Hava Durumu

#Uygulama

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Uygulama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Uygulama haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Sezer: “Edirne’deki Sağlık Hizmetleri Türkiye’de Takdirle Anılıyor” Haber

Sezer: “Edirne’deki Sağlık Hizmetleri Türkiye’de Takdirle Anılıyor”

Trakya Üniversitesi’nde (TÜ) düzenlenen 14 Mart Tıp Bayramı programında konuşan Edirne Valisi Yunus Sezer, Türkiye’nin sağlık alanında önemli bir noktaya ulaştığını belirterek Edirne’nin de güçlü sağlık altyapısıyla öne çıktığını ifade etti. Türkiye’nin sağlık alanındaki başarısının uluslararası platformlarda da takdir gördüğünü dile getiren Sezer, artık sağlık turizminden söz edildiğini söyledi. Balkan Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen programa, Edirne Valisi Yunus Sezer, Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Cenk Ergüden, TÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler, Edirne İl Sağlık Müdür Vekili Uzman Doktor Ali Kaya, Edirne Tabip Odası Başkanı Dr. Celal Karlıkaya, Edirne Cumhuriyet Başsavcısı Tuğan Sarıca, Edirne İdare Mahkemesi Başkanı Yasin Ayna, kurum müdürleri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan program, Trakya Tıp Türk Sanat Müziği Topluluğu’nun açılış konseri, Tıp Bayramı sunumunun izletilmesi ve açılış konuşmalarıyla devam etti. “EDİRNE OLARAK BİZLERİ GURURLANDIRIYORSUNUZ” Sağlık turizmi açısından Edirne’nin önemine değinen Edirne Valisi Yunus Sezer, “Türkiye sağlık alanında dünyada adından söz ettiren bir sektör haline gelmiş durumda. Artık sağlık turizminden söz ediyoruz. Pek çok alanda ülkemizin bu başarısı uluslararası platformlarda da takdir edilmektedir. Bütün bunlar sizlerin emeğiyle büyüyen, gelişen ve güçlenen bir sistemin ürünüdür. Bu nedenle sizlere gönülden teşekkür ediyor, şükranlarımı sunuyorum. Edirne olarak da bizleri gururlandırıyorsunuz. Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi, Eğitim Araştırma ve Uygulama Hastanesi ve Sultan 1. Murat Devlet Hastanesi’nde verilen sağlık hizmetleri Türkiye’nin birçok yerinde takdirle anılmaktadır. Ayrıca Trakya Üniversitesi için de Tıp Fakültesi adeta bir lokomotif görevi görmektedir. Buraya yapılan her yatırım, alınan her karar yalnızca Edirne’ye değil; ülkemize ve Balkan coğrafyasına da önemli katkılar sağlamaktadır. Bu nedenle emeği geçen tüm hocalarımıza, sağlık çalışanlarımıza ve yöneticilerimize teşekkür ediyorum” dedi. “SAĞLIKTA ŞİDDET KABUL EDİLEMEZ” Edirne Tabip Odası Başkanı Dr. Celal Karlıkaya, “Tabip Odası olarak sorumluluklarımız bulunmaktadır. Meslektaşlarımızın haklarını ve sorumluluklarını gözetmek, halkın sağlık hakkını korumak ve geliştirmek bizim temel görevlerimiz arasındadır. Bu doğrultuda çalışmalarımızı sürdürüyor, gerektiğinde meydanlarda sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Yarın da Ankara’da Ata’nın huzuruna çıkarak sorunlarımızı dile getireceğiz. Bu bayramı sorunlarla boğmak istemiyorum. Ancak özellikle sağlıkta şiddetin hiçbir şekilde kabul edilemez olduğunu vurgulamak istiyorum” dedi. “TIP BAYRAMI, VATANSEVERLİK SEMBOLÜDÜR” Tıp Bayramı’nın vatanseverlik sembolü olduğunu belirten Edirne İl Sağlık Müdür Vekili Uzman Doktor Ali Kaya, “Bugün; insan hayatını her şeyin üzerinde tutan, bilgi, vicdan ve büyük bir özveriyle görev yapan sağlık çalışanlarının günü olan 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutlamak için bir aradayız. 