maddeli olduğunu konuşuyordu. Herkes önlemini alıyordu. Benim de ilk aklıma gelen, eşim ve oğlumu bölgeden uzaklaştırmak oldu. Akşam saatlerinde ailemi İstanbul’a gönderdim ve 15 gün orada kaldılar” ifadelerini kullandı. “4-5 KÖYDE KARANTİNA UYGULANDI” Edirne’deki yağıştan sonra Türkiye Atom Enerjisi Kurumu görevlilerinin radyasyondaki artış tespitlerini yaptıklarını söyleyen İnci; “Türkiye’de ilk bulaş Edirne’deydi. Vali olayın ciddiyetini kavradı ve önlemler başladı. Pazar günü Edirne Belediyesi anons etmiş ama biz dışarı çıkmadığımız için bilmiyoruz. Dışarı çıkılmamasını, özellikle gölet halindeki sulara basılmamasını anons ediyorlar. Hem itfaiye hem de belediyenin arazözleriyle o sular yıkandı. Edirne ile Kapıkule arasındaki bölge, en çok bulaşmanın olduğu bölgeydi. Belediye Başkanı, sebze ve meyve alınmamasını, evdekilerle idare edilmesini, belediyeden haber beklenmesi gibi birtakım önlemler söyledi. Kapıkule etrafındaki 4 ya da 5 tane köye karantina uygulandı. Hayvanların dışarıya salınmaması konusunda net emirler verildi. Fakat bir süre sonra sütteki değerlere bakıldığında radyasyon olduğu tespit edildi. Köylü her şeye rağmen hayvanlarını meralara bırakmış. Daha sonra peynirden de çıktı. Böyle olaylar yaşandı” dedi. “TRAKYA’YI BU KONUDA İNCELEYEN YOK” İnci, Çernobil faciasının en çok Trakya ve Doğu Karadeniz’i etkilediğini belirterek; “Şu anda Bursa Milletvekili olan Kayıhan Pala, halk sağlığı profesörüdür ve 2005 yılında Hopa başta olmak üzere Rize’deki kanser ölümlerinin miktarlarını ve yıllara göre devlet kayıtlarındaki sayılarını yayımladı. Ama Trakya’yı bu konuda inceleyen yok. Konuyla ilgili veri var ama çalışan yok. Ama Trakya’nın bir büyük sıkıntısı daha var. Ergene’den dolayı kanser olan insanlarımız var” sözlerine yer verdi. “DÖNEMİN REKTÖRÜ SESSİZ KALDI” Çernobil faciasından 3 ay sonra yasaklar kalksa da karantina bölgelerinin devam ettiğini söyleyen İnci; “Dönemin Dekanı ve Başhekiminin, çalışan asistanları ya da doktorları bilgilendirici bir toplantı yaptıklarını hatırlamıyorum. Sen üniversitesin; senin nükleer tıp bölümün var, nükleer fizikçin var. Rektör Yardımcısı, Atom Enerjisi Kurumu’ndan Trakya Üniversitesi’ne gelmişti. En azından Rektörün sessiz kaldığını biliyorum. ‘Bu konuyu etraflıca inceleyecek ekipler kurun, araştırma yapın, paranızı döner sermayeden vereceğim’ diyebilirdi. Trakya Üniversitesi bilimsel araştırma bütçesi var. Döner sermayenin yüzde 3’ünü oraya vermek zorundasın. Ama ne yaptılar? Oralardan aldıkları paralarla odalarına dolap vs. aldılar” dedi. “EDİRNE HALKI ÖNLEMLERE UYDU İnci, Edirne halkında ise çok büyük bir panik yaşanmadığını ifade ederek; “Edirne halkı aydındır. Tüm önlemlere uydu. Kimse pazar yerlerine gidip alışveriş yapmadı. Çünkü kendi ürünleri geliyordu ve o ürünler, o yağmuru yedi. Akşam saat 20.30’da başlıyor, 15 dakika sürüyor ve doluyla birlikte yağıyordu. Ölçüm yaptıklarında Türkiye’nin en yükseği çıkıyordu” diye konuştu. DEVAM EDECEK… UĞUR AKAGÜNDÜZ

