Hava Durumu

#Veteriner Hekim

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Veteriner Hekim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Veteriner Hekim haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

"Çiğ Kurban Artıklarını Hayvanlara Vermeyin" Haber

"Çiğ Kurban Artıklarını Hayvanlara Vermeyin"

Çanakkale'de hizmet veren Veteriner Hekim Anıl Görkem Yılmaz, Kurban Bayramı öncesi vatandaşları hayvanlara çiğ et verilmemesi konusunda uyardı. Veteriner Hekim Yılmaz, çiğ et tüketiminin bakteri ve bulaş kaynağı oluşturabileceğini belirtti. Hayvanların kurban atıklarında bulunan etleri ve kemikleri tüketmesi durumunda sindirim problemleri yaşayabileceklerine değinerek fark edildiği durumlarda ise en kısa zamanda veterinere başvurmaları gerektiğine dikkat çekti. Veteriner Hekim Yılmaz, kurbandan arta kalan etlerin hayvanlara pişirilerek verilmesi durumunda problem yaşanmayacağını söyledi. Kurban atıklarının bilinçsizce sokağa atılmaması gerektiğini söyleyen Veteriner Hekim Anıl Görkem Yılmaz, "Alışkanlık gereği insanlar bilinçsiz bir şekilde kurban artıklarını dışarı atıyorlar. Bu da haliyle sokak hayvanları, kedi ve köpeklerin bunu tüketmesine sebep oluyor. Her şeyden önce bu bir parazit bulaş kaynağı, aynı zamanda bir bakteri bulaş kaynağı. Kendi hayvanlarımıza veya sokak hayvanlarına bu şekilde hastalıklar bulaşabilir. Bu tarz atıkların içerisinde bulunan kemikler yahut diğer cürümler hayvanın sindirim sistemini bozarak bazen geri dönüşümü olmayan vakalara sebep olabiliyor. Kurban artıklarını sokak hayvanlarına ya da kendi hayvanlarımıza bilinçsiz bir şekilde vermemeliyiz. Özellikle çiğ şekilde. Kurban etlerinin artıkları hayvanlarımız için pişirilerek tüketilmeye uygundur. Bu sıra zarfında kemikleri özellikle kullanmamamız gerekiyor. Hayvanların sindirilebilir gıda niteliği olan kendinizin de yiyebileceğiniz şeyleri hayvanlarınıza vermelisiniz" dedi. Çiğ et tüketimi sonucunda hayvanlarda parazit oluşumu gözlenebileceğini belirten Veteriner Hekim Yılmaz, "Parazit konusunda toplumda yanlış bir algı sebebiyle kedi köpeklere suçluluk atfediliyor. Bu konuda çalışmalar var. Özellikle çiğ etlerin ve yıkanmamış sebzelerin ciddi oranda bulaş kaynağı olduğu niteliğinde. Kedi köpekler bu çalışmalarda bulaş kaynağı olarak önemsiz atfedilmiş. Yani bizim düşündüğümüz gibi kedi köpekler aslında suçlu değil, aksine çok masumlar. Bizim için hatalı olan şey çiğ etin tüketilmesi, çiğ köfte ve benzeri şekilde yahut doğru düzgün uygun yıkanmamış sebzelerin tüketilmesi. Bununla alakalı toksoplazmanın bulaşığı daha yüksek" diye konuştu. Hayvanlarda çiğ et tüketimi sonucu oluşan rahatsızlıklarda en kısa zamanda veteriner hekime başvurulması gerektiğini vurgulayan Görkem Yılmaz, "Biz peki evcil hayvanlarımızı bu konularda nasıl koruyabiliriz Özellikle kurban bayramlarında çok masum olarak iyi niyetli çiğ etleri kendi hayvanlarımıza bir kereden bir şey olmaz adı altında verdiğimiz durumlarda kabızlık, ishal, hazımsızlık ve halsizlik, durgunluk gibi semptomları görebiliyoruz. Böyle durumlarda özellikle işte bayram geçsin gideriz diye vakayı ertelemektense en yakını acil veteriner kliniğine danışmanızı şiddetle öneririm. Geç kalınmış her vaka hayvanın ömründen çalınan bir saat bir gün belki bir ömür olacaktır" ifadelerini kullandı. Kurban artıklarının sokağa atılaması sonucunda çevre kirliği ve hayvanlarda hastalık oluşacağını kaydeden Yılmaz, şunları söyledi: "Şimdi akıllara tabii biz bunu ne yapacağız sorusu geliyor. Özellikle belediyelerin uygun gördüğü toplama noktalarına bu artık ürünleri teslim edebiliriz. İmkanlarımız dahilinde böyle bir şey yapamıyorsak eğer derin bir çukur kazıp içerisine bu atıkları koyabiliriz. Üzerine hafif kireç döküp kapatarak sokak hayvanları ya da yabani hayvanların bunları tüketmesini engelleyebilirsiniz. Şimdi bu konuda haddime olmayaraktan Diyanet İşleri Başkanlığının kurban artıklarına nasıl davranılacağına yönelik bir genelgesi var. Bu genelge ve fetvaları okuyup takibini sağlarsanız gayet rahat bir şekilde zaten bu bahsettiğim bütün konulara nail olup toplum sağlığını da koruyacak şekilde kurbanınızı rahat bir şekilde sonuçlandırabilirsiniz. Her şeyden önce çevreye zarar vermememiz zaten din tarafından da öğütlenmekte."

