Hava Durumu

#Yapay Zeka

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Yapay Zeka haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yapay Zeka haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Basın İlan Kurumu ile Kredi Garanti Fonu Arasında İş Birliği Protokolü Haber

Basın İlan Kurumu ile Kredi Garanti Fonu Arasında İş Birliği Protokolü

Basın İlan Kurumu (BİK) ile Kredi Garanti Fonu A.Ş. (KGF), basın işletmelerinin finansmana erişimini kolaylaştırmak amacıyla iş birliğine gitti. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran’ın da katıldığı iş birliği protokolü imza töreni, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nda gerçekleştirildi. İletişim Başkanı Duran, törende yaptığı konuşmada, Basın İlan Kurumu ile Kredi Garanti Fonu arasında imzalanan kredi işbirliği protokolünün, basın sektörü açısından finansa erişimi kolaylaştıracağını söyledi. İletişim Başkanı Duran, protokol kapsamındaki desteklerden, resmi ilan ve reklam yayımlayan 2 binin üzerindeki gazete, dergi ve internet haber sitesinin faydalanacağını, süreli yayınların finansman ihtiyacını karşılamayı amaçlayan bu protokolün, 7,5 milyar lira tutarında kefalet programını kapsadığını bildirdi. Basın kuruluşlarının nakdi krediler için 6 ay geri ödemesiz olmak üzere 36 aya kadar, gayri nakdi krediler için ise 48 aya kadar bu imkândan yararlanabileceğini belirten Duran, “Bu finansal kolaylığın temel amacı basın özgürlüğünün güçlendirilmesi, yerel ve ulusal medyamızın sürdürülebilirliği ve gazeteciliğin nitelikli icrasıdır. Bunun finansla yakından alakalı olduğu açıktır” diye konuştu. İletişim Başkanı Duran, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın vizyonu doğrultusunda Türkiye’de demokrasinin güçlenmesi ve basının önemli bir aktör olarak etkin rol üstlenmesi amacıyla bu kredinin basın kuruluşlarına sunulduğunu ifade etti. Bu protokolle sağlanan kredi ve teminat imkânlarının, basın kuruluşlarının hem mevcut mali sorumluluklarını sağlıklı şekilde yönetmelerine hem de orta ve uzun vadeli plan yapmalarına imkân tanıyacağını belirten Duran, “İş birliğinin basın kuruluşlarını kurumsal kapasitelerini güçlendirmelerine, teknolojik altyapılarını yenilemelerine, insan kaynağına yatırım yapmalarına ve sektörde sürdürülebilir bir ekonomik yapı oluşturmasına katkı sağlayacağına yürekten inanıyorum. Bugünkü protokol, basınımızın uzun vadede ayakta durması ve kendisini gerçekleştirmesiyle ilgili bu yapısal finansman yaklaşımının somut bir adımıdır” ifadelerine yer verdi. İletişim Başkanı Duran, Basın İlan Kurumunun, 1961’den bu yana basın kurumları için adeta can simidi olduğunu, özellikle yerel ve bölgesel basın kuruluşlarının varlığını sürdürebilmesinde resmi ilan ve reklamların büyük önem taşıdığını söyledi. Basın İlan Kurumunun yalnızca bu destekle sınırlı kalmadığını aktaran Duran, bunun yanı sıra gazetecilik alanındaki eğitim faaliyetleriyle de sektöre önemli katkılar sunduğunu kaydetti. İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran, konuşmasını şöyle sürdürdü: “İletişim ekosisteminin geliştirilmesi; daha sağlıklı ve dinamik olması açısından da çok önemli bir konu var. O da dijitalizm meselesi. Dijital iletişim düzenin imkânları ve sınamaları hakkında gazetecilerin bilgilerinin, bilinçlerinin diri tutulması, tabi ki bütün kamuoyunun bilincinin diri tutulması, biz İletişim Başkanlığı başta olmak üzere Basın İlan Kurumunun da aynı hedefleri doğrultusundadır. Bu açıdan baktığımızda iletişimde yaşanan gelişmelere paralel olarak haber sitelerindeki bu resmi ilan yayınlama hakkının tanıdığını ve bunun da basınımıza çok önemli katkıda bulunduğunu bir kez daha hatırlatmak isterim. Böylece dijitalleşmeye bir öncülük yapılmış oldu. Tabi basınımızın desteklenmesi basının önündeki yeni sınamalarla uğraşırken devletimizden bir desteğin verilmiş olmasına ayrıca önemlidir.” İletişim Başkanı Duran, Basın İlan Kurumu ile Kredi Garanti Fonu arasındaki kredi işbirliği protokolünün tüm basın camiasına ve basın mensuplarına hayırlı olmasını diledi. İmza töreninde söz alan Kredi Garanti Fonu Yönetim