14 Mart 1827 tarihi, ülkemizde modern tıp eğitiminin başladığı gün olarak kabul edilmektedir. Ancak bugünün bayram olarak anlam kazanması, 1919 yılında İstanbul’un işgali sırasında tıp öğrencilerinin işgale karşı bir direniş ve protesto olarak bugünü kutlamasıyla başlamıştır. Tıbbiye öğrencileri, sergiledikleri bu onurlu duruşla tarihe önemli bir iz bırakmışlardır. Bu nedenle 14 Mart Tıp Bayramı, ülkemiz için yalnızca bir meslek bayramı değil; aynı zamanda bir vatanseverlik sembolüdür” ifadelerine yer verdi. “TIP BAYRAMINI İÇTEN DUYGULARIMLA KUTLUYORUM” Tıp Bayramı’nın, tıp tarihi ve hekimler için kutlanmaya değer bayram olduğunu belirten TÜ Rektör Yardımcısı ve Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sedat Üstündağ, “14 Mart Tıp Bayramı hem Türk tıp tarihi açısından hem de hekimlerimiz için çok büyük anlam ifade etmektedir. Hatta kutlanmaya değer bayramlar arasında belki de en anlamlı olanlardan birini temsil etmektedir. Bu vesileyle tüm meslektaşlarımızın, hekimlerimizin, sağlık çalışanlarımızın ve geleceğin hekimleri olan öğrencilerimizin 14 Mart Tıp Bayramı’nı en içten duygularımla kutluyorum” diye konuştu. “TRAKYA ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ, BALKANLARA UZANAN BİR SAĞLIK MERKEZİDİR” TÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler, “14 Mart yalnızca bir meslek bayramı değil; bilimin, cesaretin ve vatan sevgisinin birleştiği tarihi bir hatıradır. Bütün bunlarla birlikte bugünün, üniversitemizin adeta amiral gemisi konumunda olan Tıp Fakültemizin ve hastanemizin tüm mensuplarının bayramı olması, hepimiz için ayrı bir gurur ve heyecan kaynağıdır. Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim, Araştırma ve Uygulama Hastanesi; güçlü akademik kadrosu, bilimsel birikimi, sağlık altyapısı ve yetişmiş insan kaynağıyla Edirne’den Balkanlara uzanan geniş bir coğrafyada önemli bir sağlık merkezi konumundadır. Bu güçlü merkez; bir yandan uluslararası ölçekte bilim üretirken, diğer yandan başta bölgemiz ve ülkemiz olmak üzere Balkan coğrafyasına kadar uzanan geniş bir kitleye sağlık hizmeti sunmakta, bölgesel iş birlikleri, uluslararası akademik ilişkiler ve ortak bilimsel projelerle önemli çalışmalara öncülük etmektedir. Tıp, çoğu zaman temelinde insan sevgisi bulunan bir sanat olarak tanımlanır. Gerçekten de tıp yalnızca bir meslek değil; insana dokunan, hayatı koruyan ve umudu yaşatan bir sanattır. Bu sanatın merkezinde ise her zaman insan vardır. İnsan hayatı ve insan sevgisi vardır” sözlerine yer verdi. Açılış konuşmalarının ardından Trakya Tıp Halk Müziği Topluluğu’nun konseri, Kalemimizden 'Trakya Tıp', Trakya Üniversitesi Düşünce, Edebiyat ve Tiyatro Topluluğu’nun tiyatro gösterisi, teşekkür ile plaket takdimi ve Trakya Tıp Rock Müzik Topluluğu’nun kapanış konseri gerçekleştirildi. MERT ERİŞKİN

