Hava Durumu

#Uyum

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Uyum haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Uyum haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Yapay Zeka Görsel İletişimcilerin Mesleğini Tehdit Mi Ediyor? Haber

Yapay Zeka Görsel İletişimcilerin Mesleğini Tehdit Mi Ediyor?

Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nalan Büker, yapay zekanın görsel iletişim alanındaki dönüştürücü rolünü ele alarak, üretken yapay zeka teknolojilerinin tasarım süreçlerini "oluşturucu odaklı yaklaşımdan yönlendirme temelli bir yapıya" dönüştürdüğünü ifade etti. 2026 yılına ait güncel akademik veriler ışığında, mesleğin geleceğine dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Akademik araştırmaların 2025-2026 yıllarına ait bulgularına dikkat çeken Büker, üretken yapay zekanın profesyonel görüntü kalitesinde yüzde 95,69'luk bir doğruluk oranına ulaştığını ifade ederek: "Nisan 2025'te Nature'da yayımlanan çalışmalar gösteriyor ki; yapay zeka artık yalnızca yardımcı bir araç değil, doğrudan bir alternatif ortak haline gelmiştir. Midjourney v7 ve Gemini gibi araçlar, tasarımcıya eskiden mümkün olmayan bir kontrol ve esneklik alanı sağlıyor" dedi. "Artık yardımcı bir araç değil" Yapay zekanın yükselişinin tasarımcılar için hem fırsat hem de zorluk barındırdığını ifade eden Büker, teknik becerinin tek başına ayırt edici değerini kaybettiği bir döneme girildiğini vurguladı. Uzmanların bu dönüşümü "uyum sağlanmazsa tehdit" olarak tanımladığını belirten Büker, mesleki rollerdeki değişimi şu sözlerle açıkladı: "Yapay zeka tasarımcının yerini almayacak, ancak iş yapma biçimini kökten değiştirecek. Tasarımcı artık problemi tanımlayan, kavram üreten ve görsel dili belirleyen bir stratejist konumuna taşınıyor. İşin üretimini ise tasarımcının yönlendirdiği algoritmalar üstleniyor." "İnsan eli değen her iş daha güvenli" Tüketici alışkanlıklarına da değinen Prof. Dr. Nalan Büker, 2025 tarihli güncel araştırmaların çarpıcı bir gerçeği ortaya koyduğunu söyledi. Tüketicilerin, kaynağı tamamen yapay zeka olan görsellere, insan eliyle yapılmış işler kadar güvenmediğini belirten Büker, "İnsan eliyle yapılmış işler hala daha yüksek güven ve değer üretiyor. Asıl değer artık ‘kim yaptı?' sorusunda değil, ‘kim yönetti?' sorusunda gizli," dedi. "Yapay zeka kolay yol değil, bir öğrenme amacı olmalı" Genç tasarımcıların bu teknolojiye uyum kapasitesinin oldukça yüksek olduğunu gözlemlediklerini belirten Dekan Büker, eğitim kurumlarının üzerine düşen sorumluluğu ise şöyle özetledi: Yapay zeka bir "kolay yol" değil, öğrenmeyi genişleten bir araç olmalı. Öğrenciler yapay zeka kullanımını açıkça belirtmeli; etik ve telif konuları eğitimin ayrılmaz parçası haline gelmeli. Yapay zeka çıktıları nihai sonuç değil, sürecin ham malzemesi olarak görülmeli. Prof. Dr. Nalan Büker, değerlendirmesini şu kritik uyarıyla noktaladı: "Görsel iletişim mesleğinin geleceğinde, yapay zekayı ustalıkla kullananlar yükselirken; teknolojiye direnenler mesleğin dışında kalabilir. Tehdit teknolojinin kendisi değil, değişime kapalı olmaktır."