Kurulu ve İcra Kurulu Başkanı Erdoğan Özegen, basın için son derece önemli olan bir adımı kamuoyuyla paylaşmak üzere bir araya geldiklerini ifade ederek, “İletişim Başkanımız Prof. Dr. Burhanettin Duran’ın ülkemizin iletişim vizyonuna yön veren güçlü liderliği, stratejik bakış açısı ve Basın İlan Kurumu Genel Müdürümüz Abdulkadir Çay’ın sahayla bütünleşen yaklaşımıyla tematik bir programı hayata geçireceğiz” ifadelerini kullandı. Protokolün; kamu iletişiminde ortak aklın ve kurumlar arası güçlü uyumun somut bir örneği olduğunu kaydeden Özegen, “Basın, yalnızca haber aktaran bir mecra değildir. Basın kamuoyunun sesi, toplumun vicdanı ve demokrasinin en temel dayanaklarından biridir. Güçlü bir basın olmadan, güçlü bir demokrasiden söz edemeyiz” şeklinde konuştu. İletişim biçimlerinin hızla değiştiği, dijitalleşmenin ve yapay zekâ uygulamalarının hayatın merkezine yerleştiği bir dönemi yaşadıklarını belirten Özegen, “Bu dönüşüm sürecinde basınımızın teknolojiye erişimini artırması, rekabet gücünü koruması ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması büyük önem taşımaktadır. Özellikle yerel basınımız açısından finansmana erişim konusu hayati bir ihtiyaç hâline gelmiştir. İşte bugün hayata geçirdiğimiz bu iş birliği, tam da bu ihtiyaca cevap vermektedir” açıklamasında bulundu. Bugün ilk kez, yalnızca basın sektörüne özel bir programa kefalet sağladıklarını vurgulayan Özegen, iş birliğinin, basın sektörünün ayakta kalmasına, güçlenmesine ve geleceğe güvenle bakmasına verilen somut ve güçlü bir teminat olduğunu belirterek, kredi sürecindeki iş birliği için VakıfBank’a ve protokolün hayata geçirilmesinde katkısı olanlara teşekkür etti. Törende, konuşmaların ardından Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay ve Kredi Garanti Fonu Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Basri Kurt, protokole imza attı. İmza törenine, Basın İlan Kurumu Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Edibe Sözen Çetintaş, Başkan Vekili İlhami Giray Şahin, Yönetim Kurulu Üyeleri Mehmet Müftüoğlu, Mehmet Ergün, Prof. Dr. Muharrem Özen, Yusuf Şimşek, Genel Müdür Yardımcısı Dr. İbrahim Delibaş, Özel Kalem Müdürü Sabri İşbilen ve Kurumsal İletişim Müdür Yardımcısı Uğur Çelik de katıldı. 2026 YILI İÇİN 7,5 MİLYARLIK KEFALET LİMİTİ BİK görev alanındaki resmî ilan ve reklam yayımlama hakkına sahip 2 binin üzerinde süreli yayını ilgilendiren ve 5 yıllık bir süreyi kapsayan protokole göre, basın işletmeleri tarafından BİK ve bankalardan talep edilecek kredilerde kefaleti KGF üstlenecek. Bu kapsamda, 2026 yılı için süreli yayınlara toplam 7,5 milyar TL kefalet limiti belirlendi. İş birliğiyle, basın işletmelerinin KGF kefaletiyle bankalardan doğrudan nakdi kredi kullanım imkânı sunuldu. Basın işletmelerinin bankalardan kullanacağı 3,75 milyon TL’ye kadar nakdi krediye KGF tarafından 3 milyon TL’ye kadar kefalet sağlanacak. Krediler azami 6 ay geri ödemesiz, 36 ay vadeye kadar kullanılabilecek. TEMİNATA ERİŞİMDE KOLAYLIK Bunun yanı sıra, BİK tarafından verilecek krediler için bankalardan alınması gereken teminat mektupları (7,5 milyon TL’ye kadar), KGF’nin kefaleti (6 milyon TL’ye kadar) sayesinde daha hızlı ve kolay şekilde temin edilebilecek. Kullanılacak kredi, 12 veya 24 eşit taksitte BİK’e geri ödenecek. Protokol kapsamında, bir süreli yayının kullanabileceği toplam kredi limiti 11,25 milyon TL, KGF tarafından sağlanacak toplam kefalet tutarı ise 9 milyon TL olarak belirlendi. BASININ YATIRIM KAPASİTESİ ARTIYOR Düzenleme; basının kredi süreçlerinde karşılaştıkları teminat kaynaklı engellerini azaltırken, bankaların sağlayacağı finansmanı sektör için daha erişilebilir hale getirecek. Sağlanan kolaylıklar, basın işletmelerinin hem güncel mali sorumluluklarını sağlıklı şekilde yönetmesine hem de orta ve uzun vadeli yatırımlarını planlı bir şekilde gerçekleştirmesine imkân tanıyacak. Bunun yanı sıra kurumsal kapasitelerini güçlendirmelerine, teknolojik altyapılarını yenilemelerine, insan kaynağına yatırım yapmalarına ve sektörde sürdürülebilir bir ekonomik yapı oluşmasına katkı sağlayacak.