Ecz. Çiftçi “İlacım Nerede?” Uygulamasını Değerlendirdi Haber

Ecz. Çiftçi “İlacım Nerede?” Uygulamasını Değerlendirdi

Edirne Eczacılar Odası Başkanı Doğukan Cem Çiftçi, Sağlık Bakanlığı tarafından vatandaşların ilacının hangi eczanelerde bulunduğunu gösteren, e-Nabız üzerinden ulaşılabilecek “İlacım Nerede?” uygulaması hakkında açıklamalarda bulundu. İlacım Nerede?’ uygulamasının ilk bakışta çok iyi niyetli ve güzel bir uygulama gibi gözüktüğünü fakat ilaç takip sisteminde her hafta sorunlar yaşanması sebebiyle sağlıklı çalışma endişesi duyduklarını belirterek “Bizim asli görevimiz, vatandaşların ilacına kolay ve sağlıklı bir şekilde erişimini sağlamak. Ancak ilaç takip sistemi dediğimiz sistem üzerinden yapılan bu ‘İlacım Nerede?’ uygulaması, ilaç takip sisteminin doğru çalışmasıyla çok paralel. Neredeyse her hafta birtakım sorunlardan kaynaklı, sistemin doğru çalışmadığı bir ortamı düşünürsek aynı sistemin başka bir uzantısı olan ‘İlacım Nerede?’ uygulaması doğru çalışması ivedilik arz eden bir durum. İlaç takip sistemi, gün içerisinde kendini otomatik olarak aynı zamanlı değil birtakım zamanlar içerisinde güncelleyen bir uygulama. Bir hasta eczaneden ilaç almış olabilir ama bunun sisteme yansıması gerçekleşmemiş olabilir. Bir başka hasta aynı ilacı ‘İlacım Nerede?’ uygulamasıyla A eczanesinden baktığında ve bulduğunda gittiğinde o ilacın yok olduğu söylendiğinde yaşanabilecek olumsuzlukları tekrar bir göz önüne almakta fayda olduğunu düşünüyorum. Özellikle son dönemde şiddetin çok fazla arttığı bir ruh halindeyken, hastayla eczacı ve eczane personellerini karşı karşıya getirmenin doğru olmadığı inancındayız. Bu tarz palyatif çözümlerin sadece minik bir su serpme olduğunu ve bu işin asıl çözüm yolunun da ilaç fiyat kararnamesi olduğunu düşünüyoruz. Çünkü ilaç fiyat kararnamesini düzgün yaptığınız andan itibaren ilaç sanayinin ilaç dağıtım hizmetlerine, ilaç dağıtım hizmetlerin de eczanelere sağlıklı bir lojistiği sağladığı durumlarda zaten eczacının elinde ilacı olacak ve hasta zaten ilaca sağlıklı bir şekilde ulaşabilecek. Önemli olan sorunun kökünü çözebilmektir. ‘İlacım Nerede?’ uygulaması başta iyi niyetli bir uygulama gibi gözükse de çok palyatif bir çözümdür” dedi. ŞENER ŞENTÜRK

Öztürk; “Köylerde Yaşayan Vatandaşlarımız Borçlandırılacak” Haber

Öztürk; “Köylerde Yaşayan Vatandaşlarımız Borçlandırılacak”

Edirne İl Genel Meclisi’nin mart ayı toplantıları devam ediyor. Meclisin bugün düzenlenen toplantısında, Köylere Yönelik Hizmetler ve Orköy Komisyonu’nun, orman köylerinde yaşayan vatandaşların kullanımı için açılan teşvik ve hibe programları hakkındaki raporu görüşüldü. Komisyon Üyesi İsmail Keskin tarafından sunulan raporda, Orman İşletme Müdürlüğü tarafından 2026 yılında orman köylerinde yaşayan vatandaşların kullanımı için açılan teşvik ve hibe programları açıklandı. “22 HANEYE TOPLAM 11 MİLYON 236 BİN TL FERDİ KREDİ DESTEĞİ” Keskin, 2026 yılı Orköy projesi kapsamında Edirne ve ilçelerine bağlı bulunan 10 orman köyünde, bir haneye traktör, 9 haneye süt koyunculuğu, 9 haneye süt sığırcılığı, 3 haneye ceviz ilaçlama hasat makinesi ve ekipmanları olmak üzere toplam 22 haneye 8 milyon 988 bin 800 TL kredi, 2 milyon 247 bin 200 TL hibe olmak üzere toplam 11 milyon 236 bin TL ferdi kredi desteği sağlanacağını söyledi. “GENÇLERE VE KADINLARA POZİTİF AYRIMCI DESTEK OLMALI” Destek sayısının ihtiyacı karşılamakta yetersiz olduğunu belirten Keskin, desteklerin, projelerin ve hibelerin hane sayısı bazında artırılması gerektiğini söylerken; “Orköy desteklerinin hem bütçe hem de faydalanıcı sayısı açısından artırılmasının, sosyal ve ekonomik açıdan zaruri olduğu kanaatine varılmıştır. Özellikle genç üreticiler ve kadın girişimciler için pozitif ayrımcı destek mekanizmalarının oluşturulmasının da kırsal kalkınmaya önemli katkı sağlayacağını değerlendiriyoruz” diye konuştu. “YETERLİ OLDUĞUNU DÜŞÜNMÜYORUM” Keskin’in sunumunun ardından konuyla ilgili söz alan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Keşan İl Genel Meclisi Üyesi Aladdin Öztürk, 10 tane orman köyünde 22 haneye destek sağlanacağına dikkat çekerken; “Ortalama köy başına 2 hane olacak. Bunun yeterli olduğunu düşünmüyorum. Raporda destek sağlanacağı söyleniyor ancak bunun kredi olduğunu görüyoruz. Köylerde yaşayan vatandaşlarımızın borçlandırılacağı anlamına geliyor. Köylerdeki yaş ortalamasının 59 olduğunu düşündüğümüzde traktör kredisi ile süt koyunculuğu kredisi kime verilecek? Köylerde insan mı kaldı? Köydeki yaşamı desteklemek istiyorlarsa hibe sağlamak zorundalar. Köyden göç eden insanları tekrar köye çekmek için hibe gerekir. Hibe miktarı yeterli olmadığı gibi kredi veriliyor. Üreticiyi tekrar borçlandırıyorlar. 60 yaşındaki bir insanın da kredi çekip borçlanacak hali yok” ifadelerini kullandı. “11 MİLYON TL KOMİK BİR PARA” Öztürk’ün ardından konuyla ilgili söz alan CHP Lalapaşa İl Genel Meclisi Üyesi Halil Akdağ ise Lalapaşa’da 21 adet orman köyü bulunduğunu belirterek; “11 milyon TL destekten bahsediliyor. 11 milyon TL, bugünkü şartlarda birkaç hanenin geçimini sağlayabilecek bir paradır. Sadece Lalapaşa’da 21 orman köyünde ormancılık veya hayvancılıktan geçimini sağlamaya çalışan yüzlerce hane var. Kağıtta mükemmeliz, uygulama ise gerçekten komedi gibi. 11 milyon TL çok komik bir para” dedi. UĞUR AKAGÜNDÜZ