Mimarlar Üstadını Andı Haber

Mimarlar Üstadını Andı

Mimarlar Odası Edirne İl Temsilciliği 6-17 Nisan tarihleri arasında kutlanan Mimar Sinan Haftası etkinlikleri kapsamında Selimiye Meydanı’ndaki Mimar Sinan heykeline çelenk bıraktı. Yönetim Kurulu Başkanı Atilla Ergin tarafından çelenk bırakma sonrası, bir dakikalık saygı duruşu gerçekleştirildi. Mimarlar Odası Edirne İl Temsilciliği adına açıklama yapan Atilla Ergin, bugün yalnızca büyük bir mimarı anmak için değil, bir medeniyetin estetik, akıl ve ustalıkla nasıl inşa edildiğini yeniden hatırlamak için bir araya geldiklerini belirterek; “Mimar Sinan’ı anmak, aslında taşın dile geldiği, ölçünün sanata dönüştüğü ve insanın doğayla uyum içinde var olduğu bir anlayışı yeniden düşünmektir. Mimar Sinan, sadece eserler inşa etmemiştir. O bir düşünce biçimi, bir denge arayışı ve bir ustalık geleneği bırakmıştır bizlere. Süleymaniye’de ihtişamı, Selimiye’de mükemmelliği, sayısız eserinde ise sadeliğin zarafetini görürüz. Her bir yapısında insanı merkeze alan, çevresiyle uyumlu ve zamana meydan okuyan bir anlayış vardır. Bugün biz mimarlar için en büyük sorumluluk, bu mirası sadece korumak değil, onu çağın gereklilikleriyle buluşturarak geleceğe taşımaktır. Çünkü mimarlık, yalnızca yapı üretmek değildir. Mimarlık; kültürü, kimliği, yaşamı ve toplumu şekillendiren bir disiplindir. Mimar Sinan’ın ‘Ustalık eserim’ dediği Selimiye’ye ulaşana kadar geçen uzun yol, sabrın, emeğin ve öğrenmenin ne kadar kıymetli olduğunu bize gösterir. Bizler de bu yolculukta sadece teknik bilgiyle değil; merakla, sorgulamayla ve estetik duyarlılıkla ilerlemeliyiz. Bugün Mimar Sinan’ı anarken, onun mirasını yalnızca geçmişin bir hatırası olarak değil, geleceğin bir rehberi olarak görmeliyiz. Çünkü onun eserleri bize şunu fısıldar, iyi bir mimarlık, zamanı aşan bir sorumluluktur.” dedi. ŞENER ŞENTÜRK

Kafe ve Restoranlarda “Ayrıntı Dönemi” Başlıyor Haber

Kafe ve Restoranlarda “Ayrıntı Dönemi” Başlıyor

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın aldığı kararla birlikte kafe ve restoranlarda menü anlayışı değişiyor. 1 Temmuz’dan itibaren işletmeler, sundukları ürünlerin yalnızca isim ve fiyatlarını değil; kalori bilgisi, içerik detayları ve alerjen uyarılarını da açık şekilde paylaşacak. Yeni uygulamayla birlikte karekodlu menüler üzerinden de ürün içeriklerine erişim sağlanabilecek. Amaç ise tüketicinin ne yediğini ve içtiğini daha şeffaf şekilde görmesini sağlamak. “TÜKETİCİ İÇİN BÜYÜK BİR İHTİYAÇ” Edirne’de kafe işletmeciliği yapan Gizem Yavuz Mestanoğlu, düzenlemeyi olumlu karşıladıklarını belirterek şunları söyledi: “Bu uygulama niyet olarak çok güzel. Biz de her zaman destekliyoruz. Tüketicinin ne yediğini ne içtiğini bilmesi artık bir bilinçten öte bir ihtiyaç haline geldi. İnsanlar artık neyi, hangi içerikle tükettiklerini açıkça görmek istiyor.” ALERJİ VE SAĞLIK AÇISINDAN ÖNEMLİ Yeni sistemin özellikle belirli hassasiyetleri olan bireyler için büyük kolaylık sağlayacağını ifade eden Mestanoğlu “Bu uygulama alerjisi olanlar, özel beslenenler ve sağlık problemi yaşayanlar için çok önemli. İçeriklerin açıkça yazılması hem tüketiciye güven verir hem de işletmeler açısından şeffaflık sağlar” dedi. Ayrıca bu durumun işletmeler için de bir güvence oluşturacağını belirten Mestanoğlu, olası sorunlarda ürün içeriğinin önceden belirtilmiş olmasının önemli olduğunu vurguladı. İŞLETMELER İÇİN YENİ SORUMLULUKLAR Yeni düzenlemenin işletmelere ek yük getireceğine de dikkat çeken Mestanoğlu, özellikle kalori hesaplamalarının hassasiyet gerektirdiğini söyleyerek; “Bu iş sadece kalori yazmakla bitmiyor. Örneğin bir kahvenin kalorisi kullanılan süt, şurup ve diğer malzemelere göre değişiyor. Aynı durum yiyecekler için de geçerli. Doğru hesaplama ve doğru sunum çok önemli” diye konuştu. ŞEFFAFLIK VE GÜVEN VURGUSU Kendi işletmelerinde şeffaflığa önem verdiklerini belirten Mestanoğlu; “Bizim barımız açık. Müşteriler kullanılan ürünleri görebiliyor. Ancak kalori gibi detayları her zaman bilemeyebiliyorlar. Bu bilgilerin menüde yer alması güven açısından çok değerli” ifadelerini kullandı. Yeni sistemin özellikle çekingen müşteriler için de avantaj sağlayacağını dile getirdi. “EĞİTİM VE STANDART ŞART” Mestanoğlu, sürecin sağlıklı ilerleyebilmesi için işletmelere yönelik rehberlik ve eğitimlerin önemine değinerek; “Her işletmenin bu hesaplamaları doğru yapabilmesi için bir standart oluşturulmalı. Aksi halde başlangıçta karmaşa yaşanabilir. Ama zamanla herkes uyum sağlayacaktır” dedi. “AMAÇ SADECE KALORİ DEĞİL” Son olarak işletmeciliğin sadece ürün sunmakla sınırlı olmadığını belirten Mestanoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: “Bizim hedefimiz sadece kalori satmak değil, müşteriye bir deneyim sunmak. Ancak bu uygulama, bilinçli tüketim açısından çok önemli bir adım. Umarım tüm işletmeler aynı şeffaflıkla uygular.” HİLAL PEKER