BİK'in "Dijital Dönüşüm Çağında Habercilik: Yapay Zeka ve Dijital Yetkinlikler" Paneli Sona Erdi Haber

BİK'in "Dijital Dönüşüm Çağında Habercilik: Yapay Zeka ve Dijital Yetkinlikler" Paneli Sona Erdi

BİK tarafından Şişli'deki Grand Cevahir Otel ve Kongre Merkezi'nde düzenlenen "Dijital Dönüşüm Çağında Habercilik: Yapay Zeka ve Dijital Yetkinlikler" panelinde iki tematik oturum yapıldı. Panelin birinci oturumunda, Anadolu Ajansı (AA) Teknoloji Koordinatörü Emre Çebişli, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fatih Keskin ve GZT Genel Yayın Yönetmeni Doğukan Gezer, dijital dönüşümle birlikte haber odalarının yeniden yapılandırılması ile yerel medyanın karşılaştığı yapısal ve ekonomik zorlukları konuştu. Ayrıca, basının ekonomik sürdürülebilirliği bağlamında reklam gelirlerinde yeni yönelimler, abonelik, üyelik, bağış ve hibrit gibi gelir modelleri, kamu destekleri ve sektörel teşvik mekanizmaları tartışıldı. Anadolu Ajansı Teknoloji Koordinatörü Çebişli, burada yaptığı konuşmada dijital dönüşüme ilişkin, "Dijital dönüşümün gerekli olduğunu neden düşünüyoruz? Basit olarak şöyle bir yerden yola çıkabiliriz. Ben 40 yaşındayım şu an ve televizyonun, telefonun olmadığı bir evde doğdum büyüdüm ama bir yandan da şu anda, halihazırda teknolojinin tüm nimetlerini bütüncül çerçevelerde kullanan bir kişiyim." diye konuştu. Dijital dönüşüm ve habercilik kavramlarını birlikte değerlendiren Çebişli, şunları söyledi: "Bu dijital dönüşümden aslında bizim bütüncül olarak faydalanmak istediğimiz hususlar nelerdir? Yani gazetecilikte aslında faydalanmak istediğimiz hususlar nelerdir? Buraya değinmek gerekiyor. İnsan faktöründen kaynaklanan hatalar, hepimizin malumu bu hataları otomatize sistemlerle minimize etmenin çeşitli yolları var. Habercilikte hız ve hatasız doğru habercilik aslında çok önemli iki tane unsur. Fakat bunlar birbiriyle bir yandan da boğuşan unsurlar. Yani bir yandan hızlı üretim peşinden koşuyoruz. Bir yandan da hatasız doğru haberin peşinde koşuyoruz. Bir paradoks var." ifadelerini kullandı. Çebişli, habercilikte dijital dönüşüm fikrine değinerek şöyle devam etti: "Habercilikte de aslında en önemli unsur, bence dijital dönüşüm fikrine bizi iten şey, müşterinin değişmesi doğal olarak da ürünün değişiyor olması. Yani yenilikçi medya, yeni medyada kastedilen şey, özellikle Z kuşağı ya da daha sonradan gelen kuşakların tüketim alışkanlıklarına uygun içerikler üretmeye doğru bir meylimiz olmak zorunda. Bu, bizi geleneksel habercilikten biraz daha dijital haberciliğe, biraz otomasyon sistemlerine yöneltiyor. Tabii burada yapay zeka hep ön plana çıkıyor. Yani yapay zeka ile biz haber üretebilir miyiz gibi bir kaygı var." "DİJİTAL DÖNÜŞÜM KAVRAMI YALNIZCA ANALOG SÜREÇLERİN DİJİTALİZE EDİLMESİ ANLAMINA GELMİYOR" Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fatih Keskin de 2025 sonunda Avrupa Konseyi tarafından önemli bir rapor yayınladığını, bu raporun, yapay zeka ve ilgili teknolojilerin yerel medyanın gelişimine ve başarılı olmasına nasıl katkıda bulunabileceğine dair bir takım fikirler içerdiğini söyledi. Rapora ilişkin veriler sunan Keskin, şunları kaydetti: "Raporun ana başlığında yapay zekanın yerel medyanın gelişimine ve başarılı olmasına yardımcı olması gerektiği, onu boğmaması gerektiğine dair bir cümle kullanılıyor. Bu cümlenin hemen altında, yerel ve bölgesel medyanın özellikle son yıllarda, sosyal medyanın ve küresel medya platformlarının yükselişi nedeniyle belirli bir önem kaybettiği ve bu dönemde yapay zekanın gazetecilere ilişkin bu kaybedilen önemin yeniden tesis edilmesi adına önemli katkılar sunabileceğine dair belirli saptamalar var. Ayrıca yapay zeka aracılığıyla, gazetecilere belirli bir zaman diliminin tahsis edildiğini, daha özgün ve daha araştırmacı haberciliğe daha fazla zaman ayırabileceğine dair saptamalar da var." Keskin, dünyada en yaygın dijital dönüşüm tanımını paylaşmak istediğini söyleyerek şöyle devam etti: "Deniliyor ki dijital dönüşüm dijital teknolojileri bir işletmenin tüm alanlarına dahil eden stratejik bir iş girişimi olarak tanımlanıyor. Tüm alan deyince işletmenin operasyonel süreçlerinden tutun ürünlerine kadar, şirketin ya da işletmenin teknolojik yığınından tutun karar verme mekanizmasına kadar bütün alanlarda yapay zekanın veya dijital teknolojilerin kullanılabileceği varsayılıyor. Basın ve medya ekonomisi anlamında bunun şöyle bir karşılığı var. Basın ve medya ekonomisi anlamında ya da medya ekosistemi anlamında tarihinin belki de en radikal ve en geri dönülemez ontolojik değişimlerinden birine tanık olabiliyoruz bu dönem. Dijital dönüşüm kavramı yalnızca analog süreçlerin dijitalize edilmesi anlamına gelmiyor. Bu dijital dönüşüme dair oldukça sığ bir teknik tanım olarak görülür. Dijital dönüşüm bunun çok daha ötesinde, basın kurumlarının DNA'sının yeniden kodlanması gerektiğine dair bize birtakım veriler sunuyor." GZT Genel Yayın Yönetmeni Doğukan Gezer ise dijital medyanın da mevcut süreçte gelenekselleştiğini vurgulayarak "Belki bu etkinliği biz 5 yıl önce yapsaydık, dijital medya markaları altın çağını yaşıyor, güven tesis ediyor, artık herkes dijital medya markalarından haber tüketimi sağlıyor derdik ama bugünkü araştırmalar biraz daha güven endeksinde daha gerilere geldiğini söylüyor. Bunun da en büyük nedeni, herkesin erişebilir olması, herkesin içerik üreticisi olabiliyor olması, bir akreditasyon şartının olmaması. Dijital medyada içerik üretimi için, herhangi bir internet bağlantısı ve telefon olan kişinin bir anda milyonlarca kişiye ulaşabilmesi problemi doğdu." ifadelerini kullandı. Gezer, dijital dönüşümde tüketim alışkanlıklarına ilişkin, "Kullanıcılar da aslında artık içeriğe olan ilgisini, alakasını çok daha gerilere getirmiş durumdalar. Birkaç yıl öncesinde bir YouTube yayınının 1 dakika izlenmesi değerli sayılırdı. Instagram'da bir yayının 20-30 saniye izlenmesi değerli sayılırdı. Şu an bu dikkat eşiği 2 saniyeye hatta TikTok'ta 1 saniyenin altına kadar düşmüş durumda." dedi. DİJİTAL ÇAĞDA GAZETECİLİK MESLEĞİNİN DÖNÜŞÜMÜ DEĞERLENDİRİLDİ Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi Koordinatörü Deniz Demir, Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Seçil Özay, TRT Uluslararası Haber Yayınları Dijital Kanal Koordinatörü Saim Kurubaş ve Turkuvaz Medya Grubu Dijital Strateji ve Sosyal Medya Grup Müdürü Hamza Özdemir'in katıldığı ikinci oturumda ise yapay zekanın haber üretim süreçlerine olan etkisi etik, güven ve doğrulama boyutlarıyla ele alındı. Oturumda, özgün içerik ve telif ilkeleri, dezenformasyon riskleri, insan gazeteciliği ile yapay zeka arasındaki rol paylaşımı, çoklu platformlarda içerik üretimi ve dijital çağda gazetecilik mesleğinin dönüşümü değerlendirildi, yeni nesil okur alışkanlıkları ile dijital güvenlik konuları da oturumun temel başlıkları arasında yer aldı. Panelle, BİK'in düzenleyici ve destekleyici misyonu doğrultusunda, medya sektörünün dijital dönüşüm kapasitesini güçlendirmek, nitelikli ve etik haberciliğin dijital ekosistemde sürdürülebilirliğine katkı sunmak ve politika geliştirme süreçlerine bilimsel bir referans çerçevesi oluşturmak hedeflendi. BİK'in 65. kuruluş yıl dönümü vesilesiyle düzenlenen panelde, akademisyenler ve meslek profesyonellerinin katkılarıyla dijital dönüşümün habercilik pratiklerine etkileri ele alınarak sürdürülebilir basın ekonomisi ile yeni dijital yetkinlikler ve doğrulama süreçleri farklı boyutlarıyla değerlendirildi.