Ukraynalı yüzücü, Türk Milli Takımı'nda yer almak istiyor Haber

Ukraynalı yüzücü, Türk Milli Takımı'nda yer almak istiyor

Denizcilik sektöründe çalışan Atıl Yılmaz, 2003'te iş için gittiği Ukrayna'nın Donetsk kentinde eski bir yüzücü olan Yulya Yanchevskaya ile evlendi. Çiftin 2006 yılında Aleksia ismini verdikleri kızları doğdu. Annesinin girişimleriyle yüzmeye başlayan Aleksia, Donetsk'de ayrılıkçıların başlattığı olaylar nedeniyle çalışmalarını zor şartlarda sürdürdü. Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle ülkeden ayrılarak Edirne'ye gelen Aleksia, savaş nedeniyle kısa süre ara verdiği antrenmanlarına DSİ Spor Kulübünde antrenör Uğur Sivrikaya ile devam etmeye başladı. - Aleksia Yılmaz: "2022'de babamla Türkiye'ye geldim" Aleksia Yılmaz, antrenör olan annesinin teşvikiyle 6 yaşında yüzmeye başladığını söyledi. Donetsk'de yaşanan olaylar nedeniyle annesinin desteğiyle yüzmeye devam edebildiğini belirten Aleksia, "Sabah 06.00'da antrenmana gidiyordum, patlamalar oluyordu. Evimizin yanındaki binada da bir patlama meydana gelmişti. Korkuyor, koridorda uyuyordum. 2022'de babamla Türkiye'ye geldim. Yüzmeye yeniden başladım." dedi. Aleksia, Edirne'de son katıldığı yarışta 50 metre kurbağalamada 33.88'lik derecesiyle Türkiye 3'üncüsü olduğunu dile getirdi. Daha iyi dereceler elde ederek ilerlemeyi hedeflediğini ifade eden Aleksia, "İlk önce Türk vatandaşı olup, Türkiye şampiyonu olmak, daha sonra da 2028'de olimpiyatlara katılmak istiyorum." ifadesini kullandı. - Baba Atıl Yılmaz: "Edirne bize sahip çıktı" Baba Atıl Yılmaz da kızının, yüzme sevgisini annesinden aldığını söyledi. Rusya'nın 2022'deki işgali nedeniyle kızıyla birlikte Edirne'ye geldiklerini belirten Yılmaz, "Kızımı Türkiye'ye getirme hayalim, savaş gibi kötü bir nedenle de olsa gerçek oldu. Biz buraya geldikten sonra da zorluklarla karşılaştık ama Edirne bize sahip çıktı. Kızıma denklik verildi, DSİ'de yüzme antrenmanlarına katılma imkanı buldu. Böyle bir havuz bizim büyük şansımız. En büyük şansımız da Uğur Hoca'mız. İnşallah büyük başarılarla bu güzellikleri taçlandırırlar." diye konuştu. Yılmaz, 2022 Nisan'da geldikten sonra vatandaşlık için işlemlere başladıklarını, kızının Türk vatandaşı olması için çalıştığını anlattı. - Antrenör Uğur Sivrikaya: "Hedefimiz Türkiye şampiyonu olmak" Antrenör Uğur Sivrikaya da Aleksia ile antrenman için kulübün havuzuna geldiğinde tanıştıklarını, ardından birlikte çalışmaya başladıklarını belirtti. Aleksia Yılmaz'ın seçmelerde Türkiye 2'nciliğine kadar çıkma başarısı gösterdiğini ifade eden Sivrikaya, şöyle konuştu: "Son yarışta hasta olduğu için çekilmek zorunda kaldı. Sadece 1 yarışta performansını görebildik. Mart ayında yapılacak Uluslararası 5. Edirne Kupası'nda hem milli takım hem olimpiyat akredite yarışı için yarışacağız. Orada hedefimiz Türkiye şampiyonu olmak. Derecelerimizi uluslararası seviyeye getirmek için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Kurbağalama branşında kaliteli dereceler elde edebiliyoruz. Bunun yanında kelebekte de geliştirmeye çalışıyoruz. Hedefimiz olimpiyat akreditesi almak ve onun Türk vatandaşı olup ülkemizi temsil etmesini istiyoruz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.