Moda Tasarımcısı Şehrin Stresinden Uzaklaşmak İçin Kamp Yaptığı Köye Göç Etti Haber

Moda Tasarımcısı Şehrin Stresinden Uzaklaşmak İçin Kamp Yaptığı Köye Göç Etti

Yıldırım, 2019 yılının şubat ayında arkadaşlarıyla kamp yapmak için geldiği köyde doğayla iç içe yaşamdan etkilenerek bölgede bir arazi satın aldı. Satın aldığı araziye küçük bir köy evi inşa eden Yıldırım, aynı yıl İstanbul'daki yaşamını geride bırakarak köye taşındı. Kısa sürede köy yaşamına uyum sağlayan Yıldırım, arazisinde doğal üretime yöneldi. Yıldırım, 20 keçi ile tavuk, hindi ve ördek besliyor. Ayrıca, ektiği buğdaydan elde ettiği unla kendi ekmeğini yapıyor. Yeliz Yıldırım, köye yerleştikten sonra keçi sütünden katkısız peynir yaptığını, ekmeğini ise ata tohumu buğdayla hazırladığını söyledi. Sabah erken saatlerde güne başladığını belirten Yıldırım, günün büyük bölümünü hayvanların bakımı ve üretim işleriyle geçirdiğini anlattı. Yıldırım, köy yaşamına başlarken bazı arkadaşlarının kendisine "Yapamazsın, geri dönersin." dediğini aktararak, doğayla iç içe yaşamaktan vazgeçemediğini ifade etti. Köy hayatının kendisine huzur verdiğini dile getiren Yıldırım, "Burada kendimi yeniden doğmuş gibi hissediyorum. Her sabah herhangi bir baskı altında olmadan, hayvanlarımla uyum içinde yaşamak, toprakla ve ormanla iç içe olmak gerçekten çok güzel bir duygu." dedi. Yıldırım, köy yaşamının İstanbul'daki hayatla kıyaslanamayacak kadar farklı ve huzurlu olduğunu sözlerine ekledi.

Kırkpınar Ağası Özünlü: “Bir Milyon Fidan Hedefiyle El Eleyiz” Haber

Kırkpınar Ağası Özünlü: “Bir Milyon Fidan Hedefiyle El Eleyiz”

11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü kapsamında Keşan Sivritepe mevkiinde gerçekleştirilen fidan dikim etkinliğine katılan Kırkpınar Ağası Ufuk Özünlü, projeye ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Özünlü, yeşil vatan bilinciyle başlatılan bu sürecin artık somut adımlarla büyüdüğünü belirtti. Özünlü, konuşmasında bu fikrin ilk kez Sarayiçi’nde yapılan bir açılışta dile getirildiğini hatırlatarak "Bu projeyi daha önce Sarayiçi’nde gerçekleştirdiğimiz bir açılışta dile getirmiştim. O günden bu yana da bu konuyla ilgili boş durmadık. Sayın Valimizle sık sık istişarelerde bulunduk, belediyemizle de ciddi bir uyum ve iş birliği içerisindeyiz” dedi. Başlangıçta sembolik bir anlam taşıyan fikrin bugün geniş bir etki alanına ulaştığını ifade eden Özünlü, şunları söyledi: "Aslında proje ilk olarak sembolik bir anlam taşıyordu. Ancak bugün, sağ olsun Valimiz bizleri davet etti ve bu etkinlikte ilk uygulamasını görmüş olduk. Bundan sonra da çok sayıda yeni proje bu fikirle birlikte hayata geçmeye başladı. Örneğin, Ulaştırma Bakanlığı’nın başlattığı ‘Trene Binen Herkese Bir Fidan’ uygulaması da bu etkileşimin bir sonucu olarak ortaya çıktı.” Kırkpınar ailesi olarak sürdürülebilir çevre projelerine destek vermeye devam edeceklerini vurgulayan Özünlü, hedeflerinin büyük olduğunu belirtirken "Bu fikrin giderek yayılması ve karşılık bulması beni son derece mutlu etti. Kırkpınar ailesi olarak bizim de burada en az bir alan ve en az bir milyon fidan hedefimiz var. Bu sayı zamanla artabilir. Çünkü bizim tüm projelerimizde en önemli unsur sürdürülebilirliktir. Bu proje de aynı şekilde sürdürülebilir bir şekilde devam edecek" dedi. MEHMET EFECAN HIDIROĞLU

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.