Genel Müdür Çay, “Dijital Dönüşüm Çağında Habercilik: Yapay Zekâ ve Dijital Yetkinlikler” Panelinde Konuştu Haber

Genel Müdür Çay, “Dijital Dönüşüm Çağında Habercilik: Yapay Zekâ ve Dijital Yetkinlikler” Panelinde Konuştu

Basın İlan Kurumu’nun düzenlediği “Dijital Dönüşüm Çağında Habercilik: Yapay Zekâ ve Dijital Yetkinlikler” paneli, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran’ın katılımıyla İstanbul’da gerçekleştiriliyor. Panelin açılışında konuşan Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay, internet teknolojileriyle birlikte yaşanan dijital dönüşümün gazetecilik pratiklerinde meydana getirdiği değişimlerin özellikle yapay zekâ ve dijital yetkinliklerle ilgili boyutlarını değerlendirmek üzere Basın İlan Kurumu’nun 65. kuruluş yıl dönümü ve 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü vesilesiyle böyle bir panelin düzenlendiğini söyledi. 2025 YILINDA BASINA SAĞLANAN KAMU DESTEĞİ 6 MİLYAR TL’Yİ GEÇTİ Basın İlan Kurumu’nun; düzenleyici, denetleyici ve destekleyici fonksiyonlarıyla birlikte rehberlik eden, çağa ayak uyduran ve dijital dönüşümünü sürdüren bir Kurum olduğunu kaydeden Çay, yıllık 95 milyon sayfa görüntülemesiyle ilan.gov.tr ilan portalını ve internet haber sitelerinin ziyaretçi trafiklerini objektif bir şekilde ölçümleyen BİK Analitik uygulamasını geliştirmeye devam ettiklerini belirtti. Sektöre yönelik desteklere değinen Genel Müdür Çay, “Görev alanımızda 2.173 gazete, dergi ve internet haber sitesi bulunmaktadır. Resmî ilan ve reklamlarla basına sağlanan; özellikle yerel medya için hayati öneme sahip kamu desteği 2025 yılında 6 milyar Türk Lirasını aşmıştır” şeklinde konuştu. Konuşmasında Filistin halkının haklı mücadelesini dünyaya duyurmak isterken şehit olan 250’den fazla gazeteciyi ve 15 Temmuz darbe girişimi sırasında gösterdikleri duruşla hain kalkışmanın seyrini değiştiren gazetecileri de anan Genel Müdür Çay, “Çoğu zaman güvenlik güçlerinin, sağlık ekiplerinin bile zor erişebildiği afet bölgelerine, kendi hayatını hiçe sayarak koşan, insanları bilgilendirmek için alın terinden daha fazlasını ortaya koyan, mesaisi olmayan bir işi icra eden kıymetli gazetecilerimize huzurlarınızda bir kez daha teşekkür ediyor, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü canı gönülden tebrik ediyorum” açıklamasında bulundu. GELECEK DİJİTAL DÜNYADA ŞEKİLLENİYOR Türk Dil Kurumu’nun 2025 yılını en iyi karşılayan kelime oylamasında ‘dijital vicdan’ kavramının ilk sırada yer aldığını anımsatan Genel Müdür Çay, önlerinde duran bu gerçeklere rağmen internet dünyasının büyüklüğünün, olumlu ve faydalı yönlerinin kendilerini umutsuzluktan arındırdığını ve gelecek adına iyi işler, projeler yapmaya sevk ettiğini dile getirdi. Çay, “Dijitalleşme söz konusu olduğunda olumsuz çok şey sayabiliriz ama unutmamalıyız ki gelecek bu dünyada şekilleniyor. Burada karar vermemiz gereken husus şu olmalıdır; Biz bu geleceğe şekil verenlerden mi olacağız yoksa trendin gerisinde mi kalacağız?” ifadelerini kullandı. Genel Müdür Çay, Kurum olarak Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın öncülüğünde üniversiteler, gazeteler, internet haber siteleri ve basın işletmeleriyle birlikte bir gelecek inşası öngördüklerini; plan ve projelerini bu yönde hazırladıklarını kaydetti. GAZETECİSİZ, KALİTESİZ VE İLKESİZ GAZETECİLİK YAPAMAYIZ Yapay zekânın ve robotların devreye girmesiyle birlikte insansız haberciliğin de konuşulduğu bir zamanda olduklarını dile getiren Çay, “Yapay zekâ programları ne kadar iyi olursa olsun, gazetecisiz, içerik kalitesinden yoksun, ilkesiz gazetecilik yapamayız” dedi. Konuşmasında ‘veri zehirlenmesi’ kavramına dikkat çeken Genel Müdür Çay, “Geleneksel medyanın da; ‘gerçeklik’ algısını bozmasına, topluma yanlış bilgi vermesine ve medya gücünün kamuoyu oluşturmak üzere kötüye kullanımına geçmişte şahitlik etmiş bir nesiliz” diyerek şöyle devam etti: “Manşetlerle darbelere zemin hazırlanmasından, Başbakan idamına, halkı aşağılamaktan, devleti aciz göstermelere varan zehirli yayınları da gördük vaktiyle. Dezenformasyonla mücadele işte böyle zamanlarda büyük önem kazanıyor. Bu anlamda İletişim Başkanlığımızın yürüttüğü çalışmalar, daha da değerli hale geliyor. Toplumumuzun yerel ve ulusal basın aracılığıyla doğru haber alma hakkının, veri zehirlenmelerine kurban gitmemesi için Basın İlan Kurumu olarak üstümüze düşen vazifeyi yapıyoruz.” Genel Müdür Çay, konuşmasının sonunda panele katılımları dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran’a ve sektör temsilcilerine teşekkürlerini ileterek, panelin hayırlara vesile olmasını temenni etti.