1,5 Tonluk Dev Tosun, 950 Bin Liraya Vitrine Çıktı Haber

1,5 Tonluk Dev Tosun, 950 Bin Liraya Vitrine Çıktı

Kurban Bayramı’nın yaklaşmasıyla birlikte kurbanlıklar görücüye çıkarken, Serdivan ilçesine bağlı Yazlık Mahallesi’nde yetiştirilen dev tosun iri yapısıyla öne çıktı. Üç kuşaktır hayvancılıkla uğraşan Demir ailesinin yetiştirdiği hayvanın bakımının özenle yapıldığı ve kendisi için özel bir alanda tutulduğu belirtildi. Büyükbaş kurbanlık fiyatlarının ortalama 165 bin TL ile 325 bin TL arasında değiştiği kentte, 950 bin TL değer biçilen tosun fiyatıyla dikkat çekerken, yetiştiricisi satış konusunda aceleci olmadıklarını ifade etti. Besi çiftliği sahibi Barış Demir, "Yaklaşık kurban zamanı 1 ton 550 kilogram olmasını bekliyoruz. Birkaç arkadaşımıza söyledik ama bu sene çokta satılsın istemiyoruz. Belki bir dahaki sene bu hayvanı 2 buçuk ton yapma arzumuz var. Sadece birkaç arkadaşımıza söyleyelim nasibi varsa satılacak yoksa zaten kalacak. Aslında biz alım yaparken hayvanların genetiğinde en iyisine ulaşmaya çalışıyoruz. Fakat bu tarz iri hayvanlar doğduğundan beri bizde oluyor. Çünkü o alışma süreci çok önemli doğumdan sonra birkaç tane daha işletme dolaşırsa o hayvanın gelişimini etkiler. Kendi işletmenizde doğan hayvanların gelişme oranı çok hızlı ve doğru oluyor" dedi. Hayvanların besinleriyle alakalı konuşan Demir, "Bizim kendimize ait bir reçetemiz var ve benim kardeşim veteriner hekim bu hususta bizlere katkısı çok. Hayvanın beslenmesiyle alakalı ülke ülke gezdik ve birkaç puzzle birleştirerek iyi bir neticeye vardığımızı düşünüyoruz. Bu fiyatlandırma aslında gönül esasına dayalı bir durum insanlar kurbanı alırken içine sinmesi ve sevmesi gerekiyor. Bu hayvanımızda lüks bir kurbanlık olmuş oluyor. Aslında bu hayvana fiyat biçmek istemiyoruz benim gözümde değeri çok fazla ama 950 bin lira düşünüyoruz. Bu hayvan tek başına bir padokta yaşıyor ve yanına farklı hayvan yanına almıyoruz. Diğer hayvanlara oranla hemen hemen iki kat yemek yiyor. Bu hayvana canımızın istediği gibi bakabiliyoruz" diye konuştu. Hayvancılık konusunda konuşan Demir, "Hayvancılık bu ülkede en stratejik mesleklerden bir tanesi. Tarım ve hayvancılığın yok olmaması için elimizden gelen her şeyi yapmamız gerekiyor. Belki destek yapılıyor ama çok daha fazla yapılması gerekiyor. İnsanları özellikle gençleri bu işe teşvik etmemiz gerekiyor. Gençlerimizi biz bu işe teşvik etmediğimiz sürece bu meslek kaybolmaya hazır" şeklinde konuştu.