Üstün; “Bu Uygulama Çiftçiyi İdam Sehpasına Çıkarmaktır” Haber

Üstün; “Bu Uygulama Çiftçiyi İdam Sehpasına Çıkarmaktır”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne İl Genel Meclisi Grup Başkanvekili ve Uzunköprü İl Genel Meclisi Üyesi Mustafa Üstün, meclisin bugün düzenlenen toplantısında, gündem dışı konuşma yaptı. Üstün, yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile SGK ve vergi borcu bulunan çiftçilere tarım kredi verilmeyeceğini açıkladı. Üstün, uygulama ile çiftçilerin çok zor duruma düşeceğine ve üretemez hale geleceğine dikkat çekerken; uygulamadan geri dönülmesini talep etti. “ÇİFTÇİYİ NEDEN İDAM SEHPASINA ÇIKARIYORUZ?” Kararnamenin daha önce de gündeme gelse de yürürlüğe konmadığını hatırlatan Üstün; “Maalesef dün itibariyle yürürlüğe kondu. Bu kararnameye göre; çiftçilerimizin Tarım Kredi ve Ziraat Bankası üzerinden kullandıkları zirai kredileri, şu anda kullanabilmeleri için Bağ-Kur’a, vergi dairelerine borcu olmaması lazım. Bu uygulama bugün itibariyle başladı. Bu uygulama, çiftçiyi idam sehpasına çıkarmaktır. Çiftçiyi neden idam sehpasına çıkarıyoruz?” ifadelerini kullandı. “ÇİFTÇİLERİMİZ NEREDEN ALIŞVERİŞ YAPACAK?” Üstün, çiftçilerin sezona girmeye başladığını belirterek; “20 gün sonra üre gübre zamanı gelecek. 20 gün sonra gübreleri almak zorundayız. Maalesef geldiğimiz noktada hepimizin borcu var. Çünkü her ay 10 bin TL’lik primleri ödeyemiyoruz. Ödeyemediğimiz için sezondan sezona ödemeye çalışıyoruz. Şimdi ne yapacağız? Mart ayında pancarlarla başlayacak bir ekim süreci olacak. Gübre, mazot lazım olacak. Çiftçilerimiz nereden alışveriş yapacak?” dedi. “KİMSE TARLA EKEMEZ” Ziraat Bankası’ndan kredi alamayan çiftçilerin tarımını idame ettiremeyeceğini söyleyen Üstün; “Edirne’nin ÇKS ortalamalarına baktığımızda 40-50 dönüm araziyle çiftçilik yapan, 3-5 hayvanla geçinmeye çalışan insanlar var. Bunun yanında 2 çocuğunu okula gönderen insanlar var. Maalesef Ziraat Bankası’ndan kredi alamazsalar bu insanlar işlerini idame ettiremez. Bu çiftçiler nasıl sahada tutulacak? Nasıl çalışacaklar? Çiftçiye ‘Senin SSK’ya, Bağkur’a borcun var. Devletten kredi alamazsın’ diyemezsin. İnşallah bu uygulama ile ilgili geri dönülür. Yoksa kimse tarla ekemez. Hiçbirimiz mazot, gübre alamayız” sözlerine yer verdi. UĞUR AKAGÜNDÜZ

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.