Tam Otonom Su Üstü Deniz Aracıyla 284 Takım Arasından Türkiye İkinciliği Haber

Tam Otonom Su Üstü Deniz Aracıyla 284 Takım Arasından Türkiye İkinciliği

Fırat Üniversitesi öğrencilerinden oluşan Gelidonya takımı, TEKNOFEST 2025 İnsansız Deniz Aracı Yarışması'nda önemli bir başarıya imza attı. Elazığ Şehit Muammer Faruk Salgar Gençlik Merkezi Deneyap Teknoloji Atölyelerinde çalışmalarını sürdüren ekip, geliştirdikleri tam otonom insansız su üstü deniz aracıyla finale kalarak Türkiye ikincisi oldu. Yarışma sürecinde video ve final aşamaları için iki ayrı prototip üreten takım, kendi yazılımlarıyla geliştirdikleri araçla dikkat çekti. Su üstü deniz aracı, harita noktası takibi, engellerin otonom şekilde aşılması ve angajman görevlerini tamamen otonom olarak yerine getirecek şekilde tasarlandı. Yunus Emre Güler, Yunus Emre Baycan, Alpaslan Hamzaoğlu ve Ali Töme'den oluşan genç mühendis ekibi, teknik bilgi ve saha deneyimini bir araya getirerek önemli bir başarı elde etti. Gelidonya Takımı olarak önümüzdeki dönemde farklı kategorilerde de yarışmalara katılarak başarılarını sürdürmeyi hedeflediklerini belirten takım kaptanı Yunus Emre Güler, "TEKNOFEST 2025'te insansız deniz aracı yarışmasında Türkiye ikincisi olan Gelidonya takımının kaptanıyım. Şu anda Deneyap Teknoloji Atölyelerindeyiz. Araçlarımızı burada imal ettik ve yarışmaya burada hazırlandık. Gelecek yıl için de hazırlıklarımızı yine burada yapmayı planlıyoruz. Önümüzdeki yıl hem hava savunma sistemleri hem de savaşan İHA gibi kategorilerde yarışmalara katılmayı düşünüyoruz. Geliştirmeye ve üretmeye devam ediyoruz. Aracımız, üç farklı parkuru tamamen otonom, yani insansız bir şekilde tamamlayabilecek şekilde tasarlandı. Birinci parkurumuz işaretlenen harita noktalarının takip edilmesi, ikinci parkurumuz engellerin otonom şekilde aşılması, üçüncü parkurumuz ise angajman görevinin yerine getirilmesiydi. Bu görevleri yerine getirebilecek sistemi, otopilot kartları ve yapay zeka bilgisayarları kullanarak kendi geliştirdiğimiz yazılımlarla ortaya çıkardık. İnşallah gelecek yıl hem gövde hem de yazılım olarak daha da geliştirerek Türkiye birinciliği için elimizden geleni yapacağız" dedi. Fırat Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü 4. sınıf öğrencisi Alpaslan Hamzaoğlu ise " Gençlik Merkezindeyiz. Deneyap Teknoloji Atölyeleri bünyesinde geçen yıldan beri TEKNOFEST projeleri için çalışıyoruz. Bu yıl insansız deniz aracı yarışması kapsamında Türkiye ikincisi olduk. Süreç oldukça zorluydu. Saatlerce çalıştık, zaman zaman uykusuz kaldık. Ancak emeğimizin karşılığını aldık. Bu yıl hem savaşan hem de hava savunma sistemleri yarışmalarına katılmayı planlıyoruz. Çalışmalarımızı üniversiteden arkadaşlarımızla daha geniş bir kadroyla sürdürmek istiyoruz. Kişisel hedefim ise TUSAŞ ya da BAYKAR gibi savunma sanayimizin önde gelen firmalarında görev alarak insansız hava araçları alanında çalışmalar yapmak" şeklinde konuştu. Gelidonya takımı yazılım ekibinde görev alan Bilgisayar Mühendisliği Bölümü 3. sınıf öğrencisi Ali Töme de" Bu takımın ve atölye ortamının çalışmalarımız üzerindeki etkisi çok büyük oldu. Derslerde öğrendiğimiz teorik bilgileri pratiğe dökme imkanı bulduk. TEKNOFEST 2025'te İstanbul Mavi Vatan'da düzenlenen yarışmalara katıldık ve insansız sistemler kategorisinde Türkiye ikinciliğini elde ettik. Şu anda çalışmalarımız devam ediyor. Yurt içi TEKNOFEST yarışmalarının yanı sıra yurt dışı yarışmalarda da ülkemizi temsil etmeyi planlıyoruz. Hedefim, milli savunma sanayinde Türk mühendisler olarak ülkemizin geleceği için çalışmak" ifadelerini kullandı.