Küçükbaş Hayvanlarda Stres Verimi Düşürüyor Haber

Küçükbaş Hayvanlarda Stres Verimi Düşürüyor

Tekirdağ Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi ile İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün katkılarıyla Malkara ilçesinde yetiştiricilere yönelik "Küçükbaş Hayvancılık" paneli düzenlendi. Panelde karlı ve sürdürülebilir koyunculuk hakkında bilgi veren Önenç, stresin insanlar gibi hayvanlar üzerinde de olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi. Karlı üretim için yetiştiricilerin doğru bilinen yanlışlardan kaçınması gerektiğini ifade eden Önenç, "Stres hepimizin belası. İnsanların da hayvanların da belası." dedi. Yetiştiricilerin hayvan bakımından üretime kadar zorlu bir süreci yönettiğini dile getiren Önenç, temel amacın üretim sonunda kar elde etmek olduğunu vurguladı. Stresin birçok işletmede döl verimini düşürdüğüne dikkati çeken Önenç, yetiştiricilere hayvanlarını stresten uzak tutmaları tavsiyesinde bulundu. Koç katım dönemine değinen Önenç, şunları kaydetti: "Bazı işletmelerde 100 hayvana uygulama yapılıyor ancak 55'inin gebe kaldığı görülüyor. Yani yaklaşık yüzde 50'si boş kalıyor. Bunun en önemli nedenlerinden biri stres. Aşırı sıcak ve soğuk hava koşulları, yetersiz yemlikler, yemlik önünde rekabet, hayvanların sık sık padok değiştirmesi ve en önemlisi sert davranan, elinde sopa olan işçiler stresin başlıca nedenleri arasında yer alıyor." Yetiştiricilere hayvanlara karşı sopa kullanılmaması uyarısında bulunan Önenç, insan kaynaklı stresin koçlarda sperm miktarı ve kalitesini düşürdüğünü, dişi hayvanlarda ise döl verimini olumsuz etkilediğini anlattı. Strese maruz kalan hayvanlarda doğan yavruların zayıf olduğunu ve gelişimlerinin olumsuz etkilendiğini ifade eden Önenç, "Koç katımı sonrası hayvanların yıprandığı görülür. Dişi hayvanlarda yumurta kalitesi düşer, döllenme gücü azalır. Doğan yavrular zayıf olur, ağız sütünü alırken bile zorlanır." dedi. Önenç, bir işletmede sopa kullanan işçiler nedeniyle gebelik oranının yüzde 55, kuzulama oranının ise 0,98 olduğunu, sopa kullanımının kaldırılmasının ardından gebelik oranının yüzde 83'e, kuzulama oranının ise 1,4'e yükseldiğini kaydetti. Panelde ayrıca Prof. Dr. Aynur Konyalı, veteriner hekim Erol Aslan ve Prime Yem Yönetim Kurulu Başkanı zooteknist Emrullah Öztürk de konuşma yaptı. Konuşmaların ardından yetiştiricilerin soruları yanıtlandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.