İklim Değişikliği Kaynaklı Afetleri Önceden Belirleyecek Sistem Geliştirdi Haber

İklim Değişikliği Kaynaklı Afetleri Önceden Belirleyecek Sistem Geliştirdi

Ateş, ilk etapta Kırklareli'ni baz alarak risk haritası oluşturdu. Haritaya kentin geçmiş dönemlerdeki sel ve su baskınları, yüzey sıcaklıkları, meteorolojik ve topografya verilerini işleyen Ateş, su kaynakları verilerini de harita üzerinde belirledi. Sistem sayesinde iklim koşulları ve yüzey sıcaklıkları yapay zeka desteğiyle analiz edilerek olumsuz etkilenmesi muhtemel bölgeler risk haritasında belirleniyor. Doç. Dr. Ateş, AA muhabirine, iklim değişikliği nedeniyle meydana gelen afetlerin erken öngörülmesi üzerine sistem oluşturduğunu söyledi. Son yıllarda iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin çok daha fazla hissedildiğini aktaran Ateş, aşırı sıcaklıkların, ani yağışların, sel ve su baskınlarının meydana geldiğini, afet risklerinin daha çok arttığını belirtti. Sel ve su baskınları gibi doğal felaketleri önlemek amacıyla yapay zeka destekli iklim risk haritası hazırladıklarını anlatan Ateş, "İklim değişikliğinin sonucu olarak ortaya çıkan felaketlere hazırlıksız yakalanıyoruz, burada bu felaketlere hazırlıksız yakalanmamızı önleyecek sistem geliştiriyoruz. Yapay zeka ile iklim risklerinin önceden öngörülmesi için çalışma yürütüyoruz ve böylelikle yapay zeka devreye girerek iklim riskinin sürpriz olmaktan çıkarılmasını sağlamaya çalışıyoruz." diye konuştu. - "Bu yaklaşım özellikle kentsel alanlarda çok büyük önem taşıyor" Yapay zeka destekli sistemde ilk olarak Kırklareli'nin veri tabanını oluşturduğunu belirten Ateş, kentin meteorolojik ve topografya verilerini, su kaynaklarını, yüzey sıcaklığını, geçmiş dönemlerde oluşan afetleri yüklediğini kaydetti. Yapay zekanın geçmiş verileri hızla analiz ederek risk haritası çıkardığını dile getiren Ateş, şöyle devam etti: "Yapay zeka destekli iklim risk belirleme sistemi ise bizim göremediğimiz bazı görüntüleri fark etmemizi sağlıyor. Bir felaket olduktan sonra değil, olmadan neler yaşanabileceğine ilişkin çalışma yürüyoruz. Bu yaklaşım özellikle kentsel alanlarda çok büyük önem taşıyor. Yapay zeka sayesinde kentsel ısı adasının oluştuğu yerleri, hangi mahallelerde yoğunlaşacağını bulabiliyoruz. Yine iklim değişikliğine bağlı olarak ani sel felaketlerinin nerelerde yoğunlaşabileceğini, nerelere nüfuz edebileceğini görebiliyoruz. Kuraklık ve su stresi tespitini daha önceden yapabiliyor, dolayısıyla bunlara çözüm önerileri bulabiliyoruz." - "Yerel yönetimler açısından da sistem faydalı oluyor" Ateş, yapay zeka destekli sistem sayesinde yerel yönetimlerin risk önleyici kentsel tasarım ve planlamaları daha doğru yapacağını söyledi. Sistemin sel riski fazla olan bölgelerde önceden önlem alma ve planlama yapma şansı tanıdığını aktaran Ateş, "İklim krizini bir anda durdurmamız mümkün değil. Fakat yapay zeka destekli iklim risk haritalarımızla bu sonuçları önceden öngörerek çözüm yollarını bulmamız bizim elimizde." dedi.

Prof. Omurtag: “Eczacılıkta Yapay Zekânın Rolü Önemli” Haber

Prof. Omurtag: “Eczacılıkta Yapay Zekânın Rolü Önemli”

Trakya Üniversitesi Balkan Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen BEKON’25- Balkan Eczacılık Kongresi için kente gelen Medipol Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gülden Zehra Omurtag, eczacılıkta yapay zekâ hakkında konuştu. Yapay zekanın eczacılık sektöründe; ilaç takip sistemlerinden, e-Nabız ve ilaçların doğru kullanım alanları gibi çeşitli yerlerde kullanıldığını belirten Omurtag, üniversite öğrencilerine yapay zekâ ile ilgili derslerin açıldığını ve öğrencilerin bu dersleri seçmeli olarak alabildiğini ifade etti. “YAPAY ZEKA BİREYSELLEŞMİŞ TEDAVİLERDE ÖNEMLİ ROL ÜSTLENİYOR” Yapay zekanın bireysel tedaviye etkileri hakkında konuşan Omurtag, “Yapay zekâ artık her sektörde kullanılmaya başlandı. Eczacılıkta ise özellikle ilaçların doğru kullanımında, toplanan veriler sayesinde kişiye özgü, yani bireyselleştirilmiş tedavilerde önemli bir rol üstleniyor. Bu alanda geliştirilen çeşitli programlar mevcut ve özellikle kronik hastalıklarda bunların kullanımı büyük önem taşıyor. Çünkü kişinin enzim düzeyleri bilinmeden, ilacın vücutta metabolize edilip edilmediğini anlamak mümkün değil. Eğer ilgili enzim çok aktifse, ilaç hızla metabolize edilip vücuttan atılıyor ve beklenen etki görülmüyor. Tam tersine, o ilacı metabolize edecek enzim kişide doğuştan yoksa, ilaç parçalanamıyor ve özellikle psikiyatri ilaçlarında intihara kadar varabilen ciddi ve beklenmedik yan etkiler ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle yapay zekâ; ilaç takip sistemlerinde, e-Nabız gibi platformlarda veri toplamada kullanıldığı gibi, uzun yıllardır bireye özgü tedavilerin planlanmasında da aktif olarak kullanılmaya başlandı” dedi. “YAPAY ZEKA ECZACILIK EĞİTİMİNDE YER BULDU” Yapay zekanın eczacılık alanında kullanılmaya başladığını belirten Omurtag, “Artık yapay zekâ, eczacılık eğitiminde de kendine yer bulmaya başladı. Özellikle eczacılık bilişimi ve dijital eczacılık konularıyla ilgili dersler açılıyor. Örneğin biz kendi fakültemizde ‘dijital eczacılık’ dersi açtık. Diğer fakültelerde de benzer içerikte dersler var. Ancak yeterli mi derseniz, bence hayır. Bu derslerin geliştirilmesi ve mümkünse zorunlu dersler arasına alınması gerekiyor. Dijital teknoloji çok hızlı ilerliyor ve genç eczacıların bu alana hâkim olması, bu teknolojileri etkin şekilde kullanabilmesi gerekiyor. Çünkü eczacılık aynı zamanda sosyal bir meslek. Eczanelerde görev yapan eczacılar, toplumla birebir temas hâlinde. Bu nedenle bu yeni teknolojileri hem okulda öğrenmeleri hem de meslek hayatlarında takip etmeleri çok önemli. Böylece hastalara da doğru ve güvenilir bilgiyi aktarabilecekler” şeklinde konuştu. MERT ERİŞKİN

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Kırklareli'nde Öğrencilerle Buluştu Haber

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Kırklareli'nde Öğrencilerle Buluştu

Bahçıvan, Kırklareli Üniversitesince Liderlik Buluşmaları etkinliği kapsamında Kayalı Kampüsü Mustafa Aykaç Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen "İlham Al, Deneyim Kazan, Fark Yarat" adlı konferansta yaptığı konuşmada, öğrencilerin son yıllarda gelişen teknoloji ve imkanlar sayesinde bilgiye yakın ve bilginin içerisinde bir nesil olma fırsatını yakaladıklarını belirtti. Bilgi çağının yapay zeka ile farklı bir boyuta dönüştüğünü dile getiren Bahçıvan, teknolojinin güçlü olduğu dönemde rekabetin de çok ağır olduğunu belirtti. Öğrencilere, üniversitenin ilk döneminde kariyer planlaması yapmasını öneren Bahçıvan, "Sürekli kendinizi geliştirmek, yeniliklere açık olmak, sürekli öğrenmenin peşinde koşmak gerekiyor." dedi. Üniversite ve sanayi iş birliklerine önem verdiğini vurgulayan Bahçıvan, bu kapsamda Kırklareli Üniversitesi ile Bahçıvan Gıda olarak protokol imzaladıklarını aktardı. Kırklareli Üniversitesinin, sanayi ve üniversite iş birliği noktasında rol model olabileceğini dile getiren Bahçıvan, şöyle devam etti: "Kırklareli Üniversitemiz bu konuda son derece rol model olabilecek imkanı taşıyor. Çünkü çevremizde sanayinin çok farklı sektörlerinden çok kıymetli firmalarımız, çok kıymetli örnek şirketlerimiz burada yer almakta. Kırklareli Üniversitesi ile bir protokol imzaladık. Bahçıvan Gıda olarak sanayi ve üniversite iş birliğinin pratiğe dönmesi ve önümüzdeki dönemde üniversite sanayi iş birliğinde örneğini gösterebilmek adına ümit ediyorum ki güzel çalışmalar yapacağız. O nedenle sevgili öğrenci kardeşlerimize bu mesajı vermek istiyorum. Kendini göstermek isteyen, öğrencilik yıllarından itibaren 'sanayinin içerisinde var olmaya hazırım' diyenler istedikleri zaman insan kaynaklarımızla ve fabrikamızla temasa geçebilirler." Kırklareli Valisi Uğur Turan da Bahçıvan'a teşekkür ederek, sanayi ve üniversite iş birliğinin güçlendirilmesi noktasında çalışmaları takip edeceğini belirtti. Rektör Prof. Dr. Rengin Ak ise Liderlik Buluşmaları etkinliğinin devam edeceğini kaydetti. Konferansın ardından Vali Turan, Bahçıvan'a teşekkür belgesi verdi.

Tıbbiyelilere, Tıpta Yapay Zeka ve 3D Modelleme Dersi Haber

Tıbbiyelilere, Tıpta Yapay Zeka ve 3D Modelleme Dersi

Edirne’de bugün Trakya Üniversitesi (TÜ) Balkan Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen, Balkan Tıp Öğrencileri Kongresi’nin ilk konuşmacıları, Orbycra isimli sağlık ve teknolojiyi bir araya getiren firmanın kurucuları Cerrahi Planlamada XR, AI VE 3D Baskı Teknolojileri başlığı ile sunum gerçekleştirdi. Sunumda konuşan Araştırma Görevlisi Başak Çakmak, “Biz Orbycra olarak, sadece bir şirket olmanın ötesine geçerek, küresel ölçekte bir yenilik lideri olmayı hedefliyoruz. Amacımız çok net: Tıbbi bakımı dönüştürmek. Bunu da sıradan çözümlerle değil, 3D modelleme, bilişsel tasarım ve yapay zeka gibi ileri teknolojilerle gerçekleştiriyoruz. Disiplinler arası bir anlayışla çalışıyor, her bir çözümümüzü sağlık sektörünün kendine has ihtiyaçlarına göre şekillendiriyoruz.  Hızlı, kişiselleştirilmiş ve maliyet etkin çözümler üreterek, sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştırmak ve kalitesini artırmak istiyoruz. Hem sanal dünya ile gerçek dünyayı birleştirdiğimizde artırılmış gerçeklik diyoruz. Biz aslında bu teknolojiyi kullanmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı. Doç. Dr. Ahmet Tolgay Akıncı, gerçekleştirdiği sunumda, 3 boyutlu yazıcılar ile üretilmiş implantların kullanılabileceği alanları aktardı. Özellikle nöroloji alanında omurgada yaşanan hasarları, ürettikleri implantlar nasıl tedavi sürecine katıldığını, vakalar üzerinden aktardı. MEHMET EFECAN HIDIROĞLU

Edirne, ‘Yapay Zeka’yı Anlamayı Çalıştı Haber

Edirne, ‘Yapay Zeka’yı Anlamayı Çalıştı

Edirne’de Trakya Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Fakültesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Erdem Uçar, bir kitap kafede, “Yapay Zekayı Anlamak” başlığında seminer gerçekleştirdi. Uçar, katılımcılar ile yapay zekaya dair bilgiler paylaştı. “TERMİNATÖR GERÇEK Mİ OLUYOR?” Sunumda yapay zekanın terminatöre benzetilmesi, insanlığın sonunu getireceği iddialarından bahsederek mizahi bir giriş yapan Uçar, “Yapay zeka, temelde bilgisayarların insan gibi düşünmesini sağlayan bilim dalıdır. Yapay zeka için şu an için amacımız, basit ve eğlenceli bir şekilde anlamak ve robotların dünyayı ele geçirmesini önlemek” dedi. YAPAY ZEKANIN FAYDALARI Yapay zekanın etik konularda hala tartışmalara neden olduğunu belirten Uçar, yapay zekanın, üreticilerinin fikir ve düşüncelerini benimseme durumunun olduğuna değindi. Örnek olarak Çinli menşeili bir yapay zekanın, Uygur Türkleri ve Tayvan’ın bağımsızlığı konularında sorulan sorulara net cevaplar verememesini örnek olarak gösterdi. Tüm bu olumsuz gibi görünen durumlara rağmen yapay zekanın birçok alanda önemli gelişmelere de neden olduğunu belirten Uçar, “Bir tekstil fabrikasına kumaşta bulunan defoları tespit edebilmesi için kameralardan oluşan bir sistem hazırladık. Bu durum da verimliliğin artmasını sağlıyor” ifadelerini kullandı. Uçar, sözlerine şu ifadelerle devam etti: “Gelişen teknolojilerle birlikte ortaya çıkan yapay zeka sistemleri yüksek işleme hızlarından dolayı neredeyse tüm uygulama alanlarında verimliliği artırır. Karar verme eylemi, hayatın her alanında olumlu ya da olumsuz sonuçlara yol açabilir. İnsan doğası gereği her saniye bilinçli olarak birçok karar veriyoruz. Yapay zeka teknolojileri insan faktörünü elimine ederek işin optimize edilmesine yardımcı olur. Çoğu uygulama otomasyonunda üretkenliği otomatik olarak artırır.” MEHMET EFECAN HIDIROĞLU

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.